EKONOMİ - 23 Ağustos 2024 Cuma 13:37

Ürününü lisanslı depoya bırakan kayısı üreticisine faizsiz kredi imkanı

A
A
A
Ürününü lisanslı depoya bırakan kayısı üreticisine faizsiz kredi imkanı

Malatya Ticaret Borsasına ait kuru kayısı lisanslı depoya ürününü bırakan ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) alan kayısı üreticileri artık Ziraat Bankası’ndan ürününü değerinin yüzde 75’i kadar faizsiz kredi alabilecek. Kentte ilk faizsiz kredi üreticiye verilirken Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kayısı üreticisi için önemli bir fırsat olan bu imkandan tüm üreticilerin faydalanmasını istedi.


Dünya kuru kayısı üretiminde lider olan Malatya’da hayata geçirilen lisanslı depo ile üreticiye birçok avantaj sağlanıyor. 1. Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Ticaret Borsası ile Fırat Kalkına Ajansı’nın 2020 yılında inşa ettiği ve şuanda LİDAŞ tarafından işletilen Lisanslı Depo’ya mahsullerini getiren ve burada şartları sağlayan üreticilere faizsiz kredi imkanı verilmeye başlandı. Depodan Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) alan üreticiler Ziraat Bankası’ndan ürününün değerinin yüzde 75’i kadar faizsiz kredi alabilecek. Kentte ilk kez bu yöntemle bankaya başvuran Akçadağlı kayısı üreticisi Mehmet Dursun depoya teslim ettiği ürününün yüzde 75’i kadar 9 ay ödemeli faizsiz krediyi kullandı.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, kayısı üreticilerinin lisanslı depolardan faydalanması ve burada kendilerine sunulan imkanlara başvurabilmesi adına yoğun bir çaba sarf ettiklerini söyledi. Bugünün kayısı üreticisi adına çok önemli bir gün olduğunu belirten Özcan, “Malatya’da kuru kayısı lisanslı depoculuğa geçtiğimizden bu yana ilk defa elektronik satış senedi üzerinden Akçadağ’da bir üreticimiz Ziraat Bankası’ndan 9 ay geri ödemeli sıfır faizli kredi kullanma hakkı elde etti” dedi.


Malatya’da ilk kez kuru kayısıda bu kredi imkanının kullanıldığına dikkat çeken Özcan, “Aslında bugün bir milat. Üreticimiz burada ürününün değerinin yaklaşık yüzde 75’i kadar bankamızdan faizsiz bir kredi temin edecek. Ama şunu buradan mutlaka ifade etmemiz lazım. Bu her ürün için bir sistem değil. Bu tamamen Malatya Ticaret Borsası 1. Organize Sanayi Bölgesindeki bulunan lisanslı deposunda elektronik senet hak etmiş ürün için geçerlidir. Oradaki sınıflandırıcı laboratuvardan, ürün kabul kriterlerinin, elektronik senede uygun olan ürünler için uygulanan bir sistemdir. Buradan da bütün üreticilerimizi özellikle bu depodan hem faydalanmasını hem de gerçekleştirilen ve teslim edilen elektronik satış senedi alınan üründen sonraki senetlerle mutlaka Ziraat Bankalarımızın şubelerine müracaat ederek bu sıfır faizli kredi desteğinden faydalanmalarını istiyoruz” şeklinde konuştu.


Faizsiz kredi imkanının yanı sıra yine nakliye, laboratuvar, stopaj ve depo kira desteği gibi desteklerden de üreticilerin faydalanabileceğini ifade eden Özcan, “Dolayısıyla bakanlığın öngördüğü kuru kayısı lisanslı depo yönetmenliğine uygun olarak desteklediği her alanda da üreticilerimiz faydalanacaklardır. Belki Türkiye’de ilk defa kuru kayısı da bu desteği gerçekleştirmesinde önemli bir üretim kalitesi ortaya çıkaran çiftçimizi de kutluyorum” diye konuştu.


Kayısı üreticisi Mehmet Dursun ise lisanslı depoya bıraktıkları ürünün güncel piyasa değerinin yüzde 75’i kadar faizsiz kredi desteği aldığını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti.



