KÜLTÜR SANAT - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 10:24

Modern köprüler bir bir yıkılırken, Selçuklu köprüsü 8 asırdır dimdik ayakta duruyor

A
A
A

Son yılların en yağışlı dönemi yaşanırken Tokat’ta bazı köprüler taşkın riskine karşı yıkıldı. Yakın dönemde inşa edilen köprüler birbir yıkılırken tarihi birçok köprünün halen ayakta kalması dikkatlerden kaçmadı. Sivas’ta 8 asırdır dimdik ayakta kalan Tarihi Eğri Köprü, günümüz mimarilerine örnek oluyor.

Yurt genelinde etkili olan bahar yağmurları, birçok noktada sel ve taşkınlara sebep oldu. Şehirler ve ilçelerden geçen akarsularda su seviyesinin yükselmesiyle çeşitli tedbirler alınmaya başladı. Tokat’ta taşkın riskine karşı 2 köprü kontrollü şekilde yıkıldı. Modern mimari ile inşa edilen köprüler yıkılırken asırlara meydan okuyan taş köprülerin yüzyıllardır ayakta kalması dikkat çekti.

Sivas’ta yer alan ve Türkiye’nin en uzun nehri üzerine inşa edilen Tarihi Eğri Köprü, artan su seviyesine rağmen dimdik ayakta duruyor. Selçuklular döneminde inşa edilen ve uzunluğu 173 metre olan köprü, yıllardır coşkuyla akan ırmak suyuna göğüs geriyor. Ortasındaki eğim ile hırçın Kızılırmak suyunda dalgakıran görevi gören köprüde 18 adet kemer bulunuyor.

Modern köprüler bir bir yıkılırken, Selçuklu köprüsü 8 asırdır dimdik ayakta duruyor

Eğri yapısıyla asırlardı ayakta duruyor

Köprünün mimarisi ile ilgili bilgiler veren Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, "Tarihi Eğri Köprü mimari özelliklerinden anlaşılacağı üzere Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülmektedir. Eğri Köprü ile ilgili her hangi bir kitabe bulunamadığı için kesin bir tarihlendirme yapılmıyor ancak yapının geçirdiği restorasyonlara ait bir takım kitabeler bulunmakta. Bu kitabelerde tarihi köprünün restorasyon aşamalarında detaylarını bilme imkanı sunuyor. Tarihi Eğri Köprü kesme taştan inşa edilmiş, 18 kemerli bir köprüdür. Yaklaşık olarak 173 metre uzunluğunda, 4.6 metre genişliğindedir. Klasik bir Selçuklu köprüsü diyebiliriz. Ancak Eğri Köprü’yü diğer Selçuklu köprülerinden ayıran en önemli özelliği isminden de anlaşılacağı üzere ters ‘v’ şeklinde tasarlanmasıdır. Bu konuyla ilgili çok farklı görüşler olmakla birlikte kabul göreni, yoğun bir şekilde akan Kızılırmak’ın akış hızını kesmek için köprünün böyle eğri bir biçimde tasarlanarak suyun baskı kuvvetini kırmak yönünde bir mimari tasarım olduğu düşünülüyor. Özellikle son yıllarda artan yağışlar ve eriyen karlarla birlikte Kızılırmak yatağında ciddi anlamda bir sel ve taşkın riskinin oluşma ihtimaline karşı, muhtemelen ustalarında bu taşkın ve selden köprünün etkilenmemesi, yıkılmaması amacıyla köprünün böyle bir eğimle inşa edildiğini düşünüyoruz. Özellikle son yıllarda ülkemizde artan yağışlarla birlikte oluşan sel ve taşkınların ciddi maddi hasarlara, can kayıplarına neden olduğunu bilmekteyiz. Dönemin mimarları da bu gibi durumları göz önünde bulundurarak mimari tasarımlarda oluşabilecek bu tür sorunlara karşı kendi içerisinde mimari çözümler üretmiştir. Bunun en büyün örneğinin de Tarihi Eğri Köprü’de görmekteyiz" ifadelerine yer verdi.

