GENEL - 21 Nisan 2020 Salı 13:00

Mardin’de kimya öğretmenleri ele ele verip yüzey dezenfektanı üretiyor

A
A
A
Mardin’de kimya öğretmenleri ele ele verip yüzey dezenfektanı üretiyor

Mardin merkez Artuklu ilçesi Fehim Adak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kimya bölümü öğretmenleri, korona virüse karşı yüzey dezenfektanı üretimine başladı.

Mardin merkez Artuklu ilçesi Fehim Adak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kimya bölümü öğretmenleri, korona virüse karşı yüzey dezenfektanı üretimine başladı. İlk etapta günlük 3 ton dezenfektan üreten öğretmenlerin hedefi 6 ton üretim gerçekleştirmek.


Mardin Organize Saniyi Bölgesi yerleşkesinde bulunan Fehim Adak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kimya bölümü öğretmenleri, korona virüs salgını sebebiyle artan temizlik ve hijyen malzemesi ihtiyacını karşılamak için el ele vererek kolları sıvadı. Milli Eğitim Bakanlığının desteğiyle ve Artuklu Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar’ın koordinesinde tesisi kurduklarını anlatan Artuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Berhuni, “Öncelikle Bakanlığımızdan döner sermaye kurmak ve bu tesisi oluşturmak üzere bir bütçe oluşturuldu ve bu bütçe neticesinde tesisimiz kuruldu. Bu tesisimizin kurulmasında Kaymakamımız Hacı Hasan Gökpınar’ın çok ciddi gayretleri ve talepleri vardı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Şuan bu tesisimizde yüzey dezenfektanları üretilmekte fakat ilerleyen zamanlarda inşallah el sabunu ve el dezenfektanı planlıyoruz. Günlük 3 tonla başlandı fakat satış süreci taleple karşılanabilirse günlük 5-6 ton üretim gerçekleştirilecektir" dedi.



Tesisin günlük 6 ton üretim kapasitesi var


Fehim Adak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ömer Çomaktekin, tesisin ilk aşamasında saf su üretim ünitesinde dezenfektan için 5 ton saf su üretildiğini vurguladı. Çomaktekin, "Şu an acil olarak yüzey dezenfektanı ürettik. Bundan sonra el dezenfektanı, sıvı sabun, ve jel şeklindeki üretebilecek bir tesisi kurduk. Başlangıç 3 ton yer dezenfektanı, 1 buçuk ton sıvı sabun ve diğer ürünleri üretecek şekilde bir hazırlığımız var. Ama siparişler gelirse günde 5-6 tonu geçecek kapasitemiz var" diye konuştu.


Üretim safhasını anlatan okulun kimya öğretmeni Yasemin Güçlü, “Burada yüzey dezenfektanı üretiyoruz. Bunun için 3 tankımız var her biri 1 ton olmak üzere. Bunlarda ham madde olarak getirdiğimiz yüzde 15’lik sodyum klorat maddesini her bir tank için 300 litre olabilecek şekilde yerleştiriyoruz. Sonrası üzerini saflaştırdığımız suyla seyreltiyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
Diyarbakır 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.