KÜLTÜR SANAT
Mart ayında Tivibu’da önemli yapımlar 06 Mart 2026 Cuma - 12:58:48 Tivibu, mart ayında içerik yelpazesini genişleterek izleyicileri özel bir seçkiyle buluşturuyor. Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, mart ayı programını duyurdu. Programda, aksiyondan dramaya, komediden gerilime farklı türlerde çok sayıda film ve dizi izleyiciyle buluşuyor. Mart ayında Kirala Satın Al seçeneğine eklenen Paul Thomas Anderson’un yönetmenliğini üstlendiği 2025 yapımı "Savaş Üstüne Savaş", filminde başrolleri Leonardo DiCaprio, Sean Penn ve Benicio Del Toro paylaşıyor. Geçmişiyle ve travmalarıyla yüzleşmek zorunda kalan bir karakterin içsel mücadelesine odaklanan film; aksiyon ve dramı dengeli bir şekilde harmanlarken, güçlü atmosferi ve derinlikli karakter yapısıyla dikkat çekiyor. 2026 Oscar Adayı olan film, temposu yüksek tutan sahneleri ve duygusal yoğunluğuyla izleyiciyi etkileyici bir yolculuğa davet ediyor. Tivibu Kirala Satın Al seçeneğinin dikkat çeken bir diğer içeriği ise "Tron: Ares" oluyor. Yine 2025 yapımı olan film, dijital evren ile gerçek dünya arasındaki sınırların tehlikeli biçimde silinmeye başladığı yüksek tempolu bir bilim kurgu deneyimi sunuyor. Yapay zekâ temelli güçlü bir programın fiziksel dünyaya gönderilmesiyle başlayan hikâye, insanlık ile teknoloji arasındaki hassas dengeyi sorgularken görsel efektleri ve neon estetiğiyle serinin ikonik atmosferini daha da ileri taşıyor. Filmin başrollerini başta Dahmer dizisiyle tanınan Evan Peters, Jared Leto ve Greta Lee paylaşıyor. Tivibu’da diziler dünyası Dizi tutkunlarının beğenisini kazanan yapımları izleyicilerle buluşturan Tivibu mart ayında "Gece Yasağı/Curfew"ı ekranlara getiriyor. Dizi, sadece erkeklere uygulanan sokağa çıkma yasağı sırasında düzenlenen bir cinayeti konu alıyor. Distopik atmosferi ve yüksek temposuyla dizi, İngiltere’nin geceye gömülen tehlikeli sokaklarında izleyicileri nefes kesici bir maceraya sürüklüyor. Altı bölümden oluşan dizi; güvenlik, özgürlük ve cinsiyet eşitliği temalarını işliyor. Tivibu, mart ayında bilim kurgu severleri etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Uzak bir gelecekte geçen "Uzay Feneri 23 / Beacon 23", galaksiyi tehdit eden tehlikelere karşı görev yapan tek bir uzay feneri ve onu yöneten yalnız bir bekçinin hikâyesini anlatıyor. Zak Penn’in vizyonuyla hayat bulan dizi; yalnızlık, sorumluluk, insan ruhunun sınırları ve umut temalarını derinlemesine işliyor. Ayrıca dizinin oyuncu kadrosunda Game of Thrones dizisinde Cersei Lannister karakteriyle tanıdığımız Lena Headey de yer alıyor. Platformda mart ayında "Alien: Romulus", "Sessiz Bir Yer: Birinci Gün", "Kaplanın Çırağı", "Hayvan Mezarlığı: Kan Bağı", "İskelenin Altında", "Rosaline" ve "Sürüsüne Bereket" yapımlarını ekranlara getiriyor. Yönetmenliğini Fede lvarez’in üstlendiği "Alien: Romulus", terk edilmiş bir uzay istasyonunda umut ararken kabusla yüzleşen genç bir grubun hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Gerilim dozu yüksek sahneleriyle Alien evrenine taze bir soluk getiren film, nefes kesen bir uzay macerası vadediyor. Film seçeneğinin bir başka dikkat çeken yapımı, "Sessiz Bir Yer: Birinci Gün", istilanın ilk gününe odaklanarak sessizliğin nasıl bir hayatta kalma kuralına dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Yönetmenliğini Michael Sarnoski’nin üstlendiği film, New York’ta sıradan bir gün yaşanırken başlayan dehşeti ve sesle avlanan yaratıklardan kaçmaya çalışan insanların umutsuz mücadelesini etkileyici bir atmosferle anlatıyor.
