MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Bartın’daki "La İsla" çekim setinde Ata Demirer detayı
16 Temmuz 2024 Salı - 20:23 Bartın’daki "La İsla" çekim setinde Ata Demirer detayı Bartın Valisi Nurtaç Arslan, Bartın’da çekimleri yapılan ve Meksika’daki bir televizyon kanalında yayınlanacak olan "La İsla" isimli yarışma programının çekim setini ziyaret etti. Vali Arslan’a bilgi veren yarışmanın Yönetmeni Arif Çabuk, yarışma çekimlerinin Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise Ata Demirer’in yaşadığı Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli beldesinde devam edeceğini söyledi. Meksika’nın Survivor’u olarak bilinen La İsla isimli yarışma programının Yunanistan etabından sonra başlanan Türkiye’de çekimleri devam ediyor. Eylül ayına kadar 3 ay boyunca sürecek projenin 6. ve 7. bölüm çekimleri Bartın ile Zonguldak’ta gerçekleştiriliyor. Bartın’da yapılan çekimlerin son gününde Bartın Valisi Nurtaç Arslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Özlem Koçak ile birlikte çekim ekibini ziyaret etti. Proje kapsamında Meksika’dan ve Türkiye’nin farklı illerinden gelen çalışanları ile sohbet eden Vali Arslan, yarışmaların yapıldığı parkuru da gezerek gördü. Nurtaç Arslan’a yarışma hakkında bilgi veren Yönetmen Arif Çabuk, Bartın ve Zonguldak’tan sonra ise çekimlerin Çanakkale’de devam edeceğini söyledi. Vali Arslan’ın, "Çanakkale’nin merkezinde mi konaklayacaksınız?" sorusu üzerine Çabuk, "Geyikli tarafına geçeceğiz" dedi. Çabuk’un cevabı üzerine ise Vali Arslan, ünlü komedyen Ata Demirer’in ismini hatırlamaya çalıştı. Gazetecilerin verdiği kopya ile ünlü komedyenin ismi hatırlayan Vali Arslan, "Evet Ata Demirer’in yaşadığı yer" cevabını verdi. Vali Arslan ve Yönetmen Çabuk arasında kısa bir Ata Demirer sohbeti gerçekleştirildi. Vali Arslan, yaptığı açıklamada, "Meksika yayınlanacak La İsla programının çekimleri ilimizde gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 1 haftadır, 200 kişiyi aşkın ekipler arkadaşlarımız çekimlerini yapıyorlar. Bu çekimlerin Bartın’da yapılması bizim için çok anlamlı. hem ilimizde hem de yurt dışında, bölgemizi ve ülkemize tanıtacaktır. Hem ülke hem de bölge turizmine katkı sunacağı kanaatindeyim’’ dedi. Bartın’a hayran kaldılar Yönetmen Arif Çubuk ise, Bartın’ı çok beğendiklerini ve burada çalışmaktan mutlu olduklarını ifade etti. Muhteşem doğasının yanı sıra yöre halkının kendilerine yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan Çabuk, kentteki güvenlik güçlerinden, yerel yönetici, kamu görevlilerine kadar herkesin kendilerine çok yardımcı olduğunu ifade etti. Vali Arslan ve Müdür Koçak’a da teşekkür eden Çabuk ’’Her konuda çok yardımcı oldunuz, çok teşekkür ederim. Ayrıca bu kültürü Meksika’da göstermek bizleri de çok mutlu ediyoruz" şeklinde konuştu. 3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de çekildi Toplamda 13 bölüm halinde gerçekleşecek olan ve 3 ay çekimi süren La İsla isimli yarışma programın şua ana kadar 3 bölümü Yunanistan’da, 4 bölümü Türkiye’de olmak üzere 7 bölümün çekimleri tamamlandı. İstanbul, Bolu ve Bartın ve Zonguldak’ta çekimi yapılan yarışmanın kalan 10 bölümü ise Çanakkale, Bursa, İzmir, Antalya gibi illerde devam etmesi planlanıyor. Bartın ve Zonguldak için yeni bir yarışma müjdesi Acun Medya tarafından hazırlanacak olan ve survivor tarzından farklı bir yarışma programının yayınlanması için farklı ülkelerdeki televizyon kanalları ile görüştüğü öğrenildi. Yunanistan’daki bir televizyon kanalı ile anlaşmanın yakın olduğu öğrenilen yarışma programı için çekimlerin yine Türkiye’de yapılması planlanıyor. Program için Türkiye’de öncelikle tercih edilecek bölgenin ise Zonguldak ve Bartın illeri olduğu belirtildi. Yarışmanın Genel Yönetmeni Arif Çabuk, yaklaşık 1 ay boyunca çekimleri sürecek yarışma programı için Zonguldak ve Bartın arasında yer belirleme çalışmaları yürütüldüğünü kaydetti. Keşif ekibinin Bartın ve Zonguldak arasında yarışma parkurunun kurulabileceği en güzel alanı aradığını anlatan Çabuk, "Şu an bir araştırmadayız. Bartın ve Zonguldak arasında bakıyoruz. Proje netleşince bakacağız. Bu proje ise Yunanistan’a çekilecek gibi duruyor. Biz sadece Meksika’ya değil, toplamda 11-12 ülkeye proje yapıyoruz. Tekrardan Türkiye’yi tanıtmak ve ilerletmek amacıyla projelerimize devam ediyoruz" dedi. Yeni projenin Bartın’da çekilmesi için girişimde bulunduklarını vurgulayan Vali Arslan ise, "Projenin Bartın’da gerçekleşmesi için istişare halindeyiz. Kendileri Bartın’ımızı gerçekten çok beğendiler. İnşallah yeni projede de birlikte olacağız" diye konuştu.
