KÜLTÜR SANAT
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 18:01 Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen Gençlik Festivali farklı kültürleri buluşturdu Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Gençlik Festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Festivalde hem dünya mutfağından hem de yöresel lezzetlerden oluşan stantlar davetlilerden büyük ilgi gördü. Kastamonu Üniversitesi tarafından düzenlenen 20. yıl Gençlik Festivali düzenlendi. Ayyıldız Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, çeşitli kültürleri yakından tanıma fırsatı buldu. Gençlik Festivalinin açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, "Üniversitemiz 2006 yılında kurulmuştur. Bugün itibariyle üniversitemizin 20’inci yaşını kutluyoruz. Kadim medeniyetimizin geçmişinden aldığı güçle, tarihiyle, tabiatıyla, kültürüyle ve eşsiz lezzetleriyle hakikaten istisnası bir yere sahip olan Kastamonu’da, hiç şüphesiz üniversitemizde şehrin önemli değerlerinden bir tanesi olmuştur" dedi. Kastamonu Üniversitesinin kuruluşundan bu yana bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında önemli başarılara imza attığını belirten Rektör Topal, yetiştirdiği öğrenciler ve şehre sağladığı katkılar sayesinde Türkiye’nin seçkin üniversiteleri arasında yer aldığını vurguladı. Kastamonu Üniversitenin elde ettiği bu anlamlı başarılarda emeği geçen tüm öğrenci ve akademisyenlere, idare çalışanlarına teşekkür eden Rektör Topal, "Açılışın yapacak olduğumuz 20. Yıl Gençlik Festivalinde hem Kastamonu’nun yöresel lezzetlerini hem de uluslararası öğrencilerimizin hazırladığı farklı kültürlere, farklı ülkelere ait tatları birlikte tatma imkanı bulacağız. Ayrıca bugün gerçekleştirilecek halk oyunları gösterileri, yarışmalar, canlı müzikler ve birbirinden renkli faaliyetlerimizi içeren çok sayıda etkinliklerimiz olacaktır. Yarında sevilen sanatçı Kıraç’ın konseri olacaktır. Tüm halkımızı, öğrencilerimizi ve gençlerimizi etkinliklerimize bekliyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmasının ardından Rektör Topal ve Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen ile protokol üyeleri, festivalin açılış kurdelesini birlikte kesti. Kurdele kesiminin ardından Rektör Topal ve Vali Yardımcısı Özmen, beraberindeki heyet ile birlikte stantları gezdi. Festival kapsamında kurulan stantlarda Kastamonu ve dünya mutfağından yiyecek ve içecekler tanıtıldı. Çeşitli ülkelerden gelen öğrenciler ise ülkelerine özgü kıyafetlerle kültürlerini tanıtarak etkinliğe renk kattı. Dünya mutfağı stantları ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Ayrıca festivalde Tosya Belediyesi tarafından getirilen coğrafi işaretli ürün olan sarıkılçık pirincinden yapılan tavuklu pilav da öğrencilere ikram edildi. Stant ziyaretlerinin ardından Raksan Halk Dansları Topluluğu’nun sergilediği gösteri izleyicilerden yoğun alkış aldı. Program, Vali Arslan Aydın Ortaokulu öğrencilerinin dans gösterileri ve uluslararası öğrencilerin sahne performanslarıyla devam etti. Günün ilerleyen saatlerinde düzenlenen resim boyama, ebru ve ahşap oymacılığı atölyeleri katılımcılara sanatsal deneyimler sundu. Canlı langırt, ödüllü spor etkinlikleri, penaltı ve basket atışları, halat çekme ile çuval