MAGAZİN
Tuğba Özay’dan Kars’ta Birlik ve Beraberlik Mesajı: "Emperyalizmin oyununa gelmeyelim" 19 Şubat 2026 Perşembe - 14:42:13 Özel bir davet üzerine Kars’a gelen ünlü sanatçı Tuğba Özay, kentin tarihi ve turistik dokusuna hayran kaldı. Sarıkamış’ta kayak merkezinden şehitliğe kadar pek çok noktayı ziyaret eden Özay, Türkiye’nin içinden geçtiği süreçlere ve yerli turizmin önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. "Elin gavuruna para kazandırmayın, kendi yurdunuzu tanıyın" Sarıkamış Kayak Merkezi’ndeki tesisleşmeden ve doğadan çok etkilendiğini belirten Özay, vatandaşlara tatil rotalarını yurt içine çevirmeleri konusunda çağrıda bulundu. Dünyanın pek çok yerini gezdiğini ancak Anadolu coğrafyasının eşsiz olduğunu vurgulayan sanatçı Tuğba Özay, "İyi ki gelmişim, Sarıkamış’a hayran kaldım. Kars çok güzel, tabi ki o yıllardan bu yıllara çok gelişen şeyler olmuş. Özellikle Sarıkamış Kayak Merkezi olarak müthiş, gerçekten bayıldım ve dün yaptığım çekimlerde de hep şunu vurguladım takipçilerime dediğim şey, ülkemiz çok güzel, ülkemizin her yeri çok güzel, yakın takipçilerim, beni tanıyan herkes çok iyi biliyor ben ciddi bir vatan sevdalısıyım. Yani diyorum ki elin gavuruna gidip, onlarca paralar kazandıracağımıza, gelin kendi yurdumuzu tanıyalım. Kendi yurdumuzda, kendi vatanımızda o kadar güzel keşfedilmemiş yerler ve turiste aç olan o kadar yerler ve tesislerimiz var ki, Sarıkamış’a hayret ettim. O kadar çok oteller yapılmış, hepsi de 5 yıldızlı, tesis olarak işte o telesiyejler, kar motorları, olması gereken her şey var diye düşünüyorum. Ve ‘yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı’ dışarıya vallahi de billahi de çıkmamalı, dünyanın dört bir yanı gezmiş insan olarak en sevdiğim coğrafya kesinlikle kendi coğrafyamız. Tabi ki dünyanın bir çok yeri güzellikle dolu ama ne olursa olsun, bizim kökümüz, bizim toprağımız, bizi sarıp, sarmayan yer kendi vatanımız. Eğer ki bir birimize destek verirsek, bu ülke zaten çok çok güçlü olur diye düşünüyorum. Çıkın çıkın gelin, Sarıkamış ayrı güzel ama Kars’ın diğer ilçelerinde güzellikler var" dedi. "Sarıkamış şehitliğinde duygu seli: "İliklerime kadar hissettim" Ziyaretinin en duygusal anlarını Sarıkamış Şehitliği’nde yaşayan Özay, ""Sabah kalktığımızda ilk işimiz şehitliğimizi ziyaret etmek oldu. O acıyı o kadar çok iliklerime kadar hissettim ki, tabi ki hikayesini biliyoruz, tarihini biliyoruz. Sarıkamış şehitlerimizi saygıyla, minnetle, özlemle anıyoruz. Özellikle o anıt mezare gittiğimde, isimleri gördüğüm zaman, geçekten çok çok iliklerime kadar hissettim. Çok üzüldüm, ağladım. O bayrağımız orada dalgalanırken, o asker heykellerini gördüğümde, o yazılanları okuduğumda muazzam bir duygu fırtınası yaşadım. Bu ülke kolay kurulmadı, bu vatan topraklarına kolay sahip çıkılmadı. Bizler bugün bu coğrafyada rahat ve özgürce yaşıyorsak, atalarımıza minnet borçluyuz. Bu vatan için kim mücadele etti, kim şehit olduysa, kim gazi olduysa, kimin çorbada tuzu varsa hepsine minnet borçluyuz. Yaşamımızı onlara borçluyuz" diye konuştu. "Siyaset olmazsa halklar kardeştir" Terörsüz Türkiye süreci ve toplumsal barış üzerine de görüşlerini paylaşan Tuğba Özay, dış güçlerin müdahalesine karşı uyanık olunması gerektiğini belirtti. Etnik ve inanç üzerinden yapılan kışkırtmalara dikkat çeken sanatçı, Özay, "Ben her zaman tüm halkların kardeşliğini savunan bir insanım. Ama emperyalizm istediği zaman bir yerleri