06 Mart 2026 Cuma - 12:53 Yumurta kolilerinden el yapımı kağıt üretiyorlar Trabzon’daki Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da geri dönüşüm ve sürdürülebilir üretim anlayışını kültür ve sanatla bir araya getiren projede yumurta kolisi gibi kağıt atıklar işlenerek el yapımı kağıt üretimi gerçekleştiriliyor. Proje ile hem çevre bilincinin geliştirilmesi hem de geleneksel el sanatlarının yaşatılması amaçlanıyor. Trabzon Ortahisar Halk Eğitim Merkezi bünyesinde bulunan Alacahan’da düzenlenen proje kapsamında geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretimi uygulamalı olarak öğretiliyor. El yapımı kağıt üretimi, çevresel farkındalık oluşturmanın yanı sıra kültürel değerlerin korunmasına da katkı sağlayan bir üretim alanı olarak değerlendiriliyor. Proje ile yetişkin kursiyerlerin geri dönüşüm materyallerinden kağıt üretim tekniklerini öğrenmeleri, çevreye duyarlı üretim becerileri kazanmaları ve üretilen kağıtların hat, minyatür ve tezhip gibi geleneksel sanat çalışmalarında kullanılması hedefleniyor. Projenin sonunda ise çevre bilinci gelişmiş, sanatsal üretim becerileri kazanmış bireylerin yetişmesi ve geri dönüşüm temelli sürdürülebilir bir eğitim modelinin oluşturulması amaçlanıyor. Kursiyerlere eğitim veren Görsel Sanatlar Öğretmeni Elif Emral, yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği olmadığını belirterek, "HOPO projesi, her okulun projesi olsun diye biz de katıldık. Geçen senelerde el yapımı kağıdı yumurta kolisinden yapmıştık. Bunun için patente başvurduk ve patentimizi aldık. Patentimiz varken bir de projemiz olsun, neden olmasın dedik ve bu şekilde ortaya çıktı. Şu anda yumurta kolisinden el yapımı kağıt üretiyoruz. Bu tamamen geri dönüşüme dayalı bir çalışma. Yumurta kolileri atık maddeydi ve hiçbir işe yaramıyordu. Biz bu kolileri topluyoruz, bir iki gün suda bekletiyoruz. Daha sonra içerisine belli miktarda nişasta ekleyip blenderden geçiriyoruz ve suyla birlikte elek yardımıyla kâğıda dönüştürüyoruz. Elde ettiğimiz bu kağıtları dekoratif amaçlı da kullanabilirsiniz. Üzerine hat, minyatür ve tezhip çalışmaları yapılabilir; resim de yapılabilir. Yani tamamen geri dönüşümle elde edilen bir ürün sanata kazandırılmış oluyor. Yumurta kolisinden el yapımı kağıt örneği yok. Zaten olmadığı için de patentini aldık. Aynı zamanda aile bütçesine ve ekonomiye de katkı sağlıyor. Evdeki yumurta kolilerinden kendi kâğıdımızı yapabiliriz. Ayrıca dokusu daha kalın ve yumuşak bir kâğıt oluyor; üzerine kolayca resim yapılabiliyor ve yazı yazılabiliyor. Bu çalışmalara katılan kursiyerlerimiz de var" dedi.
06 Mart 2026 Cuma - 12:41 Kütahya Tavşanlı’da Kızılay’dan gönül sofrası Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde Türk Kızılay Tavşanlı Şubesi tarafından düzenlenen iftar programında, ihtiyaç sahibi aileler ve gönüllüler aynı sofrada bir araya gelerek Ramazan’ın bereketini paylaştı. Tavşanlı’da yardımlaşma ve dayanışma ruhu, düzenlenen anlamlı bir iftar sofrasıyla taçlandırıldı. Levent Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyonda, toplumun farklı kesimleri bir araya gelerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. İftar programı sadece yetişkinlere değil, çocuklara da unutulmaz anlar yaşattı. Ramazan geleneklerini yaşatmak adına çocuklara; geleneksel Ramazan şerbeti, dondurma ve balonlar ikram edildi. Çocukların neşesi iftar sofrasının huzuruna renk katarken, aileler de organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Programda bir konuşma yapan Kızılay Tavşanlı Şube Başkanı Mümtaz Serdaroğlu, paylaşmanın önemine dikkat çekti. Serdaroğlu, "İhtiyaç sahibi ailelerimiz ve gönüllülerimizle aynı iftar sofrasında buluşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Paylaşılan her lokmada, edilen her duada iyiliğin ne kadar güzel olduğunu bir kez daha hissettik. Bu akşamın maneviyatı hepimizi birleştirdi" dedi. Başkan Serdaroğlu, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, "Katılım sağlayan tüm ailelerimize, fedakar gönüllülerimize ve bu akşamı organize etmemize destek veren tüm hayırsever bağışçılarımıza şükranlarımı sunuyorum. Kızılay olarak her zaman ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, yapılan duaların ardından sona erdi.
