KÜLTÜR SANAT
05 Mart 2026 Perşembe - 21:19 Turgutlu’da yüzlerce kişi iftar sofrasında buluştu Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayı dolayısıyla Turgutlu ilçesinde kurulan iftar sofrasında yüzlerce kişi bir araya geldi. Programa katılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini söyledi. Turgutlu 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Alanı’nda gerçekleştirilen iftar programına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Turgutlu Belediye Başkanı Çetin Akın, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, CHP Turgutlu İlçe Başkanı Hasan Ayma, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. İftar öncesinde masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet eden Başkan Dutlulu, Ramazan ayının bereketini Manisa’nın 17 ilçesinde vatandaşlarla paylaşmaya devam ettiklerini belirtti. Dutlulu, "Ramazan’ın bereketini 17 ilçemizde halkımızla paylaşıyoruz. Bu mübarek ayda aynı sofrada buluşarak birliğimizi ve kardeşliğimizi daha da güçlendiriyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman vatandaşlarımızın yanında olmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz" dedi. İftar yemeğinin ardından geleneksel Ramazan eğlenceleri programa renk kattı. Hacivat-Karagöz ve jonglör gösterileri özellikle çocukların büyük ilgisini gördü. İftar programına katılan vatandaşlar da organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Vatandaşlardan Hayriye Özçağıran, "Güzel oldu Turgutlu’muz için iftar programı. Ramazan’da hep beraber olmayı seviyoruz. Turgutlu halkı ve Başkanımızla beraber olmak bizi mutlu ediyor. Rabbim hepimizi bayrama ulaştırsın" dedi. Şahin Yılmaz ise bu tür programların birlik ve beraberliği güçlendirdiğini belirterek, "Halkımızın birliği ve beraberliği için bu iftar programları çok önemli. Daha nicelerinin yapılması dileğiyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu ve Turgutlu Belediye Başkanımız Çetin Akın’a çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Fatma Reçber de organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek, "Böyle bir organizasyon yaptıkları için başta başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Çok memnunuz. İnşallah daha güzel işler yapmaya vakti ve fırsatı olur. Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 20:12 Yüreğir’de gönüllere dokunan konser Yüreğir Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlediği tasavvuf müziği konserinde sanatçı Abdurrahman Önül, Atatürk Kültür Merkezi’nde Adanalılarla buluştu. Tasavvuf müziğinin sevilen eserlerini seslendiren Abdurrahman Önül, son günlerde dillerden düşmeyen "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah", "Al Eline Kalemi" ve "Koy Bizi de Cennetine" gibi eserleri salonu dolduran vatandaşlarla birlikte söyledi. Katılımcılar da ilahilere hep bir ağızdan eşlik ederek konser boyunca coşkulu anlar yaşadı. Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda konser öncesinde geleneksel sahne gösterileri de yer aldı. Hacivat-Karagöz gölge oyunu, meddah ve orta oyunu gösterileri izleyicilerden büyük beğeni topladı. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde geleneksel Ramazan eğlenceleri yeniden hayat buldu. Programda konuşan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, Yüreğir’de bu manevi atmosferi hep birlikte yaşatmaya devam edeceklerini söyledi. Demirçalı, vatandaşların yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Ramazan boyunca benzer etkinliklerin devam edeceğinin müjdesini verdi. Konserin sonunda Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, eşi Fidelya Demirçalı ile birlikte sahneye çıkarak sanatçı Abdurrahman Önül’e teşekkür etti. Başkan Demirçalı, Yüreğir Belediyesi kültürevlerinde kursiyerler tarafından hazırlanan tabloyu sanatçıya hediye etti.
