KÜLTÜR SANAT
38. Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali renkli kortejle başladı 10 Mayıs 2026 Pazar - 14:38:10 38. Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali, Denizli’de bu yıl da yoğun katılım ve renkli görüntülerle başladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 9-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, 4’ü yurtdışından olmak üzere toplam 28 tiyatro grubunu Denizlililerle buluşturacak. Denizli Büyükşehir Belediyesinin 9-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenleyeceği 38. Uluslararası Amatör Tiyatro Festivali kortejle başladı. Denizli Valiliği yanındaki Atatürk Anıtı önünde başlayan programa, Büyükşehir Belediye Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, davetliler ve tiyatro grupları katıldı. Denizli Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde başlayan kortej yürüyüşü, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı boyunca ilerleyerek Delikliçınar Meydanı’nda son buldu. Kent sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte sokaklar adeta açık hava sahnesine dönüştü. Karabağlar Belediyesi Kent Tiyatrosu Çağdaş Sirk Sanatları Atölyesi ekibinin tahta bacak gösterileri, akrobatik performansları ve kostümlü karakterleri korteje ayrı bir renk kattı. Yerli ve yabancı tiyatro grupları da yürüyüş boyunca yaptıkları performanslarla festivale davet çağrısı yaptı. Tiyatronun büyüsü sokaklara taştı Kortejin ardından konuşan Başkanvekili Ali Marım, festivalin Denizli’nin kültürel yaşamına önemli katkı sunduğunu vurguladı. Marım konuşmasında, tiyatronun yalnızca bir sahne sanatı değil aynı zamanda toplumları birleştiren güçlü bir ifade alanı olduğuna dikkat çekerek, "Amatör ruhla yapılan her sahne, aslında büyük bir emeğin, inancın ve kültürel paylaşımın ürünüdür. Denizli, sanatı destekleyen ve sahiplenen bir şehir olarak bu büyük buluşmaya ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyor" mesajını verdi. Marım, festivalin kente uluslararası bir kültür köprüsü kurduğunu da ifade ederek tüm katılımcılara teşekkür etti. Açılış oyunu ‘Sığıntılar’ büyük beğeni topladı Konuşmanın ardından Marım, festivalde yer alan tiyatro gruplarının temsilcilerini kabul ederek ekiplerle tek tek görüştü. Festivalin açılış perdesi ise Denizli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen, sezonun dikkat çeken yapımlarından "Sığıntılar" adlı oyunla DBB Kongre ve Kültür Merkezi Fatma Yıldız Salonu’nda açıldı. Oyun, izleyicilerden yoğun ilgi ve alkış aldı. Festival boyunca Denizli’nin farklı noktalarında sahnelenecek oyunlarla kent, bir hafta boyunca tiyatronun evrensel diliyle buluşmaya devam edecek. Tiyatro tutkunları, festival programı ve izlemek istedikleri oyunların e-biletlerine Denizli Büyükşehir Belediyesinin resmi internet adresinden çevrimiçi olarak ulaşabiliyor.
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:37 DTO Başkanı Erdoğan: "Anneler; merhametin, şefkatin ve fedakârlığın en güzel temsilcileridir" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Anneler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Annelerin aile yapısının temel taşı olduğunu belirterek, sevgi, fedakârlık ve sabrın en güzel örneğini annelerin gösterdiğini ifade etti. Başkan Erdoğan, "Başta şehit ve gazilerimizin anneleri olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir ömür diliyorum. Hayatta olmayan annelerimizi de rahmet ve minnetle anıyorum" dedi. DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Anneler Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Başkan Erdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi: "Hayatımızın her anında sevgisiyle bizlere güç veren, karşılıksız fedakârlıklarıyla yolumuzu aydınlatan annelerimiz, toplumumuzun en kıymetli değerlerindendir. Aile kurumunun temelini oluşturan annelerimiz; yetiştirdikleri nesillerle geleceğimizin şekillenmesinde büyük bir rol üstlenmektedir. Evlatları için her türlü zorluğa göğüs geren, sevgisini hiçbir zaman eksik etmeyen annelerimiz; merhametin, şefkatin ve fedakârlığın en güzel temsilcisidir. Haklarını ne yapsak ödeyemeyeceğimiz annelerimize yalnızca bir gün de yetmez, hayatımız boyunca gereken sevgi ve saygıyı göstermeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle başta şehit ve gazilerimizin anneleri olmak üzere, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir ömür diliyorum. Hayatta olmayan annelerimizi de rahmet ve minnetle anıyorum."
10 Mayıs 2026 Pazar - 14:36 2. Denizli Opera ve Bale Günleri Troya ile başladı Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 2. Denizli Opera ve Bale Günleri, Homeros’un İlyada Destanı’ndan esinlenen epik "Troya" operasıyla kapılarını açtı. Muhteşem gösteri sanatseverlerden büyük beğeni topladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen organizasyon, ikinci yılında da sanatseverleri nitelikli eserlerle buluşturuyor. Bestesi Bujor Hoinic’e ait olan ve İzmir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen "Troya", Denizli Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Kültür Merkezi Özay Gönlüm Salonu’nda izleyiciyle buluşarak büyük beğeni topladı. Programa Denizli Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Ali Marım, Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel ile çok sayıda davetli ve vatandaş katıldı. Sanat şehri Denizli vurgusu Açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Bülent Bozbaş, Denizli’nin yalnızca üretimle değil, kültür ve sanatla da anılan bir şehir olması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, "Denizli’yi düşünen, hisseden ve sanatla yaşayan bir şehir haline getirmek istiyoruz" dedi. Geçtiğimiz yıl büyük ilgi gören etkinliğin bu yıl ikinci kez düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren Bozbaş, organizasyonun önümüzdeki yıllarda daha da büyüyerek Türkiye’nin önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri haline geleceğine inandıklarını ifade etti. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Barış Salcan ise Denizli Opera ve Bale Günleri’nin artık kentin kültürel kimliğine katkı sunan kalıcı bir organizasyona dönüştüğünü vurgulayarak, Denizli halkının sahne sanatlarına gösterdiği yoğun ilginin bu başarının en önemli göstergesi olduğunu söyledi. Denizli Troya Operası’na akın etti Troya, görkemli sahne düzeni, Truva Atı dekoru ve epik anlatımıyla tarih ile sanatı aynı sahnede buluşturarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı. Gecenin sonunda Başkanvekili Ali Marım tarafından Barış Salcan’a plaket takdim edildi. Cuma ve cumartesi günleri iki ayrı gösterimle devam eden etkinlik, sanatseverlerden yoğun ilgi gördü.
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:57 Gökyüzünü uçurtmalar renklendirdi Manisa’nın Gördes ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde bu yıl 21’incisi düzenlenen Geleneksel Uçurtma Şenliği ve Köy Hayrı, binlerce kişinin katılımıyla coşku içerisinde kutlandı. Gördes’in Kıranköy Mahallesi Davulcukıran mevkiinde gerçekleştirilen etkinliğe Gördes Kaymakamı Sercan Sakarya, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin, Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke, İlçe Emniyet Amiri Serdar Kılıç, kamu kurum amirleri, Gördesli yazar Ahmet Büke, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kıranköy Mahalle Muhtarı Zeynel Demir yaptığı konuşmada, uçurtma şenliğinin 21 yıl önce merhum Hüseyin Ataman tarafından başlatıldığını belirterek, "Bu güzel geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Destek veren başta Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu, Gördes Belediye Başkanımız İbrahim Büke ve tüm mahalle halkımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinlik kapsamında vatandaşlara pilav, kuru fasulye, ayran ve irmik helvası ikram edildi. Şenlikte yöresel kıyafetlerle halk oyunları gösterileri sergilenirken, yerel sanatçıların seslendirdiği türküler de vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Programın ilerleyen saatlerinde sahne alan sanatçı Uğur Önür, söylediği türkülerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Festival sonunda uçurtma yarışmalarında dereceye giren katılımcılara plaket ve çeşitli ödüller verildi. Renkli görüntülere sahne olan festival, vatandaşların memnuniyetiyle sona erdi.
