ASAYİŞ - 17 Ağustos 2024 Cumartesi 22:40

Alevlerin arasında kahramanca mücadele

A
A
A
Alevlerin arasında kahramanca mücadele

Manisa’nın Gördes ilçesi Boyalı Mahallesi’nde başlayan ve Salihli ilçesine kadar ilerleyen orman yangınını söndürme çalışmaları 4. günde devam etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve orman ekiplerinin yoğun çabasıyla, yangının bazı mahallelerde evlere ulaşması son anda engellendi. Yangının tehdit ettiği birçok kırsal mahalle de güvenlik amaçlı tahliye edildi. Yangınla ilgili son durumu paylaşan Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, “Bütün arkadaşlarımız alevlerin içerisinde kahramanca çalışıyor” dedi.


Gördes ilçesine bağlı Boyalı Mahallesi’nde 4 gün önce başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle hızla büyüdü. Kontrol altına alınması giderek güç hale gelen yangın, Gördes Barajı’nı da aşarak Salihli’nin kırsal mahallelerine ulaştı. Manisa Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, gece gündüz yangınlara havadan ve karadan müdahalelerini sürdürdü. Gördes’e bağlı Yeniköy ve Karayakup’tan sonra, dün ve bugün de Salihli’ye bağlı Hacıhıdır, Kemer, Kale ve Kurttutan mahallelerinde yaşayan vatandaşlar da tahliye edildi. Boşaltılan mahallelerde, hayvanlar da kamyonlara yüklenerek yangından uzaklaştırılmaya çalışıldı. Yangının ulaştığı Salihli’deki dört kırsal mahallede önlem alan jandarma ekipleri mahallelere girişleri yasakladı.



“Ekip arkadaşlarımızla beraber uykusuz bir şekilde canla başla çalışıyoruz”


Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Gürhan İnal, 4 gündür süren yangınlara ilişkin son bilgileri aktardı. Başkan İnal, “Tüm ekiplerimizle burada sahadayız. Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi olarak, sahada 16 itfaiye aracı ve yaklaşık 90 personelimiz bulunuyor. İtfaiyeci arkadaşlarımızı tüm ilçelerden çektik, var gücüyle çalışıyorlar. Yangın şuan Hacıhıdır Mahallesi tarafına doğru ilerliyor. Rüzgar da yönünü bu köye doğru çevirmiş durumda. Şu anda Dalkara Mahallesi’ndeyiz. Yangın ileride bulunan dağ yamacında görülebiliyor. Şu an sadece bu köyde 8 aracımız var. Tüm ekiplerimizle köye gelmesin diye önünü kesmeye çalışacağız. Aynı zamanda Orman İtfaiye ekipleri de burada ve onlara da su vermekteyiz. Onlar da yangının köye gelmemesi için çalışıyorlar. Salihli tarafındaki Hacıhıdır Mahallesi’nde de ekiplerimiz var. Onları da o bölgede konumlandırdık. Hatta şu an jandarma tarafından Hacıhıdır Mahallesi de boşaltılıyor. Bölgede bütün ekip arkadaşlarımızla beraber uykusuz bir şekilde canla başla çalışıyoruz. Biliyorsunuz, Gördes’te Karayakup Mahallesi boşaltıldı. Bunun yanında Kale ile Kurttutan Mahalleleri de tahliye edildi.” dedi.



Yangın iki mahalleyi teğet geçti


Başkan İnal, köylerin boşaltılmasında bölgedeki ekiplerle irtibat halinde olduklarını belirtti. Dün akşam saatlerinden itibaren, itfaiye ve orman ekiplerinin kahramanca çalışması sonucu, yangının Kale ve Kurttutan mahallelerine ulaşmasının engellendiğini söyledi. Başkan İnal, “Tahliyeler Sayın Valimizin talimatıyla, jandarma tarafından bölge halkının can güvenliği için gerçekleştiriliyor. Dün Kale Mahallesi’nde yoğun duman ve çok aşırı rüzgar vardı. Orman ekipleri ile ekiplerimiz koordineli bir şekilde çalışarak, hep beraber yangının köye sıçramasını engelledik. Hepimiz için zor bir çalışmaydı. Alevlerin içerisinde bütün arkadaşlarımız kahramanca çalıştı. Şu an Gördes’e bağlı Dalkara Mahallesi ve Salihli’ye bağlı Hacıhıdır Mahallesi mevkiindeki tepelerde yangın devam ediyor. Ya buraya ya da Hacıhıdır’a doğru inecek. İnşallah rüzgar ters yöne eserse geride kalan yanan bölgeye yönelip, o kısımda yangının son bulma ihtimali de var. Tüm temenniz bu yönde" açıklamasında bulundu.


