Son Dakika
|
Özkan Yalım’ın verdiği ek ifade ortaya çıktı: "Özgür Özel’e 1.2 milyon TL verdim"
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya saldıran şüpheli adliyeye sevk edildi
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Sel felaketinin boyutu gün ağarınca ortaya çıktı!
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Bakan Fidan, Belçikalı mevkidaşı Prevot ile bir araya geldi
Şırnak’ta dere taştı, köylüler evlerini boşalttı
İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırılarında bilanço netleşti: En az 13 ölü
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya yumruklu saldırı
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralanma yok, iş yerlerinde zararlar mevcut"
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
KÜLTÜR SANAT
Mersin’de estetik sempozyumu
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:40:54
Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren MEDEKA Plastik Sanat Kurulu iş birliğiyle ‘2. Mersin Estetik Sempozyumu 2026’ düzenlendi. ’Estetik biçim ya da statükoyu olumsuzlayan karşı bilinç’ başlığıyla gerçekleştirilen sempozyumda sanat, estetik ve düşünce dünyasına ilişkin birçok konu ele alındı. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonda gerçekleştirilen sempozyumda akademisyenler; kavramsal sanat, soyutlama, dijital dünyada estetik, mimarlık, şiir ve sanat felsefesi üzerine sunumlar yaptı. Programın sonunda düzenlenen soru-cevap bölümünde katılımcıların soruları yanıtlandı. "Kentler sanat ve kültürle inşa edilir" Sempozyumda konuşan Mersin Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serdal Gökayaz, Mersin’in tarih boyunca farklı kültürleri buluşturan önemli bir kent olduğunu belirterek, kentlerin yalnızca fiziki yapılarla değil; sanat, kültür, düşünce ve ortak hafızayla inşa edildiğini söyledi. Estetiğin sadece güzeli anlatan değil, aynı zamanda alışılmışı sorgulayan bir alan olduğunu ifade eden Gökayaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde Mersin’de kültür ve sanatın yerel yönetim anlayışının temel unsurlarından biri haline geldiğini kaydetti. "Türkiye’de kurumsallaşma adına önemli bir adım" Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Fikret Zorlu ise estetik alanında entelektüel düşünce ortamı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. İlk sempozyumu 2024 yılında gerçekleştirdiklerini hatırlatan Zorlu, etkinliğin estetik alanında Türkiye’deki kurumsallaşma adına önemli bir çalışma olduğunu ifade etti. Zorlu, sempozyum kapsamında yapılan tartışmaların kayıt altına alınarak kitaplaştırılacağını ve gelecek kuşaklara önemli bir kaynak bırakılmasının hedeflendiğini sözlerine ekledi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:35
Osmangazi’de Anadolu türkülerinin ezgileri yükseldi
Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği "Anadolu Türküleri" konserinde, TRT sanatçısı Özlem Üngör Kara ile Uğur Önür ve "2 Saz 1 Ses" ekibi sahne aldı. Osmangazi Gösteri Merkezi’ni dolduran müzikseverler, Anadolu’nun farklı yörelerinden seslendirilen türkülere hep bir ağızdan eşlik etti. Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Osmangazi Kent Konseyi ve Prusa Sanat Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Anadolu Türküleri" konseri, müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte TRT Ankara Radrosu Halk Müziği Sanatçısı Özlem Üngör Kara ve Türk Halk Müziği Sanatçısı Uğur Önür, ‘2 Saz 1 Ses’ ekibiyle birlikte sergiledikleri performansla kulakların pasını sildi. Türk halk müziğinin sevilen eserlerini seslendiren sanatçılar, performanslarıyla dinleyicilerden büyük beğeni topladı. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel hazırlanan programda, köklü kültürel mirası yansıtan türküler salonu dolduran müzikseverlere duygu dolu anlar yaşattı. "Çok keyifli bir konserdi" Bursa’da çok mutlu ve güzel bir konser gerçekleştirdiklerini belirten TRT Ankara Radrosu Halk Müziği Sanatçısı Özlem Üngör Kara "Halkın ilgisi çok güzeldi. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kutlu olsun. Çok keyifli bir konserdi, nice yüz yıllar diliyorum Bursa’ya, Bursa halkına da sevgi ve selamlarımı, Osmangazi Belediyesi’ne de desteklerinden ötürü teşekkürlerimi iletiyorum." diye konuştu. Türk Halk Müziği Sanatçısı Uğur Önür de, kendilerini yalnız bırakmayan Bursa halkına teşekkür ederek "Burada bizleri ağırlayan Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. Çok kıymetli sanatçılarla birlikte Anadolu’nun farklı yörelerinden güzel türküleri seslendirmeye çalıştık. Umarım Bursalıların gönlüne göre olmuştur." ifadelerini kullandı. "Anadolu’nun tüm türkülerine değindik" ‘2 Saz 1 Ses’ ekibinden Keman Sanatçısı Ozan Sari ise "Osmangazi Belediyesi, Türkiye’nin en büyük belediyelerinden biri. Her zaman olduğu gibi sanata ve sanatçıya, halkına hizmette sınır tanımıyor. Prusa Sanat işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu konserde halkın yoğun ilgisini gördük. Bizim planladığımızdan biraz daha uzun sürdü hatta konser isteklerden dolayı. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kapsamında gerçekleştirdiğimiz bu konser için Osmangazi Belediyesi’ne, Prusa Sanat ailesine çok teşekkür ediyorum." değerlendirmesinde bulundu. Ekibin diğer ismi Bağlama Sanatçısı Mahmut Cemal Sari de, "İki Saz Bir Ses olarak verdiğimiz konserlerin bir yenisini daha buluştuk. Birlikte Karadeniz’in, Bursa’nın, Anadolu’nun tüm türkülerine değindik. Bursa’nın fethinin 700. Yılı kapsamında gerçekleşen bu konseri, Bursa halkına armağan etmek istiyoruz." açıklamalarını yaptı. Zaman zaman türkülere eşlik eden vatandaşlar, müzik dolu gecede keyifli anlar geçirdi.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:32
