ASAYİŞ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 15:19

Devrek davasında savunmalar sürüyor: "Müfettişe yardım ettiğim için husumet beslendi"

A
A
A
Devrek davasında savunmalar sürüyor: "Müfettişe yardım ettiğim için husumet beslendi"

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca Devrek Belediyesindeki yolsuzluk, rüşvet ve zimmet iddialarına yönelik hazırlanan 30 sanıklı davanın ilk duruşmasında, belediye personeli ve kurum müdürleri savunmalarını sürdürüyor. Tahsildarlar bankadan çektikleri paraları tutuklu sanık eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’a elden ve kuruşu kuruşuna teslim ettiklerini söyledi.


Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmanın öğleden sonraki oturumunda belediye çalışanları, tahsildarlar, mühendisler ve dönemin kurum müdürleri hakim karşısına çıktı.


Zimmet, rüşvet, edimin ifasına fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilikle suçlanan sanıklar, iddiaları reddederek sadece kendilerine verilen görevleri ve amirlerinin talimatlarını uyguladıklarını savundu.



"Müfettişe yardım ettiğim için husumet beslendi"


Zimmet suçuyla yargılanan muhasebe elemanı Necmettin D., davanın temelini oluşturan müfettiş raporlarının hazırlanması sırasında denetçilere bizzat yardım ettiğini ve bazı usulsüzlükleri kendisinin ortaya çıkardığını iddia etti. Tutuksuz sanık Necmettin D. "Müfettişe yardım ettiğim için husumetten kaynaklı suçlanıyorum. Tuncay Ulupınar, evrakları ona sormadan neden müfettişe verdiğimi sordu. Bize fazla mesai ödenmesine Tuncay’ın yetkisi yoktu. Biz fazla mesai yapıyorduk. Çalışmadan fazla mesai yazma durumu söz konusu değil" dedi.



Paralar İnsan Kaynakları Müdürü’ne gitmiş


Zimmet suçlamasıyla yargılanan tahsildarlar Mevlüt E. ve Umut K. ise banka işlemlerinin ardından paraları doğrudan İnsan Kaynakları Müdürü’ne ilettiklerini belirttiler. Bir başka tahsildar Soner E. ise "Ödeme emirleri hazırlanır. Bankadan para evrakla çekilir muhasebeye teslim edilir" şeklinde beyanda bulundu.


Tahsildar olarak görev yapan tutuksuz sanık Mevlüt E. de, "Bankadan parayı çekip insan kaynaklarına teslim ediyorduk. Dekontuyla beraber kuruşu kuruşuna Tuncay Ulupınar’a teslim ediyorduk" şeklinde savunma yaptı. Muhasebe biriminde görevli tutuksuz sanık İsmail K. de insan kaynaklarından gelen evrakları kontrol etme imkanları olmadığını, eksik personel ile yoğun çalıştıklarını ve sadece önlerine gelen ödeme emirlerini uyguladıklarını ifade etti.


Muhasebede evrak kaydı yapan temizlik görevlisi Taha K. ise işlemlerin talimatla yapıldığını ve Tuncay Ulupınar’ın kendisinden borç istediğini belirtti.



İhalelerde "Şişli Belediyesi" ve "Afet Bölgesi" savunması


İhaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlamalarıyla yargılanan dönemin Park Bahçeler ile Fen İşleri Müdür Vekili Engin K., 2023 yılındaki parke yol yapım ihalesinde şartname değişiklikleri nedeniyle maliyetin arttığını savundu. Engin K., ihalenin 21-b maddesiyle yapılmasını ise Devrek’in "Afete maruz bölge" ilan edilmesine bağladı. Şişli Belediyesi ile kardeş belediye olduklarını ve ilk ihaleyi onların yürüttüğünü belirten sanıklar Murat K. ve Murat E. de, Devrek Belediyesinin düzenlediği ikinci ihalenin Şişli Belediyesinden arta kalan bina içi imalatlar için yapıldığını, kendilerinin sadece sahadaki ölçümleri yapıp imza attıklarını öne sürdüler. Mühendis Necmi Can Ş. de sahada sadece kendisine verilen ölçüm işlerini yaptığını, ihalelerde başka bir görevi olmadığını aktardı.



Rüşvet iddialarına "Ramazan yardımı" savunması


Özel Kalem Müdürü Raif K. ise hesabına gelen paraların rüşvet değil, "Ramazan yardımı" ve uzun yıllara dayanan dostluklardan kaynaklı "borç" olduğunu öne sürdü. İmar ve ruhsat işlerine karışma yetkisinin ve harcama yetkisinin olmadığını savunan Raif K., müteahhit Satılmış B.’nin "Ruhsatımı vermediler, zorluk çıkardılar, ücret yatırdım" şeklindeki beyanlarını yalanladı.


