EKONOMİ - 16 Haziran 2025 Pazartesi 11:05

İnternetten gördüler, lavanta üreticisi oldular

A
A
A

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde yaşayan İlhan ve Cemile Önal çifti, internette gördükleri lavanta bahçelerinden etkilenerek lavanta üretimine başladı. Yaklaşık 40 dönümlük arazide kendi imkanlarıyla üretime başlayan çift, lavantaların yağını çıkartarak satışa sunmak için yoğun çaba harcıyor.

Kotangölü Mahallesi’nde 4 yıl önce lavanta üretimi için çalışmalara başladıklarını belirten İlhan Önal, "İnternetten lavanta bahçelerini görüp araştırma yaptım. Eşimle birlikte 40 dönümlük arazimizde lavanta üretimine başladık. Kendi imkanlarımızla üretim yapıyoruz. Lavanta yetiştiriciliği oldukça zahmetli ve büyük emek istiyor" dedi.

İnternetten gördüler, lavanta üreticisi oldular

Üçüncü hasat dönemini yaşadıklarını ifade eden Cemile Önal ise "İlerleyen yaşımıza rağmen eşimle birlikte üretmek için mücadele ediyoruz. Ülkenin kalkınmasında tarımın önemi büyük inşallah gençlerimize örnek oluruz" ifadelerini kullandı.

İnternetten gördüler, lavanta üreticisi oldular

Lavanta üretimine sonradan ortak olarak dahil olan Mustafa Gümüşboğa da 3 yıldır üretime katkı sunduklarını ifade ederek, "Maliyetlerin yüksek olması nedeniyle henüz tesis kurmayı düşünmüyoruz. Şimdilik fason üretim modeliyle devam etmeyi planlıyoruz" diye konuştu.

