KÜLTÜR SANAT
Sanatın kalbi genç yetenekler için atacak 14 Mayıs 2026 Perşembe - 23:23:18 DÜZCE(İHA) – Düzce’de sanatın kalbi bir kez daha genç yetenekler için atacak. Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayelerinde, Düzce Güzel Sanatlar Lisesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen "DGSLFEST Genç Yetenekler Sanat Festivali" bölgenin en kapsamlı öğrenci sanat buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. Farklı okul türlerinden ve eğitim kademelerinden sanata ilgi duyan öğrencileri aynı çatı altında buluşturan festival, genç sanatçıların çalışmalarını akademik ve profesyonel bir atmosferde sanatseverlerle buluşturacak. Bu yıl festivale Düzce, Bolu, Sakarya, Zonguldak ve Kocaeli illerinden yoğun katılım gerçekleşti. Organizasyona toplam 224 müzik performansı ile 67 resim eseri için başvuru yapıldı. Festival, seçici kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan eserlerin yer aldığı serginin açılışıyla başlayacak. Açılışın ardından sanatseverler, ünlü piyanist Emre Şen tarafından romantik dönem bestecilerinin eserlerinden oluşan özel bir piyano resitaliyle unutulmaz bir sanat gecesi yaşayacak. Üç gün boyunca devam edecek festival kapsamında konserler, performanslar ve görsel sanat etkinlikleriyle genç yetenekler sahne alacak. Festival hakkında açıklamalarda bulunan Nazmi Bal, tüm sanatseverleri 15 Mayıs Cuma günü saat 20.00’de Düzce Üniversitesi Cumhuriyet Konferans Salonunda gerçekleştirilecek sergi açılışı ve piyano resitaline davet ederek, festivalin genç sanatçıların kendilerini ifade etmeleri ve sanat aracılığıyla farklı şehirlerden öğrencilerin bir araya gelmeleri açısından önemli bir kültür platformu haline geldiğini vurguladı.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:48 "Sivas Uluslararası Film Festivali" kortej yürüyüşüyle başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 20:38 Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşü ile başladı Sivas’ta bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. Yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve geleneksel gösterilerin renk kattığı festival, 16 Mayıs’a kadar sinemaseverleri ağırlayacak. Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Sivas Uluslararası Film Festivali, kortej yürüyüşüyle başladı. 12-16 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda sinemaseveri bir araya getirdi. Sivas Valiliği önünden başlayan kortej yürüyüşü, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sona erdi. Yürüyüşe yöresel kıyafetli çocuklar, klasik otomobiller ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte, Hıdırellez şenliklerinin geleneksel unsurları da yer aldı. Özellikle ‘saya gezmesi’ kapsamında sergilenen deve karakteri, vatandaşların ilgisini çekti. Festival boyunca film gösterimlerinin yanı sıra panel ve çeşitli kültürel etkinliklerin gerçekleştirileceği öğrenildi. Sinema dünyasından birçok ismin katıldığı festivalin, kentin kültürel hayatına katkı sunması hedefleniyor. "Sivas’a değer katıyor" Festivale Kırgızistan’dan katılan üniversite öğrencisi Zhanybek Ömürkan, bu sene çok fazla yoğun olduğunu söyleyerek, "Bu sene 3’üncüsü düzenlenen film festivali muazzam bir biçimde gerçekleşiyor. Bu bizim Anadolu’muzun kadim şehri Sivas’ın diğer ülkeler tarafından tanınırlığını daha çok arttırıyor. Bu sene çok farklı, daha güzel çünkü daha yoğun ilgi görüyor. Türk dünyası öğrencileri ve yapımcı, yönetmenlerde burada ve bu bizi hem gururlandırıyor hem de çok güzel bir duygu yaşatıyor. Gerçekten çok çeşit tiplemeler mevcut festivalde bir birinden farklı mezhebe sahip insanlar geldi. Sinema dünyasının önemli bir iletişim aracı olduğunu görebiliriz. Hem de festival bağlamında da etkinliğin bu kadar rağbet ve talep görmesi Sivas’a değer katıyor" dedi. "Coşkuyu hep beraber yaşıyoruz" Yürüyüşe katılan Gamze Yanardağ ise festivalin çok coşkulu olduğunu ifade ederek, "Şu an da çok keyifli ve coşkulu bir festival oluyor. Yürüyüşte biz de bu coşkuyu hep birlikte yaşıyoruz. Birbirinden farklı çeşit karakterlerde festivalde ev sahipliği yapıyor. Film festivaline uygun bir şekilde afişlerimizler birlikte bizde bu yürüyüşe katıldık. Herkesi diğer yapılacak bütün etkinliklere bekliyoruz" diye konuştu. (YÇ-GF-
