POLİTİKA - 19 Şubat 2025 Çarşamba 19:33

MHP’li Ahmet Erbaş’tan TBMM’de Kütahya ve Zafer OSB vurgusu

A
A
A
MHP’li Ahmet Erbaş’tan TBMM’de Kütahya ve Zafer OSB vurgusu

MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Kütahya’nın Altıntaş ilçesi ve burada bulunan Zafer Organize Sanayi Bölgesi (OSB) üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Bölgenin sanayi ve teknoloji yatırımları açısından büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Erbaş, altyapı çalışmalarının tamamlandığını ve 42 parselin tahsis edildiğini belirtti.



"Zafer OSB, Türkiye’nin yeni sanayi üssü olabilir"


2017 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kurulan Zafer OSB’nin, sanayi yatırımları için önemli bir merkez haline gelmeye başladığını ifade eden Erbaş, "Bölgede şu anda 100 parsel bulunuyor, bunların 42’si tahsis edilmiş durumda. Altı parselde yapılan inşaatların bu yıl tamamlanması planlanıyor. Hedefimiz, yaklaşık 20 bin kişiye istihdam sağlamak" dedi.


Erbaş, önümüzdeki aydan itibaren Zafer OSB’ye doğalgaz geleceğini, ancak Altıntaş ilçe merkezinde hâlâ doğalgazın bulunmadığını hatırlatarak, bunun bir an önce sağlanması gerektiğini söyledi. Ayrıca, bölgenin havalimanına ve ana geçiş yollarına yakınlığı nedeniyle önemli bir lojistik avantaja sahip olduğunu belirtti.



"Savunma sanayi için önemli bir fırsat"


Konuşmasında savunma sanayi yatırımlarının Zafer OSB’ye yönlendirilmesi gerektiğine de değinen Erbaş, bu bölgenin stratejik sektörler için büyük bir fırsat sunduğunu söyledi. Erbaş, "Savunma sanayi fabrikalarının bu bölgeye çekilmesi, Türkiye’nin bağımsız ve güçlü sanayi altyapısına büyük katkı sağlayacaktır" dedi.


Ancak bu büyümenin sürdürülebilir olması için çalışanların barınma ihtiyacının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Erbaş, TOKİ tarafından Altıntaş’ta en az 1500-2000 konutluk bir proje hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. İlk etapta 500 konutluk bir projenin başlamasının da önemine dikkat çekti.


Milletvekili Erbaş, konuşmasının bir bölümünü de siber suçlarla mücadeleye ayırdı. Türkiye’de her 100 vatandaştan birinin siber suçların mağduru olduğunu belirten Erbaş, bu konuda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan Siber Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın önemine dikkat çeken Erbaş, "Bu alanda teknik altyapıyı güçlendirmeli, bilinçlendirme çalışmalarına hız vermeli ve cezaları caydırıcı hale getirmeliyiz" dedi.



"Ekonomik kalkınma, bağımsız Türkiye’nin belkemiğidir"


Erbaş, konuşmasını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Ekonomik kalkınma, Türkiye’nin özgür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refah Türkiye ülküsünün belkemiğidir" sözünü hatırlatarak tamamladı.


MHP’li Erbaş, daha güçlü bir ekonomi, daha güvenli bir dijital dünya ve daha yaşanabilir bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Uzmanı uyardı: "Kar örtüsü keneleri yok etmiyor" Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış mevsiminin uzun ve sert geçmesinin keneleri tamamen ortadan kaldırmadığını, bazı türlerin düşük sıcaklıklarda dahi aktif kalabildiğini söyledi. Tokat’ta nisan ayında etkili olan kar yağışı, kene popülasyonunun azalacağı yönündeki beklentileri yeniden gündeme getirdi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Keskin, kış şartlarının keneler üzerindeki etkisine ilişkin yaptığı değerlendirmede Türkiye’de zaman zaman görülen aşırı yağışların ’iklim düzensizliği’ olarak nitelendirildiğini ve bu durumun kene popülasyonlarını doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Keskin, toplumda yaygın olan ’kış uzun sürerse yazın kene azalır’ düşüncesinin ise her kene türü için geçerli olmadığını ifade etti. "Bazı kene türleri kış ve sonbaharda da aktif olabiliyor" Kışın sert geçmesi ve kar örtüsünün bulunmasının kenelerin tamamen yok olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Keskin, "Hava sıcaklığının yaklaşık 4 derece olduğu dönemlerde dahi kene toplayabiliyoruz. Özellikle soğuğa dayanıklı bazı türler, kış ve sonbahar aylarında da aktif olabiliyor. Bazı kene türleri larva evresinde eksi 20 derecenin altındaki sıcaklıklarda dahi uzun süre hayatta kalabiliyor. Keneler, aşırı soğukta doğrudan yüzeyde kalmak yerine daha korunaklı alanlara yönelir. Toprak altı, taş altı ve yaprak döküntülerinin bulunduğu alanlar, kışın dış ortama göre daha sıcak olduğu için keneler buralarda yaşamlarını sürdürebilir" dedi. "Keneler antifriz proteinleri sayesinde soğuğa dirençli" Kenelerin biyolojik olarak da oldukça dayanıklı canlılar olduğuna dikkat çeken Keskin, bu canlıların antifriz proteinleri sayesinde düşük sıcaklıklara karşı direnç geliştirdiğini belirterek, "Bazı kene türleri kışı yumurta, bazıları ise larva halinde geçirir. Kene yumurtalarının da çevresel tehditlere karşı koruma mekanizmaları vardır. Keneler, yumurtalarını ‘Gené’s organı’ adı verilen yapıdan salgılanan bir sıvıyla kaplayarak kuruma, bakteri ve mantarlara karşı koruyabilir. Kene popülasyonlarının ciddi şekilde azalması için uzun süreli ve çok düşük sıcaklıkların etkili olması gerekir. Bunun dışında keneler, kışı dinlenme halinde geçirerek varlıklarını sürdürebilir" ifadelerini kullandı.
Mersin Cennet Obruğu’ndan 13 yıl sonra su çıktı Mersin’in önemli turizm noktaları arasında yer alan ’Cennet ve Cehennem’ obruklarından Cennet Obruğu’nun derinliklerinden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Doğanın sürprizi mağaranın atmosferini değiştirdi. Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Narlıkuyu Mahallesi’nde yer alan ve her yıl yaklaşık 400 bin kişiyi ağırlayan 452 basamaklı Cennet ve Cehennem obruklarında yeni sezon öncesi ilginç bir durum yaşandı. Obruklardan Cennet ismiyle bilinen yerin zemininden 13 yıl sonra su kaynamaya başladı. Bu yıl kış mevsiminin yağışlı geçmesinden kaynaklı olduğu değerlendirilen durum nedeniyle yoğun olarak kaynayan su ilk günlerde obruğun belirli kısmını doldurdu. Doğal gider gözlerin açılmasıyla su akar yolunu buldu. Şu anda iki kaya parçasının altından kaynayan su izleyenlere keyif veren bir akarsu oluşturdu. "13 yıl önce kaybolmuştu" Narlıkuyu Mahallesi Muhtarı İrfan Aydın, "Mahallemizde bulunan Cennet-Cehennem obruklarındayız. Şu anda Cennet Obruğu’nun içerisindeyiz. 452 basamakla iniliyor. İçeride büyük bir su kaynağı var. Bu su kaynağı 13 yıl önce kaybolmuştu. Bu sene yağış çok aldığımız için şu anda kayaların altından yine kaynamaya başladı" dedi. Aydın, "Çok güzel, muhteşem bir görüntüsü var. Yani daha önceki gelen ziyaretçilerimiz ’Hiçbir şey yok, bomboş bir mağara’ diyorlardı ama su kaynamaya başlayınca herkes ’Çok güzel, çok muhteşem, gelip görmeye, gezmeye değer bir yer’ diyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Palandöken: "Esnaf sayısı 2,5 milyona yaklaştı, lokantacılık zirvede" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ülke genelinde esnaf ve sanatkâr sayısının mart ayında 2 milyon 263 bin 674’e yükseldiğini ve lokanta sektörünün zirvede olduğunu söyledi. Türkiye genelinde esnaf ve sanatkâr sayısı mart ayı itibarıyla 2 milyon 263 bin 674’e, toplam iş yeri sayısı ise 2 milyon 553 bin 165’e ulaştı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 75 bin esnaf iş yeri açtı. Bu arada 34 bin iş yeri de kapanmış oldu. Ülkemizdeki hem ekonomik sıkıntılar, aynı şekilde çevremizdeki savaş nedeniyle bu üç aylık periyot zamanında bile esnaf sayısındaki artış çok önemli. Bundan lokantacılık sektörü yani hizmet sektörü ilk başta, ondan sonra sırasıyla büfecilik, bakkallık, kahvecilik, aynı şekilde kıraathane, motorlu taşıtlar, nakliye sektörü gibi sektörler geliyor" dedi. 2026 yılının ilk üç ayında iş yeri açılış ve kapanış verilerini de değerlendiren Palandöken, "Bilindiği üzere TESK’in 2,5 milyona yakın esnaf sanatkarının iş yeriyle birlikte üyesi mevcut. Bunun tabii en önemli bölümlerinden biri de bilindiği üzere esnaf sanatkarın geleneksel hayatın vazgeçilmezi. Bu arada hizmet sektöründeki bu yapılmış olan sayısal rakamlara göre terk edilen mesleklerinde de yine tabii genel konjonktürdeki insanların bu değişken ekonomideki sıkıntılarından kaynaklanan. Buna rağmen 439 bin kadın üyesiyle Türkiye’deki sivil toplum kuruluşu içerisinde sayısal büyüklüğe sahip ticari işletmeler. Böylelikle kadın üyeleri de pozitif ayrımcılık yapmak suretiyle kadınların iş hayatındaki çalışma alanlarının genişletmesiyle ilgili de periyodik hizmet içi eğitimler TESK tarafından veriliyor. Yine aynı şekilde Avrupa Birliği projelerine de öncülük yapan TESK, bu yılki ilk üç aydaki olumsuzluklara rağmen ticari hayata atılan esnaf sayısında da gerçekten büyük bir ivme kazanmış oldu" ifadelerini kullandı.