GÜNDEM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 09:50

Malatya’da tezgah başında yarım asrı deviren ustalar çırak bulamıyor

A
A
A
Malatya’da tezgah başında yarım asrı deviren ustalar çırak bulamıyor

Malatya’da 50 yılı aşkın süredir mesleklerini ilk günkü heyecanla sürdüren sanayi ustaları çırak bulamıyor.


Malatya’da oto tamirciliği ile tornacılıkta yarım asrı geride bırakan iki usta, ilerleyen yaşlarına rağmen tezgahın başından ayrılmıyor. Mesleklerini severek yaptıklarını belirten ustalar, geçmişle bugünü karşılaştırırken çırak yetişmemesinden yakınıyor.


Küçük Sanayi Sitesi’nde yaklaşık 50 yıldır tornacılık yapan Mehmet Kulcu, mesleğini severek yaptığı için zorlanmadığını ifade ederek, "Mesleğini seversen kolaydır. Zor meslek diye bir şey yoktur. Mesleğini severek yapıyorsan o iş sana kolay gelir. Tabii ki her mesleğin kendine göre riskleri vardır. Olmaz olur mu? İllaki vardır ama severek yapıyorsan sorun yok" dedi.



"Kimse mesleğe heveslenmiyor, gelmiyor"


Çırak bulmakta ciddi sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Kulcu, geçmişte yaşadığı bir anıyı paylaşarak, "Çıraklık okulunda bir müdürümüz vardı. Allah rahmet eylesin. Zeki Bey. Ben oğlumun tasdiknamesini aldığımda bana dedi ki ‘Oğlunu al yanına götür, yetiştir. Biz az çok ileri görüyoruz. Sen çırak dahi bulamayacaksın. O günler gelecek’ dedi. Gerçekten de o günleri yaşıyoruz. Yıllardır çırağımız yok. Şu anda kimse gelmiyor, kimse meslek eşi yapmıyor, heveslenmiyor. Dolayısıyla şimdi oğlum olmasa zaten bu yaşta ben bu mesleğe de devam edemem" şeklinde konuştu.



"17-18 yaşındaki çocuğa ne öğreteceksin? Bu yaşta eğitmek zor oluyor"


Oto tamirciliğinde 50 yılı geride bırakan Vahap Boztepe ise çırakların mesleğe daha erken yaşta başlaması gerektiğini söyledi. Boztepe, "Bu mesleği severek yaparsan zor değil. Sevmeyerek, istemeyerek yaparsan zor. Güzel mesleğimiz ar. Allah’a şükür. Ekmeklerimizi kazandık, çoluk çocuğumuzu büyüttük. Çıraklarımız, 17-18 yaşında geliyorlar. Halbuki 11-12 yaşında, ilkokulu bitirdiği zaman gelse daha iyi olur. 17-18 yaşındaki çocuğa ne öğreteceksin? Bu yaşta eğitmek zor oluyor, büyümüşler artık. Şunu şöyle yap diyemezsin. Onun için zor oluyor. Ama küçük yaşta gelse her türlü yetiştirirsin. Adam büyümüş, aslan gibi olmuş. Ona ne diyeceksin" diye konuştu.



Malatya’da tezgah başında yarım asrı deviren ustalar çırak bulamıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de nehirlerde taşkın riski: Tunca ve Meriç Köprüsü ulaşıma kapatıldı EDİRNE (İHA) – Edirne’de artan su seviyesi nedeniyle Tunca ve Meriç Köprüsü tedbir amaçlı araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Nehirlerdeki su seviyesi risk oluşturacak şekilde artmaya devam ederken, şehiriçinde ulaşımı sağlayan tarihi köprüler ikinci bir duyuruya kadar ulaşıma kapalı kalacak. Edirne’de son günlerde etkili olan yağışların ardından Meriç, Tunca ve Arda nehirlerinde su seviyeleri ciddi şekilde yükseldi. Açıklanan son verilere göre Arda Nehri’nde debi 558 metreküp/saniye seviyesine ulaştı. Tunca Nehri’nde debi 212 metreküp/saniyeden 193 metreküp/saniyeye gerilerken, iki nehrin birleşimiyle oluşan Meriç Nehri’nde debi pik noktada 1386 metreküp/saniyeye çıktı. İpsala’da ise ölçümler 1468 metreküp/saniye olarak kaydedildi. Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’ne ulaşımın sağlandığı Tunca Köprüsü’nün tedbir amaçlı olarak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Meriç ile Tunca arasında kalan Ada bölgesinde ise kısmi taşkın yaşandığı belirtildi. Ekiplerin teyakkuz halinde olduğu ve gelişmelerin yakından takip edildiği belirtildi. Edirne Valisi Yunusu Sezer, Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü’nde (AFAD) gerçekleştirdiği toplantı sonrası beraberindekilerle birlikte Tunca ve Meriç Nehri’nde incelemelerde bulundu. "Geriye doğru bir tepmek söz konusu" Bulgaristan’daki barajlardan bırakılan suların da etkisiyle Edirne’de debilerde artış yaşandığını belirten Edirne Valisi Sezer, "Özellikle Arda nehrimizde debi 552 metreküpe ulaşmış durumda. Tunca Nehri’nde ise aşağı yönlü bir düşüş var. 212 metreküplerden 197 metreküplere geriledi. Ancak bu iki nehrin Meriç’te birleşmesiyle birlikte Meriç Nehri’nde debi 950 metreküpler seviyesinden 1365 metreküpe kadar yükseldi. İpsala bölgesinde ise 1456 metreküp seviyelerine ulaşmış durumda. Bu ne anlama geliyor? Kirişhane bölgesinde ilk kez 1365 metreküp seviyesini gördük. Meriç Nehri’ndeki suyun yükselmesi nedeniyle, Tunca Nehri’yle birleştiği noktada geriye doğru bir tepmek söz konusu. Dolayısıyla Meriç ve Tunca nehirleri arasında kalan ada kısmında taşkın riski oluşmuş durumda" dedi.