Ressamların eserleri Şanlıurfalı kadınların ellerinde seramiklere yansıtılıyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 14:22 Ressamların eserleri Şanlıurfalı kadınların ellerinde seramiklere yansıtılıyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde düzenlenen sanat kurslarına katılan kadınlar, dünyaca ünlü ressamları kendi seramik eserlerine yansıtarak sanata ve kültüre kendi fikirleri ile katkı sağlıyor. Şanlıurfa’da toplumun her kesimine yönelik eğitim, sanat ve sportif kurslar düzenlemeye devam eden Büyükşehir Belediyesi, ücretsiz sanat kurslarıyla yoğun bir dönemi daha geride bırakıyor. Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde gerçekleştiren sanat kurslarına katılan kadınlar bir yandan kendi yeteneklerini keşfederken diğer yandan meslek öğrenerek iş hayatına ilk adımlarını atıyor. Daire Başkanlığının düzenlediği Seramik Eğitim Kursunda Usta Yetiştirme Programına katılan 12 kadın kendi fikirlerini sanatla buluştururken, dünyaca ünlü ressamları da kendi eserlerine yansıtıyor. Van Gogh’un eserleri Şanlıurfa seramiklerinde İki aydan bu yana sanat eğitimlerine katılan Görsel Sanatlar Öğretmeni Emire Kaya, kendisinin bir Van Gogh hayranı olduğunu ve ünlü ressamın eserlerini seramiklere yansıttığını anlattı. Amacının ileride kendi atölyesini açmak olduğunu belirten Kaya, "Kendim Görsel Sanatlar Öğretmeni olduğum için ünlü ressamları yaptığımız seramiklere işliyorum. Bardaklara ve tuallere Van Gogh’un başta Ayçiçeği eseri olmak üzere birçok eserini aktarıyorum. Bu anlamda kendimizi daha da geliştirerek, yeni fikirler oluşturuyoruz. Ortamda çok iyi ve tüm ham malzemeleri Büyükşehir Belediyemiz bizlere sağlıyor. Kadına yönelik yaklaşımlarından dolayı tüm Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına ve eğitmenlerine teşekkür ediyorum" diye konuştu. "İşten çıkar çıkmaz kursa geliyoruz" Kursiyerlerden Sağlık Çalışanı Ayten Geçgel ise işten çıkar çıkmaz kursa geldiğini ve ortamda çok iyi arkadaşlıklar edindiklerini söyledi. Geçgel, "Merkezdeki eğitimlerimizin ardından ustalık belgesi alacağız. Ortam ve eğitimler çok iyi. Profesyonel eğitmenlerimiz sayesinde gayet iyi bir eğitim sürecinden geçiyoruz. Burayı tüm Şanlıurfalı kadınlara tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı. 756 saatlik eğitimin ardından usta yetiştirici belgesi sahibi olmaya hak kazanan kadınların hiçbir kalıp veya makine kullanmadan tamamen el ürünleri ile ortaya çıkardıkları eserlere her geçen gün yenisi eklenirken, merkez son dönemlerde en yoğun dönemlerini yaşıyor.
Eski Van Şehri’nde geleneksel sanatların yaşatılacağı mahalle kurulacak
06 Eylül 2025 Cumartesi - 11:35 Eski Van Şehri’nde geleneksel sanatların yaşatılacağı mahalle kurulacak Van Valisi ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ozan Balcı, Eski Van Şehri’nde devam eden restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından bölgenin geleneksel sanatların yaşatılacağı bir mahalleye dönüştürüleceğini söyledi. Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nde, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapıların restorasyon çalışmaları sürüyor. Milattan Önce 3000’li yıllardan 20. yüzyıla kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yapan Eski Van Şehri, yaklaşık 450 bin metrekarelik bir alana kurulmuş durumda. Tarihi şehir; Urartu, İskit, Med, Pers, Roma ve Sasani gibi kadim medeniyetlerin ardından 7. yüzyılda İslam hâkimiyetine geçti. 1069 yılında Selçuklu Sultanı Melikşah tarafından fethedilen şehir, Osmanlı dönemine kadar farklı Türk-İslam devletlerinin yönetiminde kaldı. 