EKONOMİ - 05 Mart 2026 Perşembe 10:26

Manisa sanayicisi Muradiye OSB’nin iftarında buluştu

A
A
A
Manisa sanayicisi Muradiye OSB’nin iftarında buluştu

Muradiye Organize Sanayi Bölgesi (MUOSB) tarafından düzenlenen iftar programı, kent protokolü ile sanayicileri aynı sofrada buluştururken, iftar sonrası bölgeye yapılacak yatırımlar konuşuldu.


Muradiye Organize Sanayi Bölgesi tarafından düzenlenen iftar programı, sanayiciler ile kent protokolünü bir araya getirdi. Programa Muradiye OSB sanayicilerinin yanı sıra milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe kaymakamları ve çok sayıda davetli katıldı. İftar sonrası konuşma yapan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, Muradiye OSB’nin son 5 yılda ciddi bir büyüme ivmesi yakaladığını belirterek, 2022 sonunda başlayan altyapı çalışmalarının 2024 Aralık itibarıyla tamamlandığını aktardı. Yoğun yağışlara rağmen taşkın yaşanmadığını kaydeden Başkan Kıvırcık, enerji yatırımlarına da dikkat çekti.


Uzunburun genişleme alanında 150 bin kVA gücünde, 15 milyon Euro değerinde indirici merkez yatırımı planladıklarını belirten Kıvırcık, ihalenin yıl sonunda yapılmasının, projenin ise 2027 sonunda tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Merkezin devreye girmesiyle OSB’nin elektriğini doğrudan iletim hattından alarak kendi dağıtımını yapacağı ifade edildi.



430 dükkanlık kooperatif ve "Work&Life"


Uzunburun bölgesinde 650 dönümlük alanda 2027’nin ilk yarısında fabrika inşaatlarının başlamasının planlandığını açıklayan Başkan Kıvırcık, ayrıca küçük esnaf ve sanayici için de önemli bir projeye başladıklarını hatırlattı. Marangozlar ve Madeni Sanatkâr esnafı ile iş birliğiyle 200 dönümlük alanda 430 dükkandan oluşacak kooperatif projesinin kooperatifin mart ayındaki genel kurulu sonrası başlayacağını söyledi.


İş ve yaşam konseptini bir arada sunan "Work&Life" projesinde ilk temellerin Şubat ayında atıldığını belirten Kıvırcık, bayram sonrasına Work&Life Plus etabının temellerinin atılacağını müjdeledi.


Programda kapsamlı bir değerlendirme yapan Başkan Osman Kıvırcık, özellikle arıtma tesisi üzerinden yöneltilen eleştirilere yanıt verdi. Mevcut alanda iki yıl önce planlanan arıtma tesisi için açılan dava sonucu yürütmeyi durdurma kararı çıktığını ifade eden Kıvırcık, sürecin tıkanmaması için alternatif bir alan belirlediklerini açıkladı.


Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü tesisin yanındaki alan için Bakanlık onaylarının alındığını ifade eden Kıvırcık, kamulaştırma çalışmalarının başlatılacağını söyledi.


Çinli otomotiv devi BYD hakkında çevre katliamı iddialarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Kıvırcık, ortaya atılan iddiaların kamuoyunu yanıltmaya yönelik belli bir kesim tarafından yayıldığını, bunun gibi dünya devi firmaların ileri teknoloji ile çalıştığını ve çevre zararına yol açamayacağını söyledi.


Programda söz alan Selma Aliye Kavaf, kalkınmanın ancak doğru tercihlerle mümkün olacağını vurgulayarak, farklı görüşlerin ortak değerlerde buluşmasının önemine dikkat çekti.


Semih Balaban ise OSB yönetiminin çalışmalarını desteklediklerini belirterek, yatırımların önünü açmanın belediyelerin temel sorumluluğu olduğunu söyledi.


İftar programı, Ramazan ayının birlik ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.



