KÜLTÜR SANAT
Pamukkale’de 100 eser sanatseverle buluştu 25 Şubat 2026 Çarşamba - 17:00:48 Denizli’de Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi tarafından düzenlenen ve geleneksel Türk-İslam sanatlarından oluşan "Manevi Değerler" sergisi kapılarını açtı. Sergi, 9 usta öğretici ve 50’ye yakın kursiyerin aylar süren titiz çalışmalarının ürünü olan 100’e yakın eser sergilendi. Denizli’de Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi tarafından düzenlenen ve geleneksel Türk-İslam sanatlarından oluşan "Manevi Değerler" sergisi kapılarını açtı. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi, Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yıl dönümü ve mübarek Ramazan ayı vesilesiyle hazırlanan özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, 9 usta öğretici ve 50’ye yakın kursiyerin aylar süren titiz çalışmalarının ürünü olan 100’e yakın nadide eseri bir araya getiriyor. "100’e yakın eseri sergilemenin mutluluğunu yaşıyoruz" Sergilenen eserlerin büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Pamukkale Halk Eğitimi Müdürü Cengiz Sarıca; "Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı vesilesiyle düzenlediğimiz bu anlamlı sergide bir aradayız. Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi olarak usta öğreticilerimiz ve kursiyerlerimizle birlikte 100’e yakın eseri sergilemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sergimizin temasını manevi değerlerimize göre belirledik" dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun olarak hazırlanan sergide; Hüsnühat, Tezhip ve Ebru sanatlarından oluşan çalışmalar ağırlık merkezi oluşturuyor. Maneviyatın sanatla buluştuğu bu eserler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Düzenlenen sergide; Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Çimen, Pamukkale Halk Eğitimi Müdürü Cengiz Sarıca ve vatandaşların katılımı ile gerçekleştirildi.
74 yaşındaki Hakime Teyzenin resim tutkusu
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:56 74 yaşındaki Hakime Teyzenin resim tutkusu Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, 15 yıldır yaptığı binlerce resmi annesinden kalma evinde sergiliyor. Kartonlara, ağaç ile taş parçalarına ve kağıtlara çizdiği binlerce resimle evini kaplayan Gürel’in tek tutkusu gördüklerini ve yaşadıklarını resimlere aktarmak. Ayvacık ilçesine bağlı 20 haneli Söğütlü köyünde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan 74 yaşındaki Hakime Pala Gürel, çocukluğundan bu yana büyüklerinden dinlediği hikaye ve masallar ile hayatında gördüklerini ve yaşadıklarını resmedip annesinden kalma evinin her köşesine yerleştiriyor. Okuma ve yazması olmayan Hakime Pala Gürel’in resim tutkusu görenleri hem şaşırtıryor hem de duygulandırıyor. İlçeye 4 kilometre uzaklığındaki Söğütlü köyünde yaşamını küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ile sağlayan Gürel’in dostları çizdiği resimler oldu. 15 yıl önce kalem ve boyaları ilk kez eline alan Gürel, yıllardır yaşadıklarını ve gördüklerini resimlere aktarıyor. Çocukluğunda dinlediği masalları da resimlere aktaran Gürel’in evindeki resimleri görenler de bu masalları Hakime Gürel’den dinleyebiliyor. Resim tutkusunun ilk olarak Umre’den döndükten sonra başladığını ifade eden Gürel, "Umre’ye gidince Kabe’ye aşık oldum. Hiç kalemi eline almayan insan olarak oradan döndükten sonra Kabe’yi çizdim. İlk yaptığım resim de bu oldu" dedi. Resim yaptıkça resim ve çizim yapmayı sevdiğini fark eden Gürel, "Resim yaptıkça resim yapmayı çok sevdiğimi fark ettim. İstanbul’a gittim. Oradaki gördüklerimi de resmetmeye başladım. İstanbul’da gördüğüm camileri çizdim" diye konuştu. Kartonlara, Ağaç ile Taş Parçalarına ve Kağıtlara Resim Çiziyor İlk olarak kağıt parçalarına resim çizen Gürel, ardından resim çizime uygun birçok maddeye de resim çizmeye başladığını söyledi. Gürel, "Çizimlerimi kağıt üzerine, karton üzerine, taş parçalarının