KÜLTÜR SANAT - 07 Şubat 2026 Cumartesi 10:20

Bir zamanlar gemilere yelken oluyordu şimdilerde günlük hayata dokunuyor

A
A
A
Bir zamanlar gemilere yelken oluyordu şimdilerde günlük hayata dokunuyor

Bir dönem gemilere yelken olan, 1970’li yıllarda makineleşme ve konfeksiyon atölyeleriyle üretimi duran Manisa bezi, geleneksel tezgâhlarda kadınların emeğiyle yeniden dokunuyor. Peştemalden havluya, masa örtüsünden şala uzanan üretim, kadınlara hem gelir hem de terapi oluyor.


Osmanlı döneminde dayanıklılığı ve hafifliği nedeniyle gemi yelkenlerinde kullanılan Manisa bezi, günümüzde ise peştemal, havlu, masa örtüsü, şal ve çeşitli günlük kullanım ürünlerine dönüştürülerek yeniden hayat buluyor. 2004-2005 yıllarında Manisa Türk Kadınlar Konseyi Şube Başkanı Mübeccel Kafkaslı’nın girişimleriyle geleneksel el tezgahlarında kadınların emeğiyle dokunan Manisa bezi, hem kültürel mirasın korunmasını sağlıyor hem de kadın istihdamına katkı sunuyor.


Manisa Tarihi Bezi Kooperatifi (MABEZ) çatısı altında Manisa Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda kadınlar hem dokumacılığın inceliklerini öğreniyor, hem de Manisa bezi sayesinde gelir elde ediyor.



Emek ve terapi dokuma tezgahında buluştu


Öte yandan kadınlar için Manisa bezi yalnızca bir üretim süreci değil, aynı zamanda bir terapi niteliği de taşıyor. Sabah erken saatlerde tezgah başında buluşan kadınlar dertlerini kapının dışında bırakarak hem dokuma yapıyor hem de sohbet eşliğinde dertleşiyor.


Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü açtıkları kurslar ve üretime sağladıkları katkılarla önemli bir kültür varlığı olan Manisa bezini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.



"Kadınların ev ekonomisine katkı sağlıyor"


Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlyas Kayaokay, Manisa Bezi’nin kadınların ekonomisine katkı sağladığını vurgulayarak, "Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak MABEZ Kooperatif Başkanlığıyla işbirliği içerisinde unutulmaya yüz tutmuş bir eser niteliğinde olan tarihi Manisa bezi üretimi gerçekleştiriliyor. Tarihi Manisa bezi Osmanlı döneminden günümüze kadar gelmiş şu anda da bulunduğumuz atölyede bunu gelecek nesillere aktararak kadınlarımıza da istihdam alanı sağlayan bir meslek alanıdır" ifadelerini kullandı.


Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak unutulmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili kurs açmaya çalıştıklarını belirten Kayaokay, "Biz Şehzadeler Halk Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle unutulmaya yüz tutmuş eserlerle ilgili kurslar açmaya gayret ediyoruz. Tarihi Manisa bezi de bunların örneklerinden biridir. Hem gelecek nesillere aktarılması bizim için önem arz ettiği gibi ayrıca kadınlarımıza da bir istihdam alanı sağlıyor" diye konuştu.



"Yelkenli bezi olarak başladı şal ve masa örtü olarak dokunmaya devam ediyor"


Manisa bezinin ilk olarak gemilerde yelken olarak dokunduğunu söyleyen Manisa Bezi Dokuma Usta Öğreticisi Serpil Bingöl, "Manisa bezi 600 yıl öncesine dayanıyor. İlk zamanlar yelkenli bezleri olarak sonra içlik ve dışlık olarak dokunmaya devam ediyor. Tekstil mağazaları açıldıktan sonra 1975’lerde tamamen bitiyor. Daha sonra Mübeccel Kafkaslı hamın böyle bir şeyi canlandırmak istiyor. Halk eğitimlerle, milli eğitimle ortaklaşa tezgahlar kuruluyor. Ben de bu işe bir 2004’te başladım. 2004’ten bugüne kadar usta öğretici olarak devam ediyorum. Günümüzde artık ipek şallar, ipek pamuk şallar, peştemaller, masa örtüleri gibi ürünlerde alıcı buluyoruz" dedi.



"Emine Erdoğan’a kadar ulaştırıldı"


Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vasıtasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a kadar Manisa bezinin ulaştırıldığını ifade eden Bingöl, "Genellikle valilik, ticaret odaları, resmi kurumlara devamlı hediyelik olarak temin ediyoruz. Ayrıca da Manisa Ticaret ve Sanayi Odamız da 8 yıldan beri bize destek oluyorlar. Elde edilen gelir de yeniden malzeme olarak bize geri dönüyor. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne de temin ediyoruz. Bu sayede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendiye de ulaştırıldı" diye konuştu.



