ÇEVRE - 14 Haziran 2025 Cumartesi 10:03

Malatya’da 800 yıllık "Menengiç ağacı" zamana direniyor

A
A
A
Malatya’da 800 yıllık "Menengiç ağacı" zamana direniyor

Malatya’nın Arapgir ilçesinde yer alan ve yaklaşık 800 yıllık olduğu belirtilen Menengiç ağacı, zamana direnerek ayakta kalmayı sürdürüyor. Tarihi, doğası ve kültürel dokusuyla dikkat çeken ilçede bulunan asırlık ağacın koruma altına alınıp kültürel miras olarak tescillenmesi isteniyor.


Arapgir’in Onar Mahallesi’nde bulunan ve bölge halkı tarafından "ant ağaç" olarak da bilinen Menengiç ağacının, hem tarihi hem de doğal değeriyle bölge turizmine katkı sunduğu ifade ediliyor. Tescil sürecinin başlatıldığı belirtilirken, ağacın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor.


Onar Köyü Dernek Başkanı Mehmet Ali Tanrıvermiş, ağacın korunması için çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. Tanrıvermiş, "Yetkililer tarafından yapılan incelemelerde ağacın büyük oranda işlevini yitirdiği tespit edildi. Ancak bu ağaç sadece bir bitki değil, aynı zamanda geçmişimizin tanığı. Bu nedenle ‘ant ağaç’ olarak tescillenmesini istiyoruz" diye konuştu



Malatya’da 800 yıllık "Menengiç ağacı" zamana direniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.