05 Mart 2026 Perşembe - 17:46 Başkan Çerçioğlu, İncirliova’da çocukları tiyatro ile buluşturdu Aydın Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından düzenlenen kültür ve sanat etkinlikleri kentin dört bir yanında vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi her yaştan izleyiciyi sanatla buluştururken özellikle çocuklar için hazırlanan oyunlar miniklere unutulmaz anlar yaşatıyor. Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sevilen çocuk oyunu "Müzisyenler Çetesi", ilçelerde sahnelenmeyi sürdürüyor. Renkli sahne tasarımı, eğlenceli anlatımı ve müzik dolu hikayesiyle dikkat çeken oyun, çocukları hem eğlendiriyor hem de tiyatronun büyülü dünyası ile tanıştırıyor. Sevilen oyun bu kez İncirliova’da minik izleyiciler ile buluştu. Kültür Merkezi ve Tiyatro Salonu’nda sahnelenen oyuna çocuklar ve aileleri yoğun ilgi gösterdi. Salonu dolduran minikler, oyun boyunca kahkahalar ve alkışlarla gösteriye eşlik etti. Çocuklarının kültür ve sanat etkinlikleri ile buluşmasından memnuniyet duyduklarını ifade eden veliler, bu tür etkinliklerin çocukların gelişimine önemli katkı sunduğunu belirterek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. "Müzisyenler Çetesi" oyunu; 6 Mart Cuma günü Köşk’te, 12 Mart Perşembe günü Sultanhisar’ın Atça Mahallesi’nde, 13 Mart Cuma günü Buharkent’te, 3 Nisan Cuma günü Nazilli’de ve 10 Nisan Cuma günü Didim’de sahnelenecek. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, tüm çocukları ve aileleri tiyatro gösterimlerine davet etti.
Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi için imzalar atıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:11 Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi için imzalar atıldı Doğubayazıt ilçesinde, İshakpaşa Sarayı yolu üzerinde bulunan ve 1940 yılına kadar aktif olarak kullanılan tarihi Hükümet Konağı’nın, SERKA desteğiyle interaktif bir Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi’ne dönüştürülmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda Serhat Kalkınma Ajansı ile Ağrı İl Özel İdaresi arasında Proje İmza Töreni, Ağrı Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen tarihi yapının; Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyacak Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi olarak hizmet vermesi planlanıyor. Proje ile birlikte Ağrı Dağı’nın dağcılık tarihi, bölgenin doğal ve kültürel mirası ile önemli dağcılık rotalarının interaktif ve deneyim odaklı bir anlayışla ziyaretçilere aktarılması hedefleniyor. Müze kapsamında; Ağrı Dağı’nı ölçekli maketlerle tanıtan özel alanlar, kamp deneyimi yaşatacak tematik odalar, sanal gerçeklik (VR) uygulamaları, belgesel ve hikâye odaları, hologram gösterimlerinin yer alması planlanıyor. Ayrıca yapının bir bölümünün kafeterya olarak hizmet vermesi öngörülüyor. Hayata geçirilecek proje ile Doğubayazıt’ın turizm potansiyelinin artırılması, Ağrı Dağı’nın dağcılık mirasının gelecek nesillere aktarılması ve bölgenin tanıtımına katkı sağlanması amaçlanıyor.
Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:05 Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, şubat ayında birçok yapım ve içeriği izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı. Dramdan komediye, fantastikten maceraya uzanan çok sayıda yeni yapım platformda yerini alıyor. Platform Şubat ayı programını şöyle açıkladı: "Şubat ayında kirala satın al seçeneğine eklenen 2025 yapımı "Sisu: İntikam Yolu", 2022 yapım Sisu’nun devam filmi olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde geçen nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Sessiz bir altın arayıcısı olan eski asker Aatami Korpi, elindeki altını ele geçirmek isteyen acımasız bir Nazi birliğine karşı "sisu" denilen amansız bir direniş sergiliyor. Tivibu