Diyarbakır’ın en büyük karpuzları seçildi
19 Eylül 2025 Cuma - 21:08 Diyarbakır’ın en büyük karpuzları seçildi Diyarbakır’da "15. Diyarbakır Karpuzu Tanıtım Etkinlikleri" yapıldı. Etkinlikte, dereceye girenlere ödüller takdim edildi. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde düzenlenen programa katılan Vali Yardımcısı Aziz Gölbaşı, ilk defa şahit olduğu, bu büyüklükte karpuzları gördüklerini söyledi. Gölbaşı, "Normalde yaz aylarının sonuna geldik, karpuzun bittiğini biliyoruz ama bu geleneksel yöntemlerle yetiştirilen karpuzumuzun hasadına yeni başlanıyor. Dışarıda manavlarda gördüğünüz karpuzlardan biraz farklı bir yetiştirme tarzı var. Bu bereketli topraklar, zengin sularla beraber, hünerli eller, kadim bilgiyle beraber bu güzel meyveyi çiftçilerimiz yetiştiriyor. Hayırlı, bol, bereketli bir dönem olur inşallah" dedi. Tarım ve Orman İl Müdürü Adil Alan ise Diyarbakır karpuzunun yalnızca bir meyve değil, Diyarbakır tarımının kültürü, emeğin ve sabrın bir ürünü olduğunu ifade etti. Alan, "Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde ve ilimizde de yaşanan kurallık, karpuzumuzu geçmiş yıllarla kıyasladığımızda en az 10 kilogramlık bir azalma söz konusudur. Çünkü küresel ısınmayla birlikte, ilimizde de 1990 ve 2020 yılı tarımsal sulama verilerine baktığımızda yüzde 42’lik bir azalma söz konusu. Yine 2024 ve 2025 yılı verilerine göre de yüzde 55’lik bir azalma söz konusu. Dolayısıyla bu bizim hububatta olduğu gibi karpuzumuza da yansıdı ve ürünlerimizde yüzde 50’lik bir rekolte kaybı söz konusu" diye konuştu. Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, oda olarak en çok çalıştıkları konulardan bir tanesi, geleneksel ve yöresel ürünleri tescil etmek ve bu tescille birlikte hem üretimini daha fazla arttırmak, hem de ticarileşmesini sağlayarak üreticinin daha fazla ekimine katkı koymak olduğunu kaydetti. Kaya, "Diyarbakır karpuzu da odamız tarafından tescil edilmiş bir ürün. Tescilli ürünlerimiz içinde en çok bilinen, en çok söylenen ve Diyarbakır olarak tescilli ürünlerimizin fazla olduğunu ifade ettiğimizde bize ilk sorulan karpuz da tescil edildi mi? Demek ki bu, geçmişten bugüne gelen çok önemli bir değerimiz. Bir meyve dışında ve sayın müdürümüzün ifade ettiği gibi bir meyveyi aşan bir somut mirasımız" şeklinde konuştu. Etkinlikte, çocuklar arası karpuz yeme ve yuvarlama yarışması yapıldı. Karpuz ağırlık yarışmasında 39 kilo 300 gramlık ürünle çiftçi Veysi Sungur birinci, 38 kilo 700 gramla Adil Aydın Erimli ikinci, 37 kilo 200 gramla Ali Kaya Erimli üçüncü oldu. (RK-Y)
Japonya Büyükelçiliğinden kazı çalışmalarına destek
19 Eylül 2025 Cuma - 19:44 Japonya Büyükelçiliğinden kazı çalışmalarına destek Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa ile birlikte Ayanlar Höyük’teki kazı çalışmaları açılış programına katılan Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, çalışmaları desteklediklerini belirtti. Japonya ile Türkiye’nin kültürel miras alanında, güven ve dostluk temelinde iş birliği ilişkisi kurduğunu söyleyen Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Katsumata Takahiko, "Bugün Ayanlar kazısına başlama törenine katılmaktan büyük onur duyuyorum. Ayanlar kazısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin izniyle, Chiba Teknoloji Enstitüsü ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü iş birliğinde yürütülmektedir. Bu iş birliği, on yılı aşkın bir süre önce, bugün burada olan ve o dönem Japonya Büyükelçisi olarak görev yapan Yokoı Yutaka’nın, o dönem Chiba Teknoloji Enstitüsü Müdürü olan Uzay Mühendisliği Profesörü müteveffa Matsuı Takafumi’yi, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Müdürü müteveffa Profesör Omura Sachihiro ile tanıştırmasıyla başlamıştır. Uzay mühendisliği ve arkeoloji gibi farklı alanlarda uzman olmalarına rağmen, Profesör Matsuı ve Profesör Omura’nın mükemmel bir uyum içinde oldukları ve birbirlerinin araştırma faaliyetlerine olumlu yönde etki ettikleri biliniyordu. Böyle bir bağlantıyla Ayanlar ören yeri kazı projesi başlamış ve bugün kazı başlama töreni aşamasına gelinmiştir. Profesör Matsuı Takafumi Mart 2023’te, Profesör Omura Sachihiro ise bu yılın Mayıs ayında vefat ettiler. Ancak bugün, Altes Prenses Akiko’nun huzurunda gerçekleşen bu özel töreni, her ikisinin de yukarıdan izleyeceğine eminim. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen Kaman - Kalehöyük kazısı örneğindeki gibi, Japonya ile Türkiye, kültürel miras alanında, güven ve dostluk temelinde iş birliği ilişkisini kurmuştur. Japonya’nın Türkiye’deki kazı çalışmaları, bölge halkının kültürel varlıkların korunması konusunda bilinçlenmesine ve istihdam oluşturulmasını destekleyerek bölgenin canlanmasına katkı sağlamaktadır. Japonya Büyükelçisi olarak, Ayanlar Ören Yerinde insanlık tarihi açısından anlamlı sonuçlar doğuracak araştırmaların yapılmasını ve bölgeye köklü katkılar sağlayacak iş birliği ve faaliyetlerin gerçekleştirilmesini, Japonya ile Türkiye arasındaki dostluk ilişkilerinin güçlenmesine büyük katkı sağlanmasını içtenlikle temenni ediyorum" dedi.