kaşıyor ve oradaki halkları bir birine düşürüyor. Bu yeri geliyor etnik kimlik üzerinden yapılıyor. Yeri geliyor inançlar üzerinden yapılıyor. O yüzden ne olursa olsun, hangi hükümet gelirse gelsin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının şu bilinçte olması gerekir. Emperyalizmin oyunlarına hiçbir zaman gelmemeliyiz. O yüzden bana göre her zaman halklar kardeştir. Halkların arasında bir sıkıntı sorun yoktur, siyaset olmazsa" şeklinde konuştu. "Kars turizmine davet" Konuşmasının sonunda Kars’ın sadece merkezinin değil, tüm ilçelerinin ayrı bir cevher olduğunu belirten Özay, takipçilerine ve tüm Türkiye’ye "Çıkın çıkın gelin" diyerek bölge turizmine destek istedi. Öte yandan sanatçı Tuğba Özay, Kars’ta yöresel ürünlerin satıldığı işletmede alış-veriş yaptı. Özay, bol bol Kars kaşarı ve gravyer peyniri sipariş etti.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 15:56 Oyuncu Metin Akpınar’ın biyolojik kızı Duygu Nebioğlu: "20 yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm" Ünlü sanatçı Metin Akpınar’ın biyolojik kızı olduğu 2 yıl önce mahkeme kararıyla kesinleşen Duygu Nebioğlu’nun, babalık sorumluluğunun yerine getirilmediği gerekçesiyle açıp kazandığı manevi tazminat davasıyla ilgili, "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum" dedi. Duygu Nebioğlu tarafından Akseki Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın bugün görülen karar duruşmasında mahkeme, davanın kabulüne hükmetti. Mahkeme heyeti, Metin Akpınar’ın Duygu Nebioğlu’na 6 milyon lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Kararın, benzer davalar açısından emsal nitelik taşıyabileceği değerlendiriliyor. "Emsal bir karar verildi" Tazminat davasını kazanan tarafın avukatı Ferihan Polat, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada yaklaşık 4 yıldır süren hukuki mücadelenin önemli bir aşamasının geride bırakıldığını belirtti. Polat, babalığın benimsenmemesi nedeniyle açtıkları maddi ve manevi tazminat davasını kazandıklarını ifade ederek, sürecin önce babalık davasıyla başladığını, bu davanın sonuçlanmasının ardından tazminat davası açtıklarını ve mahkemenin yüksek tutarlı bir manevi tazminata hükmettiğini söyledi. Davaya ilişkin değerlendirmede bulunan avukat Ahmet Furkan Uludağ ise Metin Akpınar ile yaklaşık dört yıldır süren hukuki mücadelede önce babalık davası açtıklarını ve davayı kazandıklarını belirtti. Uludağ, karşı tarafın iletişime geçmemesi üzerine Nebioğlu’nun yaşadığı mağduriyet nedeniyle tazminat davası açtıklarını, yargılama sürecinde çok sayıda tanığın dinlendiğini ve kapsamlı araştırmalar yapıldığını kaydetti. Mahkemenin, sunulan deliller doğrultusunda emsal nitelikte bir karar verdiğini ifade eden Uludağ, talep doğrultusunda 6 milyon TL manevi tazminata hükmedildiğini söyledi. "Adaletin yerini bulduğunu düşünüyorum" Kararın ardından konuşan Duygu Nebioğlu, yaklaşık 20 yıldır verdiği mücadelenin sonunda haklılığının ortaya çıktığını, yıllardır verdiği mücadelenin sonunda adaletin yerini bulduğunu düşündüğünü belirterek duygularını şöyle dile getirdi: "Yirmi yıldır verdiğim mücadelede ne kadar haklı olduğumu bugün gördüm. Avukatlarım Ferihan Polat ve Ahmet Furkan Uludağ sayesinde Metin Akpınar tarafından terk edildiğimi ve annemin yaşadıklarını hukuken ortaya koymuş olduk. Bu kararla hem kendi hakkımı hem de annemin hakkını teslim ettiğimi düşünüyorum. Yıllardır yaşadığım üzüntü ve çocukluk yaralarımla