İnternetten gördüler, lavanta üreticisi oldular

Hasan Eryılmaz - Selçuk Dönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu 16 yaşında, en büyük hayali efsanevi Anadolu Parsı’nı bulmak Bolu’nun Mengen ilçesinde yaşayan 16 yaşındaki lise öğrencisi Mert Aydemir, ormanlık alanlara kendi imkanlarıyla kurduğu fotokapanlarla bölgedeki yaban hayatını kayıt altına alıyor. Bugüne kadar ayı, vaşak, kızıl geyik ve kurt gibi birçok türü kayda alan genç doğa aşığının en büyük hayali ise efsanevi Anadolu parsını görüntülemek. Mengen ilçesine bağlı Akçakoca köyünde yaşayan lise öğrencisi Mert Aydemir, küçüklükten bu yana doğaya ve yaban hayatına duyduğu ilgiyi bir adım öteye taşıdı. Kendi imkanlarıyla temin ettiği 6 fotokapanı Akçakoca Yaylası ve Mengen civarındaki ormanlık alanlara kuran Aydemir, doğadaki canlıların doğal yaşamlarını saniye saniye kaydediyor. Genç belgeselcinin kameralarına bugüne kadar ayı, ceylan, kızıl geyik, kurt, vaşak ve yaban domuzu gibi birçok tür yansıdı. "Belgeselleri izliyordum, hoşuma gidiyordu" Çalışmalarına nasıl başladığını anlatan Aydemir, küçüklükten beri doğaya meraklı olduğunu belirterek, "Bu benim küçüklükten beri merakımdı. Belgeselleri izliyordum, hoşuma gidiyordu. O yüzden hep böyle merakım vardı. Sonra YouTuber’ları izleyerek fotokapanı gördüm, onunla görüntü çekiyorlardı. Ben aldım. Ondan sonra bu çalışmalara başladım. Bu zamana kadar fotokapan ile vaşak, ayı, kızıl geyik, karaca, domuz, tilki, kurt ve çakal görüntüledim" dedi. Fotokapanları yerleştirirken hayvanların geçiş güzergahlarını ve tehlikeli bölgeleri seçtiğini vurgulayan Aydemir, "Köyde bir bölgemiz var. Orası yaban hayvanlarının çok olduğu bir bölge. Fotokapanımızı oraya da kurduk" diye konuştu. Hedefi yurt dışı ve Anadolu Parsı Bu hobisini ileride profesyonel bir seviyeye taşımak istediğini belirten Aydemir, şöyle konuştu: "Belgesel serüvenimde gidebildiğim yere kadar gitmek, hatta yurt dışına kadar taşımayı planlıyorum. Afrika’da safari yapmayı düşünüyorum. Türkiye’deki en büyük hayalim ise Anadolu parsını çekmek. Bölgede olduğuna dair duyumlar var ancak bunu net olarak görüntülememiz lazım. Çalışmalarıma bu yönde devam ediyorum." Doğa sevgisini ileride mesleğe dönüştürmeyi hedeflediğini aktaran Aydemir, yaban hayatı üzerine eğitim alarak devlete bu alanda hizmet etmek istediğini vurguladı. Aydemir ayrıca, yaban hayvanlarının ekosistem için önemine değinerek vatandaşlara doğayı ve canlıları korumaları, kaçak avlanmadan uzak durmaları çağrısında bulundu.
Gaziantep Gaziantep Valisi Kemal Çeber, ’süper hücre’ bilançosunu açıkladı Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kentte etkili olan süper hücre sonrası oluşan hasarın bilançosu ile ilgili açıklamalarda bulunarak, "Can kaybımız yok, tedaviye ihtiyaç duyan 14 yaralımız var. Yaklaşık 100 bina ile 39 okulda hasar var" dedi. Gaziantep genelinde dün öğle saatlerinden sonra "süper hücre" fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin pek çok noktasında hayatı adeta felç etti. Fırtınada etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde ve sokaklar ile köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçarken, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar kökünden söküldü. Hortumun da oluştuğu kentte sel meydana gelirken 23 kişi yaralandı. Vali Çeber, son durumu açıkladı Vali Kemal Çeber, kenti etkisi altına alınan ve ciddi zarar neden olan süper hücre ile ilgili bilançoyu paylaştı. Afetin hasara neden olduğu okullarda yaptığı incelemelerin ve yetkililerden aldığı bilgilerin ardından açıklamalarda bulunan Vali Çeber, kentte can kaybı olmasının sevindirici olduğunu ancak pek çok noktada ciddi hasarların meydana geldiğini ve tespit çalışmalarının devam ettiğini vurguladı. "Can kaybımız yok, pek çok noktada hasar meydana geldi" Çeber, "Dün akşam ilimizde oldukça şiddetli bir hava olayı yaşandı. Meteorolojik uyarılar bir gün önceden yapılmıştı ancak "süper hücre" olarak adlandırılan bu sistem kısa sürede, dar bir alanda çok yoğun etkisini gösterdi. Yaklaşık yarım saat süren bu süreçte dolu, fırtına, yoğun yağış ve yer yer hortum etkili oldu. Bu şiddetli hava olayı nedeniyle tarım alanları, araçlar ve enerji hatları başta olmak üzere birçok alanda hasar meydana geldi. En sevindirici nokta ise herhangi bir can kaybının yaşanmamış olmasıdır. Önceden yapılan uyarılar ve alınan tedbirlerin bu sonuçta etkili olduğu değerlendirilmektedir. Olayda 14 kişi tedavi altına alınmış olup, bunlardan birinin durumu orta seviyede, diğerlerinin ise hafif olduğu belirtilmiştir" dedi. "100 binada ile 39 okulda hasar var, tarım alanlarında zarar var" Yaşanan afette rakamsal verileri de paylaşan Vali Çeber, "İlimiz genelinde yaklaşık 85-100 civarında binada çatı uçması ve benzeri hasarlar tespit edilmiştir. Tarım alanları anlamında da özellikle Nizip, Karkamış ve Şahinbey bölgelerinde etkilenmenin daha yoğun olduğu