EKONOMİ - 30 Eylül 2025 Salı 09:40

Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor

A
A
A
Avrupa tescilli lezzet askıda alıcısını bekliyor

Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen ve hem Türkiye’de hem de Avrupa’da coğrafi tescil alan ünlü Kırkağaç kavunu, klimalı ve ozon makineli depolarda askıya alınarak kış aylarında da sofralara ulaştırılıyor.


Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, tadı ve uzun dayanmasıyla ünlenerek coğrafi işaret alan ve 15 Ağustos itibariyle hasat edilen ardından kış aylarında satışa sunulmak için askılara asılmaya başlanan Kırkağaç Kavunu artık alıcılarını bekliyor.


Manisa’nın Kırkağaç ilçesinde yetişen deseni, kokusu, tadı ve uzun süre dayanıklılığıyla ünlü, coğrafi işaret ve Avrupa Birliği coğrafi tescili alan Kırkağaç kavunu, kış aylarında satışa sunulmak üzere askılarda alıcısını bekliyor.


Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, kavunun ilçe ekonomisi için önemine dikkat çekerek, "Hasadımızın bizlere vermiş olduğu bereketin mutluluğunu yaşıyoruz. Kavun bizim Kırkağaç için her şey demek. Kızlarımızın çeyizi, erkek evlatlarımızın eğitim masrafları, evlerimizin geçim kaynağı kavun bizim için olamazsa olmaz. Kavunlarımızı mayıs ayında ekiyoruz. Yaklaşık 100 gün gibi bir emekle kavun depolarımıza asılır hale geliyor. Bu deponun üzerinde bir yalıtım var, bu özel sandviç panelden yapılmış bir tavan ve üzerine köpük püskürtülmüş içerideki iklimlendirmeyi sabit derecede tutmak için. Arkamızda da içeriye ozon havası vermesi için ayrıca cihazlar var. Bu cihazların her biri 50-60 bin TL’dir. Yine klimalarımız var. Buradaki iklimlendirmeyi sağlıyor. Yukarıda ki siyah boruda içeride biriken kirli ve asitli havanın dışarıya atılmasını sağlıyor. Tabi bunlar çiftçilerimize ek bir maliyet getiriyor. Böylelikle zaten dayanıklılığıyla ün yapmış Kırkağaç kavunumuz mart ayına kadar sağlıklı bir şekilde az fire vererek o soğuk kış aylarında yazın o güzel meyvesini sofralarınıza gönderiyoruz. Kırkağaç’ın kendine has bir kavunu vardı Altınbaş benekli kavun diye. Artık beyaz, sarı ve yeşil dilimli kavunlarımızı da üretiyoruz. Dededen 3. kuşak üretici olan Apti Kayacık, 300 ton civarındaki deposunda alıcısını bekliyor. Bu kavunları Osman Topuz isimli bir Kırkağaçlı üreticimiz var onun tarafından ilk olarak sadece bir kavundan üretildi. Şimdi Kırkağaç’ta binlerce dekar kavun depolarımızda asılıyor. Muhteşem bir kavun. Dayanıklılığı daha fazla. Bu yıl yaklaşık 30 bin ton rekoltemiz var. Bu 30 bin ton üretimin 20 bin tonu yaz aylarında satılıyor. Geri kalan kısmı da işte bu iklimlendirme özelliklerine sahip, özel havalandırma ve ozon pompası sistemlerine sahip klimalarımızda saklanıp kış aylarında vatandaşlarımızın tüketimine sunuluyor. Kavunumuz coğrafi tescilli bir ürün. Bu yıl bir sürprizimiz daha oldu. Artık AB’den de coğrafi tescil aldık. Türkiye’de 38. işaret olan tarım ürünü oldu. Manisa ilinde de ilk coğrafi tescil alan ürün bizim Kırkağaç kavunumuza nasip oldu. Bunun içinde ayrıca mutluyuz. Bu vesileyle bütün üreticilerimize hayırlı, bereketli kazançlar almalarını diliyorum." dedi.