üzerine, ağaç kabuklarının üzerine çomaklara resim çiziyorum. Tahtaymış, taşmış resime uygun herşeye çiziyorum. Yine evime ve kapılara da bu çizimi yapıyorum. Resim çizmeyi çok sevdiğim için böyle yapıyorum. Kaç tane resim yaptığımı bilmiyorum. Binlerce olmuştur. Çizdiğim resimleri üst üste koydum. Bir yerde biriktirmeye çalıştım, olmadı. Sonra evimi müze gibi yaptım. Her yerini çizdiğim resimlerle doldurdum. Evimin bu tarafında annem yaşıyordu. Öte yanda ben yaşıyordum. Annem vefat edince bu tarafı müze gibi yaptım. İsteyen de gelsin görsün" dedi. Üzüldüğünde ve Sevindiğinde İlk Yaptığı Şey Resim Çizmek Üzüldüğünde ve sevindiğinde bunu resimlerle paylaştığını ifade eden Gürel, "Çok sevindiğim veya çok üzüldüğümde bunu geçirmek için resim yapıyorum. Çok gezmeyi sevmem. İnsanlarla dedikodu da yapmam. Dağlara giderim. Doğayı incelerim. Meyveleri ve hayvanları incelerim. Kaç türlü ağaç var? Kaç çeşit yılan var, hayvan var? Buna bakarım. Bunu da resmederim. Yaptığım resimlerin hemen hemen hepsinin bir hikayesi var" dedi. Gürel, çizdiği resimlerin ilçeye ve köye gelenlerin ilgi gösterdiğini belirterek, resimlerini bazen de sattığını ifade etti.
Mersin Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz enstrüman kurslarına yoğun ilgi
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:53 Mersin Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz enstrüman kurslarına yoğun ilgi Mersin Büyükşehir Belediyesinin ücretsiz enstrüman kursları yoğun ilgi görüyor. Gitar, piyano, bağlama ve keman eğitimlerinin verildiği kurslarda her yaştan vatandaş hem hobi ediniyor hem de konservatuvar tarzında eğitim alma fırsatı buluyor. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen ücretsiz enstrüman kursları, yoğun ilgi görüyor. Kentin kültür sanat dünyasının mimarlarından olan Büyükşehir Belediyesi gitar, piyano, bağlama ve keman kurslarında eğitim alan vatandaşlar, bu sayede sanatsal yeteneklerini de geliştiriyor. Haftanın farklı günlerinde gerçekleşen kurslarda, temel eğitimden parça çalışmalarına kadar tüm eğitimler eksiksiz biçimde veriliyor. Enstrümanların teknik özelliklerinin de aktarıldığı kurslara katılan vatandaşlar, eğitimlerden büyük memnuniyet duyuyor. Her yaştan vatandaşa ücretsiz şekilde kapılarını açan enstrüman kursları, belirlenen gün ve saatlerde profesyonel eğitmenler tarafından veriliyor. Macit Özcan Spor Tesislerinde sürdürülen kurslarda gitar, piyano, bağlama ve keman odalarında verilen eğitimlerin ardından, vatandaşlar yeni yeteneklerini keşfetme şansını da buluyor. Bir yıl boyunca kurslardan faydalanan vatandaşlar, eğitimin ardından katılım belgelerini teslim alıyor. Müziğin ve sanatın ritminin adresi haline gelen Büyükşehir Belediyesi, enstrüman kursları, ücretsiz olmasıyla da vatandaşlardan tam not alıyor. "Ücretsiz kurslarımızda öğrencilerimiz, konservatuvar tarzında eğitim alıyor" Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrasında bağlama sanatçısı ve enstrüman kurslarında bağlama öğretmeni olan Uğurcan Kesici, "Derslere önce nota eğitimiyle başlıyoruz. Bir süre sonra da enstrümanlarımız eşliğinde türkü öğreniyoruz. Yaklaşık bir yıl süren eğitimin sonunda, öğrencilerimize katılım belgelerini veriyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesinin gitar, keman, piyano ve bağlama dallarında verilen ücretsiz kurslarından hem hobi edinmek isteyenlerin, hem de konservatuvar öğrencilerinin yararlandığını kaydeden Kesici, Mersin’de kültür sanat faaliyetlerinin yanı sıra, enstrüman kurslarıyla da vatandaşları müzikle buluşturduklarını ifade etti. Kesici, "Burada öğrencilerimize hem hobi olarak hem de mesleki anlamda iyi bir eğitim vermeye çalışıyoruz. Olumlu olarak da dönüş sağlanıyor. Birçok insan, burada kurslar olduğunu biliyor. Mersinliler için kültürel anlamda çok güzel bir faaliyet. Bütün kurslarımız tamamen ücretsiz. Öğrencilerimiz, konservatuvar tarzında eğitim alıyor" diye konuştu.