Japonya’da 3 noktaya haftada 21 uçak seferi düzenleniyor
19 Eylül 2025 Cuma - 18:56 Japonya’da 3 noktaya haftada 21 uçak seferi düzenleniyor Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa ile birlikte Ayanlar Höyük’teki kazı çalışmaları açılış programına katılan Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, iki ülke arasında gelişen hava ulaşımına değinerek, "Japonya’ya halihazırda 3 noktaya haftada 21 sefer yapmaktayız. Türkiye’ye gelen Japon misafir sayısı 2018 yılından günümüze yüzde 65 artış göstererek son yılların en yüksek seviyesine çıkmıştır" dedi. Ayanlar Höyük’teki kazı çalışmaları açılış programına katılan Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, Japonya ile yapılan ortak çalışmalara değindi. Çalışmaların bağları daha da güçlendirdiğini belirten Ekşi, "Bu gün bu işbirliğinin yenir bir yansıması olarak Ayanlar kazı alanının açılışına şahitlik etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. İnanıyoruz ki bu kazı çalışmaları yalnızca arkeolojik değerleri gün yüzüne çıkarmakla kalmayacak, aynı zamanda iki ülkenin kültürel bağlarını daha da güçlendirecektir. Türk Hava Yolları olarak Japonya ve Türkiye arasında kurulan bu güçlü bağın parçası olmaktan büyük bir onur ve gurur duymaktayız. Japonya’ya halihazırda 3 noktaya haftada 21 sefer yapmaktayız. Türkiye’ye gelen Japon misafir sayısı 2018 yılından günümüze yüzde 65 artış göstererek son yılların en yüksek seviyesine çıkmıştır. Bu durum Türk Hava Yolları ailesi olarak bizler için de ayrı bir iftihar kaynağı olmuştur. Önümüzdeki yıllarda ağırlayacağımız misafir sayısını daha da arttırarak iki ülke arasındaki köprüyü güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Kültürel işbirliklerin ve ortak projelerin bu gelişime katkı sağlayacağına inancımız tamdır. Ayanlar kazı çalışmasının da bu çerçevede Şanlıurfa ve çevresinin cazibesinin arttırarak Japon dostlarımız için önemli bir çekim merkezine dönüşeceğine, dönüştüreceğine inanıyoruz. Japonya ile kültürel işbirliklerimizin hem mevcut dostluğumuzu pekiştirdiğini hem de gelecekteki ortak projeler için yeni imkanlar sunduğunu memnuniyetle görmekteyiz. Kültür, tarih ve turizm alanlarında atılacak her türlü adıma katkı sunmaya ve birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları başladı: İlk kazmayı Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa vurdu
19 Eylül 2025 Cuma - 18:48 Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları başladı: İlk kazmayı Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa vurdu En uzun iskan gören yerleşim alanı olarak bilinen Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa’nın katıldığı törenle başladı. Dünyanın şu ana kadar keşfedilen en eski ve uzun yerleşim alanı olan Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa’nın katılımıyla düzenlenen törenle başladı. Japon Milli Marşı Kimigayo ve İstiklal Marşı ile başlayan törenin ardından ilk kazmayı Japon Altes prensesi Akiko Mikasa vurdu. Muazzam arkeoloji yolunun yeni menzili Taş Tepeler projesi hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "2021’de Şanlıurfa’da ilk adımını attığımız ve 5 yıldır durmadan, dinlenmeden yürüdüğümüz muazzam bir arkeoloji yolunun yeni menzilindeyiz. Taş Tepeler Projesinin bir parçası olarak Ayanlar Höyük kazı çalışmalarını başlatmak üzere sizlerle bir aradayız. Hoş geldiniz. Sizleri saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Varlıklarıyla bu birlikteliği çok daha değerli ve anlamlı kılan Türk-Japon dostluğunu, tarihi bağlarımızı, dünden bugüne uzanan ve çok daha güçlü şekilde geleceğe uzanacağına gönülden inandığımız iş birliğimizi bir kez daha idrak etmemize vesile olan Altes Prenses Akiko, sizi ve değerli heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dünya Neolitik Çağ araştırmalarının kalbindeyiz. İnsanlığın medeniyet yürüyüşüne dair bilinenleri değiştiren ve ortak geçmişimize yeni bir bakış açısı kazandıran topraklardayız. Arkeoloji çalışmaları kapsamında burada vurulan her kazma darbesiyle, geçmişle aramızda duran bilinmezlik duvarı biraz daha yıkılmakta; uzmanlarımızın elinde tozları silkeleyen her fırça darbesi binlerce yıllık geçmişin üstünü örten gölgeleri dağıtmaktadır. Göbeklitepe, son derece hassas ve titiz şekilde yürütülen bu yoğun mesaiyle ulaştığımız birinci menzil olmuştu. İlk çiftçi toplulukların nerede ve ne zaman ortaya çıktığını araştırmak için yola çıkan arkeologların 1963 yılında keşfettiği Göbeklitepe 1995 yılından bu yana araştırılmaktadır. Kazıların başlamasını takiben ulaşılan her kalıntı, elde edilen her bulgu tarih öncesi insana dair o zamana kadar kabul görmüş her bilgi ve algıyı adım adım değiştirmiştir. Göbeklitepe’nin eşsizliği 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmesini de sağlamıştır. 2019 yılında çalışmalarını başlattığımız Karahantepe ise Şanlıurfa’da Göbeklitepe’nin çağdaşı başka yerlerin de olduğunu ortaya koymuş ve 2021 yılında hayata geçirdiğimiz Taş Tepeler Projesi için esin kaynağı olmuştur" dedi. Taş Tepeler Projesinin, 12 bin yıl önce ulaştıkları teknolojik ve sanatsal düzey ile Anadolu’daki toplulukların eski dünya için bir esin kaynağı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Anadolu’nun bugünkü uygarlığımızın temellerinin atıldığı yerlerin başında geldiğini kanıtlamıştır. Bu topraklar; yerleşik hayatın başladığı, ilk köylerin kurulduğu, üretici yaşamın ortaya çıktığı, ilk konutların ve anıtsal kamu yapılarının inşa edildiği, artı ürünün artı değere dönüştüğü ve ilk uzak mesafeli ticaret organizasyonunun yapıldığı yer olarak insanın yazdığı medeniyet hikayesinin merkezidir. Bu muazzam mirasın, Anadolu’ya emanet edilmiş kadim bilgi ve birikimin bütün insanlığa ait olduğunu, bu bilgi ve birikimi gün yüzüne çıkarmak için farklı ülkelerden gelen bilim insanları ile birlikte çalışmanın da çok anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Bu anlayışla yola çıktık ve bu anlayışla ilerlemekten son derece memnunuz" ifadelerine yer verdi. Taş Tepelerde kazılan alan sayısı 12’ye çıktı Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen projede İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran üniversiteleri ile İngiltere, Japonya, Almanya ve Çin gibi dünyanın farklı ülkelerinden gelen araştırmacıların bulunduğunu aktaran Bakan Ersoy, "2025 yılı itibari ile projede 15’i Türk, 21’i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurum görev almaktadır. Çalışmalarda görev alan bilim insanı ve öğrencilerin sayısı ise bu yıl 219 kişidir. Bu yönüyle Taş Tepeler, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji projesidir. Bugüne kadar Taş Tepeler Projesi kapsamındaki arkeolojik araştırmaları 11 ayrı noktada yürütmekteydik. 2025 yılı itibari ile bunlara 12’nci yerleşim yeri olarak Ayanlar eklenmiştir. Açıkçası Anadolu topraklarının medeniyet zenginliğinin ardı arkası kesilmiyor ve biz büyük bir heyecan ve gururla bu benzersiz mirasın her parçasına sahip çıkmayı sürdürüyoruz" dedi. En uzun süre sikan gören yerleşim alanı Ayanlar Höyük’ün en uzun süren yaşam alanı olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Bakan Ersoy, "2013 yılında tespiti yapılan Ayanlar Höyük, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi bölgenin en büyük höyüklerinden biridir. Yüzey taramaları Ayanlar’ın da yerleşik yaşamın ilk evrelerinden itibaren iskan edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte diğerlerinden farklı olarak Ayanlar Höyük en uzun süre iskan gören yerleşim alanı olarak bilinmektedir" dedi. Bayrağı torunu devraldı Altes Prens Takahito Mikasa’nın 39 yıl önce Kaman - Kalehöyük’te başlattığı kazı çalışmalarını ilk önce oğlu Prens Tomohito’nun son olarak da bugün torunu Altes Prenses Akiko’nun devraldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Ayanlar Höyük’teki arkeolojik kazılar, Altes Prenses Akiko’nun ilk kazma darbesi ile başlayacak. Tıpkı bundan 39 yıl önce dedeleri Altes Prens Takahito Mikasa’nın, Kaman-Kalehöyük’te başlattığı kazı çalışmaları gibi. 1887’de başlayıp bugüne uzanan ilişkilerimizde, Altes Prens Mikasa’nın 1963 yılındaki ziyaretinin ülkelerimiz arasındaki güçlü kültürel temas ve ilişkiler açısından bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Zatıalilerinin ülkemizin tarihine duyduğu derin ilgi; tarihi alanlarımıza ve müzelerimize gerçekleştirdikleri ziyaretler ve en nihayetinde değerli hocalarımız merhum Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve eşi merhume Prof. Dr. Nimet Özgüç ile tanışmaları iki ülke arasında yeni bir gönül ve kültür köprüsü kurulmasına temel olmuştur. 