15. Uluslararası Tarım ve İnsan Fotoğraf Sergisi Iğdır’da ziyarete açıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:44 15. Uluslararası Tarım ve İnsan Fotoğraf Sergisi Iğdır’da ziyarete açıldı Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde organize edilen 15. Uluslararası Tarım ve İnsan Fotoğraf Sergisi sanatseverlerle buluştu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasında gerçekleşen açılış töreninde konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, sergide uluslararası düzeyde düzenlenen fotoğraf yarışmasında dereceye giren eserlerin yer aldığını belirterek, sergiye ait fotoğrafların hafta sonu itibarıyla Iğdır’a ulaştığını ifade etti. Serginin hayata geçirilmesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın desteklerinin yanı sıra, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığının katkılarının büyük önem taşıdığını vurgulayan Tingiş, yarışmaya dünyanın birçok ülkesinden fotoğraf sanatçılarının katıldığını söyledi. Tingiş, jüri değerlendirmeleri sonucunda ödüle layık görülen eserlerin 18 Aralık 2025 tarihi itibarıyla belirlendiğini aktararak, Iğdır’dan da yarışmaya fotoğraflar gönderildiğini ve bu yıl derece alan çalışmaların sergide yer aldığını dile getirdi. Konuşmasının sonunda protokol üyelerine ve katılımcılara teşekkür eden Tingiş, "Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz" ifadelerini kullandı. Serginin açılış törenine Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Zafer Özden, İl Emniyet Müdürü Niyazi Turgay, İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, kamu kurumlarının yöneticileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:30 Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Kepez’den Balkanlara uzanan kültürel yolculuk gecesinde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Balkan Türkleri Göç Yolunda Türküler gecesinin geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsü olduğunu söyledi. Resimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izleri, türkülerde Balkanlardan Anadolu’ya uzanan ezgiler, Kepez’de aynı yüreklerde buluştu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışa Derneği işbirliğiyle "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", düzenlendi. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’ndeki program Atatürk Resim Sergisi’nin açılışıyla başladı. Sergi alanını gezen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, birbirinden anlamlı Atatürk portrelerini inceledi, sanatçıları ve emeği geçenleri tebrik etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata verdiği önemi hatırlatarak, "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü hatırlattı. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç türkülerde Serginin açılışının ardından sahne alan Mimar Sinan Akademisi Türk Halk Müziği Korosu, Şef Mahmut Özmen yönetiminde seslendirdiği eserlerle izleyicilere duygu dolu bir gece yaşattı. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göçün acısı, umudu ve direnci türküler aracılığıyla salonda yankılandı. Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi’nde konuşan Prof. Dr. Güven Dinç, Balkanların Türk tarihi açısından taşıdığı derin anlamlara dikkat çekti. Dinç, "Bugün sadece bir coğrafyadan değil; bir tarihten, bir ruhtan ve bir geçmişten bahsediyoruz. Türk milletinin elveda ederken bile kalbini bıraktığı Balkanlardan ve orada sönmeyen varlığımızdan söz etmek için buradayız" dedi. Medeniyetin yaşam iradesi Türk varlığının Balkanlarda Osmanlı’dan çok önce başladığını vurgulayan Prof. Dr. Dinç, Hunlarla başlayan sürecin Selçuklular ve Türkmen boylarıyla kalıcı hale geldiğini belirtti. "Balkanları vatan yapan irade, Anadolu’dan sevgi ve barış taşıyan Evlad-ı Fatihan’dır" diyen Dinç, Osmanlı döneminde gerçekleşen yoğun Türkmen yerleşimiyle birlikte mimari, adalet ve hoşgörünün Balkan topraklarına taşındığını ifade etti. Balkan Türkleri için göçün büyük acılarla anıldığını söyleyen Dinç, bugün Balkanlarda 2,5 milyondan fazla Türk yaşadığını ve bu varlığın yalnızca bir nüfus meselesi değil, bir medeniyetin yaşama iradesi olduğunu vurguladı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasına, Antalya yolunda meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileyerek başladı. Atatürk Resimleri Sergisi ile büyük bir liderin hatırasını saygıyla andıklarını belirten Başkan Kocagöz, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri, duruşu ve bizlere emanet ettiği değerler bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan kültürel yolculuğun önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Türk Halk Müziği; göçlerin, ayrılıkların, dayanışmanın ve yeniden tutunmanın ortak hafızasıdır. ‘Göç Yolunda Türküler’ gecesi, geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsüdür" diye konuştu. Kepez Belediyesi olarak kültüre ve ortak mirasa sahip çıkmayı sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Kocagöz, emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından seslendirilen Balkan türküleri, dinleyicileri hem duygulandırdı hem de ortak bir tarihin izlerinde buluşturdu.