20. yüzyılın başlarında ise Ermeni isyanları ve 1. Dünya Savaşı nedeniyle büyük ölçüde tahrip oldu. Eski Van Şehri’nde yer alan tarihi yapılar arasında 12. yüzyıldan kalma Ulu Cami, 13-14. yüzyıla tarihlenen Kızıl Minareli Cami, Hüsrev Paşa Külliyesi ve Kaya Çelebi Camii gibi önemli eserler bulunuyor. 2024 yılında başlatılan kazı ve restorasyon çalışmalarıyla kadim kentin mimari dokusunun korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Çalışmalar kapsamında Van Valisi Ozan Balcı da bölgede incelemelerde bulundu. İncelemelerin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ozan Balcı, görkemli Van Kalesi’nin güneyinde yer alan Eski Van Şehri’nin ayağa kaldırılması amacıyla çalışmaların devam ettiğini söyledi. Balcı, "Burası, Eski Van şehridir. Yukarıda Süleyman Han Camii bulunuyor ve onun restorasyonunu tamamladık. Bunun dışında, gördüğünüz Kaya Çelebi Camii’nin drenaj çalışmalarını yapıyor ve restorasyonunu tamamlıyoruz. İnşallah en kısa zamanda ibadete açacağız. Yine burada yer alan Kızılminareli Camii’nin restorasyonu sürüyor. Hemen yanında bulunan hamamın da restorasyonunu yapacağız. Kalenin altında bulunan Miri Ambar’ın restorasyonu devam ediyor. Hüsrev Paşa Hanı’na 44 dükkân yapılacak, bu çalışmalar da sürüyor. 800 yıllık tarihi bir eser olan Ulu Camii ise yıllardır depremler nedeniyle virane durumda. Onun da restorasyonu devam ediyor. İleride Abbas Ağa Camii var, orada da restorasyona başladık. Horhor Camii’nin çevre düzenlemesini tamamladık, ibadete açtık. Ayrıca Eski Van şehrinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından geleneksel sanatların yaşatılacağı bir mahalle kurulacak. Böylece burası sadece tarihi eserleriyle değil, kültürel zenginliğiyle de bir merkez haline gelecek" dedi. Ulu Camii’nde devam eden çalışmaları ise kıymetli bulduğunu dile getiren Balcı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Allah’a şükür, devletimizin ve milletimizin imkânlarıyla, yerel katkılarla, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteğiyle Ulu Cami’yi ayağa kaldırıyoruz. İnşallah önümüzdeki yıl tamamlanacak ve çevre düzenlemesiyle birlikte harika bir cami olacak. Bu eser, sadece bir cami değil aynı zamanda bir sanat şaheseri. Kapısı, mihrabı, minberi, minaresi ve mimarisiyle görkemli bir mücevherdir." Vali Balcı’ya, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri eşlik etti.
Atça Mahallesi’nde kurtuluş günü keşkeği yapıldı
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:40 Atça Mahallesi’nde kurtuluş günü keşkeği yapıldı Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça Mahallesi’nde mahallenin düşman işgalinden kurtuluşu nedeniyle ilk kez keşkek hayrı etkinliği düzenlendi. Hayra 10 binden fazla vatandaş katılarak keşkek alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Sultanhisar ilçesinin en büyük mahallesi olan Atça Mahallesi Muhtarı Ali Keleş tarafından düzenlenen ve Atça’da bir ilk olan keşkek hayrı için yurt içinden ve dışından yüzlerce vatandaş maddi destek verdi. Onlarca kazan keşkek yanında aşure ve turşu ile vatandaşlara ikram edildi. Şehitler için dua da edilen hayır etkinliğinde Muhtar Ali Keleş’i ilçe protokol üyeleri başta olmak üzere Aydın genelinden çok sayıda muhtar da destek verdi. "Atçalı halkımızın destekleri ile yaptık" Atça Mahalle Muhtarı Ali Keleş; "Atça Mahalle Muhtarlığı 5 Eylül Atça Kurtuluş ve Anma Etkinliği kapsamında düzenlenen etkinlikler arasında yer alan keşkek hayrı etkinliğini Atça’da yaşayanlar başta olmak üzere yurt içinden ve dışından maddi destekler sayesinde yaptık. İlk kez böyle bir etkinlik yapıyoruz ve bunu geleneksel hale getireceğiz. Buradaki ortamı gördükten sonra mahalle halkımızın birbirine olan bağlılığına iyice kanaat getirdim. İnşallah bundan sonra da dayanışma ve kaynaşma etkinliklerimiz yine Atçamızın düşman işgalinden kurtuluş günlerinde devam edecektir. Emeği geçen ve destek veren herkese çok