GÜNDEM - 08 Ocak 2024 Pazartesi 23:44

Kütahya Valisi Musa Işın:"İmamlık sadece bir ekmek kapısı olarak görülmemeli, vatandaşın doğru dini bilgiye ulaşması için gece gündüz çalışılmalıdır"

A
A
A
Kütahya Valisi Musa Işın:"İmamlık sadece bir ekmek kapısı olarak görülmemeli, vatandaşın doğru dini bilgiye ulaşması için gece gündüz çalışılmalıdır"

Kütahya Valisi Musa Işın, "Akla uygun olmayan hiçbir hüküm Kur’an-ı Kerim’de yoktur. İmamlık sadece bir ekmek kapısı olarak görülmemeli, vatandaşın doğru dini bilgiye ulaşması için gece gündüz çalışılmalıdır. Bu meslek adanmışlık gerektirir. Kendinizi sürekli yenilemeli, İslamiyet’i Kur’an ve sünnete uygun bir şekilde anlatmalısınız” dedi.


Vali Işın, Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonundaki ’Aday Din Görevlileri 1. Dönem Mezuniyet Töreni’ne katıldı. Diyanet Akademisi Kütahya Dini İhtisas Merkezinde eğitimlerini başarıyla tamamlayan aday din görevlileri mezun oldu.


Törende Vali Musa Işın, Kütahya Dini İhtisas Merkezi Müdürü Osman Faruk Aktaş, Diyanet Akademisi Başkanlığı İhtisas ve Mesleki Eğitim Daire Başkanı Eşref Görgülü birer konuşma yaptı.


İslam’ın bilgi, ilim ve akıl dini olduğu belirten Vali Musa Işın, "Akla uygun olmayan hiçbir hüküm Kur’an’da yoktur. İmamlık sadece bir ekmek kapısı olarak görülmemeli, vatandaşın doğru dini bilgiye ulaşması için gece gündüz çalışılmalıdır. Bu meslek adanmışlık gerektirir. Kendinizi sürekli yenilemeli, İslamiyeti Kur’an ve sünnete uygun bir şekilde anlatmalısınız. İyi öğreneceğiz, iyi öğreteceğiz, iyi yaşayacağız ve yaşantımızla örnek olacağız" diye konuştu.


"Bizim gençliğimiz eğer tedbir alınmazsa, çok kötü bir yöne doğru gidiyor"


Eğitimde Diyanet ve Milli Eğitim’e önemli görevler düştüğünü belirten Vali Musa Işın, "Bu millet Müslüman bir millettir. Bu milletin ihyası ancak din ile olabilir, başka bir şeyle olamaz. Ahlaki çöküntü son derece çoğalmıştır. Eskiden ahlaki çöküntü ile devletler yıkılırdı, şimdi devletler modern ve ulus devletler olduğu için, güçlü oldukları, kurumsallaştıkları için yıkılmazlar ama toplum çürümeye yüz tutar. Bizim gençliğimiz eğer tedbir alınmazsa, çok kötü bir yöne doğru gidiyor. Bunu hepimiz görüyoruz. Çocuklarımızdan, etrafımızdan, gençliğimizden görüyoruz. Burada iki kuruma çok önemli görev düşüyor. Birisi Milli Eğitim Bakanlığımız, öğretmenlerimiz, eğitim ordusu. Biri de Diyanet İşleri Başkanlığımız ve onun yaygın, bir kısmen örgün eğitim ordusuna düşüyor. Bu iki kurum toplumu eğiten, toplumu bilgilendiren, yetiştiren kurumlardır. Bu kurumlara çok büyük görev düşüyor. Eğer bir imam arkadaşımız, sadece ben namazımı kıldırırım, ezanımı okurum, görevimi yaparım diyorsa, çok büyük bir yanılgı içerisindedir. Bu iş bir gönül işidir. Bunun vebali çok yüksektir. Sadece ekmek kapısı olarak görülmemelidir. Gece gündüz çalışılmalıdır. Bu toplumun büyük bir kısmı Allah’a şükürler olsun, yüzde 99’u, yüzde 88’i fark etmez, bu millet Müslüman bir millettir. Ancak şunu da görüyoruz ki insanlarımız öğrenmekte tembellik yapıyor. Dini bilgiler son derece azdır. Adam peygamber diyor arkasından gidiyorlar. Mehdiyim diyor, arkasından gidiyorlar. Mesihim diyor, arkasından gidiyorlar. Ben filan kişinin evladıyım diyor, arkasından gidiyorlar. Değerli kardeşlerim biz dinimizi öğretmezsek elbette ki birileri onları yanlış yöne çekeceklerdir, buna izin vermeyelim. Bu din hurafeler dini değildir. Bu din akıl dinidir, Bu din bilgi dinidir, ilim dinidir. Bu din ilim