Karaburun ve Mordoğan kültürü 9. Geleneksel Yemek Festivali’nde yaşatılacak
Karaburun yarımadasının kültürel mirasına sahip çıkan önemli etkinliklerden biri olan "9. Geleneksel Yemek Festivali", Müesser Aktaş Etnografya ve Tarih Evi Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından 16-17 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Yarımadanın köklü kültürünü yaşatmayı amaçlayan festival, iki gün boyunca ziyaretçilerine hem lezzet hem de kültür dolu unutulmaz bir hafta sonu sunacak. Festival kapsamında yöresel yemek yarışmaları, kültürel söyleşiler, geleneksel el sanatları tanıtımları ve destansı halk oyunları gösterileri düzenlenecek. Karaburun ve Mordoğan’ın geçmişten günümüze uzanan yaşam kültürünü tanıtacak etkinlikler, bölgenin kültürel değerlerini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Yarımada kültürüne gönül veren isimlerden biri olan Müesser Aktaş tarafından 2008 yılında kurulan yerel kültür evi ise festivalin en önemli simgelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kültür evinde; el sanatları ürünleri, geleneksel köy odası, yöresel kıyafetler, eski mutfak eşyaları ve geçmiş yaşamı yansıtan birbirinden değerli eserler sergileniyor. Karaburun yarımadasının unutulmaya yüz tutmuş kültürel mirasının korunması adına büyük emek veren Müesser Aktaş’ın çalışmaları, yıllardır bölge halkı ve ziyaretçiler tarafından takdirle karşılanıyor. Yarımadanın tarihine ışık tutan birçok nadide eser, bu kültür evinde yaşatılarak günümüze taşınıyor. Bu yıl dokuzuncusu düzenlenecek olan yöresel yemek festivali de, bu kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturarak adeta taçlandırıyor. Festival boyunca ziyaretçiler yalnızca yöresel lezzetlerle buluşmayacak; aynı zamanda Karaburun’un tarihini, yaşam biçimini ve geleneklerini yakından tanıma fırsatı da bulacak. Bölgenin doğal güzellikleri ve kültürel dokusuyla birleşen etkinlik, İzmir ve çevre illerden gelecek misafirler için de önemli bir kültür buluşması niteliği taşıyor. Festivale katılanlara ayrıca, mitolojide Echo efsanesiyle anılan ve Narcissus hikâyesine konu olduğu söylenen tarihi Nargisus Çeşmesi’ni ziyaret etmeleri de öneriliyor. Yarımadanın mistik atmosferini yansıtan bu tarihi nokta, bölgenin kültürel zenginliğini tamamlayan önemli değerlerden biri olarak öne çıkıyor. Karaburun ve Mordoğan kültürünün yaşatılması adına büyük önem taşıyan festival, geleneksel değerlerin korunmasına katkı sunarken aynı zamanda yarımada turizmine de canlılık kazandıracak. Kültür, tarih, gastronomi ve halk oyunlarının bir araya geleceği bu özel etkinlik, güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenler için kaçırılmayacak bir organizasyon olacak.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:16
Kepez’de "Bandırma Vapuru" 16 Mayıs’ta seyirciyle buluşacak
Kepez Belediyesi Kent Tiyatrosu ev sahipliğinde yazar ve yönetmen Kosta Kortidis imzasını taşıyan, Türk tiyatrosunun önemli yapımları arasında gösterilen "Bandırma Vapuru", Antalya seyircisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Hazırlıkları süren oyun, 16 Mayıs’ta Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde prömiyer yapacak. Kepez’de Türk tiyatrosunun güçlü yapımlarından biri olarak kabul edilen "Bandırma Vapuru", yeniden sahneye taşınıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı onaylı ve arşiv eseri olarak kabul edilen yapım, yalnızca tarihi bir yolculuğu anlatmakla kalmıyor, o anları seyirciye adeta yeniden yaşatıyor. Kepez Kent Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Gökhan Avkıran’ın davetiyle Antalya’ya gelen oyun, yoğun prova süreciyle prömiyere hazırlanıyor. Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanat vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Kepez Kent Tiyatrosu, "Bandırma Vapuru" ile dünya ölçeğinde sanat üretimi hedefini bir kez daha ortaya koyuyor. Yazar ve yönetmen Kosta Kortidis, ulusal ve uluslararası arenada elde ettiği başarılarla dikkat çekiyor. Los Angeles’tan Almanya’ya, İngiltere’den Polonya ve Yunanistan’a kadar birçok ülkede sahnelenen eserleriyle tanınan Kortidis, farklı kültürlerde karşılık bulan tiyatro diliyle öne çıkıyor. "Bandırma Vapuru" ise sanatçının ritim, imaj, beden dili ve sessizliği bir araya getiren sahne anlayışının en güçlü örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Etkileyici dekor kurgusu, çağdaş koreografisi, güçlü ışık tasarımı ve destansı rejisiyle dikkat çeken yapım, seyirciyi yalnızca bir oyunun içine değil, tarihi bir bilinç yolculuğuna davet ediyor. Oyun, sahne estetiği, teknik altyapısı ve güçlü oyuncu kadrosuyla Türk tiyatrosunun kalıcı repertuvarları arasında yer alma iddiasını taşıyor. Teknik ve sanatsal kadrosuyla da dikkat çeken yapımda ışık tasarımını İhsan Erkan Emre, müzik tasarımını Engin Beslek, dans düzenini Aslınur Sarıca Ünal, dekor tasarımını Esin Özgün ve kostüm tasarımını Ayça Yücebıyık üstleniyor. Oyuncu kadrosunda ise Alptekin Bağlamaç, Necip Kamiloğlu, Atakan Bahçeci, İlker Alemdar, Ezgi Sönmez, Gökhan Avkıran, İlke Deniz Ercan, Aykut Keser ve Zafer Serkan Kanadlı başta olmak üzere birçok isim yer alıyor. "Bandırma Vapuru bir başlangıcın hikâyesi" Tarihi bir dönüm noktasını sahneye taşıyan yapım, yalnızca geçmişi anlatmayı değil, cesaretin, kararlılığın ve bağımsızlık ruhunun bugüne aktarılmasını amaçlıyor. "Bandırma Vapuru", seyirciye yalnızca izlenen değil, hafızalara kazınan bir tiyatro deneyimi sunmaya hazırlanıyor. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında sahnelenecek "Bandırma Vapuru" oyununa tüm vatandaşları davet etti. Başkan Kocagöz, "Cumhuriyetimizin kuruluş yolculuğunu anlatan bu anlamlı oyunda milletimizin bağımsızlık mücadelesini hep birlikte yeniden hissedeceğiz. 19 Mayıs ruhunu yaşamak ve yaşatmak adına tüm hemşehrilerimizi Kepez Kent Tiyatromuzun sahneleyeceği ‘Bandırma Vapuru’ oyununa bekliyoruz" dedi. "Bandırma Vapuru", 16 Mayıs Cumartesi günü saat 20.30’da Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 15:48
Yenişehir’in 2300 yıllık sırrı gün yüzüne çıkıyor
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:19
Sivas’tan Denizli’ye uzanan kültür köprüsü
3
08 Mayıs 2026 Cuma- 10:18
Iğdır’da miniklerin "Şevko" oyunu ilgi gördü
4
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:51
Öğretmenevini önce rölyef kursuna, sonra sergi salonuna dönüştürdüler
5
12 Mayıs 2026 Salı- 13:19
Tokat’taki 8 asırlık kervansaray, günümüzde restoran olarak hizmet veriyor
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:59
Tekirdağlı ekip Türkiye ikincisi oldu
Türkiye Halk Oyunları Federasyonunun 2025 yılı faaliyet programında Afyonkarahisar’da düzenlenen Büyükler Düzenlemeli Dal Halk Oyunları Yarışması’nda, Tekirdağ’ı temsil eden 3 Kemaller Halk Dansları Spor Kulübü Türkiye ikincisi oldu. Türkiye’nin 13 ilinden ekiplerin katılımıyla gerçekleştirilen yarışmada, 3 Kemaller Halk Dansları Spor Kulübü elde ettiği ikincilik derecesiyle hem Tekirdağ’ı hem de bölgeyi gururlandırdı. Başarı sonrası kulüp üyeleri, antrenörleri Fırat Nalcıoğlu ve Cumhuriyet İlkokulu Müdürü Suat Aydın, Vali Recep Soytürk’ü makamında ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan Vali Soytürk, "Başarılarınızla bizleri ve ilimizi gururlandırdınız. Sizleri tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum" dedi.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:39
Asırlık gelenek yarın başlıyor
Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamit Han’ın fermanıyla ilk kez 1910 yılında kurulan Pavli Panayırı, yarın 115. kez Kırklareli’nde misafirlerini ağırlayacak. Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesinde bu yıl 115. kez kurulacak olan Pavli Panayırı yarın başlıyor. Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamit Han’ın fermanıyla 1910 yılında kurulmaya başlayan ‘Pavli Panayırı’ yurt içi ve yurt dışından gelen misafirleri 11 - 14 Eylül tarihleri arasında ağırlayacak. Ergene Nehri’nin kenarındaki düzlük alanda gerçekleştirilen panayır, birçok ziyaretçiyi ilçeye getiriyor. Türkiye’de hala geleneğini yaşatabilen en büyük panayırlardan biri olan Pavli Panayırına kurulan tezgâhlarda yiyecek, içecek, kıyafet ve süs eşyaları satılıyor. Panayır süresince yöre halkı konaklayacağı römorkların içerisini çekyat, yatak, somya gibi eşyalarla donatıp, üzerini branda ile kapatıyor. Panayır süresince orada olan lunapark alanı ise Roman eğlence kültürünün görülebileceği güzel bir ortam sağlıyor.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:39
Kültür Yolu Festivali’nde Talas’ta ‘sanat buluşması’
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivali, Talas’ta birbirinden özel etkinliklerle coşkuyla devam ediyor. Festival kapsamında, AK Parti Genel Merkez Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Nevşehir Milletvekili Emre Çalışkan ve Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın’ın yanı sıra AK Parti Talas İlçe Başkanı Mustafa Kiraz ile vatandaşların katılımıyla Talas Sanat Galerisi’nde "Kayseri Sandık Çeyizi Mirası" sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Açılış öncesinde Kiçiköy Mahallesi Osmanlı Kültür Sokağı’nın girişinde gençlerin keman ve bağlama eşliğinde seslendirdiği Neşet Ertaş’ın eserlerinden oluşan mini konser, katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Türk halk müziğinin ustasına ait ezgiler, alanda duygusal ve coşkulu bir atmosfer oluşturdu. Programda ayrıca, Osmanlı Kültür Sokağı’nda yer alan Su Medeniyetleri Galerisi ile "Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Müzesi" ziyaret edildi. Festivalin önceki günlerinde de Talas Sanat Galerisi’nde Kayseri el sanatlarının nadide örneklerinin yer aldığı sergi, Osmanlı Kültür Sokağı’nda ise düzenlenen ebru ve hat atölyeleri büyük ilgi görmüştü. Ziyaretin ardından memnuniyetlerini dile getiren Milletvekili Çalışkan’a teşekkür eden Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, şunları söyledi: "Talas, tarihi ve kültürel mirasıyla her zaman farklı bir değer taşıyor. Bugün de Kültür Yolu Festivali sayesinde hem geçmişimizin izlerini hem de sanatın zenginliğini aynı çatı altında buluşturuyoruz. Osmanlı Kültür Sokağımızda açılan sergiler, sadece bir sergi değil, aynı zamanda kültürümüzün yaşayan bir hafızasıdır. Tüm hemşehrilerimizi ve sanatseverleri bu güzellikleri görmeye davet ediyorum."