1986 yılında Prof. Tahsin Özgüç’ün bilimsel desteği ile Kaman-Kalehöyük’te Japon arkeologlar tarafından başlayan arkeolojik kazıların Onursal Başkanı da Altes Prens Mikasa idi. Söz konusu kazılar Dr. Sachihiro Omura başkanlığında aralıksız şekilde devem etmiştir. Arkeolojik kazı, araştırma ve eğitim çalışmalarının daha kapsamlı devam etmesini sağlamak amacıyla bir merkez kurulmasına karar verilince Altes Prens Takahito Mikasa’dan bayrağı, oğlu Altes Prens Tomohito devralmıştır. Altes Prens Tomohito, kızı Altes Prenses Akiko’nun da zaman zaman katıldığı fon toplama kampanyalarını bizzat yürütmeye başlamıştır. Yine birlikte Japonya’dan Türkiye’ye geziler düzenlemişler, iki ülke arasında bir kültür elçisi gibi çalışmışlardır. Bugün Kaman’da bulunan Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsünün örnek araştırma kampüsü ve Japonya dışındaki en büyük Japon bahçelerinden olan Mikasanomiya Anı Bahçesi, Saygıdeğer Mikasa ailesinin üç nesildir devam eden olağanüstü çabalarının ve Türkiye’ye besledikleri sevginin, dostluğun bir sonucudur. Kaman-Kalehöyük ile beraber Enstitünün 2009 yılında başladığı Büklükale ve Yassıhöyük kazı çalışmaları da aralıksız devam etmektedir. Bu kazılardan çıkan eserlerin sergilenip halkla buluşturulduğu Kaman-Kalehöyük Arkeoloji Müzesi ise Türk ve Japon hükümetlerinin iş birliğiyle 2010’da açılmıştır. Altes Prens Takahito Mikasa’yı ve Altes Prens Tomohito Mikasa’yı derin bir saygı ve minnetle yad ediyorum. Bu muazzam kültür köprüsünün bina edilmesinde öncülük eden saygıdeğer hocalarımız Prof. Dr. Tahsin Özgüç ile Prof. Dr. Nimet Özgüç’ü rahmetle, şükranla anıyorum. Yine bu vesileyle, derin bir sevgi ve çalışma azmiyle kendini bilime ve Anadolu topraklarına adamış olan Dr. Sachihiro Omura’yı da saygıyla anmak isterim. Kendisi, Ayanlar’da kazı çalışmalarının başlaması noktasında çok istekli ve heyecanlıydı. Bu yıl aramızdan ayrılan Dr. Omura, 50 yılı aşkın bir süre boyunca ülkemizin bilim ve kültürüne hizmet etmiş, Japonya ve Türkiye arasında eşsiz bir bilimsel ve kültürel köprü inşa etmiştir. Arkeoloji dünyasına kalıcı eserler bırakan Dr. Omura’nın Anadolu arkeolojisine, özellikle İç Anadolu Bölgesi’ndeki çalışmalara sunduğu katkı ve hizmetler, bu alanda çalışmaları sürdürecek olan gelecek nesillere rehber ve ilham olmaya devam edecektir. Kendisini daima minnetle, sevgi ve saygıyla yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. İlk kazmayı vuracaklarını belirten Bakan Ersoy, "Bir kez daha altını çizmek isterim ki topraklarımızın bağrında muhafaza edilmiş farklı medeniyetlerin kadim mirasına, onların varisi, söz konusu mirasın sahibi ve koruyucusu olmanın getirdiği ağır sorumluluğa yakışır bir hassasiyet ve titizlikle sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu zenginliğin sunduğu bilgi ve birikimi, ortak miras anlayışıyla tüm insanlıkla paylaşmaya devam edeceğiz. Ben, Türk-Japon kültürel iş birliğine yeni bir iz bırakmak üzere birlikte ilk kazmayı vurmadan önce Altes Prenses Akiko’ya ve zatıalilerinin şahsında Japon hükümetine şükranlarımı sunuyorum. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsüne, Şanlıurfa Valiliğine, Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul’a ve kıymetli ekibine, değerli mesai arkadaşlarıma ve bizimle iş birliği yapan bütün kişi, kurum ve kuruluşlara canıgönülden teşekkür ediyorum. Ayanlar Höyük çalışmalarımızın Türk ve dünya arkeolojisi için hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. Projeye küçük de olsa katkı sunduğu için çok mutlu olduğunu belirten Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, "Bugün, başta Chiba Teknoloji Enstitüsü, Tokyo Üniversitesi ve Orta Doğu Kültür Merkezine bağlı Japon Anadolu Arkeolojisi Enstitüsü olmak üzere, Japonlardan kurulu kazı ekibi tarafından yürütülecek Ayanlar Ören Yeri Kazısı’nın başlama töreninin gerçekleştiriliyor olmasından son derece memnuniyet duyuyorum. Buradaki kazı başlama töreni birkaç yıldır planlanıyordu, ancak durumun uygun olmaması ve diğer zorluklar dolayısıyla gerçekleştirilememişti. 2023 yılında depremler meydana geldiğinde, kazı alanının durumu konusunda çok endişe duymuştuk, ancak büyük bir etkisinin olmaması içimizi rahatlatmıştı. Nihayet gerçekleşiyor olmasından memnuniyet duyduğumuz bu proje için en başından itibaren hep sabırsızlık duyan, ancak şimdi aramızda bulunmayan müteveffa Profesör Omura Sachihiro da sanırım bugün en mutlu kişi olurdu. Ayanlar, dünyanın en eski tapınağı olduğu düşünülen kalıntıların bulunduğu Göbeklitepe’ye yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta konumlanıyor ve tapınağı inşa edenlerin yerleşim yeri olabileceği belirtiliyor. Tarihi yeniden yazacak keşifler ortaya çıkarması beklenen bu ören yerinin kazısında Japon ekibinin yer almasından büyük gurur duyuyorum ve kazı başlama törenine katılarak bu projeye küçük de olsa katkıda bulunabildiğim için çok mutluyum" dedi. 1986 yılında başlayan çalışmalar 2025 yılına uzandı Kaman - Kalehöyük’teki kazı çalışmalarında yaşananları aktaran Prenses Akiko Mikasa, "30 Mayıs 1986’da Prens Takahito Mikasa, Kaman - Kalehöyük’teki kazı başlama törenine katılmıştı. Prens Takahito Mikasa, höyüğün tepesindeki kum yığınını tahta bir çapayla kazmış, tören planlandığı gibi tamamlandıktan sonra, Profesör Omura’ya gerçek bir kazı yapmak istediğini söylemişti. Prens Takahito Mikasa eline gerçek yepyeni bir kazma alarak kum yığınının hemen yanında kazıya başlamıştı. Yaklaşık beş dakika sonra, kazması bir şeye değince kazmayı durdurup oturmuştu. Topraktan bir çömleğe ait kırık parça çıkartıldığında yüksek bir şaşırma sesi duyulmuştu. Prens Takahito Mikasa elinde, avuç içi büyüklüğünde, kurşun renkli bir çömlek parçası tutuyordu. Prens, yüzünde çok sevinçli bir ifadeyle o parçayı Prof. Dr. Tahsin Özgüç’e uzattığında profesör hemen şu şekilde cevap vermiş ‘Bu, Demir Çağından kalma, yaklaşık 2700 yıl öncesine ait bir parçadır. İyi bir başlangıç’. Sonrasında pek çok kişi Profesör Omura’ya ‘Sen bir hazırlık mı yaptın yoksa’ diye sormuş, ancak bu gerçekten bizzat Prens Takahito Mikasa’nın keşfiydi ve ‘iyi bir başlangıç’ ifadesine uygun olarak, Kaman - Kalehöyük’ten önemli sonuçlar elde edildi. Ayanlar Ören Yerinin de böyle iyi bir başlangıç yapmasını dileyerek sözlerime son vermek istiyorum" diye konuştu. Programda Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da birer konuşma yaparak Şanlıurfa’nın tarihi önemine değildi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Japonya Büyükelçisi Katsumata Takahiko , Tokyo Üniversitesi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Nıshıakı Yoshihiro, Chiba Teknoloji Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Setokuma Osamu, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Matsumura Kimiyoshi, Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul ile birlikte çok sayıda kişi katıldı. Konuşmaların ardından dünyanın insanlar için en uzun süre yaşam alanı olan Ayanlar Höyük’e ilk kazma vuruldu.
