KÜLTÜR SANAT
Kütahya’da "Zamanda Aile Yolculuğu" adlı çocuk tiyatrosu son kez sahnelendi 01 Ocak 2026 Perşembe - 11:28:26 Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) iş birliğinde hazırlanan "Zamanda Aile Yolculuğu" adlı çocuk tiyatrosu, son gösterimiyle perdelerini kapattı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde yürütülen "43 Adım" projesi kapsamında çocukların sosyal, kültürel ve duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik tiyatro ve drama çalışmaları devam ederken, proje çerçevesinde hazırlanan oyun Beylerbeyi Konferans Salonu’nda iki gösterim halinde sahnelendi. DPÜ Türkçe Öğretmenliği 4. sınıf öğrencileri tarafından Tiyatro ve Drama Uygulamaları dersi kapsamında yazılan ve sahneye uyarlanan oyun, aile, zaman, değerler ve kuşaklar arası bağları metaforik bir anlatımla ele aldı. Yoğun ilgi gören gösterimleri toplam 623 öğrenci izledi. Oyunun yönetmenliğini Prof. Dr. Fulya Topçuoğlu Ünal üstlenirken, yönetmen yardımcılıklarını Rabia Nur Akduman ve Hasan Yavaş yaptı. Sahne performansları, dekor tasarımı ve dramatik kurgusuyla dikkat çeken oyun, çocukların sanatsal farkındalıklarını artırmaya yönelik nitelikli bir eğitim faaliyeti olarak değerlendirildi. "43 Adım" projesi kapsamında bugüne kadar sahnelenen çocuk tiyatrolarında, teknoloji bağımlılığıyla mücadele, sıfır atık ve geri dönüşüm, çevre duyarlılığı, değerler eğitimi, "Yeşil Vatan" anlayışı ve Aile Yılı temaları öncelikli olarak ele alındı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü, projeye katkı sunan DPÜ’ye, akademisyenlere, üniversite öğrencilerine ve tüm paydaşlara teşekkür etti.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:21 Yolcuların dinlendiği Kara Mağara’nın ismi değişse de izleri kaldı Yozgat’ın Saraykent ilçesinde bulunan Kara Mağara, ilçenin eski ismini taşımasıyla biliniyor. Saraykent ilçesinin eski adı olan ve ilçe merkezine 2 buçuk kilometre mesafede bulunan Kara Mağara, tarih boyunca bölgenin ticari ve kültürel önemini yansıtan izler taşıyor. İlçenin bu ismi almasının, İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alması ve yolcuların bölgede bulunan mağarada ateş yakarak konaklamasıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Tarihi kaynaklara ve yöre halkının aktardığı bilgilere göre, geçmişte İpek Yolu’nu kullanan kervanlar Saraykent çevresinde mola veriyor, doğal mağaraları barınak olarak kullanıyordu. Mağaraların içinde yakılan ateşlerden çıkan duman ve kararmış kaya yüzeyleri nedeniyle bölge, zamanla ‘Kara Mağara’ olarak anılmaya başladı. Cumhuriyet döneminde Saraykent adını alan ilçe, günümüzde modern yerleşim yapısıyla dikkat çekerken, eski adı Kara Mağara ise bölgenin tarihi kimliğini ve geçmişten günümüze uzanan kültürel mirasını hatırlatmaya devam ediyor. İlçe sakinlerinden Halil İbrahim Dinçer "Saraykent ilçemizin eski ismini almış olduğu ‘Kara Mağara’nın önündeyiz. Burası İpek Yolu üzerinde olduğundan gelip geçen insanlar içinde ateş yaktıkları için içi de karardı. Karardığı için ilçemizin ismini aldığı mağara olarak biliyoruz" dedi.