10 Eylül 2025 Çarşamba - 11:06
"Bizi Buluşturan Mekanlar Şenliği" 14 Eylül’de Ataşehir’de düzenlenecek
Ataşehir Belediyesi ile müzik sektörünün gelişimi için projeler ve etkinlikler düzenleyen müzik kurumu Kreşendo iş birliğinde düzenlenen "Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği", 14 Eylül Pazar günü Atatürk Mahallesi Amfili Park’ta gerçekleştirilecek. Kamusal alanlardaki kültürel etkinliklere yönelik yenilikçi bir yaklaşım sunan "Bizi Buluşturan Mekanlar" projesi, belediyeler için mekânsal tasarım ve programlama odağında açık kaynaklı bir rehber geliştiriyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü "Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı" kapsamında hayata geçirilen proje Ataşehir Belediyesi, Maltepe Belediyesi, Şişli Belediyesi, Kreşendo, Roof Coliving ortaklığında, Youth For Good ve Pingoin’in iştirakçiliğiyle gerçekleştiriliyor. Kentsel ve kültürel katılıma alan açan Bizi Buluşturan Mekanlar şenliklerinin ilki 7 Eylül’de Maltepe’de gerçekleştirildi. Şenliğin ikinci ayağı ise 14 Eylül’de Ataşehir’de düzenlenecek. Şenlikte pek çok atölye ve etkinlik ziyaretçilerini bekliyor Atatürk Mahallesi Amfili Park’ta yapılacak Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği; Çamurdan Hayaller (çocuklar için), Kent İmgesi Atölyesi ve Kolaj Atölyesi’nden oluşan üç farklı atölye ile başlayacak. Ardından gerçekleşecek Kültür Sanat Forumu, Bizi Buluşturan Mekanlar projesinin tanıtıldığı ve kültürel programlamanın geleceğinin tartışıldığı bir buluşma alanı sunacak. Programa ayrıca Ahenk Oyunu ve Kent Oyunları isimli yetişkin oyunları eşlik edecek. Ayrıca alanda gün boyu yer alacak olan Damga İstasyonları ziyaretçilere şenlikten keyifli hatıralar sunarken, etkinlik Luna Erşahin ve Seyyah konseriyle sona erecek. "Bizi Buluşturan Mekanlar Ataşehir Şenliği" etkinlik programı ise şu şekilde: Tüm gün - Damga İstasyonları, 15.00 - 17.00 - Kent İmgesi Atölyesi, 15.00 - 17.00 - Kolaj Atölyesi, 15.00 - 17.00 - Çamurdan Hayaller (Çocuk Atölyesi), 17.00 - 18.30 - Kültür Sanat Forumu, 18.30 - 20.00 - Yetişkin Oyunları, 20.00 - 20.45 - Luna Erşahin Konseri ve 21.00 - 22.00 - Seyyah Konseri.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:58
Geçmişi 3 bin yıllık tarihi kalede Osmanlı’ya ait karakol ortaya çıktı
Elazığ’daki 3 bin yıllık tarihi Palu Kalesi’nde yürütülen kazı çalışmalarında dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Elazığ’ın tarihi ilçesi Palu’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı destekleriyle yürütülen kazı çalışmalarında Palu Kalesi’nin zirvesinde dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Mayıs ayının ortalarında başlayan hem bilimsel bulguların ortaya çıkarılmasını hem de ziyaretçi deneyiminin artırılmasını hedefleyen kazılarda önemli buluntular elde edildiğini ifade eden Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, kalenin zirvesinden Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen bir karargahın gün yüzüne çıkarıldığını kaydetti. Kazıların bilimsel danışmanı Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Danışmaz ise, kazılarda dört odalı Osmanlı karakolunun yanı sıra, kuzey cephesinde kısmen ayakta kalmış yapı kalıntılarına da rastlandığını ifade etti. Doç. Dr. Danışmaz, "İlk bakışta Osmanlı dönemine ait gibi görünen yapının altında, detaylı incelemelerde beş ayrı yapı katmanı olduğunu tespit ettik. En alt katmanda ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi sur temelleri ve özgün taşlar bulunuyor" dedi. Kazılarda ayrıca Osmanlı askerlerine ait taş gülleler, demir kılıçlar, lüle parçaları ve çok sayıda çanak ve çömlek buluntusu da ortaya çıkarıldı. Yapılarda ayrıca tandırlar ve sarnıç gibi yaşam izleri de gözlendi. "Osmanlı döneminden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı" Kentteki kazılarda geleceğe miras anlamında önemli buluntular ortaya çıktığını belirten Vali Numan Hatipoğlu, "Geçen haftalarda ilimizde devam eden kazılardan Palu Kalesi’nde çalışmalarımızı ziyarete gitmiştim. Bu ziyaretimizde önemli buluntular tespit edildiğine dair bilgiler aldık. Palu Kalesi, bölgenin tarihi açısında oldukça öneme haiz olan noktalardan birisiydi. Şu an itibariyle kazılarımız sürekli kazı haline dönüştürülecek. Biz de İl Özel İdaresi olarak gerekli desteği vermeye devam edeceğiz. Burada çeşitli dönemlere ait çok önemli buluntular ortaya çıkıyor. En son itibariyle Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler ortaya çıktı. Ayrıca kalenin zirvesinde Osmanlı döneminden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı. Kazıları devam ediyor" ifadelerine yer verdi. "Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık" Kalenin zirvesinde yapılan kazılarda dört odalı bir karakol, geniş koridorlar ve farklı dönemlere ait yapı katmanları tespit ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Harun Danışmaz, "Palu Kalesi’nde mayıs ayının ortalarında kazı çalışmalarına başladık. Kazı çalışmalarını iki ayrı hedef doğrultusunda yürütüyoruz. Birinci hedefimiz, kaleye gelen ziyaretçilerin deneyimlerini arttırabilmek. Bu amaçla yazıt alanında ve kaya mezarlarında temizlik çalışmaları yapıyoruz. İkinci olarak da bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Burada ilk kazma vurduğumuz alan bu alandı. Kalenin zirvesi. Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık. Burada görmüş olduğumuz 4 oda ve 4 metre uzunluğunda bir koridor. Kuzey cephesinde ise üzeri yarı açık bazı yapı kalıntılarına rastladık. Bu yapılar içerisinde, ilk bakışta burada tek dönemi görebiliyoruz. Ancak daha detaylı baktığımız zaman açmanın bazı yerlerinde beş ayrı yapı katına ait kalıntıları görebiliyoruz. Özellikle yapıların içerisindeki tandırlar burada yaşam olduğunu gösteriyor. Yani yaşama ait bir yapıların olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Osmanlı dönemi dahil 5 farklı yapı katına rastlandı" Alandaki çalışmaların bittiğini ve duvarların korunması çalışması başlatacaklarını kaydeden Danışmaz, "Yine kuzey doğu köşesinde bulunan, o dördüncü odanın kuzey doğu köşesinde bulunan sarnıçta, yine kuzeybatı kısmında bulunan kalın duvarlar bu yapının erken dönemlerine ait izleri taşıyor. Osmanlı yapısı tabii en son dönem yapı katı. Şu anda bütünü tamamıyla açığa çıkarılan yapı. Fakat onun altında dört ayrı yapı evresinin olduğunu görüyoruz. En altta ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi kalıntılarını temel seviyesinde, sur temel yatakları, kuzey cephesinde görüyoruz. Sur temel yatakları ve üzerinde orijinal olarak bazı o döneme ait taşları da görebiliyoruz. Osmanlı döneminde burada çıkan buluntulara baktığımız zaman, karakola ait buluntulara baktığımız zaman, taş gülleler, demir kılıç, ondan sonra askerlere ait bol miktarda lüle parçaları ve çok bol miktarda bu döneme ait çanak gömlek kalıntılarını da görebiliyoruz. Bu kalenin zirvesini oluşturduğu için zamanla doğal şartlar gereği buradaki bu taş temel üzerindeki kerpiç yapı yıkılarak, özellikle kuzey yamaç yani kalenin sarp olan kuzey yamacında aşağı doğru döküldüğünü döküntülerden anlayabiliyoruz. Biz buraya ilk geldiğimiz zaman burası tam bir düz bir alandı. Yapılan kazılarda yani buradaki çalışmalarımızı sonlandırdık. Artık burada koruma evresine geçeceğiz. Yani bu duvarların korunması için çaba göstereceğiz. Bu amaçla koruma çalışmaları yapacağız" şeklinde konuştu. PALU-DER Başkan Yardımcısı Erhan Bahçeci ise, "Elazığ’ın tarihi ilçelerinden Palu’dayız. Palu Kalesi, geçmişi 3 yıla dayanmakta. Biz bu bölgenin kazların yapılması ve arkeolojik kazıların bir an önce başlaması için birkaç kez gündeme getirmiştik. Sağ olsunlar o zamanın kaymakamları harekete geçmiş, valimiz Numan Hatipoğlu da inisiyatif alarak buranın kazı çalışmalarının başlayacağı müjdesini vermişti. Bugün bizler de buraya gelip kale kazılarını yerinde görelim, dedik. Kale kazılarında birçok mesafe kaydedilmiş. Özellikle emeği geçen Vali Numan Hatipoğlu ve Kaymakamımız Fatih Çevik’e teşekkür ediyorum" dedi.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:54
Darende’de tarihî Yusufpaşa Camisi yeniden ibadete açılmayı bekliyor
Malatya’nın Darende ilçesine bağlı İbrahim Paşa Mahallesi’nde bulunan ve 283 yıllık geçmişe sahip Yusufpaşa Camii, restorasyon çalışmaları nedeniyle yaklaşık 5 yıldır ibadete kapalı. Mahalle sakinleri, tarihi caminin bir an önce yeniden ibadete açılmasını istiyor. Darende’nin merkez camilerinden biri olarak uzun yıllar hizmet veren Yusufpaşa Cami 2020 yılında restorasyon gerekçesiyle yıkılarak çalışmalar başlatıldı. Geçen süreçte restorasyon çalışmaları yarım kalırken, mahalle sakinleri tarihi caminin yeniden ibadete açılmasını istiyor. "Tarihi taş sütunlar dışında hiçbir şey kalmadı" İbrahim Paşa Mahallesi Muhtarı Nurettin Özbey, caminin Darende için önemli bir tarihi değer taşıdığını belirterek, "Camimizi 2020 yılında restore edilecek diyerek yıktılar. Kısa süreli bir çalışma yapıldı ama yapılan da doğru bir çalışma değildi. Daha sonra kurumlar arasında taş mı olsun, kerpiç mi olsun tartışması yaşandığını duyduk. Bu nedenle çalışmalar tamamen durdu. Şu anda sadece tarihi el oymalı taş sütunları ayakta duruyor" dedi. "Defalarca başvurduk, sonuç alamadık" Özbey, konuyla ilgili birçok kez yetkili kurumlara başvurmalarına rağmen bir sonuç alamadıklarını ifade ederek, "Vakıflar Genel Müdürlüğüne defalarca yazı yazmamıza rağmen geri dönüş olmadı. Geçmiş dönem Vakıflar Genel Müdürü olan mahallemizin eski sakini Mehmet Gültekin Bey de konuyla ilgilendiğini ve konuyu üç kez Vakıflara ilettiğini söyledi. Buna rağmen hala bir gelişme yok. Malatya’da büyük yıkımlar oldu, tarihi eserler yeniden ayağa kaldırılıyor. Biz de bu camimizin bu çalışmaların içine dahil edilmesini ve restorasyonun bir an önce tamamlanmasını istiyoruz" diye konuştu.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:47
3 bin yıllık tarihi kalede Osmanlı’ya ait karakol ortaya çıktı
Elazığ’ın tarihi ilçesi Palu’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı’nın destekleriyle yürütülen kazılarda, Palu Kalesi’nin zirvesinde dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Elazığ’ın tarihi ilçesi Palu’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Elazığ Valiliği ve Palu Kaymakamlığı destekleriyle yürütülen kazı çalışmalarında Palu Kalesi’nin zirvesinde dört odalı Osmanlı dönemi karakolu gün yüzüne çıkarıldı. Kazılar Mayıs ayının ortalarında başladı ve hem bilimsel bulguların ortaya çıkarılmasını hem de ziyaretçi deneyiminin artırılmasını hedefliyor. Kazılarda önemli buluntular elde edildiğini ifade eden Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, kalenin zirvesinden Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen bir karargahın gün yüzüne çıkarıldığını kaydetti. Kazıların bilimsel danışmanı Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Danışmaz ise, kazılarda dört odalı Osmanlı karakolunun yanı sıra, kuzey cephesinde kısmen ayakta kalmış yapı kalıntılarına da rastlandığını ifade etti. Doç. Dr. Danışmaz, "İlk bakışta Osmanlı dönemine ait gibi görünen yapının altında, detaylı incelemelerde beş ayrı yapı katmanı olduğunu tespit ettik. En alt katmanda ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi sur temelleri ve özgün taşlar bulunuyor" dedi. Kazılarda ayrıca Osmanlı askerlerine ait taş gülleler, demir kılıçlar, lüle parçaları ve çok sayıda çanak ve çömlek buluntusu da ortaya çıkarıldı. Yapılarda ayrıca tandırlar ve sarnıç gibi yaşam izleri de gözlendi. Vali Hatipoğlu; "Osmanlı Dönemi’nden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı" Elazığ’daki kazılarda geleceğe miras anlamında önemli buluntular ortaya çıktığını belirten Vali Numan Hatipoğlu, " Geçen haftalarda ilimizde devam eden kazılardan Palu Kalesi’nde çalışmalarımızı ziyarete gitmiştim. Bu ziyaretimizde önemli buluntular tespit edildiğine dair bilgiler aldık. Palu Kalesi, bölgenin tarihi açısında oldukça öneme haiz olan noktalardan birisiydi. Şu an itibariyle kazılarımız sürekli kazı haline dönüştürülecek. Biz de İl Özel İdaresi olarak gerekli desteği vermeye devam edeceğiz. Burada çeşitli dönemlere ait çok