EKONOMİ - 30 Haziran 2024 Pazar 10:07

’Anadoludakiler’ Programının tanıtımı yapıldı

A
A
A
’Anadoludakiler’ Programının tanıtımı yapıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan "Anadoludakiler" projesinin tanıtım programı düzenlendi.


İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’ndeki program Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımlarıyla gerçekleştirildi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından "Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri" mottosuyla hayata geçirilen proje, Kalkınma Ajansları ve Bölge Kalkınma İdareleri aracılığıyla yürütülecek.


Emine Erdoğan, program öncesinde, beraberindekilerle el dokuması kumaşlar, halılar, takılar, doğal kokular, aksesuarlar ve gıdaların sergilendiği "Anadoludakiler" sergisini gezdi, Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ile stant yetkililerinden ürünler hakkında bilgi aldı. Emine Erdoğan ayrıca, sergi gezisi sırasında davetliler, stant görevlileri ve basın mensuplarıyla fotoğraf çektirdi.


Emine Erdoğan, bakır ürünlerin yer aldığı stantta, bakır kaseye vurarak işleme yaptı.


Sanatçı Özhan Eren’in türkü söyletisi ile "Anadoludakiler" grubunun dans gösterisiyle başlayan programda, projenin tanıtım videosu izletildi.


Programın açılış konuşmasını yapan Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, (SOGEP)-Anadoludakiler programının içeriğine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.


Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da, “Binlerce yıldır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, uygarlıkların beşiği, tarih ve kültür hazinesi Anadolu, zenginliklerinin, bizleri birleştiren harcımızdır. Bolluğun ve bereketin coğrafyası Anadolu, jeostratejik konumuyla, yer altı ve yer üstü kaynaklarıyla, havasıyla, suyuyla, bizi biz yapan eşsiz sevdamızdır. Bire bin veren bereketli topraklarıyla, bin bir çeşit çiçeğin açtığı kadim mirasımızdır" dedi.


“21 Coğrafi işaretli ürün Avrupa Birliği nezdinde tescil edildi”


Kacır, bugün itibarıyla tescilli 1597 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahip olduklarını ifade ederek, “Zengin kültür ve tarım mirasımızın temsilcisi coğrafi işaretli ürünlerimiz, uluslararası sahada da kalitesini ve özgünlüğünü kanıtlıyor. Gaziantep baklavasından Aydın incirine, Malatya kayısısından Milas zeytinyağına, Giresun tombul fındığından Antakya künefesine, Ayaş domatesinden Maraş tarhanasına kadar 21 coğrafi işaretli ürünümüzü Avrupa Birliği nezdinde de tescil ederek bu ürünlerimizin uluslararası tanınırlığına ve korunmasına katkı sağladık” şeklinde konuştu.


Kalkınma Ajansları eliyle sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik yaklaşık 26 bin projeye 75 milyar liranın üzerinde destek verdiklerini hatırlatan Kacır, "Yararlanıcıların eş finansmanı ile birlikte 126,5 milyar liralık yatırım hacmi oluşturduk. Yine son 5 yılda tamamı hibe olan, 344 milyon avro uluslararası kaynağı yerel kalkınma amaçlı projeler için şehirlerimize sunduk. 2014’ten bu yana GAP, DAP, KOP ve DOKAP Bölge Kalkınma İdarelerimizle başta tarım ve sulama olmak üzere, kültür, sosyal içerme, turizm, kırsal kalkınma ve enerji alanlarında 4 bin 750 projeye 32,6 milyar lira destek sağladık” ifadelerini kullandı.