Diyarbakır’da Sesli Kütüphane büyüyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:52 Diyarbakır’da Sesli Kütüphane büyüyor Görme engelliler için Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda yeniden faaliyete geçen Sesli Kütüphanede beş ayda 66 gönüllü 31 kitabı seslendirdi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, görme engellilerin yazılı materyallere erişebilirliğini sağlamak ve hizmetlerin eşit, bağımsız ve güvenli biçimde sunulması amacıyla sekiz yıl aradan sonra Sesli Kütüphane Projesini yeniden başlattı. Sümerpark Ortak Yaşam Alanında "Erişebilir Ortak Yaşam" mottosuyla oluşturulan ses stüdyosunda çalışmalar gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülüyor. Çalışma kapsamında görme engelli vatandaşlar için ders kitapları, öykü, şiir ve roman gibi okuma materyalleri seslendirilirken, arşivlenen kayıtlar Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin internet sitesi ve Amida Halk Kütüphanesi aracılığıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. 66 gönüllü 31 kitap okudu Sesli Kütüphane sorumlusu Abdülmecit Yılmaz, kütüphanede yalnızca roman ve hikaye kitaplarının değil, engellilerin yaşamını kolaylaştıran ya da sınavlara hazırlık niteliği taşıyan kitapların da okunduğunu ifade etti. Bunun önemli ve faydalı bir çalışma olduğunu belirten Yılmaz, erişilebilirliğin artırıldığını vurguladı. Çalışmalara ilişkin bilgi veren Yılmaz, şunları söyledi: ‘’Yaklaşık beş ay önce başladık. Çalışmamıza başlarken sivil toplum kuruluşlarından ve belediyemizin birimlerinde, özellikle kültür alanında hizmet veren arkadaşlarımızdan destek aldık. Başvuruları alarak hızlıca kitap okuma düzenine geçtik. Şu anda toplam 66 kayıtlı gönüllümüz bulunuyor. Bu 66 gönüllümüzün okuduğu kitap sayısı 31." Seslendirilen kitapların, yakın zamanda hayata geçirilecek Amida Halk Kütüphanesi bünyesindeki "Erişilebilir Sesli Kütüphane" bölümünde yayımlanacağını aktaran Yılmaz, sisteme engelli raporu ile kayıt yapıldığını ve kitaplara bu şekilde erişilebildiğini belirtti. Kütüphaneyi hayata geçirirken çalışmanın çok dilli olmasına önem verdiklerini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: ‘’İnsanların kendi ana dillerinde kitap okumaya ve erişmeye hakları var. Şu anda kitaplar Kurmanci, Türkçe ve Zazaca okunup kaydediliyor." Üye olan engelliler kitapları indirebilecek Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kurulduktan sonra ilk yapılması gereken çalışmalardan biri olarak Sesli Kütüphaneyi gördüklerini ve projeyi hızla başlattıklarını belirten Yılmaz, ilerleyen süreçte teknik altyapının güçlendirilmesiyle birlikte aplikasyon ve web sitesi üzerinden daha kapsamlı bir veri tabanı oluşturulabileceğini söyledi. Mevcut durumda kültür birimine bağlı bir veri tabanı bulunduğunu ve kayıtların buraya eklendiğini aktaran Yılmaz, telif hakları nedeniyle sistemin belirli kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kitapların ücretsiz olarak yalnızca görme engelli vatandaşların kullanımına sunulabildiğini anlatan Yılmaz, telif ücretlerinin ödenmesi halinde daha geniş bir erişimin mümkün olabileceğini kaydetti. Şartlar oluşana kadar görme engelli vatandaşların mevcut arşivden yararlanabileceğini belirten Yılmaz, sistem tamamlandığında üyeliklerin engelli raporları doğrultusunda onaylanacağını ve kullanıcıların kitapları dijital ortamdan indirebileceğini söyledi. Gönüllülük çağrısı Vatandaşların seslendirme çalışmalarına gönüllü olmaya davet