POLİTİKA - 27 Mayıs 2026 Çarşamba 10:25

Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa’da kıldı

A
A
A
Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa’da kıldı

Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı sona eren Özgür Özel bayram namazı çıkışında yaptığı açıklamada, "Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. Şu aşamada kırılıp, kızıp kimsenin partiden ayrılmasını istemeyiz. Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız. Mücadele edeceğiz" dedi.


CHP’de mahkeme kararıyla uygulanan mutlak butlan sonrası genel başkanlığı sona eren Özgür Özel Kurban Bayramı namazını memleketi Manisa’da kıldı. Manisa’nın Şahzadeler ilçesindeki tarihi Hatuniye Camii’nde bayram namazını kılan Özel cemaatle bayramlaştıktan sonra gazetecilere açıklamalarda bulunarak soruları yanıtladı.


Geçen Kurban Bayramı’ndan bugüne hem Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i hem de Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı kaybettiklerini hatırlatıp ağır bir bayram günü geçirdiklerini söyleyerek açıklamasına başlayan Özel, "Allah ikisini de gani gani rahmet eylesin. Onun dışında memleketimizdeyiz. Manisa’ya gelince her zaman huzur buluyoruz, güç topluyoruz. Parti olarak zor günlerden geçiyoruz. Maalesef dünya siyaset tarihinde olmayan bir şey oldu. Üzerine yapılan üç kurultaya rağmen bugünkü iktidarı rahatsız eden bir muhalefet olduğumuz için 47 yıl sonra partimiz 1. parti olduğu için 24 yıl sonra AK Parti ilk kez yenildiği, ilk kez 2. parti olduğu için hedefe konduk. Ağır saldırılar altında kaldık ve bir dizi iftira. Daha ceza davasında görüşülmekte ve her biri tel tel dökülmekteyken bir yandan birileri tuttu ve partinin yönetimini değiştirmeye çalıştı. Bu da siyasi hayatımızda büyük bir travma. Bu konuda kararın alındığı günden bugüne kadar tüm siyasi partiler bu kararı kınadılar. Dayanışma gösterdiler. Geldiler ziyaret ettiler. Dün İzmir’i Manisa’yı gördünüz. Manisa’da biz bayramlaşma niyetiyle sokaklarda ilerlerken vatandaşın tepkisini, sahiplenmesini gördünüz. Bundan sonra ümit ediyorum Türkiye siyaseti bu yanlıştan elbette bir şekilde hukuki mücadeleyle kurtulacağız, siyasi mücadeleyle kurtulacağız" dedi.


Ekonomik sorunların vatandaşların canına tak ettiğini kaydeden Özel, "Bir şekilde ülkede artık insanların canına tak etmiş, 20 bin TL emekli maaşına emekliler mahkum edilmiş, asgari ücretliler bir kira kadar asgari ücret bile almıyorlar. Ya aç kalacaklar ya sokakta kalacaklar. Çiftçilerin durumu herkesten berbat. Ortalama çiftçi geliri yıllık 19 bin liraya düşmüş durumda. Borçlar ödenemiyor. Faizin üstüne faiz biniyor. Hacizler var. Esnaf kan ağlıyor. Gençler umutsuz. Bu şartlar altında bizim bu iktidarı değiştirmek tek çaremiz. İktidarın değişeceği görülüyor. Anketlerle görülüyor. Sahada görülüyor. Sokakta görülüyor. Vaktiyle Manisa’da yüzde 60’larla, yüzde 50’lerle seçim kazananlar bugün Manisa’da yoklar, sokakta yoklar. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi yerel seçimlerde yüzde 60 oy aldı. En son anketlerde Manisa’da oyu yüzde 67 ve Cumhuriyet Halk Partisi bir tarih yazar ve tüm yoksullar için, tüm işsizler için, tüm emekliler ve tüm emekçiler için tarihin akışını değiştirecek bir zafere doğru giderken Cumhuriyet Halk Partisi yoksulluğu ortadan kaldıracak bir sosyal devleti inşa etmek üzere bir zafere doğru giderken bir darbe girişimi ile karşı karşıya. Cumhurbaşkanı adayı ve çok sayıda arkadaşımız cezaevinde. Ben buradan Silivri’de, İzmir’de, Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerinde sadece Cumhuriyet Halk Partili oldukları ve bu iktidar yürüyüşünden yana oldukları için tutulan tüm arkadaşlarımıza bir kez daha sabır diliyorum. Ailelerine metanet diliyorum. Ailelerine güç diliyorum. Bu zor günler geçecek. Şundan herkes emin olsun ki asla ve asla hiçbir gece sabaha kavuşmaksızın bitmez. Asla ve asla kötülük galip gelmez. Asla ve asla iyiler kaybetmez. Haksızlıklar olur. Ama biz hepimiz hem milletimize inanan hem Allah’a inanan insanlarız. Eninde sonunda millet kazanmış eninde sonunda iyilik kazanır. Eninde sonunda dürüstler kazanır. Kim hak ettiyse o kazanır. Hak eden hak ettiğini alır. Bu ülkede herkes çok iyi bir yaşam hak ediyor. Bu güzel ülkede kimse bu kadar haksızlığı, yoksulluğu hak etmiyor. Buna itiraz eden bir Sosyal Demokrat Parti’nin iktidar yürüyüşüne engel olacağız diye bu kadar kötülük, bu kadar haksızlık gerçekten reva değildir. Allah’tan reva değildir. Bunu kimse kabul etmez. Biz de buna teslim olmayız. Bundan sonra da mücadelemizi var gücümüzle sürdürmeye devam edeceğiz. Bir kez daha aziz milletimizin bayramı kutlu olsun. Bu ülkede bu devlet var olsun diye emek veren başta askerimiz, polisimiz olmak üzere devletimizin bütün memurlarına ve bu ülke için çalışan herkese teşekkür ediyoruz. Bir kez daha bayramınızı kutluyorum" diye konuştu.



