ÇEVRE - 09 Mart 2024 Cumartesi 11:00

Gediz TOKİ 5.etap kaldığı yerden devam edecek

A
A
A
Gediz TOKİ 5.etap kaldığı yerden devam edecek

Türkiye’nin en büyük sosyal konut hamlesi, 250 Bin sosyal konut kampanyası çerçevesinde Gediz 5.Etap 200 Adet Konut Projesinin belirlenen hak sahipleri için belediye tarafından TOKİ’ye yer teslimi önümüzdeki günlerde başlayacak.


Konu hakkında açıklama yapan Gediz Belediye Başkanı Muharrem Akçadurak, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) eliyle hayata geçirilen ancak 6 Şubat Kahramanmaraş depremleri nedeniyle deprem bölgesindeki çalışmaların yoğunluğunda dolayı TOKİ 5. Etap konutları kaldığı yerden devam edecek. Kura çekimi ile belirlenen hak sahiplerimizin kazanmış oldukları hakları devam ederek, önümüzdeki süreçte TOKİ işbirliği ile konutlarımızın yapımına başlanılacaktır” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Isparta’da okul iddiaları üzerinden panik yayanlara yasal işlem Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul olaylarının ardından Isparta’da sosyal medyada paniğe yol açan paylaşımlar yapan 10 kişi hakkında adli ve idari işlem başlatıldı. Isparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, "İlimizde huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik olarak alınması gereken bütün ilave tedbirler hayata geçirilmiş olup, bu çerçevede başlatılan çalışmalar, güvenlik birimlerimiz başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızca kesintisiz bir şekilde yürütülmeye devam edilmektedir" ifadeleri yer aldı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul olaylarının ardından, Isparta’da sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar üzerine harekete geçildi. Bazı okul isimleri verilerek çeşitli sosyal mecralarda vatandaşları endişe, korku ve paniğe sevk etmeyi hedefleyen içeriklerin yayılması üzerine inceleme başlatıldı. Yapılan çalışmalar neticesinde, söz konusu paylaşımlarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 10 şahıs tespit edildi. Şahıslar hakkında halkı korku ve paniğe teşvik ettikleri gerekçesiyle adli ve idari işlem başlatıldığı bildirildi. Yetkililer, kamu düzenini bozabilecek asılsız ve provokatif paylaşımlara karşı vatandaşları dikkatli olmaya ve resmi kaynaklar dışındaki bilgilere itibar etmemeye davet etti. ’’İşlemler tereddütsüz bir şekilde uygulanmaktadır’’ Konu ile ilgili inceleme başlatan Isparta Valiliği’nden yapılan açıklamada, " Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizdeki okullarda meydana gelen ve bütün milletimizi derin üzüntüye sevk eden saldırılar sonrasında, ilimizde huzur ve güven ortamının korunmasına yönelik olarak alınması gereken bütün ilave tedbirler hayata geçirilmiş olup, bu çerçevede başlatılan çalışmalar, güvenlik birimlerimiz başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızca kesintisiz bir şekilde yürütülmeye devam edilmektedir. Bu kapsamda, bugün bazı okul isimleri verilerek çeşitli sosyal mecralarda vatandaşlarımızı endişe, korku ve paniğe sevk etmeyi hedefleyen paylaşımlar ile bağlantılı olduğu değerlendirilen (10) şahıs hakkında adli ve idari işlem yapılmıştır. Güvenlik birimlerimizce bu tür içerikleri yapan ve yayan kişi ve hesaplar kesintisiz bir şekilde takip edilerek tespit edilmekte ve ilgililer hakkında gerekli yasal işlemler tereddütsüz bir şekilde uygulanmaktadır. Sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan ve toplumda korku ve panik oluşturmayı hedefleyen paylaşım ve haberlere itibar edilmemesini ve sadece yetkili kurumların yaptığı resmi açıklamaların dikkate alınmasını önemle rica ederiz " ifadeleri yer aldı.