01 Ocak 2026 Perşembe - 11:20 Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Samsun’da Öğretmenler Günü kutlaması
24 Kasım 2025 Pazartesi - 10:04 Samsun’da Öğretmenler Günü kutlaması Samsun’da 24 Kasım Öğretmenler Günü, Atatürk Anıtı’nda yapılan törenle başladı. Türk öğretmeninin toplumdaki yerini ve önemini belirtmek, saygınlığını artırmak, öğretmenler arasında sevgi, saygı ve dayanışma bağlarını kuvvetlendirmek, emekli öğretmenleri saygı ile anmak ve mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin de mesleklerinin yüceliği bilinci uyandırmak amacıyla 1981 yılından bu yana "Öğretmenler Günü" olarak kutlanan günün yıldönümünde Samsun’da çelenk sunma programı düzenlendi. Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Murat Ağar’ın anıta çelenk sunumu ile başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile son buldu. Törenin ardından açıklamalarda bulunan Murat Ağar, "Samsun’da öğretmenlerimiz, tüm ilçelerimizde, merkezden en uzak köyümüze kadar geniş bir alanda görev yapıyorlar. Bugün gerçekten bizler için çok önemli ve mutlu olduğumuz bir gün. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ sözü de gerçekten hem öğretmenlerimizin üzerine düşen görevi hem de bu mesleğin kutsallığını somut olarak ortaya koyuyor. Ben bu vesileyle ilimiz genelinde görev yapan tüm öğretmenlerimize minnetimi ifade etmek istiyorum. Yine gerek görevi başında şehit olan öğretmenlerimiz, mesleklerini icra ederken ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimize de Allah’tan rahmet diliyorum. İlimizde yaklaşık 21 bin 500 öğretmenimiz görev yapıyor. Resmi okullarımız, özel okullarımız, tüm okullarımızda bu öğretmenlerimiz çocuklarımızın eğitimini icra ediyorlar" dedi. Anıtta yapılan törene ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Bilal Bozdemir ve eğitim camiasının temsilcileri katıldı.
Yerköy’de geçmişe yolculuk
23 Kasım 2025 Pazar - 16:19 Yerköy’de geçmişe yolculuk Yozgat’ta uzun yıllardır antika ve kültürel miras üzerine çalışmalar yapan araştırmacı-yazar Osman Karaca, bu kez Yerköy’de kurduğu sergiyle vatandaşları tarihle buluşturdu. Yozgat’ın tarihi kimliğini yaşatmak amacıyla 30 yılı aşkın süredir antika topladığını belirten Karaca, sergi boyunca hem değerli eşyalarını tanıttı hem de bu eşyaların geçmişte taşıdığı anlamları ziyaretçilere aktardı. Yerköy’de kurduğu sergide; Osmanlı dönemine ait objeler, eski bakır eşyalar, mühürler, geleneksel kıyafet aksesuarları, radyolar, gaz lambaları ve farklı dönemlere ait onlarca otantik parça ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. "Çöpe atılan bir eşya bir başkası için paha biçilemez olabilir" Karaca, antikaya olan tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Yozgat’ın tarihine ve kültürüne hizmet etmek için antika alıp satıyorum. İnsanlara unuttukları geçmişi hatırlatmaya çalışıyorum. Antika nedir derseniz; yenisi üretilmeyen, ait olduğu dönemin ruhunu taşıyan her şey antikadır. Birilerinin çöpe attığı bir eşya, aslında bir başkası için paha biçilemez bir tarih parçasıdır." Karaca, antikacılığın yalnızca alım-satım işi olmadığını vurgulayarak, "Toplumsal bir hafıza oluşturmaya çalışıyoruz. Bu eşyaların hem tarihini hem yaşanmışlıklarını anlatıyorum. Her bir parça bir dönemin tanığıdır. Onları yaşatmak hepimizin görevi" dedi. Yerköy’de düzenlenen sergi, hem ilçe halkından hem de çevre köylerden gelen ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Sergiyi gezen vatandaşlar, özellikle unutulmaya yüz tutmuş kültürel objelerin korunarak yeni nesillere aktarılmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Korolar Maratonu, muhteşem performanslarla başladı