Bartın’da Survivor Meksika için çekimler başladı
11 Temmuz 2024 Perşembe - 16:48 Bartın’da Survivor Meksika için çekimler başladı Acun Medya tarafından Meksika’daki bir televizyon kanalı için çekilen "La İsla" isimli Survivor yarışmasının 2. sezonun 6. ve 7. bölümlerinin çekimlerine Bartın’da başlandı. Amasra ilçesinde 2 gün süren parkur kurulumunun tamamlanmasının ardından çekimlerine başlanan projede yaklaşık 250 kişilik kadro görev alıyor. Meksikalı yarışmacılar ise parkur ve engelleri aşmak kadar, Türkiye’ye alışmakta da zorluk yaşadı. Meksika’da bir televizyon kanalında yayınlanacak olan ve Meksika’nın Survivoru olarak ifade edilen "La İsla" yarışmasının çekimleri, Amasra ilçesine bağlı Göbü köyündeki Siyah İnci Plajı’nda 2 gün süren platform ve parkur tamamlanmasının ardından başladı. Sabah saatlerinde Amasra ilçe merkezinde başlayan çekimler, öğleden sonra ise Siyah İnci Sahili’nde kurulan parkurda devam etti. Kurulan parkur, çekimler öncesinde yöre halkı ve turistlerin ilgisini gördü. Bazı vatandaşlar parkuru gezerek, cep telefonları ile fotoğraf çekildi. Ekipler ise sahilde kurulu parkur ve kameralarda son kontrollerini yaparak, yarışma ve çekim için hazırlıklarını tamamladı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Acun Medya tarafından çekimleri yürütülen yarışma programında görevli ekip, Zonguldak’ta yapılacak çekimlerin ardından bölgeden ayrılacak. Meksikalı izleyiciler, programı izlerken Bartın’ın Amasra ilçesindeki eşsiz doğayı ve denizi de görme fırsatı bulacak. Bu sezonun ilk 3 bölümü Yunanistan’da çekilen yarışma programı ve içeriği hakkında bilgi veren Acun Medya Prodüksiyon ve Koordinasyon Sorumlusu Sena Toksöz, "Programımız Meksika’da yayınlanacak. 2. sezonun 6. ve 7. bölümlerini çekiyoruz. Başlangıçtaki ilk 3 hafta Yunanistan’da çekimlerimiz oldu. Diğer 3 hafta da Türkiye’de birkaç şehir gezdik. Normalde iki takımlı yarışmalar izlemeye alışkınız ama yarışmamız üç takımlı bir program. Yarışmadaki amaç üç takım içerisinden her hafta en iyisini bulabilmek. Bu oyunda 3 puanı kazanan iyi bir kampa giderek, akşamını orada geçirebilecek. Şartları çok daha rahat olacak. İkinci kazanan orta bir kampta bulunacak. En kötü olan da sokakta yatacak diyebilirim. Şartları diğerlerine göre çok daha zorlu olacak. Burada yarışmacılara acı çektirmeye değil de, gerçekten performanslarına bakmaya çalışıyoruz. İnsanların becerilerine bakmaya çalışıyoruz. Parkurlarımız sadece güç ve denge ağırlıklı değil. Her şeyden bir nebze de olsa bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Çünkü gerçekten insanların potansiyelini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" dedi. Türkiye’yi şehir şehir gezecekler Her bölümü farklı şehirde çekmek istediklerini kaydeden Toksöz, "Bir önceki sezonumuzda da Türkiye’de birçok şehri gezdik. Bu sezonda şehirleri gezmeye devam ediyoruz. Bizim için önemli olan Türkiye’yi şehir şehir gezebilmek. Türkiye’nin reklamını, tanıtımını yapabilmek. Bu projeyi normalde sabit bir yerde yapabilirdik ama Türkiye’nin bilinen ve bilinmeyen köşelerini de insanlara göstermeyi tercih ettik. Hemen her hafta yer değiştirmek tabii ki çok zor oluyor. Ama bir o kadar da keyifli oluyor. Çünkü hem buraları biz görüyoruz hem de Meksikalı yarışmacılarımıza buraları tanıtarak, farklı bir tecrübe kazanmalarını sağlıyoruz. Çekimlerimiz başka şehirlerde de olacak" ifadelerini kullandı. 