EKONOMİ - 11 Nisan 2026 Cumartesi 19:27

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı

A
A
A
TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Manisa’da sel nedeniyle su altında kalan tarım arazilerinde inceleme yaptı. Bayraktar, doğal afetlerin 58 ilde 13 binden fazla çiftçiyi etkilediğini belirterek, "Devletin şefkat elini üreticilerimiz bekliyor" dedi.


TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, aşırı yağışlar sonrası Gediz Nehri’nin taşmasıyla su altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulunmak üzere Manisa’ya geldi. İzmir’in Menemen ilçesine bağlı Musabey Mahallesi’nde taşkından etkilenen alanları inceleyen Bayraktar, ardından Manisa’nın Şehzadeler ilçesine bağlı Veziroğlu Mahallesi’ne geçerek yoğun yağışların ardından göle dönen tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar’a Manisa Şehzadeler Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Altındağ ile ilçe ziraat odası başkanları da eşlik etti.



"Doğal afetler 58 ilde etkili oldu"


Veziroğlu Mahallesinde su altında kalan hububat tarlasının önünde oda başkanları ve üreticilerin katılımıyla bir açıklamada bulunan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Birkaç yıldan beri yaşadığımız doğal afetler tarım sektörünü, tarımla ilgili üretimi ve çiftçilerimizi fevkalade olumsuz etkiliyor. Biliyorsunuz geçen sene de büyük bir don felaketi ile karşı karşıya kaldık. 65 ilimiz bundan etkilendi. Çiftçilerimiz etkilendi. Tarımsal üretim alanlarımız bundan etkilendi. Tarihin en büyük don felaketi ile karşı karşıya kaldık. Arkasından gelen kuraklık yine tarımsal üretimi fevkalade olumsuz etkiledi. Tabii 2026 yılına olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılının başlamasıyla birlikte gelen aşırı yağışlar ki bu yağışları aslında biz bekliyorduk. Yani barajlarımızın dolması, barajlarımız biliyorsunuz boşalmıştı. Yine yeraltı sularımızın beslenmesi açısından bu yağışlar fevkalade önemliydi. Zaten bir tesellimiz o. Barajlarımız doldu, yeraltı sularımız beslendi. Ama aşırı yağış beklemiyorduk. Tabii bu aşırı yağışlar sel baskınlarına, su baskınlarına bütün tarım alanlarının maruz kalmasına sebebiyet verdi ve Türkiye’nin çok değişik yerlerinde su baskınlarına maruz kaldık. 1 Ocak 2026 ve 6 Nisan 2026 tarihleri arasında çok değişik doğal afetler yaşadık. 58 ilde 226 ilçede 2 bin 297 köy ve mahallede 13 bin 307 çiftçimizi etkiledi. 23 il sel felaketi ile karşı karşıya kaldı. 28 il fırtına gördü. 5 il hortum, 9 il don ve 7 il de yangın felaketi ile karşı karşıya kaldı. Tabii bunlar tarımsal alanlara önemli ölçüde zarar verdi" dedi.



"Manisa’da 18 bin dekarlık alan zarar gördü"


Manisa’nın yaşadığı sel baskınları hakkında da bilgi veren Bayraktar, "27-29 Mart tarihleri arasında yaşanan aşırı yağışlardan dolayı Şehzadeler, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Kırkağaç, Salihli, Saruhanlı, Soma, Turgutlu ve Yunus Emre ilçelerinde sel ve taşkınlar yaşandı. Genellikle Gediz Nehri ve çay kenarlarında taşkınlar ve seller yaşanmış görünüyor. Bu alanlar şubat ayında da sel ve su baskını yaşayan alanlardı. 10 ilçemizde özellikle hububat ve yem bitkileri alanları, kışlık sebze alanları ve dikili alanlarda olmak üzere yaklaşık 18 bin dekarlık bir alanda aşırı yağış kaynaklı sel, su baskını ve göllenme olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Alaşehir ilçemizde 150 dekar bir alanda heyelan yaşanmış, dikili alanlarda zarar olduğu görülmektedir. Sular çekildikten sonra tabii nihai hasar tespit çalışmaları Aralarında yapılacaktır. Bulunduğumuz Şehzadeler ilçemizde 7 bin 500 dekar tarım alanı selden etkilenmiş görünüyor. Bağ ve meyve alanlarında zarar çok fazla beklenmiyor. Hububat ve yem bitkileri ekimi yapılamayacak. Öyle görünüyor. Şimdi üreticilerimiz biraz evvel Menemen’de de görüştüm. Tabii ’bundan sonra ne yapacağız’ kaygısına girmişler. Yani neyi dikeceğiz, neyi ekleyeceğiz? Buna bir karar vermek durumundalar. Sular çekilmediği için buna karar veremiyorlar. Ama bu bölgelerde yaptığımız tespitlerde büyük bir ihtimalle sebze ve silajlık mısıra bir dönüş olacak gibi görünüyor bu bölgelerde" şeklinde konuştu.