ile imanın birleştiği bir dindir. Derlerdi ki din ile bilim çatışır, bilim geliştikçe din geriler. Bir dönem bunu millete yutturdular, yutturmaya çalıştılar. Fakat görüldü ki bilim geliştikçe İslam’a olan iştiyak ve İslamlaşma daha çok artmaya başladı. Şimdi bu diğer dinler için geçerlidir, doğru ama İslam için kesinlikle geçerli değildir. İslam bir ilim dinidir, bilim dinidir, İslam bir akıl dinidir. İslam’ın akılla çelişen hiçbir hükmü yoktur. Bunu çok rahatlıkla her yerde söyleyebilirsiniz ve bunu bizim söylememiz lazım. İslam akıl dinidir, akla uygun olmayan hiçbir hüküm İslam’da ve Kuran’da yoktur. Bu ancak diğer dinlerde geçerli olur. Diyanet İşlerini temsil eden daha doğrusu dinimizi temsil eden imam arkadaşlarımızın da bu manada kendilerini çok iyi yetiştirmeleri, toplumumuzu aydınlatmaları lazım. Biraz gerçekleri konuşalım ki, doğruları söyleyelim ki biz tedbir alalım. Bu din hepimizin dini, İslamiyet bu milletin dinidir. Bu millet dinsiz kalamaz, kalmamalı. Biz İslamiyeti kaybedersek Türklüğümüzü de kaybederiz. Türklük ile İslamiyet eşittir, birbirine muhtaçtır. Birisi beden birisi ruhtur. Birisi diğerinden kuvvet alır. Eğer biz dinimizi kaybedersek Türklüğümüzü de kaybederiz. Bağımsızlığımızı da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırız. Bunu muhafaza edelim, bu sizin elinizdedir. Bu millet dine muhtaçtır. Eğer öyle olmasa muhtaç olmasa her eline bir şey alıp ben şuyum diyenin millet arkasından koşmaz, demek ki bu millet muhtaçtır. Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’dır. Ben peygamberim diyenin cenazesinde 3 bin kişi toplandı" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Türk Mutfağı Haftasında Yozgat’ın geleneksel lezzetleri tanıtıldı Türk mutfağının köklü geçmişini, geleneksel lezzetlerini ve kültürel mirasını tanıtmak amacıyla Yozgat’ın yöresel lezzetleri tanıtılarak vatandaşlara ikramlar dağıtıldı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle 21-27 Mayıs tarihleri arası Türk Mutfağı Haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda belediyeler, sivil toplum kuruluşları, restoranlar ve işletmeler tarafından yöresel lezzetlerin tanıtımı ve ikramı yapıldı. Yozgat denilince akıllara gelen arabaşı çorbası, kavurga, gilik köfte, haside tatlısı, un helvası, yufkalı bulgur pilavı, incir uyutması sunulan lezzetler arasında yer aldı. Stantlarda Yozgat’a özgü el işi ürünler, ikramlıklar, hediyelik eşyalar da satışa sunuldu. Programa katılan Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan testi kebabını kırdı. Testi kebabının kırılması esnasında çekicin kırılması izleyenleri gülümsetti. Etkinliğe dair açıklamalarda bulunan Vali Özkan, "Geleneksel Türk mutfağını Yozgat yöreseliyle birlikte insanımızın özellikle hanımefendilerin katkılarıyla bugüne taşımış oluyoruz. Bugün bütün ilçelerimizden yöresel yemek üreten restoranlarımızdan evlerindeki hanımefendilere kadar herkesin katılımıyla Cumhuriyet Meydanı’ndayız. Az önce testimizi kırdık. Yozgat tandırımızı, Yozgat madımağını, böreklerini, anne kurabiyelerini hepsini gördük ve tadına bakmak nasip oldu. Katılan katkı sunan arkadaşlarımıza, belediyelerimize ve de annelerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. Etkinlikte geleneksel tariflerin yaşatılması amacıyla bu yıl ikincisi düzenlenen ‘Anne Kurabiyesi Yarışması’nda katılımcılar, hazırladıkları geleneksel anne kurabiyeleriyle jüri karşısına çıktı. Derece alan ilk 3 yarışmacıya ödülleri takdim edildi.