yarışı gibi geleneksel oyunlara katılan davetliler hem yarıştı hem eğlendi. "Colorfest" etkinliği ise festivale renkli ve coşkulu anlar kattı. Festivalin müzik bölümünde ise Doğan Dalmızrak ile Gürkan Gökhan Gökmen sahne alarak katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Günün finali ise DJ Onur Can’ın performansıyla yapıldı. Festivalin açılış programına Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Vali Yardımcısı Mevlüt Özmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşçu, akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:59 Samsun’da hayvan barınağı olmayan ilçeler Samsun İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı’nda paylaşılan verilere göre Samsun’un 17 ilçesinden 10’unda barınak veya tesis yok. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz Mayıs ayı meclis toplantısında yaptığı açıklamada, "Maalesef topladığımız hayvanlar arasında İlkadım’da yaşamayan birçok hayvana rastlıyoruz. Farklı ilçelerden gelen hayvanlar nedeniyle zorlanıyoruz. Toplantıda da söyledim; bir an önce bütün ilçelerimiz hayvan yaşam alanlarını oluşturursa biz bu yükten de kurtulmuş olacağız" demişti. Geçen hafta Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında yapılan İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı’nda ilçelerdeki hayvan bakımevi, doğal yaşam alanı ve ara transfer merkezi sayıları ile dolulukları paylaşıldı. 4 hayvan bakımevi var Samsun Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü(DKMP) tarafından paylaşılan verilere göre, Samsun’da 4 ilçede hayvan bakımevi bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi, Bafra Belediyesi, Vezirköprü Belediyesi’nde hayvan bakımevleri sahipsiz hayvanlara ev sahipliği yapıyor. Çarşamba Belediyesi’nin hayvan bakımevinin ise yeni yapıldığı ve kısa sürede hayata geçeceği ifade edildi. 2 ilçede doğal yaşam alanı, 3 ilçede ara transfer merkezi var Hayvanlar için doğal yaşam alanları hazır durumdaki belediyeler ise Bafra Belediyesi ve İlkadım Belediyesi. Canik Belediyesi, Terme Belediyesi ve Ayvacık Belediyesi ise hayvanların 10-15 günlük sürelerle diğer merkezlere transfer için tutulduğu ara transfer merkezlerine sahip. 10 ilçede hiçbir tesis yok 19 Mayıs Belediyesi, Alaçam Belediyesi, Asarcık Belediyesi, Atakum Belediyesi, Havza Belediyesi, Kavak Belediyesi, Ladik Belediyesi, Salıpazarı Belediyesi, Tekkeköy Belediyesi ve Yakakent Belediyesi’nde ise hayvanlar için hiçbir tesis bulunmuyor. Doluluk oranları Paylaşılan resmi verilere göre mevcut 4 hayvan bakımevinin toplam 4 bin 800 hayvan kapasitesi bulunuyor. Yüzde 76,04 doluluk oranıyla 3 bin 650 hayvan bu bakımevlerinde tutuluyor. Mevcut 2 doğal yaşam alanının toplam bin 700 hayvan kapasitesi bulunuyor. Yüzde 27,94 doluluk oranıyla 475 hayvan bu alanlarda tutuluyor. Hayvanların 10-15 günlük sürelerle diğer merkezlere transfer için tutulduğu 3 ara transfer merkezinin toplam 470 hayvan kapasitesi bulunuyor. Yüzde 69,15 doluluk oranıyla 325 hayvan bu merkezlerde transfer için bekliyor. Hayvan bakımevi, doğal yaşam alanı ve ara transfer merkezlerini içeren il geneli toplama göre ise bu merkezler toplamda 6 bin 970 sahipsiz hayvanlık kapasitede yüzde 63,85 oranla 4 bin 450 mevcut sahipsiz hayvana ev sahipliği yapıyor.