Modern köprüler bir bir yıkılırken, Selçuklu köprüsü 8 asırdır dimdik ayakta duruyor

"Tarihi köprüler çok daha sağlam"

Modern mimarilerin daha sağlam ve dayanıklı olmasının beklendiğini söyleyen Budaktaş, "Günümüzde sel ve taşkınlardan dolayı modern inşa teknikleriyle inşa edilen köprülerin daha sağlam daha dayanıklı olmasını bekliyoruz. Ancak Türkiye genelinde gördüğümüz üzere tarihi eser olarak değerlendirdiğimiz köprülerin çok daha sağlıklı, sağlam bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüze sağlam bir şekilde ulaştığını görebiliyoruz. Bunun temel sebebi Eğri Köprü’nün mimari tasarımının çok sağlam ve sağlıklı bir şekilde yapılmış olması. Sel ve taşkınların önlenmesi için böyle bir mimari çözüm üretilirken aynı zamanda malzeme ve işçilikte çok önemli. 18 kemerden oluşan bu tarihi köprü çok sağlam ayaklar üzerinde oturmaktadır. Ayaklar ırmağa sağlam yerleştirildiği için suyun itki kuvvetini mümkün olduğu kadar kıracak şekilde tasarlanmıştır. Yapılan kemerli tasarımında bu itki kuvvetini kırması noktasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. İnşa sürecinde kullanılan kesme taşlarda çok sağlam bir şekilde yerleştiriliyor. Günümüz köprüleri inşa edilirken aslında sadece köprü olarak bakmamak gerekiyor, inşa faaliyetleri özellikle temel anlamında çok sağlam zeminlere oturmadığı için bugün maalesef bu faciaları yaşayabiliyoruz. Çünkü binaları ya da tarihi eserleri ayakta tutan şey temeldir, temel ne kadar sağlam olursa yapı o kadar sağlıklı olur. Eğri köprüde 18 kemerin oturmuş olduğu ayaklar çok kalın kütleler halinde inşa edilmiş ve köprünün ırmak içerisine yüz yıllarca sağlam bir şekilde oturmasını sağlamıştır" ifadelerine yer verdi.