23 Kasım 2025 Pazar - 14:21 Korolar Maratonu, muhteşem performanslarla başladı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Koro Kültürü Derneği tarafından düzenlenen "Korolar Maratonu"nun 10.’suna ev sahipliği yapıyor. İki gün boyunca ülkenin en önemli korolarını ağırlayacak etkinliğin ilk günü görkemli bir açılışla gerçekleştirildi. Koroların muhteşem performanslarıyla Balıkesirliler, müzik ziyafeti yaşadı. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, her yıl Koro Kültürü Derneği tarafından farklı bir kentte düzenlenen "Korolar Maratonu"nun 10.’suna ev sahipliği yapıyor. 22-23 Kasım günlerinde Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde ülkenin en iyi korolarını ağırlayan "Korolar Maratonu" ilk gününde görkemli bir açılış gerçekleştirdi. İki gün boyunca; 18 koro ve 750 koristin katılımıyla gerçekleştirilecek Korolar Maratonu, Altıeylül Cumhuriyet Çocuk Korosu’nun muhteşem performansıyla başladı. Müziğe gönül veren herkesi aynı çatı altında bir araya getirmeyi amaçlayan Korolar Maratonu’nun ilk gününün devamında; Manisa Büyükşehir Belediyesi Çoksesli Gençlik Korosu, Denizli Merkezefendi Belediyesi Çoksesli Korosu, AYKÜSAD Polifonik Koro, We Play Choral, Odakoro, LÖSEV Gönüllü Korosu, Daphne Kadın Korosu, Ayvalık Gençlik Korosu, Kabataş Erkek Lisesi Gençlik Korosu-Fauna ve Orphe sahne alarak Balıkesirlilere müzik ziyafeti yaşattı. Koro Kültürü Derneği Kurucu Başkanı ve aynı zamanda Devlet Çoksesli Korosu Daimi Şefi Dr. Burak Onur Erdem’in "Müzik Öğretmenleri Eğitim Programı Konseri" ile hemen ardından gerçekleştirilen Viva La Musica Korosu’nun "Orf Atölyesi İki Yakanın Yankısı" adlı müzik, hareket ve dansı bir araya getiren etkinlikleri büyük beğeni topladı. "Balıkesir kültür ve sanatla anılacak" Balıkesir’i, kültür ve sanatla anılan bir kent haline getirme konusunda büyük bir özveri gösteren ve Balıkesir Şehir Tiyatrosu’nun kurulumu konusunda önemli adımlar atan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın "Balıkesir’imiz, kültür ve sanatla anılacak. Koro Kültürü Derneği tarafından bu yıl 10.’su düzenlenen Korolar Maratonu’na ev sahipliği yapmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Ülkemizin en önemli koroları, Balıkesir’imizde sahne alıyor. Müzik profesyonellerinin yanı sıra; 7’den 77’ye tüm hemşehrilerim, etkinliğe büyük ilgi gösteriyor. Gençlerimiz bu etkinliklere katılarak ilham alıyor. Belki de ileride yönelik hayaller kuracak ve gerçekleştirecekler. Biz, bunu çok önemsiyoruz. Ülkemizin dört bir yanından Balıkesir’imize gelen tüm koristlerimize teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Melikgazi’de sanatla iç içe yaşam, kültür etkinlikleri devam ediyor
23 Kasım 2025 Pazar - 12:48 Melikgazi’de sanatla iç içe yaşam, kültür etkinlikleri devam ediyor Yapmış olduğu etkinliklerle ilçe sakinlerini şiir, tiyatro, söyleşi, müzik ve sinemayla buluşturmaya devam eden Melikgazi Belediyesi; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün destekleri ve KAYSADER iş birliği ile birçok şehir ve ülkeden şairlerin yer aldığı 1. Uluslararası Şiir Şöleni düzenledi. Melikgazi Belediyesi olarak birçok alanda kültür sanat etkinlikleri düzenlediklerini söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "1. Ulusal ve Uluslararası Şiir Şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sezai