"Üyelere soralım"


Özel, bir gazetecinin "yeni parti kuracak mısınız" şeklindeki sorusuna şu cevabı verdi:


"Bizim partimizde bir an önce seçimin yapılmasını normalde bizimle birlikte hareket eden 115 milletvekilinin yanında Sayın Kılıçdaroğlu’na katkı sağlayan geçmişte veya onun görüşlerini paylaşan 10 arkadaşımız da bir an önce seçim diyor. 81 il başkanımız, örgütümüz, bütün üyelerimiz, herkes seçim diyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu hatayı yapmayacağını, bu mahkeme kararını bir irade gaspına döndürmeyeceği, seçimle gelmediği bir partiyi yönetmeye kalkmayacağını ümit ediyoruz. Bu kurultaya gitmenin yolu çok belli ve hızla bu kurultaya gidebiliriz. Bizim 2 milyon üyemize illerimizde, ilçelerimizde benim cumhurbaşkanı adayını belirlerken yaptığım gibi sandığı koysun. 2 milyon üyemiz koşar gelir bayram havasında oylarını kullanır. Kim adaysa tüm üyelerimizin kararıyla belirlensin. Çünkü üyeler ne yapıyor, mahalle delegeleri ne yapıyor? İlçe ve il delegeleri onlar kurultay delegeleri seçip en son karar veriliyor. Üyeler adına bir piramit gibi Ankara’ya doğru gidecek. Ben hangi delege ile istiyorsa seçime girmeye hazırım. Ayrıca seçimden önce o 40 günlük sürenin ortasında tüm üyelerimize soralım. Üyelerimiz 2 milyon üye kimi seçerse onun elini kaldırıp tek aday olarak da kurultaya gidelim ve bu zaman Türkiye’ye çok iyi bir örnek de olmuş olur. Hem de bütün tartışmalar biter. Şimdi burada demokrasi diyeceksiniz. Sonra elinizdeki mahkeme ile bir siyasi partinin genel başkanı değiştireceksiniz. O da orada oturacak ve partiyi yönetecek. Böyle bir şey olmaz. Yani bu siyasi tarihe kara bir leke olarak geçti. Kaç gün sürebilir? Ne kadar süredir yani? Ne yapılabilir?"



"Kimse istifa etmesin"


