GÜNDEM - 11 Temmuz 2024 Perşembe 21:19

MTÜ’de 15 Temmuz konferansı

A
A
A
MTÜ’de 15 Temmuz konferansı

Malatya Turgut Özal Üniversitesinde, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga’nın katılımlarıyla “Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür” konferansı düzenlendi.


Konferansa Vali Yardımcısı Reşit Özer Özdemir, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İlhan Erdem ve Prof. Dr. Orhan Gündüz, Genel Sekreter Doç. Dr. Ahmet Selim Özkan, Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Abuzer Yeşil, İl Müftüsü Ramazan Dolu, SGK İl Müdürü Tekin Kutlu, Vakıflar Bölge Müdürlüğü Destek Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Günay, Araştırmacı Zeynep Demirkol, İl Kültür ve Turizm Müdürü Yener Oba, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katılım sağladı.


Bir Daha 15 Temmuzlar Yaşanmasın Diye: Fikri Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür konferansı, söz ve müziğinin Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ersan Çiftçi’ye ait olduğu “Uyandı Bir Millet” marşının video olarak yayınlanması ile başladı.


“Uyandı Bir Millet” marşının ardından açılış konuşmalarını gerçekleştiren Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan Erdem, “Bugün 15 Temmuz’u anmak için bir aradayız. 15 Temmuz tarihimizde hakikaten çok önemli bir gün. 15 Temmuz, darbeler geleneğinin son darbe girişimlerinden biri olarak tarihimize geçti ama bugüne kadar yapılan darbelerde olmayan bir durumla karşılaştık 15 Temmuz’da. Devlet ve millet bir araya gelerek hain darbe teşebbüsünü bertaraf etmiş ve darbe gerçekleşmemiştir. Bu açıdan hakikaten tarihimizde önemli bir günü ifade etmektedir. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu tip tehlikeleri bertaraf edecek güce ve kudrete sahiptir ama bunu milletiyle birlikte yaptığı zaman, bu güç ve kuvvet apayrı bir önem arz etmektedir" dedi.


Prof. Dr. İlhan Erdem Kurtuluş Savaşı’nda görmüş olduğumuz millet ve devlet birlikteliğini aynı şekilde 15 Temmuz’da da yaşanmış olduğunun altını çizerek, "Maalesef dünyamızda egemen güçler toplumları dizayn etmek için bu tip teşebbüsleri teşvik etmektelerdir. Ülkemizde de bu tip teşebbüsler zaman zaman olmaktadır ve egemen güçler toplumları ve devletleri dizayn etmeye çalışırken 15 Temmuz’da olduğu gibi yüce dinimiz İslam’ı dini bir referans alarak bir darbe girişiminde bulunmuşlardır. Maalesef egemen güçlerin bu hevesleri hep devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak demokrasimiz, siyasetimiz güçlendikçe bu darbelerin başarılı olma ihtimali olmayacaktır.” diyerek konuşmalarına son verdi.


Vali Yardımcısı Reşit Özer Özdemir ise konuşmalarında, "15 Temmuz hain darbe girişiminin 8.yılını yaşıyoruz. Demokrasi tarihimize bir kara leke düşmüştür ve bu kara lekeyi de Allah’ın izniyle yine Türk milleti silmiştir. Türk milleti demokrasiye âşık bir millettir. Çünkü daha düne kadar ‘Padişahım çok yaşa!’ diyen bir millet; iş başa düştüğü vakit, dünyanın şimdiye kadar icat edilmiş en iyi sistemi olan demokrasiye inanmış, itibar etmiş bir millet bunu özümsemiştir. Dünya milletleri içerisinde hiçbir millet yoktur ki Türk milletine değinmeden kendi öz tarihini yazabilsin. Böylesine gücü, kudreti, sınırları aşmış, dünyaya şamil olmuş çok büyük bir medeniyetten bahsediyoruz. Tabi bu kadar büyük bir millet ve kadim bir kültür olunca dünyadaki şer odaklarının dikkatini çekiyoruz ve hedef haline geliyoruz" dedi.