eden Yılmaz, başvuruların Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı Sesli Kütüphanesine yapıldığını ve başvuru formu doldurulduğunu belirtti. Başvuru sonrasında kişilere uygun okuma planlarının hazırlandığını ve gönüllülerin uygunluk durumuna göre takvim oluşturulduğunu aktardı. Sesli Kütüphane gönüllüsü Nurcihan Yılmaz ise engellilerin yaşamın birçok alanında zorluklarla karşılaştığını belirterek, şunları söyledi: ‘’Bu yüzden onların yükünü biraz olsun omuzlamamız ve hafifletmemiz gerekir. Bu çalışma çok kıymetli. Böyle bir çalışmanın onlar için gelişim yolunu açacağına inanıyorum. Bu tür çalışmaların daha fazla yapılması gerekiyor. Çalışmada yer almak isteyenlerin zamanlarının bir kısmını ayırarak destek vermesi gerekir. Halkımızın destek vermesini istiyoruz."
Dünyaca ünlü fotoğrafçı Ahmet Ertuğ Trendyol Sanat desteğiyle Venedik sahnesinde
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Dünyaca ünlü fotoğrafçı Ahmet Ertuğ Trendyol Sanat desteğiyle Venedik sahnesinde Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un ’Beyond the Vanishing Point’ sergisi, Venedik’te Avrupa’nın en prestijli sanat merkezlerinden biri olan Le Stanze della Fotografia’da kapılarını açtı. İlk kez bir Türk sanatçıya kapılarını açtığı belirtilen Le Stanze della Fotografia’daki sergi, Ayasofya’nın anıtsal kubbesinden Pantheon’un kusursuz geometrik dehasına kadar dünya mimarlık mirasını temsil eden şaheserlere ev sahipliği yapıyor. Sergi 6 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek. Trendyol Sanat, Türkiye’nin sanatsal birikimini Ahmet Ertuğ gibi küresel değerlerle uluslararası arenaya taşıyor. Dünya çapında tanınan mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un "Beyond the Vanishing Point" adlı sergisi Trendyol Sanat’ın desteğiyle Venedik’te kapılarını sanatseverlere açtı. Serginin küratörlüğünü Denis Curti üstleniyor. Anıtsal iç mekanlar sergide Avrupa’nın en saygın sanat merkezlerinden Le Stanze della Fotografia’daki sergi, Ayasofya’dan Pantheon’a 29 büyük boyutta basılmış esere ev sahipliği yapıyor. Serginin en dikkat çekici eserlerinden biri olan Ayasofya, kırk penceresinden süzülen ışık halkası üzerinde adeta asılı duran merkez kubbesi ve anıtsal iç mekân kurgusuyla, mimari dehanın sınırlarını zorlayan ve zamansız bir huşu uyandıran bir başyapıt olarak öne çıkıyor. Sergide, Batı mimarisinin zirvesi olan; Roma’nın kusursuz geometrisi Pantheon ve Rönesans’ın sarmal estetiği Villa Farnese de dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. İtalya’nın en önemli opera binalarından tarihi La Fenice Tiyatrosu da tüm ihtişamıyla Ertuğ’un kadrajından sanatseverlerle buluşuyor. "Mimariyi onu inşa edenlerin gözünden deneyimletiyorum" Erişimi kısıtlı veya gizli kalmış şaheserleri tüm görkemiyle gün yüzüne çıkaran Ahmet Ertuğ, serginin İtalya’nın mimari mirasına ve onun Akdeniz dünyasıyla kurduğu derin diyaloğa odaklandığını belirtiyor. 50 yılı aşkın süredir Anadolu, Avrupa, Akdeniz ve ötesine objektifini çeviren Ertuğ, Trendyol Sanat’ın desteğiyle yeni sergisini genişletme ve uluslararası bir platforma taşıma imkânı bulduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Bu tür iş birlikleri, Türk sanatçılarının yurt dışında kendi kültürel birikimlerini ve sanatsal derinliklerini görünür kılabilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Doğru destek ve sürdürülebilir ortaklıklarla, Türkiye’nin sanat alanındaki birikiminin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde temsil edilebileceğine inanıyorum. Beyond the Vanishing Point sergisi mimarinin hem sürekliliği hem dönüşümü nasıl bünyesinde taşıdığını görünür kılıyor. Kültürleri, çağları ve coğrafyaları birbirine bağlarken, izleyiciyi çoğu zaman gizli, uzak ya da erişilmesi güç mekânlara davet ediyor. Mimarlık geçmişimden dolayı fotoğrafı yalnızca belgeleme aracı değil, bir yorumlama biçimi olarak görüyorum. Mimariyi, onu oluşturanların gözünden deneyimlemenin ve görünür hale getirmenin bir yolu." Türkiye’nin kültürel mirasını ve mimarisini yarım asır boyunca dünyaya tanıtan Ahmet Ertuğ, fotoğraflarını 810 inç büyük format bir körüklü kamera ve filmle çekiyor. Doğu ile Batı arasında yüzyılları aşan mimari bir bağ kuran sergi, Le Stanze della Fotografia’da 6 Nisan tarihine kadar gezilebilecek. Le Stanze della Fotografia, fotoğrafın modern ve çağdaş sanatın en ilgi çekici dillerinden biri olarak Venedik’te kendine özgü bir ’eve’ sahip olması gerektiği inancıyla 2012’de açıldı. Aralarında Sebastiao Salgado, Elliott Erwitt, Gianni Berengo Gardin, Helmut Newton, David LaChapelle, Letizia Battaglia, Ferdinando Scianna ve Mario De Biasi gibi önemli fotoğrafçıların da yer aldığı sergilerin ardından müzenin, Ahmet Ertuğ’un fotoğraf sergisiyle ilk kez bir Türk sanatçının eserlerine ev sahipliği yaptığı aktarıldı.
Bursa’da öğrencilerden gerçeği aratmayan özel efekt makyajları
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:49 Bursa’da öğrencilerden gerçeği aratmayan özel efekt makyajları Film ve dizilerde izleyiciyi etkileyen yaralanma, yanma ve benzeri sahnelerin arkasındaki görünmeyen kahramanlar, Bursa’da yetişiyor. Aldıkları özel eğitimlerle gerçeğinden ayırt edilemeyen makyaj uygulamalarına imza atan öğrenciler, ortaya koydukları çalışmalarla görenleri hayran bırakıyor. Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bulunan Bursa Yenişehir Hüma Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Güzellik Hizmetleri bölümünde eğitim gören öğrenciler, sinema ve dizi sektöründe kullanılan özel efekt makyajları başta olmak üzere birçok alanda uygulamalı eğitim alıyor. Öğrenciler; makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi alanlarda kendilerini geliştirirken, özellikle yara ve yanık makyajlarıyla dikkat çekiyor. Okulun Güzellik Hizmetleri Öğretmeni Sinan Eşkin, öğrencilerin dört yıllık yoğun bir eğitimden geçtiğini belirterek, "Filmlerde görmüş olduğunuz yaralı sahneler, çekim öncesinde bu şekilde hazırlanıyor. Öğrencilerimiz burada aldıkları eğitimle mezun olduktan sonra bu alanlarda rahatlıkla iş bulabiliyor. Makyaj, saç, cilt bakımı ve epilasyon gibi birçok alanda kendilerini yetiştirip iş hayatına atılıyorlar. İnsana odaklı bir iş yaptıkları için istihdam konusunda sıkıntı yaşamıyorlar" dedi. Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Yaşar ise okulda verilen eğitimin yalnızca mesleki becerilerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, "Burada öğrencilerimiz hem meslek sahibi olmayı öğreniyor hem de bütçelerine katkı sağlayacak imkânlar elde ediyorlar. Aynı zamanda meslek ahlakı konusunda da eğitimler veriyoruz. Büyükleri karşılama, müşteriye nasıl davranılması gerektiği gibi birçok alanda öğrencilerimize katkı sunuyoruz" diye konuştu. Eğitimleri boyunca ortaya koydukları sıra dışı çalışmalarla dikkat çeken öğrenciler, sinema ve dizi sektörünün yanı sıra güzellik ve bakım alanlarında da geleceğin aranan isimleri arasında gösteriliyor.
