GENEL - 21 Nisan 2012 Cumartesi 17:24

MİDYAT`TA İÇİŞLERİ BAKANI ŞAHİN`E TEPKİ

A
A
A
MİDYAT`TA İÇİŞLERİ BAKANI ŞAHİN`E TEPKİ

Mardin`in Midyat ilçesinde bir grup, yaptıkları basın açıklamasıyla İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`i Erzurum`daki sözleri nedeniyle protesto etti.
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`in Erzurum`da bir vatandaşa `Hadi takla at da göreyim`, Van`da depremzedelere `Sarayda oturuyorsunuz`, Kürt sorunu için `Ben arıyorum sorun bulamıyorum`, `Birilerinin kitabı birilerinin bayramı, öldürmekten yanaysa da şu bilinsin ki 75 milyon vakur ve sessiz yığın silahına da gerek yok. Sadece birer tükürüğü 75 bin haini yok etmeye yeter`, `Gaz bombaları zararsızdır. İhtiyaçlar doğrultusunda ihaleyle yeteri kadar alınmaktadır` sözlerine Midyat`tan tepki geldi. Bugün
öğleden sonra Barış Parkı`ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan yaklaşık 10 kişilik grup, Bakan Şahin`e sözlerinden dolayı tepki gösterdi. Midyat Özgür Eğitim-Sen Temsilciliği öncülüğünde düzenlenen gösteride `Herkes için adalet herkes için özgürlük` yazılı bir pankart açıldı.
Mardin Özgür Eğitim-Sen Başkanı Mehmet Yıldız, grup adına okuduğu basın açıklamasında, "İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, göreve geldiği günden beri yaptığı gaflar ile demokratikleşme süreçlerini adeta sabote etmiştir. Hükümetin bizzat Başbakanı tarafından kabul edilen ve çözeceklerine dair halkta ümit oluşturan açıklamaların tersine Kürt sorununu tamamen yok sayan ve sadece emniyet tedbirleri ile çözme değil, tahrik etmeye dayalı politikalar izleyerek kendi hükümetinin politikalarıyla ters düşmüştür.
Yıllardır barış içerisinde kutlanan Nevruz Bayramı`nı tarih tartışmalarıyla çatışmaya çeviren bizzat bakanın kendisidir. Bizler Midyat`ta yıllardır Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yezidiler, Araplar, Kürtler, Türkler ve Süryaniler olarak barış içerisinde yaşayan insanlarız. Oysa bakanın Hıristiyanların, Yezidilerin simgelerine ilişkin küçümseyici sözleri tüm kesimleri rencide etmiştir. Bir İçişleri Bakanının konuşurken daha mutedil, yapıcı ve birleştirici olması beklenir. Her kesimle çatışan, herkesi
karşınsa alan bir tavır İçişleri Bakanına yakışmamaktadır. Bakanı böyle ise valisi, emniyet müdürleri de bakanı örnek alırlarsa vay halimize. Hiç kimsenin demokratikleşme ve yeni anayasa sürecini kendi şahsi ihtirasları ile, tahrik edici konuşmaları ile, alay eden üstten bakan tavrı ile sabote etmeye hakkı yoktur. Sayın Başbakanı, ya bu bakanı dizginlemeye ya da görevden almaya ya da onu kontrol etmek üzere yeni bir bakan atamaya davet ediyoruz" dedi.
Basın açıklamasına Özgür Eğitim-Sen Mardin ve Midyat Temsilcilikleri, Eğitim-Bir-Sen, Din-Bir-Sen, Diyanet-Sen Temsilcilikleri ile Selahaddin Eyyubi Düşünce Derneği, Mahallemi Derneği, Süryani Kültür Derneği destek verdi. Basın açıklamasının ardından grup alandan ayrıldı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP lideri Devlet Bahçeli: "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’i vefatının 29’uncu yıl dönümü nedeniyle açıklamalarda bulundu. Alparslan Türkeş’in, Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştırarak geniş kitlelere ulaştıran, onu bir siyasi proje haline getiren büyük bir fikir, dava ve devlet adamı olduğunu vurgulayan Bahçeli, Türkeş’in açtığı ülkücü çığırı, milli heyecanı ve arzuları bir şuurda topladığına değindi. "Türkeş, zorlu şartlarda ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan taviz vermemiştir" Bahçeli, Türkeş’in, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanı olduğunu belirterek, "Fırtınalı yıllarda, zorlu şartlarda, sıkıntılı dönemlerde ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan ve fikri tutarlılığından taviz vermemiştir. Hiçbir menfaat vaadine aldanmamış, yolundan dönmemiş, satanlardan, korkanlardan, terk edenlerden olmamıştır. Fani hayatını ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştır. Türk milliyetçiliğinin çile ve mücadeleyle geçen tarihine yakından şahit olmuş, müdahil olmuş, varlığı ile bu mücadeleye farklı bir anlam kazandırmıştır. Türkeş, Türklük ülküsü ile Türk milliyetçiliği davasının günümüze uzanan şerefli geçmişindeki en önemli şahsiyetlerinden birisidir. O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti. ‘Emanet olunan davayı kucakladım. Hiç arkama bakmadan, tereddütsüz, hiçbir şeye aldırmadan yürüyorum’ sözleri ile büyük Türk milletinin elden ele taşınan mukaddes emanetini, nesilden nesile aktarma kararlılığını göstermiştir" ifadelerine yer verdi. "MHP, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, kadroları yetiştiren bir siyaset ekolü haline gelmiştir" Bahçeli, Türkeş’in Türk