Anadolu coğrafyasının tarihin en eski dönemlerinden beri her zaman için pahalı bir coğrafya olduğunu belirten Reşit Özer Özdemir, “Buraya gelen medeniyetler ve devletler, buradaki yoğun mücadeleler neticesinde burada kalabilmiştir. Burada en uzun süre kalan milletlerden birisi de Türk milletidir. Biz Anadolu aşığıyız ve topraklarımızı seviyoruz. Buradan başka gidecek bir yerimiz de yoktur. 15 Temmuz’da biz bunu bir kez daha ilan ettik.” ifadelerine yer verdi.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi Battalgazi Konferans Salonunda düzenlenen konferansta Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga konuşmalarına, hain darbe girişiminin üzerinden 8 yıl geçtiğini ve devlet-millet bütünleşmesiyle, çok vahim sonuçlar doğurabilecek büyük bir badirenin atlatıldığını belirterek başladı. Göktolga, “15 Temmuz’a giden sürecin ekonomik, toplumsal, psikolojik, siyasi vb. boyutlarıyla analiz edilmesi gerekiyor. Bu bağlamda 8 yıldır önemli çalışmalar yapıldı, yapılmaya da devam ediyor. Devam etmesi de gerekiyor. Ancak, bu hain darbe girişiminin benzerlerinin yaşanmaması için hem millet hem de devlet olarak hepimize ciddi sorumluluklar düşüyor" dedi.


Tekrar aynı sorunu/sorunları yaşamamamız için her bireyin, sorumlu her kişi ve kurumun uzmanlık alanı çerçevesinde önlemler alınması için kafa yorması, somut öneriler oluşturması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga, “Bu bağlamda ciddi adımlar atıldı, atılmaya devam ediliyor. Bizlerin de eğitimciler olarak uzmanlık alanımız çerçevesinde bu sürece katkı sunma sorumluluğumuz var. Bu sorumluluk çerçevesinde, biz eğitimcilere düşen en önemli görevlerden biri, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek” ifadelerine yer verdi.


Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga konuşmasını, konunun öneminin daha iyi anlaşılması için, darbe girişiminde faal olarak bulunmuş olan bazı isimlerin savcılık ifadelerinden örnekler vererek sürdürdü. Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga, fikri hür nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekerek, “Fikrin hür olması; kişilerin yukarıda saydığımız zihinsel faaliyetleri gerçekleştirirken, mümkün olduğunca “özgün” kalabilmesiyle mümkün. Peki, özgün kalabilmek nasıl mümkün kılınabilir? Aslında bu sorunun cevabı, eleştirel düşünce tanımında saklı: Eleştirel düşünme, inanç ve eyleme yönelik bir rehber olarak gözlem, deneyim, akıl yürütme veya iletişimden toplanan veya bunlar tarafından üretilen bilgileri aktif ve ustalıkla kavramsallaştırma, uygulama, analiz etme, sentezleme ve/veya değerlendirmeye yönelik entelektüel bir süreçtir" ifadelerine yer verdi.


Vicdanın Arapça “vecede” kökünden geldiğini ve “vecede” fiilinin mastar kalıbı olan “el-vucud” kelimesinin beş duyu organı aracılığı ile “bulma”yı ifade ettiğini belirten Prof. Dr. Göktolga, “Vicdan; en genel anlamda, kişinin kendi ahlâk değerlerini dolaysız bir biçimde kendiliğinden yargılamasını sağlayan iç yeti ya da kişiyi bunu yapmaya yönelten iç duyudur. Dolayısıyla, vicdanen sağlıklı kararlar verebilmek için kişinin vicdanını dinlerken hür olması gerekir. Nihayetinde dinlediğimiz, dinlememiz gereken kendi vicdanımız, kendi iç sesimizdir. Çocuklarımıza dini değerleri, ahlaki değerleri, toplumsal kuralları öğretelim; ama kendi vicdanlarını oluşturmalarına da müsaade edelim” diyerek vicdanı hür nesiller yetiştirmenin önemine dikkat çekti.


Son olarak irfanı hür nesiller yetiştirmenin altını çizen Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga, Cemil Meriç’in “İrfan kendini tanımakla başlar. Kendini tanımak, önyargıların köleliğinden kurtulmaktır, önyargıların ve yalanların. Tecessüsü madde dünyasına çivilemeyen, zekâyı zirvelere kanatlandıran, uzun ve çileli bir nefis terbiyesi, irfan.” tanımına yer vererek, “irfanı ilimden ayıran sadece zekâyı değil, ruhu da beslemektir: İlmiyle amel etmek ve nefs terbiyesi de irfana dâhildir. İrfanı hür nesiller yetiştirmek de, sadece zihni değil, kalbi de mutmain etmekle mümkün. Dört helal kazancın beş haram kazançtan büyük olduğuna inanmak ve çocuklarımızın da buna inanmasını sağlamaktır. Sadece kendini ve kendinden olanları değil, tüm insanlığı düşünmeyi öğrenmek ve öğretmektir irfan” dedi.