Dünyanın en iyi turtası ’Çarşamba pidesi’
09 Eylül 2025 Salı - 13:01 Dünyanın en iyi turtası ’Çarşamba pidesi’ Tadı, dünyadaki lezzet otoriteleri tarafından da tescillenen Samsun’un coğrafi işaretli yiyeceklerinden ’Çarşamba pidesi’, ’dünyanın en iyi turtası’ seçildi. ’Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ’En İyi Turtalar’ kategorisinde ilk 2 sırayı Samsun’a ait lezzetler paylaştı. Gastronomi dünyasının önemli kaynaklarından biri olan Taste Atlas’ın en iyi turtalar listesinde ilk sırayı Çarşamba pidesi, ikinci sırayı ise Samsun pidesi aldı. Dünyanın En İyi Yemekleri Listesi’nde ’Top 100 Pies in the World’ (Dünyanın en iyi 100 turtası) listesinde ilk 2 sırayı paylaşan Çarşamba ve Samsun pidelerini sırasıyla Gürcistan’ın haçapurisi, Lüblan’ın sfihası, Gürcistan’ın ajaruli khachapurisi, Bosna-Hersek’in kljukusası, Gürcistan’ın guruli khachapurisi, Hollanda’nın appeltaartı, Fas’ın pastillası ve Şili’nin pastel de choclosu takip etti. "Çarşamba pidesi her damak tadına uygun bir lezzet" Yıllardır Çarşamba pidesi yapan pide ustası Muhammet Terzi, "Pide ustası olarak baba mesleğini devam ettiriyorum. 29 yıldır Çarşamba pidesi yapıyorum. Samsun pidesi deyince akla Bafra, Terme ve Çarşamba pidesi geliyor. Bafra pidesi; sert, çıtır ve uzun. Terme pidesi; geniş, yağlı, yumuşak diye adlandırılıyor. Çarşamba pidesi ise bu iki pidenin ortasında hafif, çıtır, yumuşak herkesin damak tadına hitap eden bir pidedir. Çarşamba pidesinin içi kavrulmuş kıyma ve soğandan hazırlanır. İçinde az maydanoz ve karabiber ile harmanlayıp odun ateşinde pişiriyoruz. Pişme süresi yaklaşık 15 dakika. Çarşamba pidesinin hamuru da çeşitli aşamalardan oluşuyor. Hamur yaklaşık 6 saatlik bir süreçten geçiyor. İlk 2 saat kazanda yoğruluyor, 2 saat dolapta mayalanıyor, son 2 saatte de oda sıcaklığında bekletiyoruz. Kulak memesi kıvamına yani elle açılacak dereceye geldiğinde de pideye şeklini veriyoruz. Çarşamba pidesi yumuşak ve sert pide sevmeyip kıvamında pide sevenlere hitap ediyor. Hafif çıtır ve yumuşak olması iki tarafın da isteğini karşılıyor. Çarşamba pidesi; malzemesi, pişim aşaması, hamuru ve lezzeti ile herkes tarafından beğenilerek tüketiliyor. Bence Samsun pidesi denilince akla ilk Çarşamba pidesi gelmeli. Belli bir kesim çok gevrek pide ya da yumuşak sevebilir ama kimse ’Çarşamba pidesini sevmiyorum’ diyemez. Çünkü Çarşamba pidesi her kesimin damak zevkine hitap eder" dedi. Samsun’da her ailede pide yaptırma kültürü olduğuna dikkat çeken Dursun Kahraman ise, "Samsun’da geleneksel olarak pide yaptırma kültürü var. Evlerde hazırlanan pide içi Çarşamba, Terme ve Bafra’da hemen hemen aynı. Bafra soğanı diri, Çarşamba ve Terme ise ölleyerek koyar. Tereyağı ile kavuran da sade kavuran da var. Dana kıymadan iç harcı hazırlanır. İyi bir pide ustası bu harçtan güzel bir Samsun pidesi çıkartır. Samsun’da aileler hafta sonları evlerde toplandığında pide içi hazırlar sabahın erken saatlerinde fırınlara gideriz. Herkes istediği pideyi tarif eder ve yaptırır. Bu yıllardan beri bir gelenektir. Çarşamba pidesi dünyanın en iyi seçilmeyi hak ediyor. Türkiye’de Samsun pidesi isim yapmıştır. Bunun ortasında da Çarşamba pidesi yer alır. Çarşamba pidesi çıtır, tereyağlı ve lezzetli bir pidedir" diye konuştu. Namı önce Samsun’da coğrafi işaret tesciliyle, sonra da ülke sınırlarını aşan Çarşamba pidesi birçok uluslararası gurme tarafından dünyanın en iyi ekmeği ve turtası olarak gösterilirken, en iyi yiyecekler listesinde de ilk sıralarda yer almaya devam ediyor.