Başkan Gürhan İnal, yangının yoğun yaşandığı bu bölgenin dışında Gördes’e bağlı Malkoca Mahallesi’nde de bir yangının devam ettiğini belirterek, “Orada da Gördes ekibimizden 4 aracımız ve itfaiye personellerimiz bulunuyor. Onlar da oradan müdahale etmekte.”diye konuştu.



"Ciğerlerimiz yanıyor"


Öte yandan, bugün Gördes’e bağlı Dalkara ve Salihli’ye bağlı Hacıhıdır mahallerinin arasında bulunan ormanlık tepeye ulaşan yangın sonrası, mahallelerde yaşayan vatandaşlar ve hayvanlar tahliye edildi. Vatandaşlar o anlarda yaşadıklarını anlattı. Yangının yaklaştığı Hacıhıdır Mahallesi sakinlerinden Cemile Çelik, “Hiç insan kalmadı köyde. Köyler yandı, evler yandı. Bu yaşımıza kadar biz böyle bir şey görmedik" dedi.


Hacıhıdır Mahallesi’nde yaşayan İbrahim Kalkan ise, “Köye çok yaklaştı. Zor durumdayız. 54 yaşındayım. İlk defa böyle bir şey oldu" diye konuştu.


Dalkara Mahalle Muhtarı Zekeriye Dalkara da, “Ciğerlerimiz yanıyor. 4 gündür sürüyor. Allah yardımcımız olsun. Belediyeler burada. Orman, jandarma herkes burada. Kendi önlemlerimizi de aldık. Her şeyimiz hazır. Kendi köyümüzde tehlike olursa anında müdahale etmeye hazırız" şeklinde konuştu.


Dalkara Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlara destek olmak için geldiğini söyleyen Yaka Mahallesi sakini Metin Kaya, “Yangın çok geniş. Boyalı’dan başladı. Rüzgardan dolayı mesafesi çok genişledi. Müdahale ediliyor, helikopterler, uçaklar, vatandaş herkes burada. Vatandaş da burada, jandarma da burada, itfaiyesi de burada ama rüzgardan dolayı önlenmiyor. Bizim köyümüz yukarıda. Biz buraya komşu köy olarak yardım amaçlı geldik. Yaka Mahallesindeniz. İş makinalarıyla, tarallarla, tankerlerle yardıma geldik" dedi.



Alevlerin Kurttutan Mahallesi’ne sıçraması son anda önlendi


Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri ve orman ekiplerinin yoğun mücadelesi sonucu, yangının adeta teğet geçtiği Kurttuan Mahallesi sakinlerinden Ali Olgun, dün gece yaşadıklarını anlattı. Yürümekte zorluk çektiğini belirten Olgun, "Yanan köylerimize, komşularımızın Allah yardımcısı olsun. Köyümüz akşam geç vakitte boşaltıldı. Gördüğünüz çam ağaçlarına gelseydi mahvolmuştuk. Ateş düştüğü yeri yakar" dedi.


Kurttutan Mahallesi’nde yaşayan Coşkun Şen ise, “Dün yangın başlayınca, Allah razı olsun komşu köylerden gelen tankerlerle, kendi imkanlarımızla devletimize yardımcı olduk. Evimizi bırakmak istemedik. Tankerlerimizi su motorlarımızı kurduk. Evimizin etrafında bekledik. Hanımlarımızı, ihtiyarlarımızı köy dışına çıkardık. Dünürlerim, damadım Karayakuplu’ydu. Evleri kül oldu, gitti. 2-3 dakikada yandı köy. Yangın sönüyor gibi oluyor, sonra yeniden alevleniyor. Bizim Salihli hududuna kadar geldi. Şu an Hacıhıdır’da da çok yangın varmış. Allah razı olsun köyümüzde hiç su sıkıntısı yok. Kahvenin önüne vardım, Salihli’den, muhtarlarımızdan, komşu köylerden araba araba su geldi” diye konuştu.



