ASAYİŞ - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 09:43

CHP’li vekilin makam şoförü gözaltına alındı

A
A
A
CHP’li vekilin makam şoförü gözaltına alındı

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın makam şoförü Gaffar Çiçek, Malatya’da polis ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.


Edinilen bilgilere göre, sabaha karşı kent merkezinde gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan Gaffar Çiçek’in emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.


Gözaltı gerekçesine ilişkin resmi makamlardan henüz açıklama yapılmaz iken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akdeniz Belediyesinden mobil kesim ünitesiyle hijyenik kurban alanı Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı ibadetlerini sağlıklı, güvenli ve hijyenik koşullarda yerine getirebilmeleri amacıyla hazırlıklarını tamamladı. Bu kapsamda Özgürlük Mahallesi Tırmıl mevkiinde oluşturulan kurban satış alanına mobil kesim üniteleri yerleştirildi. Kurban Bayramına sayılı günler kala çalışmalarını yoğunlaştıran Akdeniz Belediyesi, Zabıta Müdürlüğü koordinasyonunda ve Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin desteğiyle bölgede kapsamlı düzenlemeler gerçekleştirdi. Kurulan kurban satış alanının yanında vatandaşların rahat ve düzenli bir şekilde hizmet alabilmesi için toplam 10 mobil kesim ünitesi hazır hale getirildi. Mobil kesim ünitelerinin 5’i alanın doğu kısmına, 5’i ise batı kısmına konuşlandırılırken, kesim alanlarında hijyen, çevre temizliği ve düzenin sağlanmasına yönelik tüm tedbirlerin alındığı belirtildi. Konuya ilişkin bilgi veren Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu, "Vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini hijyenik, güvenli ve düzenli bir ortamda yerine getirebilmeleri amacıyla gerekli tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Kurban satış alanımızda mobil kesim ünitelerimizi hizmete hazır hale getirirken, çevre temizliği, atık yönetimi ve denetim çalışmalarımızı da titizlikle sürdürüyoruz. Bayram süresince ekiplerimiz sahada aktif olarak görev yapmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. Akdeniz Belediyesi yetkilileri, vatandaşların hem kendi sağlıkları hem de çevre temizliği açısından belirlenen kesim alanlarını tercih etmeleri çağrısında bulundu.
Sivas Modern köprüler bir bir yıkılırken, Selçuklu köprüsü 8 asırdır dimdik ayakta duruyor Son yılların en yağışlı dönemi yaşanırken Tokat’ta bazı köprüler taşkın riskine karşı yıkıldı. Yakın dönemde inşa edilen köprüler birbir yıkılırken tarihi birçok köprünün halen ayakta kalması dikkatlerden kaçmadı. Sivas’ta 8 asırdır dimdik ayakta kalan Tarihi Eğri Köprü, günümüz mimarilerine örnek oluyor. Yurt genelinde etkili olan bahar yağmurları, birçok noktada sel ve taşkınlara sebep oldu. Şehirler ve ilçelerden geçen akarsularda su seviyesinin yükselmesiyle çeşitli tedbirler alınmaya başladı. Tokat’ta taşkın riskine karşı 2 köprü kontrollü şekilde yıkıldı. Modern mimari ile inşa edilen köprüler yıkılırken asırlara meydan okuyan taş köprülerin yüzyıllardır ayakta kalması dikkat çekti. Sivas’ta yer alan ve Türkiye’nin en uzun nehri üzerine inşa edilen