Mutlak butlan kararı sonrası gelişmeleri değerlendiren Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi, babaevinde, buradan bayramda mesajımı şöyle vereyim. Duyuyorum. Karadeniz’deki neredeyse bütün belediye başkanları, istifa edelim, yanına gelelim. Aman dedim, yapmayın. İlk gün üyelerde 8-10 bin tane istifa almış, hemen söyledik yapmayın diye. Kimse partisinden istifa etmesin. Kimse partisinden ayrılmasın. Kimse partisinden umudunu kesmesin. Biz bu sorunu bir şekilde hallederiz. İkinci bir ricam da partiyi sahiplenen ve öfkelenen partililerimize geçmişte bizim rakibimiz olan bizi desteklemeyen kişiler parti binalarına geldiğinde sanki butlan kararından onlar sorumluymuş gibi bazı arkadaşlar tepki göstermişler. Birkaç ilimizde olmuş. Nasıl yaparsınız, nasıl edersiniz? Arkadaşlar, Butlan kararının olduğu gün bir milattır. Ya da o karardan sonra polisin bizi gelip partimizden sokağa attığı, gaz sıktığı, cop vurduğu gün bir milattır. O günden sonra Butlan’a sahip çıkanlar Butlancıdır ve bizim onlarla bir gönül bağımız elbette yoktur. Ama o günden önce hangi görüşte olursa olsun Butlan kararından sonra koşan partiye gelen herkes kardeşimizdir, partilimizdir, kimse kimseye eski tutumlarından dolayı, eski desteklediği genel başkandan dolayı bir tavır da göstermesin. Partimizde kardeşliği, birliği, beraberliği sağlamak durumundayız. Ayrıca 1 Haziran’da parti meclisi var. Orada kurultay kararını aldığı takdirde Kemal Bey’le de onu destekleyen ya da onunla birlikte hareket eden kimseyle de bir derdimiz, bir sıkıntımız kalmaz. Biz yolumuza bakarız, Türkiye yoluna bakar. Mesele partiyi iktidar yapmak meselesidir. Şu aşamada kırılıp, kızıp kimsenin partiden ayrılmasını istemeyiz. Öyle yeni parti falan kuracağımız yok. Atatürk’ün partisine sahip çıkacağız. Mücadele edeceğiz. Mutlaka ve mutlaka bu kurultay yapılacak. Bizi partinin dışına atmaya çalışanların bir niyeti varsa onu bilmem. Ama biz buradayız ve mücadeleyi burada sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile dün yaptığı telefon görüşmesinin sorulması üzerine Özel şu cevabı verdi: "Devlet beyle zaten biz her bayramda her dilde görüşüyoruz. Yaşım onu gerektirir. Devlet beyi hep ben arıyorum. Kendisi nezaket gösterdiler. Dün akşam hani bugünü beklemeksizin aradılar. Bayramımızı kutladılar. İyi dileklerini söylediler. Takip ettiklerini işte yağmurda ıslanmamızı, memleketimizdeki karşılanmamızı, İzmir’deki dün yapmış olduğumuz toplantıyı, coşkuyu bunlardan bahsederek sağlık dilediler. Bunun dışında da bir şey söylemedi. Zaten Sayın Bahçeli bir başka siyasi parti genel başkanı. Nasıl biz MHP’de işte illerde görevden almalar oluyor. Çeşitli tasarruflar oluyor, teşkilat kapatmalar oluyor. Dikkat ettiyseniz açıp ağzımızı bir kelime söylemeyiz. AK Parti İl Başkanını görevden alır. Biz o iç işlerine kimsenin karışmayız. Yani bir başka partinin siyaseti ile ilgili değerlendirmeler siyasi partiler arasında bir sınır çizgisi vardı orada. O çizgiyi geçmedik, geçmeyiz. Devlet beyin de dün bana söyledikleri tamamen nazik bir iyi dilekler ve bayram tebriğinden ibarettir. Onun dışında Cumhuriyet Halk Partisi kendi sürecini yürütecek, kendi kararlarını verecek. Tabii Devlet beyin şu tespitine ne diyeyim şimdi sizden yani CHP’de yaşayanlar Türkiye’ye zarar veriyor. Bunu istemeyiz çünkü CHP herhangi bir siyasi parti de değildir. Yani dün kurulan partiyi bugün kapatırsanız olur geçer. Cumhuriyet Halk Partisi Cumhuriyet’ten önce kurulmuş partidir. Bu partiyi sarstığınızda milleti sarsarsınız. Bu partiyi üzdüğünüzde milleti üzersiniz. Bu partinin hızlı bir şekilde kendi iç meselelerini hızlı bir şekilde kendi kendine halletmesi lazım. Sorun benimle Kemal bey arasında değil, milletle Tayyip bey arasındadır. Milletle Sayın Erdoğan arasındadır. Verdiği talimatları abartanlar yargı kolları olarak görev yapıp da şimdi yani ülkenin 25 milyon 500 bin kişinin imza verdiği, 15 milyon kişinin oy verdiği Cumhurbaşkanı adayını içeri atıp gözü dönmüş bir şekilde sürekli birilerine iftira attırıp ağzından aldığı kelimeyle ağzından çıkan herkesi içeri atan ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni yok etmeye çalışan bir Adalet Bakanı ile karşılaşıyoruz. Onun kişisel sorunu Adalet Bakanlığı yaptığı sırada Adalet Bakanlığı yapmadan önce Savcılık ve hakimlik yaptığı sırada başka maaş alamazken bir servet edinmiş 190 yıl çalışsa bir 1 kuruş harcamasa biriktirse maaşlarını onunla aldığı 16 tane tapunun hesabını veremeyen bu tapuların gerçek olduğunu bin kere de söyledik. Çevre Bakanlığı’nın da bildiği aktif tapuları gösterip pasifleri sakladığı aldığı evleri sattığı evleri gizlediği bir servet edinmiş ve İBB Borsasından geçilmiş birisiyle karşı karşıyayız ve o partiye bunları yapıyor. Benim ona karşı eğilecek bir santimim yok da. Bana ne pazarlıklar, ne teklifler, ne iğrençlikler şu kadar eğilecek bir halim yok da. Ama ülkeyi felakete sürüklüyor. Erdoğan kendi partisinde bir demokrasi kahramanıydı. Yasaklardan geldi, hapisten çıktı, seçime girdi, seçim kazandı. Yüzde 30’u 50 yaptı falan. Şimdi ne oldu? Gerileme başlayınca millete değil üstünde cübbe giydirdiği yargı kolları başkanına güvenerek operasyonlar yaparak seçimde kalıyor. Millet izin vermez. Geçmişte Erdoğan’a sahip çıkan bu millet 3 aylık hapis için 14 aylık rakibini yatırdığını görüyor. Kendisinden 25 yaş 30 yaş genç birisine haksız bir şekilde saldırdığını görüyor. Geçmişte ona sahip çıkan millet aynı duygularla şimdi bize sahip çıkıyor. Hasetliği fesatlığı bırak milletin dediği olur. Milletin sesini dinlesinler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup başkanını Cumhuriyet Halk Partisi’nin grubu belirler. Grup iç yönetmeninde açıkça yazıyor. Grup başkanı bir şekilde boşalırsa derhal ilk kapalı toplantıda yenisi seçilir. Milletvekillerimiz bir oy fireyle bu seçimi yapmışlardır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanıyım diye mahkeme kararıyla Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olsa bile milletvekili olmadığı için grup başkanı olamaz. O yüzden grupta bir seçim yapılmıştır. Ve bu partiye genel ve biz meclis başkanlığına sorduk. Geçtiğimiz günlerde de yaptığımız iş ve işlemlerin uygun olduğunu tescil ettiler. İsteyen istediği yazıyı yazabilir. Meclis başkanlığında durumu inceler ve kararını verir. Biz ayrıca da dün meclis başkanlığından genel sekreterlikten grup müdürlüğümüze bu konuda herhangi bir işlem olmadığını, usulüne uygun yapılan işlemlerle grup başkanlığımızın tescil edildiğini, internet sitesine de işlendiğini söylediler. Durumda bir değişiklik yok. Şu kadarını söylemek istiyorum. Seçimleri yok sayma kültürü bu partinin kültüründe yok. Kurultayın verdiği bir kararı hazmetmemek yok. O kurultay delegeli iki olağanüstü kongrede o kurultay delegeleri tamamının oy verdiği genel başkana şimdi dönüp de o kurultay delegeleriyle bile seçim yapmaya cesaret etmemek yok."


"İki CHP var. Bir tanesi atanmış CHP, bir tanesi seçilmiş CHP" diyerek açıklamasına devam eden Özel, "Ben seçilmiş CHP genel başkanıyım. Son yapılmış dört kurultayda genel başkan seçilmiş kişi benim. Bir de mahkemenin atadığı, bir butlan kararıyla atadığı bir genel başkan var. Ben Sayın Kılıçdaroğlu, Kemal bey seçildiği her seferinde önümü ilikledim. ’Genel başkanım’ dedim. Onunla çalıştım, ona hizmet ettim. Bunda da hiçbir tereddüt duymadım. Kemal bey yeniden aday olursa, yarışırsa, kazanırsa genel başkan olur. Ama atanmış olarak bu göreve devam etmesi partimiz için bir felaket olur. Bunu söyledim" dedi.


Özel açıklamasının ardından partililerle birlikte camiden ayrılarak esnafla kahvaltıya geçti.



Özgür Özel bayram namazını memleketi Manisa’da kıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."