KÜLTÜR SANAT - 25 Aralık 2022 Pazar 13:28

’Fatih Kulesi’nin cihannüması ortaya çıktı

A
A
A
’Fatih Kulesi’nin cihannüması ortaya çıktı

Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın Anadolu’da yaptırdığı en büyük saray olarak bilinen Manisa Sarayı’ndan günümüze ulaşabilen tek yapı olan Fatih Kulesi’nin restorasyonunda sona doğru adım adım yaklaşılıyor.

Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın Anadolu’da yaptırdığı en büyük saray olarak bilinen Manisa Sarayı’ndan günümüze ulaşabilen tek yapı olan Fatih Kulesi’nin restorasyonunda sona doğru adım adım yaklaşılıyor. Kulenin üst kubbeli yapısı (cihannüma) aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor.


Osmanlı döneminde Saray-ı Amire olarak adlandırılan ve Topkapı Sarayı’ndan sonra Osmanlı’nın Anadolu’da yaptırdığı en büyük saray olarak bilinen Manisa Sarayı’ndan günümüze ulaşabilen tek yapı olan Fatih Kulesi adeta küllerinden yeniden doğuyor. Ünlü Tarihçi Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in 2017 yılında kaleme aldığı bir köşe yazısı ile tekrar gündeme gelen Fatih Kulesi ile ilgili İHA tarafından yapılan haberler sonrasında kamuoyu oluşmuş, harekete geçen yetkililer restorasyon sürecini geçtiğimiz yıl başlatmıştı. Türk Kızılayı Manisa Şubesi ile önceki yıllarda yapılan protokol gereği Manisa Valiliği YİKOB tarafından İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan çalışmalarda tarihi yapının dış cephesini kaplayan kalın sıvalar söküldü. Büyük bir titizlikle yürütülen çalışmalarda kulenin cihannüması yeniden inşa edilerek yavaş yavaş gün yüzüne çıkarıldı. Restorasyon işlemleri tamamlandığında tarihi yapı ziyaretçilere kapılarını açacak.


Tarihi yapıdaki restorasyonu yerinde inceleyen Manisa Valisi Yaşar Karadeniz, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak ve firma yetkililerinden son durum hakkında bilgi aldı. Restorasyonda gelinen aşama hakkında bilgi veren Vali Karadeniz, “Manisa Sarayı’ndan sağlam ve kullanılabilir durumda kalan tek yapı olarak günümüze kalan yapıda çeşitli değişiklikler olmasına rağmen ana gövdesi günümüze ulaşmıştır. ‘Fatih Kulesi’ diye bilinen tescilli yapının restorasyonuna ait projelerin ve uygulamasının yapılması, restorasyon sonrasında yapının Hilal-i Ahmer, Kızılay ve Saray-ı Amire Müzesi’ne dönüştürülmesi için Manisa Valiliği, Türk Kızılayı Manisa Şubesi ile Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında protokol imzalanmıştır. İmzalanan protokol gereği Fatih Kulesi ile ilgili araştırma ve etüt çalışmaları gerçekleştirilerek, yapının rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmış, akabinde projeler Kültür Varlıklarını Koruma Kurul uzmanları ve kurul üyeleri tarafından incelenerek gerekli onaylar 2021 yılında verilmiştir. Tüm bu çalışmaların akabinde 2021 sonunda restorasyona ilişkin ihale Manisa Valiliği YİKOB tarafından gerçekleştirilmiştir” dedi.



“Bir hayli ön planda bulunan cihannüması tamamlanma aşamasına geldi”


2021 yılının Aralık ayı içerisinde restorasyon çalışmalarının başladığını hatırlatan Vali Karadeniz, “540 gün süre ile ihale edilen yapının raspa ve söküm çalışmaları, Aralık 2021 tarihinde ilgili uzmanların denetimi ile başlamıştır. Sıva sökümlerinin ardından ortaya çıkan durum Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tekrar değerlendirilmiş, revize projeler hazırlanmıştır. Ayrıca yapının statik durumu, içinden yapılacak sökümlerle ilgili de rapor ve projeler hazırlanmıştır. Uzun bir süreç alan bu çalışmaların ardından yapının son dönemdeki bozulmaların tespiti ve bu alanların uygun taş işçilikle kapatılmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Örnek taş örgü çalışmaları yapılarak onaylanmasının ardından taş çalışmaları devam etmektedir. Ayrıca yapının son dönem fotoğraflarında da bir hayli ön planda bulunan cihannüması tamamlanma aşamasına gelmiştir. Bu çalışmaların ardından restorasyona ilişkin diğer işlemler hızlanarak, çalışmaların 2023 yılının ortalarında tamamlanması hedeflenmektedir. Restorasyon çalışmalarının akabinde ise onaylı projelere bağlı olarak yapının zemin katı Hilali Ahmer-Türk Kızılayı’nı, üst katları ise Manisa Saray-ı Amiresi’ni anlattığımız gibi bir müzeye dönüştürülecektir” diye konuştu.



Saray-ı Amire’nin tarihçesi


Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi ile 1390 tarihinde başlayan şehzadelerin Manisa’ya gelişleri, III. Mehmet’in 1595’te tahta çıkmasına kadar devam ederken, sarayın bu süreçte kısım kısım inşa edildiği öğrenildi. Şehzadelerin sancaklarda eğitim alması geleneğinin kalkmasının ardından Manisa Sarayı Saray-ı Amire yavaş yavaş tahliye edilmeye ve kaybolmaya başladı. Yunan askerlerinin Manisa’dan çekilirken tüm şehri yakmasıyla birlikte sarayın geriye kalan parçaları da yok olup gitti. Geriye sadece Fatih Kulesi kalırken, kule farklı zamanlarda onarımlarla birçok fonksiyonla kullanıldıktan sonra 11 Kasım 1955 tarihinde Maliye Hazinesi tarafından Türkiye Kızılay Cemiyeti tüzel kişiliğine verildi ve uzun yıllar Kızılay şubesi olarak hizmet verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.