Kastamonu Kastamonu’da Umre ödüllü ezber Hadis-i Şerif yarışması düzenlendi Kastamonu’da Hadis-i Şerif Ezbere Okuma Yarışması’nda 40 hadis-i şerifi önce Arapça ve sonrasında açıklamasını ezberden okuma yarışması yapıldı. Yarışmada dereceye gören öğrencilere Umre ödülü ile altın hediye edildi. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından "40 Hadis-i Şerif Ezbere Okumu Yarışması" düzenlendi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi Konferans Salonunda yapılan yarışmaya elemelerden geçerek finale kalan 8 öğrenci katıldı. Öğrenciler, 40 Hadis-i Şerif ezberleyip Arapça metin ve Türkçe anlamını ezberden okumak sureti ile jüri önünde ter döktüler. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, hafızlık öğrencileri sahne alarak Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu. Programda okulun İngilizce öğretmeni Arzu Okumuş Kızılkaya tarafından hazırlanan ve öğrencilerden oluşan ilahi korosu, çeşitli ilahiler seslendirirken, ayrıca yarışmada okulun Edebiyat öğretmeni Şadiye Pamir tarafından hazırlanan Veda Hutbesi Oratoryosu da davetlilerden büyük alkış topladı. Kastamonu Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Okul Müdürü Celasin Kara, yarışmanın kapsamına ve ödüllerine ilişkin detaylı bilgilendirmede bulundu. Yarışmadaki amaçlarının hadislerde yer alan güzel ahlak ve değerlerin gençler arasında yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyleyen Okul Müdürü Kara, "Aynı zamanda bu değerleri yarınlara taşıyacak olan öğrencilerimizin sizlerin huzurunda kendilerini ifade ederek özgüven kazanmalarına vesile olmak istedik. Anadolu liselerinin sahip olduğu tüm akademik imkanlara sahip bir eğitim kurumu olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Okulumuzda eşit ağırlık, sayısal, sözel ve dil alanları bulunmaktadır. Yarınlarımızın güvencesi olan evlatlarımızı akli selim, kalbi selim olarak yetiştiriyoruz.40 Hadis-i Şerif ezberleme yarışmamıza katılarak hadislerin taşıdığı değerlerin yaygınlaşmasına katkı sunduğunuz, hayatlarının baharında olan öğrencilerimizi onurlandırarak onların yarınlara daha güçlü hazırlanmalarına destek verdiğiniz için siz değerli misafirlerimize de teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmanın ardından yarışmaya geçildi. Öğrenciler, ezberledikleri hadisleri okuyarak hem jüriyi hem de salondaki izleyicileri etkiledi. Bazı öğrencilerin ezberlerini gözlerini kapatarak sesli bir şekilde okuması dikkat çekerken, kimi yarışmacıların duygusal anlatımı salondan alkış aldı. Birinci olana umre ödülü, diğer yarışmacılara altın hediye edildi Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonrasında yarışmada birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülü, ikinci olan Sevde Külfetoğlu ile üçüncü seçilen Tuba Atıcı’ya tam altın, yarışmaya katılan diğer yarışmacılara da altın hediye edildi. Programa katılan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Doğan Yıldız tarafından birinci seçilen Emine Atıcı’ya Umre ödülünü takdim etti. Yıldız, törende yaptığı konuşmada, güzel bir yarışma olduğunu belirterek, "İnşallah bereketli oldu. Çocuklarımızın hepsi çok güzel hadisleri okudular. Maşallah hepsine, hayranlıkla izledik. İnşallah bu uğurda, bu yolda çocuklarımız başarılı bir şekilde aynı şekilde devam ederler" diye konuştu. Yarışmada birinci seçilen 17 yaşındaki Emine Atıcı ise, "Şu anda çok mutluyum. Bu