MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Kuyucak’ta yaz konseri ve milli coşku birlikte yaşandı
27 Haziran 2024 Perşembe - 14:33 Kuyucak’ta yaz konseri ve milli coşku birlikte yaşandı Aydın’ın Kuyucak ilçesinde Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen yaz konserleri etkinliği ve Çekya-Türkiye arasında oynanan maçın coşkusu birlikte yaşandı. Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı, ’Yaz Konserleri’ etkinlikleri çerçevesinde Kuyucak’ta bir konser gerçekleştirdi. Yoğun ilgi gören konser için ilçe halkı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Yaz etkinliklerini bir gelenek haline getiren Aydın Büyükşehir Belediyesi, bu kez Kuyucak’ta bir konser düzenledi. Kuyucaklılar, Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Eğitmenlerden Efe Dumancı’nın sahneye çıktığı geceye yoğun ilgi gösterdi. Gecede Türk sanat müziğinden Türk halk müziğine ve pop müziğe kadar geniş bir repertuvar seslendiren Efe Dumancı, Kuyucak Halkının da beğenisini kazandı. Etkinliğin hemen ardından Kuyucaklılar, A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu üçüncü maçını da dev ekranda izleyerek galibiyet coşkusuna ortak oldu. Başkan Doğanca’dan Başkan Çerçioğlu’na teşekkür Çifte mutluluk yaşadıklarını ifade eden Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, “A Milli Futbol Takımı, 2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu üçüncü maçını ve Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen yaz konserlerini izlemek üzere halkımızla birlikte Cumhuriyet Meydanı’nı doldurduk. Önce muhteşem bir konser, ardından da Milli Takımımızın başarısını hep birlikte izleme mutluluğunu yaşadık. Öncelikle Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’na, Aydın Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı ekibine, halkımıza ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. Etkinlik büyük ilgi gördü Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen konser ve maç etkinliğine Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, Belediye Başkan Yardımcısı Halil Sağlam, CHP Kuyucak İlçe Başkanı Özgür Yöreli, Kadın Kolları Başkanı Özlem Küçük, Gençlik Kolları Başkanı Nuri Can Güzeldağ, Belediye Meclis Üyeleri ve yüzlerce vatandaş katıldı.
Manisa Şehir Tiyatrosu’nun başına Kubilay Penbeklioğlu getirildi
26 Haziran 2024 Çarşamba - 16:10 Manisa Şehir Tiyatrosu’nun başına Kubilay Penbeklioğlu getirildi Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliğine usta oyuncu, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Kubilay Penbeklioğlu getirildi. Yeni sezona Penbeklioğlu yönetiminde girecek olan Şehir Tiyatrosu’nun, yepyeni ve güçlü sanat ekibiyle Manisalılara sanat ve seyir zevki yaşatacağı belirtildi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek öncülüğünde şehirde her alanda yaşanan olumlu yöndeki değişim ve gelişmeler, kültür ve sanat alanında da sürüyor. Bu kapsamda Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda da Manisalı sanatseverleri heyecanlandıracak bir gelişme yaşandı. Ünlü oyuncu, tiyatro ve seslendirme sanatçısı Kubilay Penbeklioğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun yeni Genel Sanat Yönetmeni olarak atandı. Bu atamayla birlikte Şehir Tiyatrosu’nun yepyeni bir döneme adım atacağı, yeni sezona Penbeklioğlu yönetiminde girecek olan Şehir Tiyatrosu’nun, yepyeni ve güçlü sanat ekibiyle Manisalılara sanat ve seyir zevki yaşatacağı belirtildi. Kubilay Penbeklioğlu kimdir? Kubilay Penbeklioğlu, 10 Mart 1967’de Ankara doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra 1990-1991 öğretim yılında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anabilim dalını kazandı. 1995 yılında Dario Fo’nun “Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü” adlı tez oyunuyla mezun oldu. Oyunculuk Lisans Eğitimi sırasında Ankara Devlet Tiyatrosu (İyi, Budala, Bir Şehnaz Oyun, Giordano Bruno vs) ve TRT Kurumu’nda Çocuk ve Gençlik Dramalarında (Mavi Gezegen, Masallar, Uçan Balon bazıları) oyunculuk yaptı. Üniversite döneminde oyunculuk dersleri dışında Çocuk Draması ve Çocuk Tiyatrosu üzerine kapsamlı dersler aldı. Bunun üzerine gerek öğrencilik yıllarında gerekse mezun olduktan sonra çeşitli ilk ve ortaöğretim okullarında (Ayşe Abla Koleji, Evrensel Koleji, Anadolu Lisesi-Ankara; İstek Vakfı Bilge Kaan Koleji, Uğur Koleji-İstanbul) drama öğretmenliği yaptı. Ekim 1997 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na oyuncu olarak başvurusu kabul edildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda “Kafkas Tebeşir Dairesi, Romeo ile Juliet, Barış, Hepsi Oğlumdu, Unutulan Adam, Seneye Bugün, Sarıpınar 1914, Düğün Ya Da Davul, Haydi Mars’a Gidelim, Krala Oyun (Ç.O)” adlı oyunlarda görev aldı. Tiyatro aktörlüğünün yanı sıra film ve dizi çalışmaları da yapan Penbeklioğlu, 2007 yılında 11. Afife Jale Ödülleri’nde Ceza Kanunu adlı oyunuyla “yardımcı rolde en başarılı müzikal ya da komedi erkek oyuncusu” dalında aday gösterildi.