Mahkeme heyeti, sanık savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmaya 1 saat ara verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da ‘Kalbin Emeği’ sergisi sanatseverlerle buluştu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla yürütülen Nallıhan İğne Oyası Projesi kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi sanatseverlerle buluştu. Ankara Kalkınma Ajansı aracılığıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen "Anadoludakiler Kültürel Mirasın Korunması, Kadın Üreticilerin Güçlendirilmesi: Nallıhan İğne Oyası Projesi" kapsamında düzenlenen ‘Kalbin Emeği’ fotoğraf sergisi, Arı Kültür Merkezi’nde açıldı. Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin küratörlüğünü üstlendiği sergide, fotoğraf sanatçısı F. Dilek Yurdakul’un objektifinden yansıyan 60 eser yer aldı. "Kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi" ‘Nallıhan İğne Oyası Projesi’ kapsamında kadınlara çeşitli eğitimler verildiğini ve bu sayede küçük işletmelerin kurulmasına katkı sağlandığını belirten Çankaya Üniversitesi Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, "2007 yılında Nallıhan’ı ziyaret etmiştim ve orada ipek iğne oyası üreticisi kadınlarla tanışmıştım. Orada kültürümüzün kadınların eliyle yaşatılması beni çok etkiledi. O zaman kendime verdiğim bir söz vardı, bir gün mutlaka döneceğim ve Nallıhan için bir şey yapacağım demiştim. Bu proje çağrısı da buna vesile oldu. Öncelikle bir kadın kooperatifimiz var, birlikte çalışıyoruz. Onlara dijital pazarlamadan, muhasebeden, ürünlerini dijital zeminde satmaya kadar, çeşitli boyutlarda eğitimler vererek aslında iş yapma tarzlarını geliştirecek ve diğer taraftan Nallıhan’da yeni küçük işletmelerin kurulması vesile olmak üzere bir süreç başlattık. Üniversite olarak bunları destekledik ve akabinde tabii toplumsal farklılığını da arttırmak gerekiyor ki birileri ellerini daha tutsun, birileri iğne oyalarımızı çok daha fazla fark etsin" dedi. "Geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk" Projeye çeşitli büyük firmaların destek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, "İlk sergimizi emekçi kadınlarımızın ürünleriyle yaptık. Satış boyutuyla da çok iyi karşılık oldu. Ama bugün dedik ki o ürünlerin arkasındaki elleri görelim, bu hikayeleri görelim, hikayelere dokunalım. Bu sergide de Dilek Yurdakul sanatçımız defalarca emekçi kadınlarımızın o anını çekti ve sonrasında biz o anı alarak belki de dünyada bir ilke imza attık. Şöyle ki, iğne oyası yaparken kadınların duygu durumlarını yapay zeka ile analiz ettik, söze döktük. Oradan da dijital sanat eserleri oluşturduk. Böylece geçmişle gelecek arasında bir köprü oluşturduk. İnşallah ülkemizin insanlarında iğne oyasının güzelliğini, zarafetini ve kadın emeğinin kıymetini, hayata neler kattığını gösterme imkanımız olur" diye konuştu. Sergi, 18 Mayıs’a kadar ziyaret edilebilecek.
Kırklareli Bakan Bayraktar: "Enerji, kalkınmanın ve milli güvenliğin temel unsurudur" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji geleceğinde nükleer projelerin kritik rol üstlendiğini belirterek, "Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde ENKA Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin açılışında yaptığı konuşmada enerjinin kalkınma, milli güvenlik ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin enerji alanında güçlü adımlarla ilerlediğini söyledi. Bayraktar, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacını karşılamak ve uzun vadeli enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, Türkiye’nin yeni enerji vizyonunda nükleer projelerin stratejik bir yere sahip olduğunu vurguladı. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji altyapısını güçlendirmek adına doğal gaz, yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımları birlikte hayata geçirerek daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha bağımsız bir enerji sistemi inşa ettiklerini ifade etti. "Türkiye’nin bu yeni enerji mimarisinde" Bakan Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Kalkınıyoruz, refah seviyemiz yükseliyor. Bununla bağlantılı olarak da enerji talebimiz her geçen yıl artıyor. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendi ile karşı karşıyayız. Yapay zekâ, veri merkezleri, elektrikli otomobiller Hepsi daha fazla, kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyuyor. Sürekli artacak olan bu elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyiz. Bugünden planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmak zorundayız. Bu yıl, Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye’nin bu Yeni enerji mimarisinde Yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da arttıracağız, Doğal gaz ve elektrik altyapımızı güçlendireceğiz, Nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, Enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, Dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye’yi enerjide bir merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Doğal gaz santralleri arz güvenliğimizin adeta güvencesi" Bakan Bayraktar, "Enerji politikalarımızı şekillendiren üç temel önceliğimiz var: Arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi. Bu doğrultuda son 20 yılda çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda. Bunun yüzde 63’ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde tarihi bir hamle gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü neredeyse sıfırdan 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Biraz önce ifade ettiğim gibi önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek. Ancak burada altını çizmemiz gereken çok önemli bir şey var. Yenilenebilir enerji kaynakları, doğası gereği kesintili kaynaklardır. Geçtiğimiz yıl Avrupa’da yaşanan ve 60 milyon insanı etkileyen kesintiler, sadece yenilenebilir enerjiye bağlı risklerini göstermiş oldu. Dolayısıyla enerji sisteminin sağlıklı, dengeli ve kesintisiz çalışabilmesi için bu kaynakları destekleyecek güçlü bir altyapıya ihtiyaç var. İşte bu noktada doğal gaz çevrim santralleri devreye giriyor. Doğal gaz santralleri, 7 gün 24 saat, hava şartlarında bağımsız, kesintisiz üretim yapabilen, yenilenebilir enerjinin esnekliğini dengeleyen, arz güvenliğimizin adeta güvencesi olan santralleridir. Esnek üretim kabiliyetleri sayesinde sistemin sigortası konumundadır" şeklinde konuştu. "Türkiye enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor" Bakan Bayraktar, "Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, inançla enerjide merkez ülke olma yolunda dev adımlarla ilerliyor. Bir yandan Karadeniz’de kendi gazımızı üretiyor, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyor, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Bu duygu ve düşüncelerle Kırklareli Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralimizin ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu önemli yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizleri sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum" ifadelerini kullandı.