film seçeneğinin dikkat çeken bir diğer içeriği ise "Sörfçü" oluyor. Film, geçmişiyle yüzleşmek için yıllar sonra doğup büyüdüğü sahil kasabasına dönen bir adamın giderek karanlıklaşan hikâyesini konu alıyor. Gergin atmosferi, çarpıcı sahil manzaraları ve insanın içsel çatışmalarını merkeze alan anlatımıyla film, izleyiciyi adım adım yükselen bir gerilimin içine çekiyor. Filmin, yönetmen koltuğunda Lorcan Finnegan otururken başrolde sergilediği performansla Nicolas Cage’e Julian McMahon ve Nicholas Cassim eşlik ediyor. Şubat ayında dizi seçeneğine eklenen iki yapım "Beacon 23" ve "Dexter" oluyor. "Beacon 23", insanlığın derin uzaydaki sınır karakollarından birinde geçen, gizem ve gerilimi yüksek bir bilim kurgu dizisi olarak seyircinin karşısına çıkıyor. İkonik yapım "Dexter" ise gündüzleri Miami Polis Departmanı’nda adli tıp uzmanı olarak çalışan, geceleri ise karanlık bir adalet anlayışıyla hareket eden Dexter Morgan’ın çarpıcı hikâyesini konu alıyor. Tivibu’da çocukların dünyasına yolculuk Tivibu şubat ayında "Heidi", "Ayı Paddington: Ormanda Macera" "Küçük Don Kişot’un Maceraları" isimli animasyon filmlerini, "Kucho Süper Sıradan Köpek" ve "Mr. Bean: Animasyon Dizisi" çocuk serilerini ekranlara getiriyor. "Kucho Süper Sıradan Köpek", aksiyon, mizah, duygu yüklü anlatımıyla Tivibu’da izleyicilerle buluşuyor. Bir yazılım ofisinin köpeği olan Kucho, bilgisayar ekranından patisine kazara yüklenen yazılımla süper güçleri olan sıradan bir köpeğe dönüşüyor. Dostluk, sadakat ve macera temalarını bir araya getiren yapım, renkli karakterlerle her yaştan izleyiciyi ekran başına davet ediyor. "Ayı Paddington: Ormanda Macera", sevgi dolu ayı Paddington’ın bu kez doğayla iç içe, eğlenceli ve sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkmasını konu alıyor. Renkli karakterleri, mizahı ve ailece izlenebilecek mesajlarıyla film, her yaştan izleyiciye keyifli bir macera sunuyor."
Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, halı ve kilim dokumacılığıyla hem geleneklerini yaşatıyor hem de üretime katkı sunuyor. 2018 yılında yaklaşık 34 ailenin Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlara yerleşmesiyle birlikte Kırgızlar, yeni yaşamlarında da geleneksel el sanatlarını sürdürmeyi başardı. Kırgız Türkleri, özellikle halı ve kilim dokumacılığıyla hem ata yadigârı kültürlerini yaşatıyor hem de ev ekonomilerine destek oluyor. İlçede açılan halı dokuma kursunda kadınlar tüm gün tezgâh başında emek veriyor. Usta öğretici Hatice Bildirici, Kırgız kadınlarının halı dokumaya yatkın olduğunu belirterek, "Beş altı kişiyle çalışıyoruz. Özel şirkete çalışıyoruz. Hereke halıya yakın halılar dokuyoruz. Malatyalı bir işveren için 170x240, 120x180 ebatlarında halılar dokuyoruz. Kırgızların elleri yatkın. Ben 1992 yılından beri Kırgızlara çalışıyorum. Çoğu da usta öğrenci oldular" dedi. Halı dokuyan kursiyerlerden Nusha Bildirici ise küçük yaşlardan bu yana dokumacılıkla uğraştığını ifade ederek, "Her gün geliyorum, halı dokuyorum. Bekârken de halı dokuyordum. Aileme katkı sağlamak için dokuyorum. Küçük halıları 15-20 günde, büyük halıları ise 1,5-2 ayda bitiriyoruz. Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz de dokuyorlarmış. Biz de onlardan öğrendik. Kültürümüzü devam ettiriyoruz" diye konuştu. Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur da halı kursunun sürekli faal olduğunu vurgulayarak, "Bu halı kursumuz devamlı olarak çalışmaktadır. Burada çalışan ablalarımız aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla sabahtan akşama kadar halı dokuma işini sürdürüyor. Halı, Kırgız kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden annelerimizden bu yana halı ve kilim dokumacılığı aile ekonomisine katkı sağlayan bir meslek olmuştur" ifadelerini kullandı.
Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:46 Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor 2018 yılında yaklaşık 34 ailenin Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlara yerleşmesiyle birlikte Kırgızlar, yeni yaşamlarında da geleneksel el sanatlarını sürdürmeyi başardı. Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, özellikle halı ve kilim dokumacılığıyla hem ata yadigârı kültürlerini yaşatıyor hem de ev ekonomilerine destek oluyor. İlçede açılan halı dokuma kursunda kadınlar sabah saatlerinden akşama kadar tezgâh başında emek veriyor. Usta öğretici Hatice Bildirici, Kırgız kadınlarının halı dokumaya yatkın olduğunu belirterek, "Beş altı kişiyle çalışıyoruz. Özel şirkete çalışıyoruz. Hereke halıya yakın halılar dokuyoruz. Malatyalı bir işveren için 170x240, 120x180 ebatlarında halılar dokuyoruz. Kırgızların elleri yatkın. Ben 1992 yılından beri Kırgızlara çalışıyorum. Çoğu da usta öğrenci oldular" dedi. Halı dokuyan kursiyerlerden Nusha Bildirici ise küçük yaşlardan bu yana dokumacılıkla uğraştığını ifade ederek, "Her gün geliyorum, halı dokuyorum. Bekârken de halı dokuyordum. Aileme katkı sağlamak için dokuyorum. Küçük halıları 15-20 günde, büyük halıları ise 1,5-2 ayda bitiriyoruz. Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz de dokuyorlarmış. Biz de onlardan öğrendik. Kültürümüzü devam ettiriyoruz" diye konuştu. Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur da halı kursunun sürekli faal olduğunu vurgulayarak, "Bu halı kursumuz devamlı olarak çalışmaktadır. Burada çalışan ablalarımız aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla sabahtan akşama kadar halı dokuma işini sürdürüyor. Halı, Kırgız kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden annelerimizden bu yana halı ve kilim dokumacılığı aile ekonomisine katkı sağlayan bir meslek olmuştur" ifadelerini kullandı. Kırgız Türkleri, Yenifakılı’da sürdürdükleri halı ve kilim dokumacılığıyla hem geleneklerini yaşatıyor hem de üretime katkı sunmaya devam ediyor.
FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:17 FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi FOTONO21 Fotoğraf Derneği, Doğu Anadolu’nun önemli doğal alanlarından biri olan Nazik Gölünde kış temalı bir fotoğraf gezisi gerçekleştirdi. Bitlis’in Ahlat ilçesi sınırlarında yer alan Nazik Gölü, yaklaşık bin 800 metre rakımı, tatlı su yapısı ve kış aylarında büyük ölçüde donan yüzeyi ile bölgenin karakteristik doğal oluşumları arasında bulunuyor. Süphan Dağının eteklerinde konumlanan göl, özellikle kış mevsiminde buzla kaplanan yüzeyi, karla örtülü kıyı şeridi ve sade peyzajıyla fotoğraf sanatçılarına güçlü bir görsel anlatım alanı sunuyor. Van Gölü Havzası içinde yer almasına rağmen tatlı su özelliği taşıması, Nazik Gölü’nü ekolojik ve coğrafi açıdan özgün kılıyor. Gerçekleştirilen fotoğraf gezisinde, gölün donmuş yüzeyindeki buz dokuları, ışık-gölge ilişkileri ve doğal formlar belgesel bir yaklaşımla kayıt altına alındı. Çalışma, doğanın mevsimsel dönüşümünü belgelemeyi amaçlayan fotoğrafçılar için önemli bir saha deneyimi sundu. FOTONO21 Fotoğraf Derneği üyesi Mehmet Sıddık Demir, Nazik Gölü fotoğraf gezisinin taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: ‘’Nazik Gölü, kış mevsiminde yalnızca estetik açıdan etkileyici bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin iklimsel yapısını, coğrafi karakterini ve doğal döngüsünü bütüncül biçimde yansıtan çok güçlü bir alan oluşturuyor. Donmuş göl yüzeyi, kar dokuları ve çevre peyzaj, fotoğrafçı için hem belgesel hem de sanatsal açıdan zengin bir anlatım imkanı sağlıyor. Bu çalışmadaki temel amacımız, doğanın sert ama bir o kadar da etkileyici bu halini fotoğraf aracılığıyla kayıt altına almak, geleceğe kalıcı bir görsel arşiv bırakmaktı. FOTONO21 Fotoğraf Derneği olarak çalışmalarımız yalnızca Diyarbakır ile sınırlı değil; içinde bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, kültürel ve doğal değerlerini belgelemek, bu değerlerin görünür kılınmasına katkı sunmak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bölgenin görsel hafızasını oluşturmaya yönelik bu tür belgesel nitelikli fotoğraf çalışmalarını önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz." Fotoğraf gezisine katılan fotoğraf sanatçısı Terfa Yiğit, Nazik Gölünün kış mevsiminde sunduğu görsel imkanların fotoğraf sanatı açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘’Kış aylarında büyük ölçüde donan Nazik Gölü, yalın ama son derece güçlü bir görsel anlatım dili sunuyor. Donmuş göl yüzeyinde oluşan doğal çatlaklar, buz ve karın birlikte oluşturduğu dokusal yapı ile geniş ve sakin boşluk hissi, fotoğrafa hem derinlik hem de zamansız bir etki kazandırıyor. Bu sade peyzaj, fotoğrafçıyı detaylara, ışığa ve kompozisyona daha bilinçli yaklaşmaya yönlendiriyor. Nazik Gölü, özellikle kış fotoğrafçılığı ve belgesel çalışmalar açısından güçlü bir mekan olmasının yanı sıra, doğanın mevsimsel dönüşümünü yalın bir dille anlatma imkanı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca estetik kareler üretmeye değil, aynı zamanda doğaya ve coğrafyaya dair güçlü bir görsel kayıt oluşturmaya imkan tanıyor."
UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip çini ustası için "Anma Gecesi"
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:01 UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip çini ustası için "Anma Gecesi" Kütahya Belediyesi tarafından, UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi unvanına sahip, çini sanatının usta ismi Hamza Üstünkaya anısına "Anma Gecesi" programı düzenlendi. Belediye Başkanı Eyüp Kahveci’nin katılımıyla gerçekleştirilen program, sanat ve duygu dolu anlara sahne oldu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, usta sanatçının hayatı ve sanat yolculuğu katılımcılarla paylaşıldı. Programda konuşan Belediye Başkanı Eyüp Kahveci, Hamza Üstünkaya’nın geleneği geleceğe taşıyan büyük bir emek insanı olduğunu vurgulayarak, "Bu akşam burada, toprağına ve emeğine sadık bir ömrü hatırlamak için toplandık" ifadelerini kullandı. Gece kapsamında, Hamza Üstünkaya’nın eserlerini yansıtan slayt gösterisi sunuldu. Katılımcılar, usta sanatçıya dair hatıralarını ve düşüncelerini paylaşırken, Kütahya Belediyesi Kültür Sanat Akademisi Orkestrası tarafından seslendirilen türküler programa ayrı bir anlam kattı. Başkan Kahveci, Hamza Üstünkaya’nın adının 2026 Kültür Sanat Sezonu boyunca düzenlenecek etkinliklerle yaşatılacağını belirterek, programda emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür etti. Anma gecesine; Vali Yardımcısı Harun Kazez, Hamza Üstünkaya’nın kızı çini sanatçısı Gülseren Üstünkaya Öztuğcu, belediye başkan yardımcıları ile çok sayıda sanatsever vatandaş katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2020’de "Yaşayan İnsan Hazinesi Ödülü"nü alan çini ustası Hamza Üstünkaya, (79) 31 Ekim 2025 günü tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.
