GÜNDEM - 15 Şubat 2025 Cumartesi 23:45

-Malatya’da 100 çift, toplu nikah töreniyle dünyaevine girdi

A
A
A
-Malatya’da 100 çift, toplu nikah töreniyle dünyaevine girdi

Malatya’da, toplu nikah töreninde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, devletin aile yapısını korumak adına önemli adımlar attığını ifade ederek, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi için tüm kurumların çalıştığını söyledi.


Malatya’da, 100 çift Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Konya ve Malatya İl Müftülüğü, Konya Mehir Vakfı ve Diyanet Vakfı iş birliğiyle Nikah Sarayı’nda düzenlenen toplu nikah töreninde dünyaevine girdi.



"Güçlü toplumların temeli ailedir"


Programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve manevi projelerle de topluma katkı sağlamaya çalıştıklarını ifade etti. Ailenin korunmasının, güçlü bir toplum ve şehir için temel unsur olduğunu belirten Er, "Güçlü bir şehir ancak güçlü bir toplumla mümkündür ve güçlü toplumların temelinde sağlam aile yapısı vardır. Ailenin korunması ve yaşatılması, hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi.


Ayrıca Başkan Er, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını "Aile Yılı" ilan etmesinin, bu konudaki hassasiyetin bir göstergesi olduğuna vurgu yaptı.



"Ailenin yaşatılması devletin yaşatılmasıdır"


Malatya Valisi Seddar Yavuz ise evlilik kurumunun, medeniyet değerlerinin yaşatılmasında önemli bir yeri olduğunu belirtti. Yavuz, "Ailenin yaşatılması, aynı zamanda devletin yaşatılması demektir. Bu topraklarda bağımsız bir şekilde hür yaşamak için en önemli kurum ailedir" şeklinde konuşarak, çiftleri tebrik etti.



"Aileyi koruma noktasında el birliğiyle çalışıyor"


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş da devletin aile yapısını korumak adına önemli adımlar attığını ifade ederek, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesi için tüm kurumların çalıştığını söyledi. Genç nüfusun artmasının, toplumun geleceği için büyük önem taşıdığını ifade eden Erbaş, "Bu yıl aile yılı değerli kardeşlerim sevgili yavrularımız evlatlarımız geleceğimiz inşallah gençlerimizin çocuklarımızın hem nicelik olarak hem de nitelik olarak onların daha iyi noktalara gelmesi ile geleceğimiz daha da zenginleşecek. Bizim zenginliğimiz genç nüfusun genç nüfusumuzun azalmaması lazım böyle bir tehlike var bu tehlikeyi inşallah hep birlikte millet olarak devlet olarak el birliğiyle aşacağız inşallah bütün tedbirler bu yönde alınıyor. Devletimiz kurumlarımız bakanlıklarımız el birliğiyle aileyi koruma noktasında ailemizi geliştirme noktasında elimizden geleni yapıyoruz vasıflarınız derneklerimiz sivil toplum kuruluşları müthiş bir farkındalık oluştu müthiş bir duyarlılık oluştu inşallah bu yıl bu duyarlılığı daha da arttıracağız. Diyanet işleri Başkanlığı olarak 90 bin camimiz var bu camilerimizde bir cuma günü 22 milyon insan bizim hutbeleri dinliyor, bu yıl inşallah aile konusunda çok daha fazla hutbe hazırlayacağız çok daha fazla kürsülerden mihraklardan girişen faaliyetlerinin içine aile kurumumuzu koyacağız inşallah" diye konuştu


Yapılan konuşmaların ardından çiftlerin nikahının kıyıldığı programa Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Samir Er, AK Parti Malatya Milletleri Bülent Tüfenkci, İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak AK Parti ve MHP Malatya İl Başkanları, çiftlerin yakınları ile davetliler katıldı.



-Malatya’da 100 çift, toplu nikah töreniyle dünyaevine girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.