KÜLTÜR SANAT - 31 Mayıs 2026 Pazar 09:49

Yörük kültürü Selendi’de yaşatıldı

A
A
A
Yörük kültürü Selendi’de yaşatıldı

Manisa’nın Selendi ilçesine bağlı Kurşunlu Mahallesi’nde, Anamaslı Yörükleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından bu yıl 9’uncusu düzenlenen Keşkek Şenliği, renkli görüntülere sahne oldu. Yörük kültürünün yaşatıldığı etkinlikte vatandaşlar hem geleneksel lezzetlerin tadını çıkardı hem de hasret giderdi.


Sabahın erken saatlerinde gözlemeli kahvaltıyla başlayan şenlik, din görevlileri Mürsel Gülcan ve Hüseyin Çetin’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Şenlik kapsamında keşkeklik buğdaylar, davul zurna eşliğinde dibeklerde dövülürken ortaya renkli görüntüler çıktı.


Keşkeklerin hazırlanmasının ardından katılımcılara keşkek, etli nohut, mantı ve helva ikram edildi. Kurulan kıl çadırlar ise vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Yörük kültürünü yansıtan çadırlarda hatıra fotoğrafı çektiren vatandaşlar, yöresel sanatçıların seslendirdiği türküler eşliğinde gönüllerince eğlendi.


Şenlikte konuşan Selendi Kurşunlu Anamaslı Yörükleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hikmet Topcan, amaçlarının Yörük kültürünü gelecek nesillere aktarmak olduğunu belirterek, "Anamaslı Yörükleri olarak kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz. Bu yıl Keşkek Şenliğimizin dokuzuncusunu düzenliyoruz. Amacımız töremizi gelecek nesillere aktarmak ve farklı yerlerde yaşayan Anamaslı Yörüklerini bir araya getirerek birlik beraberliği güçlendirmek." dedi.


Selendi Belediye Başkanı Murat Daban ise yaptığı konuşmada dernek yönetimini tebrik ederek, "Her yıl düzenlenen bu etkinlik sayesinde vatandaşlarımız bir araya gelerek özlem gideriyor. Kültürümüzün yaşatılması açısından önemli bir organizasyon" ifadelerini kullandı.


Festivale Selendi Kaymakamı Mücahit Enes Yıldız, Selendi Belediye Başkanı Murat Daban, AK Parti Selendi İlçe Başkanı Şafak Aydoğuş, AK Parti Körübaşı İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, CHP Selendi İlçe Başkanı Cemil Kurt, İzmir Buca Belenbaşı Yörük Türkmen Derneği Başkanı Nuri Arıca, Çampınar Çamyayla ve Çalıklı Yörükleri Yardımlaşma Derneği Başkanı Ümit Öz, Şoförler Odası Başkanı Şükrü Filik, mahalle muhtarları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.



