SAĞLIK - 11 Aralık 2023 Pazartesi 11:56

Kütahya Evliya Çelebi Hastanesinde felç riskine karşı tıpa metoduyla “Apendiks kapatma” işlemi

A
A
A
Kütahya Evliya Çelebi Hastanesinde felç riskine karşı tıpa metoduyla “Apendiks kapatma” işlemi

Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde “Apendiks kapatma” işlemi olan kalp kaynaklı felç risklerine tıpa uygulaması yapıldı. Birçok kez beyin felci geçiren üç hasta, uygulanan bu yöntemle sağlığına kavuştu.


Kalp kaynaklı inme (felç) riskinin, ameliyatsız tıpa uygulaması ile kan sulandırıcı kullanmaya gerek kalmadan önlenebileceğini belirten KSBÜ Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali Astarcıoğlu,” Kan pıhtıları kaynaklı inmenin önlenmesi için birçok hastanın sürekli olarak kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekiyor. Bazı hastalara tekrarlayan kanamalar nedeniyle kan sulandırıcı ilaç verilemiyor. Bu hastaların kalp kaynaklı pıhtıların neden olabileceği rahatsızlıklardan kan sulandırıcı ilaç kullanmadan korunması için, sol kulakçıktaki küçük kör girintiyi tıpa ile kapatan yeni bir yöntem uygulanıyor. Böylece kalp kaynaklı inmeler, erken dönemde tanı konulduğunda modern yöntemlerle önlenebiliyor” dedi.



“Atriyal fibrilasyon hastalarında inme riski 5 kat artıyor”


Kalp kaynaklı pıhtıların yüzde 90’ının sol kulakçıktaki ucu kör, bir yere açılmayan, parmak şeklindeki çıkıntının içinde gelişip, buradan beyne ve vücudun diğer organlarına gittiğine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Ali Astarcıoğlu,” Özellikle ‘atriyal fibrilasyon’ olarak bilinen ritim bozukluğunda, kulakçık kasılmayıp adeta titreştiğinden, kalpten kaynaklı pıhtılara bağlı inme sıklığı normalin beş katı artmaktadır. Bu hastalarda gelişen inmeler, diğer inmelere göre çok ağır seyretmekte, hastanın sakat kalmasına ve hatta hayatını kaybetmesine yol açabilmektedir” dedi.



“Kan sulandırıcı ihtiyacı bitiyor”


Mehmet Ali Astarcıoğlu, “Atriyal fibrilasyon hastalarında, ritim bozukluğu bazen birkaç dakika, bazen birkaç gün olabildiği gibi, sürekli de görülebilmektedir. Her iki durumda da pıhtı atma riski yüksek hastalarda kan sulandırıcı ilaçların sürekli alınması gerekmektedir. Kan sulandırıcı ilaçlar genel anlamda etkin ve güvenli olmakla birlikte, bazı hastalarda tekrarlayan kanamalar nedeniyle kullanılamamakta ya da bu ilaca rağmen inme gelişebilmektedir. Böyle durumlarda kalp kökenli pıhtıların en önemli kaynağı olan sol kulakçıktaki apendiks denilen kör boşluğun ağzına tıpa konması, yeni pıhtıların oluşup beyne gitmesini önlemektedir. En önemlisi de bu hastaların artık kan sulandırıcı ilaç kullanmasına gerek kalmamaktadır” dedi.



“Görüntüleme yöntemleri öne çıkıyor”


Uygulanan tedavide cerrahiye ihtiyaç duyulmadığını söyleyen Astarcıoğlu,” Sağ kasıktan bacak toplardamarına girilerek sağ kulakçığa, oradan sol kulakçığa ulaşılarak apendiksin ağzı bulunarak, özel tıpa yerleştirilmektedir. İşlem, ekokardiyografi ve fluroskopi yöntemlerinin bir arada kullanılmasıyla yapılmaktadır. Son dönemde klinik kullanıma giren dört boyutlu ekokardiyografi de bu anlamda büyük kolaylık sağlamaktadır. Uygulama sırasında uyutulduğu için herhangi bir ağrı duymayan hastalar, bir gece hastanede kaldıktan sonra taburcu edilmektedir. Halen piyasada iki ayrı üretici tarafından geliştirilen iki farklı cihaz yani tıpa uluslararası sağlık otoritelerinden kullanım onayı almıştır. Çok sayıda hasta üzerinde yapılan çalışmalar, bu cihazların inmenin önlenmesinde kan sulandırıcı ilaçlar kadar etkili olduğunu göstermektedir. İşlem sonrasında vücut kısa sürede konulan tıpanın üzerini örtmekte, bu da kan sulandırıcı ilaç ihtiyacını ortadan kaldırmaktadır. Böylece hasta, hem ilaç olmaksızın inme riskine karşı korunmakta, hem de ilaca bağlı kanama ihtimalini ortadan kalkmaktadır” diye konuştu.



