EKONOMİ - 11 Ocak 2024 Perşembe 11:19

Prof. Dr. Ersan Öz, 2024 yılı ekonomisini değerlendirdi

A
A
A
Prof. Dr. Ersan Öz, 2024 yılı ekonomisini değerlendirdi

Kütahya Tasarım Teknokent Genel Müdürü Ekonomist Prof. Dr. Ersan Öz’ün de görüşlerine başvurulan 2024 yılı ekonomisi tahminlemeleri yayınlandı. Tahminlerde 2024’ün ikinci yarısına ilişkin beklentiler pozitif.


Tasarım Teknokent Genel Müdürü Ekonomist Prof. Dr. Ersan Öz, 2024 yılı ekonomisi tahminleri konusunda yaptığı açıklamada, 2024’ün ikinci çeyreğinde ABD’de ve Euro Bölgesi’nde olmak üzere gelişmiş ekonomilerde faiz indirimine gidileceği beklentisinin güçlendiğini belirtti.



“Cari işlemler dengesinde kademeli iyileşmeler görülebilir”


2024’te Türkiye’nin ihracatında dış talep şartlarına izafi iyileşmeye bağlı olarak toparlanma sürecine girebileceğini söyleyen Genel Müdür Ersan Öz,” Cari işlemler dengesinde kademeli iyileşmeler görülebilir. 2024 yılsonu itibarıyla Türkiye cari dengesinin 40 milyar dolar civarında bir açık vermesi beklenebilir. Türkiye’nin bu ve ileriki süreçte cari işlemler dengesinde kademeli ve kalıcı iyileşme sağlayabilmesi için yerli ara mamul, yarı mamul üretimleri yanında milli teknolojiler geliştirmeye devam etmesi, ihracata yönlendirerek dışa bağımlılığını azaltıp ithalatı düşürmesi, ihracatta hem iç hem de dış faktörlerden ortaya çıkan sorunlara odaklanması gerekiyor” dedi.



“Yüksek teknolojili katma değerli ürün ihracatına geçiş sağlanmalı”


Müdür Öz, “Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırması için yüksek teknolojili katma değerli ürün ihracatına geçişi sağlaması gerekmekte. Bunun yolu ise bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki düzenlemelerin geliştirilip güncellenmesinden, eksik olan gerekli düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesinden ve ihracatın nitelik yönünden gelişimini sağlayacak üretimin desteklenmesinden geçiyor. Sıkı para politikalarının 2024’te de devam edeceği yüksek bir ihtimal. 2024 Türkiye için ekonomide dengelenmenin yaşanacağı bir yıl olacak. Mayıs’ta baz etkisi ile enflasyonun yüzde 65-70 düzeyine tırmanmasının ardından sıkılaşma adımlarıyla birlikte özellikle 2024’ün ikinci yarısından sonra dezanflasyonist sürecin başlaması beklenebilir. 2024’ü enflasyonunun yüzde 39-42 arasında tamamlaması bekleniyor. Türkiye ekonomisinin 2024’te yüzde 2.7-3 oranında büyüyeceği, 2024 yıl sonunda işsizlik oranının ise yüzde 10-10.5 aralığında gerçekleşmesi beklenebilir” ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Öğün atlamak metabolizmayı vuruyor Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, öğün atlamanın metabolizma üzerinde ciddi olumsuz etkileri olduğunu söyledi. Metabolizma hızının, vücudumuzun gıdalarla aldığı kaloriyi enerjiye dönüştürme (yakma) kapasitesini gösterdiğini ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolik Hastalıklar Uzmanı Doç. Dr. Pınar Köksal, süreçle ilgili önemli bilgiler verdi. "Metabolizma hızını belirleyen faktörlerin başında genetik yapımız rol oynar" diyen Doç. Dr. Pınar Köksal, sözlerine şöyle devam etti: "Genetiğimiz hem besinlerle aldığımız kalorinin ne kadarının yakılacağını, hem de yağ olarak depolanan fazla kalorinin vücudumuzun hangi bölgesinde daha yoğun yerleşim göstereceğini belirlemede belirleyicidir. Yaşın metabolizma hızını belirleyen bir diğer önemli faktördür. 20-40 yaşlarına kadar metabolizma hızı en yüksek seviyedeyken, ilerleyen yaş bu hızı olumsuz etkiler. 50 yaşından sonra her 10 yılda bir metabolizma hızının yaklaşık yüzde 2 yavaşladığı bilinmektedir. Bunun sebebi ilerleyen yaşla birlikte fiziksel aktivitenin azalması, kas dokusunun azalması ve yağ dokusunun artışıdır. Gebelik dönemi ise metabolizma hızının arttığı dönemdir." Vücutta yağ dokusu arttıkça bazal metabolizma hızının düştüğünü, kas dokusu arttığında ise yükseldiğini ifade eden Köksal, "Genellikle kadınlarda yağ dokusu erkeklere göre daha fazla, kas dokusu daha az olduğu için kadınların bazal metabolizma hızı erkeklere göre daha düşüktür. Tiroid hormonları olmak üzere adrenalin, noradrenalin ve büyüme hormonu gibi bazı hormonların metabolizma üzerinde önemli etkileri vardır. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) durumunda metabolizmamız yavaşlar, fazla çalışması (hipertiroidi) durumunda ise metabolizma hızlanır" dedi. Uzun süre açlık ve yarı açlık durumlarında da bazal metabolizma hızında düşme gözlendiğini belirten Köksal, tehlikeye şu sözlerle dikkat çekti: "Buna sebep olan faktör, vücudumuzun enerji azlığına adapte olma amacıyla dolaşımdaki başta tiroid hormonları olmak üzere hormon düzeylerinde değişikliklere yol açmasıdır. Uzun süre az besin alanlarda bazal metabolizma hızının yaklaşık yüzde 20 civarında azaldığı gözlenmiştir." Düzenli egzersiz yapılmasının yağ yakımını artırıp kilo kontrolünü sağladığını, aynı zamanda kas kütlesinin artırılmasında da faydalı olduğunu ifade eden Köksal, konuşmasını şu hayati uyarılarla sonlandırdı: "Egzersiz dışında günlük fiziksel aktivitenin artırılması da ek katkı sağlamaktadır. Öğün atlanmasının metabolizmamız üzerine olan olumsuz etkileri sebebiyle öğün atlanmaması ve ara öğün alınması önemlidir. Bununla birlikte çok düşük kalorili şok diyetlerden kaçınılmalı, sağlıklı ve dengeli beslenilmelidir."