Kacır, Anadoldakiler Destek Programına ilişkin de açıklamalarda bulunarak, “Bugün bu kıymetli buluşmada sizlerle bir müjdeyi de paylaşmak isterim. ’Anadoludakiler’ hareketimiz kapsamında, 81 ilimizin tamamında, Kalkınma Ajanslarımız ve GAP Bölge Kalkınma İdaremiz tarafından yerel üretim ve kalkınmaya yönelik Anadoludakiler Destek Programı’nı bugün itibarıyla başlatıyoruz. Kriterlerimiz çerçevesinde projeleri başarılı olan girişimcilerimizi, kooperatiflerimizi, usta ve zanaatkarlarımızı bu program ile destekleyeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ’Yerel Kalkınma Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda, yerel üretim değerlerimizi yenilikle buluşturan, geleneksel değerlerden beslenen, sanayi ve teknolojiden güç alan bir yerel kalkınma modelini adım adım hayata geçireceğiz. Yerel üreticilerin geleneksel bilgi ve becerilerini modern teknolojiyle harmanlayarak, bir taraftan ürün kalitesini geliştirirken diğer yandan üretim kapasitesini artırmaya devam edeceğiz. Bölgesel potansiyelleri keşfederken, yerel ekonomilerimizi canlandıracağız. Bölgeler arasındaki eşitsizliği azaltırken, her kesimden insanımızın yaşam kalitesini yükselterek topyekûn kalkınmayı tesis edeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ise yaptığı konuşmada, “Bu projeyle Anadolu’muzun yerel ve geleneksel ürünlerini tanıtmayı, yeniliklerle günümüze taşımayı, vatandaşlarımız ve tüm insanlığın istifadesine sunmayı amaçlıyoruz. Aynı zamanda, yerel ürünlerimizi markalaştırarak ve küresel pazarlara taşıyarak ulusal kalkınmayı desteklemeyi hedefliyoruz. İnanıyorum ki bu anlamlı projenin her bir destekçisi, insanlığın asırlardır ilmek ilmek dokuduğu Anadolu medeniyeti kumaşına, kendi ipliğinden bir düğüm atacak, yaşatmak istediğimiz mirası daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacaktır. Bizi biz yapan Anadolu, toprakla buluşarak berekete, soframıza erişerek birikime, kalbimizden dökülerek beceriye dönüşür” ifadelerini kullandı.


Emine Erdoğan, modern iletişim teknolojilerinin tüketim merkezli, haz ve hız odaklı bir yaşamın aracı haline gelirken dünyayı kültürel bir kuraklığa sürüklediğini vurgulayarak, "Buradan, kendi alanlarında uzman sanatçılarımıza, şeflerimize, tasarımcılarımıza, kamuoyu önüne çıkmış tanınmış isimlerimize seslenmek istiyorum. Hepiniz bir mesajın taşıyıcısı, bir temsiliyet merkezi, adeta modern birer hikaye anlatıcılarısınız. Tükenmez içeriği ve başka yerde bulunmaz zenginliğiyle Anadolu, en değerli mesajınız, anlattığınız en özel hikayeniz olsun. Her birinizin, ’Anadoludakiler’ projesinin dijital kültür elçileri haline gelmesini, birikim ve becerilerinizle yerel girişimlere yol göstermenizi temenni ediyorum” şeklinde konuştu.


Bakan Kacır, Emine Erdoğan’a Kütahya çinisinden yapılan tabloyu takdim etti.


Moderatörlüğünü Danilo Zanna’nın yaptığı, şef, seyyah ve araştırmacı Ömür Akkor, Talip Murat Kolbaşı ve tasarımcı Dilek Hanif’in konuşmacı olduğu panelin de yer aldığı programda, sanatçı Fırat Neziroğlu atölye çalışması yaptı.


"Anadoludakiler" projesiyle, toprakların tarımsal bereketinin, mutfak kültürünün kilerleri dolduran birikiminin, zanaatkarların becerilerinin çeşitliliğinin ve zenginliğinin hikayelerle görünür kılınıp, girişimciler ve kooperatifler için yenilikçi girişim fırsatlarını ortaya çıkarmanın yanı sıra yerel ve bölgesel kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2024 yılında ülke genelinde yürütülecek olan "SOGEP-Anadoludakiler" Programı’na ilişkin proje teklif çağrısı başladı. Proje teklif çağrıları Kalkınma Ajansları ile Bölge Kalkınma İdarelerinin web sayfalarında ilan edildi.