yüzleşme isteğim nedeniyle bu mücadeleyi verdim ve adaletin yerini bulduğuna inanıyorum. Aldığımız kararın emsal niteliğinde olduğunu ve ailesini arayan, toplumda yer edinmeye çalışan kimsesiz çocuklara da örnek olacağını düşünüyorum. Avukatlarıma minnettarım ve mücadelemize devam edeceğiz. Ayrıca bu süreçte destek olan gazeteci Oktay Koltan’a, annemin mektubunun ortaya çıkmasına katkı sunduğu için çok teşekkür ediyorum. Yıllar önce yapılan bir iyilik bugün bir sonuca ulaştı. Yanımda olan aileme, Özdemir Nebioğlu ve Emine Nebioğlu’na teşekkür ediyorum. Beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Tanık olarak dinlenen Adile Şener’e ve sanat camiasından Yeşim Salkım ile Farah Yurtsever’e de destekleri için minnettarım. Manevi destek veren herkese ve kamuoyunda yanımda olan Türk halkına teşekkür ediyorum. Bugün aldığım sonuçla yaralarımı bir nebze olsun sarabileceğime inanıyorum. Bu davanın herkese örnek olmasını istiyorum." Nebioğlu, aldığı kararla yaşadığı acıların bir nebze hafifleyeceğine inandığını ve mücadelesine devam edeceğini sözlerine ekledi.
18 Şubat 2026 Çarşamba - 10:06 Bursa’nın kadınlar matinesinde güven ve sanat vurgusu Bursa’nın vazgeçilmez eğlencelerinden biri haline gelen Kadınlar matinesi öncesinde sahneye çıkmaya hazırlanan Mehmet Çevik, samimi açıklamalarda bulundu. Yıllardır kadınlara özel düzenlediği matine organizasyonlarıyla büyük bir kitleye ulaşan Çevik, başarısının temelinde güven ve sevgi olduğunu vurguladı. İşini büyük bir aşkla yaptığını dile getiren Mehmet Çevik, arkasında kendisini samimiyetle dinleyen geniş bir dinleyici kitlesi olduğunu söyledi. Sadece yerel değil, ulusal magazinde de güçlü dostlukları bulunduğunu ifade eden Çevik, "Bu işi gerçekten layıkıyla yapan, yol arkadaşı dediğim insanlar beni sevenlerimle buluşturuyor. Bu da hem yerelde hem ulusalda karşılık buluyor" dedi. "Sanatçı her yönüyle örnek olmalı" Magazin dünyasında yaşanan gelişmelere temkinli yaklaştığını belirten Çevik, bu konularla ilgili konuşmaktan özellikle kaçındığını dile getirdi. Sanatçının topluma örnek olması gerektiğinin altını çizen Çevik, "Sanatçı; duruşuyla, yaşam tarzıyla, sahnesiyle, sesiyle, kıyafetiyle bir bütün olmalı. Halka ve sevenlerine örnek teşkil etmeli" ifadelerini kullandı. 16 yaşından beri sahnede Kadınlar matinesi serüveninin genç yaşlarda başladığını anlatan Mehmet Çevik, "Yaklaşık 16 yaşımdan beri bu organizasyonları yapıyorum. İlk olarak Gemlik’te başladık. O dönemlerde sosyal medya yoktu ama 400-500 kişilik salonları dolduruyorduk. Sonrasında Yalova ve Türkiye’nin birçok şehrinde sahne aldık. Bursa’da ise her ay düzenli olarak bin kişiyi aşkın misafirimizi ağırlıyoruz" diye konuştu. "Bana emanet edilen güveni boşa çıkarmam" Kadınlar matinesinin en önemli unsurunun güven olduğunu vurgulayan Çevik, "Eşler, hanımlarını getirip bana emanet ediyor. Eğleniyorlar, sonra gelip alıyorlar. Güven vermeyen bir sanatçıya bu ilgi olmaz. Ben de bir aileyim, benim de çocuklarım var. Bu işi sadece sanat ve eğlence için yapıyoruz" dedi. "Onlar benim gücüm" Kadınların günlük hayatın yoğun temposunda yorulduğunu belirten Çevik, ayda bir kez onları eğlenceli bir ortamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. "Bugün de yine birbirinden kıymetli hanımlarla, güzel kalplerle bir arada olacağım. Onlar bana büyük bir güç ve destek oluyor. Kendimi çok şanslı hissediyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi.