Dünyanın en eski ve uzun yerleşim alanında ilk kazmayı Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa vurdu
19 Eylül 2025 Cuma - 18:29 Dünyanın en eski ve uzun yerleşim alanında ilk kazmayı Japon Altes Prensesi Akiko Mikasa vurdu Dünyanın şu ana kadar keşfedilen en uzun ve eski yerleşim alanı olan Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa’nın katılımıyla düzenlenen törenle başladı. Dünyanın şu ana kadar keşfedilen en eski ve uzun yerleşim alanı olan Ayanlar Höyük’te kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa’nın katılımıyla düzenlenen törenle başladı. Japon Milli Marşı Kimigayo ve İstiklal Marşıyla başlayan törenin ardından ilk kazmayı Japon Altes prensesi Akiko Mikasa vurdu. Muazzam arkeoloji yolunun yeni menzili Taş Tepeler projesi hakkında bilgi veren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy," 2021’de Şanlıurfa’da ilk adımını attığımız ve 5 yıldır durmadan, dinlenmeden yürüdüğümüz muazzam bir arkeoloji yolunun yeni menzilindeyiz. Taş Tepeler Projesinin bir parçası olarak Ayanlar Höyük kazı çalışmalarını başlatmak üzere sizlerle bir aradayız. Hoş geldiniz. Sizleri saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Varlıklarıyla bu birlikteliği çok daha değerli ve anlamlı kılan Türk-Japon dostluğunu, tarihi bağlarımızı, dünden bugüne uzanan ve çok daha güçlü şekilde geleceğe uzanacağına gönülden inandığımız iş birliğimizi bir kez daha idrak etmemize vesile olan Altes Prenses Akiko, sizi ve değerli heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Sizleri ülkemizde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Dünya Neolitik Çağ araştırmalarının kalbindeyiz. İnsanlığın medeniyet yürüyüşüne dair bilinenleri değiştiren ve ortak geçmişimize yeni bir bakış açısı kazandıran topraklardayız. Arkeoloji çalışmaları kapsamında burada vurulan her kazma darbesiyle, geçmişle aramızda duran bilinmezlik duvarı biraz daha yıkılmakta; uzmanlarımızın elinde tozları silkeleyen her fırça darbesi binlerce yıllık geçmişin üstünü örten gölgeleri dağıtmaktadır. Göbeklitepe, son derece hassas ve titiz şekilde yürütülen bu yoğun mesaiyle ulaştığımız birinci menzil olmuştu. İlk çiftçi toplulukların nerede ve ne zaman ortaya çıktığını araştırmak için yola çıkan arkeologların 1963 yılında keşfettiği Göbeklitepe 1995 yılından bu yana araştırılmaktadır. Kazıların başlamasını takiben ulaşılan her kalıntı, elde edilen her bulgu tarih öncesi insana dair o zamana kadar kabul görmüş her bilgi ve algıyı adım adım değiştirmiştir. Göbeklitepe’nin eşsizliği 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girmesini de sağlamıştır. 2019 yılında çalışmalarını başlattığımız Karahantepe ise Şanlıurfa’da Göbeklitepe’nin çağdaşı başka yerlerin de olduğunu ortaya koymuş ve 2021 yılında hayata geçirdiğimiz Taş Tepeler Projesi için esin kaynağı olmuştur" dedi. Taş Tepeler Projesi, 12 bin yıl önce ulaştıkları teknolojik ve sanatsal düzey ile Anadolu’daki toplulukların eski dünya için bir esin kaynağı olduğunu belirten Bakan Ersoy," Anadolu’nun bugünkü uygarlığımızın temellerinin atıldığı yerlerin başında geldiğini kanıtlamıştır. Bu topraklar; yerleşik hayatın başladığı, ilk köylerin kurulduğu, üretici yaşamın ortaya çıktığı, ilk konutların ve anıtsal kamu yapılarının inşa edildiği, artı ürünün artı değere dönüştüğü ve ilk uzak mesafeli ticaret organizasyonunun yapıldığı yer olarak insanın yazdığı medeniyet hikayesinin merkezidir. Bu muazzam mirasın, Anadolu’ya emanet edilmiş kadim bilgi ve birikimin bütün insanlığa ait olduğunu, bu bilgi ve birikimi gün yüzüne çıkarmak için farklı ülkelerden gelen bilim insanları ile birlikte çalışmanın da çok anlamlı ve değerli olduğunu düşünüyoruz. Bu anlayışla yola çıktık ve bu anlayışla ilerlemekten son derece memnunuz" İfadelerine yer verdi. Taş Tepelerde kazılan alan sayısı 12’ye çıktı Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde yürütülen projede İstanbul, Çukurova, Ege ve Harran üniversiteleri ile İngiltere, Japonya, Almanya ve Çin gibi dünyanın farklı ülkelerinden gelen araştırmacıların bulunduğunu aktaran Bakan Ersoy, "2025 yılı itibari ile projede 15’i Türk, 21’i yabancı olmak üzere toplam 36 akademik kurum görev almaktadır. Çalışmalarda görev alan bilim insanı ve öğrencilerin sayısı ise bu yıl 219 kişidir. Bu yönüyle Taş Tepeler, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeoloji projesidir. Bugüne kadar Taş Tepeler Projesi kapsamındaki arkeolojik araştırmaları 11 ayrı noktada yürütmekteydik. 2025 yılı itibari ile bunlara 12’nci yerleşim yeri olarak Ayanlar eklenmiştir. Açıkçası Anadolu topraklarının medeniyet zenginliğinin ardı arkası kesilmiyor ve biz büyük bir heyecan ve gururla bu benzersiz mirasın her parçasına sahip çıkmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. En uzun süre sikan gören yerleşim alanı Ayanlar Höyük’ün en uzun süren yaşam alanı olduğunu tespit ettiklerini söyleyen Bakan Ersoy, "2013 yılında tespiti yapılan Ayanlar Höyük, Göbeklitepe ve Karahantepe gibi bölgenin en büyük höyüklerinden biridir. Yüzey taramaları Ayanlar’ın da yerleşik yaşamın ilk evrelerinden itibaren iskan edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte diğerlerinden farklı olarak Ayanlar Höyük en uzun süre iskan gören yerleşim alanı olarak bilinmektedir" dedi. Bayrağı torunu devraldı Altes Prens Takahito Mikasa’nın 39 yıl önce Kaman - Kalehöyük’te başlattığı kazı çalışmalarını ilk önce oğlu Prens Tomohito2nun son olarak da bu gün torunu Altes Prenses Akiko’nun devraldığını söyleyen Bakan Ersoy, "Ayanlar Höyük’teki arkeolojik kazılar, Altes Prenses Akiko’nun ilk kazma darbesi ile başlayacak. Tıpkı bundan 39 yıl önce dedeleri Altes Prens Takahito Mikasa’nın, Kaman-Kalehöyük’te başlattığı kazı çalışmaları gibi. 1887’de başlayıp bugüne uzanan ilişkilerimizde, Altes Prens Mikasa’nın 1963 yılındaki ziyaretinin ülkelerimiz arasındaki güçlü kültürel temas ve ilişkiler açısından bir dönüm noktası olduğunu söyleyebiliriz. Zatıalilerinin ülkemizin tarihine duyduğu derin ilgi; tarihi alanlarımıza ve müzelerimize gerçekleştirdikleri ziyaretler ve en nihayetinde değerli hocalarımız merhum Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve eşi merhume Prof. Dr. Nimet Özgüç ile tanışmaları iki ülke arasında yeni bir gönül ve kültür köprüsü kurulmasına temel olmuştur. 