Kamış kalemin sabırla imtihanı: Tek eser için aylarca emek veriliyor
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:45 Kamış kalemin sabırla imtihanı: Tek eser için aylarca emek veriliyor Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde usta öğretici olarak gelecek nesillere hat sanatını aktarmak için çalışan hattat Serap Tepedelen, kamış kalemle yazdıkları her harfin altın orana bağlı olduğunu ve büyük eserleri yapmanın yaklaşık 4-5 ay emek istediğini söyledi. Sabır, ruh disiplini ve estetik anlayışın birleştiği çok derin bir dal olarak öne çıkan hat sanatı, Eskişehir Olgunlaşma Enstitüsünde yaşatılıyor. Yaklaşık 9 yıldır enstitünün hat atölyesinde görev yapan ve 15 yıldır bu sanat ile uğraşan 53 yaşındaki Serap Tepedelen, İslam kültüründe de önemli yeri olan hat ile ilgili bazı bilinmeyen detayları anlattı. Enstitü olarak gençlere ulaşabilmek için gayret ettiklerini vurgulayan Tepedelen, hat sanatının oldukça gayret gerektirdiğini ve bazı eserleri tamamlamak için aylarca emek verildiğini dile getirdi. "Hat sanatını gençlerimize duyurmak istiyoruz" Enstitüde yürütülen çalışmalara değinen Tepedelen, "Farklı projelerde, sergilerde enstitümüz olarak çalışmalarımız devam ediyor. Hem genel ve karma sergilerimiz var hem de ulusal boyutta olan çalışmalarımız var. Aynı zamanda hat sanatını gençlere duyurabilmek, onlara öğretebilmek adına gayretlerimiz var. Çünkü geleneksel sanatlarımız en ufak bir açığı maalesef kaldırmıyor. Dolayısıyla bu sanatı ne kadar aktarabilirsek bizim için o kadar iyi. 15-20 tane talebemiz olsa ama 1 tanesini kazanabilsek o çok büyük kazançtır" dedi. "Bu sanata başladığınız zaman aşkı içinize düşer" Tepedelen, sözlerinin devamında, "Geleneksel sanatlarımız aslında bizler için hiçbir zaman ölmez. Biz her zaman, ’Geçmişini bilmeyen, geleceğine yön veremez’ deriz. Burada en büyük amacımız; geleneksel sanatlarımızı ileriye taşımak, en güzel hallerini icra edebilmek, bunları sunabilmek ve aynı zamanda gençlerimize tanıtabilmek. Onlara bizden en ufak bir heves kırıntısı dahi geçse, bizim için ne ala. Çünkü her zaman için bunun devamı geliyor. Hat sanatı için üstadlarımız şöyle bir tabir kullanır: ’Aşk olmadan meşk olmaz.’ Biz derslerimize meşk deriz. Gerçekten buna başladığınız zaman aşkı içinize düşer. 1-2 sene yazamamış olsanız dahi siz gönlünüzü verdiğiniz zaman o kalem mutlaka gelir, bir yerde sizi bulur" ifadelerini kullandı. "Bazı eserler yaklaşık 4-5 ay gibi bir zaman alabiliyor" Hat sanatının inceliklerine değinen Tepedelen, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Her harf altın orana ve ölçülere bağlı olduğu için gözümüze bu kadar hoş, bu kadar güzel geliyor. Eserlerimizi oluştururken ilk olarak nasıl yapacağımızı, hangi yazı çeşidiyle yazacağımızı aklımızda tasavvur ediyoruz. Onu belirledikten sonra istif aşaması var. Bu aşama yazının büyüklüğüne veya içeriğinin genişliğine göre 1-2 hafta sürebiliyor. İstif aşaması çok önemli. Bu aşama tamamlandıktan sonra yazıyı yazmaya başlıyoruz. O da epeyce sürüyor. Kimi yazılarımız 1-2 haftada bitiyor, kimi 1 ay bile sürüyor ama Hilye-i Şerif gibi büyük bir eser ile uğraşıyorsak yaklaşık 4-5 ay gibi bir zaman alabiliyor." "Hat sanatçıları olarak sayımız artmaya başladı" Kendisi gibi kadın hat sanatçı sayısının az olduğunu da dile getiren Serap Tepedelen, "Eskiye göre sayımız artmaya başladı. Üstadlarımızın Anadolu’ya açılmalarının bu noktada etkisi var. Şu anda çok daha eskilere nazaran düşünürsek hem erkek hem de kadın hattatlarımızda merak ve istek çok fazla artmaya başladı. Bir ara maalesef bir kısır döngü içine girmiştik. Hem tezhip hem de ebru alanında sayılarımız arttığı için şükrediyoruz" diye konuştu.