milliyetçiliğini, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmek ülküsü olarak ifade ederek ömrünü bu gayeye hizmetle geçirdiğini kaydederek, "Tutarlı hayat çizgisiyle, tavizsiz duruşuyla davamızın onuruna leke düşürmemiş; tehdit ve tehlikeler karşısında zaaf göstermemiştir. Büyük bir mücadele, engin bir gönül ve ülkü insanı olan Türkeş Bey, hayatını mukaddes davasına adamış, ruhunu Türk-İslâm ülküsünün başarısına vakfetmiş, sağduyunun gür sesi ve demokrasinin yılmaz bir neferi olmuştur. Haksızlık karşısında susmamış, geleceğin büyük Türkiye’sini planlamış ve bunu bıkmadan usanmadan anlatmıştır. Ne mutlu ki Milliyetçi Hareket Partisi, ülkemizin her sorununa cevap verebilecek fikir, vizyon ve kadroları yetiştiren bir siyaset mektebi ve ekolü haline gelmiştir. Fikriyatımız ve siyasi mücadelemiz aziz milletimizde ve mazlum gönüllerde karşılık bulmuştur" açıklamasında bulundu. "Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirledi" Türkeş’in yaktığı meşalenin sönmeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Şanla, şerefle 57 yılı geride bırakan Milliyetçi Hareket Partisi, bugün dünden daha güçlü, daha gelişmiştir. Partimizin kurulduğu 1969’dan itibaren elde ettiğimiz birikim ve tecrübeler Türk ve Türkiye Yüzyılının inşa ve ihya müjdesi haline gelmiştir. Merhum Türkeş, ‘Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine lâyık bir istikbâl meydana getirme davası’ olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasını, ‘Türklük gurur ve şuuru ile İslâm ahlâk ve faziletini’ bir potada eriten bir manevî temele dayandırmıştır. Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirlemiş; ‘gerçek milliyetçiliğin, milleti meydana getiren her insanı hiçbir ayrım yapmaksızın aynı derecede sevmek’ olduğunu savunarak millî birlik ve beraberliğimizin temelini kuvvetlendirmiştir" dedi. "Türkeş’e göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür" Türkeş’in Türk milletine ilişkin görüşlerine değinen Bahçeli, şunları kaydetti: "Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür. Onun ‘iç barış ülküsü’ tabiri Türkiye’deki her türlü fitne, tefrika ve ayrılık hareketine karşı çağları aşan bir panzehir hüviyetindedir. Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir. Türkeş’i gerçek manada anmak, hatırasını yâd etmek; O’nu doğru anlamaktan, ülküsünü ve fikirlerini bütünüyle korumaktan, eserlerine ve emanetine yüksek bir şuurla sahip çıkmaktan geçer. Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve ehil ellerde bugün milletimizin istikbal ve istiklal güvencesidir. Milliyetçi ülkücü hareket, aynı ilkelerle yolunda yürümeye devam edecektir. Başbuğumuzun vizyonu doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşmak, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etmek gayretindeyiz. Bizim gücümüz Türk milleti, yegâne sığınak ve manevi mükâfatımız Rabbimizin himaye ve ihsanıdır."
Samsun Kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 70’e varan hibe desteği Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, kırsal kalkınma yatırımlarında hibe oranı yüzde 70’e kadar çıkarken, proje üst limiti 30 milyon TL olarak belirlendi. Kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ 3 Nisan 2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen program kapsamında yatırımcılara önemli oranlarda hibe desteği sağlanacak. Başvuru zamanı ve şartlarının ise Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanacak Uygulama Rehberi ile netleşeceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, destek oranlarına dikkat çekerek, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler ve organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlara yüzde 70 oranında hibe verileceğini belirtti. Genç ve kadın girişimciler ile yatırım yerinin köy, belde ve kırsal alan olduğu projelerde ise bu oranın yüzde 60 olacağını ifade etti. Program bütçesinin dağılımına da değinen Yılmaz, toplam bütçenin en az yüzde 20’sinin kadın ve genç girişimcilere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrılacağını söyledi. Hibe desteklerinde alt ve üst limitler de belirlendi. Buna göre hibeye esas proje tutarının alt limiti 100 bin TL olurken, aile işletmelerine yönelik projelerde üst limit 8 milyon TL olarak açıklandı. Tebliğ kapsamında diğer yatırımlar için ise hibeye esas proje üst limiti 30 milyon TL’ye kadar çıkabilecek. Yılmaz açıklamasında, "Her zamanki gibi bakanlık olarak üreticilerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Tebliğin ilimiz tarımına, yatırımcılarına ve üreticilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Programdan yararlanmak isteyen yatırımcıların, Uygulama Rehberi’nin yayımlanmasının ardından İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilecekleri belirtildi.