Yeni neslin ilham perileri Filenin Sultanları oldu
09 Eylül 2025 Salı - 11:59 Yeni neslin ilham perileri Filenin Sultanları oldu KidZania İstanbul’un FutureBright Group iş birliğiyle gerçekleştirdiği "Çocuklar ve Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Algısı" araştırması, kız çocuklarının büyük çoğunluğunun aile dışındaki figürlerden etkilendiğini ve voleybolun meslek hayallerinde öne çıktığını ortaya koydu. Dünya Voleybol Şampiyonası’nda dünya ikincisi olarak milyonları gururlandıran Türkiye Kadın Voleybol Milli Takımı, sahadaki başarılarının ötesinde disiplin, özgüven ve dayanışma örnekleriyle geleceğin kuşaklarına ilham veriyor. KidZania İstanbul’un FutureBright Group iş birliğiyle gerçekleştirdiği "Çocuklar ve Ailelerin Toplumsal Cinsiyet Algısı" araştırması, kız çocuklarının büyük bir bölümünün aile dışındaki figürlerden etkilenerek kendilerine ilham aldığını ortaya koyuyor. Kapsamlı yapılan araştırmaya göre, çocukların yüzde 11’i futbol, voleybol, basketbol, yüzme, tenis ve jimnastik gibi spor dallarına yönelirken, 10 çocuktan 7’sinde mesleklerin cinsiyet ayrımı olmadığı görüldü. Aile dışında örnek alınan kişilerde ise voleybolun belirleyici bir rol oynadığı dikkat çekiyor. Bu kapsamda; kız çocuklarının yüzde 19’u voleybolcu olmak istiyor. KidZania İstanbul CEO’su Ebru Timur, araştırma sonuçlarıyla ilgili olarak şunları ifade etti: "Çocuklar, hayal dünyalarını zenginleştiren ve kendi hikâyelerini yazmalarına ilham veren figürlere ihtiyaç duyuyorlar. Filenin Sultanları, hayatın her alanında büyük başarılar elde etmek için gereken azim, dayanışma ve kararlılığın canlı birer örneği. Kız çocuklarının özgüvenlerini artıracak, toplumsal kalıpları kırarak potansiyellerini ortaya çıkaracak güçlü yeni rol modeller görme mutluluk veriyor. Bu veriler, kız çocuklarının hayal gücünün, kararlılığının ve kendine inancının güçlü bir araç olduğunu ortaya koyuyor."
Tahir Paşa Konağı’nın restorasyonu büyük ölçüde tamamlandı
09 Eylül 2025 Salı - 11:55 Tahir Paşa Konağı’nın restorasyonu büyük ölçüde tamamlandı Van’ın tarihi değerlerinden biri olan Tahir Paşa Konağı’nın restorasyon çalışmalarının büyük kısmı sona erdi. Van Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığınca yürütülen rekonstrüksiyon çalışmalarıyla konak, Van’ın geleneksel sivil mimarisine yeniden kazandırılıyor. Yaklaşık 850 metrekarelik kapalı alana sahip yapı, 19. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı yönetici sınıfı tarafından kullanıldı. Geçmişte Van Valisi Tahir Paşa’nın konutu olarak bilinen yapı, bir dönem Kazım Karabekir Paşa’nın çocukluğuna da ev sahipliği yaptı. 1979 yılında Ankara Yüksek Anıtlar Kurulu tarafından tescillenen konak, iki katlı ve düz toprak damlı yapısıyla geleneksel Van konut mimarisinin önde gelen örnekleri arasında yer alıyor. 1980’li yıllara kadar ayakta kalan yapı, 1990’lara dek kısmen kullanıldı. İlgisizlik ve bakımsızlık sonucu üst örtüsü çöken, beden duvarları yıkılan yapı zamanla harabeye dönüştü. Tahir Paşa Konağı kültür ve sanat faaliyetlerinde kullanılacak Hazırlanan rekonstrüksiyon projesiyle konak, geleneksel yapım tekniklerine uygun olarak yeniden inşa ediliyor. Günümüzde Elmas Öztürk’ün mülkiyetinde olan yapının kaba inşaatının yüzde 80’i tamamlandı. Restorasyonun tamamlanmasının ardından konak, kültür ve sanat faaliyetlerinde kullanılacak. "İnsan vücuduna ve yaşam şartlarına en uygun yapı tekniklerinden birini yansıtmaktadır" İHA muhabirine konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Şahabettin Öztürk, Tahir Paşa Konağı’nın yapım çalışmalarına yaklaşık üç ay önce başladıklarını hatırlattı. Şu anda yapının temeli, zemin katı ve üst katının yaklaşık yüzde 80’inin tamamlanmış durumda olduğunu ifade eden Öztürk, "Tahir Paşa Konağı, iki katlı geleneksel Van sivil mimarisi içerisinde önemli bir tescilli yapı olarak öne çıkmaktadır. İnşaat tarihi 1880’li yıllara dayanmaktadır. Yapı, inşa edildiği tarihten 1990’lı yıllara kadar aktif olarak kullanılmıştır. Yapı, ahşap ve toprak ağırlıklı malzemeden, çamur sıva ile inşa edilmiştir. İnsan sağlığı için oldukça elverişli, kışın sıcak, yazın serin bir yapıya sahiptir. Yapının iç mekanına girdiğimizde bu özelliği hemen fark etmek mümkündür. Bu açıdan Tahir Paşa Konağı, insan vücuduna ve yaşam şartlarına en uygun yapı tekniklerinden birini yansıtmaktadır" dedi. Özellikle Van ve bölgede asırlardır bu tür yapıların sivil mimaride yoğun şekilde kullanıldığını dile getiren Öztürk, "Geleneksel Van evlerinde ev ile sokak arasında genellikle bir avlu veya geçiş bulunmaz; yapılar doğrudan yola açılır. Tahir Paşa Konağı’nda da harem ve selamlık ilişkisi yoktur; kadın ve erkek yaşamı iç içe geçmiş şekilde sürdürülmüştür. Zemin katta konak, ortada bir sofa ve bu sofaya sağ ve sol tarafından düzenli bir şekilde sıralanmış, her biri dikdörtgen planlı altı odadan oluşmaktadır. Üst katta ise tamamen yaşam alanına ayrılmış bir plan bulunmakta olup, misafir ağırlama ve uyuma alanları burada yer almaktadır. Alt katta, üst kata geçişi sağlayan tek kollu ahşap bir merdiven vardır ve bu merdiven, orta üst katın sofasına çıkmaktadır. Sofanın yola bakan kısmında, yola 1,10 metre çıkıntılı ’köşk’ olarak adlandırılan bir konsol bulunmaktadır" diye konuştu.
Kültür Yolu Festivali’nde Talas’ta ‘Şifaya Açılan Kapılar’ sergisi
09 Eylül 2025 Salı - 11:11 Kültür Yolu Festivali’nde Talas’ta ‘Şifaya Açılan Kapılar’ sergisi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Kültür Yolu Festivalinin Kayseri ayağı kapsamında Talas’taki etkinlikler başladı. İlçenin köklü kültürel mirasını öne çıkaran sergi ve atölyeler, sanatseverlerin ilgisine sunuluyor. Program çerçevesinde, Kiçiköy Mahallesi Osmanlı Kültür Sokağı girişinde yer alan Su Medeniyetleri Galerisi, festivalin ilk etkinliklerinden biri olan Sanatçı Neşe Koçak’ın "Şifaya Açılan Kapılar" sergisine ev sahipliği yapmaya başladı. 13.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edilebilen sergi, şifa temalı eserleriyle yoğun ilgi gördü. Aynı sokaktaki Klasik Sanatlar Akademisi’nde düzenlenen Ebru Atölyesi de festivalin dikkat çeken programlarından oldu. Sanatçı Sema Balkaya Öksüz’ün rehberliğinde gerçekleşen etkinlikte katılımcılar, ebru sanatının inceliklerini öğrenip kendi çalışmalarını yaparak unutulmaz anlar yaşadı. Öte yandan, Osmanlı Kültür Sokağı içinde yer alan Talas Sanat Galerisi de bugün kapılarını açacak. Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şubesi tarafından hazırlanan "Kayseri Sandık Çeyizi Mirası Sergisi", 9-10 Eylül tarihlerinde 10.00-20.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek. Yine aynı mekânda, 11-12 Eylül tarihlerinde Tohumluk Vakfı tarafından hazırlanan "Kayseri El Sanatları Mirası Sergisi" ziyaretçilerin beğenisine sunulacak. Sergide, halı ve kilimler başta olmak üzere çok sayıda kültürel değer sergilenecek. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, festivalin Talas’ta başlamasıyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: "Bugün Talas’ta kültür ve sanat yolculuğunun ilk adımlarını attık. Sergimiz ve ebru atölyemiz büyük ilgi gördü, yarından itibaren Talas Sanat Galerimiz de ziyaretçilerini ağırlayacak. Bu festival, şehrimizin zengin kültürel birikimini gelecek kuşaklara aktarmada önemli bir fırsat. Tüm hemşehrilerimizi bu güzellikleri görmeye davet ediyorum." Festival, 12 Eylül’e kadar Talas’ta farklı sergi ve etkinliklerle devam edecek.
