GÜNDEM - 27 Ocak 2025 Pazartesi 12:25

'Yaşar ne yaşar ne yaşamaz' romanı gerçek oldu

A
A
A

Aziz Nesin’in ’Yaşar ne yaşar ne yaşamaz’ romanı Manisa’da gerçek oldu. Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Rıfat Özten aileden kalma arazileri kardeşlerine bölüştürmek için gittiği Kula Tapu Dairesinde ölü olduğunu öğrendi. Nüfus kayıtlarında yaşayan, tapu kayıtlarında ise ölü olarak görünen Özten, "Ben yaşayan bir ölüyüm. Önce yaşadığımı ispatlamam lazım." dedi.

Aslen Kula doğumlu olan Manisa’nın Yunusemre ilçesinde yaşayan 74 yaşındaki Rıfat Özten’in başına gelen olay, Aziz Nesin’in ’Yaşar ne yaşar ne yaşamaz’ romanını akla getirdi. Anne ve babasının vefat etmesinin ardından, köyden kadastro geçince, muhtarın kendisini aradığını ve ’Mirasın hepsini senin üzerine geçirelim, sen kardeşlerine pay edersin’ dediğini anlatan Rıfat Özten, o tarihte mirasın tapuda kendi üzerine geçtiğini söyledi. Aileden kalma arazileri kardeşlerine bölüştürmek için tapuya gittiğini ifade eden Özten, tapu kayıtlarına göre yaşamadığına şahit olunca "Kayıtlara göre yaşayan ölüyüm, durumun düzeltilmesi için adlı işlem başlatacağım." dedi.

“Yaşıyor muyum ölü müyüm”

Yaşadığı trajikomik olayı anlatırken şaşkınlığını hala üzerinden atamayan Rıfat Özten, Manisa’nın Kula ilçesine bağlı Yağbastı Köyünde aileden kalma üzerime olan tapuları kardeşlerime bölüştürmek için geçen hafta çarşamba günü Kula’ya gittim. Tapu Dairesine uğradık. ‘Önceden randevu alacaksınız, randevusuz işlem yapamıyoruz’ dediler. İnternetten randevu almaya çalıştık alamadık. Tekrar Tapu Müdürlüğüne gittik durumu anlattık randevu alamadığımızı. Bana ‘Sen ölüsün, sağ değilsin o yüzden sana randevu vermiyor’ dediler. O zamana kadar akşam oldu. Akşam Manisa’ya döndük. Ertesi gün Manisa’da Nüfus Müdürlüğüne uğradık. Orada da Aile Nüfus Kayıt Örneğinde sağ olduğum ortaya çıktı. Onun için önceden Aziz Nesin’in bir roman vardı okumuştum. Yaşar ne yaşar ne yaşamaz diye o zaman pek önemsememiştim ama başıma gelince yazara hak vermeye başladım. Kendim yaşıyor muyum, ölü müyüm? Yaşadığımı ispatlamak gücüme gidiyor. Yaşarken yaşadığımı ispatlamaya çalışmak gücüme gidiyor.”

“Kula Tapu kayıtlarında ben yaşayan bir ölüyüm”

Durum çözülmezse konuyu yargıya taşımak zorunda kalacaklarını kaydeden Özten şunları söyledi: “Avukatımla görüşüp ne yapacağımıza karar vereceğiz. Avukatım en son ‘Bir dilekçe yazalım düzeltilirse düzeltilir, düzeltilmezse Asliye Hukuk Mahkemesine gitmek zorunda kalırız. Biz biraz para öderiz ama bunu yapanlara, sebep olanlara da gerekli cezayı aldırırım’ dedi. Biz 5 kardeşiz. İkisi pandemiden önce haklarını yerlerini aldı, onlara teslim ettim. Geri kalan ikisinin hakları duruyordu. Onlardan biri geçen hafta çarşamba Ankara’dan geldi. Tapuları üzerine almak istedi. Gittiğimizde de bu durumla karşılaştık. Veremedik. Demek ki ölüymüşüm tapuda. Tapuda önce sağ olduğumu ispatlamam gerekiyor. Kula Tapu kayıtlarında ben yaşayan bir ölüyüm. Bu sehven mi yapıldı kasten mi yapıldı onu da bilemiyorum. Önce sağ olduğumuzu ispatlamamız gerekiyor o da gücüme gidiyor. Yaşayan birinin sağ olduğunu ispatlaması kadar kötü bir durum düşünemiyorum. Mağdurum, üzgünüm. Çünkü yaşayanın yaşadığını, ölmüş olsam amenna ama be yaşıyorum diye ispatlamaya çalışması bir kişinin akıl ile kabul edilecek bir durum değil.”

Sadık Cangel - Turgay Duyar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de sağanak ve dolu hayatı felç etti: İş yerleri sular altında kaldı Edirne’de etkili olan sağanak yağış ve dolu, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok iş yeri, apartman girişi ve bodrum katını su bastı. Kentte altyapı ve belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar tepki gösterdi. 1. Murat Mahallesi Güngören Mazlum Caddesi ile Zübeyde Hanım Caddesi’nde çok sayıda dükkan ve iş yeri sular altında kaldı. Yağışın ardından cadde üzerinde büyük su birikintileri oluşurken, esnaf iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Bazı noktalarda araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar yoğun yağış nedeniyle zor anlar yaşadı. Tıkanan rögar suyu bodrum katlara doldu Abdurrahman Mahallesi Bahariye Çıkmaz Sokak’ta ise tıkanan rögar nedeniyle geri tepen pis su, bir inşaatın temeline ve çevrede bulunan binaların bodrum katlarına dolmaya başladı. Mahalle sakinleri kötü koku ve taşkın nedeniyle tepki gösterirken, altyapının özellikle yoğun yağışlarda yetersiz kaldığını ifade etti. İstinat duvarı devrildi 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Parkı yanında yer alan istinat duvarı da yağış sonrası toprağın suya doymasıyla birlikte büyük bir gürültüyle devrildi. Yağmurun şiddetiyle oluşan su baskısı ve biriken sular, olayın boyutunu gözler önüne sererken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Şans eseri olay sırasında bölgede kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önledi. Dolu araçların camlarını kırdı Kentte etkili olan dolu yağışı da maddi hasara yol açtı. Abdurrahman Mahallesi Şehit İstiklal Vardar Caddesi’nde park halinde bulunan bir aracın camları, dolunun etkisiyle patladı. Vatandaşlar, kısa sürede etkisini artıran dolu nedeniyle araçlarını korumaya çalışırken, bazı bölgelerde dolu tanelerinin yoğun şekilde yağdığı görüldü. "Altyapı yetersiz" tepkisi Yaşanan su baskınları ve hasarların ardından vatandaşlar, belediye hizmetleri ile altyapının yetersiz kaldığını savundu. Özellikle her yoğun yağış sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını belirten mahalle sakinleri, rögar taşmaları, yetersiz drenaj sistemi ve su tahliye eksikliklerine tepki gösterdi. Kent genelinde ekiplerin su tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, vatandaşlar kalıcı çözüm için altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.