önemli buluntular ortaya çıkıyor. En son itibariyle Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait sikkeler ortaya çıktı. Ayrıca kalenin zirvesinde Osmanlı Dönemi’nden kullanıldığı değerlendirilen bir karargah merkezi ortaya çıktı. Kazıları devam ediyor" dedi. "Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık" Kalenin zirvesinde yapılan kazılarda dört odalı bir karakol, geniş koridorlar ve farklı dönemlere ait yapı katmanları tespit ettiklerini ifade eden Doç. Dr. Harun Danışmaz, " Palu Kalesi’nde mayıs ayının ortalarında kazı çalışmalarına başladık. Kazı çalışmalarını iki ayrı hedef doğrultusunda yürütüyoruz. Birinci hedefimiz, kaleye gelen ziyaretçilerin deneyimlerini arttırabilmek. Bu amaçla yazıt alanında ve kaya mezarlarında temizlik çalışmaları yapıyoruz. İkinci olarak da bilimsel çalışmalar yapıyoruz. Burada ilk kazma vurduğumuz alan bu alandı. Kalenin zirvesi. Burada yaptığımız çalışmalarda dört odalı bir Osmanlı dönemi karakoluna rastladık. Burada görmüş olduğumuz 4 oda ve 4 metre uzunluğunda bir koridor. Kuzey cephesinde ise üzeri yarı açık bazı yapı kalıntılarına rastladık. Bu yapılar içerisinde, ilk bakışta burada tek dönemi görebiliyoruz. Ancak daha detaylı baktığımız zaman açmanın bazı yerlerinde beş ayrı yapı katına ait kalıntıları görebiliyoruz. Özellikle yapıların içerisindeki tandırlar burada yaşam olduğunu gösteriyor. Yani yaşama ait bir yapıların olduğunu gösteriyor" diye konuştu. "Osmanlı dönemi dahil 5 farklı yapı katına rastlandı" Alandaki kazı çalışmaların bittiğini ve duvarların korunması çalışması başlatacaklarını kaydeden Danışmaz, " Yine kuzey doğu köşesinde bulunan, o dördüncü odanın kuzey doğu köşesinde bulunan sarnıçta, yine kuzeybatı kısmında bulunan kalın duvarlar bu yapının erken dönemlerine ait izleri taşıyor. Osmanlı yapısı tabii en son dönem yapı katı. Şu anda bütünü tamamıyla açığa çıkarılan yapı. Fakat onun altında dört ayrı yapı evresinin olduğunu görüyoruz. En altta ise kalenin kuruluşuna ait Urartu dönemi kalıntılarını temel seviyesinde, sur temel yatakları, kuzey cephesinde görüyoruz. Sur temel yatakları ve üzerinde orijinal olarak bazı o döneme ait taşları da görebiliyoruz. Osmanlı döneminde burada çıkan buluntulara baktığımız zaman, karakola ait buluntulara baktığımız zaman, taş gülleler, demir kılıç, ondan sonra askerlere ait bol miktarda lüle parçaları ve çok bol miktarda bu döneme ait çanak gömlek kalıntılarını da görebiliyoruz. Bu kalenin zirvesini oluşturduğu için zamanla doğal şartlar gereği buradaki bu taş temel üzerindeki kerpiç yapı yıkılarak, özellikle kuzey yamaç yani kalenin sarp olan kuzey yamacında aşağı doğru döküldüğünü döküntülerden anlayabiliyoruz. Biz buraya ilk geldiğimiz zaman burası tam bir düz bir alandı. Yapılan kazılarda yani buradaki çalışmalarımızı sonlandırdık. Artık burada koruma evresine geçeceğiz. Yani bu duvarların korunması için çaba göstereceğiz. Bu amaçla koruma çalışmaları yapacağız" şeklinde konuştu. PALU-DER başkan yardımcısı Erhan Bahçeci ise "Elazığ’ın tarihi ilçelerinden Palu’dayız. Palu Kalesi, geçmişi 3 yıla dayanmakta. Biz bu bölgenin kazların yapılması ve arkeolojik kazıların bir an önce başlaması için birkaç kez gündeme getirmiştik. Sağ olsunlar o zamanın kaymakamları harekete geçmiş, valimiz Numan Hatipoğlu da inisiyatif alarak buranın kazı çalışmalarının başlayacağı müjdesini vermişti. Bugün bizler de buraya gelip kale kazılarını yerinde görelim, dedik. Kale kazılarında birçok mesafe kaydedilmiş. Özellikle emeği geçen Vali Numan Hatipoğlu ve kaymakamımız Fatih Çevik’e teşekkür ediyorum" dedi. (RY-CK-
10 Eylül 2025 Çarşamba - 10:46
283 Yıllık Yusufpaşa Cami yeniden ibadete açılmayı bekliyor
Malatya’nın Darende ilçesine bağlı İbrahim Paşa Mahallesi’nde bulunan ve 283 yıllık geçmişe sahip Yusufpaşa Cami, restorasyon çalışmaları nedeniyle yaklaşık 5 yıldır ibadete kapalı. Mahalle sakinleri, tarihi caminin bir an önce yeniden ibadete açılmasını istiyor. Darende’nin merkez camilerinden biri olarak uzun yıllar hizmet veren Yusufpaşa Cami 2020 yılında restorasyon gerekçesiyle yıkılarak çalışmalar başlatıldı. Geçen süreçte restorasyon çalışmaları yarım kalırken, mahalle sakinleri tarihi caminin yeniden ibadete açılmasını istiyor. "Tarihi taş sütunlar dışında hiçbir şey kalmadı" İbrahim Paşa Mahallesi Muhtarı Nurettin Özbey, caminin Darende için önemli bir tarihi değer taşıdığını belirterek, "Camimizi 2020 yılında restore edilecek diyerek yıktılar. Kısa süreli bir çalışma yapıldı ama yapılan da doğru bir çalışma değildi. Daha sonra kurumlar arasında taş mı olsun, kerpiç mi olsun tartışması yaşandığını duyduk. Bu nedenle çalışmalar tamamen durdu. Şu anda sadece tarihi el oymalı taş sütunları ayakta duruyor" dedi. "Defalarca başvurduk, sonuç alamadık" Özbey, konuyla ilgili birçok kez yetkili kurumlara başvurmalarına rağmen bir sonuç alamadıklarını ifade ederek, "Vakıflar Genel Müdürlüğüne defalarca yazı yazmamıza rağmen geri dönüş olmadı. Geçmiş dönem Vakıflar Genel Müdürü olan mahallemizin eski sakini Mehmet Gültekin Bey de konuyla ilgilendiğini ve konuyu üç kez Vakıflara ilettiğini söyledi. Buna rağmen hala bir gelişme yok. Malatya’da büyük yıkımlar oldu, tarihi eserler yeniden ayağa kaldırılıyor. Biz de bu camimizin bu çalışmaların içine dahil edilmesini ve restorasyonun bir an önce tamamlanmasını istiyoruz" diye konuştu. (HE-LO-Y)
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:54
Muud’da yazın kapanışı rap müzik ile yapıldı