17 Şubat 2026 Salı - 14:07 Şevval Sam Trabzon hasırına ilmek attı Yüzyıllardır sabır ve ustalıkla tel tel örülen Trabzon hasırı, düzenlenen özel workshop’ta hem üretim süreci hem de ardındaki kadın emeğiyle birlikte vitrine çıkarıldı. Ünlü sanatçı Şevval Sam, yüzyıllık geçmişe sahip Trabzon hasırının üretim sürecine ilmek atarak geleneksel zanaata dikkat çekti. Trabzon’da yüzyılı aşkın geçmişiyle Trabzon hasırının üretim sürecini ve ardındaki emeği görünür kılmak amacıyla şehirdeki bir altın firması tarafından hasır örme workshop’u düzenlendi. Özellikle Trabzon hasır bileziğinin incelikli yapım aşamalarının uygulamalı olarak aktarıldığı etkinliğe sanatçı Şevval Sam de katıldı. Kültürel mirasın korunması ve kadın istihdamının desteklenmesine dikkat çekilen workshop, Trabzonlu kadın ustaların rehberliğinde gerçekleştirildi. Tel tel örülen altının sabır ve ustalık gerektiren yolculuğu katılımcılarla paylaşılırken, Şevval Sam’ın hasır örme sanatında üretim sürecine ilmek atması etkinliğe sembolik bir anlam kazandırdı. Firmaya ait altın işletmesini gezen ve tezgahın başında hasır ören sanatçı Şevval Sam, "Bu zanaatın somut olmayan dünya mirası kategorisinde UNESCO tarafından kabul edilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Tarihsel ve geleneksel bir hikayesi var. Yüzyıllar öncesine dayanan bir sanat. Sosyolojik, kültürel ve felsefi karşılığı bulunuyor. El emeği göz nuru aynı zamanda sembolik değerlere de gönderme yapan müthiş bir sanat. Geleneksel ve bu memleketin karakteristik üretimlerine çok büyük ilgi duyuyorum. Büyük ve ağır olanı daha kıymetli zannederiz ama aslında ne kadar hafif olursa o kadar kıymetli olduğunu burada öğrendim. Bu aynı zamanda altının kumaş gibi dokunma hali. Bu çok önemli. Makinelerde değil kadınlar ellerinde yapıyorlar. Onlara bir istihdam sağlanmış. Gelenekselin modern ile birleştiği çok şık tasarımlar var. Çok beğendim. Bu tasarımları dünyanın gözde insanlarının bileklerinde ve boyunlarında görmek isterim. Bunun dünyada başka bir karşılığı yok" dedi. Hasır örme workshop’u düzenleyen altın firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Yılmaz Akdin ise Trabzon hasırı ile Şevval Sam’ın birlikteliğinin çok önemli olduğunu kaydederek "Şevval hanım Karadeniz müziklerinin bana göre kadın sesidir. Şevval hanımın 15 yıl önce internette gümüş hasır taktığı bir fotoğrafını gördüm. O yıllardan beri Şevval hanımı fabrikamıza davet etmek istiyordum. Bizi kırmadı. Bizim için Trabzon hasırı ile Şevval hanımın birlikteliği çok önemli. Çok güzel oldu. Şevval hanım Trabzon hasırının tarihine ilmek atıp izini bırakacak" ifadelerini kullandı.
