Son Dakika
|
Özgür Özel hakkında soruşturma başlatıldı
Özkan Yalım: "Özel’in kullandığı Mercedes marka aracın VIP dönüşüm işlemleri belediye tarafından ödendi"
Pentagon, UFO dosyalarını yayınlamaya başladı
Diyarbakır’da inşaat halindeki otelde yangın
Muhittin Böcek'i oğlu Gökhan Böcek etkin pişmanlıktan yararlandı!
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir"
Baba ve oğlunu öldüren kanser hastası yaşlı adam tahliye edildi
Ankara’da yaşlı adamı ağır yaralayıp parasını gasp eden saldırgan tutuklandı
Bakan Gürlek'ten flaş açıklamalar: ''İBB Davasında ifadesini geri çeken kimse yok''
Önünü kestiği yaşlı adamın parasını çalıp öldüresiye darp etti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Galatasaray’a tebrik mesajı
Jandarma Genel Komutanlığı SAHA EXPO’da sergilediği teknolojik ürünleriyle dikkat çekti
Dünyada ilk hibrit motorlu ALKA-KAPLAN HİBRİT aracı, dronları havada yakarak imha ediyor
İGA: "DHMİ’ye borcumuz bulunmamaktadır"
Macaristan’ın yeni Başbakanı Peter Magyar, yemin ederek göreve başladı
Yüksekova’da patlama: 1 çoban yaralı, 3 koyun telef oldu
Putin: "Zafer her zaman bizimdi ve her zaman bizim olacak"
KÜLTÜR SANAT
Çorum’da UNESCO gastronomi şehri olma hazırlıkları sürüyor
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 21:25:29
Çorum’un, binlerce yıllık mutfak kültürü ile gastronomi alanında UNESCO listesine girmesi için yürütülen çalışmalarla ilgili bilgilendirme yapıldı. Çorum’da UNESCO listesine gastronomi alanında girmek amacıyla yürütülen "Gastro Çorum" projesi, şehri kültür, turizm ve gastronominin buluşma noktası haline getiriyor. Bu çerçevede, gastronomi şehri olma çalışmalarına katkı sağlayacak bir yarışma düzenleniyor. Çorum’a özgü lezzetlerin korunması, geliştirilmesi ve modern sunum teknikleriyle yeniden yorumlanmasını hedefleyen yarışma kapsamında, yarışmacılar Çorum’da yetişen ürünleri kullanarak hazırlayacakları yemeklerle hünerlerini sergileyecek. 1 Mayıs’ta kayıtların bittiği "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması iki aşamalı olarak düzenlenecek. İlk etap 21-22 Mayıs tarihlerinde, ikinci etap ise 4-7 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Ayrıca, 3-7 Haziran’da, insanlık tarihinin en eski pişirme yöntemlerinden biri olan ateşle pişirmeyi merkezine alan Çorum Açık Ateş Şenlikleri gerçekleştirilecek. "Çorum Mutfağına Saygı" yarışması ve "Açık Ateş Şenlikleri" ve UNESCO gastronomi adaylığı çalışmalarıyla ilgili bilgilendirilme toplantısı yapıldı. Toplantıda yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi verildi. "Biz istiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" Düzenlenen programda konuşan Çorum Valisi Ali Çalgan, "Çorum için şu heyetin, buradaki hazırunun, şehri idare edenlerin, şehir dinamiklerinin bir araya gelerek bu şehre ne yapabiliriz düşüncesi sonunda ortaya çıkmış bir şey değil. Şehrimizin mutfak kültürü bizi böyle bir çalışma yapmaya mecbur bırakmıştır. Bu üretilmiş bir çalışmanın sonucu değil. Bize dayatılmış bir sonuçtur. Biz İstiyoruz ki bunu önce yerel kamuoyu sonra da dünya kamuoyu bilsin" dedi. "Çorum Anadolu’da kurulmuş olan Anadolu’daki ilk başkent" Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da, "Çorum sıradan bir şehir değil. Anadolu’daki ilk başkent. Yöresel mutfak noktasında çok da istekli olmadığımız bir noktadan şu 3-5 yıl içerisinde Çorum Belediyesi’nin açmış olduğu 17 tane sosyal tesis içerisine Çorum mutfağını yöresel mutfağını kurmak suretiyle açtığı çığır. Onun dışında bizim Çorum su böreğimiz, tatlılarımız çok bulunamıyordu. Şu an aynı kalitede üretmek suretiyle birçok noktada bunların bulunduğu bambaşka noktalar var. Hamdolsun 3-5 yıl içerisinde bu gastronomi zenginliğimizi taşımayı başardık" diye konuştu. "Yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorum’umuza buraya gelmiş bulunmakta" Çorum’da yemek kültürünün çok eskiye dayandığını vurgulayan AK Parti Çorum Milletvekili Avukat Yusuf Ahlatçı da, "1071 ve Malazgirt’ten Oğuzlar’ın saf bir boyu olan Oğuz boyu bu coğrafyaya yerleşmiş. Şimdi ilçelerimizin isimlerine bakıyorum. Oğuzlar, Dodurga, Bayat, Kargı ve diğerleri tamamı Oğuz boyunun saf boy isimlerinden oluşuyor. Dolayısıyla bu yemek kültürü de atalarımız ve dedelerimizle beraber Çorumumuza gelmiş bulunmakta" şeklinde konuştu. "Dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" Çorum mutfağının farklı bir yere sahip olduğuna dikkat çeken Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ÇESOP) Başkanı Recep Gür ise, "Çorum gerçekten hepimizin için çok önemli, olmasa olmaz şehirlerimizden bir tanesi. Dünyanın birçok ülkesini geziyoruz ama Çorum mutfağının bizde farklı bir yeri var. İnşallah Çorum mutfağını gastronomide de dünyanın farklı ülkelerinde farklı şekilde hafızalara yerleştireceğiz" ifadelerini kullandı. "Çorum’un en güçlü yanlarından birisi şuanki hayatta canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" Konsept ve Büyüme Danışmanı Yasemin Cerit Doğan da, "Burada hem yerel üretim, hem yerel ürünlerimiz, coğrafi işaretli ürünlerimiz ve de bu ürünleri üreten üreticilerimizi kapsayan programlar geliştiriyoruz. Bunun yanında uluslararası bilgi paylaşımı ve işbirliği UNESCO’nun da çok önem verdiği bir şey. Çünkü bir şehrin içinde yaptıklarımız aslında sadece burada kalıyor. Bunun hem ulusal anlamda diğer şehirlerimizle işbirliğiyle hem de uluslararası anlamda diğer ülkelerle paylaşarak çoğalmasını sağlıyoruz. En önemlisi de aslında katılımcı ve çok paydaşlı bir program modeli olması. Bu ne demek; hem toplumsal hem kamu tarafında hem özel sektörün hem de sivil toplum kurumlarının beraber aynı çatı altında aynı hedefe doğru yürüdüğü bir programdan söz ediyoruz. Çorum’un en güçlü yanlarından biri de aslında bu ekosistemin geçmişte kalmış olması değil, şu andaki hayatta da canlı bir şekilde varlığını sürdürüyor olması" dedi. "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok" Çorum gastronomisinin hak edeceği yerine geleceğini vurgulayan Halk Mutfakları Araştırmacısı, YazarAdnan Şahin, "Çorum’un gastronomi şehri olmaması için hiçbir neden yok. Tabii ki gastronomi şehri olma azmi yetmiyor. Olması gereken bazı teknik hususlar var. Bu anlamda yürünecek yol bence sonuçtan çok daha değerli. Çünkü siz bu yolu yürüdüğünüz zaman zaten şehrin gastronomik anlamda gelmesi gereken yere geleceğinden de bir şüphemiz yok" diye konuştu. Öte yandan, UNESCO listesine girmek için Çorum Valiliği, Hitit Üniversitesi, Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile turizm temsilcilerinin yer aldığı "Gastronomi Yürütme Kurulu"nun çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor. Mart ayı itibarıyla Çorum’un tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı Çorum leblebisi, has naklava ve Alaca boranası gibi değerlerin katılımıyla 31’e ulaştı. Daha önce EMITT ve ITB Berlin gibi dev fuarlarda boy gösteren Çorum mutfağı, 4-7 Haziran tarihleri arasında İspanya, İtalya ve Brezilya başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden açık ateş pişirme ustalarını ağırlayacak. Ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilecek bu özel etkinlikte geleneksel pişirme teknikleri dünyaya tanıtılacak. Çorum ayrıca, Ekim ayında İspanya’nın San Sebastian kentinde düzenlenecek olan dünyanın en prestijli gastronomi fuarlarından San Sebastian Gastronomika’da da yerini alarak uluslararası arenada gövde gösterisi yapacak.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:36
Sinop’ta hıdırellez ve güreş şenlikleri
Sinop’un Türkeli ilçesine bağlı Yusuflu köyünde, bu yıl 67’ncisi düzenlenen Hıdırellez ve Karakucak Güreş Şenliği, yağışlı havaya rağmen yoğun katılım ve büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Yöresel değerlerin yaşatıldığı şenliğe 100’den fazla güreşçi katılırken, yörenin kültürel yemeği olan keşkek, kazanlarda pişirilerek vatandaşlara ikram edildi. Güreş Ağası Atilay Çakan olurken, güreş müsabakalarına Sinop, Samsun, Ordu, Sivas, Amasya, Tokat, İstanbul ve Ankara’dan güreşçiler katıldı. Müsabakalarda dereceye giren sporculara ödülleri protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Şenliğe; Sinop Valisi Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, Sinop İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Başaklıgil, Belediye Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Sinop İl Başkanı Yakup Üçüncüoğlu, MHP Sinop İl Başkanı Hikmet Çınar, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:04
Balıkesir’de öğretmenlerden ritim şov
Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen Öğretmen Akademileri kapsamında düzenlenen "Müzik Akademisi" etkinlikleri tüm hızıyla devam ediyor. Programın üçüncü buluşması olan "Öğretmen İçin Ritim Atölyesi: Darbuka Bendir" etkinliği, öğretmenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. BM 75. Yıl Gençlik Merkezi’nde düzenlenen atölyede, Erbane Eğitmeni Merve Aktumur öğretmenlerle bir araya geldi. Katılımcılar, darbuka ve bendir eşliğinde ritim çalışmaları yaparak hem müziğin evrensel diliyle buluştu hem de keyifli ve verimli bir akşam geçirdi. Etkinlik boyunca ritim duygusunu geliştirmeye yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilirken, öğretmenler farklı ritim tekniklerini deneyimleme fırsatı buldu. Atölye, katılımcıların aktif yer aldığı interaktif yapısıyla büyük beğeni topladı. Balıkesir Öğretmen Akademileri kapsamında düzenlenen etkinliklerin, öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerine katkı sağlamaya devam edeceği belirtildi. Programa katılım sağlayan öğretmenlere, değerli katkılarından dolayı Merve Aktumur’a ve ev sahipliği için BM 75. Yıl Gençlik Merkezi yönetimine teşekkür edildi.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:46
Güllübahçe’de festival coşkusu başladı.
Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Güllübahçe Mahallesi’nde düzenlenen 2. Priene Kültür Festivali başladı. İki gün sürecek festival, kortej yürüyüşüyle start alırken festival alanında renkli ve yoğun görüntüler yaşandı. Yaklaşık 200 yeme-içme, hediyelik eşya, organik ürün ve sosyal sorumluluk standının yer aldığı festival alanı vatandaşların akınına uğradı. Gün boyunca müzik, kültür ve sanat etkinlikleriyle dolup taşan festival, bölge halkı ile ziyaretçileri bir araya getirdi. Festivalin açılış törenine Söke Kaymakamı Ali Akça ve Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, festivale ev sahipliği yapan Güllübahçe Mahallesinin Muhtarı Yusuf Çam başta olmak üzere siyasi parti temsilcileri, mahalle muhtarları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. "Bugün tarihimizle yeniden buluşuyoruz" Açılış töreninin ilk konuşmasını yapan Yusuf Çam, festivalin yalnızca bir etkinlik olmadığını vurgulayarak, "Bugün burada sadece bir festival yaşamıyoruz. Tarihimizle, kültürümüzle ve geleceğimizle yeniden buluşuyoruz" dedi. Priene’nin gölgesinde sanatın, müziğin ve kardeşliğin buluştuğunu ifade eden Çam, Güllübahçe’nin küçük bir mahalle olsa da taşıdığı tarih ve kültürel değerle büyük bir öneme sahip olduğunu söyledi. Çam ayrıca festivalin düzenlenmesine katkı sunan tüm kurum ve kişilere teşekkür etti. Programda konuşan Priene Alan Başkanı Mine Aşçı Altan ise Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne alınması için yürütülen çalışmalar hakkında katılımcılara kısa bilgiler verdi. "Priene, Söke’nin dünyaya açılan kültür kapısıdır" Festivalde konuşan Dr. Mustafa İberya Arıkan, festivalin yalnızca bir etkinlik değil, tarihi hafızanın yeniden ayağa kaldırılması anlamı taşıdığını belirtti. Priene’nin demokrasiye, felsefeye ve sanata tanıklık etmiş büyük bir medeniyet olduğunu söyleyen Arıkan, "Bu festival, Priene’yi UNESCO Dünya Kalıcı Miras Listesi’ne taşıma hedefimizin önemli bir parçasıdır. Ümit ediyoruz ki yakın zamanda Güllübahçe hak ettiği değeri bulacak ve tüm dünya tarafından daha yakından tanınacaktır" ifadelerini kullandı. Bir kentin yalnızca yollar ve binalarla değil, kültürü ve tarihiyle büyüdüğünü dile getiren Arıkan, "Priene bizim için yalnızca bir antik kent değil, Söke’nin dünyaya açılan kültür kapısıdır" dedi. Festivalin kültüre, tarihe, turizme ve geleceğe yapılan önemli bir yatırım olduğunun altını çizen Başkan Arıkan, organizasyona katkı sunan tüm kurumlara ve belediye ekiplerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından halk oyunları ekipleri sahne alırken, festivalin ilk konserini Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Müzik Grubu verdi. Katılımcılar müzik dolu anlarla festival coşkusunu yaşadı. Festival, çeşitli etkinlikler, gösteriler ve Yavuz Selim Lisesi müzik grubunun konseriyle devam etti.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
2
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:40
Denizli’nin unutulan türküleri 150 öğrencinin emeğiyle sahneye taşındı
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 14:15
Güllübahçe minibüslerinden festivale özel ulaşım düzenlemesi
4
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:20
Kütahya’da ’Hisarlı Ahmet’in mirası gelecek nesillere taşınıyor
5
09 Mayıs 2026 Cumartesi- 12:50
M1 Konya’da "Bayram Fest" başladı
21 Eylül 2025 Pazar - 10:59
Gercüş’te yüzyıllardır devam eden bulgur kaynatma geleneği devam ediyor