Kocaeli Kocaelispor’un 60 yılı sahneye taşınıyor Kocaelispor’un 60 yıllık köklü tarihi tiyatro sahnesine taşınıyor. Kocaelispor iş birliğinde hazırlanan "Efsane Forma" adlı oyun, profesyonel oyuncularla birlikte altyapı futbolcularını da sahnede bir araya getirecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Türkiye’de bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Büyükşehir Belediyesi ile Kocaelispor iş birliğinde hayata geçirilen projede, 1966 yılında Türk futboluna ‘merhaba’ diyen yeşil-siyahlı kulübün 60 yıllık köklü tarihi tiyatro sahnesine taşınıyor. Bu etkileyici proje, dünyada yalnızca İngiltere Milli Takımı için yapılan benzer çalışmanın ardından ikinci örnek olma özelliği taşıyor. "Efsane forma" 24 Nisan’da sahnelenecek Kocaelispor’un 60. yıl dönümüne özel hazırlanan "Efsane Forma" adlı oyun, 24 Nisan Cuma günü saat 18.00’de Kocaeli Kongre Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Yaklaşık 30 dakika sürecek oyun, Kocaelispor sevgisini sahneye taşıyacak. Yönetmenliğini Aydın Sigalı’nın üstlendiği oyunun başrolünde sinema, tiyatro ve dizi oyuncusu Engin Benli ile minik oyuncu Batu Oğuz yer alacak. Oyunun en dikkat çekici yönlerinden biri ise Kocaelispor altyapısından genç futbolcuların da bu projede yer alması oldu. Sanat ve sporu bir araya getiren bu özel proje için provalar tüm hızıyla sürüyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde hazırlanan oyun, izleyiciye hem duygusal hem de görsel açıdan unutulmaz deneyim sunmayı hedefliyor.
Rize Diyaliz merkezinde 13 yaşındaki Melek için okuma yazma seferberliği Hemşirelerin talebi üzerine gönüllü akademisyen ve öğrenciler, diyaliz hastası 13 yaşındaki Melek’e hastanede eğitim vererek okuma yazma öğrenmesine destek oluyor. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ), örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza atarak 13 yaşındaki diyaliz hastası Melek Köse’nin eğitim hayallerine ışık tutuyor. "Melek Okuma Yazma Öğrenecek" ismi verilen proje kapsamında, hastanede tedavi gören küçük kız için RTEÜ Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü’nden gelen öğrenciler gelerek okuma yazmayı öğrenmesi için özel ders veriyor. Diyaliz ünitesindeki alanı adeta okula çeviren projede Melek hayallerini gerçekleştirme yolunda büyük bir mutluluk yaşıyor. RTEÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Nefroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Kara, Melek’in yaklaşık bir yıldır diyaliz tedavisi gördüğünü belirterek "Melek 13 yaşında bir hastamız, bir yıldır yaklaşık bizde diyalize giriyor, diyaliz tedavisi alıyor. Bu nedenle bu hastalığı nedeniyle okul hayatı geride kalmış, okuma yazma öğrenememiş bir hastamızdı. Biz de bu nedenle kendisine yardımcı olmak, okuma yazmasını öğrenebilmesi açısından Eğitim Fakültesi’yle, üniversitemiz Eğitim Fakültesi’yle iletişime geçtik ve oradaki hocalarımızın gönüllü yardımıyla, katkılarıyla Melek’e diyaliz seansları sırasında okuma yazma eğitimi vermeye başladık" dedi. "Öğrencilerimiz için de güzel bir deneyim oldu" Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Sare Türkmen Çınar ise projenin detaylarını anlatarak "Sınıf Öğretmenliği Programı 3. sınıftan 12 öğrenci bulunuyor. Her öğrenci farklı harf gruplarını Melek’e öğretecek. Bu projenin güzel kısmı şu: Ben hemşirelik bölümündeki hocalarımızı, tıp fakültesindeki hocalarımızı veya buradaki Melek’le ilgilenen hemşireleri tanımıyordum. Bir gün şans eseri gelen bir telefonla Yağmur Hoca benimle iletişime geçti. Melek’ten bahsetti; okul geçmişi olduğundan ama okuma yazma öğrenmediğinden bahsetti. Başlangıçta buraya geldim, ailesiyle görüştüm, Melek’le tanıştım. Daha sonra Sınıf Öğretmenliği Programı’nda okuma yazma eğitimi alan ve hastanede yatan çocukların eğitimi dersini alan öğrencilerle görüştüm. 