benim ikinci gidişim olacak umreye. Çok mutluyum bir kez daha Peygamber Efendimizin huzuruna çıkacağımdan ötürü. Bu zorlu bir süreçti, diğer arkadaşlarımızın hepsi de birinciliği hak ettiler. Ama her yarışmanın denildiği gibi bir birincisi oluyor. O da bana nasip oldu. Yaklaşık 4-5 aydır bu yarışmaya hazırlanıyorum. Çok heyecanlıyım, sahneye çıkınca bana bir enerji geliyor. Sahneye de alıştım artık" şeklinde konuştu. Kendisinin Hafız olduğunu söyleyen Atıcı, "Ben hafızım. Hafızlık yarışması düzenlendi. Burada birinci seçildim. O yarışmada da birinciye Umre ödülü vardı. Bende birinci seçildim ve Umre’ye gidip geldim. Bir yarışma daha kazandım, ikinci kez Umre’ye gideceğim" ifadelerini kullandı. Program, dereceye giren ve yarışmaya katılan talebelere ödüllerin verilmesiyle sona erdi.
Antalya Finike portakallı lokum Antalya’da vatandaşlarla buluştu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Türk Mutfağı Haftası kapsamında Antalya’da düzenlenen "Bir sofrada bir miras, lokumun kültür yolculuğu" etkinliğinde, Türk mutfağının köklü mirası lokum anlatıldı. Selçuklu ve Yörük kültürünü yansıtan kıyafetlerle hazırlanan lokumlar, Kaleiçi çevresinde vatandaşlara ikram edilirken, Finike portakallı lokum katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Türk Mutfağı Haftası kapsamında, Antalya’da Türk mutfağının köklü mirasını yaşatan etkinlik gerçekleştirildi. "Bir sofrada bir miras, lokumun kültür yolculuğu" adıyla düzenlenen programda, lokumun Türk kültüründeki yeri ve geleneksel ikram anlayışındaki önemi ön plana çıkarıldı. Antalya Olgunlaşma Enstitüsü ev sahipliğinde, AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanlığı iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, Selçuklu ve Yörük kültürünü yansıtan kıyafetlerle hazırlanan lokumlar vatandaşlarla buluşturuldu. Programda, geleneksel paylaşma ve ikram kültürü canlandırılırken, hazırlanan lokumlar Kaleiçi çevresinde vatandaşlara ikram edildi. Özellikle Finike portakallı lokum, katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. "Lokum, Türk kültürünün vazgeçilmez değerlerinden biri" Programa katılan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, Türk mutfağının önemli tatlarından biri olan lokumun Antalya’ya özgü dokunuşlarla hazırlandığını belirterek, "Kadim kültürümüzün çok güzel geleneklerinden ve tatlarından bir tanesinin, lokumun bize uyarlanmış halini, Antalya’ya uyarlanmış halini burada arkadaşlarımız, Olgunlaşma Enstitümüz yapmışlar. Portakallısını bugün yedik, tatlı, çok da güzel olmuş. Lokum Türk kültürünün vazgeçilmez değerlerinden bir tanesi. Saray mutfağında olsun, halkın kendi geleneklerinde olsun çok güzel yeri olan geleneklerimizden, tatlarımızdan bir tanesi. Bunun bu şekilde yaşatılması, geçmişe dair unutulmaya yüz tutmuş veya canlandırılması gereken taraflarının tekrar gün yüzüne çıkartılması, bunda da olgunlaşma enstitülerimizin yer alması elbette ki bizim açımızdan ayrı bir gurur vesilesi" diye konuştu. "Emine Erdoğan’ın duyarlılığı hepimiz için çok değerli" AK Parti Muratpaşa İlçe Başkanı Tuncay Hayta ise Türk mutfağına ait değerlerin yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Türkiye Cumhuriyeti’ne varıncaya kadar geleneksel bir kültürün devam ettiğini görmek mutluluk verici. Emine Erdoğan hanımefendinin bu konudaki duyarlılığı hepimiz için çok değerli" ifadelerini kullandı.