görülmektedir. Kırsal mahallelerde de yıkılan ve hasar gören yapılar bulunmaktadır. Eğitim kurumlarımızda yapılan incelemeler sonucunda 39 okulda çatı uçması ve cam kırılması gibi riskli durumlar tespit edilmiştir. Bu nedenle öncelikle bu okullar için tatil kararı alınmış, ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda öğrenci ve velilerin tedirginliği de göz önünde bulundurularak il genelinde eğitime bir gün ara verilmiştir. Bugün içerisinde tüm okullarda detaylı incelemeler tamamlanacak ve akşam saatlerinde kamuoyuna güncel durum hakkında bilgi verilecektir" ifadelerini kullandı. "Riskli görülen okullarda alternatif çözümler geliştirilecek" Çeber, "Meteorolojik verilere göre bugün için ciddi bir uyarı bulunmamakla birlikte yağış ihtimali devam etmektedir. Bu durum, özellikle çatı onarım çalışmalarını zorlaştırabileceğinden, can güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler alınmaktadır. Milli Eğitim Müdürlüğü de bu kapsamda gerekli planlamaları yaparak riskli görülen okullarda alternatif çözümler geliştirecektir. Olayın hemen ardından tüm kurumlarımız ve belediyelerimiz ekip ve ekipmanlarıyla sahada aktif şekilde görev almıştır. Öncelikli olarak devrilen ağaçlar kaldırılmış, uçan çatılar güvenli hale getirilmiş ve zarar gören tabelalar ile altyapı unsurlarına hızlıca müdahale edilmiştir. Bu sayede günlük yaşamın normale dönmesi sağlanmıştır. Bugün itibarıyla ise hasar tespit ve onarım çalışmalarına yoğun bir şekilde devam edilmektedir" dedi.
Trabzon Trabzon’da ölüm getiren yamaç için bilimsel müdahale Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kaymaklı Mahallesi’nde uzun yıllardır devam eden kaya düşmesi riski için yürütülen bilimsel çalışmalar tamamlanma aşamasına geldi. Daha önce can kayıplarına neden olan bölgede, kalıcı çözüm hedefiyle hazırlanan proje kısa süre içinde hayata geçirilecek. Kaymaklı mahallesinde 2009 yılında meydana gelen ve Turan Kurt ile eşi Ayşe Kurt’un hayatını kaybettiği kaya düşmesi olayı, bölgedeki tehlikeyi gözler önüne sermişti. Sonraki yıllarda da benzer olayların yaşandığı mahalle, 2013 yılında "afet bölgesi" ilan edilirken, çok sayıda yapı tahliye edilmişti. 2016’da yaşanan bir başka olayda ise 1 kişi yaralanmış, 2 ev hasar görmüştü. Aradan geçen yıllara rağmen riskin sürdüğü mahallede, kalıcı çözüm için Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi ortak çalışma yürüttü. Arazi incelemeleri, teknik analizler ve mühendislik değerlendirmeleriyle kapsamlı bir proje hazırlandı, süreçte son aşamaya gelindi. Çalışmalar kapsamında yüksek teknolojili yöntemlerle veri toplandı, üç boyutlu modellemeler oluşturuldu. Yamaçlardaki riskli alanlar detaylı biçimde analiz edildi, kaya düşmesini önlemeye yönelik en uygun ıslah yöntemi belirlendi. Projede, daha önce kaya riski nedeniyle boşaltılan yapıların kontrollü şekilde kaldırılması da yer alırken, bu yapıların tamamı afet riski nedeniyle kullanılmayan binalardan oluştu. Afet sınırı dışında kalan yapılara müdahale edilmeden, çevreye zarar vermeyecek bir uygulama planlandı. Ersoy: "Projede son aşamaya geldik" Kaymaklı mahallesinde yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, projede son aşamaya gelindiğini belirterek, "Kaymaklı Mahallesi, Trabzon’un neredeyse 15-20 yıldır kanayan yarası. Bizde bu anlamda Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi ile Büyükşehir Belediyesi ortak bir çalışma yaparak Kaymaklı Mahallesi’nde günümüze kadar olan kaya düşme ile ilgili risklerin minimize edecek bir proje hazırlıklarına başladık. Hatta son aşamaya da geldik. Büyükşehir Belediyesi’ndeki ekiplerle birlikte arazi çalışmaları ve bunun sonucunda projeler hazırlandı. Şu anda son aşamaya geldik. Önümüzdeki birkaç hafta içinde de projesini belediyeye teslim etmiş olacağız" dedi. "Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler" Projenin uygulanacağı bölgede yıkılacak binalarında olduğunu kaydeden Ersoy, "Orada yaşanan ölümlü olaydan sonra böyle bir karar verildi ve oradaki bir çok evde boşaltılmak durumunda kaldı. Bölgede bundan sonra meydana gelebilecek kütle hareketlerinde insanımızı etkilemeyecek seviyede projelendirmek amacıyla çalışıyoruz. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile bizim özellikle Trabzon’daki kaya düşme vakalarının ıslahına yönelik bir protokol hazırlıkları içindeyiz. Protokol hazırlandı görüşüldü şuanda imza aşamasında. Bundan sonra Büyükşehir Belediyemiz ve Heyelan Uygulama Merkezi Trabzon’daki tüm kaya düşme vakalarında riskli olan yerleri belirleme ve ıslah projelerini hazırlayacak. Projeyi uygulayacağımız bölgede yıkılacak binalar var. Zaten onlar boşaltılan binalardı. Yıkılacak evlerin tamamı zaten kaya düşmesi vesilesiyle boşaltılmış evler. Afete maruz bölge dışında kalan yapılara dokunmadan önceden karar alınan binaları yerinde kaldıracağız ve diğer binalara zarar gelmeyecek bir proje olacak" ifadelerini kullandı.