"Mart ayına kadar dayanıyor"


Yaklaşık 40 yıldır çiftçilik yaptığını belirten Kırkağaçlı üretici Apti Kayacık ise, kavunların dayanıklılığına dikkat çekerek şöyle konuştu:


"Çocukluğumdan beri kavunculukla uğraşıyorum. Tabi o zamanlar Kırkağaç cinsi kavun ekiyordum. Daha sonra siyah kavuna, 4-5 yıldır da beyaz kavunumuza döndük. Tarladan getirdiğimiz kavunlarımızı depolarımıza asıyoruz. İstanbul’dan ve İzmir’den gelen halci arkadaşlarımızla pazarlık yapıp veriyoruz. Onlarda aralık ayından mart ayına kadar dayanabilen kavunlarımızı bu aylarda kamyonlara sarıp müşterilerine götürüyorlar. Kırkağaç kavununun en büyük özelliği dayanabilir olma özelliğidir. Aynı bu çeşidimizi tohumunu Türkiye’nin her yerinde dediler ama hemen bozuldu, dayanmadı. Kırkağaç’ın toprağından mı ikliminde nedir sadece bu topraklarda mart ayına kadar dayanıyor."


(HD-SC-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Türkiye’de bir ilk olan ’Astorya’ 27 Mart’ta açılacak Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Türkiye’de bir ilk olarak hayata geçirilen Flying Theater projesi "Astorya" 27 Mart Cuma günü açılacak. Kente yeni sosyal alanlar kazandırmak, gençlerin, çocukların ve ailelerin sosyal yaşamına renk katmak ve etkinlik alanlarını artırmak adına çalışmalarını sürdüren Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’de bir ilk olarak Flying Theater projesi "Astorya"yı Samsun’a kazandırdı. Tüm çalışmaların ve hazırlıkların tamamlandığı Astorya 27 Mart Cuma gününden itibaren ziyaretçilerini ağırlamaya başlayacak. Yepyeni bir deneyim Samsun’u bekliyor Tamamı yerli mühendislik imkânlarıyla DOF Robotics firması tarafından geliştirilen projeyi şehre kazandıran Samsun Büyükşehir Belediyesi, dünyanın farklı şehirlerinde kullanılan uçuş simülasyonu konseptini Astorya ile Samsun’a taşıyacak. İlkadım ilçesindeki Panorama Samsun Dijital Gösterim Merkezi bünyesinde kurulan Astorya’da kullanılan yüksek çözünürlüklü kubbe ekran ve hareketli platform sisteminin yanı sıra rüzgâr, koku ve su buharı gibi çoklu duyusal efektlerle de ziyaretçiler, kendilerini gökyüzünde süzülen bir yolculuğun içinde hissedecek. Sinemayı aşan gerçek bir uçuş deneyimi ile 27 Mart’ta Samsunlulara kapılarını açacak Astorya için seans saatlerine ve biletlere internet adresinden ulaşılabilecek. "Hayırlı olsun" Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Şehrimizin heyecanla beklediği Astorya’da çalışmalarımızı tamamladık ve projemizi 27 Mart’ta hizmete açıyoruz. Astorya, teknolojik altyapısı ve modern tasarımı ile muhteşem bir eğlence ve turizm merkezi olacak. Hemşehrilerimizin keyifli vakit geçirebileceği modern sosyal alanlar oluşturma hedefimize Astorya ile de önemli bir katkı sunmuş olacağız. Türkiye de ilk kez Samsun’da hayata geçen projemiz şehrimize gelen misafirlerimizin de ilgisini çekecek. Her yaştan ziyaretçiye hitap edecek ve Samsun’umuzun eğlence turizmine katkı sağlayacak Astorya’nın bölgemize, şehrimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Balıkesir Seyit Onbaşı kabri başında anıldı Çanakkale kahramanlarından Seyit Onbaşı, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde memleketi Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Kocaseyit Mahallesi’ndeki kabri başında düzenlenen törenle anıldı. Anma programı, 1 dakikalık saygı duruşu ve Edremit 19. Tabur Komutanlığında görevli askerlerin gerçekleştirdiği saygı atışıyla başladı. Tören kapsamında Seyit Onbaşı’nın mezarına katılımcılar tarafından karanfiller bırakıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından kabri başında dualar edildi. Programın devamında protokol üyeleri ve vatandaşlar, Seyit Onbaşı Anıt Müzesi’ni ziyaret