Manisa sanayicisi Muradiye OSB’nin iftarında buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı Türk Telekom, 242,2 milyar TL konsolide gelir ve 99,4 milyar TL konsolide FAVÖK elde etti. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki güçlü konumunu devam ettirdi. 2025 yılında Türk Telekom’un net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 107,6 reel artışla 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket, toplam abone sayısını 2025’te 56,6 milyona yükseltti. Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre,konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 14,5 reel artışla 242,2 milyar TL’ye yükselen şirketin FAVÖK’ü yüzde 20,2’lik güçlü reel artışla 99,4 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı ise yıllık bazda 200 baz puan iyileşerek yüzde 41 ile son 4 yılın en yüksek seviyesine geldi. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki konumunu devam ettirdi. Bu finansal sonuçların, şirketin uzun vadeli altyapı yatırımlarının, disiplinli mali yönetiminin ve değer odaklı büyüme stratejisinin somut bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamaya göre, 2026 yılına ilişkin hedeflerini de açıklayan Türk Telekom, operasyonel gelirlerinde yüzde 8-9 bandında büyüme, konsolide FAVÖK marjında yüzde 41-42 aralığında seyreden bir oran ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranında yüzde 33-34 seviyelerinde bir performans öngörüyor. Şirket 56,6 milyon abonesiyle sektördeki konumunu pekiştirirken, 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak 1 Nisan’daki 5G lansmanının ardından yeni dönemin de öncüsü olmayı hedefliyor. Şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında stratejik bir kaldıraç olarak kullanarak; aralıksız devam eden yatırımları ve müşteri deneyimini odağına alan dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Altyapı gücünü mobil performansa yansıtan şirket, 2025 yılında mobildeki yükselişini pekiştirdi. Finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "2025 hem Türk Telekom hem de sektörümüz açısından dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu. Sabit hat imtiyaz sözleşmemiz 25 yıllığına uzatıldı ve 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bu gelişmeler orta vadeli görünümü önemli ölçüde netleştirerek büyüme stratejimizin sağlam bir zemine oturmasını sağladı. Bu iki kritik konuda belirsizliğin ortadan kalkmasıyla, Türkiye’de yaşanan dijital dönüşümünün öngörülebilirliğini ve sürekliliğini de sağlamış olduk. Öte yandan 2025 yılını son derece başarılı finansal ve operasyonel sonuçlar ile tamamladık. yüzde 11,5’lik faaliyet gelir büyümesi yüzde 10 olan öngörümüzün üzerinde seyrederken, yüzde 41 FAVÖK marjı yıllık 200 baz puan iyileşme gösterdi. Yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranı yüzde 29 olan tahminimizle uyumlu şekilde yüzde 28,8 seviyesinde gerçekleşti. Artan network kalitemiz ve müşteri deneyimi odaklı çalışmalarımızın sonucu olarak mobilde tarihi rekorlara imza attık ve mobil abone pazar payımızda süregelen yükseliş ile sektördeki sıralamayı değiştirdik. Sonuç olarak 2025’te attığımız adımlarla önemli kazanımlar elde ederek şirketimizi bir sonraki büyüme evresine hazır duruma getirmeyi başardık" dedi. "Herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunacağız" Şahin, fiberdeki liderliğin ve mobilde yakalanan ivmenin, 5G ile birlikte toplumsal faydayı daha geniş kesimlere ulaştırma hedefinin temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu: "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle, yaşamın tüm alanlarında insanı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk; bu anlayışın somut örneklerinden biri olan 5G Engelsiz Tribün projemizle görme engelli vatandaşlarımızın statlarda aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle eş zamanlı aynı heyecanı hissedebilmesini sağladık. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımız doğrultusunda yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdürüyoruz." Mobil pazarda büyüme ivmesi sürüyor Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında avantaja dönüştürerek stratejik yatırımları ve müşteri odaklı dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayımladığı 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre müşteri sayısında mobil pazarda ikinci sıraya yükselen şirket, Mobil Numara Taşıma’da da son dört yıldır en fazla müşteri kazanan operatörlerden oldu. Ebubekir Şahin, sabit internet gücünü mobil iş koluna taşıma stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir büyüme sağladıklarını belirterek, son dört yıldır sektörün en çok yatırım yapan şirketi olarak 2025 yılında da Türkiye’nin dijital geleceği için güçlü yatırımlarını devam ettirdiklerini belirtti. Bu yükselişin stratejik ve istikrarlı bir değer artışı olduğunu vurgulayan Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimiyle müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörerek, proaktif bir anlayışla bu ihtiyaçlara yönelik ürün ve teklifler tasarlamayı ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir ekosistem sunmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz" Ebubekir Şahin, şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarını da değerlendirdi. Sürdürülebilirliği Türk Telekom’un temel stratejilerinden biri olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, "Sürdürülebilirliği bir yükümlülük değil, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesi olarak görüyoruz. İklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve kaynakların bilinçli kullanımı alanlarında yürüttüğümüz kapsamlı çalışmaların bir sonucu olarak, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek not olan ‘A’ skorunu bu yıl da alarak ‘Global A’ listesindeki yerimizi koruduk. Ayrıca ilk kez katıldığımız Su Programı’nda ise A- notu alarak başarımızı perçinledik. 2020 baz yılına göre Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı 2030’a kadar yüzde 45 azaltma ve 2050’de Net Sıfır’a ulaşma hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken; emisyon hesaplamalarımızı güçlendiren veri iyileştirmeleri, risk ve fırsat çalışmaları ve çalışan seviyesine indirdiğimiz sürdürülebilirlik KPI’ları ile kurumsal dönüşümümüzü derinleştiriyoruz. Teknoloji ve inovasyon gücümüzle hem çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine somut katkı sunuyoruz" dedi. 5G’nin teminatı geniş fiber ağ Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısındaki gücünü mobile aktaran Türk Telekom 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonlarının oranını yüzde 61’e çıkardı. Dünyada 2030 için hedeflenen oranın şimdiden üzerine çıkan Türk Telekom, uzun yıllardır devam eden 5G’ye yönelik yatırımları ve farklı alanlardaki öncü çalışmalarıyla 5G’ye en hazır operatör durumunda. Şirket, kültür-sanat alanında, 5G teknolojisini yeni nesil deneyimlerle buluşturuyor. Ana destekçisi ve teknoloji sponsoru olduğu Atatürk Kültür Merkezi’ni 5G altyapısıyla güçlendiren şirket, kültür-sanatın dijitalleşmesine katkı sunuyor. 5G ile VR teknolojisinin bir araya getirildiği uygulamalar sayesinde, gösterilere geç kalan izleyiciler AKM’deki Türk Telekom Lounge alanında performansların ilk bölümünü salonla eş zamanlı olarak izleyebiliyor. Spor alanında ise Türkiye’de ilk kez bir maç yayını 5G teknolojisiyle seyircilere sunularak yeni nesil yayın deneyimleri hayata geçirildi. Endüstriyel alanda da çalışmalarını sürdüren şirket, Türkiye’nin ilk milli endüstriyel 5G şebekesi, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım sistemleri gibi uygulamalarla sanayi ve lojistik alanlarında dijital dönüşümü destekliyor.
Ankara MSB: "(ABD-İsrail-İran) "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye davet ediyoruz" Milli Savunma Bakanlığı, ABD ve İsrail tarafından yapılan saldırılarla başlayan İran’da yaşanan gelişmelere ilişkin tarafları, saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı. MSB haftalık basın bilgilendirme toplantısı Bakanlıkta gerçekleştirildi. Toplantıda MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından, İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yönelik balistik mühimmat, terörle mücadele, hudut güvenliği, İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmalara ilişkin son gelişmeler paylaşıldı. Tuğamiral Aktürk, İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO haba ve füze savunma unsurlarınca zamanında angaje edilerek etkisiz hale getirildiğini ifade etti. "Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz" Mühimmatın imha edilmesi sonrasında Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın önleme faaliyeti kapsamında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğunun belirlendiğini aktaran Aktürk, "Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma meydana gelmemiştir. Türkiye, vatandaşlarının ve hava sahasının güvenliğini sağlama konusundaki kararlılığını ve kapasitesini en üst düzeyde muhafaza etmekte; bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen sorumlu yaklaşımını sürdürmektedir. Ancak kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyor; gelişmeleri NATO ve diğer müttefiklerimizle yakın koordinasyon içinde takip ediyoruz" diye konuştu. Türk Silahlı kuvvetlerinin, Türkiye’nin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği faaliyetlere de değinen Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde; 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekât Alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 2 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 761 kilometreye ulaşmıştır" açıklamasında bulundu. "Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır" Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğine değinen Tuğamiral Aktürk, "Hafta boyunca; 126 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 200 olmuş, hafta içerisinde engellenen bin 495 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 11 bin 760’a ulaşmıştır. Yine, bu hafta içerisinde; Van ve Hakkâri hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 116 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Diğer yandan, İran ile İsrail-ABD arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye-İran hudut