Kütahya Evliya Çelebi Hastanesinde felç riskine karşı tıpa metoduyla “Apendiks kapatma” işlemi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis 5 bin yıllık sepet örücülüğü sanatı Bitlis’te yaşatılıyor Bitlis’te Belediyesi bünyesinde açılan sepet örücülüğü kursu, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarını yeniden canlandırıyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel öncülüğünde yürütülen kursa 25 kursiyer katılıyor. Yaklaşık 5 bin yıllık geçmişe sahip olan sepet örücülüğü sanatı, bambu ağacından yapılan el emeği ürünlerle yaşatılmaya çalışılıyor. Kursiyerler, hem geleneksel el sanatlarını öğrenme fırsatı buluyor hem de ürettikleri sepetlerle aile bütçelerine katkı sağlıyor. Özellikle ev hanımlarının yoğun ilgi gösterdiği kursta, birbirinden farklı model ve desenlerde sepetler üretilirken, el emeği ürünlerin ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Dekoratif El Sanatları Usta Öğreticisi Aylin Soyugüzel, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin gelecek nesillere aktarılması için bu tür kursların önem taşıdığına dikkat çekti. Soyugüzel, "Belediye bünyesinde 25 kursiyerimizle sepet örücülüğü kursu vermekteyiz. Burada öğrencilerimiz hem sepet örücülüğünü öğrenmekte hem de evlerine katkı sağlamaktadır. Sepet örücülüğü aslında 5 Bin yıldır olan bir zanaattır ve günümüzde artık eskiden yük için depolamak için kullanılmaktansa şu anda daha çok hobi olarak veyahut da dekor olarak kullanılmakta veya kişinin ihtiyacına göre şekillenmektedir. Öğrencilerimiz burada hem sosyalleşiyor, hem streslerini atıyorlar, hem de üreterek evlerine çevrelerine katkı sağlıyorlar. Kursumuz 5 aydır aktif olarak açıktır ve 1 buçuk ay daha devam edecektir" dedi. Kursiyerler istedikleri takdirde usta öğretici de olabildiklerini ifade eden Soyugüzel, "Amacımız burada hem kursiyerlerimizi yetiştirmek hem de bu mesleği edinmek isteyen öğrencilerimizi usta öğretici olarak hayata kazandırmak hem de unutulmaya yüz tutmuş olan bu sanatı tekrardan canlandırmak" diye konuştu. Kursiyerlerden ev hanım Suzan Sulukaya sepet örerek satış yaptığını ifade ederek, "Hocamız evimize kadar gelip bize kursunun olduğunu söyledi. Ben o zaman ev hanımıydım evde oturuyorduk boş boş. Ama buraya geldikten sonra güzel şeyler öğrendik. Önce örgü ile başladım sonra yavaş yavaş sepet örgüsüne çevirdik. Ben bu sepetleri ürettikten sonra satışa başladım. Burada sepetlerimi ürettikten sonra satış yapıyorum. O yaptığım satışla mutfak masraflarımı karşılıyorum. Kendi kişisel bakım masraflarımı karşılıyorum" dedi.
Konya İçişleri Bakanı Çiftçi bayram namazını Konya’da kıldı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bayram namazını memleketi Konya’da kıldı. Bakan Çiftçi, herkesin bayramını tebrik etti. İçişleri Bakanı Çiftçi, bayram namazını Konya Kapu Camisinde kıldı. Bakan Çiftçi, cami içerisinde personelle bayramlaştıktan sonra Konya Valisi İbrahim Akın, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen, milletvekilleri, belediye başkanları ile birlikte camiden çıktı. Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Mustafa Çiftçi, herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti. Bakan Çiftçi, "Bugün Konya’mızdayız, baba ocağındayım. Bizim inancımızda kültürümüzde bayramlarımız özellikle dini bayramlarımız toplumsal birlik ve beraberliğimizin zirve yaptığı millet olma şuurunu hissettiğimiz müstesna günler. Bu özel günlerde büyüklerimizin ellerini öper küçüklerimizi sevindiririz. Fakir fukarayı gözetiriz. Yine geçmişlerimizi de unutmaz, kabir ziyaretleri yaparız. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi de rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Cenabı hak hepsinin şahadetini kabul eylesin. Öbür taraftan bu mübarek günde gazilerimizi de anıyoruz. Sınırlarımızın içerisinde ve dışarısında operasyonda icra eden güvenlik kuvvetlerimiz var. Şairin ’ağladığım senin içindir, güldüğüm senin içindir, öpüp başıma koyduğum ekmek gibisin’ diye hitap ettiği aziz vatanımızda kıyamete kadar bu aziz milletimizi hep birlikte birlik içerisinde yaşamayı nasip etsin. Bayraklarımızı indirtmesin, ezanlarımızı susturmasın diye bu mübarek günde niyazda bulunuyorum. Cenabı hak devletimize zeval vermesin. Kurban bayramında ibadetlerimizi kabul eylesin. Tüm hemşerilerimize hayırlı bayramlar diliyorum" dedi.