teşekkürler. Allah hayırlarını kabul etsin inşallah" dedi. "Ali Keleş Muhtarımıza destek olarak geldik" Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Başkanı Şule Çıvkaroğlu, Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Yönetimi ve dernek üyesi çok sayıda muhtarın da katıldığı etkinlikle ilgili yaptığı konuşmada, "Türkiye Muhtarlar Derneği Aydın Şube Başkanı, aynı zamanda Aydın İl ve İlçe Muhtarlar Federasyonu Başkanı olarak biz muhtarlar olarak mahalle halkımızın en büyük destekçileriyiz. Atçamızın 5 Eylül kurtuluş gününde Ali Keleş Muhtarımıza destek olarak geldik. Bizler birlik ve beraberlik içerisinde birbirimize destek olmaya devam ediyoruz. Hayırda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali için geri sayım başladı
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:32 Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali için geri sayım başladı Kahve ve müzik tutkunlarının buluşma noktalarından biri haline gelen Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali, bu yıl 11’inci kez kapılarını açıyor. Türk Telekom Prime ana sponsorluğunda 11-14 Eylül tarihleri arasında Kadıköy’de Tepe Nautilus’da düzenlenecek olan festivalde katılımcılar, yılın son sıcak günlerinde sonbaharın en renkli etkinliğinde bir araya gelecek. Her yıl heyecanla beklenen Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali, bu yıl Türk Telekom Prime isim sponsorluğunda 11-14 Eylül tarihleri arasında Kadıköy’de Tepe Nautilus’da düzenlenecek. Festivalde Levent Yüksel, Madrigal, Ceza ve Haluk Levent gibi sevilen sanatçılar Prime Sahnesi’nde kahveseverlerle buluşacak. Yapılan açıklamaya göre, Türk Telekom Prime İstanbul Coffee Festivali 11’inci yılında birbirinden özel etkinlik ve aktivitelerle katılımcılarını ağırlayacak. Kadıköy Tepe Nautilius’da gerçekleşecek olan festivalde workshoplar, atölyeler ve farklı damak tatlarına uygun kahve çeşitlerinin bulunduğu deneyim alanları yer alacak ve sürpriz fırsatlarla güzel bir kahve deneyimi yaşanacak. Türk Telekom Prime müşterileri indirimli festival bileti ve özel kapıdan giriş ayrıcalığı yaşayacak. Prime Lounge alanı ise eğlenceli aktiviteler ve ikramların yanı sıra sahneden yapılacak olan sürpriz ödüllü yarışmalarla Primelılara keyifli vakit geçirecekleri bir deneyim alanı sunacak. Ayrıca bu yıl ilk olarak festivalde Türk Telekom Çocuk Alanı’da yer alacak. Festivalin programı şöyle açıklandı: 11 Eylül, Perşembe Levent Yüksel 12 Eylül, Cuma Madrigal 13 Eylül, Cumartesi Ceza 14 Eylül, Pazar Haluk Levent
Her kemerde bir dua, her kubbede bir umut
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:16 Her kemerde bir dua, her kubbede bir umut Erzurum Valiliğince hazırlanan "Erzurum Kümbetleri" belgeseli beğeni topladı. Erzurum Valiliğince hazırlanan kısa metraj "Erzurum Kümbetleri" belgeseli sosyal medya hesaplarından beğeniye sunuldu. Kısa sürede binlerce beğeni alan belgesel, "Taşların bir hafızası ve vakarı olduğunu yüzyıllardır dimdik ayakta duran ecdat yadigârı yapılardan öğrendik. Duayı ve ümidi de... Her kemerde bir dua, her kubbede bir umut... Bak, gönüllerde şehrayinler açıyor! Dünün güzel hatıraları meraklı bir türküyü mırıldanır gibi tatlı bir maziyi terennüm ediyor. Karşınızda, güzel şehrimizin göğünün en tanıdık yıldızlarından kümbetlerimiz" notu ile paylaşıldı. Erzurum şehir merkezinde 21 türbe bulunuyor Yapılan paylaşımda, "Türklerin hayatında ölüye duyulan saygıdan dolayı mezar geleneğinin özel bir yeri vardır. Geçmişten günümüze kadar uzanan bu gelenek, değişik dönemlerde farklılıklar göstermekle beraber, ana hatlarıyla aynı anlayışın devamlılığına işaret etmektedir. Mezar geleneği, Türklerin İslamiyet’i kabulü önemli bir aşama göstermiş, İslamiyet öncesine ait inançlar, İslamiyet’in kabulünü müteakip birdenbire ortadan kalkmamış, İslami inanış ve düşünce sistemi içinde yeni bir biçimlenmeyle varlığını sürdürmüştür. Bu bakımdan türbe yapılarının neden