12 kişi gönüllü olarak bu projeyi yapmak istediler. Bu proje üniversitemizin sosyal sorumluluk projelerinden biri. Melek haftada üç gün diyalize geliyor ve çocuklar sırayla gelip haftanın üç günü Melek’e harf öğretimi, kalem tutma, rakam öğretimi gibi okuma yazma becerilerini öğretiyorlar. Biz aslında üniversite olarak böyle farklı birimlerin iş birliğine çok açığız ama böyle hiç tanımadığımız bir birimden bir teklif gelmesi ve bizi bir araya getirmesi bizim için iyi oldu. Öğrencilerimiz için de güzel bir deneyim oldu" ifadelerini kullandı. Projenin başlamasında Zennure hemşirenin emeği çok Projenin başlamasında büyük bir rol oynayan Diyaliz hemşiresi Zennure Çelik ise "Melek ilk bize geldiği zaman hani çocuktu, daha diğer hastalardan daha farklıydı. Sonra Melek’in okuma yazması olmadığını fark ettim. Kendi çapımızda diyaliz ailesi olarak bir şeyler yapmaya çalıştık. Yağmur Hocam geldi öğrencilerini kontrol amaçlı. Ben de ona anlattım gayri ihtiyari Melek’in köşesini gördü ‘Nedir bu?’ dedi hemşire hanım. Ben de işte ‘Meleğimiz var, okuma yazması yok ama biz buna okuması için bir şeyler yapıyoruz. Elimizden gelen her şeyi yaptık ama olmadı. Bize bir öğretmen lazım. Acaba ne yapabiliriz?’ O sırada Yağmur Hoca ‘Ben bu işi çözebilirim’ dedi. İşte sınıf öğretmenliği bölümündeki arkadaşlarıyla konuştu ve ertesi gün hemen bize öğretmen buldu. Üç tane, hatta bütün sınıf öğretmenliği bölümünü seferber etti. Başladık eğitimlerine ve Melek çok hevesli" şeklinde konuştu. Melek’in annesi Sibel Köse ise kızının bu kadar sevildiğini görmenin çok hoşuna gittiğini ifade ederek "Hastalığından nedeniyle okula gidemedi. Okuma yazmadan geri kalmaması için buradaki hemşireler sağ olsunlar uğraştılar, çabaladılar. Buraya özel olarak öğretmen buldular. Başlangıç çok güzel gitti hani böyle bir şey beklemiyordum. Bu kadar hızlı ve güzel öğreneceğini beklemiyordum. Melek de tabii ki dünden hazırdı çünkü o da çok istekli ve sevdi, hoşuna gitti. Gayet de güzel gidiyor. Ben de memnun oldum bu kadar sevildiğine ve ilgi gördüğüne. Müteşekkirim, çok hoşuma gitti" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de sahil hattına ’Plaj Mersin’ projesi Mersin Büyükşehir Belediyesinin, kent merkezinde denize güvenli ve kolay erişim sağlamak amacıyla Müftü ve Mezitli dereleri arasında 8 kilometrelik sahil hattında ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlandığı bildirildi. Mersin’de yaşayan her vatandaşa, erişilebilir bir kent ortamı sunma amacıyla çalışmalarını sürdüren Mersin Büyükşehir Belediyesi, turistik açıdan daha cazibeli bir kent için start verdi. Kent merkezinde yaşayanların güvenli bir alanda denize girebilmesi için çalışma yapan Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında yer alan kuş uçuşu 8 kilometrelik bir alanda ‘Plaj Mersin’ projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Akdeniz’in mavi sularında serinlemek, plaj ve su sporları yapmak, deniz kenarında yürümek, açık hava sinemasının ve konserlerin tadını çıkarmak isteyen herkese hitap edecek olan ‘Plaj Mersin’, 40 metre genişliğindeki kum beslemesi yoluyla oluşturulacak. Batımetri (deniz tabanı kot ölçümleri) haritalanmasına başlanan proje sayesinde Mersinliler, deniz, kum ve güneşin tadını kentin en işlek alanında çıkarabilecek. "Kent merkezinde denize kolayca erişmek isteyen her yurttaşı düşündük" Projeyle ilgili bilgi veren Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan İnşaat Mühendisi Burhan Tokgöz, "Yenişehir ve Mezitli ilçeleri sınırları içerisinde yer alan ‘Plaj Mersin’ projemize başladık. Proje alanı, Müftü Deresi ile Mezitli Deresi arasında kuş uçuşu yaklaşık 8 kilometrelik bir hatta olacak. Bu hatta, 40 metre genişliğinde kum beslemesi yoluyla kumsal oluşturma ve koruyucu kıyı yapıları çalışılacak" dedi. Çalışmanın ilk aşaması olan batımetri ölçümlerinin başladığını da ifade eden Tokgöz, "Çalışmaları 2 adet tekne ve 1 adet insansız deniz aracı ile sürdürüyoruz. Proje kapsamında çeşitli plaj sporları, su sporları, yürüyüş alanı, açık hava sineması ve konser alanları gibi yapılar da yer alacak.Bu proje kapsamında, merkezde güvenli bir şekilde denize girmek isteyen her yaştan vatandaş için ‘Plaj Mersin’ çalışmalarını başlattık. En kısa sürede plajımızı hizmete sunacağız" diye konuştu.