Yörük kültürü Selendi’de yaşatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri Büyükşehir, günde 100 bini aşan ekmek üretiyor Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Büyükşehir Belediyesi; Kent Ekmek Fabrikası’nda günlük 100 bini aşan üretim kapasitesiyle hem vatandaşlara kaliteli ekmek sunuyor hem de şehir genelinde dengeli fiyat yapısına katkı sağlıyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Kent Ekmek Fabrikası, 10 bin 896 metrekare alan üzerinde, 2 bin 500 metrekare kapalı üretim sahasıyla 2017 yılından bu yana hizmet veriyor. Şehrin en modern üretim tesislerinden biri olan fabrikada üretim, günlük 22 saat esasına göre gerçekleştiriliyor. Tesiste vatandaşlara 18 farklı ürün sunuluyor. Ürünler arasında, normal somun, köy ekmeği, tam buğday somun, çavdar ekmeği, sade roll, tam buğday ekmeği, tam buğday unlu roll, tam tahıllı ekmek, tuz ilavesiz roll, gacer ekmeği, sade tost ekmeği, ruşeymli ekmek, tam buğday tost ekmeği, simit, sade galeta, mini somun, tam buğday galeta ve hamburger ekmeği yer alıyor. 2026 yılı verilerine göre tesiste günlük ortalama 50 bin adet somun ekmek, 55 bin adet roll ekmek, 1.500 adet çeşit ekmek, 2 bin adet galeta ve 2 bin 500 adet simit üretiliyor. Ayrıca tesis içi ihtiyaçlar kapsamında 1.000 adet mini somun ve 300 adet hamburger ekmeği hazırlanıyor. Böylece toplam günlük üretim 100 bin adedin üzerine çıkıyor. Kayseri ve çevresinde "gacer" olarak bilinen, 28 kromozomlu ata tohumu tahıldan elde edilen unla üretim de devam ediyor. Bu kapsamda günlük ortalama 200 adet gacer ekmeği üretilerek vatandaşlara sunuluyor. Ata tohumları ile elde edilen unlardan, ekmek yapımına yönelik Ar-Ge çalışmaları da devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin glütensiz üretim tesisinde hazırlanan glütensiz ekmekler, sipariş üzerine ekmek büfelerinden satışa sunuluyor. Kent genelinde yaygın bir satış ağına sahip olan sistemde, 50 ekmek büfesi ve 6 mini terminal olmak üzere toplam 56 satış noktası bulunuyor. Bu sayede ürünler şehrin farklı bölgelerinde vatandaşlarla buluşturuluyor. Doğal afetler ve acil durumlar için Büyükşehir Belediyesi bünyesinde saatlik 1.500 adet roll ekmek üretim kapasitesine sahip mobil fırın aracı da hizmet veriyor.
İzmir Ege’den dünyaya uzanan kuraklık çalışması İzmir ve Ege için hazırladığı 160 yıllık kuraklık haritasıyla dikkatleri üzerine çeken Doç. Dr. Jafar Safari’nin çalışmaları, uluslararası akademik çevrelerde karşılık buldu. Safari’nin editörlüğündeki yeni kitap, kuraklıkla mücadelede dünya çapında başvuru kaynağı olmayı hedefliyor. Daha önce Ege Bölgesi için 160 yıllık kuraklık haritası hazırlayan Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, bu kez kuraklık konusunu küresel ölçekte ele alan önemli bir bilimsel esere imza attı. Doç. Dr. Safari’nin editörlüğünde hazırlanan "Kuraklık Dinamikleri: Değişen İklime Karşı Modelleme ve Değerlendirme" adlı kitap, dünyanın önde gelen akademik yayınevlerinden Elsevier tarafından yayımlandı. Kitabın eş editörlüğünü Bursa Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Babak Vaheddoost üstlendi. Ege için kritik uyarılar yapmıştı Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Jafar Safari, daha önce yürüttüğü bilimsel araştırma projesinde İzmir ve Ege Bölgesi’nin 1940’tan 2100 yılına kadar uzanan kuraklık durumunu inceleyerek, bölgenin gelecekte daha şiddetli kuraklıklarla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koymuştu. 160 yıllık veri ve projeksiyonlara dayanan bu çalışma, iklim değişikliğinin bölgesel etkilerine dair önemli bir referans olarak dikkat çekmişti. Kuraklığın boyutları Kitapta kuraklığın yalnızca meteorolojik bir olgu olarak değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarıyla çok yönlü bir kriz olarak ele alındığını belirten Safari sözlerini şöyle sürdürdü: "Eserde kuraklığın teorik temellerinin yanı sıra, etkileri, risk analizi ve yönetim süreçleri bilimsel verilerle inceledik. Kitapta ayrıca coğrafi bilgi sistemleri (GIS), veri analizi, modelleme teknikleri ve görselleştirme yöntemlerinin kuraklık çalışmalarındaki rolü detaylı şekilde