POLİTİKA - 15 Ağustos 2024 Perşembe 16:04

Manisa Kent Konseyi’nde yeni dönem

A
A
A
Manisa Kent Konseyi’nde yeni dönem

Manisa’da halkın yönetime katılımını güçlendirecek Manisa Kent Konseyi’nin genel kurulu yapıldı. Genel kurulda Hakkı Bayraktar, Kent Konseyi Başkanlığı’na seçildi. Bayraktar, önümüzdeki iki yıl boyunca Manisa’nın geleceği için tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışacaklarını belirtti.


Şehir yönetimine vatandaşların katılımını sağlayan en önemli mekanizmalardan biri olan Manisa Kent Konseyi’nin genel kurulu gerçekleştirildi. Kültür Merkezi Meclis Salonu’nda yapılan genel kurul, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.


Ardından programı nedeniyle genel kurula katılamayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek’in mesajı okundu. Başkan Ferdi Zeyrek’in mesajında şu ifadeler yer aldı: “Bugün burada, Manisa’mızın geleceği için önemli kararların alınacağı Kent Konseyi Genel Kurulu’nda sizlerle birlikte olmayı çok isterdim. Ancak, önceden planlanmış bir program nedeniyle aranızda bulunamıyorum. Bu durumdan dolayı duyduğum üzüntüyü sizlerle paylaşmak isterim. Kent Konseyimiz, şehrimizin geleceğini belirleyecek kararların ortak akıl ile alındığı, Manisa’mızın her kesiminin sesini duyurduğu önemli bir platformdur. Burada alınacak her bir kararın, Manisa’nın yarınlarına yönelik olumlu etkiler yaratacağına inanıyorum. Sizlerin katkıları ve katılımıyla bu Genel Kurul’un, şehrimiz için en faydalı sonuçları doğuracağına hiç şüphem yok. Alınacak kararların Manisa’mıza hayırlı olmasını diliyor, katkılarınız ve özverili çalışmalarınız için şimdiden teşekkür ediyorum.”



“Ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışını pekiştireceğimiz bir platform”


Genel Kurulda Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın da yaptığı konuşmasında, “Kent konseyi genel kurulumuz yalnızca bir seçim değil, aynı zamanda şehrimizin ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışını pekiştireceğimiz bir platformdur. Katılımcılık demokrasinin temeli ve şehirlerin ruhunu oluşturan unsurlardan en önemlisidir. Her bireyin sesinin duyulması, şehir yönetiminde daha adil ve etkili kararların alınmasını sağlar. Katılımcı bir yönetim anlayışı sadece bireylerin değil, tüm toplumun ihtiyaçlarını ve fikirlerini dikkate alarak daha yaşanılabilir bir şehir oluşturmamıza yardımcı olur. Kent Konseyimizin çalışmaları bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde kritik bir rol oynayacak. Güzel Manisa’mızın geleceğine hep birlikte yön vermek için bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğimize yürekten inanıyorum. Bu anlamlı süreçte elinizi taşın altına koyduğunuz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.



Kent Konseyi’nin yeni Başkanı Hakkı Bayraktar oldu


Divan Başkanlığı’nı Mustafa Pala, divan üyeliklerini ise Zuhal Güneş ile Semra Geçer’in yaptığı genel kurulda Manisa Kent Konseyi Başkanlığı’na Hakkı Bayraktar seçildi. Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nda ise şu isimler yer aldı: Mustafa Pala, Mehmet Yumrukaya, Hüseyin Pehlivan, Destan Bulgay, Rasim Akpınar, Erdem Nalbant, Münevver Yavuz, İbrahim Demran, Zuhal Güneş, Sennur Alpan, Lütfi Vural, Ural Sevener, Halim Şivecan. Ardından Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ile Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyeleri söz alarak kendilerini tanıttı.



“Manisa için çok güzel olacağını düşünüyoruz”


Genel kurula Cumhuriyet Halk Partisini temsilen katılan İl Başkanı İlksen Özalper de söz aldı. Mecliste grubu bulunan bütün partilere genel kurul daveti yapıldığını vurgulayan Özalper, “Bunu özellikle belirtmek istedim. Siyasi yapının çok daha dışında bir yapı olsun istedik. Görülüyor ki çok da güzel bir ekip yapılmış, çok da güzel çalışmalar yapılmış. Manisa için de çok güzel olacağını düşünüyoruz. Hayırlı uğurlu olsun, başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.



“Manisa için el birliği ile çalışacağız”


Yoğun katılımlı bir genel kurulun geride bırakıldığını belirten Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, “Genel kurulun teveccühü ile Kent Konseyi Başkanı olarak seçildim. Bundan sonra 2 yıl boyunca Manisa için, Manisalılar için, Manisa’mız için, Manisa’nın geleceği için, gençlerimiz için, yaşanılabilir bir Manisa için el birliği ile çalışacağız. Bütün sivil toplum kuruluşlarını yanımıza davet ediyoruz. Bütün arkadaşlara hem gönlümüz açık hem de kapımız açık” diye konuştu.