Analog Temalı 18’inci EİB Moda Tasarım Yarışmasının kazananı Nilgün Demirhan oldu
30 Mayıs 2024 Perşembe - 10:10 Analog Temalı 18’inci EİB Moda Tasarım Yarışmasının kazananı Nilgün Demirhan oldu Türk moda endüstrisinin tasarımcı ihtiyacına cevap vermek, genç, yenilikçi tasarımcıların önünü açma amacıyla Ticaret Bakanlığının desteğiyle Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (EHKİB) bu sene 18’incisini düzenlediği EİB Moda Tasarım Yarışması’nda, ’Otantisite’ adlı tasarımıyla Nilgün Demirhan birinci oldu. İkinciliği Rug Reverie adlı tasarımıyla Buse Ünal kazanırken, üçüncülüğü adlı Rezven (Dünya Hayatı Sonsuzdur) tasarımıyla Mustafa Sıtkı Asmaoğlu elde etti. Finale kalan ilk 10 tasarımcı, Özlem Erkan mentörlüğünde İzmir Olgunlaşma Enstitüsü ile hazırladıkları koleksiyonları Serkan Duman ve Gökhan Duman koreografisiyle sergiledi. Bu arada, 100 bin TL birincilik ödülü, 75.000 TL ikincilik ödülü ve 50.000 TL üçüncülük ödülü kazanan tasarımıcılara törenle teslim edildi. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Sosyal Organizasyonlar ve Yarışma Komitesi Başkanı Tuğba Hazar, “EİB Moda Tasarım Yarışmamız, İhracatçı Birlikleri olarak yapmış olduğumuz en önemli organizasyonlardan bir tanesi. Çok büyük bir ekip beraber bu yarışmayı gerçekleştiriyoruz. 2004 yılından beri yarışmamızı yapıyoruz. Yaklaşık 20 tasarımcımıza Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yurtdışı eğitim fırsatı sağladık. İlk defa 230 dosya aldık. Bizim için ilk 10 finalistimizin hepsi birinci, hepsini yürekten kutluyorum. Her sene tasarımcılarımız kendilerini katlayarak yeniliyor ve ülkemize yeni vizyonlar kazandırıyorlar. Yarışmamızın kıyafetlerini diken İzmir Olgunlaşma Enstitüsüne, Yarışmamızın Mentörü Özlem Erkan’a, Ege İhracatçı Birlikleri sekreteryasına, Yarışma Komitemize, yarışmamızı destekleyen Türkiye İhracatçılar Meclisimize ve Ticaret Bakanlığımıza, Jüri Üyelerimize teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi. Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, “Hazır giyim ve tekstil sektörlerinde 2023 yılında 28 milyar 811 milyon dolarlık bir ihracat gerçekleştirdik. İhracat tutarımızın yanında bugün Türkiye’nin en katma değerli ihracat yapan sektörleri arasında yer alıyoruz. Kilogram başına ihracat birim fiyatımız Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde. Amacımız ortalama ihraç fiyatımızı daha yüksek seviyelere çekmek. Ülkemiz tasarımda her sene daha ileriye gidiyor. Bu başarıya ulaşmamızdaki en önemli etken, aynı zamanda bizi rakiplerimizden de ayrıştıran tasarım gücümüz. Tasarım yarışmaları genç tasarımcıların teşvik edildiği, farklı perspektiflerin bir araya getirildiği, yeni fikirlerin ortaya çıkarıldığı platformlar. Yarışmalar her yıl genç yeteneklerin üretime kazandırılmasında büyük rol oynuyor.” dedi. Başkan Sertbaş, “Burada yarışmamıza katılan genç tasarımcılarımıza da seslenmek istiyorum. Tasarım, sadece estetik bir değer oluşturmanın ötesinde, kültürel mirasımızı ve yenilikçi düşüncelerimizi dünyaya tanıtmanın en etkili yollarından biridir. Yarışmamıza katılan bugünün genç tasarımcıları olarak, gelecekte bu misyonu üstlenecek ve ülkemizin global arenada daha güçlü bir şekilde temsil edeceksiniz. Bu yarışma, gelişim, beceri ve vizyonunuzu ortaya koymanız için bir platform sunmak amacıyla düzenlendi. Burada sergilenen her bir eser, sadece bir tasarım ürünü değil, aynı zamanda birer başarı hikayesidir. Hepinizi bu olağanüstü çabalarınız ve yeteneklerinizden ötürü kutluyorum. Bu yıl da yarışmamıza gençlerimizden yoğun ilgi vardı, 230 başvuru aldık. Bu dosyalar arasından finale kalan iddialı 10 finalistimiz tasarladıkları koleksiyonlarla yarışmamızın temasına uygun, çok başarılı, izlemesi keyifli koleksiyonlar hazırladılar. Tüm finalistlerimizi tekrar kutluyorum.” diye konuştu.