Manisa Gediz’in kirliliğine karşı ortak mücadele çağrısı Manisa’da, Gediz Nehri’ndeki kirliliğe dikkat çekmek ve çözüm yolları üretmek amacıyla kapsamlı bir etkinlik düzenlendi. "Gediz’in Bitmeyen Kavgası" belgesel gösterimiyle başlayan program, bölgenin su sorunlarının masaya yatırıldığı "Hayat Suyu Gediz: Sorunlar ve Çözüm Yolları" paneliyle devam etti. Panelin konuşmacıları arasında yer alan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, doğal kaynakları gelecek nesillere aktarmak için çalıştıklarını söyledi. Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Kent Konseyleri iş birliğiyle gerçekleştirilen panelde; sanayi, madencilik ve evsel atıkların yanı sıra yoğun tarımsal faaliyetlerin nehir üzerindeki baskısı ele alındı. Panele katılan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Gediz’in 4 il ve 18 ilçeyi kapsayan devasa bir ekosistem olduğunu hatırlatarak, kurtuluşun ancak koordineli bir mücadele ile mümkün olacağını vurguladı. Programa Kılıç’ın yanı sıra İzdeniz Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Gediz Kirliliği Önleme Koordinasyon Temsilcisi Ramis Sağlam ve Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin panele konuşmacı olarak katılırken, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın da paneli çevre dernekleri ve vatandaşlarla birlikte takip etti. "Gediz demek Manisa demek" "Gediz’in Bitmeyen Kavgası" belgesel gösteriminin ardından gerçekleştirilen panelde konuşan MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Gediz’in Manisa için çok önemli olduğunu belirtti. Kılıç, "Gediz demek Manisa demek. 401 kilometrelik nehrin büyük bir kısmı Manisa sınırları içerisinde. Gediz havzası Manisa’nın en önemli tarımsal üretim merkezi. 4.2 milyon hektarlık bir alandan bahsediyoruz. Üretim ve oluşturduğu artı değerle Manisa’yı ilk sıralara taşıyan bir havza. Daha önceki dönemlerde Gediz’de balık tutma vaatleri vardı ama maalesef biz bu hayale bir türlü ulaşamadık. Bununla ilgili sadece yerel yönetimler, merkezi hükümet, kamu kurumları değil hep birlikte, el birliğiyle bir çözüm bulmamız gerekiyor" dedi. Kaynakların korunmasıyla ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgiler veren Ali Kılıç, "Biz MASKİ olarak scada sistemlerini daha da geliştiriyoruz. Kayıp kaçak oranlarını azaltmak için bütün sondajlara debi ölçer koyuyoruz. Manisa’nın altyapısının dijital haritasını çıkartıyoruz. Hidrolik modellemelerle ilgili çalışmalara başladık. 17 ilçede 1089 mahallede, yaklaşık 1,5 milyon nüfusa hizmet ediyoruz. 24 atıksu arıtma tesisimiz var. Bunun 19’u Gediz Havzası’nda 5’i Kuzey Ege-Bakırçay havzasında. Ciddi bir nüfusun oluşturduğu kirliliği arıtabiliyoruz" diye konuştu. "Atıksuları tarımsal sulamada kullanmak için çalışmalarımız var" En önemli projelerden bir tanesinin atıksu arıtma tesislerinden çıkan suyun tarımsal sulamada kullanmak olduğunu söyleyen Ali Kılıç, "Projeyle ilgili büyük çalışma gerçekleştirdik. Sarıgöl’de bir çalışma başlattık. Günlük 3 bin metreküplük suyu tarımsal sulamada kullanmak için ciddi bir proje yaptık. DSİ’yle görüşmeler yaptık ve Manisa merkezden çıkan arıtma suyuna talip oldular. İlerleyen zamanlarda bu konuyla ilgili çalışmalar yapılacak" ifadelerini kullandı. Yaşanacak su krizine değindi İklim krizinin kapıda olduğunu belirten Kılıç, Manisa’nın içme suyu ihtiyacının neredeyse tamamını yeraltı sondajlarından karşılamasının büyük bir risk taşıdığını ifade etti. Kılıç, şu uyarılarda bulundu: "Sürekli yeni sondajlar açıyoruz ancak su seviyeleri hızla düşüyor. Daha derine indikçe ağır metal riski artıyor. Manisa’nın acilen yerüstü su kaynaklarına geçmesi gerekiyor. Akhisar Gürdük, Turgutlu Kelebek ve Soma Sevişler gibi barajlardan içme suyu temini için DSİ ile temaslarımız sürüyor." MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç’ın konuşmasının ardından İzdeniz Yönetim Kurulu Başkanı Işıkhan Güler, Gediz Kirliliği Önleme Koordinasyon Temsilcisi Ramis Sağlam ve Ege Derneği Manisa Temsilcisi Murat Gültekin de birer konuşma yaparak Gediz ve yaşanan çevre kirliliği sorunlarına değindi.