Tarihi Eğri Köprü, artan su seviyesine rağmen dimdik ayakta duruyor. Selçuklular döneminde inşa edilen ve uzunluğu 173 metre olan köprü, yıllardır coşkuyla akan ırmak suyuna göğüs geriyor. Ortasındaki eğim ile hırçın Kızılırmak suyunda dalgakıran görevi gören köprüde 18 adet kemer bulunuyor. Eğri yapısıyla asırlardı ayakta duruyor Köprünün mimarisi ile ilgili bilgiler veren Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, "Tarihi Eğri Köprü mimari özelliklerinden anlaşılacağı üzere Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülmektedir. Eğri Köprü ile ilgili her hangi bir kitabe bulunamadığı için kesin bir tarihlendirme yapılmıyor ancak yapının geçirdiği restorasyonlara ait bir takım kitabeler bulunmakta. Bu kitabelerde tarihi köprünün restorasyon aşamalarında detaylarını bilme imkanı sunuyor. Tarihi Eğri Köprü kesme taştan inşa edilmiş, 18 kemerli bir köprüdür. Yaklaşık olarak 173 metre uzunluğunda, 4.6 metre genişliğindedir. Klasik bir Selçuklu köprüsü diyebiliriz. Ancak Eğri Köprü’yü diğer Selçuklu köprülerinden ayıran en önemli özelliği isminden de anlaşılacağı üzere ters ‘v’ şeklinde tasarlanmasıdır. Bu konuyla ilgili çok farklı görüşler olmakla birlikte kabul göreni, yoğun bir şekilde akan Kızılırmak’ın akış hızını kesmek için köprünün böyle eğri bir biçimde tasarlanarak suyun baskı kuvvetini kırmak yönünde bir mimari tasarım olduğu düşünülüyor. Özellikle son yıllarda artan yağışlar ve eriyen karlarla birlikte Kızılırmak yatağında ciddi anlamda bir sel ve taşkın riskinin oluşma ihtimaline karşı, muhtemelen ustalarında bu taşkın ve selden köprünün etkilenmemesi, yıkılmaması amacıyla köprünün böyle bir eğimle inşa edildiğini düşünüyoruz. Özellikle son yıllarda ülkemizde artan yağışlarla birlikte oluşan sel ve taşkınların ciddi maddi hasarlara, can kayıplarına neden olduğunu bilmekteyiz. Dönemin mimarları da bu gibi durumları göz önünde bulundurarak mimari tasarımlarda oluşabilecek bu tür sorunlara karşı kendi içerisinde mimari çözümler üretmiştir. Bunun en büyün örneğinin de Tarihi Eğri Köprü’de görmekteyiz" ifadelerine yer verdi. "Tarihi köprüler çok daha sağlam" Modern mimarilerin daha sağlam ve dayanıklı olmasının beklendiğini söyleyen Budaktaş, "Günümüzde sel ve taşkınlardan dolayı modern inşa teknikleriyle inşa edilen köprülerin daha sağlam daha dayanıklı olmasını bekliyoruz. Ancak Türkiye genelinde gördüğümüz üzere tarihi eser olarak değerlendirdiğimiz köprülerin çok daha sağlıklı, sağlam bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüze sağlam bir şekilde ulaştığını görebiliyoruz. Bunun temel sebebi Eğri Köprü’nün mimari tasarımının çok sağlam ve sağlıklı bir şekilde yapılmış olması. Sel ve taşkınların önlenmesi için böyle bir mimari çözüm üretilirken aynı zamanda malzeme ve işçilikte çok önemli. 