Rahmi Meyveci - Tufan Özyaşın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de Başkan Tuncer personelle bayramlaştı Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Kurban Bayramı öncesinde belediye personeliyle bayramlaşarak çalışanların özverili hizmetleri için teşekkür etti. Tuncer, "Mezitli’nin daha modern ve yaşanabilir bir kent olması için hep birlikte çalışıyoruz" dedi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Kurban Bayramı öncesinde belediye personeliyle düzenlenen bayramlaşma programında bir araya geldi. Belediye ana hizmet binasında gerçekleşen programda çalışanlarla tek tek bayramlaşan Başkan Tuncer, personelin özverili çalışmalarına teşekkür etti. Mezitli Belediyesinin her alanda yürüttüğü hizmetlerde ekip ruhunun önemine dikkat çeken Başkan Tuncer, belediye çalışanlarının emek ve gayreti sayesinde ilçeye değer katıldığını ifade etti. Vatandaşlara sunulan hizmetlerin arkasında güçlü bir ekip çalışması bulunduğunu belirten Tuncer, kurum içindeki birlik ve dayanışmanın başarıyı beraberinde getirdiğini söyledi. Konuşmasında belediye personelinin katkısına vurgu yapan Başkan Tuncer, "Mezitli’nin daha modern, daha düzenli ve daha yaşanabilir bir kent olması için hep birlikte çalışıyoruz. Vatandaşlarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşlerde sizlerin emeği ve alın teri var. Hepinize özverili çalışmalarınız için teşekkür ediyorum" dedi. Bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren özel günlerden biri olduğunu ifade eden Tuncer, tüm personele aileleriyle birlikte sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu. Program, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve bayramlaşmanın ardından sona erdi.
Antalya Antalya’da 1 aydır kayıp olarak aranan gençten acı haber ?Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde metruk bir inşaatta bulunan erkek cesedinin, bir aydır kayıp olarak aranan gence ait olduğu tespit edildi. Talihsiz gencin cansız bedeni, yapılan incelemelerin ardından memleketi Serik’te toprağa verildi. Antalya’da yaklaşık bir ay önce ortadan kaybolan ve ailesi tarafından her yerde aranan Berkay Eroğlu’ndan kahreden haber geldi. Muratpaşa ilçesindeki iki gün önce atıl bir inşaatta bulunan kimliği belirsiz cesedin, yapılan DNA ve Adli Tıp incelemeleri sonucunda Eroğlu’na ait olduğu kesinleşti. ?Olay, geçtiğimiz günlerde Muratpaşa ilçesi Meydankavağı Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede rutin ilaçlama çalışması yapan belediye ekipleri, metruk bir inşaatın içerisinde hareketsiz yatan bir şahsı fark etti. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ve polis ekipleri, şahsın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinde yapılan ilk incelemede, cesedin yaklaşık bir aylık olduğu ve üzerinde kimlik bulunmadığı tespit edildi. ? Üzerinden kimlik çıkmayan şahsın, ölüm nedeninin belirlenmesi ve kimlik tespiti için cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Burada yapılan detaylı incelemeler ve eşleşmeler sonucunda, cenazenin Serik’in Kadriye bölgesinde ikamet eden ve yaklaşık bir aydır kendisinden haber alınamayan Berkay Eroğlu’na ait olduğu belirlendi. ?Acı haberin verilmesi üzerine Eroğlu’nun ailesi ve yakınları yasa boğuldu. Adli Tıp Kurumu’ndaki işlemlerin tamamlanmasının ardından ailesi tarafından teslim alınan Berkay Eroğlu’nun cenazesi, dün memleketi Serik’te gözyaşları arasında toprağa verildi.
İzmir Çeşme’de 13 plaj ve 2 marinada Mavi Bayrak dalgalanacak Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi tarafından açıklanan 2026 yılı ödüllerine göre Türkiye genelinde 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı. İzmir’de 60 plaj, 5 marina ve 7 yatın ödüle layık görüldüğü listede, turizm cenneti Çeşme de 13 plaj ve 2 marina ile öne çıktı. Çeşme ilçesinde, bu yıl da belediye tarafından işletilen Ilıca Halk Plajı, Tekke Halk Plajı ve Dalyan Kocakarı Halk Plajı ödül almaya hak kazandı. İlçede ayrıca Cocos The Club Otel, Reges The Luxury Residences, The Nownes, Radisson Blu Resort & Spa Hotel, Boyalık Beach Hotel & Spa Thermal Resort, Swissotel Çeşme Resort & Spa, Ilıca Hotel, Babaylon Hotel, Grand Ontur Hotel ve Altınyunus Otel plajlarında da Mavi Bayrak dalgalanacak. Deniz turizminin önemli merkezlerinden olan ilçede IC Çeşme Marina ve Marin Alaçatı da ödül alan marinalar arasında yer aldı. Mavi Bayrak kriterleri Mavi Bayrak ödülü; plajlarda 33, marinalarda 38, turizm teknelerinde ise 51 kriterin eksiksiz yerine getirilmesini zorunlu kılıyor. Program kapsamında, yüzme suyu kalitesinin düzenli analiz edilmesinden atık yönetimine, çevre eğitiminden can güvenliğine kadar birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle kontrol ediliyor. Ödül için ayrıca engelli erişim olanakları, acil durum planları, atık ayrıştırma sistemleri ve biyolojik çeşitliğin korunması gibi uygulamalar da zorunlu kriterler arasında bulunuyor. ,