YEREL HABERLER - 29 Şubat 2012 Çarşamba 17:12

" EN İYİ BEN OKUYORUM" 1. DÖNEM OKUL BİRİNCİLERİNE ÖDÜLLERİ VERİLDİ

A
A
A
" EN İYİ BEN OKUYORUM" 1. DÖNEM OKUL BİRİNCİLERİNE ÖDÜLLERİ VERİLDİ

Malatya Okuyor Kampanyası çerçevesinde gerçekleştirilen "En İyi Ben Okuyorum" projesi 1. dönem okul birincilerine ödülleri verildi.
Malatya Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ödül törenine Malatya Valisi Doç Dr. Ulvi Saran, Malatya Belediye Başkan Yardımcısı Ertan Mumcu, Malatya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İrfan Kaya ve Milli Eğitim İl Müdürü Mehmet Bulut’un yanı sıra askeri ve sivil erkan, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ile öğrenciler katıldı. Ödül töreninde bir konuşma yapan Vali Ulvi Saran, kampanyanın daha da ileriye gitmesi adına herkesin gayretini artırması gerektiğini
söyledi. Saran, kampanyanın herkes tarafından bilindiğini ifade ederek, ""Hedefimiz okunan kitap sayısını artırmak. Kampanya yerinde sayarsa, hızını kaybeder ve insanların şevki azalır. Dolayısıyla gayretimizi artırarak kampanyanı sürdürmek ve devamlı ileriye gitmek zorundayız. Kampanya sadece öğrencilerimizin katıldığı bir proje olmaktan çıktı ve herkes tarafından bilinen, değeri anlaşılan bir faaliyete dönüştü. Ceza evinde başlatılan kampanya büyük bir şevk ve heyecanla devam ediyor. Bu Türkiye
çapında dikkat çekici bir proje oldu. Hastanelerimizde, hastalarımız ve hasta yakınlarımızın orada bulundukları zaman içerisinde zamanlarını daha iyi değerlendirmeleri adına kitaplıklar oluşturduk. Öğrencilerimiz, aileleriyle birlikte geniş bir okuma faaliyeti içine girdiler. Bu kampanya gerçekten Malatyalı gençlerimizin geleceğine yön verecek" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut ise,"Daha da genişletilerek, Türkiye’ye örnek olabilecek bir kampanya’ya dönüştü. Çeşitli projelerle, herkes okuyor.
Öğrencilerimizin ve bizlerin yanı sıra Aile, hastalar, kısacası herkes okuyor. Geniş kapsamlı bir proje. Bu güzel kampanyamıza destek veren herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından "En İyi Ben Okuyorum" projesi birinci dönem okul birincilerine ödülleri takdim edildi.
Öte yandan 2011-2012 eğitim öğretim yılı 1. Dönem istatistik verilerine göre, 65 bin 169 öğrenci Malatya Okuyor projesine katılırken, 1 milyon 128 bin 346 kitap okundu. 2009-2010 eğitim öğretim yılında 4 ayda 584 bin 352 kitap okunurken, 2010-2011 eğitim öğretim yılında 8 aylık dilimde 2 milyon 39 bin 331 kitap okundu. 2011-2012 yılında ise 4 aylık süreçte 1 milyon 128 bin 346 kitap okunurken, toplamda 3 milyon 752 bin 29 kitap okundu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık: "Hilalin tespitinde yetkili mercilerin kararı esastır" Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık, Ramazan ayının başlangıcında hilalin görülmesine ilişkin değerlendirme yaptı. Şık, İslamiyet’e göre ayın farklı bölgelerde farklı zamanlarda görülebileceğini belirterek, bu konuda yetkili mercilerin verdiği kararın esas alınması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı açıklamasına göre, On Bir Ayın Sultanı Ramazan 19 Şubat’ta başlayacak. Bazı kesimlerin "hilal göründü" yönündeki söylemleri üzerine Van İl Müftüsü Dr. Mehmet Sırrı Şık açıklamalarda bulundu. Konuya ilişkin