EKONOMİ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 12:44

Dünya kuru üzümünün kalbi Manisa’da atıyor

A
A
A
Dünya kuru üzümünün kalbi Manisa’da atıyor

Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Manisa’nın dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretiminin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 1 Eylül 2025’ten bu yana kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildiğini açıkladı.


Manisa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak Manisa’nın hem Türkiye hem de dünya açısından stratejik bir üretim merkezi olduğunu söyledi.


Kuru üzümün Türkiye’nin tarımsal ihracatında en önemli ürünlerden biri olduğunu vurgulayan Özkasap, özellikle Manisa’da yetiştirilen Sultani çekirdeksiz kuru üzümün dünya pazarlarında kalite ve güvenilirlik açısından ayrıcalıklı bir konumda bulunduğunu ifade etti.


Manisa’nın yüzyıllardır süregelen bağcılık kültürüyle yalnızca bir üretim merkezi değil, aynı zamanda önemli bir bilgi ve tecrübe merkezi olduğuna dikkat çeken Özkasap, Gediz Ovası ve Saruhanlı başta olmak üzere il genelinde yaklaşık 1 milyon dekar bağ alanında üretim yapıldığını belirtti. Bu alanın yaklaşık 850 bin dekarında Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü yetiştirildiğini ifade eden Özkasap, üretimin büyük bölümünü oluşturan yaklaşık 670 bin dekar alandaki üzümün kurutularak ihraç edildiğini söyledi.


Manisalı üreticilerin nesilden nesile aktarılan bilgi birikimi sayesinde üzüm üretiminde yüksek kalite standardını koruduğunu dile getiren Özkasap, "Bu tecrübe kolay oluşmuyor. Manisa çiftçisi toprağını, iklimini ve ürününü çok iyi tanıyor. Bu da bizi dünya pazarında güçlü kılıyor" dedi.


Dünya kuru üzüm üretimi ve ihracatında Türkiye’nin lider ülkeler arasında yer aldığını belirten Özkasap, küresel üretimin yaklaşık 1 milyon ton seviyelerinde olduğunu, Türkiye’nin ise bu üretimde yüzde 30-35 gibi önemli bir paya sahip bulunduğunu kaydetti. Ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin daha fazla hissedildiğini belirten Özkasap, özellikle zirai don gibi afetlerin bazı yıllarda rekoltede düşüşlere neden olabildiğini ifade etti.



Son 6 ayda 300 milyona dolara yakın ihracat


Son ihracat rakamlarına da değinen Özkasap, "1 Eylül 2025 tarihinden 4 Nisan 2026’ya kadar geçen süreçte kuru üzüm ihracatından 294 milyon dolar gelir elde edildi" dedi.


İhracatta Avrupa Birliği ülkelerinin en büyük pazar konumunda olduğunu söyleyen Özkasap, başta İngiltere olmak üzere Hollanda, Almanya, İtalya ve Fransa’ya yoğun ihracat yapıldığını, bunun yanında Amerika’dan Asya’ya kadar geniş bir coğrafyada yaklaşık 80’den fazla ülkeye Türk kuru üzümünün ulaştırıldığını ifade etti.


Kuru üzüm sektöründe Türkiye’nin en önemli rakiplerinin Güney Afrika, Çin, İran ve Özbekistan olduğunu belirten Özkasap, bu ülkelerin düşük maliyet avantajına sahip olduğunu ancak Türkiye’nin kalite, gıda güvenliği ve standartlar açısından öne çıktığını söyledi. Avrupa pazarında kalıntısız ve güvenilir ürün talebinin her geçen gün arttığını belirten Özkasap, Manisa’da bu konuda büyük hassasiyet gösterildiğini dile getirdi.


Manisa Sultani çekirdeksiz üzümü için Avrupa Birliği’ne coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını da hatırlatan Özkasap, hazırlanan dosyanın titizlikle incelendiğini ve herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını belirtti. Tescil sürecinin tamamlanmasıyla Manisa’nın dünyaca ünlü üzümünün Avrupa pazarında da koruma altına alınacağını söyleyen Özkasap, bunun uluslararası pazarlarda önemli bir avantaj sağlayacağını ifade etti.


Manisa’daki üzüm işleme tesislerinin teknolojik altyapısı ve kalite standartlarıyla Avrupa’nın en iyi tesisleri arasında yer aldığını kaydeden Özkasap, modern paketleme, depolama ve izlenebilirlik sistemleri sayesinde Türk kuru üzümünün dünya pazarlarında güvenle tüketildiğini söyledi.


Sektörün en önemli sorunlarının başında artan maliyetlerin geldiğini de vurgulayan Özkasap, özellikle navlun fiyatlarındaki artışın ihracatçı firmalar üzerinde ciddi yük oluşturduğunu belirtti. Enerji, nakliye, işçilik, ambalaj ve lojistik maliyetlerindeki yükseliş ile düşük döviz kurunun ihracatçının rekabet gücünü olumsuz etkilediğini dile getiren Özkasap, döviz dönüşüm desteğinin devam etmesi ve ilave destek mekanizmalarının devreye alınmasının önemine dikkat çekti.


Kuru üzümün Türkiye için stratejik bir tarım ürünü olduğunun altını çizen Özkasap, "Manisa sadece Türkiye’nin değil dünyanın kuru üzüm başkentidir. Üretimden ihracata kadar güçlü bir altyapıya sahibiz. Bu rekabet gücünün korunması için maliyetlerin düşürülmesi, ihracatçının desteklenmesi ve katma değerli ihracata yönelinmesi gerekiyor" dedi.


Türkiye’de üretilen kuru üzümün büyük bölümünün ihraç edildiğini belirten Özkasap, sağlıklı beslenme trendiyle birlikte iç tüketimde de artış beklediklerini sözlerine ekledi.



Dünya kuru üzümünün kalbi Manisa’da atıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ’lü gençlerden polislere anlamlı sürpriz Erzurum Teknik Üniversitesi Eğitim ve Kültür Kulübü, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Öğrenciler ve akademik personelin katkılarıyla gerçekleştirilen programda, polis ekiplerine sürpriz yapılarak Polis Haftası kutlandı. Edinilen bilgiye göre, Erzurum Teknik Üniversitesi öğrencileri tarafından yapılan kavga ihbarı üzerine çok sayıda polis ekibi üniversiteye yönlendirildi. Kısa sürede olay yerine gelen polisler, burada karşılaştıkları sürpriz etkinlikle büyük şaşkınlık ve mutluluk yaşadı. Kavga ihbarının aslında Türk Polis Teşkilatı’nın 181. yılı dolayısıyla hazırlanan özel bir kutlama programı olduğu ortaya çıktı. Erzurum Teknik Üniversitesi Eğitim ve Kültür Kulübü öncülüğünde organize edilen etkinlikte, öğrenci arkadaşlar ve akademik personelin desteğiyle pasta kesildi, polis ekipleri kampüste ağırlanarak Polis Haftası coşku içinde kutlandı. Etkinlikte, Türk Polis Teşkilatı’nın fedakârlığı, toplum huzuru ve kamu düzeni adına yürüttüğü özverili çalışmalar bir kez daha takdirle anıldı. Erzurum Teknik Üniversitesi Eğitim ve Kültür Kulübü Başkanı İbrahim Turgay, etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. yılını anlamlı bir sürprizle kutlamak istediklerini belirterek, "Erzurum Teknik Üniversitesi Eğitim ve Kültür Kulübü olarak, 181. yılını kutladığımız Türk Polis Teşkilatımızın fedakârlığını, öğrencilerimizin ve akademik personelimizin güçlü katkısıyla bir kez daha yad ettik. Eğitim ve Kültür Kulübü olarak böyle bir programın öncülüğünü yapmaktan büyük mutluluk duyduk" dedi. Turgay, öğrencilerle birlikte polis ekiplerine unutulmayacak bir an yaşatmak istediklerini ifade ederek, "Öğrenci arkadaşlarımızın ve akademik hocalarımızın desteğiyle pasta aldık, bu programı kulübümüzün öncülüğünde gerçekleştirdik. Polislerimizin yüzündeki şaşkınlık ve mutluluğu görmek bizim için çok kıymetliydi. Bu anlamlı haftada onların her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek istedik" diye konuştu. Etkinliğin akademik danışmanı Arş. Gör. Furkan Öget ise yaptığı açıklamada, polis teşkilatının üniversite gençliğiyle kurduğu bağın önemine dikkat çekti. Öget, "Türk Polis Teşkilatı, yalnızca güvenliği sağlayan bir kurum değil, aynı zamanda toplumun huzur ve güven duygusunun en önemli teminatlarından biridir. Gençlerin böylesine anlamlı bir günde polis teşkilatını unutmamış olması son derece kıymetlidir" ifadelerini kullandı. Üniversite gençliği ile emniyet teşkilatı arasındaki dayanışmanın toplumsal birlik açısından önemli olduğunu vurgulayan Öget, bu tür etkinliklerin hem farkındalık oluşturduğunu hem de gençlerle kurumlar arasındaki bağı güçlendirdiğini söyledi. Erzurum Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu anlamlı sürpriz, hem polis ekipleri hem de öğrenciler açısından unutulmaz anlara sahne olurken, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. yılına yakışır özel bir kutlama olarak hafızalarda yer aldı.
Samsun Samsun’da avukatı tarafından "tazminat" vaadiyle dolandırıldığını iddia eden kadın suç duyurusunda bulundu Samsun’da bir kadın, avukatının ‘tazminat kazanıldı’ diyerek kendisinden para alıp yıllarca ödeme yapmadığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Avukat ise, hesabına geçen herhangi bir tazminat olmadığını söyledi. Atakum ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Songül Çiftçi, avukatı İ.C.S.’nin kendisine 281 bin TL tazminat kazandıklarını ancak parayı alabilmek için 35 bin TL yatırmak zorunda olduklarını söyleyerek para aldığını, yıllarca hem aldığı parayı hem de tazminatı vermediğini öne sürerek savcılığa suç duyurusunda bulundu. Yaşananları anlatan Çiftçi, "Avukatım İ.C.S., velayet ve nafaka davalarımda hakkımda bir tazminat çıktığını, 281 bin lira hak kazandığımı, bunun için 35 bin lira ödemem gerektiğini söyledi. Ben de bileziğimi bozdurdum ve ona 35 bin lira verdim. Sonrasında ‘şu gün, bu gün yatacak’ diyerek beni oyaladı. Üstelik üzerine anlaştığımız velayet ve nafaka davalarını da açmamış. ‘Davalarda gizlilik kararı olduğunu, bu yüzden göremeyeceğimizi’ söyledi. Bu olayların sonunda savcılığa da başvuruda bulundum. Şu an kendisi İzmir’de ikamet ediyor. Bana çok küçük rakamlar halinde ödemeler gönderdi. Son verdiği ödeme sözünü de tutmadı" dedi. "Hakkımı istiyorum" Avukat hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu ifade eden Çiftçi, "Dava sürecinde bir dosya olduğunu, 281 bin lira para geldiğini söylemişti. Bunun karşılığında alacaklarıma yönelik kendisiyle 355 bin liralık bir protokol yaptık. Her ayın 4’ü ile 10’u arasında ödeme yapacaktı fakat protokole de uymadı. Protokolü de icraya verdim. İcra masrafını karşılayamadığımdan protokol şu an Samsun icrada. Hiçbir şekilde verdiği sözün arkasında durmadı ve beni çok mağdur etti. Onun yüzünden evime icra geldi. Ben artık dayanamaz oldum. 3 yıl önce bozdurduğum bilezik şu an belki bir derdime derman olurdu, icralık olmazdım. Hakkımı istiyorum" diye konuştu. Avukattan açıklama Hakkındaki iddialara cevap veren avukat İ.C.S. ise, söz konusu süreçte iflas nedeniyle gönderilen paranın bloke edildiğini iddia ederek, "Songül Hanım’ın vekaletini 2018 yılında aldım. O dönem nafaka dosyasıyla başladık ve 2024 yılına kadar sorunsuz ilerledi. 2024 Eylül’de nafaka kapsamında Songül Hanım’ın eşi Kemal Bey 35 bin TL gönderdi ancak iflas süreci nedeniyle söz konusu tutar blokelendi. Bu esnada kendisiyle gerginlikler oldu ve beni azlederek görevime son verdi. 2018’den 2024’e kadar geçen süreçte dostluk oluştuğu için kendisiyle bir anlaşma yaptık ve tazminatını kazandığı zaman mahsuplaşmak üzere bir senet düzenledik. O tarihten sonra hukuki ilişkimiz sona erdi. Songül Hanım’ın da teyit edeceği üzere sadece 2024 yılı dökümlerinde gönderilen masrafın fazlası iade edildi. 2025 ve 2026 yıllarında ise insani olarak para transferleri devam etti. Hesabıma geçen herhangi bir tazminat olmadığı gibi, temsil yetkim olmayan biri adına devletten tazminat almam mümkün değildir. Konu 2024 yılında hukuki niteliğini yitirdi, zarar giderildi. 2024 sonrası tamamen insani ve ticari bir süreçtir" ifadelerini kullandı.