Prof. Dr. Oğuzhan Göktolga, “İrfanı hür nesiller yetiştiremezsek, haramzadeler diye çarşaf çarşaf yayın yapanların, boğazına kadar harama batmasına engel olamayız maalesef” dedi.



MTÜ’de 15 Temmuz konferansı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güzelbahçe Belediyesine yönelik düzenlenen ’rüşvet ve organize suç örgütü’ operasyonunda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay tutuklandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, uzun süredir büyük bir gizlilikle yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından saat 05.30 itibarıyla operasyon için harekete geçti. Eş zamanlı baskınlarla belirlenen adreslere ve belediye hizmet binasına giren ekipler; Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, eşi Nermin Günay, eski belediye başkanı Özdem Mustafa İnce, İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar ve Zabıta Müdürü Sezgin Kuş gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen şüpheliler Belediye Meclis Üyesi Gizem Göçtü ve MİRYA Grup Yetkilisi Şamil Göçtü’yü yakalamak için ise çalışmalar sürüyor. Adresler didik didik arandı Operasyon kapsamında jandarma ekipleri Güzelbahçe Belediyesi binasını güvenlik çemberine aldı. Başkanlık makamı, imar müdürlüğü ve arşiv odalarında yapılan detaylı aramalarda çok sayıda resmi belgeye, ihale dosyasına ve bilgisayarlar başta olmak üzere dijital materyallere incelenmek üzere el konuldu. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından sorgulanmak üzere İzmir İl Jandarma Komutanlığına götürüldü. Başkan Günay ve İmar Müdürü tutuklandı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının titizlikle yürüttüğü soruşturma dosyasında şüpheliler; ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Örgüte Üye Olma’ (TCK 220), ’Rüşvet’ (TCK 252), ’Görevi Kötüye Kullanma’ (TCK 257) ve ’İmar Kirliliğine Neden Olma’ (TCK 184) suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ile İmar ve Şehircilik Müdürü Özgür Bayraktar, nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Şüphelilerden Nermin Günay, Özden Mustafa İnce ve Sezgin Kuş hakkında ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılma kararı verildi.
Manisa Özgür Özel: "Baş veririm partiyi kimseye teslim etmem" Bayram programı için memleketi Manisa’ya gelen Özgür Özel, partisine yönelik girişimlerin iktidar yürüyüşünü durdurmak için olduğunu savunarak, "Baş veririm, boyun eğmem, bu partiyi kimseye bırakmam, teslim etmem" dedi. Özgür Özel, bayram programı için memleketi Manisa’ya geldi. CHP Manisa İl binası önünde kalabalık grup tarafından karşılanan Özgür Özel, kurulan platforma eşi Didem ve kızı İpek Özel ile birlikte çıkarak vatandaşları selamladı. Özgür Özel’in annesi ve babası da oğullarını parti binasının balkonundan takip etti. Mitinge İzmir ve Denizli Büyükşehir Belediye Başkanları ile ilçe belediye başkanları ve ilçe başkanları da katıldı. Özel, siyasetteki yürüyüşünün 2009 yılında aynı binanın balkonundan başladığını belirterek, "O gün bu sokağı doldurmuştunuz, bugün de arkamızdasınız. Hepinizin canı gönülden selamlıyorum. İyi ki varsınız" ifadelerini kullandı. "Umut sözlerini haykıralım" Özel, vatandaşlardan öfke yerine umut dili kullanmalarını isteyerek, "Bu sokakların nabzını bilen insanlarız. Bu sefer sokakta öfke hakim ama öfke sözleri değil, umut sözlerini hep birlikte haykıralım" diye konuştu. Konuşmasında merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ile Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı da anan Özel, her iki ismin de partinin başarı hikayesinin önemli parçaları olduğunu söyledi. Parti içindeki tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, CHP’nin kurultay süreçlerinin demokratik şekilde yürütüldüğünü savunarak, "Kurultayda ben imza toplamadım ama bir tek rakip çıkmadı" dedi. "Yüzde 13 ile aldığımız partiyi yüzde 38’e getirdik" diyen Özel, CHP’nin bugün Türkiye’nin birinci partisi olduğunu ifade ederek, "Bugün partiyi AK Parti’nin yargı kollarının faaliyetiyle elimizden almaya, bileğimizi bükmeye çalışıyor. Buradan kendi memleketinden söylüyorum. Nasıl Manisa’da yüzde 6’yla başlayıp yüzde 60’la son noktaya geldiysek Türkiye’de de 28 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra herkes kahrolmuşken, bu sokaktan gelen geçen kalmamışken, öğretmenevi boşalmışken, aşağıdan CHP’nin gittiği kahvelerde kimse kimsenin yüzüne bakmıyorken, herkes yerdeki gazoz kapağını tekmeliyor, göz göze gelmiyorken, gençler yurt dışına gitmeyi hesaplıyorken yüzde 12,7 ile partiyi aldık. Bugün geldiğimiz yerde son seçimde yüzde 38 aldık. Birinci partiyiz ve bütün mücadele buna yöneliktir, bizi durdurmaya yöneliktir. Onun için bu mücadele parti içi bir mücadele değildir" ifadelerini kullandı. Parti içinde yaşanan krizin çözümü için çağrıda bulunan Özel, "Parti içinde birtakım hazımsızların Türkiye’deki yürüyüşümüzü durdurmak isteyen sarayın oyununa gelmesiyle, onların kayığına binmesiyle, 31 Mart 2023 seçimini kabullenemeyenlerle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 5 Kasım 2023 kurultayını kabullenemeyenlerin, yani sultancılarla butlancıların ittifakı vardır karşımızda. Şimdi 2 milyon üyeye direkt soralım. Açık söylüyorum, rakip çıksın yarışalım. Beni geçen olursa elini kaldırmayacağım, elini öpeceğim ve ömrüm boyunca peşinde gezeceğim. Ayrıca öyle en yüksek oyla değil, yüzde 50 ile değil. Ben bu üyenin bu şartlar altında en son 2011 Mart’ında Manisa’da yüzde 84 almıştım, üyenin tamamını. İddia ediyorum sandığı koyun, oy kullanan üyelerin yüzde 85’i istemezse yüzde 80 oy alsam görevi kabul etmeyeceğim" dedi. CHP’ye yönelik girişimlerin iktidar mücadelesini engellemeyi amaçladığını savunan Özel, "Onun için direkt önerim şudur: Biz önümüzdeki ilk mesai gününde 1 Haziran’da yapılacak Parti Meclisi’nde 45 gün sonraya derhal kurultay kararını alalım. O 45 günün içinde 15 gün sonra olur, 20 gün sonra olur. 2 milyon üyemize sandığı koyalım. 2 milyon üye Türkiye’ye örnek olacak biçimde sandığa gitsin ve Genel Başkan adaylarını oylasın. Sandıktan kim çıkarsa kurultayda onun arkasında birleşelim, partiyi iktidara taşıyalım. Tüm üyelerin oy kullanmasıyla seçilecek bir Genel Başkanı kimse tartışamaz. Bu mesele benimle Kemal Bey arasında değildir. Bu mesele milletle AK Parti arasındadır" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda Manisalılardan helallik isteyen Özel, "Türkiye’de iktidarı değiştirmeye kararlıyız. ‘Sus Ankara merkezli siyaset yap. Git partinin başında otur, huzur bul. Arkadaşlarını sat. Bizimle anlaş’ diyenlere verdiğim cevap Manisalılar beni bilir, yatılı okul arkadaşlarım beni bilir, baş veririm, boyun eğmem, kimseyi satmadım bundan sonra satmayacağım. Bu partiyi de kimseye bırakmam, kimseye teslim etmeyeceğim. Bu mücadeleden ölmek var, dönmek yok. Şimdi yine zorlu bir yolculuğa çıkıyorum. Manisa size emanet. Hepinizi çok seviyorum" dedi. Özel konuşmasının ardından vatandaşları selamlayarak otobüsle alandan ayrıldı.