Yöreler Renkler Festivali’nde Ege ve Marmara rüzgarı
09 Eylül 2025 Salı - 11:10 Yöreler Renkler Festivali’nde Ege ve Marmara rüzgarı Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin 9’uncusunu düzenlediği Yöreler Renkler Festivali’nin Ege-Marmara Gecesi’nde Atatürk Kent Meydanı’nı dolduran kent sakinleri harmandalı, Çökertme ve roman havasıyla coştu. Muratpaşa Belediyesi’nin ev sahipliğinde 73 hemşeri, kültür ve dayanışma derneğinin katılımıyla devam eden festivalin üçüncü gününde düzenlenen Ege-Marmara Gecesi’nde Ateş Ali ve Mehmet Yenigün’ün hareketli repertuarı alanı şenlendirirken, Muratpaşa Belediyesi Halk Dansları Topluluğu’nun gösterisi de büyük beğeni topladı. Kent sakinleri, harmandalı ve Çökertme oynayarak Ege’nin kültürünü Antalya’da yaşattı. Trakya’yla özdeşleşen roman havası gecenin en coşkulu anlarına sahne oldu. Dernekler, kültürlerini Antalya’ya taşıdı Antalya Çanakkaleliler Dernek Başkanı Levent Yılmaz, bu yıl Çanakkale’de ün kazanmış Biga sucuğunu tanıttıklarını belirtti. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’a teşekkür eden Yılmaz, "Yöreler Renkler Festivali’nin 9’unda da bulunduk. İnşallah 10’uncusu da nasip olur, tekrar burada oluruz" dedi. Sandıklılar Kültür ve Dayanışma Dernek Başkanı Hasan Hüseyin Demirbağ ise "Festival, bütün sivil toplum kuruluşları ve bütün illeri birbiriyle kaynaştırıyor. Halkımızda bu konuda duyarlı, bizleri yalnız bırakmıyorlar. Yapılan konserlerle de çalışmalarımız Muratpaşa Belediyesi tarafından destekleniyor" diye konuştu.
Prof. Dr. Mustafa Kemal: "Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli taşıyan çok önemli bir merkezdir"
09 Eylül 2025 Salı - 10:29 Prof. Dr. Mustafa Kemal: "Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli taşıyan çok önemli bir merkezdir" Çorum’da Kalehisar ören yerindeki kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin, alanda bulunan medresenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli taşıyan çok önemli bir merkezdir. Medrese çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa çok değerli bir yapıyı kaybetmiş olacağız. Bu nedenle vakit kaybetmeden adım atmamız ve gerekli çalışmaları başlatmamız gerekiyor" dedi. Çorum’da, Anadolu Selçuklu döneminin önemli kentlerinden birisi olan, Alaca ilçesine bağlı Mahmudiye köyündeki Kalehisar ören yerinde arkeolojik çalışmalar devam ediyor. Selçuklu döneminde kervan yolları geçiş güzergahında bulunan ve dönemin önemli yerleşim merkezi konumundaki Kalehisar kazı alanı ve ören yerindeki 800 yıllık medrese ayakta kalabilen tek Anadolu Selçuklu Medrese’si olmasıyla dikkat çekiyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin Kalehisar’ın Türk tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olduğunu ve kalıntıları günümüze ulaşan medresede, çökme tehlikesine karşı güçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca Prof. Dr. Şahin, medresenin koruma altına alınmasıyla birlikte içerinde ve çevresinde temizlik ve restorasyon yapabileceklerini, medrese ayağa kaldırıldıktan sonra kültür ve turizm hayatına kazandırılabileceklerini ifade etti. "Medrese çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa çok değerli bir yapıyı kaybetmiş olacağız" Medrese’nin Çorum’daki tek Anadolu Selçuklu medresesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mustafa Kemal Şahin, "İçerisinde bulunduğumuz Kalehisar Medresesi, Kalehisar ören yerindeki en önemli yapılardan biridir. Bu medrese genellikle 13. yüzyılın ortalarına tarihlenmektedir. Gerek plan özellikleri gerekse mimari özellikleri bakımından günümüze gelebilen Çorum’daki tek Anadolu Selçuklu dönemi medresesi olma özelliğini