Batman’ın Gercüş ilçesinde yüzyıllardır süregelen bulgur kaynatma geleneği, bugün de ilçe merkezinde coşkuyla devam ettirildi. Asırlardır dumanı tüten kazanlarda kaynayan bulgur, ilçenin ortak hafızasında sıcaklığını korumaya devam ediyor. Gercüş’te bulgur kaynatma geleneğinin sürmesi çok değerli bir kültürel miras. Bu tür gelenekler hem toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor hem de yöresel mutfak kültürünü gelecek nesillere aktarıyor. Tarladan hasadın toplanması ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte dev buğday kazanları kaynamaya başladı. Gercüş merkez ve köylerinde vatandaşlar dev kazanlarda buğday kaynatarak kışa hazırlık yapıyor. Tarladan hasadın toplanması ve kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte dev buğday kazanları kaynamaya başladı. Bin bir güçlükle kaynatılan buğdaylar daha sonra damların üzerine serilerek kurutulmaya bırakılıyor. Değirmenlerde öğütüp kabuklarından ayırdıktan sonra bulgurları rüzgarda savurduktan sonra da eski değirmen taşıyla öğüterek ve sonra eleyerek kışlık erzaklarını hazırlıyorlar. Bulgur kaynatmayla ilgili konuşan Süleyman Öner, "Öncellikle suyumuzu dev kazanlara boşaltıp tabii bunun bir ölçeği vardır, kazana göre ayarlıyoruz ne fazla ne de az olmaması lazım. Kazanı suyla doldurduktan sonra kazanın altına ateşi veriyoruz. Ortalama 3 ila 4 saat kaynattıktan sonra süzülmesi için buğdayımızı diğer kazana boşaltıyoruz. Süzüldükten sora bizim doğal damlarda kurutup kuruduktan sonra da belirli bir aşamaya geldikten sonra 2, 3 gün kuruduktan sonra da torbalara koyup değirmene götürüyoruz. Değirmene götürdükten sonra bunu hem bulgur, kısırlık olsun, köftelik olsun bunların hammaddesi olsun bu buğdaydan çıkıyor. Yani tek olarak bulgur olmuyor. Üç dört çeşide ayırıyoruz bunu. Bize fabrikaya nazaran bu bulgurun tadı daha güzel ve daha lezzetlidir. Kaynattığımız bulguru dayılarımıza amcalarımıza hatta batı taraflarına bile gönderiyoruz. Dedelerimizden kalan geleneği sürdürüyoruz" dedi. Bulgur kaynatan kadınlar ise, "Çok zahmetli bir iştir ama lezzeti de güzeldir. Ondan sonra değirmene götürüp öğütüyoruz. Öğütülen bulgurluk buğdaydan 3 ila 4 çeşit yemeklik ürün alıyoruz. En küçük tanelere ’çiğ köftelik’ ve en iri olanına da ’Savar-bulgur’ diyoruz. Piyasada satılan hazır bulgurdan da alabiliriz fakat bu zahmete katlanmamızın nedeni köy usulü yapılan bulgurun lezzeti ve damakta bıraktığı tat hazır bulgurdan kat kat daha güzel olması" diye konuştu.
21 Eylül 2025 Pazar - 09:52
Dumlupınar’da geleneksel piknik şöleni
Dumlupınar ileçsinde, Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde Valide Sultan Kethüdası Yusuf Ağa ve Abdullah Paşa Bin Hasan Paşa Vakfı tarafından düzenlenen geleneksel piknik şöleni gerçekleştirildi. Kütahya, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Uşak illerindeki bursiyerlerin katılımıyla bu yıl ikincisi düzenlenen etkinlik, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Bölge Müdürlüğü koordinesinde hayata geçirildi. Programda konuşan Vali Vekili Harun Kazez, "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır; vatan uğrunda ölen varsa vatandır" sözleriyle şehitliklerin ve milli mücadelenin önemine dikkat çekti. Program kapsamında, Kütahya Milli Parklar Alan Kılavuzu Recep Cenik rehberliğinde, Zafer Anıtı, Şehit Sancaktar Mehmetçik Anıtı, Dumlupınar Şehitliği ve Dumlupınar Diorama Müzesi ziyaret edildi. Daha sonra katılımcılarla birlikte düzenlenen piknik programı, dostluk ve muhabbet ortamında gerçekleştirildi. Dumlupınar Şehitliği ziyaretinin ardından, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle birlikte tüm şehitlere ve vakıf kurucusu atalarımıza dualar edildi. Etkinlik süresince, çocuklara ve ailelerine yönelik çeşitli ikramlar yapıldı ve etkinlikler düzenlendi. Gençlik ve Spor Bakanlığı öncülüğünde yüz boyama ve çeşitli oyunlar ile çocuklar eğlenceli vakit geçirdi. Programa, Kütahya Vali Yardımcısı Harun Kazez, Şaphane Kaymakamı Muhammed Sefa Çelik, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Süleyman Kızıltoprak, Kütahya İl Müftü Vekili Tahsin Ekin ve Dumlupınar Merkez Camii İmam Hatibi Nurullah Yumak katılım sağladı.