Alevlerin arasında kahramanca mücadele

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Konuralp pirinciyle atıksız mutfak Düzce Üniversitesi Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından, Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri kapsamında "Coğrafi İşaretli Konuralp Pirincinin Türk Mutfağında Kullanımı (atıksız mutfak uygulaması)" başlıklı uygulamalı etkinlik düzenlendi. Programa; Akçakoca Kaymakamı Dr. Hacı Arslan Uzan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Kara, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Kavuncuoğlu, Doç. Dr. Zeynep Mesci, Dr. Öğr. Üyesi Emrah Öztürk ve Öğr. Gör. Dr. Atıf Akkil katılım sağladı. Ayrıca teknik gezi kapsamında Düzce Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek-İçecek Hizmetleri Alanı öğretmenleri ve öğrencileri de etkinlikte yer aldı. Etkinlikte, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri, Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış’ın yürütücülüğünü yaptığı "Mutfaklarda Atık Yönetimi" dersi kapsamında coğrafi işaretli Konuralp pirincini kullanarak Türk mutfağına özgü çeşitli yemek uygulamaları gerçekleştirdi. Atıksız mutfak anlayışının ön plana çıkarıldığı etkinlikte; sürdürülebilir gastronomi yaklaşımı doğrultusunda yerel ürünlerin verimli kullanımı, gıda israfının azaltılması ve geleneksel mutfak kültürünün korunmasına yönelik uygulamalara yer verildi. Etkinlik süresince öğrenciler tarafından hazırlanan yemekler incelenirken, coğrafi işaretli ürünlerin gastronomi turizmi açısından taşıdığı önem ile yerel mutfak değerlerinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
Sivas Heybeti ile dikkat çekiyor, yarım milyon TL’ye alıcısını bekliyor Sivas’ta heybetiyle dikkat çeken 1 tonluk kurbanlık tosun, 500 bin TL’lik fiyatıyla alıcısını bekliyor. Sivas’ta yaşayan ve besicilik yapan Halil İbrahim Güler, Zara ilçesinden aldığı simental cinsi bir tosuna Poyraz adını verdi. Yaklaşık 6 aydır besiye çekilen Poyraz’ın ağırlığı 1 ton 40 kilograma kadar çıktı. Heybetiyle göz kamaştıran Poyraz isimli tosuna 500 bin TL fiyat biçildi. Daha önce 450 bin TL teklif edilen 3 buçuk yaşındaki Poyraz’ın Kurban Bayramı’na kadar satılması bekleniyor. "Bayrama satmayı düşünüyoruz" Tosunun 6 aydır beside olduğunu söyleyen Güler, "Öncesinde Zara ilçesinde Kösedağ köyü yaylalarında yayıldı. Uzun bir süre yayıldı sonra alıp getirerek burada besledik. Bu tonaja ulaşma hedefimiz vardı şu anda bu hedefimize ulaştık. Kurban için baktık, besledik bayrama da satmayı düşünüyoruz. Tosunumuzun adı Poyraz oğlum koydu adını, kuru besi ile besledik uzun zaman da yaylalarda yayıldığı için bu tonaja ulaştı" dedi. "Fiyatını 500 bin TL olarak belirledik" Poyraz’ı satın almak isteyenlerin olduğunu söyleyen Güler, "Şu an 1 ton 40 kilogram, kurban bayramına kadar da en az 1 ton 100 kilograma rahat bir şekilde ulaşır. Poyraz’ın fiyatını 500 bin TL olarak belirledik alıcısı olduğu zaman da pazarlık payı mevcut. Bayram öncesi baya bir talibi oldu fiyat olarak 450 bin TL teklif edildi. 3 buçuk yaşında şu an" ifadelerine yer verdi.
Niğde Konaklı Rum Kilisesi’nde Türk Mutfağı tanıtıldı Niğde Valiliği koordinesinde, Türk Mutfağı Haftası kapsamında bu yıl ’Bir Sofrada Miras’ temasıyla düzenlenen program, Konaklı Rum Kilisesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde her yıl farklı bir konseptle kutlanan Türk Mutfağı Haftası’nın beşincisi, 21-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Farklı dönemler, yaşam biçimleri ve kültürel etkileşimlerle şekillenen zengin yapısına dikkat çekilmesi amacıyla düzenlenen ’Bir Sofrada Miras’ programının gerçekleştirildiği Konaklı Beldesi, eski adıyla ’Misthi’ olarak bilinen ve tarih boyunca farklı kültür ile medeniyetlerin bir arada yaşadığı Kapadokya’nın önemli yerleşim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. 