taşımaktadır. Ayakta kalan tek Anadolu Selçuklu dönemi medresesi olması sebebiyle Kalehisar kentinin önemli yapılarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla Kalehisar’ın kent mimarisi oluşumunda da ayrı bir yeri vardır. Medresenin çökmesini önlemek için statik yönden desteklenmesi gerekmektedir. Bunun dışında kazı, çevre düzenlemesi ve restorasyon çalışmalarının yapılması da şarttır. Bu konuda birkaç yıldır yetkili makamlar nezdinde girişimlerimiz sürmektedir, ancak artık bu çalışmaların hızlanması gerekmektedir. Çünkü buranın kış şartları oldukça serttir. İstemeyiz ama medrese çökme tehlikesiyle karşı karşıya kalırsa çok değerli bir yapıyı kaybetmiş olacağız. Bu nedenle vakit kaybetmeden adım atmamız ve gerekli çalışmaları başlatmamız gerekiyor" dedi. "Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli taşıyan çok önemli bir merkezdir" Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli olan çok önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Şahin, "Kalehisar’daki çalışmalar kapsamında bu yapıyla ilgili tüm belgelendirme işlemlerini tamamladık. Elimizdeki veriler hazır durumdadır. Medrese bir kentin en önemli yapılarından biridir. Şu anda gördüğünüz gibi yapının yarısı toprağa gömülü durumdadır. İleride yapılacak çalışmalarda hem kazı ve temizlik hem de restorasyon faaliyetleri ile medreseyi daha iyi bir hale getirmeyi planlıyoruz. Diğer yandan burası sosyal ve kültürel amaçlarla da kullanılabilecek bir yapıdır. Çorum’un kültürel hayatına da önemli katkılar sağlayabilecek niteliktedir. Bu nedenle Kalehisar ören yerindeki medrese, kervansaray ve hamam gibi yapılara öncelikle sahip çıkmamız ve çalışmalarımızı hızlandırmamız gerekmektedir. Kısacası Kalehisar, geleceğin Selçuklu kenti olma potansiyeli taşıyan çok önemli bir merkezdir. Bu yüzden hep birlikte ilerlemek durumundayız. Kültürel varlıklarımızın korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda hepimizin sorumluluk alması gerekmektedir. Bu yönde yapılan çalışmalardan dolayı büyük mutluluk duyduğumu da belirtmek isterim" diye konuştu.
Tralleis’teki Natatio kazıları bu yıl içinde tamamlanacak
09 Eylül 2025 Salı - 08:52 Tralleis’teki Natatio kazıları bu yıl içinde tamamlanacak Aydın’ın ilk yerleşim yerlerinden olduğu düşünülen Tralleis Antik Kenti’nde geçtiğimiz günlerde M.S. 2. yüzyıla ait mermer parçalarının bulunduğu Natatio kazılarının 2025 yılında tamamlanması bekleniyor. Aydın’ın merkez ilçesi Efeler’de bulunan ve ilk yerleşim yerlerinden olduğu düşünülen Tralleis Antik Kenti, yapılan kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. İlk defa 1996 yılında kazılara başlanan Tralleis Antik Kenti’nde kazılar bu sene 29’uncu yılına girerken bölgede çalışmalar hız kesmeden büyük bir heyecanla devam ediyor. Geçtiğimiz Mayıs ayında 2025 yılı kazı çalışmaları başlarken, çalışmalar gymnasium bölgesindeki Natatio alanında sürüyor. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çekilmez başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında arkeologlar, alandaki havuzun antik dönemdeki güzelliğini ortaya çıkarmak için yoğun çaba sarf ederken, geçtiğimiz Ağustos ayında yapılan çalışmalar kapsamında Milattan Sonra (M.S.) 2. yüzyıla ait olduğu değerlendiren çok sayıda mermer parçaları tespit etti. Gün yüzüne çıkarılan parçalar gerekli onarım işlemlerinin ardından korumaya alınırken, Tralleis kazı başkanlığından yapılan açıklamaya göre Natatio bölgesindeki kazıların 2025 yılı içerisinde tamamlanacağı öğrenildi. Yapılan açıklamada "Bakanlığımızın Geleceğe Miras Projesi kapsamında Natatio kazısını 2025 yılında tamamlamayı planlıyoruz" ifadeleri yer aldı.