hattında herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketlilik bulunmamaktadır. İran sınırımız dâhil olmak üzere tüm hudutlarımızda yoğun güvenlik tedbirleri uygulanmakta olup doğabilecek risklere karşı devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak gerekli önlemler alınmaktadır" dedi. İsrail ve ABD tarafından İran’a yapılan saldırılarla başlayan ve İran’ın üçüncü ülkeleri hedef almasıyla şiddetlenen çatışmaları yakından takip ettiklerinin altını çizen Aktürk, "Masum sivillerin hayatına ve bölgemizin huzur ve istikrarına kasteden çatışmaların derhâl sonlandırılmasını temenni ediyoruz.Bölgemizdeki meselelerin barışçıl yöntemlerle çözülmesi için gerekli katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu ve sorunların ancak diyalog yoluyla çözülebileceğini bir kez daha vurguluyoruz" ifadelerine yer verdi. Öte yandan Aktürk, yerli ve millî savunma sanayi ürünlerle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin imkan ve kabiliyetlerinin artırılması çalışmaları çerçevesinde hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmat teslimatının gerçekleştiğini aktardı. Aktürk’ün açıklamalarının ardından MSB tarafından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularına yönelik açıklamalar yapıldı. "Tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog yoluyla çözmeye davet ediyoruz" İran’daki son duruma ilişkin MSB tarafından yapılan açıklamada, "Türkiye olarak önceliğimiz bölgemizdeki saldırıların durdurulması, kalıcı ateşkesin tesis edilmesi ve tüm ihtilafların barışçıl yollarla çözülmesidir. Bu kapsamda; tarafları saldırılara bir an önce son vermeye ve sorunları diyalog ile diplomasi yoluyla çözmeye davet ediyoruz" ifadeleri kullanıldı. İsrail ve ABD’nin İran’a saldırmasıyla başlayan ve devam eden gelişmelere bağlı olarak İran’dan Türkiye sınırlarına doğru kitlesel göç hareketlerinin olduğuna ilişkin yapılan sosyal medya paylaşımlarının ve haberlerin gerçeği yansıtmadığı kaydedilen açıklamada, "Hudut güvenliğimiz; sınırlarımızı korumak, yasa dışı geçişleri engellemek ve terörist faaliyetleri önlemek amacıyla "Hudut namustur" anlayışıyla 7 gün 24 saat esasına göre kesintisiz bir şekilde; Cumhuriyet tarihinin en yoğun teknolojisi, en etkili ve kademeli tedbirleri ile sağlanmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgesel gelişmelere karşı her türlü senaryoya karşı gerekli önlemleri devletimizin ilgili kurumlarıyla koordineli olarak almaktadır. İran’dan Türkiye’ye yönelik kitlesen göç hareketlerinin olduğuna ilişkin manipülatif içeriklerle kamuoyunda algı oluşturmayı amaçlayan paylaşımlara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi. Açıklamada, Türkiye’nin komşu ülkelerin bölünmesinden değil toprak bütünlüklerinin korunmasından yana olduğunun altı çizilerek, "Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürütttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz" denildi. Ayrıca açıklamada, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de KKTC’nin yanında ve destekçisi olduğu vurgulanarak, Türkiye olarak Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden hasmane tutumlara karşı garantörlüğün verdiği yetkileri kullanmaktan çekinilmeyeceğine de dikkat çekildi.
İstanbul Kuba Camii, kentsel dönüşümle yeniden yapılıyor Kentsel dönüşümün başarılı bir şekilde yürütüldüğü Bağcılar’da yenilenen son yer Kuba Camii oldu. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımı gerçekleştirilen caminin temeli atıldı. Bir yılda bitmesi planlanan camide aynı anda 759 kişi namaz kılabilecek. Kentsel dönüşüm konusunda İstanbul’da en ilk sıralarda yer alan Bağcılar’da konutların yanında okullar ve ibadethaneler de yıkılarak daha güçlü şekilde inşa ediliyor. Bu kapsamda riskli olduğu için kısa bir süre önce yıkılan Kirazlı Mahallesi’ndeki Kuba Camii’nin temeli düzenlenen törenle atıldı. 45 camiyi daha kentsel dönüşümle ilçeye kazandıracağız Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda açılış konuşmasını yapan İlçe Kaymakamı Abdullah Uçgun, "Hayırlı işlere imza atıyoruz. İnşallah kısa zamanda bu cami burada yükselecek" dedi. Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız ise "Belediye olarak riskli camilerimizin projesini yapıyoruz, yıkımını gerçekleştiriyoruz ve hafriyat alımını yapıyoruz. Temelini de atıyoruz. 45 cami daha var belirli periyotlarla bunları da kentsel dönüşümle ilçemize kazandıracağız. Süreci cami derneğimizle birlikte takip ediyoruz" şeklinde konuştu. Aynı anda 759 kişi ibadet edebilecek Konuşmaların ardından ilçe yöneticileri birlikte butona basarak Kuba Camii’nin temeline ilk harcı attı. Toplam 1416 metrekarelik alana inşa edilen camide bordum kat, zemin kat, mahfil katı ve harim alanı yer alıyor. Zemin kat içinde mescit ve abdesthaneler bulunuyor. İnşaat tamamlandıktan sonra açılacak olan camide aynı anda 759 kişi ibadet edebilecek. Bağcılar Belediyesi ve cami derneğinin katkılarıyla yapılacak yeni caminin temel atma törenine; Bağcılar İlçe Müftüsü Ömer Kayhan, AK Parti İlçe Başkanı Mikail Çakır, meclis üyeleri, birim müdürleri, din görevlileri, muhtar ve mahalle sakinleri de katıldı.