“Bu katılım beni çok umutlandırdı”


Genel Kurulda Divan Başkanlığı görevini üstlenen Mustafa Pala ise, “Burada gerçekten coşkulu, yüreğinde Manisa sevgisi olan katılımcılar gördüm. Bu katılım beni çok umutlandırdı. Güzel işler yapacağız. Manisa’da birlikte iş görme alışkanlığını, uzlaşma kültürünü geliştireceğiz. Katılımcı belediyeciliğin, demokrasinin yaşamasına katkıda bulunacağız. Manisalılar olarak bu bilgi ve deneyim birikiminin Manisa’da olduğuna inanıyorum” dedi.



“Elimizden genel her türlü desteği sağlayacağız”


Genel kurul üyelerinden Manisa Azerbaycan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Şentürk Hoşgül de görüşlerini belirtti. Katılım yoğun olduğunu ifade eden Hoşgül, “Hem kendi derneğim adına hem de Manisa Hemşeri Kültürleri Dayanışma Derneği olarak buradaydık. Yeni yönetimi kutluyorum. Manisa için taşın altına elini koyacak herkese bizler de destek verme taraftarıyız. Elimizden gelen her türlü desteği sağlayacağız. Bugünkü genel kurul da gayet sağlıklı bir havada geçti. Hem büyükşehir belediye başkanına hem ekibine, divan kurulana teşekkür ediyoruz” diye konuştu.