1986 yılında Prof. Tahsin Özgüç’ün bilimsel desteği ile Kaman-Kalehöyük’te Japon arkeologlar tarafından başlayan arkeolojik kazıların Onursal Başkanı da Altes Prens Mikasa idi. Söz konusu kazılar Dr. Sachihiro Omura başkanlığında aralıksız şekilde devem etmiştir. Arkeolojik kazı, araştırma ve eğitim çalışmalarının daha kapsamlı devam etmesini sağlamak amacıyla bir merkez kurulmasına karar verilince Altes Prens Takahito Mikasa’dan bayrağı, oğlu Altes Prens Tomohito devralmıştır. Altes Prens Tomohito, kızı Altes Prenses Akiko’nun da zaman zaman katıldığı fon toplama kampanyalarını bizzat yürütmeye başlamıştır. Yine birlikte Japonya’dan Türkiye’ye geziler düzenlemişler, iki ülke arasında bir kültür elçisi gibi çalışmışlardır. Bugün Kaman’da bulunan Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsünün örnek araştırma kampüsü ve Japonya dışındaki en büyük Japon bahçelerinden olan Mikasanomiya Anı Bahçesi, Saygıdeğer Mikasa ailesinin üç nesildir devam eden olağanüstü çabalarının ve Türkiye’ye besledikleri sevginin, dostluğun bir sonucudur. Kaman-Kalehöyük ile beraber Enstitünün 2009 yılında başladığı Büklükale ve Yassıhöyük kazı çalışmaları da aralıksız devam etmektedir. Bu kazılardan çıkan eserlerin sergilenip halkla buluşturulduğu Kaman-Kalehöyük Arkeoloji Müzesi ise Türk ve Japon hükümetlerinin iş birliğiyle 2010’da açılmıştır. Altes Prens Takahito Mikasa’yı ve Altes Prens Tomohito Mikasa’yı derin bir saygı ve minnetle yad ediyorum. Bu muazzam kültür köprüsünün bina edilmesinde öncülük eden saygıdeğer hocalarımız Prof. Dr. Tahsin Özgüç ile Prof. Dr. Nimet Özgüç’ü rahmetle, şükranla anıyorum. Yine bu vesileyle, derin bir sevgi ve çalışma azmiyle kendini bilime ve Anadolu topraklarına adamış olan Dr. Sachihiro Omura’yı da saygıyla anmak isterim. Kendisi, Ayanlar’da kazı çalışmalarının başlaması noktasında çok istekli ve heyecanlıydı. Bu yıl aramızdan ayrılan Dr. Omura, 50 yılı aşkın bir süre boyunca ülkemizin bilim ve kültürüne hizmet etmiş, Japonya ve Türkiye arasında eşsiz bir bilimsel ve kültürel köprü inşa etmiştir. Arkeoloji dünyasına kalıcı eserler bırakan Dr. Omura’nın Anadolu arkeolojisine, özellikle İç Anadolu Bölgesi’ndeki çalışmalara sunduğu katkı ve hizmetler, bu alanda çalışmaları sürdürecek olan gelecek nesillere rehber ve ilham olmaya devam edecektir. Kendisini daima minnetle, sevgi ve saygıyla yad edeceğiz" ifadelerini kullandı. İlk kazmayı vuracaklarını belirten Bakan Ersoy, "Bir kez daha altını çizmek isterim ki topraklarımızın bağrında muhafaza edilmiş farklı medeniyetlerin kadim mirasına;, onların varisi, söz konusu mirasın sahibi ve koruyucusu olmanın getirdiği ağır sorumluluğa yakışır bir hassasiyet ve titizlikle sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bu zenginliğin sunduğu bilgi ve birikimi, ortak miras anlayışıyla tüm insanlıkla paylaşmaya devam edeceğiz. Ben, Türk-Japon kültürel iş birliğine yeni bir iz bırakmak üzere birlikte ilk kazmayı vurmadan önce Altes Prenses Akiko’ya ve zatıalilerinin şahsında Japon hükümetine şükranlarımı sunuyorum. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsüne, Şanlıurfa Valiliğine, Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul’a ve kıymetli ekibine, değerli mesai arkadaşlarıma ve bizimle iş birliği yapan bütün kişi, kurum ve kuruluşlara canıgönülden teşekkür ediyorum. Ayanlar Höyük çalışmalarımızın Türk ve dünya arkeolojisi için hayırlı olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum" diye konuştu. Projeye küçük de olsa katkı sunduğu için çok mutlu olduğunu belirten Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, "Bugün, başta Chiba Teknoloji Enstitüsü, Tokyo Üniversitesi ve Orta Doğu Kültür Merkezine bağlı Japon Anadolu Arkeolojisi Enstitüsü olmak üzere, Japonlardan kurulu kazı ekibi tarafından yürütülecek Ayanlar Ören Yeri Kazısı’nın başlama töreninin gerçekleştiriliyor olmasından son derece memnuniyet duyuyorum. Buradaki kazı başlama töreni birkaç yıldır planlanıyordu, ancak durumun uygun olmaması ve diğer zorluklar dolayısıyla gerçekleştirilememişti. 2023 yılında depremler meydana geldiğinde, kazı alanının durumu konusunda çok endişe duymuştuk, ancak büyük bir etkisinin olmaması içimizi rahatlatmıştı. Nihayet gerçekleşiyor olmasından memnuniyet duyduğumuz bu proje için en başından itibaren hep sabırsızlık duyan, ancak şimdi aramızda bulunmayan müteveffa Profesör Omura Sachihiro da sanırım bugün en mutlu kişi olurdu. Ayanlar, dünyanın en eski tapınağı olduğu düşünülen kalıntıların bulunduğu Göbeklitepe’ye yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta konumlanıyor ve tapınağı inşa edenlerin yerleşim yeri olabileceği belirtiliyor. Tarihi yeniden yazacak keşifler ortaya çıkarması beklenen bu ören yerinin kazısında Japon ekibinin yer almasından büyük gurur duyuyorum ve kazı başlama törenine katılarak bu projeye küçük de olsa katkıda bulunabildiğim için çok mutluyum" dedi. 1986 yılında başlayan çalışmalar 2025 yılına uzandı Kaman - Kalehöyük’teki kazı çalışmalarında yaşananları aktaran Prenses Akiko Mikasa, "30 Mayıs 1986’da Prens Takahito Mikasa, Kaman - Kalehöyük’teki kazı başlama törenine katılmıştı. Prens Takahito Mikasa, höyüğün tepesindeki kum yığınını tahta bir çapayla kazmış, tören planlandığı gibi tamamlandıktan sonra, Profesör Omura’ya gerçek bir kazı yapmak istediğini söylemişti. Prens Takahito Mikasa eline gerçek yepyeni bir kazma alarak kum yığınının hemen yanında kazıya başlamıştı. Yaklaşık beş dakika sonra, kazması bir şeye değince kazmayı durdurup oturmuştu. Topraktan bir çömleğe ait kırık parça çıkartıldığında yüksek bir şaşırma sesi duyulmuştu. Prens Takahito Mikasa elinde, avuç içi büyüklüğünde, kurşun renkli bir çömlek parçası tutuyordu. Prens, yüzünde çok sevinçli bir ifadeyle o parçayı Prof. Dr. Tahsin Özgüç’e uzattığında profesör hemen şu şekilde cevap vermiş ‘Bu, Demir Çağından kalma, yaklaşık 2700 yıl öncesine ait bir parçadır. İyi bir başlangıç’. Sonrasında pek çok kişi Profesör