Karakoç gibi, Necip Fazıl Kısakürek gibi şiirin üstatları var. Bazı insanlarda ise şairlik Allah’ın bir vergisi. Böyle güzel kabiliyeti bulunan şair kardeşlerimizin burada buluşması son derece önemli. Dolayısıyla Kültür ve Turizm Müdürlüğümüzün desteğiyle Kayseri Yazarlar Şairler ve Sanatçılar Derneği (KAYSADER) ile yaptığımız bu etkinlik önemli. Aramızda bilmediğimiz çok büyük değerler var. İşte bu değerleri bu programlarda az da olsa onurlandırmak bizim için kıymetli. Bu ilk program oldu ancak bundan sonra büyüyerek devam edecek. Uluslararası olduğu için Kayseri dışından birçok kardeşimiz var. Emeği geçen herkese ve derneğimize teşekkür ederim." dedi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Doç. Dr. Şükrü Dursun da bir konuşma yaparak; "Bu güzel ve anlamlı şiir programımızın hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Bu programa ev sahipliği yapan Melikgazi Belediyemize, KAYSADER Dernek Başkanımız İsmail Bey’e ve emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Bugün burada güzel bir söz bayramı oldu. Gönülden kalemlere yansıyan güzel şiirleri dinledik. Şairlerimiz çok kıymetli işler yapıyor. Hayırlı olsun. Giderek büyüyen bir şölen olmasını diliyorum" diye konuştu. Türk Halk Ozanı Aşık Seyrani’nin sözleri ile konuşmasına başlayan KAYSADER Başkanı İsmail Kaya da şunları söyledi; "Kayseri’de çıkarmış olduğumuz Cıngı Dergisi 16 yıldır yaşamına devam etmekte. Şiirin evrensel çatısı altında kültürleri ve dilleri buluşturan bu özel etkinlikte sizleri ağırlamaktan büyük onur ve mutluluk duyuyoruz. Burada değerleri konuklarımızla şiirin büyülü atmosferini soluduk. Bu program ile amacımız coğrafyalar arasındaki mesafeleri kaldırmak, farklı kültürel mirasları karşılıklı olarak zenginleştirmektir. Şiir bazen cıngıdır, bazen yastır, bazen söyleyemediklerini söylemektir. Türküdür, şarkıdır. Şiir hepimizin ortak dilidir. Acımızı, sevincimizi ve insan olduğumuzu bize fısıldar. Bu buluşmayı mümkün kılan tüm şairlerimize, sanatçılarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."
Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt’tan "Şehir Yazarlığı" üzerine söyleşi
23 Kasım 2025 Pazar - 12:20 Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt’tan "Şehir Yazarlığı" üzerine söyleşi Gazeteci-Yazar Orhan Bozkurt, Doğu Anadolu Erzurum 7. Kitap Fuarı’nda "Şehir Yazıları ve Erzurum" başlıklı söyleşide dostları ve kitap severlerle buluştu. Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’ndeki Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen söyleşide Bozkurt’u meslektaşları, sevenleri ve fuar ziyaretçileri yalnız bırakmadı. Şehrin hafızasını, ruhunu, sokaklarını ve geleceğini konuşan Orhan Bozkurt, "Sustuğu yerden konuşan, karın altından seslenen, ayazın içinde nefes alan bir şehirdir bu. Bugün burada size bir şehirden değil, o şehrin beni nasıl terbiye ettiğinden bahsetmeye geldim. Şehir yazarlığı, bir kenti anlatmak değildir. Bir kentin seni nasıl insan yaptığını anlamaktır. Ve benim insanlığımın büyük kısmı da işte karla başladı. Bu yüzden diyorum ki. Benim şehir yazılarım da kâğıda değil, karda başlar. Erzurum’da kar bir yük değildir; bir terbiyedir. İnsanın sesini kısmayı, içine dönmeyi, sabretmeyi öğretir. Karın altından duyduğum sesler, çocukluğumun ilk şehir yazılarıdır" diye konuştu. "Suskun Kentin Çığlığı"nı anlattı "Bir şehir bazen konuşmaz. Bazen susar. Ama bir gün bir bakarsın, senin yerine çığlığı o atar. Ben bu kitabı işte o