Orta Asya’da doğmuş olduğunu anlamak da zor olmamıştır. Mezar anıtlarının gelişimi bu bakımından Anadolu’da da zengin bir çevre sunmuştur. Çoğunluğu kümbet biçiminde olan bağımsız yapılardan başka, özellikle medrese ve camilerin bünyesinde çok sayıda türbe vardır. Anadolu’ nun en erken tarihli mezar anıtlarının başında Saltuklu Beyliği’nin kurucusu Emir Saltuk’a ait mezar yapısı gelir. Erzurum şehir merkezinde inşa edilmiş 21 türbe bulunmaktadır. Bunlardan 2’si kare, 5’i dikdörtgen, 2’si silindirik, 2’si sekizgen, 6’si onikigen, 1’i çokgen gövdeli ve 3’ü baldaken planda ele alınmıştır. İşte Erzurum’da bulunan başlıca türbe ve kümbetleri Üç Kümbetler Kare Gövdeli Anonim Kümbet; Kime ait olduğu bilinmeyen yapı, Erzurum’da Üç Kümbetler’in batısında bulunan dördüncü kümbettir. Kümbet’in kesin tarihi bilinmemekle beraber, üslup özellikleri bakımından 13. yüzyıla uygun düşmekle birlikte Kümbet kare gövdelidir. Cimcime Hatun Kümbeti; Şehir merkezinde, Cumhuriyet Caddesi üzerindedir. Daha önceki kaynaklarda Erzurum emirlerinden birine ait olduğu ileri sürülen Kümbet, kitabesine göre 1304’te yaptırılmıştır. Cimcime Hatun Kümbeti, silindirik gövdelidir. Üç Kümbetler Silindirik Gövdeli Anonim Kümbet; Kime ait oldugu bilinmeyen yapı, Üç Kümbetlerin güneyinde bulunmaktadır. Kümbet’in kesin tarihi ve kime ait olduğu bilinmemektedir. Ancak üslup özelikleri bakımından 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, silindirik gövdelidir. Emir Saltuk Kümbeti Üç Kümbetlerin kuzeybatısında, bugün ortadan kalkmış olan eski mezarlığın ortasında bulunmaktadır. Kümbet’in üzerinde yapım kitabesi bulunmadığından kim tarafından ve ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak yapının Saltuklu Atabeylerinden İzzeddin Saltuk’a ait olduğu genel olarak kabul edilmektedir. Buradan hareketle yapının 12. yüzyılın ilk yarısına ait olduğu düşünülmektedir. Anadolu’nun en erken tarihli kümbeti olması bakımından son derece özel olan yapı sekizgen gövdeli türbedir. Üçgen alınlıklar ile son bulan cephede hem gövdenin tamamlayıcısı hem de kasnak görevini üstlenen silindirik alanda, sekizgen gövdenin köşelerine denk gelen yerlerde, üçgen kesitli sekiz niş bulunmaktadır. Bu nişlerin her birinin içerisinde farklı bezeme uygulanmıştır. Karşılıklı (antitetik) grifon ve ejder figürleri, kanatları açık kartal, istiridye ni altında tavan ve boğa figürleri işlenmiştir. Diğer nişlerin biri istiridye bezemeli, ikisi de hayat ağacının stilize edilmesi ile oluşan farklı bir bezemeler olarak görülmektedir. Bu nişlerin üzerinde kırık çubuklar şeklinde devam eden bir kuşak, kabartma olarak düzenlenmiştir. Bu nişler içerisindeki figürlerin Uzak Doğuda, Türk ve Çin çevrelerinde yaygın olan 12 hayvanlı takvimini temsil ettiği söylense de bu hayvanların sayısının be olması bu takvimle olan ilişkisini zayıflatmaktadır. Ancak bu kompozisyonların Orta Asya Türk inancı ve yaşayışı ile ilgili mitolojik konuları da yansıttığı muhakkaktır. Ayrıca kalın bir burma silme bütün kasnağı dolanmaktadır. ince bir fisto bordürün altında birbirine bağlı koçbaşını andıran bezemeden sonra külaha geçilmektedir. Külah alışılmış konikal görüntünün dışında, kubbe ölçülerine daha yakın bir formdadir. Üzeri taş tepelikle son bulmaktadır. Bütün kümbetlerin cenazeliğine dışarıdan girilirken bu Kümbet’in cenazeliğine içeriden girmektedir. Bu yönüyle tek örnektir. Çifte Minareli Medrese Kümbeti Kümbet, Çifte Minareli Medresenin güney ucuna bitişiktir. Kümbet’in üzerinde yapım kitabesi yoktur. Bu nedenle kümbet farklı kaynaklarda değişik tarihlere verilmitir. Kümbet’in üslup özellikleri 13. yüzyılın sonu 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, onikigen gövdelidir. Emir Sadrettin (Karanlık) Kümbet; Yapı, Derviş Ağa Mahallesi’nde bulunmaktadır. Kümbet’in güney penceresi üzerinde bulunan kitabesine göre 1308 yılında Sadrettin Türkbeğ tarafından yaptırılmıştır. Kümbet’te iki