etti. Ziyarette, Seyit Onbaşı’nın 4. kuşak torunu Muhammet Yıkar tarafından dedesine ilişkin bilgiler paylaşıldı. Anıt mezardaki programın ardından Kocaseyit Mahalle Camii’nde Seyit Onbaşı ve Çanakkale şehitleri için Mevlid-i Şerif okutuldu. AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey törende yaptığı açıklamada, "Bugün şehitlerimizi Havranlı hemşehrilerimiz ve bölgedeki vatandaşlarımızla birlikte anıyoruz. Şehitlerimiz bu vatanın vatan olmasında büyük pay sahibidir. Canlarını bu topraklar için feda ettiler. Gazilerimiz de aynı şekilde büyük fedakârlıklar gösterdi. Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bize emanet edilen bu topraklara sahip çıkmak için elimizden geleni yapıyoruz. Koca Seyit de hem şehrimizin hem de Çanakkale Zaferi’nin sembol isimlerinden biridir" dedi. AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ise yaptığı konuşmada, "Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında, tarihin akışını değiştiren kahramanlarımızdan Koca Seyit’in anıt mezarı başındayız. Başta Koca Seyit olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Bugün bu bayrak dalgalanıyorsa, ezanlar okunuyorsa ve özgür bir şekilde yaşıyorsak bunu başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimize borçluyuz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Ekrem İmamoğlu söz almak istediğini belirterek sanık kürsüsüne geçti ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. Ekrem İmamoğlu söz almak istediğini belirterek sanık kürsüsüne geçti. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının yedinci oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan duruşmada iddianamede, ‘rüşvete aracılık etme’ suçunu işlediği öne sürülen tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Özel Kalem Müdürü Murat Or’un savunma yapması beklenirken, duruşma başlamadan önce Ekrem İmamoğlu sanık kürsüsüne gelerek "Sayın hakim çok kısa, 3 dakika konuşmak için süre istiyorum sizden müsaadeniz olursa" dedi. Kendisine izin verilmesi üzerine sanık kürsüsüne gelerek konuşan İmamoğlu, "Burada yaşanan gerçekten bir sıkıntı var. Örneğin ailelerden bir kişi alınıyor. Sabah telefon hakkım 10 dakika, eşimle konuştum. Zaten bu insanların aileleri ile görüşmeleri çok sıkıntı. Bu kısıtlamanın doğru olmadığını düşünüyorum. 107 tutuklu burada öncelikli yargılanıyor. Bu 107 tutuklunun 3 avukatı gelebilir diyorsunuz, 3 avukat ile kısıtlamanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Meslektaşların buraya gelip dinlemesi lazım. Bunun asimetrik bir kısıtlama haline dönüştüğünü düşünüyorum. Medya kuşbakışı burayı izleyebiliyor. Basındaki insanların burayı izlemesi, olabildiğince mahkeme heyetinin de iyi tanınması anlamında iyi bir şey. Siyasetçiler, belediye başkanvekili duruşmaya giremedi. Cumhuriyet Halk Partisi iddianamede en başından beri suçlu bir pozisyonda. CHP’nin bile buraya girişi bir lütufmuş gibi. Jandarmamız ile karşı karşıya gelmeyelim. Herkes buraya medeni bir şekilde girebilsin. Herkes sorumluluk almaya hazır. Bir bayram havasında bunu değerlendiriniz. Bu tür asimetrik sınırlamaların ne size ne heyetinize ne buradaki insanların adil yargılanma süreçlerine ne ufak katkısı yoktur. Bunu tersine çevireceğinizi ümit ediyorum. Bütün bunları revize ederseniz, müzakere kapınızı açık tutarsanız kimse sizin makamınıza saygısızlık yapamaz. Bu baro olabilir, siyasi temsilciler olabilir. Şeffaflıktan kaybedeceğiniz hiçbir şey olmaz. Burada çok medeni bir hat çizersiniz. Biz naklen yayınlardan bu kısıtlamaya geldik. Bu doğru bir evrilme değil. Sorumluluğunuz çok büyük. Bu söylediklerimi dikkate almanızı istiyorum. Bayrama gidecek herkes" ifadelerini kullandı.