Oğuzlardan bugüne bin yıllık Yaren geleneği yaşatılıyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 12:09 Oğuzlardan bugüne bin yıllık Yaren geleneği yaşatılıyor Çankırı Şabanözü Çaparkayı Köyü Yarenleri, Orta Asya’dan bugüne uzanan Yaren kültürünü kortej yürüyüşü ve yöresel oyunlarla Ankara’da yaşattı. Ankara’nın Pursaklar ilçesinde, Orta Asya’dan bugüne uzanan ve Türk kültürünün kadim miraslarından biri olan Yaren geleneği, Çankırı’nın Şabanözü ilçesine bağlı Çaparkayı Köyü Yarenleri tarafından düzenlenen yaren alayı kortej yürüyüşü ile yaşatıldı. Belediye binası önünden başlayan kortej yürüyüşü, protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla gerçekleşirken, etkinlikte Sinsin oyunu, Tura oyunu, yöresel oyunlar ve Şabanözü halayı sergilendi. Kadim Türk kültürünün önemli unsurlarından biri olan Yaren geleneğini izlemek için çok sayıda vatandaş da yöresel oyunlara eşlik etti. "Yarenler, Oğuzların 24 boyunu temsil ediyor" Yaren geleneğinin binlerce yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Çaparkayı Köyü Yarenlerinden Ertuğrul Durmuş, "Yaren, Orta Asya’dan gelen Oğuzların 24 boyunu temsil eden, binlerce yıllık bir kültürdür. Kültürü yaşatmaya çalışıyoruz. Yaren odamız var. Kendi köyümüzde normalde. Baş ağalar var, Yarenimizin kurucuları. Orta oyunlarımız var. Misafirsiz Yaren olmaz, misafirler başımızın tacı. Oyun havaları oynarız. Daha sonra yemekten sonra yüzük oyunumuz vardır, mendil altına para saklanır. Yenilen tarafa ceza verilir. Gecenin sonunda misafirler uğurlanır, sonra mahkeme kurulur. Kural dışı hareket eden arkadaşlar heyet ile davalar görülür, ceza kesilir ve herkes evine gider. Genelde kışın yapılırmış. Hafta sonları genelde yapılıyor. Günümüz şartlarında 2 haftada bir yapıyoruz. Yaren arkadaşlık, dostluktur. Bu halkın hepsi de Oğuzlardan gelme" dedi. "Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz" Yaren geleneğini gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini vurgulayan Harun Demirtaş, "Oğuz atadan günümüze uzanan bin yıllık kültürümüzü tanıtmaya çalışıyoruz. Sinsi, Tura oyunumuz, Yöresel Şabanözü Halayı gösterilerini yaptık. Kültürümüzü yaşatmak için Yaren ağalarımızla beraber mücadeleye devam ediyoruz. Çankırılılar olarak kültürümüzü yaşatıyoruz. Burada gördüğünüz ağalar gönüllü. Vaktinden, cebinden para harcayarak kültürü yaşatmaya çalışıyorlar. Bin yıldır atalarımız bu güne getirmiş. Gelecek nesillere aktarıp Yaren kültürümüzü yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Güzel bir gelenek, devamını dilerim" Etkinliği ilk kez izlediğini belirten Çankırı Şabanözü Mart köyünden Ramazan Mihvatoğlu, "Güzel bir gelenek, devamını dilerim. Pursaklar’da ilk defa görüyorum" şeklinde konuştu. "Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar" Gösterileri izleyen bir diğer vatandaş Serpil Sayın ise, "Pek bir bilgim yok ama çok güzel eğleniyorlar. Sık sık yapıyorlar, kesintisiz bu eğlenceyi düzenliyorlar. Herkes memnun. Atadan gelme yöresel kültürlerini devam ettiriyorlar. Kendim oralı değilim ama seviyorum yaptıkları eğlenceleri. Kortejde de yer aldım, eğlencelerine katıldım. Torunum Zeynep ile geldik" ifadelerini