mezar bulunmaktadır. Asıl mezarın Kümbet’in bugünkü yerinde yapılan bir meydan savaşında yaşamını yitiren bir ehide ait olduğu, ikinci mezarın da onun türbedarına ait olduğu rivayet edilmektedir. Emir Sadrettin Kümbeti onikigen gövdelidir. Gümüşlü Kümbet; Erzurum’da Kars Kapısı semtinde, Asri Mezarlık’ın karşısında bulunan Gümüşlü Kümbet’in üzerinde kitabesi yoktur ancak üslup özellikleri 14. yüzyılın başlarına uygun düşmektedir. Kümbet, onikigen gövdelidir. Hoca Cemalettin Yakut (Yakutiye) Kümbeti; Erzurum’da Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Yakutiye Medresesinin doğu ucuna bitişik olan Kümbet, üzerindeki yazıta göre 1310 yılında Sultan Olcaytu döneminde Bolugan Hatun için son derece hayır hasenat sahibi olan Hoca Cemalettin Yakut tarafından yaptırılmıştır. Kümbet, onikigendir. Rabia Hatun (Rabia Ana) Türbesi; Hasani Basri Mahallesi’nde bulunan yapının üzerinde kitabesi olmadığından yapılış tarihi tam olarak tespit edilememiştir. Ancak Kümbet üslup özelliklerinden dolayı 14. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilmektedir. Kümbet’e neden "Rabia Hatun" denildiğine dair elimizde kesin tarihî bilgi yoktur. Ancak bu türbede yatan merhumenin İlhanlı döneminde yaşamış kimliği hakkında bilgi olmayan Rabia isimli bir kadın olabileceği gibi, Basra’da medfun olan 8. yüzyılda yaşamış Rabiatü’l-Adviyye’ye ait bir makam türbesi olarak da değerlendirilebilir. Halk anlatımlarına bakarak kümbete ‘’Rabia Hatun Kümbeti’’ denmişti. Kümbet, onikigen gövdelidir. Üç Kümbetler Onikigen Gövdeli Anonim Kümbet; Üç Kümbetlerin içerisinde bulunan Kümbet’in üzerinde kitabesi yoktur. Bu nedenle kesin tarihi belirlenememiştir. Ancak üslup özelliklerinden dolayı 14. yüzyıla uygun düşmektedir. Kümbet onikigen gövdelidir. Mehdi Abbas Türbesi; Türbe, Emir Şeyh Mahallesi’nde, Emir Şeyh Mescidi’nin güneyindedir. Üzerinde kitabesi bulunmayan Türbe’nin 15. yüzyıla tarihlendirilmesi uygun düşmektedir. Türbe dıştan onaltıgen içten sekizgen olup tek katlı bir düzenlemeye sahiptir. Cenazelik bölümü bulunmamaktadır ve çokgen gövdelidir.
Avrupa’nın en iyi 3 müzesi arasında bulunan Tunceli Müzesi tarihe ışık tutuyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 10:15 Avrupa’nın en iyi 3 müzesi arasında bulunan Tunceli Müzesi tarihe ışık tutuyor Avrupa’nın en iyi 3 müzesi arasına giren Tunceli Müzesi, 2 binden fazla eserle kentin binlerce yıllık tarihine ışık tutuyor. 24 Aralık 2020 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açan Tunceli Müzesi, sadece bir arkeoloji müzesi değil; aynı zamanda bir kent müzesi olarak tasarlandı. Tunceli Müzesi, 9 farklı sergisiyle bölgenin hem tarihsel mirasını hem de toplumsal değerlerini ziyaretçilerine aktarıyor. Kent merkezinde 1935 ile 1937 yıllarında askeri kışla olarak inşa edilen, 1949 yılına kadar kışla olarak kalan ve daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleri, valiliğin girişimi sonucu geniş bir restorasyondan geçirilen yapı, Tunceli Müzesi oldu. Alman mimarisi tarzına sahip, yaklaşık 5 bin 500 metrekarelik bir alan üzerine kurulu olan Tunceli Müzesi, bünyesindeki 2 binden fazla eserle adeta tarihe ışık tutuyor. Aynı zamanda Alevilik inancının anlatıldığı sergisiyle Türkiye’de bir ilki temsil eden müze, bünyesinde UNESCO listesine giren soyut kültürel miras unsurlarını da barındırıyor. "Avrupa’nın en iyi 3 müzesinden biri olarak seçildi" Tunceli Müzesi Müdürü ve Arkeolog Kenan Öncel, Tunceli Müzesi’nin kuruluş süreci, başarıları ve yürüttüğü çalışmaları anlattı. Müdür Öncel, "Müzemiz, 24 Aralık 2020 tarihinde resmen ziyaretçilerine kapılarını açtı. 2022 ve 2023 yıllarında ülkemizi temsilen Uluslararası Müzecilik yarışmalarına katıldı. 2022 yılında ‘En İyi Müzeler’ kategorisinde finale kalmıştı. 