konuşan İl Müftüsü Şık, hilalin tespiti meselesinin hem fıkhi hem de bilimsel yönü bulunduğunu belirtti. Ayın hareketlerinin uzman heyetler tarafından takip edildiğine dikkat çeken İl Müftüsü Şık, "Dolayısıyla bulunduğumuz bölge itibarıyla yetkililerimiz, bu işin uzmanları olan kişiler, ayın hareketlerini gözetleyerek; bir taraftan şer’i kriterleri göz önünde bulundurup diğer taraftan bilimsel verilerden yola çıkarak bir karar vermişler ya da bir tespitte bulunmuşlarsa, o bölge halkının bu tespite uymasında herhangi bir sakınca yoktur. Hatta olması gereken de budur. Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu konudaki yetkili uzmanları tarafından oluşturulan heyet marifetiyle zaman zaman rasathanelerle yapılan görüşmeler çerçevesinde; hem bilimsel veriler hem de şer’i kaynaklar esas alınarak Ramazan ayının bu yıl ayın 19’unda başlayacağına dair bir tespit yapılmıştır. Dolayısıyla Türkiye olarak bu tespite uygun hareket etmemizde herhangi bir sakınca yoktur. Olması gereken budur" dedi. "Yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar" Dini konularda ihtilaf yaşanmasının toplumda kafa karışıklığına yol açabileceğini dile getiren Şık, "Diğer taraftan şu hususun altını çizmekte fayda var, eğer bir memlekette sadece bu konuda değil, herhangi bir dini meselede ihtilaf ve tartışma söz konusuysa, her ağızdan farklı bir söz çıkıyorsa, bu tür ihtilaflı meselelerde yetkili mercilerin vereceği hüküm ve karar herkesi bağlar. Bu nedenle böyle bir karar verilmişse, istisnai olarak kendi görüşünü sosyal medya mecralarında ya da kişisel hesaplarında ortaya koyan kimselere itibar etmekten ziyade, yetkili mercilere göre hareket etmek daha isabetli bir davranış olacaktır" diye konuştu. "Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir" Bu sene Ramazan’ın canlılığını artırabilmek adına farklı etkinliklerin planlandığını da sözlerine ekleyen Şık, Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol çerçevesinde özellikle anaokullarında Ramazan şuurunu çocuklara hissettirebilmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleneceğini kaydetti. Şık, "Yavrularımıza Ramazan’a ilişkin eğlenceli oyunlar ve aktiviteler sunularak dikkatleri bu mübarek aya çekilecektir. Diğer taraftan pansiyonlarda görevlendirilecek kardeşlerimiz vasıtasıyla hem teravih namazlarının kılınması sağlanacak hem de teravih sonrasında çay ve sohbet ortamları oluşturularak Ramazan’a dair güzel faaliyetler gerçekleştirilecektir. Ramazan ayının bir manevi kamp olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Bu kampa girerek bir taraftan takva derecesine ulaşmayı hedefleyecek, diğer taraftan hem Rabbimize hem de halkımıza karşı sorumluluklarımızı yerine getirme gayreti içinde olacağız" şeklinde konuştu. "Ramazan’ı en güzel şekilde idrak etmenin yollarını arayacağız" Ramazan ayının sadece yemeden içmeden kesilmek olmadığına dikkat çeken Şık, bu ayda ruhla, kalple, zihinle, gözle kulluk şuuruna ulaşmayı hedeflemek gereltiğini kaydederek, "Çünkü biz orucu tuttuğumuzu zannediyoruz. Oysa asıl olması gereken, orucun bizi tutmasıdır. Yani kalbimize hâkim olacağız, gözümüze hâkim olacağız, dilimize hâkim olacağız. Hatta zihnimizden geçenlere dahi hâkim olacağız ki biz orucu tutalım ve o da bizi tutsun."