21 Eylül 2025 Pazar - 09:25
Bir zamanlar isimleri, sanatlarıyla anılıyordu
Trabzon’un en işlek caddeleri olan ve isimlerini de yıllar önce burada yapılan mesleklerden alan Semerciler ve Kunduracılar Caddesi’nde artık bu mesleklerden pek eser kalmadı. Tarihi hanlarıyla geçmişin izlerini taşıyan bu bölge, İpek Yolu’nun son kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Eskiden kervanlarla gelen sipahiler, askerleri, atları ve develeriyle bu bölgeye uğrardı. Yıllarca at nallatıp semer yaptırmaları nedeniyle bölgeye ’Semerciler Caddesi’ adı verilirken, günümüzde artık at kullanımının yok denecek kadar azalmasıyla semercilik mesleği bitmiş durumda. Yine bölgedeki bir diğer önemli cadde olan ’Kunduracılar Caddesi’, ismini geçmişte yoğun şekilde yapılan ayakkabı ve çarık üretiminden alırken adeta üretimin kalbiydi. Ayakkabıcılığın merkezi olan bu cadde, artık bu özelliğini büyük ölçüde kaybederken son yıllarda artan fabrikasyon üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte hem kunduracılık hem de ayakkabıcılık zanaatları neredeyse yok olmaya yüz tuttu. Şehrin farklı yerlerinde az sayıda ayakkabı üretim atölyeleri yer alırken, Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslar sayesinde ayakkabıcılık mesleği yaşatılmaya çalışılıyor. Çevre esnafı Kamil Aydın, buralarda çocukluk yıllarında semer yapıldığını belirterek "Eskiden, çocukluk yıllarımızda burada semer ve eyer yapılırdı. Ancak artık bunların hiçbiri yok. ’Semerciler’ ismi, burada semer yapıldığından dolayı buradan geliyor. Devir değişti, artık eyer üretilmiyor. Caddemizin üst tarafı ise Kunduracılar Caddesi olarak bilinir. Ancak artık burada ayakkabı üzerine faaliyet gösteren pek mağaza kalmadı. Yine de bu yerler, geçmişteki meslek gruplarından dolayı hâlâ eski isimleriyle anılır; yani Semerciler ve Kunduracılar Caddesi olarak. Ben de çocukken sayaç işiyle uğraşırdım, şimdi ise çaycılık yapıyorum" dedi. Çevre sakinlerinden Coşkun Öztürk, kervan yolunu kullanan sipahiler, askerlerin, atları ve develeriyle buraya geldiğini kaydederek, "Buralar, İpek Yolu’nun son kalıntılarından olan hanların bulunduğu yerler. Peki, buraya kimler gelirdi? Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya gelirlerdi. Yıllar boyunca nallarını, semerlerini burada yaptırdıkları için bu caddeye Semerciler Caddesi denmiş. Günümüzde artık hem ihtiyaç hem de askeri anlamda ata gerek kalmadığı için burada semercilik yapılmıyor. Kunduracılar Caddesi ise ismini burada yapılan ayakkabıcılık ve çarık üretiminden alır. Çocukluğumda buralar hep ayakkabıcılarla doluydu. Ancak buradaki ustaların çoğu il dışına giderek mesleklerini başka yerlerde sürdürmeye başladı. Zamanla fabrikasyon ayakkabı üretimine geçilince, el yapımı ayakkabı sanatı da büyük ölçüde azaldı" diye konuştu.
21 Eylül 2025 Pazar - 09:08
Bir zamanlar isimleri, sanatları ile anılıyordu
Trabzon’un en işlek caddeleri olan ve isimlerini de yıllar önce burada yapılan mesleklerden alan Semerciler ve Kunduracılar Caddesinde artık bu mesleklerden pek eser kalmadı. Tarihi hanlarıyla geçmişin izlerini taşıyan bu bölge, İpek Yolu’nun son kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Eskiden kervanlarla gelen sipahiler, askerleri, atları ve develeriyle bu bölgeye uğrardı. Yıllarca at nallatıp semer yaptırmaları nedeniyle bölgeye "Semerciler Caddesi" adı verilirken günümüzde, artık at kullanımının yok denecek kadar azalmasıyla semercilik mesleği bitmiş durumda. Yine bölgedeki bir diğer önemli cadde olan "Kunduracılar Caddesi", ismini geçmişte yoğun şekilde yapılan ayakkabı ve çarık üretiminden alırken adeta üretimin kalbiydi. Ayakkabıcılığın merkezi olan bu cadde, artık bu özelliğini büyük ölçüde kaybederken son yıllarda artan fabrikasyon üretiminin yaygınlaşmasıyla birlikte hem kunduracılık hem de ayakkabıcılık zanaatları neredeyse yok olmaya yüz tuttu. Şehrin farklı yerlerinde az sayıda ayakkabı üretim atölyeleri yer alırken, Ortahisar Halk Eğitim Merkezi’nde açılan kurslar sayesinde ayakkabıcılık mesleği yaşatılmaya çalışılıyor. Çevre esnaflarından Kamil Aydın, buralarda çocukluk yıllarında semer yapıldığını belirterek "Eskiden, çocukluk yıllarımızda burada semer ve eyer yapılırdı. Ancak artık bunların hiçbiri yok. ’Semerciler’ ismi, burada semer yapıldığından dolayı buradan geliyor. Devir değişti, artık eyer üretilmiyor. Caddemizin üst tarafı ise Kunduracılar Caddesi olarak bilinir. Ancak artık burada ayakkabı üzerine faaliyet gösteren pek mağaza kalmadı. Yine de bu yerler, geçmişteki meslek gruplarından dolayı hâlâ eski isimleriyle anılır; yani Semerciler ve Kunduracılar Caddesi olarak. Ben de çocukken sayaç işiyle uğraşırdım, şimdi ise çaycılık yapıyorum" dedi. Çevre sakinlerinden Coşkun Öztürk, Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya geldiğini kaydederek, "Buralar, İpek Yolu’nun son kalıntılarından olan hanların bulunduğu yerler. Peki, buraya kimler gelirdi? Kervan yolunu kullanan sipahiler, askerler, atları ve develeriyle buraya gelirlerdi. Yıllar boyunca nallarını, semerlerini burada yaptırdıkları için bu caddeye Semerciler Caddesi denmiş. Günümüzde artık hem ihtiyaç hem de askeri anlamda ata gerek kalmadığı için burada semercilik yapılmıyor. Kunduracılar Caddesi ise ismini burada yapılan ayakkabıcılık ve çarık üretiminden alır. Çocukluğumda buralar hep ayakkabıcılarla doluydu. Ancak buradaki ustaların çoğu il dışına giderek mesleklerini başka yerlerde sürdürmeye başladı. Zamanla fabrikasyon ayakkabı üretimine geçilince, el yapımı ayakkabı sanatı da büyük ölçüde azaldı" diye konuştu.