"Yurtdışından talep çok"


Yurtdışından talep çok olduğunu ifade eden Bingöl, "Yurtdışına çok gönderiyoruz. Bu şekilde de tanıtmaya çalışıyoruz. Kanada’ya gidiyor, Amerika’ya gidiyor. Ayrıca haç kıyafeti olarak da tarihi Manisa bezi kumaşlarımız kullanılıyor. Çünkü terletmiyor, üşütmüyor ve yüzde 100 doğal pamuklu olduğu için tercih oluyor. Havuz kenarı ve deniz kenarında da kullanımı olduğu için dış ülkelerde peştemallerimiz çok tercih ediliyor. Kanada çok tercih ediyor. İngiltere’ye gönderdik hatta orda basında da yer aldık" dedi.



"Kadınlara terapi gibi oluyor"


Dokumacı kadınlarında tezgahta adeta terapi gördüğünü ifade eden Bingöl, "Bizim 7-8 saatlik bir kursta hem onlarla beraber dokuyoruz hem hizmet ediyoruz. Hem bayanlarımıza da katkıda bulunuyor evlerine. Terapi gibi görüyorlar. Burada kahvaltıda bir araya gelerek birbirleriyle dertleşiyorlar" ifadelerini kullandı.



"Burası bana iyi geliyor"


Dokuma tezgahında adeta terapi gördüğünü belirten dokumacı Ayşe Arslan "Burada dokumacıyım. 6-7 seneden beri dokuma yapıyorum. Hiç çalışmışlığım yok. İlk defa burada bir çalışma hayatıma oldu. Benim için de çok iyi oldu. Hem ev ev bütçeme katkıda bulunuyorum hem kafamı dağıtıyorum. Arkadaşlıklar da çok güzel. Burası bana çok iyi geldi" dedi.



Bir zamanlar gemilere yelken oluyordu şimdilerde günlük hayata dokunuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Medeniyetler beşiği" Ani’ye ziyaretçi akını Kars’ta bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri, 2025 ve 2026 verileriyle ziyaretçi sayısındaki artışı gözler önüne serdi. "Medeniyetler beşiği", "dünya kenti", "bin bir kilise" ve "40 kapılı şehir" olarak da anılan tarihi alan, yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini görüyor. Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan ve geçmişte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Ani Ören Yeri’ni 2025 yılında 156 bin 625 kişi ziyaret etti. 2026 yılının ilk üç ayında ise 42 bin kişi bölgeyi gezerek tarihi atmosferi yerinde deneyimledi. Mart ayının sonlarına beyaza bürünen ören yeri, havadan görüntülendi. Özellikle bahar aylarının gelmesine rağmen karla kaplı beyaz örtüsünü koruyan Ani Ören Yeri’nde ziyaretçi sayısında gözle görülür artış yaşanırken, ören yerindeki tarihi yapılar turistlerin ilgisini çekiyor. Ani Katedrali, Ebu’l Menuçehr Camii ve sur kalıntıları başta olmak üzere birçok eser, ziyaretçilere adeta açık hava müzesi deneyimi sunuyor. Kars turizminin en önemli ayaklarından biri olan Ani Ören Yeri, sadece tarihi dokusuyla değil, eşsiz coğrafyasıyla da dikkat çekiyor. Arpaçay Nehri kıyısında yer alan bölge, ziyaretçilere hem kültürel hem de doğal güzellikleri bir arada sunuyor. Ani Ören Yeri’ne her geçen gün ilginin daha da arttığını belirten Kars Turizm Birliği Başkanı Halit Özer, "Koruma listesinde olan Ani Ören Yeri’ni 2025 yılında ziyaretçi sayısını artırdı. 2025 yılında 147 bin yerli, 9 bin 625 yabancı olmak üzere toplam 156 bin 625 yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapmıştır. Tabi bununla birlikte tarihi ve kültürün önemli bir rotasyonu olan Ani Ören Yeri’nde her geçen gün ziyaretçi sayısı fazlalaşmakta, ören yerinde geçmişten bu tarafa yapılan Ani kazı çalışmaları da halen sürdürülmekte, bu kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte ilimizde yabancı ve yerli turist sayısının katlayarak gideceğini göreceğiz" dedi. Kars’ta turizm hareketliliğinin artmasıyla birlikte konaklama, yeme-içme ve ulaşım sektörlerinde de yoğunluk yaşanırken, esnafın yüzü gülüyor. Ani Ören Yeri’nin yılın 4 mevsimi ziyaret edilebilmesi ise Kars turizmini canlı tutuyor. Öte yandan, Ani Ören Yerini 2025 yılında 147 bin yerli, 9 bin 625 yabancı olmak üzere toplam 156 bin 625 kişi ziyaret etti. 2026 yılının ilk 3 ayında ise Ani Ören Yeri 42 bin kişiye kapılarını açtı.