Yerin altındaki Pamukkale ’Kaklık Mağarası’ bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı
25 Haziran 2024 Salı - 12:50 Yerin altındaki Pamukkale ’Kaklık Mağarası’ bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Pamukkale’nin yerin altındaki benzeri olarak bilinilen Kaklık Mağarası, GEKA’nın desteğiyle alternatif turizmde yeni bir cazibe noktası oldu. Yerli ve yabancı pek çok turistin gözdesi haline gelen mağara, bayram tatilinde 6 bin ziyaretçiyi ağırladı. Denizli’nin Honaz ilçesinde yerin altındaki Pamukkale olarak adlandırılan Kaklık Mağarası’na Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) tarafından verilen proje desteğiyle mağara alternatif bir turizm açısından cazip hale getirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda faaliyetlerini yürüten GEKA, 2020 yılı Alternatif Turizm Mali Destek Programı kapsamında Honaz Belediyesi’ne Kaklık Mağarası’nın alt yapı ve üst yapı olanaklarının iyileştirilmesi için proje desteği verdi. Honaz’da Alternatif Turizm Alanlarının Katma Değerinin ve Potansiyelinin Canlandırılması projesine verilen destekle travertenleri, termal su havuzları, büyülü atmosferiyle yerin altındaki Pamukkale olarak adlandırılan Kaklık Mağarası’nın altyapı ve üstyapı olanakları iyileştirilerek ziyaretçi sayısı yüzde 10 artırıldı. Proje kapsamında, Kaklık Mağarası’nın altyapı olanakları iyileştirilerek çevre düzenlemeleri yapıldı. Ortak kullanım alanlarının iyileştirildiği, çevre düzenlemesi ve peyzaj çalışmalarının yapıldığı projede özellikle Kaklık mağarası çevresinde havuz, kafeterya, çocuk oyun alanı, yöresel ürün standı gibi hizmetlerle aktivite çeşitliliği artırıldı. Yerel yaşam, yöresel ve kültürel öğelerin turizme entegre edilmesiyle alternatif turizm destinasyonu olan mağara ziyaretçiler için tercih noktası oldu. Ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığı Kaklık Mağarası, kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Honaz ilçesine bağlı adını aldığı Kaklık Mahallesi’nde bulunuyor. Sarkıtları ve dikitleriyle süslü mağara UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Pamukkale’de bulunan travertenlere benzer, traverten basamaklarıyla benzersiz güzelliğe sahip. ‘Küçük Pamukkale’ veya ‘Mağara Pamukkale’ olarak da adlandırılan mağara içerisinde bulunan bol miktarda ki termal su, berrak, renksiz ve kükürt kokusu ile ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor. Ziyaretçilerin üzerinde yürüme imkanı bulduğu berrak ve kükürt kokulu suyun bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği rivayet ediliyor. Kaklık Mağarasının sürekli damlayan duvarlarında, sık bir yosun ve küçük yapraklı sarmaşık türü bitkiler ayrı bir görsel güzellik katıyor. Aydınlanmaya bağlı olarak gün içinde yeşilin değişik tonlarını alan bu bitkiler, ziyaretçilere seyir zevki veriyor. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde ise Kaklık mağarasını yerli ve yabancı 6 bin ziyaretçi uğradı. “Girdiğim anda da böyle bir yer beklemiyordum” Denizli’de bulunan bu mağarayı ilk kez geldiği söyleyen Erol Akarsu, “İzmir’den geliyorum. Gelirken tereddütteydim. Yani böyle bir yer beklemiyordum. İnternetten de araştırdım, böyle bir yer olduğunu duyuyorduk. Ama canlı olarak gördüğümde çok harika bir yer. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Çok yoğunluk var. Olağanüstü bir yer. Dağın eteğinde değil de düz bir arazide olması çok güzel. Girdiğim anda da böyle bir yer beklemiyordum. Olağanüstü bir yer. İlk defa giriyorum, herkese tavsiye ederim” dedi. Mağara içi ile dışarısı arasındaki sıcaklık farkına dikkat çeken ve mağaraya girdiğinde ise ferahlık hissettiğini belirten Veysel Şimşek ise, “İzmir’den geliyorum. Denizli’ye devamlı geliyorum. Bugün de Kaklık Mağarası’na geldik. Bugüne nasip oldu gelmek. Herkese tavsiye ederim. İlk kez geliyorum. Denizli’yi de çok iyi biliyorum yazları çok sıcak oluyor. Kaklık Mağarası’na herkesin gelmesine tavsiye ederim. İçeriye girdiğimizde bir ferahlık var. Gönül hoşluğuyla herkesin gelmesine bekliyorum. Dışarının sıcaklığıyla mağaranın arasında sıcaklık farkı var. Her şey güzel, herkesin gelmesini tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.
Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaza damga vuracak
19 Haziran 2024 Çarşamba - 12:37 Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaza damga vuracak Erzurumlu Türk Halk Müziği sanatçısı Ülkü Eyupoğulları, “Can dadaşım” albümüyle yaz dönemine girmeye hazırlanıyor. Başarılı sanatçı, Can dadaşım, türküsünü memleketi Erzurum’da tarihi mekanlarda çekimler yaparak güzel bir klip ile taçlandıracağı müjdesini verdi. Ülkü Eyupoğulları, Emniyet mensubu olan babasının görevi nedeniyle Sivas’ta dünyaya geldi. Aslen Erzurumlu olan sanatçı yine babasının görevi nedeniyle bir çok ilde ikamet etti. Ülkü Eyupoğulları’nın müziğe olan ilgisi çocukken babası amcası ve halalarının bağlama çalıp türküler okumalarını dinleyip izlerken başladı. Eğitim hayatı boyunca da müzik serüveni devam eden sanatçı okulda müzik yarışmalarında aldığı derecelerle dikkat çekti. 2012 yılında Emniyet Teşkilatının başarılı mensubu olan babasının trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesiyle manevi ağabeyi olan aynı zamanda hemşerisi İbrahim Erkal’ın desteyi ile İstanbul Maltepe Musiki okulunda eğitimine devam ederken yayın ve yapımcılığını üstlendiği bir çok tv kanalında programlar yaptı. 2016 Temmuz ayında ilk albümünü piyasaya çıkardı. 2018 yılında Hazalım isimli bir single daha yapan sanatçı 2019’da Seyhan müzik etiketiyle yepyeni bir çalışması ile yeniden müzik dünyasına merhaba dedi. Söz müziği Tugay Ören’e aranjesi Suat Sakarya’ya ait olan şarkının klip yönetmenliğini ise Ahmet Can Tekin üstlendi. Yapmış olduğu bu eserin gelirini şehit çocuklarının eğitimine katkı için bağışta bulundu. 2021,yılında İmkansızım ve Alacağım isimli iki eseri daha sevenlerinin beğenisine sunarken 2023 yılında ise anonim eser olan Tak Tak İsimli türküye yeni bir soluk getirdi. 2024 yılının ilk aylarında ise söz müzik kendisine ait olan yepyeni 3 eserini sevenleriyle buluşturacak olmanın heyecanı ile çalışmalarına devam ederken yine sözü müziği Ülkü Eyupoğulları aranje Ayhan Ak’a ait olan Can Dadaşım türküsü daha piyasa çıkmadan dillere pelesenk oldu. Erzurum’un kurtuluşunun 106. Yıl dönümü etkinliklerinde sahne alan sanatçı günün anlamı ve önemini de göz önünde bulundurarak türküsünü ilk defa böyle önemli bir günde hemşerileriyle birlikte okumanın haklı gururunu yaşarken, Can dadaşım, türküsünü yakın zamanda da memleketi Erzurum’da tarihi mekanlarda çekimler yaparak güzel bir klip ile taçlandıracağı müjdesini verdi.