1844 yılında inşa edilen, özgün mimarisi ve tarihi dokusuyla bölgenin kültürel hafızasını günümüze taşıyan simge yapılar arasında yer alan Konaklı Rum Kilisesi’nde gerçekleşen etkinlikte, 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi sonrasında Konaklı’da oluşan kültürel dönüşüm ve bu dönüşümün mutfak kültürüne etkileri anlatıldı. Kurulan sofralarda geleneksel lezzetler misafirlere ikram edilirken; Türk mutfağının yalnızca yemeklerden ibaret olmadığı; üretim gelenekleri, pişirme teknikleri, ritüelleri ve kültürel aktarımıyla yaşayan güçlü bir miras katılımcılara aktarıldı.
İzmir EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı "Özbekistan-Türkiye 4. Rektörler Forumu"na katıldı Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı tarafından düzenlenen "4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu" iki ülkeden üniversitelerin rektörleri, üst düzey yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirildi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde "Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İşbirliğinin Geliştirilmesi" yaklaşımıyla gerçekleştirilen foruma Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı da katılarak önemli temaslarda bulundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, ilk olarak Özbekistan Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bakhodir Turayev ile bir araya geldi. Ardından Türk yükseköğretim vizyonu doğrultusunda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli yeni iş birliği protokollerine imza attı. Forum kapsamında düzenlenen "Geleceğinin Mühendisleri: Üniversite Sanayi Entegrasyonu ve Ortak Teknolojik Çözümler" başlıklı oturumda konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye-Özbekistan Rektörler Forumu vesilesiyle bugün sizlerle bir araya gelmekten büyük onur duyuyorum. İki ülkemizin ortak tarihinden ve köklü bilim geleneğinden gelen kardeşliğin, bu forumda akademik bir muhtevaya kavuşacak olması başlı başına anlamlı bir gelişmedir. Bugün mühendislik alanında konuştuğumuz hemen her başlığın merkezinde artık ortak bir kavram bulunmaktadır o da yapay zekadır. Yapay zeka; yalnızca bilgisayar bilimlerinin ya da yazılım mühendisliğinin konusu olmaktan çıkmış; enerjiden tarıma, sağlıktan gıda güvenliğine, akıllı altyapılardan robotik sistemlere kadar bütün mühendislik alanlarını dönüştüren yatay bir teknoloji haline gelmiştir. Bu nedenle ‘geleceğin mühendisi’ derken artık yalnızca kendi disiplininin temel bilgilerine hakim bir mezundan söz etmiyoruz. Geleceğin mühendisi; veriyi anlayabilen, yapay zekayı doğru ve sorumlu biçimde kullanabilen, farklı disiplinlerle birlikte çalışabilen, sanayinin gerçek problemlerine çözüm geliştirebilen ve toplumsal faydayı önceleyen bir mühendis olacaktır" dedi. "Yapay zeka mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştirdi" Sektörel görünüm hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşümün izdüşümünü hemen her alanda görüyoruz. Yeşil enerjide; talep tahmini, akıllı şebeke yönetimi ve karbon ayak izi takibi yapay zeka ile daha etkili hale gelmektedir. Akıllı tarımda; sensörlerden, uydu ve İHA görüntülerinden gelen veriler hastalık tespitinde, verim tahmininde ve erken uyarı sistemlerinde belirleyici olmaktadır. Gıda güvenliğinde; üretimden tüketime kadar izlenebilirlik, kalite kontrol ve risk tahmini giderek daha fazla veri analitiği ve karar destek sistemleriyle güçlenmektedir. Nanoteknoloji gibi ileri araştırma alanlarında ise deneysel verinin yapay zeka ile analiz edilmesi, laboratuvar altyapılarımızın değerini artıran önemli bir katman oluşturmaktadır. Bu tablo bize şunu göstermektedir: Yapay zeka artık tek başına bir teknoloji başlığı değil; mühendislik eğitiminin düşünme biçimini değiştiren temel bir dönüşümdür" diye konuştu. Üniversitelerin sorumluluğuna vurgu yapan Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu dönüşüm karşısında üniversitelerin görevi yalnızca yeni dersler açmak değildir. Asıl mesele; eğitim, araştırma, sanayi iş birliği ve girişimcilik boyutlarını birlikte ele alan bütüncül bir model kurabilmektir. Öğrencilerimizi yalnızca ders alan bireyler olarak değil; problem tanımlayan, prototip geliştiren, takım çalışması yapan ve teknoloji transferine katkı sunan genç mühendis adayları olarak yetiştirmeliyiz" dedi. Üç önemli başlıkta iş birliği Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu noktada Türkiye ile Özbekistan arasında çok güçlü bir ortaklık potansiyeli bulunduğuna inanıyorum. Türkiye’nin mühendislik alt yapısı ve sanayi tecrübesi ile Özbekistan’ın genç nüfus dinamizmi ve hızla büyüyen teknoloji ekosistemi; ortak tarihî ve kültürel bağlarımızla birleştiğinde, yapay zeka temelli mühendislik eğitimi ve araştırma iş birlikleri için son derece elverişli bir zemin sunmaktadır. Bu çerçevede, üzerinde birlikte düşünebileceğimiz başlıca üç alanın öne çıktığını değerlendiriyorum. Birincisi, yapay zeka ve ilgili mühendislik alanlarında akademik iş birliği imkanlarıdır. İkincisi, ortak araştırma temalarının belirlenmesidir. Üçüncüsü ise öğrenci düzeyinde iş birliği imkanlarıdır. Bu başlıkların her birinin hangi modelle ve hangi öncelik sırasıyla hayata geçirileceği, karşılıklı görüşmelerimizin ve bu forum sonrasında kurumlarımız arasında devam edecek istişarelerin konusudur" diye konuştu. "Yapay zekanın takipçisi değil üreteni olacağız" Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Türkiye ile Özbekistan; ortak tarih, ortak dil ve ortak medeniyet köklerini paylaşan iki kardeş ülke olarak, yapay zeka çağının yalnızca takipçisi değil, ortak değer üreten iki aktörü olma potansiyeline sahiptir. Üniversitelerimiz arasında kurulacak iş birliklerinin, bu potansiyeli somut akademik ve teknolojik çıktılara dönüştüreceğine inancım tamdır. Bu vesileyle, foruma emeği geçen tüm kıymetli akademisyenlere teşekkürlerimi sunuyor; gerçekleştirilecek çalışmaların iki ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Akademik birikimimizi uluslararası alana taşıyoruz" Özbekistan temasları ile ilgili genel bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Musa Alcı, "Ülkemizin köklü yükseköğretim kurumlarından birisi olarak uluslararası arenada akademik iş birliği ağımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Köklerimizden gelen güçlü bağlar ve ortak kültürel mirasımızdan aldığımız ilhamla Türk Dünyasıyla akademik iş birliklerimizi daha ileriye taşıyoruz. Üniversitemizin 71 yıllık bilgi birikimini; bilim, Ar-Ge, inovasyon ve toplumsal fayda odaklı projeler aracılığıyla uluslararası arenaya taşıyoruz. Bu kapsamda Özbekistan üniversiteleri ile var olan bağlarımızı yeni projelerle, akademik çalışmalarla taçlandırıyoruz. Araştırma-geliştirme ve inovasyon alanları başta olmak üzere ortak çalışmalarla bilim dünyasına ve literatüre katkı sağlamayı hedefliyoruz" diye konuştu. Özbekistan’ın farklı eğitim kurumuyla iş birliği anlaşmaları imzaladıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı, "Programımız kapsamda üniversitelerarası ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli temaslarda bulunarak yeni iş birliği protokollerine imza attık. Forum vesilesiyle bir dizi ikili görüşme gerçekleştirdik. Akademik iş birliklerimize yönelik mutabakat zabıtlarını imzaladık. Üniversitemiz ile Özbekistan’ın farklı yükseköğretim kurumları arasındaki akademik ilişkilere yeni bir ivme kazandırdık" dedi.