İzmir İzmir Kurban Bayramı’na hazır İzmir Büyükşehir Belediyesi, sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir Kurban Bayramı için hazırlıklarını tamamladı. Kurban kesimleri için altı mezbaha, altı mobil kesim ünitesi ve beş kesim çadırında hizmet verilecek. Büyükşehir’in veteriner hekimleri, kurbanlıkların sağlık durumunu ve halk sağlığını korumak amacıyla sahada olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yurttaşların Kurban Bayramı’nı sağlıklı, huzurlu ve güvenli geçirebilmeleri için gerekli önlemleri aldı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Bergama, Beydağ, Kiraz, Menemen Türkelli, Tire ve Urla mezbahalarının yanı sıra kent merkezinde üç noktada altı mobil kesim ünitesi ve beş kesim çadırı kuruldu. Bayram boyunca hizmet Mezbaha Şube Müdürlüğü’nde görevli Veteriner Hekim Ahmet Caner Pınar, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini güvenli ve sağlıklı koşullarda yerine getirebilmeleri için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Tesisimizde, kurbanlıkların sağlık durumunu ve halk sağlığını korumak amacıyla tüm süreç, uzman veteriner hekimlerimizin kontrolünde yürütülüyor. İslami usullere uygun ve hijyenik koşullarda gerçekleştirilen kesim işlemleri, yoğunluğun önüne geçmek için randevu ve sıra sistemiyle yapılıyor. Veteriner hekimlerimiz ve uzman kadromuzla bayram boyunca vatandaşlarımıza hizmet vermeyi sürdüreceğiz" dedi. Kesim ücretleri belli oldu İl Kurban Hizmetleri Komisyonu’nun almış olduğu karar ile kesim ücretleri büyükbaş için bayramın birinci günü 4 bin 500 TL, arife ve diğer günlerde ise yoğunluğu engellemek amacıyla 3 bin 500 TL, küçükbaş için bayramın birinci günü 1200 TL, arife ve diğer günlerde ise 900 TL olarak belirlendi. Gaziemir, Bornova ve Karabağlar’da mobil kesim üniteleri Mezbahaların yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ile koordineli şekilde Gaziemir Sarnıç (Sarnıç Yolu), Karabağlar Uzundere (Uzundere Mahallesi 6100 Sokak yanı) ve Bornova Işıkkent (Egemenlik Mahallesi 6106/18, 6106/25 ve 6206/26 sokakları arasında kalan alan) olmak üzere üç noktada toplam altı konteyner mobil kesim üniteleri ile hizmet verecek. Mobil kesim yerleri yakınlarında beş kurban kesim çadırı kurulacak. Uygunsuz kesim yapanlara para cezası Cadde, sokak, apartman aralığı, park, otopark, yol ve otoyol kenarları, spor ve çocuk oyun alanları gibi yerlerde kurban kesimi yapılamayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri, kamuya açık yerlerde kurban kesimi yapanlara Kabahatler Kanunu 41/3 maddesi gereğince 1764 TL idari para cezası uygulayacak. Kent genelinde uygunsuz kurban kesimlerini önlemek için denetimler bayram boyunca sürecek.