KÜLTÜR SANAT - 19 Nisan 2025 Cumartesi 21:51

DPÜ’de ’Şehr-i Kütahya’ sergisi

A
A
A
DPÜ’de ’Şehr-i Kütahya’ sergisi

Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nin (DPÜ) ev sahipliğinde oluşturulan ’Şehr-i Kütahya’ sergisi, sanatseverlerle buluştu.


DPÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Zafer Sanat Galerisi’nde Kütahya Bilim Sanat Kültür ve Tanıtım Federasyonu (KÜTAF) ortaklığında oluşturulan serginin açılışına Kütahya Valisi Musa Işın, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Levent Mercin, il protokol üyeleri, sanatçılar ve sanatseverler katıldı.


Etkinliğin açılış töreninde konuşan Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Kütahyamız bir sanat, kültür ve bilim şehri. Geçtiğimiz hafta düzenlediğimiz etkinlikte Anadolu topraklarındaki ilk ansiklopedi Kütahya’dan çıktığını hatırlatmıştık. Kütahya bir ilkler şehri. Bu şehre yeni bir eser kazandırdık ve bu şehirde çok başarılı kültür ve sanat faaliyetleri yapıyoruz. İçinde bulunduğumuz DPÜ Güzel Sanatlar Fakültesi, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu 2209-A projeleri kapsamında en çok projesi kabul edilen güzel sanatlar fakültesi oldu. Umut ediyorum ki, bundan sonra da performansımızı arttırarak zirvedeki yerimizi koruyacağız. Üniversitemizin mühendislik fakültesi de büyük bir başarı elde etti. DPÜ olarak bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da bu kutlu şehre hizmet edeceğiz; Kültür sanat insanlarına ve faaliyetlerine katkıda bulunacağız" dedi.



"Kütahya gizli bir hazine"


Vali Işın, "Kütahyamız çok namütenahi hazinelere sahiptir. Ben Kütahya’yı gizli bir hazine olarak saklı bir cennet olarak tarif ediyorum. Ne kadar söz söylense azdır Kütahya için. Uzun zamanlardan beri kadim bir medeniyete sahip olan böyle bir şehrin gizli hazinelerini gün yüzüne çıkarmak için sanat severlerimiz iş adamlarımız, devletimiz, üniversitemiz, fakültemiz ve bütün bileşenler bu konuda büyük bir gayret gösteriyor. Bu yolda katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından açılan sergide sanatseverler, sergide Kütahya’nın sanatsal ve tarihi zenginliklerini yansıtan eserleri yakından inceleme fırsatı buldu. Vali Işın ve Rektör Kızıltoprak, sergide eserleri yer alan sanatçılardan çalışmaları hakkında bilgi aldı.


Şehr-i Kütahya Sergisi, 25 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek.



DPÜ’de ’Şehr-i Kütahya’ sergisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.