21 Eylül 2025 Pazar - 00:58
Özcan Deniz Kapadokya’da sahne aldı
Türk müziğinin romantik prensi, usta sanatçı Özcan Deniz, Kapadokya Marriott Hotel’de sahneye çıkarak hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Özcan Deniz yeni imajıyla çıktığı sahnede "yapay zekayla değil, gerçekten de şirin babadan Orhan Gencebay şarkısını dinlediniz. Elin Amerikalısı sakal bırakır karizmatik olur. Bizim yerliler bırakır Şirin Baba olur, Ahmet Hakan olur" şeklinde konuştu. Konserde ünlü sanatçı, sahnede sevilen şarkılarını seslendirirken hayranları da ona hep bir ağızdan eşlik etti. Romantik parçalar sırasında salonda duygu dolu anlar yaşanırken, hareketli şarkılarda konuklar yerinde duramadı. Özcan Deniz’in sahne şovu ve enerjisi dinleyicilere tam anlamıyla müzik ziyafeti sundu. Özellikle yıllardır dillerden düşmeyen hit şarkılarında izleyiciler telefonlarına sarılarak bu anları kayıt altına aldı. Şık dekorasyonu ve sıcak atmosferiyle Kapadokya Marriott Hotel, bu özel konsere ev sahipliği yaparak misafirlerine unutulmaz bir gece yaşattı. Konser sonunda dakikalarca ayakta alkışlanan Özcan Deniz, hayranlarına teşekkür ederek "Kapadokya’da olmak her zaman çok özel" dedi.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 17:55
Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ni gezdi
Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa, Şanlıurfa temasları kapsamında arkeoloji müzesini gezdi.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 17:52
Bursa’da "Arkeoloji Festivali" her yaştan tarih meraklısını buluşturdu
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Arkeoloji Festivali (Arkeofest’25), her yaştan tarih meraklısını 8500 yıllık geçmişi bulunan Aktopraklık Höyük Arkeopark’ta buluşturuyor. Bursa’nın tarihi ve kültürel mirasını tüm Türkiye’ye ve dünyaya en iyi şekilde tanıtmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık geçmişe sahip olan Aktopraklık Höyük Arkeopark’ta 4. Arkeoloji Festivali’ni (Arkeofest’25) düzenliyor. Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı Müzeler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanan festival, 20-21 Eylül tarihlerinde her yaştan arkeoloji meraklısını bir araya getiriyor. Açık Hava Müzesi’nde kurulan 40’tan fazla atölye çalışması, katılımcıları tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Sıfır atık hedefi ve düşük karbon ayak izi anlayışıyla gerçekleştirilecek olan etkinlikler, katılımcılara çağlar öncesinin yaşamlarını gözlemleme imkanı sunuyor. Başkan Bozbey, atölye çalışmalarına katıldı Arkeoloji Festivali’ni ziyaret eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, stantları gezerek tarih meraklılarıyla bir araya geldi. Festival kapsamında hazırlanan kilden çömlek, fosil kolye, yontma taştan alet yapımı, kilden takı, deri bileklik tasarımı, neolitik ve kalkolitik ev tasarımı, tarih öncesi el matkabı deneyimleme, deri dövme, tarih öncesi seramik restorasyonu, çarkta çömlek yapımı, Hitit çivi yazısı, tarih öncesi müzik aleti, at arabası tasarımı ve antik yemek yapımı atölyelerini ziyaret eden Başkan Bozbey, çocukların yaptığı çalışmalara eşlik etti. Buğday öğütme ve ekmek yapımı atölyesinde çocukların hazırladığı ekmeği de fırına veren Başkan Bozbey, sikke basımı atölyesinde ise çekici eline alarak para bastı. Festivale katılan kadın kooperatiflerinin stantlarını da gezen Başkan Bozbey, Bursa’nın yöresel lezzetlerinin tadına baktı. "Arkeopark’ın Türkiye’ye örnek olması için çalışıyoruz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de 4. Arkeoloji Festivali’ni ziyaret ederek tarih meraklılarıyla bir araya geldi. Atölyeleri tek tek gezerek vatandaşlarla sohbet eden Başkan Bozbey, 8500 yıl önce yaşamın olduğu Aktopraklık Höyük Arkeopark’ta önemli bir festivale ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Alanda kazı çalışmalarını sürdürenlere ve festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Bozbey, "Arkeopark’ın daha fazla tanınması ve Türkiye’ye örnek olması için gerekli çalışmaları ve düzenlemeleri yapıyoruz. Arkeofest de bu alanın daha geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayacaktır" dedi. "40’ın üzerinde farklı atölye var" Aktopraklık Höyük Arkeopark’ı gelecek kuşaklara en iyi şekilde aktarmak istediklerini dile getiren Başkan Bozbey, bu alanlara sahip çıkmak zorunda olduklarını ifade etti. 8500 yıl önce yaşamın olduğu alanın ancak 15 yıl önce fark edilebildiğini anlatan Başkan Bozbey, "Necmi Hocamızın önderliğinde başlayan bu proje, Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemimde desteklendi. Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi destek verdi. Şimdi bizler tekrar sahiplenerek hem konaklama üniteleri hem de müzesiyle birlikte daha kullanılabilir hale getiriyoruz. Türkiye’de ilk defa yapılan Arkeofest ile de alanın tanıtımını yapıyoruz. Burada 40’ın üzerinde farklı atölye var. Aileler çocuklarıyla birlikte alanda güzel vakit geçiriyor. Turizme de katkısı olacak olan bu alanı yaşatmak zorundayız. Bu alanları koruyup kollamak hepimizin sorumluluğudur" diye konuştu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 16:07