Türkiye ve Hollanda’nın yüzyıllık dostluğu Hierapolis’te kutlandı
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 11:14 Türkiye ve Hollanda’nın yüzyıllık dostluğu Hierapolis’te kutlandı Türkiye Cumhuriyeti ile Hollanda Krallığı arasındaki dostluğun 100. Yılı, Hierapolis Antik Kenti Tiyatrosu’nda iki ülkenin oda orkestralarının birlikte verdiği konser ile kutlandı. Yağmura rağmen sanatseverler tarihin gölgesinde eşsiz eserleri dinlemeyi sürdürdü. Dünyanın en önemli klasik müzik orkestralarından Hollanda’daki dünyaca ünlü Kraliyet Concertgebouw Orkestrası üyelerinden oluşan Concertgebouw Oda Orkestrası ve Başkent Üniversitesi Orkestra Akademik Başkent’in seçkin üyeleri Denizli’de birlikte konser verdi. Pamukkale Filarmoni Derneği’nin Hollanda Krallığı Ankara Büyükelçiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Denizli Valiliği katkıları ile sanatseverler Hierapolis Antik Kenti Tiyatrosunda bir araya gelerek eşsiz eserleri tarihin gölgesinde dinledi. İki ülke arasında güzel ilişkiler kurulduğunu ifade eden Hollanda Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, “Bu yıl da Hollanda ve Türkiye arasında 1924 yılında imzalanan Dostluk Antlaşmasını kutluyoruz. Hollanda ve Türkiye NATO müttefikidir. İki ülke arasında çok güzel bir dostluk vardır. Ayrıca iki ülke arasında aile bağları da vardır. Concertgebouw Orkestrası aynı zamanda Kraliçe Mxima’nın himayesi altındadır. Bu güzel dostluğumuz sonsuza kadar sürsün” dedi. Başkemancı Michael Waterman liderliğinde, kemanda Niek Baar ve soprano Fenna Ograjensek solistliğinde ve Orhun Orhon’un şefliğinde gerçekleşen konserde, J.S Bach’ın Re Majör 3. Orkestra Süiti’nden Air, F. Schubert’in Liedleri, E. Elgar’ın Op.20 mi minör Yaylı Çalgılar Serenadı, J.S Bach’ın BWV 1042 Keman Konçertosu, Anton Bruckner’in Locus Istesi, M, Ravel’in M.76’sı seslendirildi. Sanatseverler yoğun ilgi gösterdiği konser, Hierapolis gece aydınlatması ile farklı bir ambiyans içinde gerçekleşti. Yağmur yağışına da aldırış etmeyen sanatseverlerin bir kısmı, konseri şemsiye altında veya yağmurlukları ile dinlemeyi sürdürdü.
Hisarcık MYO’da müzik gecesi
27 Mayıs 2024 Pazartesi - 11:09 Hisarcık MYO’da müzik gecesi Hisarcık Meslek Yüksekokulunda gerçekleştirilen müzik gecesi etkinliği beğeni topladı. Meslek Yüksekokulu Mehmet Ali Tahtalı Amfisinde gerçekleştirilen etkinliğe Kaymakam Muhammet Samet Bahar, Belediye Başkanı Mustafa Demirtaş, Hisarcık Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Yılmaz Uçar, Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğr. Gör. Burak Kavaslar, Meslek Yüksekokulu akademik ve idari personelleri ile öğrenciler katıldı. MYO Müdürü Öğr. Gör. Burak Kavaslar etkinliğin açılış konuşmasında, “Öncelikle yaklaşık 2 aydır bu gece için hazırlanan ve derslerden kalan vakitlerini bize güzel bir müzik programı sunmak için harcayan değerli öğrenci arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu gecenin hazırlık sürecinde bize Gençlik Merkezimizin imkanlarını sağlayan Hisarcık Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüze, provalarda bizleri yalnız bırakmayan değerli hoca arkadaşlarıma, Teknik destekleri ile katkıda bulunan değerli idari personelimize, Hisarcık Belediyesine ve Hisarcık Kaymakamlığına teşekkürlerimi sunuyorum. Final sınavları öncesi öğrencilerimize moral ve motivasyon sağlayacağına inandığımız bu gecede herkese keyifli dinlemeler diliyorum” dedi. Şarkı ve türkülerin seslendirildiği programda Meslek Yüksekokulu öğrencileri sahne aldı. Etkinliğin ardından müzik grubundaki öğrencilere teşekkür belgeleri Kaymakam Muhammet Samet Bahar ve Belediye Başkanı Mustafa Demirtaş tarafından verildi.
İki ünlü isim mezun oldukları okulun öğrencilerine kariyer yolculuklarını anlattı
26 Mayıs 2024 Pazar - 18:07 İki ünlü isim mezun oldukları okulun öğrencilerine kariyer yolculuklarını anlattı Oyuncu Cengiz Bozkurt ve opera sanatçısı Hüseyin Likos, mezun oldukları Sakarya’nın Karasu ilçesindeki lisede düzenlenen programa katıldı. Okulun mezunları ve öğrencilerle bir araya gelen sanatçılar, kariyer yolculuklarını anlattı. Karasu Lisesinin 1954-2023 mezunlarına yönelik programına katılan Hüseyin Likos ve Cengiz Bozkurt, öğrencilere kariyerlerine giden süreci anlatarak, soruları yanıtladı. Program sonrası konuşan oyuncu Cengiz Bozkurt, "Eski sınıf arkadaşlarımı görmekten, öğretmenlerimi görmekten ve gözleri ışıl ışıl olan Karasu Lisesi’nin şimdiki öğrencileriyle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Karasu’dan ve bu sıralardan çıktığım için de ayrı bir gurur duyuyorum" dedi. Devlet Opera ve Bale sanatçısı Hüseyin Likos ise yıllar sonra aynı topraklarda aynı heyecanla arkadaşlarıyla buluştuğunu ifade ederek, "İsimler hafızalardan gitmiş ama yeniden birbirimizi görmek bizi çok mutlu etti. Gençlerle beraber olmak ve birikimlerimizden onlara bir şeyler anlatmak da bize heyecan verdi. Organizasyonu düzenleyen herkese teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Kariyer programının ardından iki ünlü isim, mezun ve öğrencilerden oluşan yaklaşık bin kişinin yer aldığı geleneksel pilav günü etkinliğine de katıldı. Likos ve Bozkurt, öğrencilerle bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
Şırnaklılar ’Gençlik Festivali’nde Ferhat Göçer ile coştu
26 Mayıs 2024 Pazar - 10:10 Şırnaklılar ’Gençlik Festivali’nde Ferhat Göçer ile coştu Şırnak Belediyesi, Gençlik Haftası kapsamında düzenlediği Ferhat Göçer konseri ile on binlerce vatandaş, keyifli anlar yaşadı. Ünlü sanatçı Şırnak’ta verdiği konserin unutulmaz konserleri arasında yer alacağını söyledi. Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda Ferhat Göçer konserine binlerce kişi bir araya gelerek müziğin coşkusunu doyasıya yaşadı. Meydanı dolduran kalabalık, Göçer’in sahneye çıkmasıyla birlikte coşku dolu anlar yaşadı. Ünlü sanatçı Ferhat Göçer, sevilen şarkılarını seslendirerek gençleri ve tüm katılımcıları mest etti. Hareketli parçalarıyla sahnede enerjik bir performans sergileyen Göçer, aynı zamanda desibel rekor denemesi yaptı. Şırnaklılar 107 desibel ses çıkarak rekor kırdı. Şırnak’ta verdiği konserin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Göçer, “Açık söylemek gerekirse unutulmayacak gecelerden biri oldu benim için. Dünyanın dört bir yanını dolaşıyorum, büyük sürpriz oldu. Müthiş bir kalabalık vardı. Enerjisi çok iyiydi. Videolarda çektik, bunları sosyal medyada paylaşacağım. Türkiye’de, Şırnak’ta bu gece neler yaşadığımızı göstermemiz lazım. Coşku, enerji, şarkıları birlikte söyledik, halaylar çektik, şarkılar söyledik. Bilemiyorum, daha önce konserler olmuştur belki Şırnak’ta ama tahmin ediyorum ki bu gece onların da unutamayacağı gecelerden biri olmuştur diye düşünüyorum" dedi. Bu konserlerin, festivallerin buralarda daha çok yapılması gerektiğini düşündüğünü belirten Göçer, "Havaalanından gelirken özellikle Cizre’de indim. Buraya gelirken gökyüzünden, kanyonları gördüm. Buranın muhteşem bir doğal güzelliği var. Ümit ediyorum ki, çok kısa bir süre içerisinde buradaki hayat, dünyanın hiçbir yerinde olmayan doğal güzelliklerini de görmek için can atan insanlar ile dolup taşacaktır” şeklinde konuştu. Etkinliğe, Şırnak Belediye Başkan Vekili Ayten Akgül, Vali Yardımcıları Talha Altundaş ve Ahmet Kavanoz başta olmak üzere binlerce vatandaş katıldı.