2023’te, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında ise Avrupa’nın en iyi 3 müzesinden biri olarak seçildi. Tabi bu genç bir müze için ciddi bir başarıydı. Bu başarı sadece ilimizde değil, ulusal ve uluslararası alanda müzenin tanınmasını sağladı ve ziyaretçi sayısını ciddi bir şekilde etkiledi. O günden bugüne kadar sürekli olarak yeni çalışmalar, sergiler, etkinlikler ve birçok aktiviteyle kendi kapasitesini artırmaya başladı ve aynı zamanda bizler de arazide çalışmaya başladık. Yüzey araştırmaları, yeni tescillerimiz, yeni kültür varlıklarının tespiti, tescillenmesi, taşınabilir olanların müzeye taşınması gibi birçok çalışma yaptık. 2021 yılında Pertek ilçemizdeki Tozkoparan köyünde kazı çalışmalarına başladık. 2021 ve 2022 yıllarında bu kazı devam etti. 6 Şubat felaketinden sonra kazımıza ara vermiştik. 2025 yılında arazideki kazı çalışmalarımıza yeniden başladık ve devam ediyoruz" dedi. "Ülkemizde Alevilik inancının anlatıldığı ilk ve tek müze Tunceli Müzesi" Müzede sergilenen 9 farklı alandan bahseden Müdür Öncel, "Müzemiz sadece bir arkeoloji müzesi değil. Arkeoloji ve etnografyanın yanında ilin canlı ve bitki çeşitliliğini anlatan flora fauna sergimiz var, modern tarımdan önce kullanılan geleneksel tarım yöntemlerini anlatıyoruz ve Türkiye’de ilk kez bir müzede Alevilik anlatıldı. Tunceli Müzesinde Alevilik sergisi var, bu anlamda ilk ve tekiz. Tunceli’nin mezar taşlarının anlatıldığı bir sergimiz, Cumhuriyet dönemindeki Tunceli’yi anlatan bir sergimiz var. Ulusal somut olmayan UNESCO listesine girmiş 31 tane soyut kültürel mirasın anlatıldığı bir sergi ve yerel mirasın somutlaştırıldığı halk masallarının resimlerinin yapıldığı toplam 9 farklı sergiden oluşuyor müzemiz. Sadece bir arkeoloji müzesi değil, bir kent müzesi şeklinde tasarlandı. Ülkemizde Alevilik inancının anlatıldığı ilk ve tek müze Tunceli Müzesi" diye konuştu. Kaçak kazılar ve kaçakçılıkla mücadele konusunda güvenlik güçleriyle birlikte çalıştıklarını ifade eden Müdür Kenan Öncel, "Köy muhtarlarıyla, güvenlik güçleriyle, jandarma bölgesinde jandarmalarla, emniyet bölgesinde polis ekipleriyle birlikte kaçakçılıkla mücadele eden tüm kamu kurumlarıyla işbirliği halindeyiz. Onları sürekli bilgilendirerek ve onlardan da sürekli taze bilgiler alarak Tunceli il sınırları içerisindeki kaçak kazı ve kaçakçılık olaylarının önüne geçmeye çalıştık. Bu anlamda özellikle güvenlik güçlerimiz ve müze personelimiz oldukça başarılı. İddialı olabilir ama şunu diyebilirim, Türkiye’de kaçak kazı ve kaçakçılık olaylarının en az olduğu ve toplumsal duyarlılığın çok üst düzeyde olduğu şanslı bir kentte çalışıyoruz" şeklinde konuştu.
Aydın’da 7 Eylül ruhu tüm gün yaşatılacak
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:58 Aydın’da 7 Eylül ruhu tüm gün yaşatılacak Aydın’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 103. yıldönümü kutlamaları 3 pare top atışı ile başlayacak. Aydın’ın bağımsızlık tarihi olan 7 Eylül her yıl coşkuyla kutlanırken, bu yıl da kutlamalar coşkuyla gerçekleştirilecek. Sabah saatlerinde Atatürk Kent Meydanı’nda 3 pare top atışı ile başlayacak kutlamaların programı da beli oldu. Aydın Valiliği önündeki Atatürk Anıtı’na sabah 09.30’da çelenk sunumunun ardından başlayacak tören sonrasında 7 Eylül kutlamaları Atatürk Kent Meydanı’nda devam edecek. Kutlamalar saat 10.00’da 3 pare top atışı ile başlayacak. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu konuşacak. Ardından bayrak çeken efelere şehir adına hediyeler verilecek. Mehteran ve halk oyunları gösterisi ile devam edecek tören sonunda Yedi Eylül Şehitler Abidesi’ne ve Çanakkale Şehitleri Anıtı’na şükran ziyareti yapılarak karanfil sunulacak. Tüm güne yayılan kutlamalar akşam fener alayı ve ardından Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Sefo konseri il sona erecek. Aydın Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre ayrıca 7 Eylül 2025 Pazar günü kamu kurum ve kuruluşları, işyerleri, tören alanı, bulvar ve caddeler sabah saat 08.00’den gün batımına kadar bayrak ve Atatürk posterleri ile süslenecek.
