EKONOMİ - 16 Nisan 2026 Perşembe 17:32

’Süper gıda’ arı sütü Malatya’da mercek atında

A
A
A
’Süper gıda’ arı sütü Malatya’da mercek atında

Malatya Turgut Özal Üniversitesi, İnönü Üniversitesi ve Fırat Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çok yönlü araştırma, arı sütünün kalitesini belirleyen sırları gün yüzüne çıkardı. Doğanşehir (Buğday Deresi) ve Battalgazi’de (Uluköy) eş zamanlı olarak gerçekleştirilen çalışma, hem üreticiye yol haritası çiziyor hem de "kaliteli arı sütü" peşindeki tüketiciyi uyarıyor.


"Gençlik iksiri" olarak adlandırılan arı sütü, artık bilimsel bir reçeteye sahip. Malatya Turgut Özal, İnönü ve Fırat Üniversitelerinden bilim insanlarının ortaklaşa yürüttüğü kapsamlı araştırma, arı sütünün içeriğinin sadece bölgeye göre değil, arıcının verdiği ek besine göre de nasıl değiştiğini kanıtladı.


Yürütücülüğünü Malatya Turgut Özal Üniversitesi’nden Doç. Dr. Semiramis Karlıdağ’ın yaptığı bir bilimsel araştırma, arı sütünün biyokimyasal ve aromatik bileşimi üzerinde çevresel faktörlerin ve besleme yöntemlerinin kritik etkilerini ortaya koydu. Karlıdağ ve çalışma arkadaşları tarafından gerçekleştirilen araştırma, bölgedeki arıcılık faaliyetleri için önemli bilimsel veriler sunuyor.


Araştırma kapsamında Malatya’nın iki farklı bölgesi olan Doğanşehir ve Battalgazi Uluköy’de, farklı karbonhidrat kaynaklarıyla (glikoz, sükroz ve ticari arı yemi) beslenen bal arısı kolonilerinden elde edilen arı sütleri detaylı şekilde incelendi. Yapılan analizler sonucunda, hem coğrafi konumun hem de beslenme yönteminin arı sütünün kalitesini belirleyen biyokimyasal ve uçucu bileşik profilini doğrudan etkilediği belirlendi.


Araştırma kapsamında arı sütlerinde 50’den fazla uçucu organik bileşik tespit edildi ve bu bileşiklerin aroma, kalite ve potansiyel biyolojik etkiler açısından önemli rol oynadığı ortaya kondu. Bulgular, arı sütünün kimyasal profilinin üretim şartlarına bağlı olarak önemli ölçüde değişebildiğini göstererek kalite kontrol ve ürün standardizasyonu açısından önemli bir bilimsel temel sundu.



Coğrafya fark oluşturuyor


Ortaya çıkan en çarpıcı sonuçlardan biri, bölgedeki bitki çeşitliliğinin arı sütünün kalitesini doğrudan etkilemesi oldu. Tüm bu farklılıklar, arıların farklı beslenme yöntemlerine göre seçtikleri farklı botanik orijinlerden kaynaklandı. Doğanşehir’in zengin florası, arı sütünün en önemli kalite göstergesi olan 10-HDA (10-hidroksi-trans-2-dekenoik asit) maddesinin üretimini doğal olarak tetikliyor.



Şeker tipi kaliteyi değiştiriyor


En yüksek kalite Doğanşehir’de: Arı sütünün en önemli kalite göstergelerinden biri olan 10-HDA içeriği, Doğanşehir bölgesinde glikozla beslenen kolonilerde yüzde 2,77 ile en yüksek seviyeye ulaştı. Arı sütü üretiminde yaygın bir uygulama olan ek besleme, araştırmanın odak noktalarından biri idi. Bilimsel sonuçlar, sanılanın aksine her şekerin aynı etkiyi oluşturmadığını gösterdi. Glikoz ile beslenen arıların ürettiği arı sütünde, bağışıklık ve hücre yenileyici özelliğiyle bilinen 10-HDA oranının en yüksek seviyeye ulaştığı saptandı. Glikoz takviyesi, arı sütündeki koruyucu enzimlerin (invertaz ve katalaz), toplam protein, prolin ve 10-HDA miktarının da artmasını sağladı. Sükroz (çay şekeri) ile beslenen gruplarda enzim aktivitelerinin daha düşük kaldığı gözlemlendi.


Bölgesel etkiler: Doğanşehir’in çevresel şartlarının 10-HDA üretimini teşvik ettiği, Uluköy’ün ise zengin polen ve nektar çeşitliliği sayesinde toplam amino asit üretimini desteklediği gözlemlendi.


Antioksidan kapasitesi: Beslenme rejiminin arı sütünün fenolik bileşik profili ve antioksidan kapasitesi üzerinde önemli değişimlere yol açtığı tespit edildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların arı sütü üretiminde besleme stratejilerinin optimize edilmesi, ürün kalitesinin artırılması ve coğrafi köken doğrulaması gibi alanlarda önemli katkı sağlayacağını vurguluyor. Çalışma, endüstriyel karbonhidrat kaynaklarının arı sütünün biyokimyasal yapısını nasıl şekillendirdiğini ortaya koyarken, glikoz takviyesinin arı sütü kalitesini artırmak için etkili bir üretim stratejisi olabileceğini gösteriyor. Elde edilen veriler, Türkiye’de sınırlı miktarda üretilen arı sütünün daha yüksek katma değerle üretilmesi ve uluslararası pazarda rekabet gücünün artırılması açısından önemli bir potansiyel sunuyor.



