KÜLTÜR SANAT
Sinop’ta liseli gençler destanları sahneye taşıdı 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:48:30 Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinde ilk gösterim gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan programda, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtıldı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, "Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden, manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden, kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip, Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da, Rumeli’de geçen, vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği, bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha iyi yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerileri ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu" dedi. Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:47 Sinop’ta liseli gençlerden tiyatro resitali Sinop’ta gençlerin tarihi ve kültürel mirasla bağ kurmasını amaçlayan "Destanlarımızı Sahneliyoruz" projesinin ilk gösterimi gerçekleştirildi. Projenin başlangıç oyunu olan "Leyla ile Mecnun", izleyicilerden tam not aldı. Sinop Valiliği himayesinde ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısı, Sinop Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saat 14.00’te başlayan lansman programında, etkinlikte aktif rol alan 11 farklı liseden toplam 247 öğrenci, sahne kostümleriyle izleyicilerin karşısına çıktı. Programda ayrıca projeye katkı sunan 64 öğretmen de tanıtılarak emekleri vurgulandı. Programda katılımcılara hitap eden Sinop Valisi Mustafa Özarslan, projenin önemini şu sözlerle anlattı:"Bu etkinlik ben inanıyorum ki Sinop’umuzda bir başlangıç, bir hikayenin ilkleri olacak. Biraz önce de evlatlarımız, öğrencilerimiz bahsettiler. Akademik başarıyı tabii ki önemsiyoruz ama Türkiye yüzyılı marif modelinde her zaman ifade ettiğimiz gibi bu akademik başarının yanı sıra çocuklarımızın bütüncül bir şekilde kültürel, sosyal, sportif yönden manevi yönlerden, her yönden güçlü bir şekilde çocuklarımızı yetiştirmek istiyoruz. Destanlar da bizim derin mazimizden, geçmiş zenginliklerimizden kültür ırmağından Türkistan’dan akıp gelip Anadolu’dan geçip Rumeli’de yerleşen her üç coğrafyada, biraz önce bahsettiğim gibi her üç coğrafyada Türkistan’da, Anadolu’da da, Rumeli’de geçen vuku bulan destanlarımız var. Bu destanlar bizim birer bilgi hazinemiz, birer bilgi ansiklopedileri. Bunlar bizim sözlü tarihimiz, geçmiş tarihi zenginliğimiz ve geçmiş zengin mazimiz. Ama şimdiki çocuklarımız işte bu mazideki köklü zenginliği, kültürel zenginliği bu tarihin derinlerinden gelen bilgi dağarcığını getirip sözlü kültürü burada sergileyecekler. Bu evlatlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz bizim teminatımız. Bizler bu çocuklarımızı, evlatlarımızı bizden daha yetiştirmek istiyoruz. Bizi nasıl bizden önceki nesiller imkanları ölçüsünde, bilgi ve becerilerini ölçüsünde yetiştirmişlerse biz onların bir eseriyiz, ürünüyüz. Biz de istiyoruz ki biz de evlatlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı bizden daha iyi yetişsinler. Çağ gereklerine uygun bir şekilde, güçlü, kuvvetli bir şekilde yetiştirelim ve böylece tarihsel yolculuğumuz devam etsin. Bütün arzumuz, bütün isteğimiz bu." Gençlerden muhteşem performans Konuşmaların ardından Atatürk Anadolu Lisesi öğrencilerinin sahnelediği "Leyla ile Mecnun" oyunu büyük beğeni topladı. Proje kapsamında; Oğuz Kağan Destanı’ndan Köroğlu’na, Battal Gazi’den Aslı ile Kerem’e kadar medeniyetimizin yapı taşı olan birçok eser, farklı liselerin performansıyla 13 Mayıs Çarşamba gününe kadar Sinop Kültür Merkezi’nde sahnelenmeye devam edecek. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:00 Denizli 2. Opera ve Bale Günleri başlıyor Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, dünyaca ünlü eserlerle sanatseverlerin karşısına çıkıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleşecek organizasyon, "Troya" operasıyla perde açacak. Denizli, kültür ve sanat alanında öne çıkan önemli bir organizasyona yeniden ev sahipliği yapıyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Denizli Opera ve Bale Günleri"nin ikincisi başlıyor. Kenti sanatın ve estetiğin buluşma noktası haline getirme hedefiyle düzenlenen etkinlikler, bu yıl da geniş kapsamlı programıyla dikkat çekiyor. Organizasyon, 8-9 Mayıs 2026 tarihlerinde saat 20.00’de sahnelenecek "Troya" operasıyla açılış yapacak. Bestesi Bujor Hoinic’e ait eser, İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Tarihi sahnelerde unutulmaz performanslar Program, yıl boyunca farklı mekanlarda sahnelenecek seçkin eserlerle devam edecek. 5 Ağustos’ta Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin "Kuğu Gölü" ile 8 Ağustos’ta Mikis Theodorakis’in "Zorba" eseri Hierapolis Antik Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak. 4 Eylül’de Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisi Laodikya Antik Tiyatrosu’nda seslendirilecek. Sezon, 20-21 Kasım tarihlerinde Georges Bizet’nin "Carmen" operasıyla Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapanacak. Tarihi mekanların büyüleyici atmosferinde gerçekleştirilecek etkinlikler, sanat ile kültürel mirası aynı sahnede buluşturacak. Tüm etkinlikler için biletler ücretsiz olarak https://ebilet.denizli.bel.tr/ adresi üzerinden temin edilebilecek. Başkan Çavuşoğlu’ndan davet Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ise etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Denizli’yi sadece sanayi ve turizm kenti değil, aynı zamanda güçlü bir kültür ve sanat şehri haline getirmek için çalışıyoruz. Opera ve bale gibi evrensel sanat dallarını hemşehrilerimizle buluşturmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Tüm halkımızı bu özel etkinliklere davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Mondiacult 2025 Zirvesi’ne Türkiye’den Gülpınar katıldı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 16:01 Mondiacult 2025 Zirvesi’ne Türkiye’den Gülpınar katıldı UNESCO tarafından düzenlenen ve dünyanın en büyük kültür zirvesi olan Mondicukt 2025’e, Türkiye’den akredite edilen tek belediye başkanı olarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar katıldı. Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan Şanlıurfa’yı yurtdışında gururla temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, daha önce Avrupa’da gerçekleştirdiği başarılı temasların ardından, İspanya’nın Barselona şehrinde önemli görüşmeler yapıyor. Gülpınar, United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (UNESCO) tarafından düzenlenen ve dünya çapında büyük önem taşıyan Mondiacult 2025 Zirvesi’ne katıldı. İlk olarak UCLG Kültür Zirvesi’ne, ardından Mondiacult 2025’e katılan Başkan Gülpınar’a, Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal da eşlik ediyor. 29 ila 30 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen MONDIACULT 2025 Dünya Kültür Politikaları Konferansı, kültür alanında küresel politikaların ve stratejilerin yeniden ele alındığı en önemli uluslararası platformlardan biri oldu. Dünya genelinden kültür bakanları, bakan yardımcıları, uluslararası kuruluş temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı bu zirvede, Gülpınar da Türkiye’den ve UCLG-MEWA Bölgesi’nden akredite edilen tek belediye başkanı olarak yer aldı. Zirveye, UNESCO’nun 194 üye ülkesinden temsilciler katılım sağladı. Türkiye’den; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, UNESCO Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet, UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ve çok sayıda üst düzey temsilci de konferansta hazır bulundu. MONDIACULT 2025, yalnızca devletlerin değil, yerel yönetimlerin de küresel kültür politikalarının şekillenmesinde oynadığı kritik rolü vurgulaması bakımından büyük önem taşıdı. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür Elçisi de olan Başkan Gülpınar’ın bu önemli programa katılımı, Şanlıurfa’nın kültürel diplomaside yükselen bir merkez olduğunun güçlü bir göstergesi oldu.
Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:37 Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı Türkiye’de ilk kez bir devlet hastanesi bünyesinde açılan kütüphane Osmaniye Devlet Hastanesinde hizmete açıldı. Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Osmaniye Devlet Hastanesi Halk Kütüphanesi açıldı. Türkiye’de ilk kez devlet hastanesi bünyesinde kurulan kütüphanenin açılışına Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, protokol mensupları ve sağlık çalışanların yanı sıra vatandaşlarda katıldı. Yaklaşık 300 metre kare alanda sağlık çalışanları, tedavi gören vatandaşlar ve hasta yakınlarına hizmet verecek olan kütüphane, hastane ortamında sosyal ve kültürel destek sunmayı hedefliyor. Kütüphanenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, "Osmaniye’de tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürel çeşitliliğiyle fıstık tarlalarından doğan bereketiyle yörük kültüründen gelen misafirperverliğiyle her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Bugün açılışını yaptığımız kütüphanede işte bu katmanlı kimliğin üzerine inşa edilen yeni bir kültür durağıdır. Osmaniye’yi elimizde kütüphane hizmetlerinin güçlenmesine büyük önem sarf ediyoruz. Osmaniye Devlet Hastanesi’nde yer alan yaklaşık 300 metre karelik bu alanda kurulan kütüphanemiz 7 bin üzeri kitap koleksiyonuyla ve 50 kişilik oturma kapasitesiyle Osmaniyelilere ve çevre ilçelilere hizmet verecek bir alandır. Danışma bölümünde özellikle tıp alanında başvuru kaynaklarının yer alması da sağlık çalışanlarımız için önemli bir imkan sağlamaktadır. Burası sağlık hizmeti almak için hastanede bulunan vatandaşlarımızın tedavi sürecinde zamanında değerlendirmek isteyen refakatçilerine dinlenme aralarında kitapların dünyasına adım atmak isteyen sağlık çalışanlarımızın dair bir oluşma noktası olacaktır "diye konuştu.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:40 Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar" Tarih Profesörü Ahmet Şimşirgil, ’Fatih’ dizisindeki sahnelere ve Selimiye Camii’ndeki düzenlemelere tepki göstererek, "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar, izlerini silmeye çalışıyorlar" dedi. Samsun’da düzenlenen Karadeniz 10. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşan Prof. Dr. Şimşirgil, ’Fatih’ dizisinde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan sahneler bulunduğunu belirtti. Şimşirgil, "Dizide Fatih’in oğlu 2. Bayezid, Pontus Rum kralının kızıyla aşk yaşıyormuş. İnanamadım. Kızı almaya gitmiş, bir de dayak yemiş. O kızla buluşuyor, paşa da gözcülük yapıyormuş. Yazıklar olsun. Ve Fatih onu çağırtıyor şimdi, boynuna ipi geçirip boğduruyor. Milletimizin tarihini alaya alıyorlar. Bunlar tarihle bağdaşmayan kurgulardır. Osmanlı’da böyle bir şey asla yoktur" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii ve Osmanlı izleri Kültürel mirasın korunamamasına da dikkat çeken Şimşirgil, Selimiye Camii üzerinden örnek verdi. Şimşirgil, "Şimdi Selimiye’yi bozuyorlar, Osmanlı’nın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir yandan yanlış dizilerle tarih çarpıtılıyor, diğer yandan eserlerimize dokunuluyor. Osmanlı’nın hatırasını ve medeniyet anlayışını yok etmeye çalışıyorlar. Bir telefon geliyor oradan buradan, tehditler de var. Osmanlı izlerini silmeye çalışıyorlar" diye konuştu. Osmanlı’nın sanat, estetik ve devlet terbiyesinin gençlere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurgulayan Şimşirgil, söyleşisinin sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.