Bursa Dijital dünyadaki büyük tehlikeler Dijital güvenlik uzmanları, ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına dair yaptığı paylaşımların önümüzdeki yıllarda ciddi riskler doğuracağı konusunda uyarıyor. Yapılan değerlendirmelere göre, önümüzdeki dört yıl içinde dünyadaki kimlik hırsızlığı vakalarının üçte ikisinin bu paylaşımlardan kaynaklanabileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre sorun, verilerin tek seferde çalınmasından ziyade "yapboz" yöntemiyle ilerliyor. Siber saldırganlar, farklı kaynaklardan topladıkları küçük bilgileri bir araya getirerek çocuklar ve aileler hakkında kapsamlı profiller oluşturabiliyor. "Asıl hedef çocuklar üzerinden aileler" Son yıllarda siber saldırı yöntemlerinin değiştiğine dikkat çeken Siber Güvenlik Uzmanı Yazar Elçin Biren, hackerların artık doğrudan yetişkinleri değil, çocukları hedef aldığını vurguladı. Özellikle çevrim içi oyunlar ve sosyal medya platformları üzerinden kurulan iletişimler, saldırganlar için önemli bir giriş noktası oluşturuyor. ABD’de yaşanan bir olayda, başarılı bir genç sporcunun sahte bir hesap üzerinden manipüle edilerek özel görüntülerinin yayıldığı ve bu durumun organize bir kampanyanın parçası olduğunun ortaya çıktığı aktaran Biren, bu tür saldırıların bireysel değil, çoğu zaman sistematik şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Algoritmalar ve dikkat süresi alarm veriyor Sosyal medya platformlarının kullandığı algoritmaların çocukların dikkat süresini ciddi şekilde düşürdüğüne de dikkat çeken Elçin Biren, "Yapılan araştırmalara göre, Z kuşağının dikkat süresi saniyeler seviyesine gerilerken, ilk kez bir neslin bilmekle alakalı testlerde önceki kuşaklardan daha düşük performans gösterdiği belirtiliyor. Ayrıca dijital platformların artık "dikkat ekonomisinden" "sohbet ekonomisine" geçtiği, yapay zekâ araçlarıyla kullanıcıların platformlarda daha uzun süre tutulmasının hedeflendiği ifade ediliyor" dedi. Oyunlar "dijital bağımlılık" riskini artırıyor Araştırmalar, bazı çevrim içi oyunların dopamin seviyesini uyuşturucu maddelerden bile daha fazla artırabildiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, özellikle sonu olmayan ve sürekli ödül sistemiyle çalışan oyunların çocuklarda bağımlılık riskini yükselttiğini belirtiyor. Bu durumun çocukları yalnızca ekran başında tutmakla kalmadığı, aynı zamanda onları siber saldırılara ve dolandırıcılıklara karşı daha savunmasız hâle getirdiği vurgulanıyor. En büyük tehdit: "Grooming" ve dijital şantaj Siber Güvenlik Uzmanı Biren’in en çok dikkat çektiği konulardan biri ise "grooming" olarak adlandırılan çevrim içi istismar süreci. "Bu yöntemde saldırganlar, çocuklarla uzun süreli güven ilişkisi kurarak onları manipüle ediyor, ardından şantaj ve tehdit yoluyla sömürmeye başlıyor. Bu süreçte çocukların büyük bir bölümünün yaşadıklarını utanç nedeniyle paylaşmadığı, vakaların önemli kısmının kayıt altına alınmadığı ifade ediliyor." Kriz anında ne yapılmalı? Biren, muhtemel bir dijital şantaj durumunda şu adımların hayati önem taşıdığını belirtiyor: "Kesinlikle ödeme yapılmamalı, saldırgan engellenmeli, delil niteliğinde ekran görüntüleri alınmalı, yetkili kurumlara başvurulmalı, psikolojik destek alınmalı" "En güçlü savunma iletişim" Dijital ebeveynlikte en önemli unsurun kontrol değil, iletişim olduğunu vurgulayan Elçin Biren, çocukların çevrim içi dünyada karşılaştıkları riskleri aileleriyle paylaşabilmeleri için güven ortamı oluşturulması gerektiği belirtti. Biren, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Çocukların kullandığı uygulamalar yakından takip edilmeli. Konum, kamera ve mikrofon izinleri kontrol edilmeli. Paylaşımlar sınırlı ve bilinçli yapılmalı. Çocuklara erken yaşta dijital farkındalık kazandırılmalı." "Teknolojiye yetişmek mümkün değil, bilinç şart" Teknolojinin, toplumun uyum sağlayabileceğinden çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çeken Biren, "Bu nedenle ebeveynlerin, okulların ve devletlerin tek başına çözüm üretmesi yeterli değil. Dijital dünyada çocukları korumanın yolu, toplumsal farkındalık ve bilinçli kullanım alışkanlıklarından geçiyor" dedi. "Bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" sözünü hatırlatan Biren, dijital çağda bu sorumluluğun artık herkes tarafından paylaşılması gerektiğini vurguladı.