KÜLTÜR SANAT
Nysa Zarafet Güzeli belli oldu 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:28:06 Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde bu yıl 54.’sü düzenlenen Uluslararası Sultanhisar Atça Nysa Çilek Tarım Kültür ve Sanat Festivali kapsamında her yıl gerçekleştirilen Nysa Zarafet Güzeli Elif Şimşek oldu. 1940’lı yıllarda ’Portakal Festivali’ olarak düzenlenen ve son yıllarda uluslararası düzeyde kutlanan Sultanhisar Atça Nysa Çilek Tarım Kültür ve Sanat Festivali 54. kez coşkuya sahne oldu. Nysa Zarafet Güzeli ve Çilek Güzeli yarışmaları ile binlerce genç kızın heyecanla beklediği festival, 6-17 Mayıs tarihlerinde Sultanhisar ve Atça’da gerçekleştirilirken, 11 gün sürecek olan festivalin Sultanhisar etkinlikleri Nysa Zarafet Güzeli yarışması ile sonlandı. Sultanhisar Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen "Nysa Zarafet Güzeli" yarışmasına katılan genç kızlar birincilik için boy gösterirken 13 güzel arasından Edirne’den katılan Elif Şimşek birinci, Kıbrıs’tan katılan Esma Alıcı ikinci, Nazilli’den katılan Mehlika Çetin ise üçüncü seçildi. Birinci güzel 15 bin TL ödülün sahibi olurken ikinciye 10 bin TL, üçüncüye ise 7 bin TL ödül verildi. Zarafet Güzeli’nin tacını takmasının ardından ünlü sanatçı Poizi sahne aldı. Sevilen şarkılarla birlikte unutulmaz akşam yaşayan vatandaşlar, şarkılara birlikte eşlik etti. Yoğun katılımın olduğu festivalin Sultanhisar etkinlikleri sona erdi.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:48 Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin bulunduğu bölgede BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ile incelemede bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir Belediyesi olarak, ilçemizin binlerce yıllık köklü geçmişini gün yüzüne çıkarmak ve kültürel mirasımızı gelecek nesillere aktarmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, BUÜ Arkeoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ve ekibiyle birlikte Yenişehir’de gün yüzüne çıkmayı bekleyen tarihi yapıları inceledi. Program kapsamında Eski Marmaracık ve Koyunhisar bölgelerinde incelemelerde bulunan heyet, daha sonra Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nde incelemelerine devam etti. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Osmanlı’nın ilk başkenti olan Yenişehir’in aslında çok daha eski ve kadim medeniyetlere ev sahipliği yaptığını biliyoruz. Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetin ayak izleri var. Bizler bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizm merkezi yapmaya kararlıyız" dedi. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, ilçenin tarihini değiştirecek önemli açıklamalarda bulundu Milattan önce 300’lü yıllara dayanan Süleymaniye Kalesi’nde ve Osmanlı’nın Bursa’ya açılan kapısı olan Koyunhisar’da incelemelerde bulunan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Yenişehir’in her karış toprağında binlerce yıllık medeniyetlerin ayak izleri var. Bu mirası ayağa kaldırarak ilçemizi turizmin merkezi yapmaya kararlıyız" dedi. Osmanlı’nın Bizans’a karşı kazandığı ilk büyük zafer olan Koyunhisar Savaşı’nın yapıldığı ve Osman Bey’in yeğeni Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada bir müze yapmayı planladıklarını anlatan Başkan Ercan Özel, "Aydoğdu Bey’in şehit düştüğü noktada tarihi atmosferi yaşatacak bir Koyunhisar Savaş Müzesi inşa etmeyi planlıyoruz. Bölgedeki höyüklerden alınan numuneler ve bulunan kilise kalıntıları ise, ilçenin Bizans ve öncesi dönemine de ışık tutacak" ifadelerini kullandı. Süleymaniye Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Süleymaniye (Hisar) Kalesi’nin kalıntılarını inceleyen Başkan Özel ve beraberindeki heyet, 2 bin 300 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kalenin gün yüzüne çıkarılması adına gerekli çalışmalar için kolları sıvadı. Yenişehir’i turizm rotasına dahil etmek için Anıtlar Kurulu, Kültür Turizm İl Müdürlüğü ve İznik Müze Müdürlüğü ile ortak çalışmaların başladığını ifade eden Başkan Ercan Özel, projenin bölge halkına getirisini, "Yurt dışında 100 yıllık bir yapılar milyonlarca turisti kendine çekilirken, biz burada 2 bin 300 yıllık bir tarihten bahsediyoruz. Süleymaniye Kalesi’nde yapacağımız çalışmalar ve bölgedeki mesire alanı ile burayı yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline getireceğiz. Bu proje, bölge halkımıza hem kültürel hem de ekonomik anlamda ciddi katkılar sağlayacak" diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı. İznik Bazilikası’nı dünya literatürüne kazandıran Prof. Dr. Mustafa Şahin de Süleymaniye (Hisar) Kalesi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Kalenin Helenistik Çağ’a (M.