Omura’ya ‘Sen bir hazırlık mı yaptın yoksa’ diye sormuş, ancak bu gerçekten bizzat Prens Takahito Mikasa’nın keşfiydi ve ‘iyi bir başlangıç’ ifadesine uygun olarak, Kaman - Kalehöyük’ten önemli sonuçlar elde edildi. Ayanlar Ören Yerinin de böyle iyi bir başlangıç yapmasını dileyerek sözlerime son vermek istiyorum" diye konuştu. Programda Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar da birer konuşma yaparak Şanlıurfa’nın tarihi önemine değildi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Japonya Altes Prensesi Akiko Mikasa, Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, Japonya Büyükelçisi Katsumata Takahiko , Tokyo Üniversitesi Müzesi Müdürü Prof. Dr. Nıshıakı Yoshihiro, Chiba Teknoloji Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Setokuma Osamu, Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Doç. Dr. Matsumura Kimiyoshi, Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul ile birlikte çok sayıda kişi katıldı. Konuşmaların ardından dünyanın insanlar için en uzun süre yaşam alanı olan Ayanlar Höyük’e ilk kazma vuruldu. (Şİ
"Adil-i Mutlak Sergisi" Konya’da açıldı
19 Eylül 2025 Cuma - 17:58 "Adil-i Mutlak Sergisi" Konya’da açıldı Konya’da Kültür Yolu Festivali kapsamında "Adil-i Mutlak Sergisi" açıldı. Tantavi Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen serginin açılışı; Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka, Konya İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve misafirlerin katılımı ile yapıldı. Konya Valisi İbrahim Akın, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında yeni bir sergiyi daha açtıklarını belirterek, "Hem hat sanatının nadide örneklerini hem de tezhip sanatının çok seçkin eserlerini birlikte görme fırsatı bulduk" diye konuştu. AK Parti Konya Milletvekili Meryem Göka da, "Başkentler başkenti Konya’mızda bu kadar güzel bir sergiye ev sahipliği yapmak hepimiz için bir gurur vesilesi. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Altay teşekkür etti Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya’da çok önemli bir serginin daha açılışını gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tantavi Kültür Merkezi’nin açıldığı günden itibaren Meram Belediyesi’nin şehre kazandırdığı önemli bir kültür alanına dönüştüğünü vurgulayan Başkan Altay, "Yıl boyunca birçok etkinlik düzenleniyor. Bu yıl Kültür Yolu Festivali kapsamında açtığımız bu serginin bizim için farklılıkları var. Albayrak Grubu’na teşekkür ediyoruz. Her yıl burada çok güzel sergiler açıyorlar. Bu yıl da ‘adalet’ temalı hat ve tezhip sergisinin açılışını gerçekleştirdik" dedi. Konya’nın, geleneksel sanatlar anlamında çok önemli isimleri barındırdığına değinen Başkan Altay, "Başta Hüseyin Öksüz hocamız ve onun talebeleri olmak üzere birçok hattatımızın eserini görmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz" açıklamasını yaptı. Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, sergide sanatçıların adaletle ilgili Kur’an-ı Kerim’de geçen ayetleri ve hükümleri çalıştığını belirterek, "Kıymetli Hüseyin Öksüz hocamızın kıymetli öğrencileri var. Hem yerelde hem ulusalda hem de uluslararası alanda bizleri gururla temsil ederek bu sanatı ileriye taşıyorlar. Adil-i Mutlak temalı sergimiz çok kıymetli bir sergi. Hem bu konuyla ilgilenenleri, hem sanatseverleri muhakkak sergimize bekliyoruz" açıklamasını yaptı. Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü de "Her sene farklı bir temayla sanatseverlerin karşısına çıkıyoruz. Bu seneki temamız Adil-i Mutlak. Bunun gururunu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi. Adalet temasını merkezine alan, hat ve tezhip sanatının eşsiz örneklerinin yer aldığı sergi, 30 Eylül’e kadar Tantavi Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.
Konya’nın bin yıllık vakıf kültürünü anlatan sergi açıldı
19 Eylül 2025 Cuma - 17:35 Konya’nın bin yıllık vakıf kültürünü anlatan sergi açıldı Vakıf Katılım’ın hayata geçirdiği "Vakıf Eserleri Envanter Projesi" kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından AYNA "Anadolu Göğünün İpek Mahyası" temalı Konya Vakıf Eserleri Fotoğraf ve Deneyim Sergisi’nin açılışı yapıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilerek kültür dünyasına kazandırılan Depo No:4’te düzenlenen serginin açılışı; Konya Valisi İbrahim Akın, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Kara Kuvvetleri Komutanlığı EDOK Eğitim Tümen Komutanı Tümgeneral Emre Tayanç, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve il protokolünün katılımıyla yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na düzenlediği Türkiye Kültür Yolu Festivali için teşekkür ederek, Konya’da Mistik Müzik Festivali’ni Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlediklerini söyledi. Konya’da önemli bir etkinliğin daha açılışını gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Altay, Konya’da 30 Eylül’e kadar çok önemli organizasyonlar olacağını söyledi. 200 yıl Selçuklu’ya başkentlik yapmış Konya’nın bir vakıf şehri olduğuna dikkat çeken Başkan Altay, "Şehrimizde çok önemli vakıf eserleri var. Çok güzel fotoğraflarla Kültür Yolu kapsamında bu sergimizin açılışını gerçekleştirdik. Mistik Müzik Festivali kapsamında 30 Eylül’e kadar sürecek programlarımıza Konyalı hemşehrilerimizi ve civar illerden vatandaşlarımızı Konya’ya davet ediyoruz. Depo No: 4’teki bu sergi gibi birçok etkinliğe de ev sahipliği yapacağız" değerlendirmesini yaptı. Konya Valisi İbrahim Akın ise, Selçuklu’dan Osmanlı’ya Osmanlı’dan günümüze kadar uzanan vakıf eserlerinin kronolojik sıralamasını sergide görmenin mümkün olduğunu vurgulayarak, "Bu sergide Konya’nın, esasında vakıf kültürü varlıkları açısından ne kadar zengin olduğunu da görme fırsatı buluyorsunuz" ifadelerini kullandı. Sergide, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan külliye, cami, medrese, han, hamam, türbe, çeşme gibi vakıf eserleri ile bu eserleri süsleyen çini, ahşap oyma, kalem işi ve taş işçiliği gibi tarihi ve sanatsal değeri yüksek eserler yer alıyor. AYNA "Anadolu Göğünün İpek Mahyası" sergisini, sanatseverler 30 Haziran 2026 tarihine kadar Depo No:4’te ziyaret edebilecek.
