ASAYİŞ - 29 Kasım 2022 Salı 11:05

3 kişinin öldüğü kafe cinayetinin iddianamesi tamamlandı

A
A
A
3 kişinin öldüğü kafe cinayetinin iddianamesi tamamlandı

Malatya’da geçtiğimiz Haziran ayında bir kafede yaşanan çatışmada 3 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili savcılık iddianamesini hazırladı.

Malatya’da geçtiğimiz Haziran ayında bir kafede yaşanan çatışmada 3 kişinin hayatını kaybettiği olayla ilgili savcılık iddianamesini hazırladı. İddianamede tutuklu bulunan 16 sanık hakkında kasten adam öldürme suçlarından müebbet hapis cezası istenirken bir zanlının da halen firari olduğu belirtildi.


Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı Yenihamam Mahallesi’nde 18 Haziran 2022 tarihinde bir kafede yaşanan olayda, işletme sahibi ile bir grup arasında alacak verecek meselesi yüzünden silahlı çatışma çıktı. Çatışmada Remzi Erşahin (53) ile Halil Ulutaş (33) olay yerinde hayatını kaybederken İsmail Artuç (31) ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 5 kişinin yaralandığı olay sonrası tutuklanan 16 zanlı hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonrası hazırlanan iddianame tamamlandı. Malatya Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan 35 sayfalık iddianamede, yaşanan olayın detaylarına yer verilirken, azmettirici olarak aranan Hülya Yıldırım’ın (48) ise halen firari durumda olduğu belirttirildi. Müşteki şüpheli ve şüphelilerin ayrı ayrı cezalandırılmasının istendiği iddianamede Emrecan Erşahin ve Remzi Erşahin’in kafenin fiili işletmecileri olduğu belirtiliyor. İddianamede ayrıca İnan Yıldırım ile Hülya Yıldırım’ın azmettirmesiyle Selim Kırtekin’in olaydan yaklaşık 4 saat önce işyerine yanında Mehmet Tekin, Fatih Soylu ve Cumali Koç ile birlikte gelerek işletmeyi yağmalamaya başladıkları anlatılıyor. Olay sırasında kafede bulunan görgü tanıklarının da beyanlarının yer aldığı iddianame de savcı, tutuklu sanıklardan Mehmet Tekin hakkında 3 kişiyi öldürmekten 3 kez müebbet hapis cezası isterken diğer sanıklar Mehmet Akbulut, Mehmet Arslan, Seda Bayındır, Selim Kırtekin, Bayram İmga, Cumali Koç, Çetin Köz, Fatih Soylu, Halil Karabulut, İsra Ebru Kırtekin, Kenan Orhan, Mustafa Köse, Mücahit Artuç, İnan Yıldırım ve Şinasi Akyüz hakkında da 2 kez müebbet hapis cezası talep etti. Savcı ayrıca olayın firarisi Hülya Yıldırım hakkında da 1 kez müebbet hapis cezası isteniyor. İddianamede tutuklu sanıklar hakkında ayrıca yağma ve diğer suçlardan dolayı da hapis cezaları talep ediliyor.


Malatya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iddianamenin kabul edilmesi ile birlikte davanın görülmesine de başlanılacağı belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu’dan İsrail’e tepki Kastamonu’da Filistin’e Destek Platformu tarafından Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına tepki gösterildi. Kastamonu’da Filistin’e Destek Platformu tarafından "Filistin Yalnız Değildir" sloganıyla cuma namazı çıkışında basın açıklaması yapıldı. Tarihi Nasrullah Meydanında toplanan kalabalık grup adına açıklamada bulunan Filistin’e Destek Platformu sözcüsü Kastamonu Üniversitesi öğrencisi Mert Aydın, "Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır. Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir" dedi. Açıklamanın ardından kalabalık gurup, dağıldı.
Ankara Ankara’da Filistinlilere yönelik idam kararı protesto edildi İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirlere yönelik idam kararı, Ankara’da düzenlenen eylemle protesto edildi. İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik ağır saldırıları devam ediyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de kadın, yaşlı, çocuk fark etmeden yaklaşık 100 bine yakın sivili katleden İsrail, geçtiğimiz günlerde yeni bir karara daha imza attı. İsrail Parlamentosu’nda sadece Filistinli esirlere uygulanması öngörülen idam düzenlemesi kabul edildi. Filistin’e Destek Platformu, Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli Camii avlusunda cuma namazı çıkışı düzenlenen eylemle İsrail’in idam kararını protesto etti. "İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması, tam bir vahşet ve açık bir hukuk ihlalidir" Filistinli esirlere yönelik idamın İsrail Parlamentosu’ndan geçerek yasallaştırılmasının soykırımdan hiçbir farkı olmadığını belirten Filistin’e Destek Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Cihad Çiğdem, "İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmış durumdadır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak da değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna canımızla, başımızla, elimizle, aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda daha canlı canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 tane İranlı öğrencinin siyonist rejim tarafından henüz daha okul sıralarındayken katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarsıyor olsa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen sesler bir nebze olsun umutlarımızı diri tutmaktadır ve yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet ve açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten başka bir şey değildir" ifadelerini kullandı. Düzenlenen eyleme Filistin Destek Platformu üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
Karabük KBÜ Senatosu’nda akreditasyon ve uluslararası gelişmeler görüşüldü Karabük Üniversitesi (KBÜ) Senatosu’nda uluslararası başarılar ve akreditasyon süreci ele alındı. Karabük Üniversitesi Nisan ayı Senato Toplantısı, Rektör Fatih Kırışık başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda üniversitenin kurumsal akreditasyon başarısı ile uluslararası sıralamalardaki yükselişi öne çıktı. Senato gündeminde akademik performans, bilimsel üretim ve kurumsal gelişim hedefleri ele alınırken, SCImago verilerine göre üniversitenin son yıllardaki yükselişi dikkat çekti. Karabük Üniversitesi’nin dünya sıralamasında 2023’te 106’ncı sıradan 2026 yılında 52’nci sıraya yükselmesi önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Toplantıda ayrıca İsrail Parlamentosu’nun idam cezasına yönelik düzenlemesine ilişkin ortak bir metinle kınama yapılarak, insan hakları ve yaşama hakkına vurgu yapıldı. Rektör Fatih Kırışık, kurumsal akreditasyonun üniversite için önemli bir eşik olduğunu belirterek, çalışmaların kalite odaklı şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Veri yönetiminin araştırma üniversitesi olma yolunda kritik bir rol oynadığını vurgulayan Kırışık, akademik birimlerin performanslarının ve bilimsel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca patent, atıf ve bilimsel yayın sayılarının artırılması, akademisyenlerin yenilikçi projelere yönlendirilmesi ve üniversitenin uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi konuları da değerlendirildi. Senato toplantısı, üniversitenin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda mevcut başarıların sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği vurgulanarak sona erdi.