çığlığı duyanlar için yazdım" diye kaleme aldığı ve Kitapsarayı Yayınevi’nden önümüzdeki günlerde raflarda yerini alacak olan "Suskun Kentin Çığlığı " kitabını anlatan yazar Orhan Bozkurt, "Bugün burada bir kitabı değil, bir hafızayı, bir acıyı, bir vicdanı, biraz da içimize çöreklenmiş o büyük suskunluğu konuşmak için toplandık. Suskun Kentin Çığlığı, sadece benim kalemimin değil; Erzurum’un yüzyıllardır titreyen ama bir türlü duyulmak bilmeyen kalbinin sesidir. Erzurum kadimdir. Serttir, hüzünlüdür, sabırlıdır. Ve ne acıdır ki bu şehir, insanlığın omuzlayabileceğinden çok daha fazla acıyı tarih boyunca sırtlamıştır. Göç yollarının kavşağıydı; savaşların sınırı, işgallerin hedefi, soğuğun ve yoksulluğun evi, ama bir o kadar da direnişin, onurun, vefanın, sadakatin yurduydu. Bu topraklarda her yeni kuşak, bir önceki kuşağın bıraktığı yaralardan birini devralarak büyür. Çünkü Erzurum’un tarihi, yalnızca tarihin sayfalarında değil; insanların yüzlerinde, yürüyüşlerinde, seslerinin tonunda taşınır. Son yarım yüzyılda ise şehrin çilesi şekil değiştirdi. Savaşlar bitti ama kalkınma savaşı başladı. Toprağın bereketi azaldı, hayvancılık çöktü, tarım yalnızlaştı" diye konuştu.
İlyas Yılgör 5. Uluslararası Fotoğraf Yarışmas’ında ödüller sahiplerini buldu
23 Kasım 2025 Pazar - 11:56 İlyas Yılgör 5. Uluslararası Fotoğraf Yarışmas’ında ödüller sahiplerini buldu Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin’e Değer Katanlar Kurulu (MEDEKA) ve çeşitli kurumların iş birliğiyle düzenlenen ’İlyas Yılgör 5. Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde gerçekleştirilen yarışmaya bu yıl 45 ülkeden 225 fotoğrafçı, 2 bin 315 eserle rekor başvuru yaptı. ‘Yaşam’, ‘Siyah & Beyaz Portre’ ve ‘Aile’ kategorilerinde toplam 70 ödül dağıtıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim, belediye bürokratları, MEDEKA Fotoğraf Kurulu üyeleri, merhum fotoğraf ustası İlyas Yılgör’ün ailesi ve çok sayıda sanatsever katıldı. Ödül almaya hak kazanan eserler, tören alanında sergilenerek sanatseverlerle buluştu. Kategorilerde ödüller sahiplerini buldu ‘Yaşam’ kategorisinde FIAP Altın Madalya Ödülünü Van’dan Ahmet Fatih Sönmez kazanırken, Camera Obscura Society Altın Madalya Ödülünün sahibi Hong Kong’dan Diana Chan oldu. ‘Siyah & Beyaz Portre’ kategorisinde FIAP Altın Madalya Norveç’ten Atle Helland’a giderken, Camera Obscura Society Altın Madalya Hindistan’dan Abishek Basak’a verildi. ‘Aile’ kategorisinde ise FIAP Altın Madalya Rusya’dan Olga Kazakova’nın, Camera Obscura Society Altın Madalya ise Macaristan’dan Istvan Kerekes’in oldu. Antalya’dan Levent Yücetin, tüm kategorilerde en fazla ödül ve kabul alan katılımcı olarak Uluslararası Fotoğraf Sanatı Federasyonu (FIAP) tarafından verilen ’FIAP Best of Award’ ödülünün sahibi oldu. "İlyas Yılgör, Mersin’in hafızasıydı" Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı İbrahim Evrim, yarışmanın 5 yılda büyük bir ivme kazandığını belirterek, "İlyas Yılgör işinin ustası ve Mersin’in hafızasıydı. Her eski Mersin ailesinin albümünde mutlaka onun çektiği bir fotoğraf vardır. Bu yarışma, hem kentimize hem fotoğraf sanatına değer katıyor" dedi. "Ciddi bir fotoğraf koleksiyonuna ulaştık" Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, yarışmanın uluslararası niteliğine dikkat çekerek, "Bu yıl 3 kategoride çok güçlü bir katılım gerçekleşti. Yarışma sonucunda ciddi bir fotoğraf koleksiyonuna ulaştık. Sergi sonrasında fotoğraflar İlyas Yılgör web sitesinde de