Tarihi Anadolu Selçuklu Hamamkarahisar Ulu Camii yeniden ibadete açıldı
19 Eylül 2025 Cuma - 16:19 Tarihi Anadolu Selçuklu Hamamkarahisar Ulu Camii yeniden ibadete açıldı Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde 13. yüzyılda inşa edilen ve son dönemlerde atıl vaziyette bulunan Tarihi Anadolu Selçuklu Hamamkarahisar Ulu Camii, Sivrihisar Belediyesi tarafından aslına uygun bir şekilde restorasyonu gerçekleştirilerek yoğun bir katılımla yeniden ibadete açıldı. Restorasyon, Sivrihisar Belediye Başkanı Habil Dökmeci’nin önderliğinde, belediyenin öz kaynakları ile yapılan, uzman mimarlarla birlikte yürütülen iş birliği aslına uygun bir şekilde gerçekleştirildi. Başkan Dökmeci, yaptığı açılış konuşmasında "Bugün, tarihimize, kültürümüze ve ecdadımızın mirasına sahip çıkmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Hamamkarahisar Mahallemizde bulunan ve 13. yüzyıldan günümüze ulaşan Selçuklu Ulu Camii’nin kapsamlı restorasyon çalışmalarını tamamlamış olmanın mutluluğu içindeyiz. Bu cami, yalnızca bir ibadet yeri değil; aynı zamanda milletimizin köklü tarihinin, mimari estetiğinin ve inanç dünyasının bir yansımasıdır. Asırlardır ayakta duran bu güzide yapının her bir taşında, Selçuklu’nun izlerini, Anadolu’nun ruhunu görmek mümkündür. Sivrihisar Belediyesi olarak, tarihî ve kültürel mirasımıza sahip çıkmayı sadece bir görev değil, bir vefa borcu olarak görüyoruz. Bu restorasyon süreci, büyük bir titizlikle, aslına uygun şekilde yürütüldü. Caminin özgün mimarisi korunarak, yapıya zarar vermeden, gelecek nesillere aktarılabilecek bir şekilde yenilendi. Bu projeyi, hiçbir dış kaynak kullanmadan, tamamen Sivrihisar Belediyemizin öz kaynaklarıyla, yani milletimizin alın teriyle gerçekleştirmiş olmanın ayrıca altını çizmek istiyorum. Bu bizim için gurur verici bir tablodur." dedi. "Bu kadim yapı, inşallah bundan sonra da nice nesillere hizmet etmeye devam edecektir" Başkan Habil Dökmeci, "Restorasyon çalışmamızda emeği geçen yüksek mimar Sibel Özdemir İlhan’a, mimar Recep Özdemir’e ve personelimiz mimar Mustafa Özdemir’e, Valimiz Hüseyin Aksoy’a, destek veren Büyük Birlik Partisi Mustafa Destici’ye, Ankara Vakıflar Genel Müdürlüğüne, Kütahya Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ve Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne, tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ederken, bizlerin her zaman yanında olan ve desteklerini esirgemeyen 22.Dönem Eskişehir Milletvekilimiz Fahri Keskin’e şükranlarımı sunuyorum. Son olarak büyüğümüz rahmetli Orhan Keskin’i de rahmet ve dua ile anıyorum. Bu eser, birlik ve beraberlikle neler başarabileceğimizin en güzel göstergesidir. Dualarımızla, umutlarımızla açılışını yaptığımız bu kadim yapı, inşallah bundan sonra da nice nesillere hizmet etmeye devam edecek. Bu vesileyle, hepinize katılımınız için teşekkür ediyor, bu anlamlı günün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Ulu Camii’nin açılış törenine, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 22. Dönem AKP Milletvekili Fahri Keskin, Beylikova Belediye Başkanı Hakan Karabacak, Günyüzü Belediye Başkanı Hidayet Özmen, İl Müftüsü Muharrem Gül, İlçe Müftüsü Mustafa Budak, CHP İlçe Başkanı Faruk Ertaş, Sivrihisar Belediyesi Meclis Üyeleri, Eskişehir Alperen Ocakları İl Başkanı Ali Mücahit Destici ve vatandaşlar katıldı.
Şehit Savcı Murat Uzun’a yazılan mektuplar kitap oldu
19 Eylül 2025 Cuma - 15:28 Şehit Savcı Murat Uzun’a yazılan mektuplar kitap oldu Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı himayesinde, PTT Çalışanları Dayanışma Derneği tarafından organize edilen "Şehit Savcı Murat Uzun’a Mektup Yarışması"nda dereceye giren eserler ile şehidin ailesi tarafından kaleme alınan mektuplar kitaplaştırıldı. 2012 yılında Tunceli’nin Ovacık ilçesinde görevi başında şehit edilen Cumhuriyet Savcısı Murat Uzun’un aziz hatırasına kaleme alınan mektuplar kitap haline getirildi. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı himayesinde, PTT Çalışanları Dayanışma Derneği’nin düzenlediği "Şehidime Mektup" yarışmasına gönderilen eserler ile şehidin ailesinin duygu yüklü satırları bir araya getirilerek "Şehidime Mektup Cumhuriyet Savcısı Murat Uzun" adlı kitapta buluşturuldu. Kitabın tanıtımı, Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salonda düzenlenen 19 Eylül Gaziler Günü programında yapıldı. Törenin en duygu yüklü anları ise kitaptan seçilen bazı mektupların okunması sırasında yaşandı. Şehidin eşi Cihan Uzun ile çocukları Emir Kağan ve Hakan Taner gözyaşlarını tutamadı. Programda ayrıca Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan Murat Uzun’un hayatını anlatan video da katılımcılara izletildi. PTT Çalışanları Dayanışma Derneği Genel Başkanı Mustafa Bayraktar, projeyi hayata geçirmenin kendileri için onur olduğunu ifade ederek, "2023 yılında şehit savcımız adına ülke genelinde bir mektup yarışması düzenlemiştik. Katılım çok yoğundu, ardından ödül törenini gerçekleştirdik. O gün ‘Bu mektupları kitaplaştıracağız, edebiyat dünyasına kazandıracağız’ diye söz vermiştik. Bugün o sözü yerine getirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kitapta toplam 30 mektup var. Giriş bölümünde şehidimizin oğulları ve kardeşlerinin kaleme aldığı satırlarla başlıyor. Ardından dereceye giren mektuplar ve değerlendirmeye alınan diğer yazılar yer alıyor. Kitabı hazırlarken zaman zaman çok duygulandık, gözyaşları döktük. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum" dedi. Devlet protokolü de katıldı Törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Samsun Milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Murat Çan, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç’ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Konuşmaların ardından şehit savcı Murat Uzun’un hatırası bir kez daha yâd edildi.