GÜNDEM - 26 Mayıs 2026 Salı 22:00

MESOB Başkanı Keskin’den esnaf ziyareti

A
A
A
MESOB Başkanı Keskin’den esnaf ziyareti

Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, oda başkanlarıyla birlikte Kurban Bayramı öncesi Fuzuli Caddesi ve Kernek Meydanı esnafını ziyaret etti. Keskin, esnafın bayramını tebrik ederek sorun, talep ve beklentilerini dinledi.


Fuzuli Caddesi’ndeki yenileme çalışmalarına değinen Keskin, caddenin genişletilerek güzel bir görünüme kavuştuğunu ancak bu süreçte hem esnafın hem de tüm Malatya’nın büyük sıkıntılar çektiğini ifade etti. Keskin, şehri hep birlikte el ele vererek ayağa kaldırmanın herkesin boynunun borcu olduğunu ve bu mücadelenin ilk olarak esnaftan başladığını vurguladı.


Ziyaretleri sırasında en çok yüksek dükkan kiralarından şikayetçi olduğunu belirten MESOB Başkanı Keskin, kira fiyatlarının akıl ve mantığın ermeyeceği seviyelere ulaştığını söyledi. İnsanların ne iş yapacaklarını bilemeden çok yüksek maliyetlerin altına girdiğini ifade eden Keskin, "4-4,5 milyon lirayı bulan, 1 milyon liradan aşağı düşmeyen kiralar var. Eskiden 40 bin, 50 bin lira olan kiralar bugün 1 milyon liraya çıkmış durumda. Buna mutlaka ortak akılla bir çözüm getirmek lazım" dedi.


Yüksek dükkan kiralarına karşı mülk sahiplerine Aşık Veysel’in dizeleriyle seslenen Keskin, şu uyarılarda bulundu:


"Mülkiyet sahiplerine buradan sesleniyorum. Aşık Veysel’in dediği gibi; ‘Güzelliğin on par’etmez, bu bendeki aşk olmasa’. Ben de mal sahiplerine diyorum ki: Arkadaş, benim esnafım olmasa senin dükkanın beş para etmez. Bu yıl yüksek fiyattan verirsin ama gelecek yıl ne müşteri ne de kiracı bulabilirsin. Bizim esnafımızın yüzde 85-90’ı kiracı konumunda, onları bu kadar ezmemek lazım. Mülk sahiplerinin hiçbiri gidip orada bizzat ticaret yapmıyor, herkes kiraya veriyor. Esnafımıza da çağrıda bulunuyorum; bu yüksek ve fahiş fiyatlardan dükkan kiralamayın. Siz tutmazsanız mecbur fiyatı indirecekler, kendileri gidip oturacak değil ya. Esnaf olmadan o dükkanların hiçbir özelliği, hiçbir faydası yoktur."



"Ticaretin içinde ticaret olmaz"


Şehirde mantar gibi türeyen ve "yöresel ürün" adı altında açılan pazarlara da sert tepki gösteren Keskin, Malatya esnafı konteynerlerde çoluk çocuğunun rızkı için canını dişine takarak mücadele ederken, dışarıdan getirilen ürünlerin kentte pazarlanmasının büyük bir yanlış olduğunu söyledi. Konuyu Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ile görüştüğünü belirten Keskin, "Biri Yeşilyurt’ta, diğeri Orduzu tarafında yapılmış. Beş yıldızlı otellerin altına, ticaret merkezlerinin yanına pazar kurmuşlar. Ticaretin içinde ticaret olmayacağını defalarca söyledik. Dün Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er ile görüştüm. Kendisi de bana hak verdi ve ’Bundan sonra dışarıdan getirilen ürünlerin Malatya’da satılmasına izin verilmemesi lazım’ dedi. Çünkü Malatya esnafı perişan durumda. Dışarıdan koparılıp getirilen, yıllarca buzdolaplarında tutulan, boyanıp süslenen malların Malatya’da pazarlanması kadar yanlış bir şey olamaz. Bu, belediyenin asli görevidir. Selahattin Gürkan başkan döneminde bu tarz 5 pazarı iptal ettirmiştik. O dönem belediye başkanı bana ’Başkan, beni aldattılar, ben işin aslını böyle bilmiyordum’ demişti. Buralarda gerçek manada yöresel ürün satılmıyor. Trabzon ürünü diyorlar ama Trabzon’la alakası yok. Belediye başkanımıza buradan bir kez daha sesleniyorum; yöresel ürün, yöresel bez adı altındaki bu etkinliklere artık izin verilmesin. Malatya’nın kendi esnafına ihtiyacı var. Yarın o dışarıdan gelenler çekip gidecek, biz yine esnafımızla baş başa kalacağız. Bu şehirde ticareti, esnafı ayağa kaldırmak zorundayız. Ticaret ayağa kalkarsa Malatya ayağa kalkar, herkes rahat eder" dedi.


Konuşmasının sonunda Malatya’ya hizmeti geçen devlet yetkililerine teşekkür eden Keskin, "Başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, bakanlarımıza, buralara pek gelmeseler de milletvekillerimize, özellikle Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve Sayın Valimize Malatya’ya katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Caddelerimiz açıldıkça şehrimiz daha da güzelleşecektir. Malatya’yı hep birlikte ayağa kaldırmak için tüm esnafımızdan ve vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz" diye konuştu.



MESOB Başkanı Keskin’den esnaf ziyareti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.