EKONOMİ - 15 Nisan 2026 Çarşamba 14:57

Yerel kalkınmada yeni bir gastronomi ve turizm destinasyonu

A
A
A
Yerel kalkınmada yeni bir gastronomi ve turizm destinasyonu

TÜRES Malatya Şube Başkanı Rıdvan Budak, Doğanşehir ve Sürgü’nün gastronomi ve turizmde bölgesel cazibe merkezi haline geldiğini söyledi.


Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Malatya Şube Başkanı Rıdvan Budak, Doğanşehir ilçesinin gastronomi ve turizm alanında önemli bir gelişim gösterdiğini belirterek, özellikle Sürgü Beldesi’nin alabalık üretimi ve doğal yapısıyla öne çıktığını ifade etti.


Budak, Doğanşehir’in Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgeleri arasında stratejik bir konumda bulunduğunu belirterek, ilçenin sahip olduğu doğal kaynaklar ve yerel ürünlerin gastronomi turizmi açısından büyük bir potansiyel taşıdığını kaydetti.


Sürgü Beldesi’nin su kaynakları ve iklim avantajları sayesinde karada alabalık yetiştiriciliğinde Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Budak, "Yıllık 15 bin tonun üzerinde üretim kapasitesine sahip bölgede, özellikle D-850 karayolu üzerindeki Sürgü, üretimin doğrudan tüketiciyle buluştuğu önemli bir noktadır. Akarsu kaynaklı üretim sayesinde alabalıkta lezzet kalitesi artmakta, doğal ve kaliteli ürün algısı güçlenmektedir" dedi.


Bölgedeki restoranların çevre illerden yoğun ilgi gördüğünü belirten Budak, menülerde Doğanşehir fasulyesi ve Polat İçli Köftesi gibi yerel ürünlerin önemli bir yer tuttuğunu ifade etti. Bu çeşitliliğin gastronomi turizmine katkı sunduğunu dile getiren Budak, yerel lezzetlerin bölge ekonomisine değer kattığını söyledi.


Budak, Doğanşehir’in yalnızca günübirlik ziyaret noktası olmaktan çıkarılması gerektiğine dikkat çekerek, son dönemde hayata geçirilen butik bungalov otel yatırımlarının bu dönüşüm açısından önemli olduğunu, doğayla iç içe konaklama imkânı sunan bu tesislerin ziyaretçi profilini üst gelir grubuna taşıyarak konaklama süresi ile harcama miktarını artırdığını ifade etti.


Budak, Doğanşehir’in Sürgü, Polat ve Erkenek gibi alt merkezleriyle birlikte turizm ve üretim açısından güçlü bir yapı oluşturduğunu belirterek hafta sonları yaklaşık 20 bin ziyaretçinin bölgeye geldiğini bu yoğunluğun bölge ekonomisine ve istihdama önemli katkı sağladığını ifade etti. Bölgenin mikroklima özelliklerinin tarımsal üretime de olumlu yansıdığını kaydeden Budak, elma ve Doğanşehir fasulyesi gibi ürünlerin hem taze tüketim hem de gastronomi turizmi açısından önemli bir değer taşıdığını söyledi.


Budak, "Doğada üretim, yerinde tüketim anlayışıyla hareket eden Doğanşehir ve Sürgü, doğru planlama ve yatırımlarla sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de önemli bir gastronomi ve turizm destinasyonu haline gelebilir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Süreç, ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip ediliyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda meydana gelen saldırıya ilişkin, "Sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. İhtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Modüler Aile Eğitim Programı’ tanıtım törenine katıldı. Ankara ‘da bir otelde düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti. Göktaş, "Olayın tüm yönleriyle titizlikle incelendiğini ve sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. Bakanlık olarak bu süreçte ihtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" ifadelerini kullandı. "Aile eğitim programlarını, politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz" Ebeveyn eğitiminin çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve aile içi ilişkiyi güçlendiren en etkili araçlardan biri olduğunun altını çizen Göktaş, "Biz de bu anlayışla aile eğitim programlarını politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Eğitim programlarımızın güçlü aile yapısının inşasında önemli bir rol üstlendiğine biliyoruz, inanıyoruz" diye konuştu. 2024-2028 dönemini kapsayan eylem planının ‘aile’yi merkeze alan ilk ulusal eylem planı olması bakımından ayrı bir önem taşıdığını aktaran Göktaş, "Eylem planımızda eğitim programlarının yer alması, aileyi güçlendirmeye dönük çalışmalarımıza stratejik bir çerçeve kazandırıyor. Bu kapsamda bugüne kadar aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile Türkiye genelinde 9,2 milyon kişiye eğitim verdik. Geçtiğimiz yıl tanıtımını yaptığımız ve 2,1 milyon kişinin indirdiği ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamasıyla ebeveynlere, çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz" açıklamasında bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, sosyal hizmetleri ve eğitim içeriklerini somut ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirdiklerini vurgulayarak, "Suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında oluşturduğumuz sosyal risk haritalarıyla sahada çalışmalarımızı başlattık. Böylece riskleri yerinde tespit ediyor, gerekli tedbirleri gecikmeden devreye alıyoruz. Bunun yanı sıra dijital medya içeriklerinin de ailelerin, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı yeni risk alanları oluşturduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz. Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Çocuklarımızın yüksek yararını gözeten bu önemli düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda en kısa sürede yasalaşarak yürürlüğe gireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Ev içi uygulamalarla öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz" Modüler Aile Eğitim Programı’nın ailelerin farklı ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modeli olduğunu belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Modüler Aile Eğitim Programı, işte bu anlayışın ürünüdür. Bu programı geliştirirken aile hayatında giderek daha da belirgin hale gelen yeni sorun alanlarına baktık. Değişen hayat şartları içinde anne babaların karşı karşıya kaldığı güçlükleri ele alan bir içerik ortaya koyduk. Aile içi ilişkilere dikkatli yaklaşan ve sahadaki ihtiyaçlara cevap veren bir yapı oluşturduk. 2024 yılında 19 ilimizde eğitim programının pilot çalışmalarını başlatmıştık. Programı hayata geçirdiğimiz tarihten bugüne yaklaşık 30 bin anne-babaya ulaştık. Eğitimlerimizi en fazla 30 kişilik gruplar halinde yapıyoruz. 9 ila 12 hafta süren bu programda etkinlikler, aktiviteler ve grup çalışmalarıyla anne babaların yaşayarak öğrenmesini destekliyoruz. Eğitim sonrası önerilen ev içi uygulamalarla da öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz. Böylece aileler, günlük hayatta karşılaştıkları durumlara dair daha somut, uygulanabilir ve güçlendirici bir destek alıyor. Ailelerden güzel geri dönüşler aldığımız bu eğitim programını ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ kapsamında 81 ilimizin tamamında yaygınlaştırıyoruz." Programa ayrıca Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de katıldı.