250 kişilik dev kadro İlk sezonu başarı ile tamamlayan ve yeni sezonun ise 6. ve 7. bölümleri çekilen yarışma programında yapımcı, yönetmen gibi teknik ekibin yanı sıra öncü, keşif, kurulum, çekim ve toplayıcı ekipler ve yarışmacılarla birlikte toplamda 250 kişilik dev kadro görev alıyor. Sena Toksöz, projede görev alanların sayısı konusunda ise, "Rahatlıkla 200 kişi çalışıyoruz diyebilirim bu proje için. Bir öncü ekibimiz var, keşif ekibimiz var, kurulum ekibimiz var, çekim ekibimiz var, toplayıcı ekibimiz var. Yarışmacılarla birlikte 200-250 kişi projemizde görev alıyor" şeklinde konuştu. Meksikalılar, Türkiye’ye alışmakta zorlandı Toksöz, Meksikalı yarışmacıların zorlu parkur ve engeller kadar Türkiye’ye alışmakta da zorlandığını ifade ederek, "Yarışmacılarımızın kültürleri bizimkinden çok farklı. Biz yıllardır Meksika kanalları ile çalıştığımız için biz onlara adapte olduk. Onların buraya adapte olması biraz daha zordu. İlk haftalarda biraz zorlandılar. Şimdi yavaş yavaş bize alışmaya başladılar. Hatta bizim kelimelerimizi de kullanmaya başladılar. Bizim kültürümüze açık ve sıcak davranıyorlar. Bu programda en önemli şey ise adaptasyon. Ne kadar hızlı adapte olabilirsen o kadar başarılı olabilirsin. Yarışmacıların atlatması gereken bir zorluk da buydu" diye konuştu.
Bartın’da Survivor Meksika heyecanı
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 15:52 Bartın’da Survivor Meksika heyecanı Acun Medya tarafından Bartın’ın Amasra ilçesinde çekimleri yapılacak olan Meksika Survivor’u "La İsla Desafio" için yarışma parkuru ve platformların kurulum çalışmaları başladı. 2 günde tamamlanacak çalışmanın ardından yarışmanın çekimlerine başlanacak. Meksika’da bir televizyon kanalında yayınlanacak olan ve Meksika’nın Survivoru olarak ifade edilen "La İsla Desafio" yarışmasının çekimleri Bartın’da yapılacak. Acun Medya tarafından yapılan yarışma için Bartın’ın Amasra ilçesine bağlı Gömü köyündeki Siyah İnci ((Black Pearl) plajında parkur ve montaj alanı kurulumuna başlandı. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) koordinasyonunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde Acun Medya tarafından çekimleri yürütülecek yarışma için dün başlanan platform ve parkur alanı kurulumu bu akşam tamamlanacak. Meksika’daki bir televizyon kanalında yayınlanacak yarışmanın Bartın ayağının perşembe günü çekiminin yapılacağı ve bir gün süreceği öğrenildi. Çekimler için yarışmanın sunucu, yönetmen, teknik ekibi, Meksika’nın farklı bölgelerinden katılan yarışmacılar, çekimini yürütecek Acun Medya’nın teknik personelinin de içerisinde bulunduğu yaklaşık 200 kişilik ekibin perşembe günü Bartın’da olacağı öğrenildi. Siyah İnci plajnda yapılacak yarışma ve çekimlerinin yanı sıra Amasra’nın eşsiz doğa ve manzaralarından yapılacak çekimlerle de klip oluşturulacağı öğrenildi. Yarışma parkurunun kurulduğu Siyah İnci plajı işletmecisi Bensu Altınyay Ercan, yarışmanın yapılacağı alanın pek keşfedilmemiş bir alan olduğunu belirterek, bölgenin muhteşem denizi ve doğasının yarışma programıyla tüm dünyaya tanıtılacağına inandığını ifade etti. Siyah İnci’nin sadece denizi sevenler değil, macera arayan herkes için vazgeçilmez bir yer olacağını belirten Ercan, "Yerimiz çok bilinmiyor, tanınmıyor. Bu yıl itibarıyla misafirleri konuk etmeye başladık. Acun Medya tarafından Kültür Bakanlığı iş birliğinde hayata geçirilecek olan yarışma programı ile Amasra’mız ve bölgemizin tüm dünyaya tanıtılacağına inanıyoruz. Burası 107 dönüm üzerine kurulu, 800 metre sahili bulunan, kamp ve karavan tatili sevenlerin ilgi gösterdiği bir koy. Muhteşem doğası ve dünyası ile huzuru, sakinliği arayanların kopamayacağı bir alan" diye konuştu.
Şeyma Subaşı Bodrum’da ortaya çıktı
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 10:30 Şeyma Subaşı Bodrum’da ortaya çıktı Acun Ilıcalı’dan boşandıktan sonra dünyayı gezmeye başlayan Şeyma Subaşı Bodrum’da ortaya çıktı. Instagram’da 2 milyon 800 bin takipçisi olan, abonelik sisteminde ise 200 bin civarında takipçisi olduğu tahmin edilen Subaşı, son olarak Bodrum’da çekildiği pozlarını takipçileri ile paylaştı. Acun Ilıcalı’nın sunduğu yarışma programına katıldıktan sonra evlendiği, Ilıcalı’dan 2020’de boşanan Şeyma Subaşı’nın Bodrum’dan yaptığı paylaşım kullanıcıları tarafından yorum yağmuruna tutuldu. Acun Ilıcalı’dan boşanırken yüklü miktarda nafaka ve tazminat alan Subaşı, daha sonra dünyayı gezmeye başlamıştı. Mısırlı iş adamı Mohammed Alsaloussi ile 5 ay süren evliliğini 2023’te bitiren Subaşı’nın Instagram’daki takipçi sayısının 2 milyon 800 bini geçtiği görüldü. Instagram’da ücret ödeyerek abone olunmasıyla Subaşı’nın özel paylaşımlarını görebilen abone takipçi sayısının ise 200 bini geçtiği iddia ediliyor. Subaşı’nın aylık 250 TL ödediği öğrenilen abonelerine transparan kıyafetine zoom yaparak yaptığı paylaşım, yeni tartışmaların başlamasına neden olmuştu. Abone sayısını arttırmak için görsel şovlar yapan Subaşı’nın Bodrum paylaşımının altına ise sık sık Acun Ilıcalı ile ilgili yorumlar geldiği görüldü. Subaşı’ya en çok gelen yorumlardan biri ise “Acun’un paraları ile dünyayı geziyorsun” oldu.
Hasan Can Kaya’nın ayrıldığı sevgilisi Sultan San evlendi
10 Temmuz 2024 Çarşamba - 09:24 Hasan Can Kaya’nın ayrıldığı sevgilisi Sultan San evlendi Hasan Can Kaya ile yaşadığı uzun dönem ilişkiyle tanınan yönetmen Sultan San, evlendi. Aynı hafta içinde isteme, nişan, kına ve düğün yapan San’ı Güldür Güldür Show ekibi de yalnız bırakmadı. Sultan San isteme, kahve ve nişan faslını sosyal medya hesabından paylaştı. Komedyen Hasan Can Kaya ile yaklaşık 2,5 yıl süren ilişkisini bitirdikten sonra magazin gündemine oturan Beşer Beşer, Güldür Güldür ve Güldüy Güldüy Şov gibi komedi şovlarında yönetmenlik ve yardımcı yönetmenlik yapan Sultan San, aynı hafta içinde isteme, nişan, kına ve düğün yaparak adından söz ettirdi. Dün bir kır düğünüyle nikah masasına oturan San, dantel detaylı bir gelinlik giydi. Birçok projede yer alan San’ı Güldür Güldür oyuncularından Onur Buldu, Aylin Kontante, Alper Kul ve Uğur Bilgin gibi isimler de yalnız bırakmadı. Hasan Can Kaya’nın genç bir kızı alıkoyma haberi gündeme bomba gibi düşmüştü Hasan Can Kaya ile Sultan San, 2021 yılında 2,5 yıllık ilişkilerini noktalamıştı. O dönem biten ilişkisi hakkında konuşan ünlü komedyen "Karşılıklı aldığımız bir karar. Arka planda özel bir neden yok. İş ilişkimiz eskisi gibi devam edecek" demişti. Hasan Can kaya ise bir süre önce genç bir kızı evinde alıkoyduğu ve uyuşturucu madde verdiği haberleri gündeme bomba gibi düşmüştü. Neler olmuştu İstanbul’da Koç Üniversitesi’nin mezuniyet partisine katılan 23 yaşındaki genç kız, burada tanıştığı ünlü komedyen Hasan Can Kaya’nın Levent’teki evine gitmiş burada gecenin ilerleyen saatlerinde genç kız, evden çıkmak isteyince iddiaya göre Kaya tarafından alıkonulmuştu. Hasan Can Kaya’nın Levent’deki evinde mahsur kalan genç Kız N.C.A. ise şikayet üzerine eve gelen polisler tarafından kurtarılarak karakola götürülmüştü. Polisler tarafından karakola götürülen ve ifadesi alınan Hasan Can Kaya genç kızın şikayetçi olmaması üzerine savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.