Kırşehir esnafından ’davullu, zurnalı’ Ahilik daveti
Ahilik kültürünün merkezi Kırşehir’de, Ahilik Haftası kutlamaları öncesinde Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği üyeleri, yöresel kıyafetler giyerek davullu zurnalı yürüyüşle esnafa kutlamalara katılım çağrısı yaptı. Her yıl yapılan geleneksel kutlamalara ilginin düşük olması üzerine dikkat çekici olduğu düşünülen yöresel katılım daveti şehirde kutlamalar öncesinde uygulanıyor. Ahilik Haftası etkinlikleri kapsamında yapılacak kutlamalar öncesinde Esnaf Odaları Birliği, esnafların katılımını artırmak için davet programı düzenledi. Yöresel Ahilik kıyafetlerini giyen birlik üyeleri, kent merkezinde davul zurna eşliğinde yürüyüş yaparak, esnafları tören ve etkinliklere davet etti. Davullu zurnalı çağrı kent merkezinde vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılanırken esnaflar, oda başkanlarını dinleyerek Ahi Helvası yedi. Ahilik Haftası kutlamaları Ticaret Bakanlığı öncülüğünde Türkiye genelinde Kırşehir merkezli olarak organize ediliyor.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 16:01
Mezopotamya’nın altın üçgeninde bulunan Mardin, dizilerin çekim merkezi olmasıyla turizme katkı sağlıyor
Mezopotamya’nın "altın üçgeni" olarak nitelendirilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi illeri arasında yer alan Mardin, birçok medeniyetin izini taşımasıyla dikkat çekiyor. Yeşilli ilçesinin Bülbül köyünde çekimlerine başlanan "Zerhun" dizisiyle bu dikkatle, kent turizmine katkı sunmasıyla turist çekmesi bekleniyor. Başrollerini Tolga Yüce, Cansu Kanlıkaya ve Burak Sarımola’nın paylaştığı dizinin yönetmen koltuğunda ise Ali Ayyıldız ve Ali Aslan oturuyor. Çekimlerin başlamasıyla birlikte Mardin, bir kez daha dizi ve sinema sektörünün gözdesi haline gelirken, yapımın bölge turizmine de önemli katkı sunması bekleniyor. Dizinin yapımcısı Zeki Sincar, Zerhun’un sadece bir televizyon projesi değil, aynı zamanda Mardin’i dünyaya tanıtma girişimi olduğunu söyledi. Şimdiye kadar birçok dizi Mardin’de çekildiğine değinen Sincar, "Ama ilk defa Mardinli bir yapımcı burada bir dizi çekiyor. Mardin’i temsil edeceğimizi düşünüyorum. Çünkü buranın örf ve adetlerini çok iyi biliyoruz. Hep dış yapımlar geldi, Mardin’imizi yanlış tanıttılar. Tepkiler aldılar ve birçok dizi Mardin’i terk etmek zorunda kaldı. Bu dizinin en büyük amacı da zaten 60 ülkede yayınlanması. Biz bu projeyle Mardin’imizi Türkiye’nin dışına taşımak istedik. Yurt dışındaki insanların da Mardin’i tanıması ve bölgemize gelebilmeleri için bu işe girdik. İzleneceğimize inanıyoruz. Ama biz bu işi maddi kazanç için yapmıyoruz. Dizinin amacı buradaki gençlerin sinemaya, oyunculuğa yönetmenliğe yönelmesi, teşvik amaçlı" dedi. Dizinin senaristi Ali Ayyıldız, Mardin’in dizi için ilham kaynağı olduğunu ifade ederek, "Mardin’in tabii ki özel dokusu, tarihi konakları, insanlarının iyi özellikleri ve çok kültürlü bir yer olması. Tabii ki de tarihi dokuyu halen barındırıyor olması özel kılıyor Mardin’i. Bu yüzden Mardin’de çekmek istedik" diye konuştu. Dizinin başrol oyuncularından Zerhun karakterini canlandıran Cansu Kanlıkaya, proje için çok heyecanlı olduğunu kaydetti. Ekip olarak da çok heyecanlı olduklarını aktaran Kanlıkaya, "Çok güzel bir hikayemiz var, ters köşeli bir hikayemiz var. Ekibimiz, yönetmenimiz ve oyuncu kadromuz da çok iyi. Bugün setimizin ilk günü ve aynı zamanda teaser çekimlerimiz de devam ediyor. Şimdilik bu iş bizde, yayınlandıktan sonra da sizlere emanet olacak. Seyirciyi acı, dram, sürprizler, hırs ve intikam bekliyor. Geçmişe ait sırlar bekliyor. Çok sürprizli. Her karakterimizin çok farklı bir hikayesi olduğunu var, metinler çok iyi yazılmış. O yüzden bizler bu projedeyiz. Herkes kendinden bir şeyler bulacak. Her karakter izleyicide ‘evet ya benim de başıma böyle bir şey gelmişti’ dedirtecek. O yüzden de reytingimizin çok yüksek olacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Mardin’in hissiyatı diziye yansıyacak" Dizinin diğer başrol oyuncusu Burak Sarımola ise Mardin’i çok sevdiğini belirterek, "Mardin’e ikinci gelişim. Çok çabuk adapte oluyorum böyle yerlere. Daha önce bir günlüğüne film festivali için gelmiştim. Şimdi Eski Mardin’e gittim ve o günden kalan dostlarımla görüştüm. Çok çabuk adapte oldum ve çok seviyorum buraları. Doğasını, tabiatını, her şeyini çok seviyorum. Böyle yerlerde çalışmak ekstra bir motivasyon sağlıyor. Çünkü burada bir yaşanmışlık, bir hayat ve çok güzel hisler var. O hissiyat eminim oyuncu olarak da bize geçecek" ifadelerinde bulundu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 15:58