Türk Telekom’un dijital müzik platformu Muud’da ağustos ayının en çok dinlenen isimleri ve albümleri açıklandı. Yazın son günlerinde listelerin zirvesinde yine Semicenk yer aldı. Rap müziğin sevilen isimlerinden BLOK3 ise ağustos ayında şarkıları en çok indirilen sanatçı oldu. Muud kullanıcılarının favori listelerinde rap müzik, bu yazın yükselen yıldızı oldu. Geçtiğimiz ay en çok dinlenen isimler arasında öne çıkan Semicenk, ağustos ayında da zirvede yer aldı. Semicenk ile rap müziğin sevilen isimlerinden Sefo’nun yaptığı düet parça "Sabrettim" kullanıcıların indirdiği şarkılar arasında ilk sırada yerini aldı. Yabancı listelerin favorisi: INNA En çok dinlenen yabancı sanatçılar kategorisinde hit şarkılarıyla tanınan Romanyalı sanatçı INNA ilk sıraya yerleşti. Ayrıca ağustos ayında The Weeknd’in "After Hours" albümü yabancılarda en çok dinlenen albüm oldu. "Tommy Richman"ın "MILLION DOLLAR BABY parçası ise en çok dinlenen yabancı single’lar listesinde yine zirvenin sahibi oldu. Muud yerli listelerde yazın hit şarkısı "Yerinde Dur" zirvede Bu yaza damga vuran Demet Akalın ve Sefo düeti olan "Yerinde Dur", Muud’da ağustos ayının en çok dinlenen yerli şarkısı oldu. Kariyerinin ikinci stüdyo albümünü çıkartan Edis, platformda ağustos ayına damga vuran isimlerden oldu. 11 şarkılık "Bachi-Bouzouk" albümünü geçtiğimiz ay piyasa süren Edis, daha öncesinde single olarak çıkarttığı "Azar Azar", "Bir Yol" gibi şarkılara da albümde yer verdi. Edis’in "Bachi-Bouzouk" albümü, ağustos ayında platformda en çok indirilen albüm olarak dikkat çekti. Platformda rap rüzgârı esmeye devam ediyor Ağustos ayında platformda rap müziğin sevilen isimlerinden BLOK3 en çok indirilen yerli sanatçısı olarak zirveye yerleşti. Ayrıca arabesk rap müziğin temsillerinden Çağla ve Doğu Swag‘ın "Seni Düşündüm" parçası da ağustos ayında en fazla radarlanan şarkı oldu. Platformda en çok dinlenen yerli single’lar Demet Akalın & Sefo - Yerinde Dur Semicenk - Kalpsiz Norm Ender & Ebru Gündeş - Bir Çift Göz Reynmen - Çatma Yarim Oğuzhan Koç & Merve Özbey - Geçsin Yıllar Rıza Tamer - Benden Sonra Tarkan - Dönmüyor Giden Zeynep Bastık - Kör Sevdam Hande Ünsal - Koş Gel En çok indirilen yerli şarkılar Semicenk & Sefo - Sabrettim Edis - Çek Tetiği Burak Bulut & Eda Sakız - Sesini Duymadan Ziynet Sali & Rıza Sarıtaş - Aşkın Yenisi Aleyna Tilki - Bitti Funda Arar - Unutulmuyor Sıla - LEYLA Sefo & Demet Akalın - Yerinde Dur Aleyna Tilki & Moro La Flor - Uzay Norm Ender & Ebru Gündeş - Bir Çift Göz En çok dinlenen yerli albümler Manifest - manifestival Sefo & Demet Akalın - Yerinde Dur Sezen Aksu - Paşa Gönül Şarkıları Semicenk - Kalpsiz Norm Ender & Ebru Gündeş - Bir Çift Göz Reynmen - Çatma Yarim Oğuzhan Koç & Merve Özbey - Geçsin Yıllar Rıza Tamer - Benden Sonra Tarkan - Dönmüyor Giden Zeynep Bastık - Kör Sevdam En çok radarlanan şarkılar Çağla & Doğu Swag - Seni Düşündüm Poizi & Murat Boz - YAPAR MISIN? Sezen Aksu - Şuh Nefes (Ceceli) Rıza Tamer - Benden Sonra Sezen Aksu - Ey Aşk Barış Manço - Dönence Melike Şahin - Gönül [Live] Sefo & Demet Akalın - Yerinde Dur Volkan Konak - Yarim Yarim BLOK3 - git En çok dinlenen yerli sanatçılar Semicenk BLOK3 Tarkan Manifest Sefo & Demet Akalın Sezen Aksu Hande Ünsal Simge Serdar Ortaç Reynmen En çok dinlenen yabancı albümler The Weeknd - After Hours Miley Cyrus - Endless Summer Tommy Richman - MILLION DOLLAR BABY Eminem - Curtain Call: The Hits SZA - SOS Deluxe: LANA Lady Gaga - MAYHEM Imagine Dragons - Evolve Jain - Zanaka Rema - Rave & Roses Ultra Indila - Mini World [Deluxe] En çok dinlenen yabancı single’lar Tommy Richman - MILLION DOLLAR BABY Jain - Makeba Rema & Selena Gomez - Calm Down Lady Gaga & Bruno Mars - Die With A Smile The Weeknd & Madonna - Popular Billie Eilish - What Was I Made For? INNA - Yalla Miley Cyrus - Flowers The Weeknd - Blinding Lights Taylor Swift - Cruel Summer En çok dinlenen yabancı sanatçılar INNA Shakira Taylor Swift Billie Eilish The Weeknd Bruno Mars & Lady Gaga Tommy Richman Justin Bieber Rihanna Stray Kids En çok dinlenen indirilen sanatçılar BLOK3 Semicenk Edis Tarkan Manifest Simge Sezen Aksu Aleyna Tilki Ahmet Kaya Şebnem Ferah En çok dinlenen indirilen albümler Edis - Bachi-Bouzouk Manifest - Manifestival BLOK3 - Virtüöz Sezen Aksu - Paşa Gönül Şarkıları Aleyna Tilki - Kırlar Semicenk & Sefo - Sabrettim Burak Bulut & Eda Sakız - Sesini Duymadan Ziynet Sali & Rıza Sarıtaş - Aşkın Yenisi Funda Arar - Unutulmuyor Sıla - LEYLA
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:48
Hititlerin kadim şehri Şapinuva, Anadolu tarihine ışık tutuyor
Çorum’un Ortaköy ilçesindeki Şapinuva Antik Kenti, yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarıyla Anadolu tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Çorum Valisi Ali Çalgan, Hitit İmparatorluğu’nun önemli merkezlerinden Şapinuva Antik Kenti’ni ziyaret ederek devam eden kazı çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmalar hakkında Hitit Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Dr. Önder İpek’ten bilgi alan Vali Çalgan, kazı alanlarını gezdikten sonra Kazı Evi’ni ziyaret etti. Vali Çalgan’a eserler ve Şapinuva’nın ören yeri statüsü kazanması için İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Ziyaret kapsamında yeni yapılması planlanan kazı evi ile ilgili de görüşmeler yapan Vali Çalgan, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkililerinden projeye dair bilgi aldı. 1992-2020 yıllarında Prof. Dr. Aygül Süel’in başkanlık ettiği kazılar, 2021 yılından itibaren Hitit Üniversitesi adına Dr. Önder İpek’in başkanlığında devam ediyor. Bugüne kadar yapılan kazılarda 4 bin 500’e yakın çivi yazılı tablet ortaya çıkarıldı. Hititçe, Hurrice, Hattice, Akadca ve Sümerce dillerinde yazılmış bu tabletler, Şapinuva’nın bir dönem Hitit İmparatorluğu’na başkentlik yaptığını ortaya koydu. Milattan Önce 14. yüzyılda Büyük Kral II. Tuthaliya ve Kraliçe Taduhepa’nın hüküm sürdüğü Şapinuva, aynı zamanda Hitit dünyasının önemli dini merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Şapinuva Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda idari, dini ve üretim amaçlı anıtsal yapılar açığa çıkartılırken, Ağılönü mevkiinde kutsal alanlar ve ritüel yapılar tespit edildi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Vali Ali Çalgan, "Şapinuva, dünya tarihine yön veren Hitit uygarlığının en önemli merkezlerinden biridir. Kazı çalışmalarının ilerlemesiyle birlikte bu kadim şehrin yeni bulgularla gün yüzüne çıkması hem bilim dünyası hem de kültürel mirasımız açısından büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı.