erişime açılacak" ifadelerini kullandı. "Babamın adının yaşatılması onur verici" İlyas Yılgör’ün oğlu Prof. Dr. Esat Yılgör, yarışmanın babasının anısını yaşatmasından duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Babam Mersin’de fotoğrafçılığa pek çok yenilik kazandırmış bir ustaydı. İlk üç yarışmaya kendisi de katılmıştı. Onun adının bu yarışma ile yaşatılmasından büyük onur duyuyorum" dedi. "Sanatçılar arasında köprü kuruluyor" MEDEKA Fotoğraf Kurulu Üyesi Hulki Muradi, yarışmanın uluslararası fotoğraf camiasında Mersin’i önemli bir noktaya taşıdığını belirterek, "Yarışma ülkeler ve sanatçılar arasında köprüler kuruyor. Mersin’in adının bu platformlarda duyulması bizim için gurur verici" diye konuştu. Mersin’den katılarak ‘Mutluluk’ adlı eseriyle Camera Obscura Society Diploma Ödülü kazanan Diş Hekimi ve Fotoğraf Sanatçısı Ahter Atakan ise yarışmanın kendisi için ayrı bir değeri olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı ülkelerinden çok kıymetli fotoğrafçılarla aynı kategoride yarışmak büyük bir haz. Bu yarışmada ödül almak ise benim için gurur verici" şeklinde konuştu.
Halk eğitimden emekli oldu atıkları evinde sanata dönüştürdü
23 Kasım 2025 Pazar - 11:44 Halk eğitimden emekli oldu atıkları evinde sanata dönüştürdü Adana’nın Kozan ilçesinde halk eğitim merkezinden el sanatları öğretmeni olarak emekli olan Nadire Kuzu, bulduğu atıkları evinde sanata dönüştürüyor. Kozan Kalesi eteklerindeki evinin çevresini masal kahramanı Bremen Mızıkacıları, aslan ve leylek figürleriyle renklendiren Kuzu, doğada bulduğu ağaç dallarını, sandıklarda saklı duran etamin ve iğne oyalarını atık malzemelerle bir araya getirerek evinin bahçesini adeta açık hava sanat alanına dönüştürdü. Evli, dört çocuk ve üç torun sahibi 65 yaşındaki Nadire Kuzu, iki yıl içinde atık hortumları, mangal tellerini, pencere korkuluklarını ve sandıklarda saklı duran el işlerini ağaç ve plastik atıklarla buluşturarak masal kahramanlarından, ev aksesuarlarına kadar birçok eser ortaya çıkardı. Kuzu, su kabaklarını, salyangoz kabuklarını, eski sandıkları ve kozalakları sanata dönüştürdüğünü belirterek emeklilik sürecinin kendisine adeta terapi olduğunu söyledi. Kuzu "Emekli olduktan sonra gördüğüm her atığı sanata dönüştürmek bana iyi geliyor. Hem doğayı koruyorum hem de atıklar sanat eserine dönüşüyor" dedi. Evinin bahçesinde rengârenk bir dünyanın oluştuğunu ifade eden Kuzu, şöyle devam etti: "Eski sandıkları, fırın kapaklarını, atık bezleri, ağaç kabuklarını kendim tasarlıyorum. Halk eğitimden el sanatları usta öğreticisi olarak emekliyim. Evin önüne bir leylek yapmak isterken başladım bu işe. Bir atık lambader elime geçti, onu leyleğe dönüştürürken yuvasını yaptım. Sonra aslan, tavus kuşları, Bremen Mızıkacıları derken ortaya çok güzel işler çıktı. Su kabaklarını, ağaç ve kumaş dallarını, atık köpükleri kuş yuvasına dönüştürdüm. Emekli oldum, çocuklarım evlendi, torunlarım oldu. Burası benim huzur ve terapi merkezim. Arkadaş aramıyorum, bunları yaparak dinleniyorum. Görenler hayran kalıyor. Gençliğimizde nakışla terapi yapardık. Bizim çocukluğumuzda telefon yoktu, sosyal medya yoktu. Sanat ve el işiyle motive olurduk. Şimdi de bu el sanatını kendime terapi olarak kullanıyorum." Öğretmenini ziyaret eden Fatma Başıbüyük ise, "Halk eğitim kursunda öğretmenimdi. Öğretmenler Günü arifesinde ziyarete geldim. Bize yine mesajlar verdi. Burada atıkları sanata dönüştürmüş ve birbirinden güzel ürünler ortaya koymuş" dedi.