"Orman Koruyucuları" hem eğlendirdi hem öğretti
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:29 "Orman Koruyucuları" hem eğlendirdi hem öğretti Kocaeli’de çocuklara doğa bilinci kazandırmak ve orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanan "Orman Koruyucuları" adlı tiyatro oyunu, izleyicilerle buluştu. Başiskele Türkiye Yüzyılı Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen tiyatro öncesinde KO-MEK müzik grubu eğitmenleri konser vererek tiyatro severlere müzik ziyafeti sundu. Oyunda kahramanların yolculuğu; kahkaha, heyecan ve zaman zaman da küçük korkularla doluydu. Ancak en güçlü mesaj; birlikte hareket etmenin, cesaretin ve doğayı koruma sorumluluğunun önemi oldu. Bu büyülü dünyayı çocuklara hissettirmek için sahnelenen oyun, eğlenceli anlatımıyla önemli mesajlar verdi. Miniklere büyük sorumluluk 6-10 yaş grubuna hitap eden tiyatro gösterisi, orman yangınlarının sadece ağaçları değil; hayvanların yuvalarını, toprağı ve geleceği tehdit ettiğini vurguladı. Çocuklar, bazen söndürülmüş bir kibritin, bazen yere atılmamış bir çöpün kocaman ormanı kurtarabildiğini öğrenmenin mutluluğunu yaşadı. KO-MEK tiyatro branşından anlamlı çalışma Yönetmenliğini KO-MEK uygulamalı tiyatro branşı eğitmeni Murat Kaya’nın yaptığı oyun, KO-MEK uygulamalı tiyatro branşı kursiyerlerinin özverili çalışmalarıyla sahneye taşındı. Sanatla eğitimi buluşturan branş, hem kursiyerlerin sahne deneyimi kazanmasını sağladı hem de toplumsal farkındalığa katkı sundu.
Başkan Demir’den kurtuluş mesajı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 09:46 Başkan Demir’den kurtuluş mesajı Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, Ardahan’ın Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 105. Yıldönümü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Başkan Demir, mesajında; "Serhat İlimiz Ardahan’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yıldönümünü coşku ve heyecan içerisinde kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. 105 yıl önce Ardahan’da ve Anadolu’muzun her yerinde vatan uğruna verdiğimiz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin omuzlarında yükselen Cumhuriyetimizin kıymetini iyi bilmeli, yaşadığımız güzel ülkemiz için daha da çok çalışmalıyız. Tarihini ve geçmişini iyi bilmeden geleceği inşa etmek mümkün değildir. Bizlere düşen görev, tarihiyle, muhteşem doğasıyla, çok önemli doğal ve kültürel zenginliklere sahip olan Serhat Şehri Ardahan’ımızın gelişmesi ve kalkınması için var gücümüzle çalışmaktır. Hepimizin ortak değeri, Ardahan olmalıdır" dedi. Başkan Demir, ayrıca Ardahan’ın stratejik önemine dikkat çekerek Kazım Karabekir Paşa’nın "Boğazlar Boğazımız, Kars-Ardahan Bel Kemiğimizdir" sözünü hatırlattı. Demir, "Bu duygu ve düşüncelerle Millî Mücadelenin mimarı ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, bölgemizin kurtuluşunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Ardahanlı kahramanlarımızı, canlarını vatan ve bayrak için seve seve veren aziz şehitlerimizi, destansı tarihimizin yaşayan abideleri olan kahraman gazilerimizi rahmet ve saygıyla anıyor; mukaddes vatan toprağı Ardahan’ımızın ebedi olarak düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yıldönümünü ve halkımızın kurtuluş bayramını tebrik ediyorum" dedi.