Ö. 300’lü yıllar) dayandığını belirterek, "Süleymaniye (Hisar) Kalesi yaklaşık 2 bin 300 yıllık bir geçmişe sahip. Büyük İskender döneminde kullanılan bu kale, sadece bir savunma noktası değil, aynı zamanda İslam tarihi açısından da paha biçilemez bir öneme sahip. Emevi ordularıyla İstanbul’un fethi için yola çıkan Ebu Eyyub el-Ensari (Eyüp Sultan), İstanbul’a varmadan önce bu kalede konaklamıştır. Bu, bölge için inanılmaz bir kültürel değerdir" dedi. Prof. Dr. Şahin, "Helenistik dönemden Roma İmparatorluğu’na, Hristiyan Romalılardan Osmanlı Cihan Devleti’ne kadar farklı medeniyetler tarafından kullanılanardından da Osmanlı Cihan Devleti’nin yüzyıllar boyunca kullandığı Süleymaniye (Hisar) Kalesi, tarih boyunca önemli bir yerleşim ve savunma noktası olmuştur. Geçmişin izlerini taşıyan bu kalenin yeniden gün yüzüne çıkarılarak korunması ve turizme kazandırılması hem tarihi mirasımızın yaşatılması hem de bölgenin kültürel değerlerinin tanıtılması için büyük önem taşıyor" dedi.
Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
14 Eylül 2025 Pazar - 15:53 Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Polisiye romanlarıyla ünlü yazar Ahmet Ümit, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Polisiye romanlarıyla ün kazanan sevilen yazar Ahmet Ümit, yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Ümit, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Diyarbakır’ın ikinci memleketi olduğunu ifade eden Ahmet Ümit, "Ben Gaziantepliyim, liseyi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bitirdim. Dolayısıyla burası benim ikinci memleketim gibi" dedi. Kitap yazma planlarının olduğunu aktaran Ümit, şu ifadeleri kullandı: "Ben buraya Zerzevandan geldim imzaya. Biliyorsunuz Zerzevan önemli bir kültür yeri. Anadolu’daki en önemli kültür yerlerinden biri. Muhtemelen de UNESCO kültür listesine girecek. Yeni bir kitap yazıyorum. Roma imparatorluğuyla ilgili. Muhtemelen Zerzevan’dan da bu yeni romanımızdan bahsedeceğiz" Okurlardan Halil Kutluay, Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ifade etti. Kutluay, "İmza gününde yanında olmak istedik" dedi. Bir diğer okur Sozdar Açanlaroğlu ise Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ve okuduğu kitapları imzalatmak için buraya geldiklerini ifade etti. Avsar Akıncı da, Ahmet Ümit’i görmek için heyecanlandığını söyledi. Akıncı, "Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Birçok kitabını okudum, diğerlerini de okumak istiyorum" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti
14 Eylül 2025 Pazar - 13:33 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), Türkiye’nin ilk gastronomi temalı yarı maratonu olan "Gurme Run" ile Gaziantep’in uluslararası tanıtımına önemli bir katkı sundu. HKÜ’nün lider paydaşlığında ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan da sporcuları koşu turizmi kapsamında Gaziantep’te buluşturdu. Her yaştan sporseveri bir araya getiren Gurme Run, farklı koşu kategorileriyle büyük ilgi gördü. Etkinlik kapsamında 13 Eylül’de çocuklara yönelik ücretsiz Kids Run, 14 Eylül’de ise 5K, 10K, 21K (yarı maraton) ve 21K Relay (üçlü takım koşusu) kategorileri düzenlendi. Katılımcılar, yarış rotası boyunca yerel lezzet durakları, kültürel miras noktaları ve müzikli eğlence alanlarıyla unutulmaz bir deneyim yaşadı. Koşu kit’lerinde sunulan yöresel ürünler ve gastronomi rehberi sayesinde Gaziantep mutfağının eşsiz tatları hem keşfedildi hem de uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Gurme Run Yarı Maratonu’na ilişkin değerlendirmede bulunan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil; sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki gelişimlerini de aynı derecede önemsiyoruz. Paydaşı olduğumuz Gurme Run Yarı Maratonu, bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biridir. Sporun birleştirici ruhunu, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağıyla harmanlayan bu özel organizasyon; şehrimizin kültürel değerlerini dünyaya tanıtma açısından da büyük önem taşımaktadır. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyelerimizin desteğiyle öğrencilerimizin gönüllü katkılarıyla güçlenen bu etkinlik, üniversitemizin gençlerine toplumsal sorumluluk bilinci kazandırma vizyonunu da yansıtmaktadır. HKÜ olarak bundan sonra da bilimin, sanatın, sporun ve kültürün iç içe geçtiği projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Sporculara HKÜ öğrencileri sahada tam destek Gurme Run Yarı Maratonu’nda HKÜ’den 50 gönüllü öğrenci, yarışın farklı noktalarında görev alarak organizasyona aktif katkı sunarken; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri, koşuyu tamamlayan sporculara finish alanında masaj ve recovery (yenilenme) desteği verdi. Sporun enerjisi, Antep mutfağının lezzeti Binlerce yerli ve yabancı sporcunun katıldığı etkinlikte, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağı sporun dinamizmiyle birleşerek katılımcılara eşsiz bir deneyim sundu. Koşu boyunca yerleştirilen yerel tat durakları, müzikli eğlence alanları ve kültürel güzergahlar sayesinde katılımcılar sadece bir yarış değil, aynı zamanda unutulmaz bir kültür ve lezzet festivali yaşadı. Gurme Run, katılımcılarına koşu kitlerinde yer alan yöresel ürünler ve "lezzet rehberi" ile benzersiz bir deneyim sundu. Şehir dışından ve yurt dışından gelen koşucular Gaziantep’in tarihi sokaklarını adımlarken, aynı zamanda Gaziantep mutfağının zenginliğini keşfetti. Uluslararası Gurme Run Gaziantep Yarı Maratonu’nda tüm yarışmacılara katılım madalyası verildi. Dereceye giren sporcular ise ödüllendirildi. Törende, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, dereceye giren sporculara ödüllerini takdim ederek spor ve gastronomiyi buluşturan bu özel etkinliğin Gaziantep’in uluslararası marka değerine yaptığı katkıyı vurguladı.
Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir"
14 Eylül 2025 Pazar - 12:36 Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, dünyaca ünlü tasarımcı Dilek Hanif tarafından Mersin’e özgü dokumalardan hazırlanan kıyafetlerin sergilendiği ’Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi’nin açılışına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında düzenlenen sergi, 21 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşacak. Kadın emeğinin görünür kılınması, geleneksel değerlerin korunması ve yerel kültürün moda aracılığıyla uluslararası platformlara taşınması amacıyla gerçekleştirilen sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. "Kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Başkan Seçer, serginin kadın emeği ve kültürel miras açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kadınların üretim gücünü desteklemek için uzun yıllardır projeler yürüttüklerini kaydeden Seçer, şunları söyledi: "Kadınların sorunlarını çözmek, onların ekonomiye katılımını sağlamak için çok yol aldık. Bu sergi de bu anlayışın bir neticesi. Mersin’in geleneksel dokuma kültürünü modern dünyada, modern bir yorumla yeniden ele alıyoruz. Gelenekselle moderni harmanlayarak markalaştırıyoruz. Kadının emeğini ekonomik değere dönüştürmek için murat ettiğimiz düşüncelerin hayata geçtiği bir proje oldu." "Türkiye bir mozaiktir, Mersin de öyle" Mersin’in kültürel çeşitliliğine değinen Seçer, farklı toplulukların bir araya gelmesinin şehre kattığı renge vurgu yaptı. Seçer, "Türkiye bir mozaikse, Mersin de bir mozaiktir. Yörük, Türkmen, Kürt, Arap, Balkan ve Kafkas göçmeni kültürleri bu şehirde bir arada yaşıyor. Bu mozaiğin her parçası ayrı bir değer. Bu farklılıklar bir araya geldiğinde inanılmaz bir sevgi ve huzur yumağı ortaya çıkıyor. Benim dileğim, Türkiye’de de bu barış, huzur ve kardeşlik ortamının ‘amasız’, ‘fakatsız’, ‘lakinsiz’ bir an önce tahkim edilmesidir" ifadelerini kullandı. "Ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birlik ve adalet" Seçer, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının birlik, beraberlik ve adalet olduğunu vurguladı. "Bizim bu ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" diyen Seçer, sosyal devletin önemine dikkat çekerek, "Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, demokratik ve hukuk devleti anlayışını benimsemiş bir Türkiye için çalışıyoruz. Emin olun yaptığımız her iş bu özlemle yapılıyor" dedi. Kadın emeğine de ayrıca teşekkür eden Seçer, "Dokuma tezgahlarının başında alın teriyle üretim yapan kadınlarımızın eline, emeğine sağlık. Umarım bu emekler ekonomik değere dönüşür, yuvalarına ve çocuklarının geleceğine katkı sağlar" diye konuştu. "Bu sadece bir kumaş değil, bir miras" Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer ise dokuma kültürünün Anadolu’nun kadim değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Kadınlar acısını, sevgisini, heyecanını dokumalara işliyor. Bu sadece bir kumaş değil, bir miras. Bizim görevimiz bu kültürü korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Kadınlar güçlü olduğu sürece toplum da güçlü olacaktır" şeklinde konuştu. "Dokumaları günümüze uyarlamalıyız" Ünlü tasarımcı Dilek Hanif, Mersinli kadınlarla birlikte yürüttükleri çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi, "Bu dokumalar hak ettiği değeri bulmalı. Bunun için onları modern tasarımlarla günümüze uyarlamak gerekiyor. Kadınların yaptıkları işler çok kıymetli, daha görünür hale gelmeli" dedi. Açılış programında emek veren kadınlara plaket ve çiçek takdim edilirken, Başkan Vahap Seçer sergiye dair düşüncelerini anı defterine yazdı.
Hikaye yarışmasında edebiyatın kalemlerine ödül
14 Eylül 2025 Pazar - 12:18 Hikaye yarışmasında edebiyatın kalemlerine ödül Edebiyatın başkenti olarak adlandırılan Kahramanmaraş’ta düzenlenen ’Ülke Geneli Geleneksel İkinci Hikaye Yarışması’nda dereceye giren eser sahiplerine ödülleri verildi. Medeniyetin en zarif ifadelerinden biri olan edebiyatı yaşatma ve yeni kalemleri keşfetme amacıyla düzenlenen "Mester MADO Ülke Geneli İkinci Hikaye Yazma Yarışması" sonuçlandı. Yarışma hakkında MESTER adına bilgi veren Ali Avgın, "Medeniyetimizin en zarif ifadesi olan edebiyatı yaşatma ve yeni kalemleri keşfetme yolunda attığımız adımlardan birinin meyvelerini toplamak üzere buradayız. Anası sponsorumuz MADO’nun değerli destekleriyle bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Mester MADO Ülke Geneli İkinci Hikaye Yazma Yarışması’nı başarıyla tamamlamanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye’nin dört bir yanından bizlere ulaşan 275 eser, Türk edebiyatının geleceğine olan sarsılmaz inancımızı bir kat daha tazeledik" dedi. "Genç kalemlere cesaret veriyor" Yarışmanın jüri üyelerinden Ramazan Avcı ise, "Hikaye yazma yarışmaları yalnızca bir yarışma değil, edebiyatın genç kalemleri açtığı pencerelerdir. Bu pencereden bakan her yazar adayı, kendi dünyasını, hayallerini ve düşüncelerini özgün bir biçimde dile getirme fırsatı bulur. Yarışmalar, yazarlık yolunda ilk adımlarını atanlara cesaret verir" ifadelerini kullandı. "Mado kültüre de katkı sağlıyor" MADO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Atilla Kanbur da, "Biz de MADO olarak bu sanata ve edebiyata destek olmaktan gurur duyuyoruz. Şehrimiz dondurmanın başkentidir. Hem Türkiye’de hem de dünyada şehrimizin adını duyurmak vaktimiz vardır. Bunu da en iyi şekilde anlatabilmek için lezzet elçiliği yapıyoruz ve yanı sıra kültürel faaliyetlerle kentimizin adını duyurmaya çalışıyoruz. En çok bizi mutlu eden konulardan biri de bu yarışmadır. Yarışmada ödül alan tüm yarışmacı arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Eser sahiplerine de çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. MADO sarayında düzenlenen ödül töreni gecesinde konuşmaların ardından hikaye yarışmasında dereceye giren yarışmacılara ödülleri verildi.
Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan:
14 Eylül 2025 Pazar - 11:11 Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan: Gaziantep mutfağının İstanbul’daki başarılı temsilcilerinden Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, Uluslararası Gastronomi Festivali (GastroANTEP) kapsamında düzenlenen "Geleneksel Lezzetlerin Marka Dönüşüm Yolculuğu" isimli söyleşide konuştu. Gaziantep lezzetlerinin dünyaya tanıtılması ve markalaşmasında önemli katkısı bulunan Öztan, söyleşide yaptığı konuşmada, yerel lezzetlerin önemine dikkat çekti. "İstanbul’da Gaziantep lezzetleri ile fark oluşturuyor" Gastronomi&Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı’nın moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, gastronomide markalaşmayı anlatan Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, "Gaziantep mutfağı çok değerli, zengin yerel lezzetlere sahip. Marka olmanın yolu da yerel lezzetleri önce ulusala sonra evrensele taşımaktan geçiyor. Her alanda olduğu gibi bizim sektörümüzde de fark oluşturmak önemlidir. Eğer siz İstanbul’da herkesin yaptığı işi yapıyorsanız, en iyilerinden birisi de olsanız marka olmanız kolay olmaz. Mesela bir kahvaltıda, peyniri, zeytini, tereyağını en iyisini verebilirsiniz. Ama bunu herkes yapıyor. Bunların yanında kendi yöresel lezzetlerinizi, beyranı, nohut dürümünü, katmeri, ciğer kebabını sunarsak işte o zaman fark oluşturur, marka olma yolunda ilerlersiniz" diye konuştu. "Zenginliklerimizin farkına varıp, dünyaya tanıtmalıyız" Gaziantep mutfağını komşu illerin mutfağından ayıran özellikleri de anlatan Öztan, şöyle devam etti: "Bizim bölgemizin zengin bir mutfak kültürü var. Bu zenginlik o kadar büyük ki, komşu illerle bile çok büyük farklılıklarımız var. Dışarıdan bakılınca Antep mutfağı ile Urfa, Adana, Maraş aynı gibi görülebilir. Ama asla aynı değiliz. Gaziantep’i diğerlerinden ayıran en önemli özellik, biz o yemeği, kebabı mevsimindeki meyva ve sebzelerle yaparız. Bizde her mevsimde yapılan kebaplar farklıdır. İlkbaharda sarımsak kebabı, keme kebabı, kışın soğan kebabı, yazın ve sonbaharda mevsimin sebze ve meyvaları ile yapılan kebaplarımız var. Ama bir Adana’ya, Urfa’ya gittiğinizde bunu göremezsiniz. Ancak onların da kendilerine has lezzetleri var. Onları da önemsiyoruz. Bunun için yerel zenginliklerimizin, farklılıklarımızın farkına varıp, tanıtmalıyız, tattırmalıyız." "Yöresel yemeğin hikayesini de anlatıyoruz" Yerel lezzetlerin markalaşması için uzun ve meşaketli bir yol gerektiğine de vurgu yapan Tahir Tekin Öztan, "Bir yerel lezzeti İstanbul’da yapıp masaya koymanız yetmiyor. Bakın biz Gaziantep lezzetlerini İstanbul’a taşıdık. Sadece kebabı lahmacunu değil, tüm kebaplarımız, kazan yemeklerimizle zenginliklerimizi İstanbul’a taşıdık. Bunu yaparken, yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip yemek kültürümüzü de taşıdık. Şöyle ki, o yemeğin hangi sebze ve meyvalarla yapıldığını, özelliğini, hatta nasıl yenilmesi gerektiğini de anlattık. Yani o yemeği hikayesi ile de misafirlerimize sunduk. Mesela geçmişte misafirin önüne patlıcan kebabını koyduğumuzda; patlıcanı ayrı, etini ayrı yerdi. Biz onlara bunun birlikte yenilmesi halinde daha lezzetli olduğunu da öğrettik." "Sadece para kazanmayı değil şehre katkı yapmayı da düşünmeliyiz" Gastronomi kenti Gaziantep’in lezzetlerinin İstanbul’a taşınması ve uluslararası boyutta markalaşmasına önemli katkı sağlayan Sahan Group Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Tekin Öztan, gastronominin tanıtım ve ekonomiye olan katkısına da dikkat çekti. Öztan, "Gastronomi çok önemli bir sektördür. Çünkü bir şehrin ya da ülkenin tanıtımı mutfağından geçiyor. Biz bu zenginliğimizin kıymetini bilmeli, dünyaya daha fazla tanıtmalı ve ülkemize daha fazla katkı sağlamalıyız. Gaziantep’te bu alanda çok başarılı işletmelerimiz, markalarımız var. Ancak bunu yaparken sadece ticari anlamda düşünmemek, Gaziantep’e de katkı sağlamayı düşünmek gerek" şeklinde konuştu. Uluslararası Gastronomi Festivali (GastroANTEP) kapsamında düzenlenen "Geleneksel Lezzetlerin Marka Dönüşüm Yolculuğu" isimli söyleşide Tahir Tekin Öztan’ın ardından Günaydın Et & Restoran Grubu Kurucu Ortağı Cüneyt Asan ve Sayfiye & Papalina Restoranları Kurucusu Erhan Ece de yerel lezzetlerin markalaşması ile ilgili konuştu.