"Savaş maliyetleri artırıyor"


Bir taraftan bölgede yaşanan savaşın tarımsal üretimi ve çiftçileri de olumsuz etkilediğini anlatan Bayraktar, "Petrol fiyatlarının artışı buna karşılık gübre fiyatlarının artışı ki aşağı yukarı gübre maliyetlerimizin yüzde 70’i 80’i doğal gazdan karşılanıyor. Gübre fiyatları da arttı. Bugünlerde özellikle arttı. Görüyorsunuz Hürmüz Boğazı’nın kapanması gübre fiyatlarının da artışına sebebiyet verdi. Şimdi burada sadece bununla kalmadı. Doğal afetler de biliyorsunuz devam ediyor ve bizi fevkalade derinden etkiliyor. Bazı yerlerde de çiftçimizi de bir moralsizliğe sevk etmiş görünüyor. Hakikaten çiftçilerimiz de bu doğal afetlerden perişan olmuşlar. Devletin şefkat elini bekliyorlar. Yani onlara moral vermemiz lazım. Bir taraftan geçen biliyorsunuz açıklama yaptım. Özellikle hem mazot fiyatlarında, hem gübre fiyatlarındaki bu artışlar maliyetlerimiz bizi artırdığı için onunla alakalı bir destek talebimiz var hükümetten. Bununla ilgili açıklamayı da yaptım. Biraz evvel Menemen’de de yine bu talebimi yeniledim. Ayrıca doğal afetlerden zarar gören üreticilerimize aynı şeyde olduğu gibi yani don zararında olduğu gibi TARSİM kapsamında olan üreticilerimizin zararlarının önemli bir kısmı tazmin edilecek. Ama doğal afetten zarar gören üreticilerimizin önemli bir kısmının TARSİM kapsamında olmadığını görüyoruz. Dolayısıyla don afetinde olduğu gibi TARSİM kapsamında olmayan bu üreticilerimize de devletin şefkat elini bekliyoruz, yardımını bekliyoruz. Üreticilerimize moral vermek zorundayız. Üreticilerimizin sahada olması, tarlada olması için buna ihtiyacımız var. Üretimi sürdürülebilir noktada tutmamız lazım" ifadelerini kullandı.



"Savaş devam ederse gıda krizi baş gösterecek"


"Savaştan dolayı petrol krizinden bahsediyorum ama kaçırmamamız gereken bir şey var. Bu kriz devam ettiği müddetçe dünyada daha önemlisini söyleyeyim, gıda krizi baş gösterecek" diyen Bayraktar açıklamasını şöyle tamamladı:


"Herkes bunu atlıyor. Gıda krizini yaşayan tabii dünyadaki birçok ülke gıda güvencesini sağlayamadığı için problem yaşayacak ama Türkiye olarak önlemimizi şimdiden alırsak biz bu gıda krizinden en az hasarla çıkmış oluruz. Ülkemizin gıda güvenliğini de sağlamış oluruz. İşte bu uyarılarımız bununla ilgili. Türkiye’nin bir gıda krizi yaşamasını istemiyoruz. Bununla ilgili tedbirlerin şimdiden alınmasını lazım. Onun için biz daha evvel de biliyorsunuz Türkiye’yi gezdim aşağı yukarı 70-75 vilayeti bitirdim. Ankara’da iki defa Sayın Cumhurbaşkanımızla, Maliye Bakanımızla ve diğer bakanlarımızla Tarım Orman Bakanı ve Çalışma Bakanımızla görüştük ve don felaketinden zarar gören üreticilerimize 50 milyar lira civarında bir yardım yapıldı. Şimdi bu afetlerle de kuraklıkla alaka ayrıca bir yardım bekliyoruz. Onunla ilgili bir çalışma var. Şimdi bu afetlerle alakalı da Ankara’da yardım talebinde bulunacağız. İnşallah çiftçilerimize gerekli yardımlar yapılır. Çiftçimizin sürdürülebilir üretim noktasında kalması sağlanır. Hepinize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah bu afetleri bir daha göstermesin inşallah."


Bayraktar ve beraberindeki ziraat odaları başkanları daha sonra Veziroğlu Mahallesi Kahvehanesinde üreticilerle buluşarak fikir alışverişinde bulundu.



TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Manisa’da su altında kalan tarım arazilerini inceledi, destek çağrısı yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Joao Pereira: "Çok iyi bir takımdan bir puan aldık’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, Trabzonspor beraberliğinin ardından, "Evet, bir puan için mutlu değiliz. Aslında bir puan yeterli değil ama mutlu değilim diyemem. Çünkü çok iyi bir takıma karşı oynadık ve çok iyi bir takımdan bir puan aldık’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Corendon Alanyaspor, sahasında Trabzonspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Joao Pereira, "Bizim için iyi bir puandı. İlk 20-25 dakika çok zor oldu. Ofansif anlamda farklı bir şey denedik bugün. 20-25 dakika bunu tam olarak yapamadık. Daha sonra değiştirdik. Tekrar düzenlemeler yaptık ve maça dahil olabildik. Biz defansif anlamda da küçük düzeltmeler yapmak zorunda kaldık. Çünkü Trabzonspor’un 4-4-2 oynayarak iki tane stoperle oyun kuracağını düşündük. Daha sonra çoğu zaman iki stoperle beraber üçlü olarak oyun kurdular. Bu yüzden ilk 20-25 dakika biraz zorluk yaşadık ve Trabzon bizden daha üstün oynadı. Daha sonra ilk yarıyı o şekilde bitirdik ve devre arasında yapmamız gereken değişiklikleri, düzenlemeleri konuştuk ve ikinci yarıda daha iyi bir oyun sergiledik. Daha sonra biz oynamaya başladık ve oyun kurarken bazen basit toplar kaybettik ve bu bize zorluklar yaşattı. Bunun olma sebebi de bizim oyun oynamaya çabamızdan dolayı. Çünkü eğer uzun topla sadece öne vurup koşarak oynamaya çalışırsanız bu futbol değildir. Bunu sevmiyoruz biz. Biz oyun oynamayı, futbol oynamayı seviyoruz. Daha sonra hafta boyunca çalıştığımız bir yerden gol yedik, çünkü ortalarda iyi olduklarını konuşmuştuk. Bunu çalışmıştık ve o şekilde golü yedik maalesef. Aslında o golü yememek zor bir şey değildi. Bu bizim kendi yaptığımız bir hataydı maalesef. Ama bunlar olabiliyor’’ diye konuştu. "Bir puan için mutlu değiliz" Aldığımız bir puan için mutlu olmadıklarını ancak iyi bir takıma karşı mücadele ettiklerini belirten Pereira, "Bu takımla alakalı sevdiğim şey. Hiçbir zaman pes etmiyoruz. Bugün de pes etmedik ve oyuna devam ettik. Penaltı olmasına rağmen golü bulduk, gol attık. Penaltıydı ama çok net bir penaltıydı. Dolayısıyla biz golü bulduk ve pes etmedik. Daha sonra Trabzonspor, evet bizden daha fazla topa sahip olan daha fazla pas yaptı. Trabzonspor çok iyi bir takım. Biz de defansif anlamda çok iyi işler çıkardık. Geçişlerde birazcık daha doğru kararlar verebilseydik, doğru daha kaliteli oyunlar oyunu oynayabilseydik, bir iki tane daha gol atma şansımız vardı. Bir puan için mutlu değiliz. Aslında bir puan yeterli değil ama mutlu değilim diyemem. Çünkü çok iyi bir takıma karşı oynadık ve çok iyi bir takımdan bir puan aldık. Ve bu şekilde 5 maçta üst üste puan aldık maçlardan. Tabii ki daha fazla galibiyet almak isterdim ama biz mücadele ediyoruz ve hedefimize ulaşmak istiyoruz’’ şeklinde konuştu.
Niğde Niğde’de Nevruz coşkusu başladı Niğde’de 2 gün sürecek Nevruz Bayramı kutlamaları kortej yürüyüşü ile başladı. Niğde Valiliği, Niğde Belediyesi, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Ulukışla Kaymakamlığı, Altay Köyü Muhtarlığı, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Niğde İl Özel İdaresi ve Kazakistan Başkonsolosluğu iş birliği ile ydüzenlenen Nevruz Bayramı kutlamaları kent merkezindeki Abilay Han Parkı’ndan kortej yürüyüşü ile başladı. Ömer Halisdemir Meydanı’nda sona eren kortej yürüyüşün ardından burada konuşan Vali Nedim Akmeşe, Nevruz Bayramı’nın köklü tarihiyle bugüne uzanan bir gelenek olduğunu söyledi. Nevruzun ortak kültürün, kardeşliğin ve paylaşma anlayışının en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirten Akmeşe, "Yarın Ulukışla ilçemizin Altay köyünde düzenlenecek geleneksel etkinliklerle sürecektir. Tüm vatandaşlarımızı bu anlamlı coşkuya ortak olmaya davet ediyoruz. Bu kutlamaları Niğde’de kalıcı bir kültürel değer haline getirmeyi hedefliyor, zengin mirasımızı koruyarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Bu kararlılıkla, nevruzun taşıdığı değerleri yaşatmaya devam edeceğiz. Nevruz Bayramı’nın ilimize, ülkemize ve tüm insanlığa barış, bereket, sağlık ve huzur getirmesini temenni ediyor, Nevruz Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" ifadelerini kullandı. Niğde için geleneksel hale getirilmesi planlanan kutlamarın çok önemli olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise, "Bu sene Niğde Valiliğinin himayelerinde Kazakistan Büyükelçiliğinin ve bütün kamu kuruluşlarımızın destekleriyle nevruz kutlamaları geleneksel hale gelecek. Nevruz kutlamalarının bir ilkin gerçekleştirmiş olacağız. Bunu kortejde tüm şehrimiz hissetsin istedik. Bugün etkinlikler devam edecek. Yarın Altay köyündeyiz inşallah orada da hep birlikte çok güzel bir şekilde bu nevruzu kutlayacağız. Altay köyümüzde gerçekleştirilecek kutlamalar uluslararası anlamda çok ses getirecek ve nevruz denince akla Niğde ve Altay gelecek diyorum" dedi. Kazakistan’dan gelen misafirler, Niğde’de düzenlenen Nevruz etkinlikleri kapsamında kentin tarihi ve kültürel noktalarını ziyaret etti. Heyet, Kemerhisar beldesindeki tarihi su kemerleri, Gümüşler Manastırı, Bedesten ve Kent Kütüphanesi’ni gezdi. Etkinlikler kapsamında akşam saatlerinde Niğde Belediyesi Hazım Tepeyran Kültür Merkezi ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde konserler, dans gösterileri, uluslararası öğrenci performansları ve film gösterimleri gerçekleştirilecek. Kutlamaların ikinci günü olan 12 Nisan’da ise program Altay köyünde devam edecek. Sabah saatlerinde atlı kortej ve mehteran eşliğinde karşılama ile başlayacak etkinliklerde, açılış duası ve protokol konuşmalarının ardından Nevruz tanıtım filmi izletilecek. Gün boyunca çapan giydirme, demir dövme ve ateş üzerinden atlama gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilecek. Ayrıca fidan dikimi etkinliği ile doğaya katkı sağlanırken, katılımcılara Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler ikram edilecek.