Halk eğitimden emekli oldu atıkları evinde sanata dönüştürdü
23 Kasım 2025 Pazar - 11:42 Halk eğitimden emekli oldu atıkları evinde sanata dönüştürdü Adana’nın Kozan ilçesinde halk eğitim merkezinden el sanatları öğretmeni olarak emekli olan Nadire Kuzu, bulduğu atıkları evinde sanata dönüştürüyor. Kozan Kalesi eteklerindeki evinin çevresini masal kahramanı Bremen Mızıkacıları, aslan ve leylek figürleriyle renklendiren Kuzu, doğada bulduğu ağaç dallarını, sandıklarda saklı duran etamin ve iğne oyalarını atık malzemelerle bir araya getirerek evinin bahçesini adeta açık hava sanat alanına dönüştürdü. Evli, dört çocuk ve üç torun sahibi 65 yaşındaki Nadire Kuzu, iki yıl içinde atık hortumları, mangal tellerini, pencere korkuluklarını ve sandıklarda saklı duran el işlerini ağaç ve plastik atıklarla buluşturarak masal kahramanlarından, ev aksesuarlarına kadar birçok eser ortaya çıkardı. Kuzu, su kabaklarını, salyangoz kabuklarını, eski sandıkları ve kozalakları sanata dönüştürdüğünü belirterek emeklilik sürecinin kendisine adeta terapi olduğunu söyledi. Kuzu "Emekli olduktan sonra gördüğüm her atığı sanata dönüştürmek bana iyi geliyor. Hem doğayı koruyorum hem de atıklar sanat eserine dönüşüyor" dedi. Evinin bahçesinde rengârenk bir dünyanın oluştuğunu ifade eden Kuzu, şöyle devam etti: "Eski sandıkları, fırın kapaklarını, atık bezleri, ağaç kabuklarını kendim tasarlıyorum. Halk eğitimden el sanatları usta öğreticisi olarak emekliyim. Evin önüne bir leylek yapmak isterken başladım bu işe. Bir atık lambader elime geçti, onu leyleğe dönüştürürken yuvasını yaptım. Sonra aslan, tavus kuşları, Bremen Mızıkacıları derken ortaya çok güzel işler çıktı. Su kabaklarını, ağaç ve kumaş dallarını, atık köpükleri kuş yuvasına dönüştürdüm. Emekli oldum, çocuklarım evlendi, torunlarım oldu. Burası benim huzur ve terapi merkezim. Arkadaş aramıyorum, bunları yaparak dinleniyorum. Görenler hayran kalıyor. Gençliğimizde nakışla terapi yapardık. Bizim çocukluğumuzda telefon yoktu, sosyal medya yoktu. Sanat ve el işiyle motive olurduk. Şimdi de bu el sanatını kendime terapi olarak kullanıyorum." Öğretmenini ziyaret eden Fatma Başıbüyük ise, "Halk eğitim kursunda öğretmenimdi. Öğretmenler Günü arifesinde ziyarete geldim. Bize yine mesajlar verdi. Burada atıkları sanata dönüştürmüş ve birbirinden güzel ürünler ortaya koymuş" dedi.