kullandı. "Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" Yöresel oyunları beğendiğini dile getiren Zekeriya Bodur, "Yöresel oyunlarımız çok güzel oluyor. Tebrik ederim hepsini, başarılar dilerim. Her sene olur, düzenlenir. Zamanında, gençliğimizde biz de oynadık" dedi. "Oğlum da oynuyor, kendisi paşa" Yaren kültürünün kendi köylerinden çıktığını belirten Kezban Demirtaş "Çok memnun olduk. Allah yardımcıları olsun. Benim kendi köyüm. Oğlum da oynuyor, kendisi paşa. Her sene yapıyorlar. Her yere gidiyor, Yarenlere gidiyor hiç durmuyor" açıklamasında bulundu. Etkinliğe, Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin ve İlçe Kaymakamı Üzeyir Aziz Özeren katıldı.
Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Şubat ayı oyun takvimi yayınlandı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:20 Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Şubat ayı oyun takvimi yayınlandı Merkezefendi Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Şubat ayı oyun takvimi açıklandı. Çocuk ve yetişkinlere yönelik birçok oyunun sahneleneceği programda, tiyatro ekibi Şubat ayı boyunca farklı oyunlarla sanatseverlerle buluşacak. Kültür ve sanat alanındaki etkinliklerini sürdüren Merkezefendi Kent Tiyatrosu oyunlarına hız kesmeden devam ediyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Şubat ayındaki oyun takvimi açıklandı. Tiyatro ekibi Şubat ayının ilk oyununu 4 Şubat Çarşamba günü oynayacak. Merkez Kütüphane’de sergilenecek olan "Nisan’ın Dokuma Tezgâhı" 4 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da başlayacak. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun yeni oyunu olan ‘Biz Âşık Değiliz’ isimli tiyatro oyunu ise 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun, Şubat ayındaki oyun takvimi ise şöyle; ‘Piyonlar’ oyununu 11 Şubat Çarşamba günü 10.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 12 Şubat Perşembe günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik ve Yaşam Merkezi’nde, ‘Zamanın Tohumları’ oyununu 13 Şubat Cuma günü saat 20.00’de Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 18 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik ve Yaşam Merkezi’nde, ‘Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyunu 19 Şubat Perşembe günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de, ‘Bir Evlenme Teklifi - Ayı’ oyununu 20 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde, ‘Mızmız ve Boncuk Macera Peşinde’ oyununu 25 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da Yüzüncü Yıl Gençlik ve Yaşam Merkezi’nde, ‘Nisan’ın Dokuma Tezgâhı’ oyunu 26 Şubat Perşembe günü saat 10.30’da Merkez Kütüphane’de ve Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun yeni oyunu olan ‘Biz Âşık Değiliz’ isimli tiyatro oyunu ise 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Merkezefendi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Merkezefendi Kent Tiyatrosu’nun Şubat ayı oyun takvimi Merkezefendi Belediyesi’nin resmi internet sitesi üzerinden paylaşıldı. Vatandaşlar, toplu rezervasyonlu oyunlar için 444 8 662 numaralı çağrı merkezinden, online rezervasyon için sistem 5 gün açık olup, www.merkezefendi.bel.tr adresinden rezervasyon yapabilecek.
Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi için imzalar atıldı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:11 Doğubayazıt’ta Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi için imzalar atıldı Doğubayazıt ilçesinde, İshakpaşa Sarayı yolu üzerinde bulunan ve 1940 yılına kadar aktif olarak kullanılan tarihi Hükümet Konağı’nın, SERKA desteğiyle interaktif bir Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi’ne dönüştürülmesi amacıyla önemli bir adım atıldı. Bu kapsamda Serhat Kalkınma Ajansı ile Ağrı İl Özel İdaresi arasında Proje İmza Töreni, Ağrı Valiliği ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Aslına uygun şekilde yeniden inşa edilen tarihi yapının; Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyacak Ağrı Dağı Dağcılık Müzesi olarak hizmet vermesi planlanıyor. Proje ile birlikte Ağrı Dağı’nın dağcılık tarihi, bölgenin doğal ve kültürel mirası ile önemli dağcılık rotalarının interaktif ve deneyim odaklı bir anlayışla ziyaretçilere aktarılması hedefleniyor. Müze kapsamında; Ağrı Dağı’nı ölçekli maketlerle tanıtan özel alanlar, kamp deneyimi yaşatacak tematik odalar, sanal gerçeklik (VR) uygulamaları, belgesel ve hikâye odaları, hologram gösterimlerinin yer alması planlanıyor. Ayrıca yapının bir bölümünün kafeterya olarak hizmet vermesi öngörülüyor. Hayata geçirilecek proje ile Doğubayazıt’ın turizm potansiyelinin artırılması, Ağrı Dağı’nın dağcılık mirasının gelecek nesillere aktarılması ve bölgenin tanıtımına katkı sağlanması amaçlanıyor.
Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı
02 Şubat 2026 Pazartesi - 11:05 Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı Türk Telekom’un televizyon platformu Tivibu, şubat ayında birçok yapım ve içeriği izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Tivibu, Şubat ayı programını açıkladı. Dramdan komediye, fantastikten maceraya uzanan çok sayıda yeni yapım platformda yerini alıyor. Platform Şubat ayı programını şöyle açıkladı: "Şubat ayında kirala satın al seçeneğine eklenen 2025 yapımı "Sisu: İntikam Yolu", 2022 yapım Sisu’nun devam filmi olarak izleyicinin karşısına çıkıyor. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde geçen nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Sessiz bir altın arayıcısı olan eski asker Aatami Korpi, elindeki altını ele geçirmek isteyen acımasız bir Nazi birliğine karşı "sisu" denilen amansız bir direniş sergiliyor. Tivibu film seçeneğinin dikkat çeken bir diğer içeriği ise "Sörfçü" oluyor. Film, geçmişiyle yüzleşmek için yıllar sonra doğup büyüdüğü sahil kasabasına dönen bir adamın giderek karanlıklaşan hikâyesini konu alıyor. Gergin atmosferi, çarpıcı sahil manzaraları ve insanın içsel çatışmalarını merkeze alan anlatımıyla film, izleyiciyi adım adım yükselen bir gerilimin içine çekiyor. Filmin, yönetmen koltuğunda Lorcan Finnegan otururken başrolde sergilediği performansla Nicolas Cage’e Julian McMahon ve Nicholas Cassim eşlik ediyor. Şubat ayında dizi seçeneğine eklenen iki yapım "Beacon 23" ve "Dexter" oluyor. "Beacon 23", insanlığın derin uzaydaki sınır karakollarından birinde geçen, gizem ve gerilimi yüksek bir bilim kurgu dizisi olarak seyircinin karşısına çıkıyor. İkonik yapım "Dexter" ise gündüzleri Miami Polis Departmanı’nda adli tıp uzmanı olarak çalışan, geceleri ise karanlık bir adalet anlayışıyla hareket eden Dexter Morgan’ın çarpıcı hikâyesini konu alıyor. Tivibu’da çocukların dünyasına yolculuk Tivibu şubat ayında "Heidi", "Ayı Paddington: Ormanda Macera" "Küçük Don Kişot’un Maceraları" isimli animasyon filmlerini, "Kucho Süper Sıradan Köpek" ve "Mr. Bean: Animasyon Dizisi" çocuk serilerini ekranlara getiriyor. "Kucho Süper Sıradan Köpek", aksiyon, mizah, duygu yüklü anlatımıyla Tivibu’da izleyicilerle buluşuyor. Bir yazılım ofisinin köpeği olan Kucho, bilgisayar ekranından patisine kazara yüklenen yazılımla süper güçleri olan sıradan bir köpeğe dönüşüyor. Dostluk, sadakat ve macera temalarını bir araya getiren yapım, renkli karakterlerle her yaştan izleyiciyi ekran başına davet ediyor. "Ayı Paddington: Ormanda Macera", sevgi dolu ayı Paddington’ın bu kez doğayla iç içe, eğlenceli ve sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkmasını konu alıyor. Renkli karakterleri, mizahı ve ailece izlenebilecek mesajlarıyla film, her yaştan izleyiciye keyifli bir macera sunuyor."
Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:51 Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, halı ve kilim dokumacılığıyla hem geleneklerini yaşatıyor hem de üretime katkı sunuyor. 2018 yılında yaklaşık 34 ailenin Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlara yerleşmesiyle birlikte Kırgızlar, yeni yaşamlarında da geleneksel el sanatlarını sürdürmeyi başardı. Kırgız Türkleri, özellikle halı ve kilim dokumacılığıyla hem ata yadigârı kültürlerini yaşatıyor hem de ev ekonomilerine destek oluyor. İlçede açılan halı dokuma kursunda kadınlar tüm gün tezgâh başında emek veriyor. Usta öğretici Hatice Bildirici, Kırgız kadınlarının halı dokumaya yatkın olduğunu belirterek, "Beş altı kişiyle çalışıyoruz. Özel şirkete çalışıyoruz. Hereke halıya yakın halılar dokuyoruz. Malatyalı bir işveren için 170x240, 120x180 ebatlarında halılar dokuyoruz. Kırgızların elleri yatkın. Ben 1992 yılından beri Kırgızlara çalışıyorum. Çoğu da usta öğrenci oldular" dedi. Halı dokuyan kursiyerlerden Nusha Bildirici ise küçük yaşlardan bu yana dokumacılıkla uğraştığını ifade ederek, "Her gün geliyorum, halı dokuyorum. Bekârken de halı dokuyordum. Aileme katkı sağlamak için dokuyorum. Küçük halıları 15-20 günde, büyük halıları ise 1,5-2 ayda bitiriyoruz. Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz de dokuyorlarmış. Biz de onlardan öğrendik. Kültürümüzü devam ettiriyoruz" diye konuştu. Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur da halı kursunun sürekli faal olduğunu vurgulayarak, "Bu halı kursumuz devamlı olarak çalışmaktadır. Burada çalışan ablalarımız aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla sabahtan akşama kadar halı dokuma işini sürdürüyor. Halı, Kırgız kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden annelerimizden bu yana halı ve kilim dokumacılığı aile ekonomisine katkı sağlayan bir meslek olmuştur" ifadelerini kullandı.
Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:46 Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor 2018 yılında yaklaşık 34 ailenin Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlara yerleşmesiyle birlikte Kırgızlar, yeni yaşamlarında da geleneksel el sanatlarını sürdürmeyi başardı. Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, özellikle halı ve kilim dokumacılığıyla hem ata yadigârı kültürlerini yaşatıyor hem de ev ekonomilerine destek oluyor. İlçede açılan halı dokuma kursunda kadınlar sabah saatlerinden akşama kadar tezgâh başında emek veriyor. Usta öğretici Hatice Bildirici, Kırgız kadınlarının halı dokumaya yatkın olduğunu belirterek, "Beş altı kişiyle çalışıyoruz. Özel şirkete çalışıyoruz. Hereke halıya yakın halılar dokuyoruz. Malatyalı bir işveren için 170x240, 120x180 ebatlarında halılar dokuyoruz. Kırgızların elleri yatkın. Ben 1992 yılından beri Kırgızlara çalışıyorum. Çoğu da usta öğrenci oldular" dedi. Halı dokuyan kursiyerlerden Nusha Bildirici ise küçük yaşlardan bu yana dokumacılıkla uğraştığını ifade ederek, "Her gün geliyorum, halı dokuyorum. Bekârken de halı dokuyordum. Aileme katkı sağlamak için dokuyorum. Küçük halıları 15-20 günde, büyük halıları ise 1,5-2 ayda bitiriyoruz. Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz de dokuyorlarmış. Biz de onlardan öğrendik. Kültürümüzü devam ettiriyoruz" diye konuştu. Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur da halı kursunun sürekli faal olduğunu vurgulayarak, "Bu halı kursumuz devamlı olarak çalışmaktadır. Burada çalışan ablalarımız aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla sabahtan akşama kadar halı dokuma işini sürdürüyor. Halı, Kırgız kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden annelerimizden bu yana halı ve kilim dokumacılığı aile ekonomisine katkı sağlayan bir meslek olmuştur" ifadelerini kullandı. Kırgız Türkleri, Yenifakılı’da sürdürdükleri halı ve kilim dokumacılığıyla hem geleneklerini yaşatıyor hem de üretime katkı sunmaya devam ediyor.
FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi
02 Şubat 2026 Pazartesi - 10:17 FOTONO21’den belgesel fotoğraf gezisi FOTONO21 Fotoğraf Derneği, Doğu Anadolu’nun önemli doğal alanlarından biri olan Nazik Gölünde kış temalı bir fotoğraf gezisi gerçekleştirdi. Bitlis’in Ahlat ilçesi sınırlarında yer alan Nazik Gölü, yaklaşık bin 800 metre rakımı, tatlı su yapısı ve kış aylarında büyük ölçüde donan yüzeyi ile bölgenin karakteristik doğal oluşumları arasında bulunuyor. Süphan Dağının eteklerinde konumlanan göl, özellikle kış mevsiminde buzla kaplanan yüzeyi, karla örtülü kıyı şeridi ve sade peyzajıyla fotoğraf sanatçılarına güçlü bir görsel anlatım alanı sunuyor. Van Gölü Havzası içinde yer almasına rağmen tatlı su özelliği taşıması, Nazik Gölü’nü ekolojik ve coğrafi açıdan özgün kılıyor. Gerçekleştirilen fotoğraf gezisinde, gölün donmuş yüzeyindeki buz dokuları, ışık-gölge ilişkileri ve doğal formlar belgesel bir yaklaşımla kayıt altına alındı. Çalışma, doğanın mevsimsel dönüşümünü belgelemeyi amaçlayan fotoğrafçılar için önemli bir saha deneyimi sundu. FOTONO21 Fotoğraf Derneği üyesi Mehmet Sıddık Demir, Nazik Gölü fotoğraf gezisinin taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: ‘’Nazik Gölü, kış mevsiminde yalnızca estetik açıdan etkileyici bir manzara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgenin iklimsel yapısını, coğrafi karakterini ve doğal döngüsünü bütüncül biçimde yansıtan çok güçlü bir alan oluşturuyor. Donmuş göl yüzeyi, kar dokuları ve çevre peyzaj, fotoğrafçı için hem belgesel hem de sanatsal açıdan zengin bir anlatım imkanı sağlıyor. Bu çalışmadaki temel amacımız, doğanın sert ama bir o kadar da etkileyici bu halini fotoğraf aracılığıyla kayıt altına almak, geleceğe kalıcı bir görsel arşiv bırakmaktı. FOTONO21 Fotoğraf Derneği olarak çalışmalarımız yalnızca Diyarbakır ile sınırlı değil; içinde bulunduğumuz coğrafyanın tarihi, kültürel ve doğal değerlerini belgelemek, bu değerlerin görünür kılınmasına katkı sunmak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bölgenin görsel hafızasını oluşturmaya yönelik bu tür belgesel nitelikli fotoğraf çalışmalarını önümüzdeki süreçte de kararlılıkla sürdüreceğiz." Fotoğraf gezisine katılan fotoğraf sanatçısı Terfa Yiğit, Nazik Gölünün kış mevsiminde sunduğu görsel imkanların fotoğraf sanatı açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘’Kış aylarında büyük ölçüde donan Nazik Gölü, yalın ama son derece güçlü bir görsel anlatım dili sunuyor. Donmuş göl yüzeyinde oluşan doğal çatlaklar, buz ve karın birlikte oluşturduğu dokusal yapı ile geniş ve sakin boşluk hissi, fotoğrafa hem derinlik hem de zamansız bir etki kazandırıyor. Bu sade peyzaj, fotoğrafçıyı detaylara, ışığa ve kompozisyona daha bilinçli yaklaşmaya yönlendiriyor. Nazik Gölü, özellikle kış fotoğrafçılığı ve belgesel çalışmalar açısından güçlü bir mekan olmasının yanı sıra, doğanın mevsimsel dönüşümünü yalın bir dille anlatma imkanı sunuyor. Bu yönüyle yalnızca estetik kareler üretmeye değil, aynı zamanda doğaya ve coğrafyaya dair güçlü bir görsel kayıt oluşturmaya imkan tanıyor."