Isparta’da asırlık sancak kaldırma ve asker uğurlama geleneği
02 Şubat 2026 Pazartesi - 09:37 Isparta’da asırlık sancak kaldırma ve asker uğurlama geleneği Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı bir köyde bir asrı aşkın süredir sürdürülen sancak kaldırma ve asker uğurlama geleneği, bu yıl da köy halkı ve çevre illerden gelen katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Tokmacık köyünde, köklü geçmişe sahip sancak kaldırma ve asker uğurlama töreni bu yıl da geleneklere uygun şekilde düzenlendi. Törene, Tokmacık köyünde ikamet edenlerin yanı sıra köy dışı ve ilçe dışından gelen köy halkı ile çevre köylerden çok sayıda vatandaş katıldı. 1889’dan günümüze kutsal emanet sancak sadece asker uğurlamalarında çıkarılıyor Yalvaç Müftülüğüne bağlı Tokmacık Köyü Camii’nde 1889 yılından bu yana muhafaza edilen sancak, yalnızca asker uğurlama törenlerinde, cami imamının nezaretinde muhafazadan çıkarılıyor. Gelenek gereği askere gidecek gençler için yaklaşık bir ay öncesinden akraba, eş, dost ve komşular tarafından evlerde sırayla ikramlar verilerek hazırlıklar başlatıldı. Törenden bir gece önce köy meydanında düzenlenen eğlencede köy halkı ve dışarıdan gelen misafirler bir araya geldi. Eğlencenin ardından askere gidecek gençlere kına yakıldı. Ertesi sabah cami imamı tarafından muhafazadan çıkarılan sancak, bir sonraki dönemde askere gidecek gençlere emanet edildi ve cami önünde Türk bayrağı ile yan yana asker adaylarını beklemeye başladı. Asker adayları, aileleri, akrabaları ve komşularıyla birlikte evlerinden çıkarak düğün havasında yürüyerek sancağın bulunduğu alana geldi. Sancak önünde toplanan asker adayları için cami imamı tarafından dualar okunarak hayırlı temennilerde bulunuldu. Duaların ardından sancak ve Türk bayrağı önünde askerler adına vekâlet alınarak kurban kesildi. Alınlarına kurban kanı sürülen asker adayları, sancak ve Türk bayrağını öperek saf tuttu. Köy halkı ile birlikte sancak ve bayrak eşliğinde köyün girişine kadar yürüyen asker adayları, burada imamın yaptığı duaların ardından köylülerle tek tek vedalaştı. Gelenek gereği askerlere harçlık verilirken, aileler, akrabalar ve köy halkı asker adaylarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi. Tören, asker adaylarının birliklerine katılmak üzere köy girişinden uğurlanmasıyla sona erdi. Asırlık gelenek, bu yıl da birlik, beraberlik ve duygu dolu anlara sahne oldu.
Doğal taşın sanatla buluşması BŞEÜ kampüsünde hayat buldu
01 Şubat 2026 Pazar - 17:48 Doğal taşın sanatla buluşması BŞEÜ kampüsünde hayat buldu Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesinde (BŞEÜ) doğal taşın sanatla buluşması, merkez kampüsünde sergilenen heykellerle hayat buldu. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi merkez kampüsü, çağdaş heykel sanatının seçkin örneklerine ev sahipliği yaparak açık hava müzesi kimliği kazandı. Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi’nin girişimleri ile İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin katkılarıyla hayata geçirilen çalışma kapsamında, ulusal ve uluslararası platformlarda sergilenmiş sanatsal değeri yüksek eserler kampüsün farklı noktalarına yerleştirildi. Heykeltıraş Tuba İnal tarafından 2010 yılında 7. Natural Stone Fuarı’nda sergilenen heykeller, doğal taşın yalın gücünü çağdaş formlarla buluşturarak kampüsün açık alanlarında sanatseverlerle buluştu. Eserler, taşın doğallığını korurken mekânla kurduğu güçlü ilişkiyle izleyiciyi düşünmeye ve farklı açılardan deneyimlemeye davet ediyor. Kampüste yer alan bir diğer dikkat çekici eser grubu ise 2008 Milano Fuarı’nda heykeltıraş ve tasarımcı Matali Crasset ile Defne Koz tarafından sergilenen çalışmalar oldu. Uluslararası tasarım dünyasında önemli bir yere sahip olan bu eserler, fonksiyon, form ve malzeme arasındaki sınırları sorgulayan yaklaşımlarıyla öne çıkıyor. Sanat yolculuğu, 2013 yılında düzenlenen ‘Taşı yaşatan tasarımlar’ yarışmasında üçüncülük ödülü alan heykeltıraş Gözde Nalçacı imzalı eserle devam etti. Nalçacı’nın çalışması, taşın kültürel hafızasını çağdaş bir yorumla ele alarak kampüsün farklı bir noktasında konumlandırıldı. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Bu eserlerin üniversitemiz merkez kampüsüne yerleştirilmesiyle birlikte üniversitemiz yalnızca bir eğitim alanı olmanın ötesine geçerek sanatın gündelik yaşamla iç içe geçtiği bir kültür ortamı sunuyor. Akademisyenlerimiz, idari personelimiz ve öğrencilerimiz kampüs içinde bu heykellerle karşılaşarak sanatla doğal bir etkileşim kurma imkânı buluyor. Sergilenen bu seçkin eserler, üniversitemizin sanata ve kültüre verdiği önemi somut bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.