25. Uluslararası Antalya Piyano Festivali başladı
23 Kasım 2025 Pazar - 11:17 25. Uluslararası Antalya Piyano Festivali başladı Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde bu yıl 25’incisi düzenlenecek olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali, "Sokakta Müzik Ziyafeti" etkinliği ile başladı. Attalos Heykeli önünde gerçekleşen etkinlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı öğrencileri Antalyalılara müzik ziyafeti sundu. Bu yıl 25’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Piyano Festivali, konser salonlarının dışına taşarak kentin simge noktalarına da yayıldı. Festivalin açılışını duyurmak üzere Attalos Heykeli önüne kurulan sahnede "Sokakta Müzik Ziyafeti" etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı’nın farklı yaş gruplarındaki öğrencileri ve eğitmenleri birbirinden seçkin eserleri çaldı. Festival programı kapsamında düzenlenen konserlerde konservatuvarın piyano başta olmak üzere, enstrüman ve şan bölümü öğrencileri solo ve toplu performanslarla sahne aldı. Kent meydanı müzikle doldu Gün boyu devam eden programda öğrenciler, klasik eserlerin yanı sıra çok sesli düzenlemelerle de izleyicilerden alkış aldı. Kentin en işlek noktalarından biri olan Attalos Heykeli önünde gerçekleşen konseri yerli ve yabancı çok sayıda vatandaş ilgiyle izledi. Türkiye’nin en önemli kültür-sanat etkinliklerinden biri olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin açılış konseri, 27 Kasım Perşembe günü Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda gerçekleşecek. Konserde Türk müziğinin güçlü ve büyüleyici seslerinden biri olan Cem Adrian ve Antalya Devlet Senfoni Orkestrası sahne alacak.
Beyaz cennet Pamukkale, Asya ülkelerinden gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor
23 Kasım 2025 Pazar - 11:16 Beyaz cennet Pamukkale, Asya ülkelerinden gelen turistlerin yoğun ilgisini çekiyor UNECSO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, binlerce yerli yabancı turistleri ağırlamaya devam ediyor. Özellikle Asya ülkelerinden gelen turistlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale travertenlerine yerli ve yabancı turistlerin ilgisi sürüyor. Havanın iyi olmasıyla birlikte bölge, turistlerin akın ettiği noktalardan biri haline gelirken binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya devam ediyor. Travertenlerin bulunduğu alanda en fazla dikkat çeken ziyaretçi grubunu ise Asya ülkelerinden gelen turistler oluşturdu. Özellikle Güney Kore, Japonya, Çin ve Tayvan’dan gelen kafilelerin yoğunluğu bölgede hareketliliği artırdı. Ziyaretçiler, travertenlerin doğal güzelliğini yakından inceleyerek bol bol fotoğraf ve video çekti. "Burası bizim Çin’de gördüğümüz medeniyet gibi değil, burası daha güzel" Pamukkale travertenlerini çok beğendiğini ve Denizli’nin Çin’den daha güzel olduğunu belirten Çinli turist, "Pamukkale’yi çok beğendim. Ayrıca buraya geldiğimizden beri buranın insanlarıyla iç içeyiz. Denizli’nin insanları çok cana yakın. Burası bizim Çin’de gördüğümüz medeniyet gibi değil, burası daha güzel. Ortamı çok beğendim. Pamukkale çok güzel ve ayrıca rahat bir yer. Denizli’ye gelmeden önce tekstil ürünlerini duymuştum. Geldiğimde ise gerçekten de denildiği gibi tekstil ürünlerinin kalitesi çok güzelmiş" dedi. "Burası gerçekten kutsanmış bir yer gibi" Pamukkale’nin kutsanmış bir yer gibi olduğunu dile getiren Koreli turist, "Hava da çok güzel. Bu tarihi alanın doğayla bütünleşmiş hali ve insanların burada bir araya gelmesi gerçekten çok güzel. Burası gerçekten kutsanmış bir yer gibi. Bir gezi için geldik. İnternetten bakınca buranın Dünya Kültür Mirası olduğunu gördük ve bu yüzden ziyaret etmeye karar verdik. Hava çok güzel" diye konuştu.