Arıcılığa ve ekonomiye büyük katkı


Türkiye, arıcılıkta dünya devlerinden biri olmasına rağmen arı sütü üretimi henüz istenen seviyede değil. Bu çalışma, arıcılara ürün kalitesini artırmak için bilimsel bir "besleme takvimi" sunuyor. Bilim insanları, doğru lokasyon ve doğru karbonhidrat kaynağı seçimiyle Türkiye’nin yıllık arı sütü rekoltesinin ve kalitesinin katlanabileceğini vurguluyor.



Tüketiciye uyarı: Suistimallere dikkat


Araştırma, arı sütünün kalitesindeki hassasiyeti de ortaya koydu. Bilim heyeti, bu değerli ürünün suistimal edilmeye açık olduğunu hatırlatarak şu uyarılarda bulundu:


Analiz şart: Sadece rengine ve tadına bakarak arı sütünün kalitesi anlaşılamaz. Mutlaka laboratuvar onaylı 10-HDA oranlarına bakılmalı.


Saklama şartları: Arı sütü biyokimyasal olarak çok hassastır. Araştırmada kullanılan tüm örnekler eksi 18 derecede korunmuştur; oda sıcaklığında bekletilen ürünlerde bu mucizevi bileşenler hızla kaybolur.


Doğallık aldatmacası: Tamamen doğal ortamda, ek besleme yapılmadan üretilen kontrol gruplarında bazı değerlerin daha düşük çıkması, kontrollü bilimsel beslemenin "kaliteyi standardize etmek" için bir gereklilik olduğunu gösterdi. Ancak bu durum, merdiven altı şuruplarla yapılan üretimle karıştırılmamalıdır.


Çalışmanın sonuçları, arı sütünün sadece bir gıda takviyesi değil, aynı zamanda apiterapide (arı ürünleriyle tedavi) kullanılacak tıbbi bir materyal olarak standartlaştırılması gerektiğini kanıtlıyor. Bölgesel farklılıkların (toprak yapısı, botanik orijin) arı sütünün "fenolik bileşiklerini" yani antioksidan gücünü ve enzim içeriklerini değiştirmesi, Malatya gibi illerin bu konuda özel bir marka haline gelebileceğinin sinyalini veriyor.


Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversite olarak Malatya’da tarım ve hayvancılık alanında bilimsel çalışmalarla üretime katkı sağlamaya devam edeceklerini belirterek araştırmada emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti.



’Süper gıda’ arı sütü Malatya’da mercek atında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin’den esnafa çağrı: Yeni çarşıya taşının Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, "Malatya Esnaf ve Sanatkar camiası olarak bu güzel yapılan hizmetleri, bir an önce Malatya çarşısını ayağa kaldırmamız lazım. Çarşısız il olmaz, çarşısız memleket olmaz. Bizim bu çarşıyı mutlaka canlandırmamız lazım" dedi. MESOB Başkanı Şevket Keskin, beraberinde esnaf ve sanatkar odaları başkanları ile birlikte Malatya Çarşı merkezinde incelemelerde bulundu. Niyazı Mısri Caddesi, Turgut Temelli Caddesi, Kuyumcular Çarşısı ve çarşı merkezinde yapılan iş yeri, iş hanlarında inceleme yapan Keskin, yeni iş yerlerine taşınan esnaflara da hayırlı olsun dilek ve temennilerinde bulundu. Keskin, "Bugün esnaf odası başkanlarımızla birlikte çarşı merkezini gezdik. Çarşımız güzel ve temiz olacak. Bazı dükkan çok ufak, ama bazı dükkanlarda gerçekten büyük. Biz çarşının sektör sektör olması gerektiğini ifade ediyoruz. Malatya çarşısında bugüne kadar böyle caddeler yoktu. Bunu vatandaşın görmesi lazım. Bizim oda başkanları olarak bunu beğenip beğenmemiz önemli değil, önemli olan esnafımızın beğenmesi, kabul etmesi lazım" dedi. Keskin, "Malatya Esnaf ve Sanatkar camiası olarak bu güzel yapılan hizmetleri, bir an önce Malatya çarşısını ayağa kaldırmamız lazım. Çarşısız il olmaz, çarşısız memleket olmaz. Bizim bu çarşıyı mutlaka canlandırmamız lazım. Kurban Bayramı’ndan sonra artık çarşının tamamen yapıldığı, yeşil alanın yapıldığı, kaldırım ve yolların tamamen yapıldığı an bütün esnafımızın buraya taşınacağına ben yürekten inanıyorum. Burada emeğe geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Bakanlarımıza, Sayın Valimize, siyasilerimize, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Çarşı merkezinde küçük dükkanlar olduğu kadar büyük dükkanlarında olduğunu, ortaya güzel bir çarşının çıktığını belirten Keskin, çarşı merkezindeki alt yapıların biran önce bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Keskin, "Malatya ayrı bir Malatya olacak, ayrı bir çarşımız olacak. İş yerleri çıkanlar mutlaka taşınmalı. İş yeri çıkmayanlara da biraz daha müsaade edilmesi gerekiyor. Milletimiz belki şu anda biraz kararsız davranıyor, ama çarşıdaki çevre düzenlemesi yapıldıktan sonra da inşallah açılışını yapıldığı zaman da inanıyorum ki herkes şunu söyleyecek, ’Keşke bir an önce taşınsaydık’ Malatya Çarşısı, gecesi ile gündüzü ile insanların gelip gideceği büyük bir yer merkez olacak" ifadelerini kaydetti.