aktarmaya çalıştık. Kuraklık risklerinin daha erken tahmini- tespiti ve etkilerinin azaltılması açısından kritik öneme sahip olan yapay zekâ, makine öğrenmesi ve ileri veri analizi tekniklerine de geniş yer verdik." Toplumsal direnç ve sürdürülebilirlik Kitapta, kuraklıkla mücadelenin yalnızca teknik çözümlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Safari, "Kuraklık yalnızca çevresel bir sorun değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan çok yönlü bir kriz. Kitapta, kuraklıkla mücadelede toplumsal direnç kavramının önemini vurguladık. Toplumların kuraklığa karşı daha dayanıklı hale gelmesi için sürdürülebilir su yönetimi, doğru planlama, veri temelli karar mekanizmaları ve toplumun bilinçlendirilmesi gibi unsurları ele aldık" dedi. Doç. Dr. Safari, farklı ülkelerden çok sayıda vaka çalışması ve modelleme örneğinin yer aldığı kitabın, kuraklığın bölgesel etkilerini ve geleceğe yönelik riskleri ortaya koyarken, hem akademik dünyaya hem de politika yapıcılara önemli katkılar sunacağını söyledi.
Aydın Yaralı caretta carettanın tedavisine başlandı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaralı halde bulunan caretta caretta tedavi altına alınırken, EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Üreme döneminde bulunduğumuz bu günlerde kıyı bölgelerinde daha duyarlı ve dikkatli davranılması gerekiyor" dedi. Aydın’ın Kuşadası ilçesi kıyılarında bir süredir yaralı halde dolaşan caretta caretta, Güzelçamlı Limanı’nda yakalanarak koruma altına alındı. İlk belirlemelere göre bir deniz aracı çarpması sonucu yaralandığı tahmin edilen kaplumbağanın karapasında kırık oluştuğu ve ağır travma geçirdiği tespit edildi. Yaralı deniz kaplumbağası, tedavi edilmek üzere Muğla’nın Dalyan bölgesinde bulunan Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi’ne (DEKAMER) sevk edildi. Merkezde yapılan ilk müdahalede kaplumbağanın genel muayenesi ve temizliği gerçekleştirilirken, yara bakımı ve pansumanı yapıldı. Uzman ekipler tarafından röntgen çekimleri ve kan biyokimya analizleri tamamlanan caretta caretta için antibiyotik tedavisine başlanırken, sıvı, vitamin ve mineral desteği de sağlandı. Kaplumbağanın tedavi sürecinin dikkatle sürdürüldüğü öğrenildi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü ise yaptığı açıklamada, deniz araçlarının kıyıya yakın bölgelerde yüksek hızla seyretmesinin bu tür yaralanmalara neden olabildiğine dikkat çekti. Sürücü, sadece deniz canlılarının değil, denizde yüzen insanların da benzer risklerle karşı karşıya kalabileceğini belirterek, kıyı kesimlerinde düşük hız ve dikkat çağrısında bulunarak "Deniz araçlarının kıyı bölgelerinde süratli seyretmeleri, bu tür üzücü olayların yaşanmasına neden olabiliyor. Sadece deniz kaplumbağaları değil, denizde yüzen insanlar da benzer risklerle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle deniz araçlarını kullananların özellikle kıyıya yakın alanlarda dikkatli ve düşük hızda seyretmeleri, muhtemel kazaların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Caretta carettaların üreme döneminde bulunduğumuz bu günlerde kıyı bölgelerinde daha duyarlı ve dikkatli davranılması gerekiyor" dedi.
İzmir Antienflamatuvar diyet hastalıklara karşı kalkan Diyetisyen Hande Selin Ok, birçok kronik hastalığın temelinde vücudun kendini korumak için geliştirdiği doğal bir savunma mekanizması olan inflamasyonun (iltihap) yer aldığını söyledi. Antienflamatuvar diyetin iltihaplanmayı azaltmaya yarayacağını belirten Ok, "Bu diyet; doğal, işlenmemiş ve besin değeri yüksek gıdaların tüketimine dayanır. İnflamasyona karşı işlenmiş etler, rafine şeker, beyaz un ürünleri, kızartmalar, trans yağlar ve paketli gıdalardan uzak durmak gerekir." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Selin Ok, inflamasyonun kısa vadede koruyucu bir mekanizma olduğunu ancak uzun süre devam ettiğinde bağışıklık sisteminin dengesini bozarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Ot, iltihaplanmayı azaltmayı hedefleyen antienflamatuvar diyetin önemine dikkat çekti. Bu diyette amacın, hücresel düzeyde sağlığı destekleyerek vücuttaki CRP ve IL-6 gibi iltihap belirteçlerini düşürmek olduğunu kaydeden Ok şöyle konuştu: "Akdeniz tipi beslenmeye benzer" "Kronik inflamasyonun kalp-damar hastalıkları, diyabet, obezite, bazı kanser türleri ve otoimmün hastalıklarla yakından ilişkili olduğunu biliniyor. Doğru beslenme alışkanlıklarıyla bu risklerin azaltılabilir. Bu beslenme modeli katı kurallardan oluşmuyor. Genellikle Akdeniz diyetine benzer şekilde uygulanıyor ve bilimsel çalışmalar da bu yaklaşımı destekliyor. Antienflamatuvar diyetin; kronik iltihabın azaltılması, kalp sağlığının korunması, kolesterol ve tansiyonun dengelenmesi, eklem ağrılarında azalma ve diyabet riskinin düşürülmesi gibi birçok olumlu etkisi vardır. Ayrıca enerji seviyesini artırır, sindirim sistemini düzenler ve yaşam kalitesini yükseltir." Sürdürülebilir hayat tarzı Antienflamatuvar diyetin kısa süreli bir program değil, sürdürülebilir bir yaşam tarzı olduğunun altını çizen Ok, "Küçük ama doğru değişikliklerle uzun vadede büyük farklar oluşturmak mümkündür. Sağlıklı bir yaşam için tabağınızda ne olduğuna dikkat etmek en güçlü adımlardan biridir." diyerek bu diyette tercih edilmesi gereken besinler hakkında bilgi verdi. Ok, önerilerini şöyle sıraladı: "Antiinflamatuar besinler arasında yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, domates, sarımsak ve soğan; yaban mersini, çilek ve kiraz gibi meyveler; omega-3 açısından zengin somon, uskumru ve sardalya gibi balıklar; zeytinyağı ve avokado gibi sağlıklı yağlar ile ceviz, badem gibi kuruyemişler yer alıyor. Ayrıca zerdeçal, zencefil ve tarçın gibi baharatların da iltihap azaltıcı etkileri bulunuyor. Tam tahıllar, baklagiller, yeşil çay, bitter çikolata ve fermente gıdalar da bu beslenme modelinde önemli yer tutuyor. Elbetteki diyette çeşitlilik ve denge esas." Bu gıdalardan uzak durun Öte yandan işlenmiş etler, rafine şeker, beyaz un ürünleri, kızartmalar, trans yağlar ve paketli gıdaların inflamasyonu artırabileceğine dikkat çeken Ok, şekerli içecekler ve fast food tüketiminin de sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Bazı bireylerde süt ürünlerinin de iltihabı tetikleyebileceğini belirten Ok, beslenmenin kişiye özel planlanması gerektiğini sözlerine ekledi.
Van Balıklara ekmek yerine poşet atılmasına vatandaşlardan tepki Van’da havalimanı yakınlarında bulunan göletlerde yaşayan balıklara ekmek yerine renkli poşetlerin atılması vatandaşların tepkisine neden oldu. Van Ferit Melen Havalimanı yakınlarında bulunan ve çok sayıda göçmen kuş ile su canlısına ev sahipliği yapan sulak alanda çevre bilincinden yoksun kişilerin gerçekleştirdiği duyarsızlık, vatandaşların tepkisini çekti. Balıkları beslemek isteyen bazı kişilerin suya ekmek yerine renkli plastik poşet atması balıkların bu nesneleri yiyecek zannederek yemeye çalışması duyarlı vatandaşları üzdü. Göletlerde yaşayan balıkların plastik atıklar nedeniyle zarar görebileceğini ifade eden vatandaşlar, daha duyarlı olunması gerektiğini söyledi. Su yüzeyinde görülen poşetlerin hem kötü görüntü oluşturduğunu hem de canlı yaşamını tehdit ettiğini dile getiren vatandaşlar, yetkililerin bölgede denetimlerini artırmasını istedi. Çevre kirliliğinin doğal yaşamı olumsuz etkilediğine dikkat çeken vatandaşlar, özellikle çocuklara doğa ve çevre bilincinin aşılanmasının önemine vurgu yaptı. Balıkları izlemeye gelen Yusuf Hamdi Akyüz isimli vatandaş, "Havaalanı civarında bulunan göletteyiz. Buraya Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından balık bırakıldı. Bu balıklar görsel şölen sunuyor. Vatandaşlar geliyor burada balıkları ekmekle besliyorlar. Bu da balıkların kıyıya toplanması ve güzel bir görüntü oluşmasına sebep oluyor. Bugün üzücü bir duruma şahit oldum. Balıkları beslemek için geldiğimizde göletin içerisine naylon poşetler atılmış. Balıklar bunu yem zannederek yukarı çıkıp yemeye çalışıyor ve bu yüzden de birbirleriyle uzunca süre bir kavga ediyor. Bu da hem göletin temizliği açısından hem de balıkların sağlığı açısından kötü bir durum. Dikkat edelim. Bu şekilde naylon poşettir, çöplerimizi göletin içerisine atmayalım" diyerek tepkisini dile getirdi.