Ürününü lisanslı depoya bırakan kayısı üreticisine faizsiz kredi imkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yapılan atamalar Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Karara göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcılısı Haluk Şahin Yazgı, Yüksek Fen Kurulu Üyesi Atilla Ünal, Malatya Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ali Laloğlu, Eskişehir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hikmet Çelik, Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Sibel Livdumlu, Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Murat Alacatlı, Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Kadir Kandemir görevden alındı. Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcılığına Semih İlker Sanaç atandı. Ayrıca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji İşleri Genel Müdür Yardımcıları Murat Hardalaç ve Erdoğan Sert ve Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Hakkı Tok görevden alındı. Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ise Kürşat Bozkurt atandı. Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığında açık bulunan; Başkan Yardımcılıklarına Selim Serkan Ercan ve İmran Gezinti, I. Hukuk Müşavirliğine Mustafa Genç atandı. Ayrıca Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünde açık bulunan; Mersin Pazarlama Bölge Müdürlüğüne Ali Kağanoğlu, Diyarbakır Pazarlama Bölge Müdürlüğüne Fatma Musluoğlu atandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor görevden alınırken yerine Çağlar Tabak atandı.
Hatay Hatay’daki heyelanda evlatlarını kaybeden acılı anne, çocuklarını daha güvenli olduğu için kızının evine göndermiş Hatay’da aşırı yağışla birlikte yaşanan heyelanda 15 yaşındaki oğlu Abdulhanan Elmuhammed’i kaybeden ve 10 yaşındaki oğlu yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi evlatlarını yeni evli olan kızının evine gönderdiğini ifade ederek "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 4 kişi yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralandı. Ağır yaralanan çocuğun yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayda bir evladını kaybeden, bir evladı da yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi 2 evladını daha güvenli olduğunu düşündüğü yeni evli kızının evine gönderdiğini ve sonrasında olayın yaşandığını söyledi. Göz yaşları içerisinde evlatlarını bulunduğu anı anlatan anne, "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. "Benim evli kızım, ‘Anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi" Evlatlarını daha güvenli olduğu düşüncesiyle yeni evli kızının yanına gönderdiğini anlatan anne Güner Elmuhammed, evlatlarının çamur içerisinden çıkarıldığını ifade ederek, "Olayın yaşandığı gece ben evimdeydim. Yağmur dolayısıyla, benim evim akıyor diye yeni evli olan kızıma kardeşlerini alıp kendi evine gitmesini söyledim. Benim bir genç kızım var, bir de en küçük oğlumla beraber evimde kaldı. Olay saat üçte olmuş. Bana dörde yakın telefon geldi, kayıtsız bir numaraydı İki kere aradı, açmadım. Israr etti, açtım. Benim evli kızım, ‘anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi. O andan kaçmamla gidip oğlanlarımı, çocuklarımı aramam bir oldu. Oğullarımı bulamadım, çamurun içinde de aradım. Dağda da aradım, bulamadım. Ölen oğlumu kepçeyle buldular. Birinin de çamurun içinden sadece ayakları görünüyormuş. Çıkarttılar, şimdi komada beyin kanaması geçiriyor" dedi. "Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var" Yaşanan heyelanın haberini alır almaz bölgeye gittiğini ifade eden acılı anne, "O gece yağmur yağıyordu, sel ve fırtına vardı. Yani orada daha emin ellerde sandım ben çocuklarımı. Onlar gittikten sonra cenazesini yarın kaldıracağım. Oğlum geldi yağmurda, çamurda. Anne dedi, ben sana sürpriz yapacağım dedi. Üstünü değiştirdi, öptü beni. Dedim oğlum gel seni yatırayım buraya. Yok anne dedi ben gidip kardeşlerimi göreceğim. Onlarla takılacağım biraz. Tamam dedi, gitti. Şimşek sesinden, yani gürültü sesinden çıktım iki kere dışarı. Yağmur yağıyor, sel götürüyor ortalığı. Ben nereden bileyim evin aniden yıkılıp çocuklarımı, beş kişiyi sürükleyerek yola atlayacağını, bilmiyordum ki. Bilseydim ben kapıyı kilitlerdim. Göndermezdim bile. Şimdi bir oğlumu gömeceğim, birisi ise komada. Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın yarabbim" dedi.