Gençlerden Bergama’da kültür gezisi
09 Eylül 2025 Salı - 08:48 Gençlerden Bergama’da kültür gezisi UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (World Heritage Volunteers-WHV) 2025 Kampanyası kapsamında Türkiye’den seçilen iki alandan biri olan Bergama, genç gönüllüleri ağırladı. 15-25 yaş aralığındaki gençler, Bergama’nın tarihi, kültürel ve ekonomik değerlerini adım adım keşfetti. İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü organizasyonuyla, Bergama Ticaret Odası’nın ev sahipliğinde başlayan programın ilk durağı, Bergama Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir süt ürünleri firması oldu. Gençler burada üretim tesisini gezerek, coğrafi işaret tescili Bergama Ticaret Odası tarafından alınan Bergama Tulum Peyniri’nin üretim aşamaları hakkında detaylı bilgi aldı. Ardından rotalarını tarihi Arasta Çarşısı’na çeviren gençler, BERTO Başkan Yardımcısı Melih Çağdaş eşliğinde Arasta sokaklarını keşfetti. Daha sonra Krates Parşömen temsilcisi Hazel Aymaz, parşömenin doğuş hikâyesini aktardı. Gençler, Türkiye’deki "Son Karatabak" unvanıyla tanınan ve 2021’de Yaşayan İnsan Hazinesi seçilen İsmail Araç ile de bir araya gelerek hem parşömenin inceliklerini hem de Bergama’nın köklü tarihine dair anıları dinledi. Programın son durağı ise Bergama Kaymakamlığı tarafından organize edilen, restore edilerek yeniden işlev kazandırılan Hacı Hekim Hamamı oldu. Burada açılan sergiyi gezen gençler, tarihi dokuyla bütünleşmiş modern sunumları yakından görme fırsatı buldu. Dünya Mirası Gönüllüleri Kampanyası sayesinde, gençler Bergama’nın sadece geçmişine değil, bugünkü üretim ve kültürel yaşamına da tanıklık etti.
İlkadım’da Dünya Kitap Okuma Yazma Günü kutlandı
09 Eylül 2025 Salı - 02:14 İlkadım’da Dünya Kitap Okuma Yazma Günü kutlandı Samsun’un İlkadım ilçesinde, 8 Eylül Dünya Kitap Okuma Yazma Günü düzenlenen etkinlik ile kutlandı. İlkadım Kent Konseyi, Samsun Sanatçılar Derneği ve Samsun Yazarlar Derneği iş birliğiyle, yazarlar ve okurlar açık havada bir araya gelerek kitap okuma etkinliği düzenledi. Katılımcılar, yanlarında getirdikleri kitapları okuyarak geleceğe dair anlamlı mesajlar verdiler. Yağmurun etkisini gösterdiği etkinlik, olumsuz hava şartlarına rağmen coşkuyla devam etti. Samsun Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Seven, İlkadım Belediyesi Kültür Müdürü Kadir Yalnız, İlkadım Belediyesi Yazı İşleri Müdürü ve İlkadım Kent Konseyi Sekreteri İbrahim Kurt, Samsun Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Yücel Şirin, SASAD Yönetim Kurulu Üyesi Miraç Morçöl, KA-DEF Genel Başkanı Şerif Korkmaz ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Samsun Kavak Kadınlar Derneği Başkanı Hacer Kaya ve Yönetim Kurulu da etkinliğe katılarak okurlar ve yazarlarla birlikte kitap okudular. Programda, Doğan Kan’ın sunumuyla katılımcılar duygu ve düşüncelerini paylaşarak, okumanın ve yazmanın önemine dair anlamlı konuşmalar yaptılar. Samsun Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Seven, etkinlikte yaptığı konuşmasında okuma ve yazmanın hayattaki yerini vurgulayarak, İlkadım’da bu tür bir etkinliğin düzenlenmesinin çok anlamlı olduğunu belirtti.