Gaziantep’te "Koku Çalıştayı" başladı
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Koku Çalıştayı, şehrin tarihi, kültürel ve gastronomik mirasını kokular üzerinden ele alarak geleceğe dair vizyon ortaya koymayı amaçlıyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde başlayan Koku Çalıştayı, şehrin ruhunu oluşturan kokuların farklı boyutlarıyla incelenmesi için düzenlendi. Çalıştayda, koku biliminin kültür, sanat, eğitim ve gastronomiyle ilişkisi ele alınarak, Gaziantep’in kokularını korumaya ve tanıtmaya yönelik projeler üzerinde duruluyor. "Koku, kültürel mirasın korunmasında önemli bir unsur" Programda, Gaziantep’in tarihi sokakları, mutfakları, pazar yerleri ve çarşılarında hissedilen farklı kokuların şehrin hafızasındaki yeri vurgulandı. Kokuların hatırası ve kimlikler üzerindeki etkisinin yanı sıra, kültürel mirasın korunmasında da önemli bir unsur olduğuna dikkat çekildi. Çalıştayın hedefleri arasında, yerel üreticilerden gastronomiye, sanattan eğitime kadar geniş bir alanda kokunun değer bir unsur olarak değerlendirilmesi yer alıyor. Ayrıca, Gaziantep’in geleneksel ve modern kokularının bir araya getirilerek ulusal ve uluslararası alanda tanıtımının yapılması amaçlanıyor. Etkinlik, akademisyenler, koku bilimi araştırmacıları, gastronomi temsilcileri, sanatçılar ve yerel üreticilerin katılımıyla gerçekleştiriliyor. Farklı oturumlarda "Koku ve Kültürel Miras", "Gastronomi ve Koku İlişkisi", "Sanatta Kokunun Yeri" ve "Eğitimde Koku Deneyimi" başlıkları konuşuluyor. Çalıştayda ortaya çıkacak fikirlerin, Gaziantep’in kültürel kimliğini güçlendirecek yeni projelere ve vizyonlara katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Büyükşehir Belediyesi, bu etkinliği kokuların şehri Gaziantep’i hem yerelde hem de dünya çapında öne çıkaracak bir adım olarak değerlendiriyor.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 14:57
Karacasu’da Elma Festivali için geri sayım başladı
Aydın’ın Karacasu ilçesinde bu yıl 3.’sü gerçekleştirilecek olan Alemler Tarım, Kültür, Sanat ve Elma Festivali için geri sayım başlarken, Karacasu Belediyesi herkesi festivale davet etti. Aydın’ın Karacasu ilçesinde her yıl düzenlenen Elma Festivali için geri sayım başladı. Bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilecek olan "Alemler Tarım, Kültür, Sanat ve Elma Festivali", 28 Eylül Pazar günü Alemler Mahallesi’nde yapılacak. Karacasu Belediyesi ve Alemler Muhtarlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenecek festivalde, Ankaralı Dilara, Sevgi Petek, Haydar Demir, Ozancan Demir ve Mehmet Bahçe sahne alacak. Etkinlik sabah saat 10.00’da başlayacak, 10.00 - 15.00 saatleri arasında ise geleneksel keşkek hayrı yapılacak. Gün boyunca çeşitli sürpriz çekilişler de ziyaretçilere heyecan katacak. Karacasu Belediyesi, festivale tüm vatandaşları davet ederek, birlik ve beraberlik içinde keyifli bir gün geçirilmesini amaçladıklarını duyurdu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 14:35
Bingöl’de "Bir Anadolu Şenliği"
Ünlü sanatçı Alişan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirdiği "Bir Anadolu Şenliği" kapsamında yıllar sonra memleketi Bingöl’de sahne aldı. Alişan, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı işgale ve soykırıma "Yıkılsın İsrail" sözleriyle tepki gösterdi ve her zaman Filistin halkının yanında olduğunu söyledi. Bingöl "Bir Anadolu Şenliği", ünlü sanatçı Alişan konseriyle başladı. Memleketi Bingöl’de Belediye Otopark Alanı’nda kurulan ana sahnede binlerce hemşehrisiyle buluşan Alişan, konserinin bir bölümünde Gazze’de yaşanan soykırıma tepki göstererek, "Her konserimde söylüyorum. Yıkılasın İsrail, enkazını göreyim. Sana ülke diyenin yüzüne tüküreyim. İnşallah siyonist rejim ve İsrail diye bir ülke kalmaz. Kardeşlerimizin her zaman yanlarındayız. Orada kaybettiğimiz kardeşlerimiz için duamız okuyalım" dedi. Filistin atkısı takarak konserine devam eden ünlü sanatçı Alişan, Gazze için ’Dünyadan Uzak’ isimli şarkıyı Bingöllülerle birlikte söyledi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder