EĞİTİM - 23 Ağustos 2023 Çarşamba 13:16

Müdür Başyiğit, yapımı devam okul inşaatlarında incelemelerde bulundu

A
A
A
Müdür Başyiğit, yapımı devam okul inşaatlarında incelemelerde bulundu

Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, yapımı devam eden okul binalarını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.


İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Başyiğit, Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Nesrin Güral Anaokulu, Spor Lisesi, Zafer Ortaokulu ve Atakent İlkokulu ile Atakent Ortaokulu binalarının inşaat çalışmalarını yerinde inceledi, yapılan çalışmalar hakkında ve binaların teslim tarihi konusunda inşaat firmalarının yetkililerinden bilgi aldı.


Abdülhamid Han Anadolu Lisesinin binasında güçlendirme çalışmaları yapılacağını söyleyen Müdür Başyiğit, güçlendirme çalışmaları süresince Abdülhamid Han Anadolu Lisesinin eğitim öğretime yapımı tamamlanan Zafer Ortaokulu binasında devam edeceğini belirtti.



Müdür Başyiğit, yapımı devam okul inşaatlarında incelemelerde bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Kuyucak’tan dünyaya kovan ihracatı Aydın’ın Kuyucak ilçesinde 20 yıldır arı kovanı imalatı yapan Gökhan Yıldız, ürettiği kovanları dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç ettiğini belirtti. 1980 yılında kurulan ve 2000 yılından bu yana fırınlanmış ahşap teknolojisiyle profesyonel arı kovanı imalatı yaparak geleneksel ustalığı modern endüstriyel tekniklerle buluşturan Çevre Mühendisi Gökhan Yıldız, sadece Türkiye’de değil tüm dünyada aranan özelliklerde kovan ürettiğini söyledi. İşi, marangozluk yapan babası İlhan Yıldız’dan öğrendiğini, 26 yıldır kovan üretimini profesyonelce sürdüren Çevre Mühendisi Gökhan Yıldız, çocukluğundan bu yana arıcılık sektörüne duyduğu ilgiyi kovan üretimi ile sürdürdüğümüz kaydetti. Aydın’ın Kuyucak ilçesinde 2 bin metrekare kapalı alanda arı kovanı imalatı yapmaya devam eden Yıldız, "Firmamız 1980 yılında kuruldu. 2000 yılından bu yana da sadece arı kovanı imalatı yapıyoruz. Arıcılık sektöründe arı kovanı çok önemli. Çünkü arıcının en büyük sermayesi arı kovanıdır. Arıcılıkta; standart ölçüde, düzgün ve yüzeyleri pürüzsüz olan arı kovanlarına ihtiyaç var. Biz de bu yönde elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Türkiye’de 12 ay boyunca arı kovanı imalatı yapan birkaç firmadan biriyiz. Biz ise sadece Türkiye değil yurt dışına da arı kovanı gönderiyoruz. Arı kovanının olmazsa olmazlarından birisi de standart olmasıdır. Ölçülerin milim şaşmadan standart olması çok önemlidir. İkincisi ise kovanda kullanılan ahşabın çok kaliteli olması önemlidir. Biz de bu nedenle Türkiye’nin belirli bölgelerindeki Orman İşletme Müdürlüklerinden özel kereste alıyoruz. Bunları kestikten sonra öncelikle 60 santigrat derecede fırınlayarak içerisindeki bakteri ve parazitleri kerestenin daha uzun ömürlü olması için yok ediyoruz. Yıllar dayansın istiyoruz. Tabii diğer önemli kısım ise ağacın özel yöntemlerle işlenmesidir. Burada diğer yöntemler gibi Ar-Ge ile kendimizin geliştirdiği yöntemler de kullanılıyor. Bu nedenle arıcılık sektöründe iyi bir yerdeyiz" dedi. "Arı, doğanın sürekliliğini sağlayan bir canlıdır" Arının sadece Türkiye’de değil tüm dünyada çok önemli olduğunun altını çizen Yıldız, "Biz arıyı sadece arı ürünleri yani bal, polen, arı sütü, arı panzehiri, arı zehri gibi ürünlerinden ziyade doğayı yenileyen, doğanın devamlılığını sağlayan bir canlı olarak düşünüyoruz. İnsanların tükettiği besinin yüzde 90’ı 82 bitkiden elde ediliyor. Bu 82 bitkinin de yüzde 75’inin tozlaşmasını sağlayan bal arısıdır. Bu yönden de bal arısı insanlık için, doğa için çok önemlidir. Sadece insanların besin maddesi olarak değil de hayvanlar için de çok önemlidir" şeklinde konuştu. "Yurt dışında da tercih sebebi" Yurt dışından taleplerin çok olduğunu da sözlerine ekleyen Yıldız, "Kovan üretimlerimiz özellikle yurt dışında da büyük talep görmekte. Çünkü kullandığımız malzeme, özellikle İngiltere gibi arı kovanı kullanımında hassas olan ülkeler tarafından tercih sebebi olmaktadır. İmalatta kullandığımız Anadolu sediri çok seviliyor ve tutuluyor. Sedirin, arıcılık için en önemli hastalıklar arasında yer alan varovaya karşı etkili olduğu da biliniyor. Biz sedirden de, ladinden de arı kovanı yapıyoruz. Yurt dışına ise en fazla gönderdiğimiz ürün sedirden yapılmış arı kovanları. Türkiye ise hafiflik konusunda ladin keresteden imal edilmiş kovanları tercih ediyor. İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde ise Sarıçam’dan elde edilen kovanlar kullanılıyor. Üretimlerimiz, hem yurt içine hem yurt dışına bu şekilde devam ediyor" diye konuştu. Türkiye, dünyanın en büyük arı kolonisine sahip bir ülke olduğunu belirten Gökhan Yıldız, "Dünya arı gen merkezlerinden biri olan Türkiye; koloni varlığı, bal üretimi ve yaklaşık 100 bin adet işletme varlığıyla arıcılık konusunda sayılı ülkeler arasında yer alıyor. Yetkili kırımlar tarafından yapılan açıklamaya göre, Dünyanın en büyük arı kolonisine sahip Türkiye, aynı zamanda dünyada bal üretiminde ikinci sırada yer almaktadır" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Kar ve yağmur bereketi: Antep fıstığında kuraklık endişesi geçti Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Gaziantep’te "yeşil altın" olarak bilinen Antep fıstığında geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle yaşanan sıkıntılar, bu yıl yoğun kar ve yağmur nedeniyle atlatıldı. Gaziantep’te kuraklık endişesi yaşayan çiftçilerin yüzü, bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışlarının ardından güldü. Geçtiğimiz yıl kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan ve rekoltesi düşük olan Antep fıstığı, son yağışlarla beraber üreticisinin yüzünü güldürdü. Çiftçi için adeta can suyu olan kar ve yağmur, başta Antep fıstığı ve hububat olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisini de artırdı. Gaziantep’in yıllar sonra yağışlı havanın etkisi altına girmesinin çiftçileri çok mutlu ettiği Araban ilçesinde üreticiler, sevinçten günün büyük bölümünü tarla ve bahçelerde geçiriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim değişikliği, kuraklık, yeterli yağışın düşmemesi ve ani hava değişiklikleri 42 milyon Antep fıstığı ağacının olduğu Gaziantep’te fıstık üreticilerini endişelendirmişti. Ancak bu yıl kış aylarında belli aralıklarla etkili olan kar yağışının ardından bahar aylarına kadar devam eden yağmur yağışları Antep fıstığı ağaçlarına can suyu oldu. Son yıllarda ciddi kuraklığın yaşandığı ve kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının artık kurumaya başladığı Gaziantep’te uzun yılların ardından etkili olan kar ve yağmur yağışları adeta bereket getirdi. Yağışların tüm çiftçilerle birlikte özellikle fıstık üreticilerinin yüzünün gülmesine neden olduğu kentte Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen Antep fıstığında bu yıl "var yılı" ve yağışların etkisinin rekolteyi yükselteceği tahmin ediliyor. Uzun yıllardır beklenen mevsimsel yağışların olmamasından dolayı Antep fıstığında ciddi oranda hem verim hem de kalite kaybı yaşayan çiftçiler, yağışların ardından fıstık ağaçlarının canlandığını ifade etti. Kentin eşsiz lezzeti olan baklava başta olmak üzere birçok tatlı çeşidi ile yemeklerde kullanılan Antep fıstığı yetiştiricileri, geçtiğimiz yıllarda sonbahar ve kış mevsiminin çok kurak geçmesi ile barajlardaki suyun azalması nedeniyle tarım alanlarında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını hatırlattı. Antep fıstığı ağaçlarında görülen "karagöz" denilen ve bir sonraki yılın ise mahsulünün habercisi olan tomurcukların hem bu yılın hem de önümüzdeki yılın mahsulünde verimi ve kaliteyi artıracağını ifade eden Antep fıstığı yetiştiricileri, kar ve yağmurun bereket olduğunu vurguladı. Sonbaharda kuraklık endişesi yaşadıklarını ancak son yağışlarla endişelerinin kalmadığını ifade eden Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, son yağışlarla tarımsal kuraklık tehlikesinin önemli ölçüde atlatıldığını belirtti. Son yağışların tarımsal kuraklık endişesini izole ettiğini söyleyen Altun, "Bizim fıstıklarımız normal dikim fıstıkları değil. Bizim fıstıklarımız dağ fıstığı ve menengiç ağacının aşılanması sonucu bu seviyeye gelmiş. Önceki yıllarda fıstığı verimsiz arazilere dikerlerdi. Araban ilçesinde 41 tane mahallemiz var ve 41 mahallemizin 30 mahallesinde de fıstık var. Araban sadece ova değil, aynı zamanda Antep fıstığının da yetiştirildiği önemli bir fıstık merkezidir. Bizim dağlarımızda da fıstık var. Yüzyıllar önce ormanlarda bulunan menegiç ağaçları aşılanarak fıstık ağacı haline geçiştirilmiş. Geçen sene don olayı oldu. Besni bize yakın olduğu için don bizi de etkiledi. Geçen sene Antep fıstığını don etkilediği için bu sene belki verimi az alabiliriz ama bu sene rahmet bol olduğu için inşallah gelecek yıl hem yüksek ürün hem de kaliteli ürün alırız. Gelecek yıl çiftçilerimizin yılı olur. İnşallah seneye de rahmetimiz bol olur" dedi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının kurumaya başladığını hatırlatan Altun, "Artık çiftçi umutsuz kalmıştı. Fakat Allah’tan umut kesilmez. Yağışlarımız çok bol oldu. Artık ağaçların yeşerme ve uyanma dönemi başladı. Eskiden bazen sıcaklık erken gelirdi. Ağaçlar erken uyanırdı. Bu sene ağaçlar mevsiminde uyanacak. Mevsiminde uyandığı için de ağaçlarımız daha güzel olacak. Güzel bir şekilde ürün verecek. İnşallah hem bu sene hem de önümüzdeki sene inşallah verimli olur" diye konuştu. Kırsal Emirhaydar Mahallesi Muhtarı Seydi Vakkas Kaya ise Gaziantep’te etkili olan yağışların uzun süredir devam eden kuraklık endişesini azaltarak çiftçileri sevindirdiğini ve Antep fıstığı başta olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisi oluşturduğunu belirtti.
Trabzon Azerbaycan heyetinden Trabzon’a sağlık turizmi çıkarması Sağlık turizmi alanında uluslararası iş birliklerini geliştirmek amacıyla, Özel İmperial Hastanesi’nin öncülüğünde Azerbaycan’dan Trabzon’a gelen sağlık turizmi heyeti, kentte bir dizi kurum ziyareti gerçekleştirdi. Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizme Destek Derneği Kurucu Başkanı Ruslan Guliyev, Özel Tibbi Müesseseleri Topluluğu Baş Sekreteri Vugar Eyvazov, Kalkınma ve Reformlara Destek Veren Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi Ramil Aliyev, Azerbaycan Sağlık ve Termal Turizm Derneği Temsilcisi Ceyhun Aşirov, Referans Medikal Grup temsilcisi Anar Yusifov ve Azerbaijan Health Tourism CEO’su Elnara Cabbarova’dan oluşan heyet, Trabzon’da sağlık turizmi alanında gerçekleştirilebilecek ortak projeler üzerine temaslarda bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde heyet, ilk olarak Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’i makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede, Trabzon’un sağlık turizmi potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi, uluslararası hasta hareketliliğinin artırılması ve iki ülke arasında bu alanda geliştirilebilecek stratejik iş birlikleri ele alındı. Taraflar, özellikle sağlık hizmetlerinin tanıtımı ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Heyet daha sonra Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Topsakal ile bir araya gelerek, bölgedeki sağlık altyapısı ve uluslararası hasta kabul süreçleri hakkında bilgi aldı. Program kapsamında bir diğer ziyaret Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erkut Çelebi’ye gerçekleştirildi. Görüşmede, sağlık turizminin ekonomik boyutu ve iki ülke arasındaki ticari iş birlikleri ele alındı. Son olarak Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna ile bir araya gelen heyet, sağlık turizmi ile entegre turizm faaliyetleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Özel İmperial Hastanesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ziyaretlerde, Türkiye ile Azerbaycan arasında sağlık turizmi alanında geliştirilebilecek ortak projeler ve sektörel iş birlikleri ele alındı.
Gaziantep Görme engelli Umut, Aşık Veysel’in yolundan gidiyor Gaziantep’te karanlık dünyasını müzikle aydınlatan görme engelli öğrenci Umut Geçili, başarılarıyla göz dolduruyor. Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki doğuştan görme engelli Umut Geçili, ilkokula başladığı yıllardan itibaren müziğe ve çalgı aleti olarak da bağlamaya ilgi duymaya başladı. Ailesinin de desteğiyle küçük yaştan itibaren bağlama çalmaya başlayan Geçili, çocukluğundan beri müzikle iç içe bir hayat sürüyor. Bilgisayardan dinlediği Aşık Veysel türküleri ile müziğe merak salan ve Aşık Veysel’in de görme engelli olmasına rağmen bağlama çalmasını merak eden Geçili, kendini geliştirmeye başladı. Aşık Veysel’in izinden gidiyor Gaziantep Ticaret Odası Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi 3’üncü sınıf öğrencisi Geçili için müzik yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda hayatının da en güçlü ilham kaynağı olarak öne çıkıyor. Bağlama alanında kendini geliştirmek isteyen Geçili, ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in izinden gidiyor. Aşık Veysel’i dinleyerek ilham alıp müzik alanında ilerlemek için geçen yıl Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki müzik kurslarına katılan Geçili, düzenli olarak katıldığı kursta eğitmeni Gökhan Aktaş’tan eğitim alıyor. Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’i örnek alan ve görme engeline rağmen büyük bir istek ve azimle bağlama çalan Geçili, görmeden, tamamen dokunarak ve hissederek öğreniyor. Kısa sürede önemli bir gelişim kaydeden, azmi ve başarısıyla dikkat çeken genç Geçili, Aşık Veysel’in ve diğer halk ozanlarının türkülerini de söylüyor. Karanlık dünyasını müzikle aydınlatıyor Müziğe olan tutkusu sayesinde engelleri aşan Geçili, hem Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki eğitmenin hem okuldaki öğretmenlerinin hem de okul arkadaşlarının takdirini kazanırken, gelecekte de müzik öğretmeni olmayı hedefliyor. Karanlık dünyasını aydınlatan müzikle hayata tutunduğunu belirten Geçili, görme engeline rağmen hissederek çalmayı öğrendiğini söyledi. "Şahinbey Belediyesi Konservatuarı’nda eğitim alıyorum" Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’i ve Neşet Ertaş’ı örnek aldığını belirten Geçili, "Bağlamayla ilkokul çağlarında tanıştım. Ortaokula giderken kısa bir ara verdim. Daha sonra lisede tekrar bu işi yapmak istedim. Lisede güzel sanatlara geçtim. Öğrenmeye başladım ve geçen seneden beri de Şahinbey Belediyesi Konservatuarı’nda eğitim alıyorum. Benim zaten ilk ilham aldığım sanatçı Aşık Veysel oldu. Hem benim gibi görme engelli olması açısından hem de bağlama çalması açısından Aşık Veysel’i örnek aldım. Aşık Veysel kendine özgün bir sanatçı olması açısından ilk ilham aldığım ozan ve usta kesinlikle Aşık Veysel olmuştur. Aşık Veysel gibi sanatçılar bir daha dünyaya gelir mi bilmiyorum. Ben iyi bir müzik öğretmeni olma hedefinde ilerliyorum. Amacım iyi bir müzik öğretmeni olmak" dedi. Müzik öğretmeni olmak istiyorum" Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’ndaki müzik kursunda aldığı eğitimlerin kendisine büyük katkıları olduğunu belirten Geçili, "Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’na geldiğimden beri daha zor bağlama pozisyonlarını yapabildiğimi fark ettim. Sağ olsun Gökhan hocam beni geliştirmek için çabaladı. Ben de onu kırmak istemedim ve kendimi geliştirmek istedim. Şimdiki hedefim buradan ayrıldıktan sonra üniversitede konservatuvar okumak ve müzik öğretmenliğinde ilerlemek" ifadelerini kullandı. "Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’nda gelişti" Oğlunun saz çalmayı ve müziği çok sevdiğini belirten anne Emine Geçili ise, "Umut’un ilkokuldan beri bir müzik merakı doğdu. O günden beri sürekli elinde ve biraz zor bir süreç oldu ama çalmayı da öğrendi. Öğrenme süreci yaklaşık birkaç yılı geçti ve Umut, Şahinbey Belediyesi Konservatuvarı’nda kendini daha da iyi geliştirdi" şeklinde konuştu. "Çok başarılı bir müzik öğretmeni ve müzisyen olacak" Müzik eğitmeni Gökhan Aktaş da, "Biz Umut ile geçen sene yetenek sınavımıza başvurduğunda tanıştık. Umut’taki yeteneği ve azmi gördük. Dezavantajlı gruplar için aslında burada bir farkındalık oluşturmak istedik. Özellikle görme engelli öğrencilerimize de burada eğitim verilebileceğini ifade etmek isterim. Bu çocukların kesinlikle topluma kazandırılması gerekir. Umut gibi örneklerimiz bu konservatuarımızdan çıkıyor. Umut lise öğrencisi, inşallah kendisi çok başarılı bir müzik öğretmeni ve müzisyen olacak. Ona güveniyoruz. Umut’un tek başına hareket etmesi biraz zor. Bu anlamda da annesine çok teşekkür ediyoruz. Hiçbir dersimizi kaçırmadı. Her dersimize geldi. Her dersimizin takibini de annesine borçluyuz. Ona da çok teşekkür ederiz" diye konuştu.