Başkan Ahmet Akın, Kepsutlularla iftar yaptı
23 Şubat 2026 Pazartesi - 09:40 Başkan Ahmet Akın, Kepsutlularla iftar yaptı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kepsut’ta binlerce kişiyle orucunu açtı. İftar ve sahurda hemşerileriyle bir araya geldiğini söyleyen Akın, "Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Büyükşehir Belediyesinin her gün farklı bir ilçede kurduğu iftar sofralarında hemşehrileriyle birlikte orucunu açıyor. Ramazan ayının maneviyatını ve bereketini vatandaşlarla paylaşan Akın, Büyükşehir Belediyesinin Kepsut’ta düzenlediği iftar programında binlerce kişiyle iftar yaptı. Mehmet Karabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Başkan Akın’ın yanı sıra Kepsut Belediye Başkanı İsmail Cankul, Zafer Partisi Balıkesir İl Başkanı Erhan Ötegen, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe olan Akın, Ramazan ayında da geleneğini bozmuyor. Hemşehrileriyle aynı ekmeği bölüşmekten mutluluk duyduğunu dile getiren Akın, iftardan sahura kadar hemşerileriyle buluşuyor. Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği bir ay olduğunu ifade eden Akın, "Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın" dedi. "Hergün farklı bir ilçedeyim" Her gün farklı bir ilçede orucunu açtığını ve hemşeriyleriyle bir araya geldiğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Her gün bir ilçemizdeyim. Hem iftarlarda hem sahurlar da hemşehrilerimle bir araya geliyorum. Bizim için belediyecilik sadece hizmet anlamında değil aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Bu sofralar sadece bir araya gelmek için değil birbirimizi duymak içinde kurulur. Ramazan’da kurulan her masa yıl boyunca kurduğumuz dayanışmanın da bir aynasıdır. Ramazan ayımızı geçen yıl olduğu gibi yine bu yılda Kuvayımilliye ruhuna yakışır bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde geçireceğiz. Bu sene 400 bin hemşehrimle birlikte iftarımızı yapıyoruz. Balıkesir genelinde 16:00-18:00 arasında iftar araçlarımızla sıcak yemek dağıtımı yapıyoruz. Çölyak hastaları olan vatandaşlarımız için iftarlar düzenliyoruz. Yakın Kart sahiplerine yönelik yardımlarımızı kartlarına yüklüyoruz hem de ayrıca tek kullanımlık kartlarımızla hemşehrilerimize desteklerimizi sürdürüyoruz. Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın. Kardeşliğimizi bozmasın" diye konuştu. Kepsut Belediye Başkanı İsmail Cankul, iftara katılanların Ramazan ayını kutlarken şunları söyledi: "Güzel bir akşamda bizleri bir araya getiren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve çok değerli çalışma ekibine teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde iftarımızı yaptık." dedi. Akın, İftar sonrası mahalle ziyaretleri yaptı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, iftar programının ardından Kepsut İtfaiye Grup Amirliğini ziyaret etti. İtfaiyecilerin zorlu ve kutsal bir görev yaptığını söyleyen Akın, telsizin başına geçti. İtfaiye merkezinden tüm personel seslenen Akın, itfaiye erlerinin Ramazan ayını kutladı. Akın, ardından Kepsut’un Osmaniye, Mahmudiye ve Hotaşlar Mahallerini ziyaret etti. Hemşerileriyle dertleşen ve sohbet eden Akın, ilçelerin sorunlarını da yerinde dinliyor. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Akın, Kezban-Bayram Zeybek çiftinin evine misafir oldu. Aile üyeleriyle çay içip sohbet eden Akın, çocuklarla da yakından ilgilendi. Kimseyi yalnız bırakmayacağını ifade eden Akın, Ramazan’ı Kuvayımilliye ruhuna yakışır bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde geçireceklerini söyledi.