18 kemerden oluşan bu tarihi köprü çok sağlam ayaklar üzerinde oturmaktadır. Ayaklar ırmağa sağlam yerleştirildiği için suyun itki kuvvetini mümkün olduğu kadar kıracak şekilde tasarlanmıştır. Yapılan kemerli tasarımında bu itki kuvvetini kırması noktasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. İnşa sürecinde kullanılan kesme taşlarda çok sağlam bir şekilde yerleştiriliyor. Günümüz köprüleri inşa edilirken aslında sadece köprü olarak bakmamak gerekiyor, inşa faaliyetleri özellikle temel anlamında çok sağlam zeminlere oturmadığı için bugün maalesef bu faciaları yaşayabiliyoruz. Çünkü binaları ya da tarihi eserleri ayakta tutan şey temeldir, temel ne kadar sağlam olursa yapı o kadar sağlıklı olur. Eğri köprüde 18 kemerin oturmuş olduğu ayaklar çok kalın kütleler halinde inşa edilmiş ve köprünün ırmak içerisine yüz yıllarca sağlam bir şekilde oturmasını sağlamıştır" ifadelerine yer verdi.
Ankara İç Anadolu’nun en büyük kurban pazarında yoğunluk Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde tüm illerden besiciler ve alıcılar, İç Anadolu’nun en büyük hayvan pazarlarından biri olarak bilinen Çubuk Canlı Hayvan Pazarı’na akın etti. Ankara’nın Çubuk ilçesinde kurulan Çubuk Canlı Hayvan Pazarı, Kurban Bayramı öncesi dolup taştı. İç Anadolu’nun en büyük hayvan pazarlarından biri olarak bilinen pazara tüm illerden yoğun ilgi gösterildi. Küçükbaş ve büyükbaş hayvanların görücüye çıktığı pazarda besiciler alıcılarını beklerken, büyükbaş hayvanların fiyatı 150 bin liradan küçükbaş hayvanların fiyatıysa 12 bin 500 liradan görücüye çıkıyor. Pazardaki büyükbaşlar, 500 kilogramdan başlayıp 1 tona kadar devam ediyor. Yaklaşan bayram öncesi hazırlıklarını tamamlayan pazar esnafı, bütçelerine uygun kurbanlık arayan vatandaşları bekliyor. "Çoban bulamıyoruz, kendimiz çobanlı yaptık" 10 senedir besicilik yaptığını söyleyen Emirhan Resim, "3 haftadır gelip gidiyor bu mal, satılmıyor. Bu malın ne hikmeti var, bilmiyorum. Çoban bulamıyoruz, kendimiz çobanlık yaptık. 10 senedir de bu işle meşgulüm ben böyle bir şey görmedim. Malda da bir şey yok. Millette para mı yok, millete para mı var ben çözemedim bu işi. Satabilen satıyor. Müşterisine bağlı. Müşteri beğenmiyor mu, ondan mı almıyor çözemedim. Hiçbir şey de yok malda" diye konuştu. "Küçükbaş getirdim. 40’tan, 30’dan, 20’den ve 15’ten verdim" Pazara 30 mal getirdiğini aktaran Mustafa Özen ise tüm mallarını sattığını belirterek, "Küçükbaş getirdim. 40’tan, 30’dan, 20’den ve 15’ten verdim. Böyle verdim. Tatlı para kazandım. Aşağı yukarı 40-50 senedir bu işle uğraşıyorum. Ben malıma iyi bakarım. İyi otlatırım. Millet 50’ye çoban tutuyorsa ben 70’e tutarım. Onun içinde elimde kalmaz. Vatandaş ete para veriyor. Pazarda ünvanım vardır. Babası kötü ağa derler bana. Gelince burada elimi değmem. Vatandaş satar. 10-15 gün içinde sattım. Bir kısmını köyden komşulara verdim, elimde kalanı da buraya getirip burada sattım" ifadelerini kullandı. "Ben alıcıyım, besiciye göre fiyat farklıdır, bilemem" Pazara büyükbaş hayvan almak için gelen Hasan Hüseyin Tuğrul ise, "160-170 bin lira civarında alırız. O civarlarda almayı düşünüyoruz. Daha yeni geldim. Bu fiyatlarda alırsak iyi. Bana göre iyi. Ben alıcıyım, besiciye göre fiyat farklıdır, bilemem" şeklinde konuştu. "Kurban fiyatları çok ucuz" Bu fiyatların çok ucuz olduğunu ifade eden Ziya Doğanay ise malları al-sat yaptığını aktardı. Doğanay, "Buradan alıyorum götürüp satıyorum. Kurban fiyatları çok ucuz, çok. Geçen seneye rağmen çok ucuz. Geçen sene fiyatlar iyiydi. Bu sene ucuz" dedi.