Manisa Kent Konseyi’nde yeni dönem

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu’da mezuniyet coşkusu yaşandı Atatürk Üniversitesi Oltu Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde mezuniyet töreni düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen törende öğrenciler mezuniyet sevinci yaşarken, aileler de gurur dolu anlara tanıklık etti. Fakülte yerleşkesinde düzenlenen törene akademik personel, öğrenciler, aileleri ve protokol üyeleri katıldı. Programda konuşan okul birincisi Merve Yakupoğlu, okul birincisi olarak konuşma yapmanın kendisi için büyük mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu belirterek, başarısında emeği bulunan ailesine, akademisyenlere ve arkadaşlarına teşekkür etti. Yakupoğlu, "Bugün burada olmak, emek verdiğimiz her şeyin karşılığını almak demektir" dedi. Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt ise bu yıl Finans, Bankacılık ve Sosyal Hizmetler bölümlerinden mezun verdiklerini belirterek, tüm öğrencileri tebrik etti. Mezuniyet günlerinin eğitim camiası için hem mutluluk hem de hüzün barındırdığını ifade eden Yeşilyurt, "Öğrencilerimizi yetiştirdik, onlara uçmayı öğrettik. Bundan sonra hayatın içerisinde kendilerine yer edinecekler. İlim ve irfanla yollarını açtık" diye konuştu. Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi de konuşmasında mezun olan öğrencilerin yeni bir hayat heyecanı yaşayacağını ifade ederek, belediye olarak gençlerin her zaman yanında olduklarını söyledi. Çelebi, öğrencilerin bugünlere gelmesinde ailelerin, öğretmenlerin ve devletin büyük emeği bulunduğunu belirterek, "Bu devleti gelecekte yönetecek insanlar sizlerin arasından çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından mezun öğrenciler tören geçişi yaptı. Okul birincisi Merve Yakupoğlu diplomasını Başkan Çelebi’nin elinden aldı. Bölüm birincilerine diplomaları Fakülte Dekanı Cavit Yeşilyurt tarafından verilirken, diğer mezun öğrencilere diplomaları protokol üyeleri ve akademisyenler tarafından takdim edildi. Bölüm birincileri tarafından yaş kütüğüne isim plakaları çakılırken, öğrenciler mezuniyet yemini etti. Ailelerin yoğun ilgi gösterdiği program, öğrencilerin topluca kep atmasıyla sona erdi.
Kütahya Kütahya’da bayramın dini ve kültürel boyutları masaya yatırıldı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. Sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesle aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi.
Kütahya Kütahya’da bayramın dinî ve kültürel boyutları masaya yatırıldı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) tarafından düzenlenen "Uluslararası Din, Tarih, Kültür ve Toplum Boyutları ile Bayram Sempozyumu", iki gün boyunca akademisyenleri ve araştırmacıları Kütahya’da buluşturdu. DPÜ İlahiyat Fakültesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyumda bayram olgusu; dinî, tarihî, kültürel, edebî ve toplumsal yönleriyle kapsamlı şekilde ele alındı. Türkiye’nin farklı üniversitelerinin yanı sıra çeşitli ülkelerden akademisyenlerin katıldığı sempozyumda, bayramların toplum hayatındaki yeri, geleneksel bayram kültürü, bayramların toplumsal dayanışmaya katkısı ve modernleşmeyle birlikte yaşanan kültürel dönüşümler üzerine bildiriler sunuldu. Toplam 12 oturum halinde gerçekleştirilen programın 7 oturumu Arapça olarak düzenlenirken, sempozyum boyunca yaklaşık 50 akademisyen sunum yaptı. "Bayram konusunun bilimsel olarak ele alınmasına ihtiyaç vardı" Sempozyumun ardından değerlendirmelerde bulunan DPÜ Rektör Yardımcısı ve İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Yalçın, bu yıl Ramazan Sempozyumu’nun ardından Bayram Sempozyumu’nu da gerçekleştirdiklerini belirterek etkinliğin akademik açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Yalçın, sempozyuma hem Türkiye’den hem de yurt dışından çok sayıda akademisyenin katıldığını ifade ederek, sunulan bildirilerde bayramların din, tarih, kültür, edebiyat ve toplum hayatı açısından farklı yönleriyle incelendiğini kaydetti. Bayram konusunun bilimsel bir sempozyum çerçevesinde ele alınmasının önemli bir ihtiyaç olduğunu gördüklerini dile getiren Yalçın, hazırlanan bildirilerin kitaplaştırılarak araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulacağını söyledi. Bayramların toplumların birlik ve beraberliğini güçlendiren temel unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekar İsmail Yalçın, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bayramlar, bir toplumun varlığını sürdürebilmesi, dini ve milli kimliğini ortaya koyabilmesi açısından son derece önemli değerlerdir. Bütün toplumların ve kültürlerin kendilerine özgü bayramları vardır. Ancak bu bayramların bütün yönleriyle yaşatılması ve kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılması gerekir." "Bayram kültüründe kayıplar yaşanıyor" Modern şehirleşme ve değişen yaşam biçimlerinin bayram geleneklerini etkilediğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Yalçın, geçmişte toplumun geniş katılımıyla gerçekleştirilen bayramlaşma ve bayram merasimlerinin günümüzde giderek zayıfladığını söyledi. Eskiden bayramların namazgâhlarda ve geniş musalla alanlarında büyük toplumsal katılımla kutlandığını hatırlatan Yalçın, günümüzde ise bayrama ait bazı geleneksel unsurların kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle düzenlenen sempozyumun, unutulmaya yüz tutan değerleri yeniden gündeme taşıma amacı da taşıdığını belirtti. Yalçın, sempozyumda bayramların daha coşkulu ve bilinçli şekilde yaşatılabilmesine yönelik çeşitli önerilerin de dile getirildiğini kaydederek, programın üniversiteye ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti. Bayramların sembol dünyası ve edebiyattaki yeri konuşuldu DPÜ Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdal Eday da sempozyumun içeriğine ilişkin bilgiler verdi. Eday, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden gelen akademisyenlerin bayram hazırlıkları, bayramların sembolik anlamları ve toplumsal işlevleri üzerine kapsamlı sunumlar yaptığını söyledi. Sempozyumu değerli kılan unsurlardan birinin de yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin aktif katılımı olduğunu belirten Prof. Dr Erdal Eday, genç araştırmacıların bayram algısı, bayram hazırlıkları, geleneklerdeki değişim ve dönüşüm gibi konularda önemli tebliğler sunduğunu ifade etti. Özellikle Kazakistan ve Orta Asya Türk dünyasında bayram kutlamalarına ilişkin yapılan sunumların ilgi gördüğünü kaydeden Erdal Eday, edebi eserlerde Ramazan ve bayram temasının nasıl işlendiğine dair değerlendirmelerin de dinleyicilerle paylaşıldığını dile getirdi. Sempozyum sonunda programa katkı sunan akademisyen ve katılımcılara hediye ile teşekkür belgeleri takdim edildi. (EFE-
Van Kar ve sis ve yüksek rakım durduramadı: Bahçesaray yolu için ekipler seferber Van’ın Bahçesaray ilçesine ulaşımı sağlayan ve yaklaşık 5 aydır kapalı bulunan karla kaplı yolda ekiplerin zorlu mesaisi sürüyor. Yüksek rakımlı bölgelerde etkisini sürdüren yoğun kar yağışı ve sis, çalışmaları zaman zaman güçleştirirken, karla mücadele ekipleri yolu ulaşıma açabilmek için aralıksız çalışıyor. Türkiye’nin en zorlu yollarından biri olarak kabul edilen ve her yıl kış aylarında çığ tehlikesi ile yoğun kar yağışı nedeniyle can güvenliği gerekçesiyle kapatılan Van-Bahçesaray kara yolunu açmak için Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, yaklaşık 20 gündür yoğun bir çalışma yürütüyor. Yaklaşık 5 aydır araç trafiğine kapalı olan yolda çalışan iş makineleri, metrelerce yükseklikteki kar kütlelerini temizlemek için yoğun çaba sarf ediyor. Kış mevsiminin sert geçtiği Bahçesaray yolunda mayıs ayında da karla mücadele devam ederken, bölgedeki vatandaşlar ise yolun tamamen açılmasını bekliyor. "Görüş mesafesi sıfıra düştü, çalışmalar durmadı" Bölgede etkisini sürdüren yoğun sis ve yeni kar yağışı, çalışmaları daha da güçleştiriyor. Görüş mesafesinin yer yer sıfıra kadar düştüğü 3 bin rakımlı Karabet Geçidi bölgesinde, ekipler kar yağışı ve tipiye rağmen geri adım atmıyor. Çığ tehlikesine karşı da teyakkuzda olan operatörler, yolu en kısa sürede yeniden ulaşıma açarak ilçenin Van merkez ile olan bağını tekrar kurmayı hedefliyor.