’Anadoludakiler’ Programının tanıtımı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Akdeniz’den Avrupa’ya uzanacak Antalya-Alanya Otoyolu’nda çalışmalar hızlandı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Bakan Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, yaptığı açıklamada Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde yapım çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü bildirdi. Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret alanındaki güçlü yapısıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirten Uraloğlu, "Antalya ve Alanya arasında artan ulaşım talebine cevap verecek otoyolumuz, bölgenin ekonomik ve sosyal hareketliliğine önemli katkı sağlayacak. Otoyolun hizmete alınmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin bölgeye ulaşımı daha hızlı hale gelecek" ifadelerini kullandı. "Proje trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine imkân sağlayacak" Bakan Uraloğlu, Antalya şehir merkezinden başlayıp Alanya’ya kadar uzanan mevcut güzergâhta artan araç trafiği ve sinyalizasyon sistemleri nedeniyle yoğunluk yaşandığını ifade ederek, "Antalya-Alanya Otoyolu ile bölgedeki ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifleteceğiz. Projemiz, çevre illerden gelen trafiğin şehir merkezine girmeden transit geçişine de imkân sağlayacak" dedi. Otoyol 122 kilometre uzunluğunda olacak 84 kilometresi ana gövde, 38 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 122 kilometre uzunluğunda projelendirilen otoyolun her iki yönde üçer şeritli ana gövde ile gidiş ve geliş yönlerinde toplam 4 şeritli bağlantı yollarından oluşacağını kaydeden Uraloğlu, "Güzergâh Serik Kavşağı’ndan başlayarak Konaklı’nın kuzeyindeki Alanya Batı Kavşağı’nda son bulacak" açıklamasında bulundu. 5 tünel ve 14 viyadükte çalışmalar devam ediyor Proje kapsamında Serik, Taşağıl, Manavgat, Manavgat Doğu, Alarahan, Konaklı ve Alanya Batı kavşakları olmak üzere toplam 7 kavşak bulunduğunu belirten Uraloğlu, otoyolda ayrıca toplam 4 bin 365 metre uzunluğunda 5 tünel ve toplam 5 bin 966 metre uzunluğunda 16 viyadüğün yer aldığını ifade etti. Sahadaki çalışmalara ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "5 tünelin tamamında kazı, destekleme ve nihai beton imalatlarına devam ediyoruz. 16 viyadüğün 14’ünde de fore kazık, temel kazı, donatı ve beton çalışmalarını sürdürüyoruz. Toplam 13 altgeçit, üstgeçit ve köprü ile 38 menfezde çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Yıllık 23,9 milyar liralık tasarruf Antalya-Alanya Otoyolu’nun tamamlanmasıyla mevcut güzergâhta 2,5 saat süren seyahat süresinin 36 dakikaya düşeceğini belirten Uraloğlu, "Proje sayesinde yıllık 23 milyar lirası zamandan, 900 milyon lirası akaryakıttan olmak üzere toplam 23,9 milyar lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salınımını da yıllık 47 bin ton azaltacağız" dedi. Avrupa sınırına kesintisiz otoyol ağı Uraloğlu, otoyolun gelecek yıllarda hayata geçirilmesi planlanan Denizli-Burdur ve Burdur-Antalya otoyollarıyla birlikte İzmir, İstanbul ve Avrupa sınırına kadar uzanan kesintisiz otoyol ağına entegre olacağını söyledi.
Trabzon Avni Aker Millet Bahçesi’nde futbol heyecanı yeniden başlıyor Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in "Burada yeniden top oynatacağız" sözleriyle duyurduğu Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde ihale süreci tamamlandı. 13 milyon 253 bin liralık proje ile Yavuz Selim’de amatör futbol ruhu yeniden yaşatılacak. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in, "Burada yeniden top oynatacağız" diyerek söz verdiği Avni Aker Millet Bahçesi Sentetik Çim Saha Projesi’nde önemli bir aşama daha geride kaldı. İhalesi yapılan projenin sözleşme süreci tamamlandı, önümüzdeki günlerde çalışmalara başlanılacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yavuz Selim sahasının Trabzon’un futbol hafızasında çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, "Burada yeniden top oynatacağız diye söz vermiştim. Amatörün ruhunu tekrar orada yaşatacağız. 8-14 yaş arası çocuklarımız futbolu, Trabzon’da futbolun ve Trabzonspor’un doğduğu bu yerde öğrensin. O ruhu hissetsin. Aileler keyifle vakit geçirirken, çocuklarımız antrenman ve maç yapsın" dedi. Proje kapsamında Avni Aker Millet Bahçesi içerisinde 6 bin metrekare sentetik çim imalatı yapılacak. 45x90 metre ölçülerinde futbol sahası oluşturulacak alanda, yedek kulübeleri de yer alacak. Ayrıca sahanın çevresindeki 980 metrekarelik yürüyüş yolu yenilenerek vatandaşların kullanımına sunulacak. 13 milyon 253 bin liraya ihalesi gerçekleştirilen projenin yapımına önümüzdeki günlerde başlanılacak.
Kayseri Kusurlu kurbanda bedel iadesi istenebilir Avukat Şahinalp Bahadır, kurbanlık alan vatandaşların kanunen tüketici konumunda olduklarını ve hayvanın kusurlu olması durumunda hakları olduğunu söyleyerek, "Alıcılar bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir" dedi. Kusurlu kurbanlıkların hem ibadet hem de hukuki yönden önem taşıdığını söyleyen Avukat Şahinalp Bahadır, "Kurbanlık bir hayvanın kusurlu çıkması halinde mesele hem ibadet yönünden hem de hukuki boyutta önem taşımaktadır. Kurbanlık olarak satılan hayvanın sağlıklı, organlarının tam ve kurbanlık vasfını taşıması gerekir. Kesim yerine kadar sağlıklı bir şekilde gidemeyecek, çok fazla zayıf, tek gözünü kaybetmiş ya da önemli ölçüde kurbanlık vasfını taşımayacak kusurlara sahip olan hayvanlar, kurbanlık olarak değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle vatandaşa kurbanlık olarak satılan hayvanın sonradan bu vasıfları taşımadığı anlaşılırsa, hukuken artık ayıplı mal söz konusu olabilir. Özellikle satıcının bu işi ticari ve mesleki boyutta yapması halinde artık alıcı tüketici konumundadır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre haklarını kullanabilir. Bu kapsamda tüketici, bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir. Ancak buradaki en önemli nokta, vatandaşların ayıbı vakit kaybetmeden belgeleyerek ispat yükü açısından saklamasıdır. Fatura, dekont, veteriner tespit raporu, ilan görselleri ve yazışmalar bu konuda önem taşımaktadır" dedi. Bahadır, kusurlu hayvan çıkması durumunda satıcıya öncelikle yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşmazlık nakdi sınır olan 186 bin TL’nin altındaysa satıcı mahkemeye gitmeden tüketici hakem heyetine gidebilir. Eğer bu bedelin üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesi yoluyla haklarını arayabilir. Eğer satış bir tüketici işlemi niteliğinde değilse, bu noktada artık adi hayvan satışı söz konusu olur ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlere göre hukuki süreç devam ettirilir. Yargıtay uygulamasında da Yargıtay şunlara bakıyor: Satıcının kusuru, alıcının bunu süresinde bildirip bildirmediği, ayıbın gizli olup olmadığı ve toplanan deliller doğrultusunda bu şekilde hukuki süreç sonuçlandırılıyor. Bu nedenle kusurlu kurbanlık hayvanla karşılaşan vatandaşların öncelikle satıcıya yazılı bir bildirimde bulunması, eğer varsa veteriner tespit raporu alması ve bunlardan sonuç alınamazsa yargı yoluna gitmesi tavsiye ediliyor" ifadelerini kullandı.