10 Eylül 2025 Çarşamba - 09:12
Erzurum’daki müzelerde en çok sikke var
Erzurum’da 2024 yılında 319 bin 388 kişi müze ve ören yerini ziyaret etti. Ülkemizdeki müzelerin 217 tanesi Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde, 401 tanesi özel müze kategorisinde yer alırken Milli Saraylar Başkanlığına bağlı 18 müze faaliyet gösterdi. Ören yeri sayısı 147 oldu. Müzelerdeki eser sayısı önceki yıla göre yüzde 2,4 artarak 3 milyon 995 bin 133 oldu. Bakanlığa bağlı müzelerdeki eser sayısı geçen yıla göre yüzde 0,9 artarak 3 milyon 370 bin 881 olurken özel müzelerdeki eser sayısı yüzde 1,7 artarak 291 bin 89, Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müzelerdeki eser sayısı yüzde 22,1 artarak 333 bin 163 oldu. Bakanlığa bağlı müzelerdeki eserlerin yüzde 60,1’i sikke, yüzde 27,8’i arkeolojik materyal, yüzde 6,5’i etnografik materyal, yüzde 3,5’i tablet oldu. Müzelerde 19 bin 481 eser var Erzurum’da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 4 müze ve 1ören yeri bulunuyor. 2024 yılında 319 bin 388 kişi müze ve ören yerini ziyaret etti. Bu arada Erzurum’daki müzelerde 19 bin 481 eser bulunuyor. Resmi kayıtlara göre Erzurum’da 3 özel müze bulunuyor ve buralarda 182 adet eser bulunuyor. Erzurum’daki 19 bin 481 eserin içinde 8 bin 237 adet ile sikke ilk sırada yer alıyor. Erzurum’daki müzelerde 7 bin 303 arkeolojik materyal, 3 bin 539 adet etnografik materyal, 163 mühür ve mühür baskısı, 2 arşiv dokümanları ve 237 diğer eserler bulunuyor. Erzurum’da 319 bin 388 müze ve ören yeri ziyaretçisinden 149 bin 910’unu ücretli, 169 bin 478’i ücretsiz ve 64 bin 193 müze kartlı şeklinde oldu.
09 Eylül 2025 Salı - 18:14
Alanya Belediye Tiyatrosu’ndan yeni sezonun ilk prömiyeri: "Palto"
Alanya Belediye Tiyatrosu, Rus edebiyatının büyük ustası Nikolay Gogol’ün unutulmaz eseri ’Palto’yu sahneye taşıyor. Alanya Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, 10 Ekim Cuma akşamı prömiyeri yapılacak yeni oyunun prova çalışmalarını yapan ekibi ziyaret ederek başarılar diledi. Alanya Belediye Tiyatrosu, yeni sezona müthiş bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Alanya Belediye Tiyatrosu, yönetmenliğini Antalya Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Ferdi Dalkılıç’ın üstlendiği Nikolay Gogol’ün Palto isimli oyununu sahneye taşıyor. Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak ile Belediye Tiyatro Müdürü Hüseyin Çinal’in provasını takip ettiği oyun, sıradan bir devlet memurunun küçük bir palto hayali üzerinden insan onurunu, toplumdaki adaletsizliği ve yaşamın kırılganlığını anlatıyor. Koçak’tan sanatseverlere davet Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, Yönetmen Ferdi Dalkılıç’tan oyunla ilgili bilgi alırken ekiple de sohbet ederek başarı dileklerini iletti. Her zaman tiyatro ekibinin yanlarında olduklarını vurgulayan Başkan Yardımcısı Koçak; "Kimi zaman hüzünlü, kimi zaman mizahi bir dille sahnelenen Palto isimli muhteşem bir oyunla seyircimizle buluşuyoruz. 10 Ekim tarihinde prömiyer yapacak olan ve seyirciyi hem düşündürecek hem de derinden etkileyecek oyunumuza tüm sanatseverleri bekliyorum" dedi. "Salonu hiçbir zaman boş bırakmayan alanya seyircisini prömiyerimize bekliyoruz" Daha önce Alanya Şehir Tiyatrosu‘nda 2 oyun yöneten, Antalya Devlet Tiyatrosu Sanatçısı Yönetmen Ferdi Dalkılıç yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Sezonun açılış oyunu olarak bir dünya klasiği ve çok önemli bir eser olan Gogol‘ün ‘Palto’ isimli eserini tercih ettik. Dünyada edebiyat yazım tarihine yön vermiş, birçok yazarın etkilendiği, birçok yazarın öykündüğü çok önemli çok kıymetli bir eser. Koreograflarımız, dekor tasarımcımız, kostüm tasarımcımız ve müzik tasarımcımızla birlikte Alanya’ya geldik. Oyuncularımızla birlikte provalarımıza başladık. Çok keyifli ve hızlı bir şekilde başladı ve eminim ki aynı süreçte, aynı şekilde provalarımız devam edecek. Eğer bir aksilik olmazsa 10 Ekim tarihinde bu dünya klasiğini, bu çok önemli eseri seyretmek üzere ki zaten hiçbir zaman salonları boş bırakmayan kıymetli Alanya seyircisini prömiyerimize bekliyoruz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder