KÜLTÜR SANAT
Eskişehir’de ’Sanat ve Beyin Aynı Sahnede’ fotoğraf sergisi açıldı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:48:39 Eskişehir’de açılan ’Sanat ve Beyin Aynı Sahnede’ karma fotoğraf sergisi yoğun ilgi gördü. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi ile Tıp Fakültesi’nde dersler veren Öğretim Görevlisi Safiye Buluş tarafından yürütülen ’Nöroestetik ve Fotoğraf Okuma’ dersi kapsamında, Sanat ve Tasarım Fakültesi öğrencilerinin çalışmalarından bir fotoğraf sergisi hazırlandı. Sergide 28 sanatçının 35 eseri yer aldı. Nöroestetik disiplin ile fotoğraf arasındaki ilişkiyi ele almasıyla dikkat çeken sergi, Atila Özer Karikatürlü Ev’de açıldı. Yoğun ilgi gören sergi, ziyaretçilerin beğenisini topladı. "Tüm sanatseverleri sergi içerisindeki bulmacaları çözmeye davet ediyorum" ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, konuşmasında, "Öğretim Görevlisi Safiye Buluş ve tüm öğrencilerine teşekkür ederim. Bu tür disiplinler arası çalışmaların uluslararası düzeyde de önemli başarılara ulaşacağına inanıyorum. Tüm sanatseverleri sergi içerisinde yer alan bilimsel yolculuğa ve bulmacaları çözmeye davet ediyorum" dedi. "Türkiye’de bir ilk" ESOGÜ Öğretim Görevlisi Safiye Buluş, "ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesinde hayata geçirilen bu model, sanatı bilimle buluşturuyor. İzleyiciyi deneyimin merkezine yerleştiriyor, akademik dünyaya da yeni bir araştırma alanı açıyor ve en önemlisi, Türkiye’de bir ilk olarak başlayan bu yaklaşım, uluslararası alanda örnek gösterilmeye aday güçlü bir model haline geliyor. Bu süreç, hem sanat eğitiminde hem de akademik araştırmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor" ifadelerini kullandı.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:48 Darende’de atıl malzemelerle yapılan minyatürler ilgi görüyor Malatya’nın Darende ilçesinde emekli öğretmen Fikri Çalışkan’ın doğada bulduğu atıl malzemelerden oluşturduğu minyatürlerin sergilendiği sanat evi, ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Malatya’nın önemli turizm merkezlerinden Darende’de, Somuncu Baba Türbesi ve Gürpınar Şelalesi gibi noktaları gezen yerli turistler, Fikri Çalışkan’ın sanat evini de ziyaret ediyor. Doğal ve atık malzemeler kullanılarak hazırlanan minyatür eserler, geçmiş yaşamı yansıtan detaylarıyla dikkat çekiyor. Kültür turu kapsamında İstanbul’dan gelen Niyazi Ay ve beraberindeki turistler, sanat evine hayran kaldıklarını ifade etti. Aksaray’dan geldiğini belirten Niyazi Ay "Böylesi güzel bir sanat çalışmasını görme şansı yakaladım. Geçmişte atalarımızın nasıl yaşadığını, ne zorluklarla hayatlarını sürdürdüklerini burada gördük. Özellikle deprem kalıntılarının yansıtıldığı eser beni çok etkiledi. Geçmiş kültürü adeta yeniden yaşadık. Fikri hocaya teşekkür ediyorum" dedi. Tur rehberlerinden Serdar Özmen ise Darende’nin önemli bir turizm destinasyonu olduğunu belirterek, "Misafirlerimiz burada hem tarihi hem de kültürel değerleri yakından görüyor. El emeği çalışmalar ve geçmiş yaşamın izleri ziyaretçileri etkiliyor. Bu güzel çalışmayı ortaya koyan Fikri Bey’e ve Darende’ye teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:41 Maksim Gaubets’in Mezopotamya ve Nemrut tutkusu Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Nemrut Dağı’nı ziyaret eden Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’yı önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Rus yazar Maksim Gaubets, Mezopotamya’nın Nemrut’tan başlayarak Türkiye’de doğan ve Persian Gulf (Pers Körfezi) veya Şatül Arap’ta birleşen Fırat ile Dicle’nin hayat verdiği Bereketli Hilal, Fertile Crescent olarak dünyanın bildiği Mezopotamya’yı dünya insanlarına tanıtmak için; önce Rusça konuşan toplumlara, daha sonra Türkiye insanına ve dünya insanlarına tanıtmaya devam ediyor. Genç yazar; yazdığı Antik Anadolu’nun Yedi Harikası, Yukarı Mezopotamya’nın Yedi Harikası kitabı ve dünyaca ünlü ressamların resim sergilerinin düzenlediği konferanslarla başta Kommagene olmak üzere Yukarı Mezopotamya’yı tanıtmaya devam ediyor. Maksim Gaubets, yaptığı açıklamada; "Uygar dünyaya bugünkü medeniyetin ilk basamağı olan Mezopotamya’ya vefa borcumuz var. Elimizden geleni yapmak bizlere huzur verir. Yakın bir sürede bunu kitap halinde baskıya alacağız. Amacımız Mezopotamya’nın hak ettiği korumayı alması ve uluslararası tanıtımıdır. Kommagene uygarlığı ve özellikle Antiochos Theos’un Nemrut’ta bıraktığı tarihi mirası korumak ve dünyaya tanıtmak biz yazarçizerlerin görevi olduğunu ve sorumlu olduğumuzu düşünüyorum" dedi.
MalatyaPark AVM Kültür Yolu Festivali dolu dolu geçecek
02 Ekim 2025 Perşembe - 10:01 MalatyaPark AVM Kültür Yolu Festivali dolu dolu geçecek Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl ilk kez Malatya’da gerçekleştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival, 4-12 Ekim 2025 tarihleri arasında Malatya’da 42 farklı noktada yaklaşık 350 etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festival kapsamında MalatyaPark AVM’de 4-12 Ekim 2025 tarihleri arasında çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 16. durağı olan Malatya’da, Türkiye Sinema ve Audiovisüel Kültür Vakfı (TÜRSAK) tarafından organize edilen Çocuk Filmleri Festivali, 4-8 Ekim tarihleri arasında MalatyaPark AVM Yeşil Sinemaları’nda gerçekleşecek. Etkinlikte çocuklara özel seçilmiş filmler ücretsiz olarak gösterilecek. Festivalde ayrıca çocuklara yönelik oyunculuk, yönetmenlik, yazarlık ve sosyal medya içerik üretimi gibi çeşitli atölye çalışmaları da yer alacak. MalatyaPark Alışveriş Merkezi içerisinde yerleştirilecek piyanolarla gençler, "Sen de Çal" projesi kapsamında 12 Ekim’e kadar diledikleri gibi performans sergileyebilecek. Ayrıca, "Sen de Söyle" kabininde yeteneklerini sergilemek isteyen gençler, seslerini duyurma fırsatı yakalayacak. Çocuk Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek filmler arasında şu yapımlar yer alıyor, 4 Ekim Cumartesi günü, saat 12.00’de Cesur Yaga ve Sihirli Dünya, saat 14.00’te Film Okuma Atölyesi (Nayme Taylan Sarul), saat 15.00’te Çocuklar için Bilinçli Nefes Atölyesi (Ümran Özen), saat 16.00’da Benim Tatlı Diş Perim, saat 18.00’de Kardeş Takımı 2, saat 19.30’da Yumurtalar Firarda: Buz Macerası gösterilecektir. 5 Ekim Pazar günü, saat 12.00’de Yumurtalar Firarda: Buz Macerası, saat 14.00’te Çocuklar için Bilinçli Nefes Atölyesi (Ümran Özen), saat 15.00’te Film Okuma Atölyesi (Nayme Taylan Sarul), saat 16.00’da Kardeş Takımı 2, saat 18.00’de Ejderham ve Ben gösterilecektir. 6 Ekim Pazartesi günü, saat 12.00’de Dedektif Sun ve Ekibi: Kurtarma Operasyonu, saat 14.00’te Yazarlık Atölyesi (Etem Caner Karaüç), saat 15.00’te Cesur Yaga ve Sihirli Dünya, saat 17.00’de Cesur İtfaiyeci gösterilecektir. 7 Ekim Salı günü, saat 12.00’de Karlar Kraliçesi ve Prenses, saat 13.00’te Yazarlık Atölyesi (Etem Caner Karaüç), saat 14.00’te Oyunculuk Atölyesi (Pembe Keçeci), saat 15.00’te Cesur İtfaiyeci, saat 17.00’de Yumurtalar Firarda: Buz Macerası gösterilecektir. 8 Ekim Çarşamba günü, saat 12.00’de Ejderham ve Ben, saat 14.00’te Oyunculuk Atölyesi (Pembe Keçeci), saat 15.00’te Dedektif Sun ve Ekibi: Kurtarma Operasyonu, saat 17.00’de Cesur Yaga ve Sihirli Dünya gösterilecektir. Festival boyunca düzenlenecek etkinlikler, çocuklara hem eğlenceli zaman geçirme hem de sanatsal becerilerini geliştirme fırsatı sunacak.
Hataylı ressam, YouTube’dan video izleyerek öğrendiği soğuk porselen sanatıyla resmi birleştiriyor
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:23 Hataylı ressam, YouTube’dan video izleyerek öğrendiği soğuk porselen sanatıyla resmi birleştiriyor Hatay’ın Arsuz ilçesinde yaşayan ressam, çocuk yaşta başladığı resim tutkusunu Youtube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatıyla buluşturarak farklı çalışmalara imza atıyor. Babası Hataylı ve annesi Lübnanlı olan 48 yaşındaki ressam Hilda Gezgin, 6 yaşından itibaren resim yapmaya merak duymaya başladı. Çocukluğunda sürekli duvarlara resim çizdiğini ifade eden Gezgin, kendini geliştirdiği resim sanatıyla YouTube’dan öğrendiği soğuk porselen sanatını birleştirdi. Çalışmalarıyla ortaya çıkardığı eserleriyle dikkat çeken Gezgin, ilerleyen dönemde soğuk porselen sanatını daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediğini söyledi. Soğuk porselen sanatını YouTube’daki Rus kanallarından öğrendiğini söyleyen Gezgin, "Ben altı yaşından beri resim çizen bir insanım. Çocukken sürekli duvarlara resim çizdiğim için çok tepki alırdım. O dönem sanata bakış farklıydı ama bugün insanlar daha bilinçli. 2015-2017 yıllarında Türkiye’ye giren Rus sanatı soğuk porseleni resimle birleştirdim. Gülleri duvarlara dikme fikrini ilk kez ben hayata geçirmeyi düşünüyorum. Hatta bunun patentini almak istiyorum" dedi. Soğuk porselenin nişasta, tutkal ve çeşitli malzemelerle hamur haline getirilerek şekillendirildiğini aktaran Gezgin, 2-3 gün içinde kuruyan bu sanatın istediği gibi boyanabildiğini söyledi. Bugüne kadar birçok farklı çiçek tasarladığını belirten Gezgin, "Yoncaları, yaseminleri, karanfilleri ve papatyaları bu sanatla şekillendiriyorum. Ben bir ressamım, kendi çabalarımla Rus sanatını bugünün sanatıyla harmanlayıp Hatay’da yaşatmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı.
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:33 Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 23:07 Binlerce yıllık tarih kaçak kazı yapanların talanına uğradı Yozgat’ın Sorgun ilçesinde bulunan 3 bin 200 yıllık tarihi Hitit atölyesi kaçak kazı yapanların talanına uğruyor. Sorgun ilçesine bağlı Karakız Beldesi sınırları içinde yer alan ve Hitit döneminden günümüze ulaşmış bazalt aslan heykeli, ziyaretçilerin dikkatini çekiyor. Tarihi kalıntıların 3 bin 200 yıl öncesine ait olduğu tahmin ediliyor. Tarihi kalıntılar açık hava müzesi olarak sergileniyor. "Hitit heykel atölyesi olduğu arkeologlar tarafından tespit edildi" Karakız Mahalle Muhtarı Nazım Gedik, "Bu aslanlı kaya bildiğimiz gibi 2 tane, birisi burada diğeri dağda. Kazankaya mevkiinde de büyük bir kazanımız var. Buranın tarihi 3 bin 200 yıl geriye dayanıyor. Hitit heykel atölyesi olarak kullanıldığı arkeologlar tarafından tespit edildi. Buranın değerinin bilinmesi lazım. Hem köy hem de bölge açısından müze gibi halka açık turistlere açık olması lazım. Çünkü bunun gibi bir sürü şey yer altında var diyorlar. Bunlar yerin üstünde olanlar. Kalıntılar var" diyerek bölgenin tarihi önemine değindi. "Kaçak kazı yapanlar tarihi eserleri tahrip ediyor" Ormanlık alanın içinde bulunan aslan heykelinin de kaçak kazı yapanların odağında olduğunu söyleyen Gedik, "Buradaki aslanı köydeki öbür aslanımızın yanına koyabilsek veya müze binamıza koyabilirsek ileriye dönük olur. Büyük bir eser ama göz göre göre yok oluyor. Koruma altına alınsa daha güzel olur. Gelen giden misafirler için de iyi olur. Bölgemizin tanıtılması açısından da iyi olur. Kaçak kazının önüne geçilir. Aslan komple vardı ama kaçak kazılar yüzünden harap hale geldi. Bu aslan normalde yukarıdaydı. Kaçak kazı yapanlar tarafından tabanı eşilerek aşağı yuvarlandı. Burayı defineciler kazmış. Dağın her tarafında kaçak kazı var önüne geçip engel de olamıyoruz. Kaçak kazı yapanlar kazdıktan sonra bir şey bulamadıysa kazdığı yeri kapatırsa iyi olur. Buralarda hayvanlar otluyor çukurların içine düşüyor. Ormanımızı harap edip gitmesinler. Buraya bir canlı düşse çıkamaz" dedi.
BARÜ’nün bilim kafe etkinliğinde ahşap gemiciliğin tarihçesi anlatıldı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:57 BARÜ’nün bilim kafe etkinliğinde ahşap gemiciliğin tarihçesi anlatıldı Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kurucaşile ilçesinde bilim kafe etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte ahşap gemi ustalığının önemi ve işçiliğin tarihçesi anlatıldı. BARÜ Bilim İletişimi Ofisi çalışmaları kapsamında Kurucaşile’de bilim kafe etkinliği düzenlendi. "Osmanlı’dan Günümüze Kadim Bir Gelenek: Ahşap Gemi Yapımı" isimli etkinliğe Bartın Valisi Nurtaç Arslan, BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ve Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş, BARÜ akademisyenleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. BARÜ Öğretim Görevlisi Necati Yıldız, ahşap gemiciliğin tarihçesi ve önemi hakkında bilgilendirme yaptı. Akademisyen Yıldız, Kurucaşile’deki ahşap gemi işçiliğinin alıcılar için büyük bir önem taşıdığını ve satın aldıkları ürünlerin "Kurucaşile ahşap gemisi" olup olmadığını sorguladıklarını belirtti. Vali Nurtaç Arslan ise, "Kurucaşile’mizin yüzyıllar öncesine dayanan tarihi 14’üncü yüzyıla kadar giden ahşap tekne yapımı konusundaki geleneklerini ve çalışmalarını geleceğe taşıma anlamında hem tarihini hem de mesleğin iieriye nasıl taşınacağını bilim kafe etkinliğinde bir aradayız. Kurucaşile’miz ahşap tekne yapımında sadece Bartın’ın değil ülkemizin önde gelen ilçelerinden birisi. Bu önemli mesleği ileriye taşımak için de öğrencilerimiz burada eğitim almaya devam ediyor" dedi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya da, "14. yüzyılda Dede Korkut’a dahi konu olan Karadeniz’in en güzel yerlerinden biri Kurucaşile’deyiz. Burada yapılan gemiler ve tekneler buradan İstanbul’a gider ve buradaki insanlar baba-oğul olarak usta-çırak ilişkisi ile tekne işiyle uğraşırlardı. Buradaki insanlar halen boş zamanlarında tekne yapımıyla uğraşıyor ve bu Türkiye’de ender görülen bir durum. Bizde bu duruma farkındalık oluşturmak için bilim kafe etkinliğimizi Kurucaşile’de yapmaya karar verdik. Hepinize istifadesi bol olan bir bilim kafe etkinliği diliyorum" diye konuştu. Belediye Başkanı Uğur Güneş ise yeni nesillerin bu mesleğe daha fazla teşvik edilmesi gerektiğini söylerek, "Geçmişte babadan oğula geçen bir meslekti fakat şimdilerde geçmişe nazaran giderek kan kaybediyoruz. Ustalarımıza sahip çıkamıyoruz. Çırak yetişmiyor. Sanayileşme anlamında ustalarımıza destek sağlayabildiğimizi de söyleyemiyoruz. Tekleönünde ustalarımız bir araya geldi. Birlikte sanayi bölgesi oluşturdular. İnşallah bu sanayileşmenin ilçemizde de gerçekleşmesi için uğraşacağız. İlçemizde gemi yapımı ile ilgili bir lisemiz var. Lisedeki öğrencilerimiz haftada bir gün okula gidiyor 4 gün staj yapıyorlar. Aynı zamanda Meslek Yüksek Okulumuz da açıldı. Rektör hocamıza teşekkür ediyorum. Bu zanaate sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.
Çayönü Tepesi’nde 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 18:22 Çayönü Tepesi’nde 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan ve dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen 2025 yılı kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde ÇOMÜ Müzecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Savaş Sarıaltun başkanlığında; Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ömür Dilek Erdal koordinasyonunda, 2025 Mayıs ayından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle saha çalışmaları sürdürülüyor. Çalışmalar, alanında uzman arkeolog ve antropologların katılımıyla gerçekleştiriyor. Dünya arkeoloji literatüründe Neolitik Dönem’in en önemli yerleşimlerinden biri olarak kabul edilen Çayönü Tepesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında 8 mezar gün yüzüne çıkarıldı. Kazı çalışmaları sonucunda tespit edilen mezarlardan 1’inin Neolitik Dönem, 7’sinin ise İlk Tunç Çağı II tarihlerine ait olduğunu belirten Doç. Dr. Savaş Sarıaltun, "Neolitik Dönem’e ait mezar, Kanallı Yapılar Evresi’ne ait bir yapının batı kenarında basit bir gömü şeklinde ortaya çıkarılmıştır. İlk Tunç Çağı II dönemine tarihlenen diğer mezarlar ise gömü biçimleri açısından farklılık göstermektedir. 3’ü basit toprak, 2’si küp, diğer 2’si ise taş kapaklı ve sandık tipi mezar olarak belgelenmiştir. Mezarlar içerisinde ölü hediyesi olarak bırakılmış 9 adet tüm kap bulunmuş; ayrıca mezarların çevresinde, mimari olarak mezarları taklit eden ve sembolik anlam taşıyan 2 adet ‘hediye çukuru’ tespit edilmiştir. Çukurlardan biri boşken, diğerinde dış mezar hediyesi olarak 5 adet tüm kap yerleştirilmiştir. Elde edilen yeni veriler ile Çayönü Tepesi’nin yalnızca Neolitik Dönem’de değil, İlk Tunç Çağı’nda da ritüel ve gömü uygulamaları açısından önemini koruduğunu ortaya koymaktadır. Söz konusu mezarlar, dönemin inanç sistemi, ölü gömme gelenekleri ve toplumsal yapısına ilişkin önemli bilimsel veriler sunmaktadır" dedi.
Yüksekova’da gizemli buluntu heyecanı: Esnaf tarihçilere çağrı yaptı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 16:53 Yüksekova’da gizemli buluntu heyecanı: Esnaf tarihçilere çağrı yaptı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yürütülen kazı çalışmaları ve ardından etkili olan yağışlardan dolayı ortaya gizemli bir buluntu çıktı. Esnaf, bir sıra halinde dizilmiş taşlardan oluşan kalıntının tarihi duvar olabileceği şüphesiyle incelenmesini istedi. Tarihi İpekyolu üzerindeki sanayi sitesinde yeni dükkanlar için yapılan kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkan ve yağışlarla daha belirgin hale gelen gizemli kalıntı, bölge esnafı arasında büyük bir merak ve heyecan uyandırdı. Kalıntının sıralı ve düzenli bir şekilde dizilmiş taşlardan oluşması, bunun sıradan bir moloz yığını yerine, gerçek bir yerleşim yerine veya geçmişe ait önemli bir mimari iz olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Sanayi sitesinin ilk kurucularından ve ilk esnafından olan Mehmet Doğma (79), ortaya çıkan buluntunun önemini vurgulayarak, "79 yaşındayım, burada daha önce böyle bir durumla karşılaşmadık. 45 yıl önce sanayiyi kurduğumuzda burada ne yerleşim ne de başka bir şey vardı. Ancak son iki sene içinde yeni dükkanlar için yapılan kazı çalışmaları sonrası bu duvar ortaya çıktı. Biz burada tarihçilere sesleniyoruz. Eğer bu, eski medeniyetlere ait bir durumsa, bunu tarihe ve Yüksekova’ya kazandıralım" şeklinde konuştu. İpekyolu gibi kritik bir güzergahta yer almanın kalıntının tarihi değerini artırdığını belirten sanayi esnafı, ortaya çıkan duvarın kesin olarak neye ait olduğunun belirlenmesi amacıyla yetkililere ve bilim insanlarına çağrıda bulundu. Esnaf, kalıntının tarihi önem taşıyıp taşımadığının aydınlatılması ve geçmiş medeniyetlere ait bir yapı parçası olması durumunda bölgenin kültürel mirasına katkı sağlanması için tarihçilerin ve arkeologların bölgede detaylı bir inceleme yapmasını talep etti.
Zeytinin wellness yolculuğu Hapimag’ta başlıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 16:19 Zeytinin wellness yolculuğu Hapimag’ta başlıyor Hapimag Sea Garden Resort Bodrum’un bu yıl 7’ncisini Türk Hava Yolları sponsorluğunda düzenleyeceği ‘Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’ zeytin ve zeytinyağının yalnızca mutfakta değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da ne kadar değerli olduğuna vurgu yapacak. Hapimag Sea Garden Resort, 10-11 Ekim tarihlerinde ‘Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri’nin 7’ncisini Türk Hava Yolları sponsorluğunda düzenliyor. Bu yılın zirve temasını ‘Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ oluştururken; zeytin ve zeytinyağının wellness alanındaki kullanımları, zeytinyağının yalnızca mutfaktaki değerini değil; beslenme, bakım, sağlık ve sürdürülebilir yaşamda da taşıdığı önemi ortaya koyacak. Hapimag Güney Ülkeleri Tatil Köyü Operasyon Müdürü Kerem Demirkol etkinlik ilgili yaptığı açıklamada, "Zeytin ve zeytinyağı, sadece sofralarımızın değil, yaşam kültürümüzün de ayrılmaz bir parçası. Geleneksel Sea Garden Hasat Günleri ile bu değerli ürünü wellness bakış açısıyla ele alarak hem sağlığa hem de sürdürülebilirliğe olan katkılarını öne çıkarmayı amaçlıyoruz. Yerel üreticilerimizi desteklerken, zeytinyağının farklı alanlardaki kullanımını daha geniş kitlelerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diye konuştu. ‘Zeytin ve Sağlıklı Yaşam’ temalı zirvenin moderatörlüğünü Pelin Omuroğlu üstlenirken; akademisyenler, sağlık uzmanları, ekolojistler ve şefler zeytinyağının farklı kullanım alanlarını ele alan panellerde buluşacak. Zeytinyağı tadımları, doğal bakım atölyeleri, sağlıklı yaşam uygulamaları ve atıksız mutfak çalışmalarıyla katılımcılar çok yönlü bir deneyim yaşayacak. Wellness odaklı yaklaşım, Ege’nin bereketli topraklarında yetişen zeytinlerin hem kültürel hem de sağlık açısından değerini görünür kılacak. Uluslararası bir perspektif kazandırılmak amacıyla Türk uzmanların yanı sıra yabancı panelistler de zirvede yer alacak. Zirvenin açılış konuşmasını sağlık ve wellness, Akdeniz diyeti yaşam tarzı ve zeytinyağı beslenmesi alanlarında uluslararası alanda tanınan, İngiltere’den onur konuğu olarak etkinlikte yer alan Dr. Simon Poole yapacak. Aynı zamanda İtalya’dan Emanuela Tamburini, aile mirası zeytin üretimi konusundaki birikim ve deneyimlerini aktaracak. Etkinlikte aynı zamanda Prof. Dr. Selçuk Aktürk, Dr. Gökçe Açıkel, Prof. Dr. Özge Samancı, Elif Edes, Dr. Pınar Nacak, Dr. Şahnur Irmak ve otelin Executive Şefi Orhan Demirok da konuşma yapacak.