Kars Ani Ören Yeri’nde 7 bölgede kazı çalışması yapılıyor
06 Eylül 2025 Cumartesi - 09:22 Kars Ani Ören Yeri’nde 7 bölgede kazı çalışması yapılıyor UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan "Dünya kenti", "medeniyetler beşiği", "binbir kilise" ve "40 kapılı şehir" olarak bilinen Ani Ören Yeri’nde, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla 7 farklı noktada arkeolojik kazı çalışmaları aralıksız sürdürülüyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 10. yüzyılda Ermeni Bagratuni Krallığı’nın başkenti olan Ani’de, yürütülen kazı çalışmalarıyla bölgenin zengin kültürel mirası ortaya çıkarılıyor. Kazıların bu yılki etabında, özellikle Selçuklu dönemine ait Büyük Hamam, Çarşı ve Konutları gibi önemli yapıların bulunduğu alanlara odaklanılıyor. Ayrıca, Selçuklu Mezarlığı’nda geniş kapsamlı çalışma yürütülüyor. Ani Ören Yeri kazı çalışmalarında farklı bölümlerden de üniversite öğrencileri gönüllü olarak yer alıyor. "Sultan Alparslan’ın fethettiği topraklarda çalışmak heyecan verici" Kazı çalışmalarına gönüllü olarak katılan Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Zehra Ebru Polat, "Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2’inci sınıf öğrencisiyim. Ani Ören Yeri’ne, ilklerin şehrine gönüllü kazı çalışması yapmaya geldim. Bin yıl önce Sultan Alparslan’ın fethettiği bu topraklarda çalışmak çok heyecan verici" dedi. "7 noktada kazı yapılıyor" Ani Ören Yeri’nde 2025 yılı kazı çalışmalarının aralıksız devam ettiğini ifade eden Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammed Arslan, "Çalışmalarımız şuan da 7 farklı noktada devam etmektedir. Kazı çalışmaları kapsamında Selçuklu Çarşı’nda 3 noktada, Selçuklu Konutları’nda ve Selçuklu Mezarlığı’ndaki kazılarımız devam ediyor. Bunun yanı sıra koruma çalışmalarımız kapsamında da kazı ekibi olarak bizlerin yaptığı bir konservasyon çalışması söz konusu ve çevre düzenlemesi çalışmaları kapsamında da geçen yıl itibariyle başladığımız sur içi yürüyüş yollarının yapımına da devam ediyoruz. Tabi geniş, kalabalık ve disiplinler arası bir ekiple çalışmalarımıza devam ediyoruz. İçerisinde başta sanat tarihçileri olmak üzere arkeologların, mimarların, restoratör mimarların, dahil olduğu, hem bilim insanları, hem de lisan, yüksek lisans doktora düzeyindeki öğrencilerimiz bizlere bu çalışmalarda eşlik ediyorlar. Kazılarımız sadece arazide değil, bir de tabi kazılardan çıkan buluntuların envarterlenmesi, tasniflenmesi, belgelenmesi ve nihayetinde de Kars Müzesi’nde de bunların teşhir edilmesi üzerinde bir ekibimizde Kazı Evi’nde bu çalışmalara devam etmekte, biz 2025 sezonumuz Nisan ayı itibariyle başlattık. Aralık ayı sonuna kadar da çalışmalarımızı devam ettirmeyi planlıyoruz" diye konuştu. Kazıların odaklandığı 7 bölge, Ani’nin farklı dönemlerine ve işlevlerine ait önemli yapıları ve buluntuları barındırıyor. Selçuklu dönemine ait Büyük Hamam, Çarşı ve Konutları gibi alanlardaki çalışmalar sürerken, aynı zamanda Selçuklu Mezarlığı da arkeologların yoğun mesaisi altında. Bu alanlarda hem kazı hem de konservasyon projeleri eş zamanlı olarak yürütülüyor. Öğrencilerin de aktif rol aldığı kazı ve koruma çalışmalarında, sanat tarihi, arkeoloji, mimarlık ve ilgili bölümlerden ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri gönüllü olarak görev alıyor. Bu sayede hem saha deneyimi kazanan öğrenciler, hem de küçük buluntuların belgelenmesi, temizlenmesi, envanterlenmesi ve depolanması gibi önemli süreçlere katkıda bulunuyor. Ani Ören Yeri’ndeki kazı ve koruma çalışmaları, bölgenin zengin tarihini gelecek nesillere aktarma misyonuyla devam ediyor. Her bir kazı alanı, Ani’nin eşsiz kültürel dokusunun bir parçasını ortaya çıkarıyor.